Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (6) (Koray 18 Y., Konya)
Evde bakım başladıktan iki ay sonra Mehmet amca yeniden
ayaklanmıştı. Tabii bu durum Esra ablanın sikicilerinin
ayaklarının kesilmesini sağlamıştı. Hasta
kontrolü adı altında sürekli Esra ablayı sikmeye gelen
sikicileri artık gelemez olmuş, Sadık öğretmenin ise tayini
çıkınca uzak bir şehre gitmişti. Babamsa işten güçten
köye çok nadir uğrar olmuştu. Dediklerine göre babam kumar
oynamaya da başlamıştı.
Ben ise Esra ablanın o güzel vücudundan asla gözümü
alamıyordum. Bir punduna getirip Esra ablayı sikmek, o
amının tadına ben de bakmak istiyordum. Ama Esra abla beni hiç
umursamıyordu. Babam borçlarından dolayı bizim evi yine kiraya
vermeyi kafaya koymuştu, ama kimseyi bulamadı. Sonunda çok ta
istemeyerek köye gelen sezonluk inşaat işçilerine kiraya verdi.
Mehmet amca bu duruma başta biraz itiraz etse de, işçiler yaz boyunca
boş kaldıkça evin çatısını ücretsiz olarak
onarmayı teklif edince kabul etmişti.
Üç kişilerdi. Boran abi ve Fikret abi yirmilli yaşların
ortasında idiler. Usta ise Fazlı amcaydı ve kırklı
yaşlardaydı. Üçü de yıllarca inşaatlarda
çalışmaktan sırım gibi gibiydiler, kaslı ve geniş
vücutları vardı. Akşamları işten gelince yemekten
sonra Mehmet amcanın çatısını söküyorlardı.
Zamanla samimi oldular bizimkilerle, önce beraber çay içerken,
artık akşam yemeğini de birlikte yemeye
başlamıştık. Esra abla ise ciğer görmüş kedi
gibiydi. Yine o orospuluk halleri üzerindeydi, sesli ve uzun kahkahalar
atıyor, gidip geldikçe dar eteğinin altında çalkalanan götü,
başında toplu duran eşarbının
kapatmadığı boynundan eğildikçe gözüken o büyük
göğüsleri adamları deli ediyordu. Ama adamlarda günlerdir bir hareket
olmamıştı, sanırım Mehmet amcadan çekiniyorlardı.
Mehmet amcaysa Esra ablayı sıkı sıkı tembihliyor,
adamların başımıza bela olabileceğini söylüyordu. Ama
Esra abla adamların ilgisini çekemedikçe daha da deliriyordu...
Nihayet Esra ablanın dört gözle beklediği gün, yani Mehmet
amcanın rutin kontrol için hastaneye yatma vakti gelmişti.
Şehirdeyken babam göz kulak olacaktı Mehmet amcaya. Ben Esra abla ve
çocuklarla kalacaktım. Mehmet amca olacakları bilerek istemeye
istemeye mecburen orospu karısını adamların içinde
bırakıp gidecekti. Gitmeden de beni göz kulak olmam için
sıkı sıkı tembihledi, sanki Esra ablanın sikilmesine
mani olabilecekmişim gibi.
Sabah Mehmet amcayı uğurlarken Esra ablanın yüzünde
güller açıyordu. Mehmet amcayı gönderir göndermez çocukları bana
bırakıp kendini akşam için sikicilerine hazırlamaya
başlamıştı bile. Önce güzel bir banyo yaptı, saatlerce
banyoda kalmıştı. Artık beni hiç umursadığı
yoktu ki, banyodan çırılçıplak çıktı. Sadece
saçlarını kurulamak için elinde küçük bir havlu vardı. Sikim
kazık gibi olmuştu. Çıplak vücudu parlıyordu adeta,
amındaki ve koltuk altlarındaki bütün kılları yok
etmiş, her yerini kaymak gibi yapmıştı. Saçlarını
kuruladıktan sonra eline gül kokulu vücut losyonu gibi birşey aldı,
memelerine sürdü, çok güzel kokuyordu.
Onu hayran gözlerle izlediğimi fark edince beni yanına
çağırdı ve vücut losyonunu bana verip sırtını
döndü. Omuzlarına, sırtına ve beline o güzel kokulu losyonu
sürüyor, Esra ablanın bu akşam için sikicilerine
hazırlanmasına yardım ediyordum resmen. Akşam işçiler
geldiğinde Esra abla bir içim su olmuştu. Hafif bir makyaj ve ince, içi
gözüken bir tayt giymişti, üzerine de beyaz, göğüs bölgesi bol bir
penye giymişti. Altında sütyen de yoktu, külot da yoktu. Boncuk
boncuk duran meme uçları ve etli am dudakları ile kabarmış
amı kabak gibi belli oluyordu. Başında ise evdeyken giydiği
renkli bonelerden vardı...
Esra abla artık o alıştığım ve her
sikicisine yaptığı, adeta çiftleşme dönemi gelmiş
dişi bir hayvan gibi, işçilere her yerini sergileye sergileye güzel
bir akşam yemeği masası hazırladı. Yemekten sonra
işçiler Mehmet amcanın çatısında çalışmak için
müsade isteyince, Esra abla kırıtarak, "Fazlı abi bugün
boşverin çalışmayı, salona geçin oturun, ben size güzel bir
çilingir sofrası hazırlayayım!" dedi. Onların zaten
canına minnetti, Boran abiyle Fikret abi de bu teklife epey
sevinmişti.
Biraz sonra Esra abla birbirinden güzel mezeler ve Mehmet amcanın
yerini bile unuttuğu rakısıyla donatmıştı
sofrayı. Alkol adamların üzerinde Esra ablanın istediği
etkiyi sağlamıştı. Önlerindeki çadırları her
geçen dakika daha da belirginleşiyordu, gözleri sürekli Esra ablanın
üzerindeydi. Esra ablaysa sürekli bir bahane bulup götünü kıvırta
kıvırta mutfağa gidiyor, adamlara güzel bir şov sunuyordu.
Geri gelince ise kah adamların önlerinde eğilip iri göğüslerini
uçlarına kadar izletiyor, kah dizlerini bükmeden domalıp ince
taytın altındaki istekle kabarmış külotsuz amını
sergiliyordu.
Tayt o kadar inceydi ki, sanki külotlu çorap giymiş izlenimi
veriyordu, amının en ince kıvrımlarına kadar çok rahat
bir şekilde belli oluyordu. Bu durum adamları daha da
azdırıyor, ara sıra ağızlarından istemsiz
iniltiler kaçıyordu. Vakit ilerledikçe odadaki şehvet yüklü koku
herkesi ele geçirmiş, adamların gözleri sinirden
kızarmış, yerlerinde duramaz olmuşlardı.
Pantolonları artık onları rahatsız ediyor, siklerini
özgürlüğe kavuşturmak ister bir halleri vardı.
Esra abla da ipin ucunu çoktan kaçırmıştı, eminim
amı sırılsıklam olmuştu. Kolumdan tutup beni bir
köşeye çekti ve uyuklayan çocukları da alıp odaya gitmemi
söyledi. Dediğini yapıp çocukları odaya götürdüm ve
yatırdım. Sonra kapı eşiğindeki yerimi aldım. O
babamla başlayıp birçok erkekle devam eden ve başrolde sevgili
Esra ablanın olduğu, benim de zevkin doruklarına
çıkmamı sağlayan hoyratça sikişme sahnelerini
özlemiştim. Ama içeriye bakabildiğimde, adamların, "Yenge
biz kalkalım artık!" dediğini duydum. Esra abla hemen olaya
el atıp, "Aaaa, hiç bir yere bırakmam, daha tatlımdan ikram
edeceğim size, hele bir tatlımın tadına bakın
müptelası olacaksınız!" diyerek adamları yerlerine
oturttu...
Biraz sonra çikolatalı puding türünde tatlıları
sırasıyla adamlara kırıta kırıta
dağıttı. Boran abi iştahla tatlıyı yerken Esra
ablanın hünerlerine methiyeler diziyordu ki, birden, "Tüh ya! Görüyor
musun, üzerime döküldü!" dedi. Tam da pantolonun önüne, sikinin
kurduğu çadırın üzerine dökülmüştü. Esra abla,
"Birşey olmaz, ben silerim şimdi!" diyerek
kıvırta kıvırta gidip mutfaktan ıslak bez alıp
geldi. Boran abinin tam önüne eğilip çadırının üzerine
dökülmüş çikolatayı parmağıyla alıp, yanda oturan
Fikret abinin gözünün içine baka baka parmağını yaladı.
Ardından kabarmış çadırı bezle silip, "Ay temiz
olmadı bu, sen pantolonu çıkar, ben yıkarım hemen!"
dedi.
Boran abi sinsi bir tebessümle birden ayağa kalkıp pantolonu
çıkardı. Kalkmış siki boxeri yırtacak gibi duruyordu.
Esra abla dudaklarını ısırarak, "Külotuna da
geçmiş leke, istersen onu da çıkar!" diye
mırıldandı. Boran abi bir çırpıda onu da
çıkarınca özgürlüğüne kavuşan heybetli siki tüm
ihtişamıyla Esra ablanın burnunun dibinde dikildi. Esra abla
yutkunarak elini yavaşça uzatıp kavradı siki. Biraz
sıvazladıktan sonra dudaklarını yaklaştırıp
bir öpücük kondurdu sikin mantarı andıran başına ve film
orda koptu, sikin başını ağzına alıp emmeye
başladı...
Boran abi gözlerini kapatıp Esra ablanın başına
attığı eli ile kafasını daha da bastırdı.
Esra abla iştahla yalıyor, şapurtu sesleri geliyordu sürekli.
Arada taşaklarını da yokluyor, sırayla öpücükler
konduruyordu taşaklarına. Boran abi daha fazla dayanamadı ve koltuğa
oturup Esra ablayı da elinden tutup kucağına çekti. Esra abla
adamın dudaklarına iştahla yapıştı ve çok istekli
öpüşmeye başladılar. Şapurtu sesleri salonda
yankılanıyordu...
Biraz sonra Boran abi kendi üzerindeki tek kıyafet olan
tişörtünü de çıkarıp tamamen çıplak kaldı.
Ardından bir çırpıda Esra ablayı ayağa
kaldırıp onun üzerindekileri de çıkardı. Esra abla da
çırılçıplak kalmıştı. Amından
bacaklarına sızmış sular salonun
ışığında parlıyordu. Boran abinin siki baya büyük
ve heybetli duruyordu, morarmış sikinin başında beliren minik
zevk sıvıları vardı. Esra ablayı yere halının
üzerine sırt üstü uzatıp altına aldı ve amına
hizaladığı yarağıyla var gücüyle abandı. Esra
abladan bir çığlık yükseldi, "Yavaş, yavaş!"
diye yalvarıyordu adamın altında. Boran abiyse hiç
umursamıyor, koca yarağın kalan kısmını da
amına yerleştirmeye çabalıyordu.
O sırada çocukların odasından ses gelir gibi oldu ve ben
kontrol etmek için odaya girdim. Büyük çocuk annesinin çığlık sesine
uyanmıştı, "Annem niye bağırıyor?" diye
sordu. Ben de, "Birşey yok, annenin beli ağrımış da
ondan bağırdı, yat uyu hadi!" dedim. Halen Esra
ablanın kesik kesik inleme sesleri geliyordu. Neyse ki çocuk geri hemen
uyudu. Ben de yerime döndüğümde Boran abi Esra ablanın
bacaklarını omzuna almış, altında iki büklüm
olmuş Esra ablaya o koca yarağı köküne kadar sokup
çıkarıyordu. Esra ablaysa kendinden geçmiş gibiydi, inlemekten
sesi kısılmış vaziyetteydi ve gözleri
kaymıştı...
Diğer ikisi ise olaya hiç karışmıyor, sanki
aralarında anlaşmışlar gibi çıkardıkları
siklerini sıvazlayarak sıralarını bekliyordu. Boran abi
Esra ablayı domaltıp arkadan yeniden amını sikmeye
başladı. Esra ablaysa yarak her geri çekildiğinde götünü arkaya
veriyor, yarağı geri amının içine istiyordu. Çıkan
'Şlap, şalap, şlap!' sesleriyle birlikte Esra ablanın
feryatları yine yükselmeye başlamıştı. Boran abi ise,
"Iııhh, ooohhh!" haricinde başka birşey demiyor,
Esra ablanın amına makine gibi girip çıkmaya devam ediyordu...
Bir süre sonra Boran abi birden Esra ablanın amından
çıkıverdi. İkisi de nefes nefeseydi. Boran abinin kalın
esmer siki Esra ablanın am sularıyla ıslanmış,
parlıyor, etrafındaki damarlar belli oluyordu, başı işe
mosmor olmuştu. Esra ablayı tekrar sırt üstü yatırdı
ve yarağını amına tek hamlede dibine kadar geçirdi. Esra
abladan yine derin bir inleme sesi yükseldi. Esra abla da adım adım
orgazm olmaya yaklaşıyordu, vücudu yine terden ve sikilmekten
kızarmıştı. Boran abi hiç olmadığı kadar
hızlanmış, ağzından küçük homurtular
kaçırıyordu...
Esra abla daha fazla dayanamadı ve bütün vücudunu elektrik
çarpmış gibi titreyip kasılmaya başladı. Üzerinde
gidip gelmekte olan Boran abiye var gücüyle sarılıp onu içine
hapsetmeye çalışıyordu. Zaten kendini kasarak
boşalmasını geciktirmeye çabalayan Boran abi de daha fazla
dayanamadı ve son bir kez dibine kadar geçirip sarsılmaya, naralar
eşliğinde Esra ablanın amının derinliklerine döllerini
boşaltmaya başladı. Esra abla kolları ve bacaklarıyla
sarıp sarmaladığı adamın altında zevkle inliyor,
amının içindeki yarağı resmen sağıyordu...
Boran abi bir iki dakika boyunca kasılıp homurdanarak tüm
döllerini Esra ablanın amının derinlerine bıraktı.
Biraz öylece bekledikten sonra Boran abi doğrulup yumuşamaya
başlamış sikini Esra ablanın kenarlarından döllerinin
süzüldüğü amından 'Flop!' diye çekip çıkardı. Esra
ablanın vücudu halen kesik kesik seyiriyordu...
Bu arada Fazlı amca ve Fikret abi de çoktan soyunmuş ve Esra
ablanın etrafını sarmışlardı. Fikret abinin
sikinin etrafı kıllarla kaplıydı, taşakları
kıldan gözükmüyordu. Gerçi üçünün siki de kıllıydı, ama
Fikret abinin kılları özenle bıraktığı belliydi.
Koca sik, ormandaki bodur otların arasından fırlayan kalın
bir ağaca benziyordu.
Boran abiden boşalan yeri Fikret abi hızlıca aldı.
Sikilmekten vıcık vıcık olmuş Esra ablanın
amının etrafında yarağını gezdiriyor,
dışarıya taşmış dölleri önce bir güzel sikine
buluyor, sonra da bütün apış arasına yayıyordu. Biraz sonra
hedefini bulmuş, yarağının başını
amının girişine hizalamıştı. Belini yavaşça
indirerek yarağını milim milim Esra ablanın amını
gere gere yerleştirdi ve ritmik bir şekilde sokup çıkarmaya
başladı...
Odadaki sessizlik yerini yeniden Esra ablanın zevk
çığlıklarına ve Fikret abinin iniltilerine
bırakmıştı. Fazlı amca da Esra ablanın baş
ucuna gelmiş, dizlerinin üstünde doğrulmuştu. Hatırı
sayılır büyüklükteki sikini dibinden tutmuş, Esra ablanın
yüzünün önünde sallıyor, sikiyle zaman zaman gözlerine, burnuna,
yanaklarına hafif hafif vuruyordu. Esra abla ise ağzını
açmış ağzına almayı bekliyordu. Fazlı amca
sikinin başını dudaklarının arasına
soktuğunda da Esra abla hırsla emmeye başladı. Bu
kadın her erkeği mutlu etmeyi biliyordu. Fazlı amca gözleri
kısık bir halde kendini Esra ablanın hamarat ağzına ve
diline bırakmıştı...
Fikret abinin vücudu ise ter içindeydi, amını sikerken Esra
ablanın göğüslerini okşuyor, göğüs uçlarına öpücükler
konduruyordu. Kasıkları ise bir bataklığa dönmüştü.
Boran abinin dölleri, Esra ablanın ve Fikret abinin zevk
sıvıları ve teriyle birleşmiş, 'Şlap, şlap,
şlap!' sesler geliyordu. Kıllı taşakları tamamen su
içinde kalmıştı, her geriye çekilişinde birkaç damla etrafa
yayılıyordu. Fikret abi her seferinde hırsla dibine kadar
geçirip bir iki saniye duruyor, sonra yeniden hızla çekip bütün gücüyle
yükleniyordu...
Esra abla yine zirveye ulaşmak üzereydi, ağzındaki
Fazlı amcanın sikini bir mengene gibi kapmıştı,
boğuklaşan iniltileri sıklaşmıştı. Siki
emerken taşaklarını da avuçlaması, Fazlı amcanın
derin bir iniltiyle birlikte döllerini Esra ablanın ağzına
boşaltmasına sebep oldu. Büyük iştahla bütün dölleri midesine
indirdi Esra abla. Fazlı amca son kez inmeye başlayan ama halen
heybetli duran sikiyle Esra ablanın kızarmış
yanağına bir şaplak attı ve mutlu bir yüz ifadesiyle geri
cekildi. Bunu fırsat bilen Fikret abiyse Esra ablanın
bacaklarını omzuna aldı, Esra ablayı tamamen altına alıp
hızlı hızlı sikmeye başladı...
Sikilmekten ve terden kıpkırmızı olmuştu Esra
ablanın amı ve bu ritme daha fazla dayanamadı, büyük bir
çığlık atarak daha önce hiç görmediğim şekilde
kasıldı. Bacakları titriyordu. Fikret abiyi de
hışımla üzerinden itti. Müthiş bir manzaraydı, zevkten
kendinden geçmiş, bütün vücudu zangır zangır titriyordu. Büyük
bir ihtişamla orgazm olan Esra abla ve onu sikmekten nefes nefese
kalmış, sinirden kızarmış teni ve gözleriyle onu
izleyen Fikret abi. Pornolara taş çıkartır bir
manzaraydı...
Biraz sonra Esra abla sakinleşmişti. Fikret abi ellerinden
tutup kendi üzerine çekti ve bir kule gibi dikilmiş sikinin üzerine
oturttu Esra ablayı. Hiç zorlanmadan dibine kadar almıştı
Esra abla. Fikret abi iyice gerilen kasları ve artık
kasıklarına ağrı veren döl yükü sebebiyle, alttan
hırsla amına pompalıyor ve belini sıkıca tuttup
sabitlediği Esra ablanın hareket etmesine izin vermiyordu. Koca sik
köküne kadar amına girip çıkıyor, kıllarla kaplı
taşakları Esra ablanın götünün küçük deliğine
değiyordu. Bu durum Esra ablayı sanki daha bir tahrik ediyordu.
Kısık bir sesle, "Dayan lütfen, seninle birlikte tekrar gelmek
istiyorum, oooh... aaaah...." diyerek Fikret abiyi gazlıyordu.
Fikret abi de, "Orospuuu! Fındık gibi
amcığını döl ile dolduracağımmmm!" diyerek
karşılık verdi. Üzerinden kaldırdı ve
karnının altına kanepenin yastıklarını koyup Esra
ablayı üzerine domalttı. Bu pozisyonda kabak gibi açılmıştı
amı. Fikret abi yaklaşıp koca sikinin başıyla biraz
ileri geri yaptı ve zevkten istekle açılıp kapanan
amının girişine hizalayıp yeniden yüklendi. Kendisini de
Esra ablanın üzerine bırakarak, yavaş ve ritimli bir
şekilde girip çıkıyordu. Sanırım fikret abi Esra
ablanın isteğini yerine getirip onunla birlikte boşalmak
istiyordu. Kaslı erkek bedeninin altında zevk sarhoşu olmuş
Esra ablaysa yavaş ritimle ezile ezile sikiliyor, amına girip
çıkan sikin tadını çıkarıyordu. Esra abla bazen
kafasını yana döndürüp, yanağına ve omzuna öpücükler
konduran Fikret abiyle ateşli bir şekilde öpüşüyordu...
Nerdeyse yarım saattir sikiyordu Fikret abi Esra ablayı.
Yeniden artan bir ritme kendilerini kaptırmaya başladılar.
Fikret abi gittikçe hızlanıyordu. Amının her dibine
geçirişinde Esra ablanın götünün yanaklarını ezip hamur
yoğuruyor gibi sağa sola gezdiriyordu vücudunu. Bu sayede hem
boşalmasını geciktiriyor, hem de Esra ablayı delirtiyordu.
Nitekim bu zevk fırtınasına daha fazla dayanamayan Esra abla
Fikret abiden güçlükle kurtardığı dudaklarıyla,
"Geliyorum, oooh, geliyorum erkeğimmmm!" diye inledi.
Adeta freni patlamış kamyona dönüşen Fikret abi bütün
gece beklediği ana ulaşmıştı. Hiç
olmadığı kadar hızlanmış, deli gibi sikiyordu
Esra ablanın amını. Çıkan sesler bahçeden bile duyulacak
kadar yüksekti. Esra abla da bütün kontrolünü kaybetmişti. Fikret abi yarağı
amına gömdükçe Esra abladan yükselen feryatlar, zevk inlemeleri bütün evi
dolaşıyordu. Nitekim vücudu şiddetle sarsılmaya
başladı Esra ablanın, büyük bir çığlık attı
sonunda. Fikret abi de ayı gibi homurtular çıkarmaya
başladı. Altında zevkten çırpınan kadına
kenetlenmiş ve amının derinliklerine döllerini
bırakıyordu artık. Alışık olduğumdan çok
daha uzun sürdü bu manzara, Fikret abi dakikalarca kasılmış,
daha önce hiç görmediğim kadar çok boşalmıştı...
Az sonra sakinleşip geri çekildiğinde
taşaklarındaki kılların Esra ablanın amından
taşan döllerle beyaza bulandığını fark ettim. Esra
ablanınsa orgazm zevkinden titreyen amından halen Fikret abinin
dölleri süzülüyordu. Fikret abinin yüzü yumuşamış,
rahatlamıştı, kendini geriye atıp sakinleşmeye
çalışıyordu. Siki de yumuşamış, arada zevk
titremeleri devam ediyor, kalan birkaç damla döl süzülüyordu.
Tam o sırada odadan küçük çocuğun ağlama sesi duyuldu.
Onlar da duymuştu. Ben aceleyle odaya girdim ve çocuğun yeniden
uyumasını sağladım. Ama Esra abla çocuğa bakmaya
gelmemişti. Az sonra dış kapının açılıp
kapanma sesini duydum. Biraz bekleyip tekrar içeriye bakabildiğimde Esra
abla halının üzerinde yalnız başına sırt üstü yattığını
gördüm, gözleri kapalıydı. Banyodan da ses gelmiyordu,
anlaşılan adamlar gitmişti.
Fırsat bu fırsat diyerek çırıl çıplak soyundum
ve kazık gibi olmuş sikimle yarı baygın yatan Esra
ablanın yanına sokuldum. Gözlerini açıp beni ve
çıplaklığımı fark edince gülümsedi. Sonra da,
"Beni sikmek mi istiyorsun?" dedi vıcık vıcık
olmuş amıyla oynayarak. Heyecanla (Evet!) anlamında kafamı
salladım. Gülümseyerek parmaklarındaki ıslaklığı
gösterip, "Ama önce yalayıp temizlemen lazım!" dedi ve
bacaklarını ayırdı. Bu benim için gurur
kırıcı bir şarttı, ama kendimi kaybetmiştim, ne dese
yapacaktım. Hiç itiraz edemedim ve saatlerdir sikilmekten vıcık
vıcık olmuş, iki erkeğin dölleriyle dolu amına
dudaklarımı dayadım ve yavaş yavaş yalamaya
başladım...
Hafif tuzlu, garip bir tat vardı, ama beklediğim kadar kötü
değildi. Uzaktan gördüğümden de beter boşalmıştı
Fikret abi. Biraz sonra kısık iniltiler çıkaran Esra abla,
"Dilini içime sok!" diye komut verdi. Dediğini yine ikiletmedim
ve amının içine dilimi sokup çıkarmaya başladım.
İçindeki döllerden dolayı ağzım, dilim, burnum, çenem ve
yanaklarım ıslanmıştı. Esra abla da iyiden iyiye
havaya girmiş, bacaklarıyla başımı
sıkıştırıyor, amına daha da
bastırıyordu...
Sonunda sabırsızlanıp saçımdan tutarak üzerine
çekti. Eliyle tuttuğu sikimi amına yerleştirdi. Hayatımda
ilk defa am sikecektim. Hırsla yüklendim, var gücümle sikmeye
başladım. Fakat amı o kadar bol ve kaygandı ki, fazla
dayanamayıp çabucak boşaldım ve üzerinden kalktım. Esra
ablanın hayal kırıklığıyla, "Bu
kadarcık mıydı?" demesi moralimi bozmuştu. Ayrıca
onu siken erkeklerin dölleriyle dolu amını bana yalattırmış
olması da gururumu kırmıştı, ama belli etmedim ve
birşey söylemeden gidip uyudum...
Esra abla ertesi sabah erkenden yanıma gelip beni
uyandırdı, ilçeye gidip eczaneden 'Ertesi gün hapı' almam için bana dil dökmeye başladı. İşte intikamımı alma fırsatı çıkmıştı. "Tamam!"
deyip dolmuşla ilçeye gittim. Ama eczaneye bile uğramadım, parkta gezdim dolaştım, öğleye
doğru da geri köye döndüm. Eve geldiğimde çocukların bahçede
oynadığını gördüm. Esra ablayı sorduğumda,
Fazlı amcayla içeride çok önemli birşey
konuştuklarını, içeri girmemelerini sıkı
sıkı tembihlediğini söyledi büyük çocuk. Bu kadın gerçekten
tam bir orospuydu. Anlaşılan Fazlı amca da dün akşam
sikemediği Esra ablanın hasretine daha fazla dayanamayıp
işi diğerlerine bırakıp sikmeye gelmişti.
Çocuklara çaktırmadan evin arkasında bulunan ve genelde
açık olan mutfak penceresinden içeri süzüldüm. Salonda kimse yoktu. Sessiz
adımlarla Esra ablanın yatak odasına yanaştım.
İçerden inleme sesleri geliyordu. Oda kapıları zaten eski
olduğu için tam kapanmıyordu. İçeriye baktığımda
Esra ablayı yatağın kenarına domalmış halde
sikilirken gördüm. Uzun eteği beline kadar toplanmış,
kırmızı külotuysa diz kapaklarına inmişti. Üzerindeki
gömleğin düğmeleri açılmış, Fazlı amca her
yüklendiğinde göğüsleri sallanıyordu. İkisi de nefes
nefeseydi...
Esra abla, "Ohhh... Fazlı... Harika..." diyerek inliyor,
başını sağa sola çevirip dudaklarını
ısırıyordu. Şehvet dolu, göz kapakları yarıya
inmiş buğulu gözleriyle zevki iliklerine kadar
yaşadığı anlaşılıyordu. Fazlı amca
arkadan kenetlendiği Esra ablanın iri memelerini koca elleriyle
avuçlayıp yoğurmaya başladı. Bir yandanda koca gövdesinin
ağırlığıyla yüklenerek gidip geliyordu bunu yaparken.
Biraz ileri geri, biraz sağa sola çeviriyordu belini. Kalın yarak
Esra ablanın am dudakları arasında bir görünüyor, bir
kayboluyordu. Her gömülüp çıkışında da Esra ablanın
amından salgılanan zevk suları ihtiyar aygırın koca
yarağını ve kıllı taşaklarını
ıslatıyordu...
Esra abla sürekli kasılıyor, derin iniltiler kaçırıyordu
ağzından. Narin bacakları Fazlı amcanın zevk yüklü
salvolarına daha fazla dayanamadı ve yüz üstü yatağa
bıraktı kendini. Tabii Fazlı amca da onunla birlikte
bıraktı kendini, ikisi de boylu boyunca üst üste uzanmış,
Fazlı amca ağır tempoyla Esra ablanın amını
sikerken dolgun göt yanaklarını da eziyor, altında
kıvrım kıvrım kıvrandırıyor, inim inim
inletiyordu...
Dakikalarca sürdü bu. Sonunda Fazlı amca, "Geliyorum Esra...
Boşalmak üzereyim. Çıkayım mı içinden?" dedi
hırlayarak. Esra abla, "Hayır... Sakın... Ben de geliyorum.
Erkeğim... Ohh... Beni de getir son defa... Aaahhh... İçime
boşal... Bırakma... Lütfen... Ne olur..." diye yalvardı.
Fazlı amca doğruldu ve Esra ablanın belinden tutup yeniden
domalttı. Başı halen yatakta olan Esra ablanın bu
pozisyonda amı kabak gibi açıktaydı, sulanmış ve
sikilmekten kızarmış amı baştan
çıkarıcı duruyordu.
Fazlı amca yatağın üzerine çıkıp, ayaktayken
bir eliyle yatağın başlığından tutarak diğer
eliyle damarları belirginleşmiş yarağın
şişmiş başını Esra ablanın amına
hizalayıp birden alçaldı ve hızla gidip gelmeye
başladı. Bu pozisyonda daha derinlerine ulaşıyordu. Sanki
taşaklarını da sokmak istercesine köklüyor, zevk
hırıltıları çıkarıyordu. Fazlı amca son bir
kez kökledi yarağını. Dibine kadar köklemişti. Esra
ablanın gözleri kaydı bir anda ve "Aaahhhh..." diye bir
feryat kopardı. Dişleri birbirine kenetlenmiş, dudakları
bir çizgi halini almış, inme inmiş gibi kaldı Esra abla.
Sadece bacaklarının içleri seyiriyordu. Bütün kaslarının
kasıldığını görebiliyordum.
Fazlı amca ne kadar dölü varsa Esra ablanın kaymak gibi
tertemiz traşlı amının diplerine boşaltıyordu.
Ikınarak, kaktırarak, amını delip geçmek istercesine
bastırarak boşalıyordu. İkisi de nefes nefese
kalmış, ter içindeki vücutları parlıyordu. Sonunda sikini
Esra ablanın amından çıkardı Fazlı amca. Sadece biraz
inmişti sertliği, halen benimkinden büyük ve kalın görünüyordu
boşalmış haliyle bile. Ucundan halen birkaç damla döl sızıyordu...
Fazlı amca yataktan indi ve Esra ablayı da ellerinden tutarak
doğrulamasına yardım etti. Minnettar bir yüz ifadesiyle,
"Daha önce hiç bu kadar güzel bir am sikmemiştim!" deyip öpücükler
kondurdu yanağına. Esra abla utangaç bir genç kız gibi,
"Ben de sana teşekkür ederim Fazlı!" dedi. Erkeğine
baktı, o sikilmiş, hırpalanmış yüz ifadesiyle. Darmadağın
olmuş eşarbından sarkan saçlarıyla sarıldı
sımsıkı, dudaklarına yapıştı. Fazlı
amca da Esra ablanın dudaklarına yumulmuş, vantuz gibi emiyordu...
Ben tam bitti diye düşünürken, üzerlerindeki birkaç parça
kıyafetten de tamamen kurtulup çırıl çıplak sarmaş
dolaş yatağa uzandılar. Fazlı amca Esra ablanın
memelerini yoğuruyor, kabarmış meme uçlarını
iştahla emiyordu. Esra ablaysa yavaş yavaş yeniden eski
heybetini kazanan yarağı sıkı sıkı
avuçlamış ileri geri yapıyordu. Tam o anda evin kapısı
çaldı ve büyük çocuk dışardan seslendi, susamış.
İkisinin de keyfi kaçmıştı. Esra abla istemeye istemeye kapıya
bakmak için üzerine şeffaf sabahlığı geçirdiği anda
ben de geldiğim gibi mutfak penceresinden kaçtım. Bir saat sonra Fazlı amca evden giderken ben bahçede çocuklarla oynuyordum. Esra abla yanıma gelip hapı sordu. Ben de, "Bütün eczanelere sordum, yokmuş. Sipariş verilirse bir haftada anca gelirmiş!" dedim. Esra ablanın morali bozulmuştu, "Tüh yaa!" dedi, ama yapacağı birşey yoktu...
O günden sonra işçiler Esra ablanın amını hiç boş
bırakmadı. Tabii adamlar sikip yatmaya gidince bir de ben sikiyordum
Esra ablayı. Ama önce sikilmiş ve içi döl dolu amını
yalatıyordu bana, başka türlü sikmeme izin vermiyordu. İlk başlarda
çok onur kırıcı bulduysam da zamanla alıştım bu
duruma. Ayrıca artık sikerken daha uzun süre dayanabiliyordum...
Mehmet amca gelene kadar adamların çatıya hiç dokunma
fırsatları olmadı. Mehmet amca geldikten sonra da bir süre
durulsalar da, orospu Esra abla yine durmadı ve ne yapıp edip her
fırsatta adamların altına yatmaya devam etti. Yaz sezonu
biterken çatının işi halen bitmemişti. Yarı sökülmüş
çatının üzerine bir branda gerip seneye sözleşip memleketlerine
gittiklerinde Esra abla da yükünü almış, karnı şişmeye
başlamıştı :)
(Koray)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (1)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (2)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (3)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (4)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (5)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (6) ✔
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: