Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (1) (Koray 18 Y., Konya)
Merhaba adım Koray. Benim hikayem yaşlı komşumuzun
genç karısını röntgenlememle ilgili. Babamla annem boşandıktan sonra babamla
birlikte köydeki evimizde yaşıyorduk. Komşumuz olan Mehmet amca
birkaç sene önce kendisinden yaşça küçük, 34 yaşındaki Esra
isminde dul bir kadınla evlendi. Esra abla çok güzel bir
kadındı. Beyaz tenli, 1.70 boylarında, normalden biraz
zayıf kilosuyla çıtı pıtı bir kadındı. Ama götü
ve göğüsleri oldukça dolgun, her erkeği baştan çıkaracak
güzellikteydi.
Evlerimiz aynı bahçe içerisinde geniş bir arazide bulunuyordu.
Bahçe duvarlarıyla çevrili iki evi ayıran hiçbir şey yoktu.
Zamanında babam ile Mehmet amca anlaşıp ortak bir şekilde
iki evin etrafını duvar ördürmüşler, iki evin arasını
kapatmaya gerek görmemişlerdi. Esra abla beni çok sever, sürekli evlerine
kahvaltıya yemeğe çağırır, galiba çocuk özlemini benimle
giderirdi. Benim de hayallerimin kadınıydı Esra abla. Elma
yanaklı, bal dudaklı, güzelce, tipik Anadolu
kadınıydı. Her zaman kapalı tesettürlü bir
kadındı. Fakat kapalı olmasına rağmen yine de sexy bir
kadındı.
Babam da tatil günlerinde bize katılır, hep birlikte yemekler
yerdik. Bu yemeklerde babamın Esra ablaya olan kaçamak
bakışları olurdu. Ne de olsa kadınsız bir adamdı
ve yaşları birbirine yakındı. Esra abla babamın
bakışlarının farkında mıydı bilmiyorum, ama
o da mutfağa giderken götünü sanki daha çok kıvırırdı,
geldiğinde yüzü kızarmış olurdu. Mehmet amcaysa 50'lerin
sonunda, hastalıklarla uğraşmaktan hiçbir şeyin
farkında değildi. Esra abla yana yakıla bir çocuk istiyordu, ama
günler geçtikçe değişen birşey olmuyordu.
O yaz okulu bitirmiştim, evde aylak aylak telefonla oynayarak vakit
geçiriyordum. Yine cumartesi gecesi babam ve Mehmet amca mükellef bir sofra
hazırlayıp demleniyorlardı. Esra abla da yanlarında onlara
hizmet ediyordu. Başında pembe renkli bir eşarp vardı, üst
tarafında göğüslerini sıkıca saran ince badi tarzı
birşey ve altında da oldukça dar, ayak bileğinin bir
karış üzerinde biten bir etek vardı. Eteğine rağmen
içindeki külotu belli oluyordu. Ergenliğe yeni girmiş bense
mutfağa her gidişinde sallanan o götüne bakmadan edemiyordum.
Babam ve Mehmet amca da iyice çakır keyif olmuşlardı. Tıpkı
benim gibi babam da gözünü Esra abladan ayıramıyordu. Yemekler
yenildi, hepimiz salondaki kanepelere geçtik, onlar içmeye devam ediyordu. Esra
abla öyle bir oturdu ki, uzun eteği diz kapağına kadar
toplandı. Güneş görmemiş bembeyaz tenini görmek sikimi
kazık gibi yapmıştı. Tertemizdi bacakları, kaymak gibi.
Genelde benimle konuşuyor, ama babama da laf yetiştirmeyi eksik
etmiyor, arada sırada da şuh bir kahkaha patlatıyordu.
Bir süre sonra babam ayağa kalktı ve sızmak üzere olan Mehmet
amcaya yüksek sesle, "Ben bir lavaboya gideyim!" diyerek
çıktı salondan. Hemen ardından da Esra abla masadaki
boşalan tabakalardan birkaçını alıp mutfağa gitti. Aradan
dakikalar geçmiş, ama gelen giden yoktu. Merakla kalkıp sessiz
adımlarla mutfağa doğru yöneldim. Babam tezgahın önünde
Esra ablayı kıstırmış, her yerine öpücükler
konduruyordu. Esra abla da ona karşılık veriyor,
çılgınlar gibi yiyişiyorlardı. Neden sonra aklına biz
geldik, Esra abla geriye çekilip, "Oğlanı gönder, bizimki zaten
sızdı!" dedi sessizce.
Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi hemen yerime döndüm. Mehmet
amca çoktan horlamaya başlamıştı. Önce babam geldi, önü
kabarmış, siki pantolonu zorluyordu. Bana, "Hadi oğlum sen eve
geç, ben de Mehmet amcanı odasına çıkarayım gelirim!"
dedi. Bunu söylerken Esra abla da geldi, dudakları kızarmış,
eşarbı dağılmış, saçları etrafından
gözüküyordu. İkisi de kendini zor tutuğu her hallerinden belliydi,
gözümün içine bakıp duruyorlardı gideyim diye.
"Tamam baba!" deyip kapıya yöneldim. Kapıyı
sertçe açıp kapayarak portmantonun arkasına sindim. Babam Esra ablaya,
"Uyanmaz değil mi?" dedi. Esra abla da gülerek, "Top patlatsan
uyanmaz!" dedi. Babam da, "Desene o zaman sabaha kadar
karısının amında top patlayacak!" diyerek Esra
ablayı kucakladı. İkisi de gülüşüyordu, salonun
ışığını kapatıp yatak odasına geçtiler.
Ben de hemen arkalarından yatak odasının kapı
eşiğine geldim. Evin kapıları tahta ve eski olduğu
için şişme yapar, tam kapanmazdı. Hep
kızdığım şey bugün çok işime yaramıştı,
babamın Esra ablayı sikmesini canlı canlı izleyecektim.
Şimdi yatak odasında tek vücut olmuş iki beden
vardı. Esra ablanın eteği tamamen toplanmış,
bacakları babamın beline dolanmış vaziyetteydi. Babam güçlü
kalıplı bir adamdı, eteği iyice yukarı
toplamış, Esra ablanın o beyaz götününün yanaklarını
yoğuruyor, bir taraftan da şapurtu sesleriyle adeta birbirlerini yiyorlardı.
Ben de pantolonumu indirip onları izleyerek sikimi
sıvazlamaya başladım. Üzerlerindeki fazlalıklardan bir
çırpıda kurtuldular. Esra ablanın sadece başında
eşarbı kalmıştı. Bir içim suydu gerçekten, pembe
kabarmış meme uçları, tertemiz, kılsız tüysüz, kaymak
gibi vücudu vardı. Sadece amının üzerinde küçük sarı
kıllar vardı, ki bunları da özenle bıraktığı
belli oluyordu. Babam da elini kalın sikine atmış hayran hayran
biraz sonra tadına bakacağı kadını izlerken sikini
okşuyordu.
Esra abla, "Çok kalın bu, bunu nasıl alacağım
ben?" dedi. Babam gururlandı, "Alırsın yavrum,
alırsın, bağıra bağıra, zevkten inleye inleye
alırsın!" diyerek sokuldu ona doğru. Omuzlarına
basarak yatağa oturttu ve "Hadi canım, dokun ona! Isırmaz,
korkma! Öp onu!" dedi. Esra abla titreyen ellerini uzattı
babamın sikine dokundu. İnce uzun parmaklarıyla okşadı
boydan boya. İncitmekten korkar gibi, yeni gelinin yarak tuttuğu gibi
tutuyordu babamın sikini. Babam ise, "Ohhh! Elin sıcacık Esram.
Alev alev yanıyorsun kadınım!" dedi. Bu sözler Esra
ablanın da hoşuna gitti, hamarat bir çalışmaya girişti,
elleri okşuyor, öpüyor, babamın sikini sıvazlayıp duruyordu...
Sonra ağzına aldı. Sikin başı minik
ağzına zor sığıyordu. Zevkten iniltiler
kaçırıyordu. Babam kalın sikini Esra ablanın
ağzına kökledikçe duyulan boğuk sesler, nefessiz kalmaları,
çırpınmaları beni daha da heyecanlandırıyordu. Babam resmen
Esra ablanın ağzını sikiyordu. Sonra geri çekilip
ellerinden tutarak ayağa kaldırdı Esra ablayı, eğilip
büyüleyici güzellikteki memelerine yumuldu. Esra ablanın dudakları
ıslanmış, nefesi sıkılaşmış,
göğüsleri heyecanla inip kalkıyordu.
Yavaşça yatağa itti babam. Sırt üstü uzanan Esra
ablayı bekleyen mutlu sona yaklaşmıştı, işte o
bileği kalınlığındaki canavarı amının
derinliklerine gidecekti. Babam ama birden bacaklarının arasına
eğilip Esra ablanın amımı yalamaya başladı. Offff,
babamın böyle birşey yapacağını hiç tahmin
etmemiştim. Benim gibi Esra abla da tahmin etmemiş olacak ki büyük
bir iştahla amına yumulan babamı hayret ve zevk içinde izliyordu.
Şimdi zevk iniltileri Esra abladan çıkıyordu. Esra ablanın
zevk sularını içine çeke çeke, içe içe yalıyordu
amcığını. Esra ablaysa yatakta kıvranıyor,
başını sağa sola çeviriyor, sürekli inliyordu amı
yalanırken...
Babam, "Offf, Esra, kaymak gibi amcığın var
bebeğim. İnan çok tatlı. İçinden suların akıyor.
Zevk suları bunlar. Offf, içerim ben bu suyu kadınımm!"
diyerek Esra ablayı çiftleşmeye hazırlıyordu. Öyle
şeyler konuşuyorlardı ki, kapının arkasında
kendimden geçmiş, delicesine tahrik olmuştum.
Neden sonra babam doğruldu, Esra ablanın üzerine boylu
boyunca uzandı. Şimdi Esra ablayı tamamen altına
almış, dudaklarına, boynuna, her yerine öpücükler konduruyor,
elleri sabırsızca omuzlarında, kollarında, göğsünde
dolaşıyordu. "Sikim çok zonkluyor Esra, amına girmek için,
minik deliğine girmek için zonkluyor, Esram... Kadınım!"
diyordu babam. Siki taş gibi olmuş, Esra ablanın amına
sürtünüp duruyordu hareket ettikçe. Esranın etli dudaklarını
öpmüyor, adeta yiyor, somururcasına emiyordu. Dillerinin birbirini
okşadığını bile görebiliyordum nefes alabilmek için
ağızları aralandığında...
"Hadi!" diye tısladığını duydum Esra
ablanın, "Gir içime artık! İçimde istiyorum onu, onun
dermanı bende!" dedi. Babam Esra ablanın dizlerinden tutup
bacaklarını ikiye ayırdı, gözlerini bacak arasına
dikti. Esra abla götünü oynatıp duruyordu yattığı yerde,
belini yukarıya kaldırıyor, babamın sikine temas etmeye
çalışıyordu. Bu kez inledi yalvarırcasına, "Hadi
artık!" diyerek...
Yavaş yavaş alçalmaya başladı babam. "Ahhhh!"
diye bir çığlık kopardı Esra abla. Babamın boynuna
sarılınca dileğinin gerçekleştiğini anladım.
Babam sikini Esra ablanın amcığına sokmuştu. "Iıhhh,
amcığın daracık yavrum!" diye inledi babam. Esra
ablanın yüzü gerilmişti, "Ahhh, dur biraz, bekle, alışsın
biraz, senin şeyin çok büyük, sikin, çok kalın, bekle ne olur!"
diye dil döküyor, babamın altında kıvranıyordu. Babam da,
"Beklerim canım. Aşkım. Güzel amcıklım benim. Dar
amcıklı orospum benim. Beklerim!" dedi.
Esra ablanın dudakları
titriyor, elleriyle babamın canavarını amına köklemesini
engellemeye çalışıyordu. Bu hali sanki babamı daha da
azdırıyor ve sabrını tüketiyordu. Yavaşça belini
oynatmaya, ileri geri yapmaya başladı. Kol gibi yarak biricik Esra ablanın
amında ilerliyordu, milim milim. Zevkten gözleri kaymış,
babamın belini tutan elleri kasılmış vaziyetteydi.
Dudaklarını ısırarak içine giren yarağa dayanmaya
çalışıyordu.
Sonunda babamdan, "Dayanamıyorum artık!" diye bir
nara yükseldi ve tek hamlede yarağını kökleyiverdi Esra
ablanın amına. Esra abla bir çığlık kopardı, "Aaaahhh!"
diye, bir hayvan ciyaklamasına benzer bir ses bütün evde yankılandı.
Mehmet amcanın uykusu gerçekten ağırmış. Babam da
dediği gibi topu değil belki, ama Esra ablanın amını
patlatmıştı.
O koca yarağın altında acı acı inlemesi beni
doruk noktaya çıkarıyordu. Gözlerim karardı, vücudum
karıncalandı, döllerim oluk oluk parmaklarımın
arasından akmaya başladı. Kendime tekrar gelmemi içerden
yükselen Esra ablanın feryatları, inlemeleri sağladı. Yeniden
içeriye baktığımda, babam ağır ağır tempolu
bir şekilde Esra ablanın bacak arasında inip kalkıyor, o
koca sikini sonuna kadar sokup çıkarıyordu. Esra ablaysa
bacaklarını açabildiği kadar ikiye ayırmış,
vücudu kasılmış, sürekli inliyor, minik çığlıklar
atıyordu. "Ohhhh... Ahhh, yavaş. Yavaş sik ne olur. Ohhh,
bitirdin beni. İkiye ayrıldım sanki. Amım vıcık
vıcık. Amım su içinde. Sikin bitiriyor beni. Ohhhh..." diye
söyleniyordu.
Dakikalarca sürdü bu. İkisi de hırsla, sonsuz şehvetle,
istekle ssikişiyordu. Esra abla bacaklarını babamın beline
sarmıştı şimdi. ikisi de soluk soluğa
kalmıştı. Babam yana devrildi. Ben boşaldı sandım,
ama koca siki halen dimdik duruyordu. Esra abla amının boş kalmasından
rahatsız olmuştu, önce elini babamın sikine sarıp bir güzel
okşadı, sonra da doğrulup ata biner gibi amını o hizaladı,
o kalın sikin üstünde yaylanmaya başladı. Ellerini babamın
geniş göğsüne dayamış vaziyette götünü indirip
kaldırıyordu yavaş hareketlerle.
Babamın kalın siki bir görünüp bir kayboluyor, her kaybolduğunda
Esra abladan bir inleme sesidir yükseliyordu. Artık başlarda zorlanan
amı iyice alışmış, zevk denizinde yüzüyordu. "Ohhh!
Çok güzell!" diye mırıldanıyordu arada. Babamsa altta
boş durmuyor, o iri göğüslerini öpüyor, iki eliyle yoğuruyordu.
İkisi de o kadar zevk alıyordu ki, ben bile bu sahne hiç bitmesin
istiyordum, bir taraftan da Esra ablayı böyle coşturan erkeğin
babam olması göğsümü kabartıyordu.
Babam üzerine çekti Esra ablayı, sıkıca sardı
kollarıyla ve yeniden hiç olmadığı kadar hızlı
hızlı köklemeye başladı. Esra abla kendini tamamen kaybetti,
feryadı, inlemeleri iyice sıklaştı, yeniden zevk
çığlıkları yükselmeye başladı evin tüm
odalarında. Sanırım orgazm olmaya yaklaşıyordu Esra
abla. Babam o koca aleti içinden hiç çıkarmadan bir hamlede yeniden
altına aldı. Var gücüyle pompalamaya devam ediyordu. Esra abla transa
girmiş gibiydi. O kadar sexydi ki, yüzünden şehvet akıyordu. Gözleri
kaymış, başındaki eşarbı boynuna düşmüş,
dudakları kızarmış, iri memeleri inip kalkarak zorlanarak
nefes almaya çalışıyordu. İki eli üzerinde hırsla
gidip gelen erkeğinin sırtını tırnaklıyor,
babam amına kökledikçe bacakları yanda istemsizce sallanıp
duruyordu...
"Aaahhh!" diye bir çığlık kopardı Esra
abla, bağırarak, "Dayanamıyorummm... Geliyorumm!" diye
kıvrandı ve hemen ardından bütün vücudu sarsılmaya
başladı. Babamın altında zangır zangır titriyordu.
Amının şişmiş ve kızarmış
dudakları açılıp kapanıyor, içindeki yarağı
sağıyor, kadınlık özünü veriyordu. Bu davete babam da daha
fazla dayanamadı, "Ohhh, Esra, senin bu tatlı
amcığına döllerimi boşaltacağım! Aaahhh!"
deyip son bir kez daha amına var gücüyle yüklendi ve boşalmaya
başladı. Sarsılmalar, kasılmalar, inlemeler beni de tekrar
kendimden geçirmiş, ben de onlarla birlikte tekrar
boşalmıştım.
Gitmeden son bir kez içeriye baktığımda ikisinin de
suratında sarhoş bir gülümseme vardı. Birbirlerine
sarılmış vaziyetteydiler. Esra ablanın amı
açılmış, babamın kalın sikini vurdura vurdura
cildini kızarttığı kaymak gibi amının
hırpalanmış dudaklarının arasından döller
süzülmeye başlamıştı. Tutkuyla öpüştüler. Babamın
canavarı şimdi gevşek ve boşalmasına rağmen
hortum gibi bacak arası boyunca uzanıyordu.
Sessizce çıkıp evimize gittim, odama geçtim. Uyumaya yakın
da babam gelmişti, mutluydu, buna emindim.
(Koray)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (1)
✔
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (2)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (3)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (4)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (5)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (6)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: