Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (4) (Koray 18 Y., Konya)
O yaz babam beni de kaçak yolla yanına aldırdı. Fakat oradaki
koşulları görünce hayal kırıklığına
uğramıştım. Yurt dışında kaçak olarak
yaşamanın hiçbir cazip tarafı yoktu benim için. Kaçak olduğunuz
için her an yakalanıp sınır dışı edilme korkusuyla
yaşıyor, çok kötü koşullarda barınıyor, ne iş
verirlerse yapıyordunuz. İş derken de, genelde tarlalarda
yakıcı güneşin altında sebze toplama ve inşaatlarda
amelelik yapmaktan bahsediyorum...
Aradan yaklaşık bir sene geçmişti ki, babam yurt
dışında da yapamayacağını anlayıp tekrar
memlekete dönmemize karar verdi. Tabii bunda biricik sevgilisi Esra
ablanın da büyük payı vardı, bence onun o kaymak gibi vücudunu
her erkek özlerdi...
Türkiye'ye döndüğümüzde temmuz başıydı. Okullar
kapanmış, yaz tatilinde Sadık öğretmen memleketine
gitmişti. Biz de tekrar evimize yerleştik. Esra abla ve Mehmet amca bizi
büyük bir sevinçle karşılamışlardı. Biz yurt
dışındayken Esra abla ikinci çocuğunu da çoktan
doğurmuştu. Babam bu çocuğun babasını da Mehmet amca
sanıyordu. Ama gerçek başkaydı, biricik kaçamağı Esra
abla babama da boynuzu takmıştı. Ama şimdi ortada
Sadık öğretmen falan yoktu.
Esra abla kızgınlık dönemi gelmiş dişiler gibi
yine babama kur yapıyor, adamcağızı delirtiyordu. Esra abla
artık Mehmet amcayı hiç takmaz olmuştu. Öyle ki artık bizim
yanımızda başını kapatmıyor, "Onlar
yabancı mı canım!" deyip kestirip atıyordu. Eteklerin
boyu da diz üstüne kadar kısalıyordu, tabii göğüs dekolteli
bluzlar da işin son noktasıydı. Esra abla artık yurt
dışındaki kadınlar gibiydi...
Sikişmek için yine içkili hafta sonu gecesini beklerler diye
düşünüyordum. Ama daha geldiğimizin ikinci gecesi sikiştiler. O
gece geç saatte odamda telefonumda oyun oynarken bizim evin
kapısının açıldığını duydum.
Ardından da Esra ablanın sesi geldi, dayanamamıştı
yaraksızlığa anlaşılan. Direkt babamın yatak
odasına girdiklerini duydum. Ben odamda biraz bekleyip sessizce
çıktım, babamın yatak odası kapısının önünde
yerimi aldım. Ben de özlemiştim Esra ablanın o güzel vücudunu,
sikildikçe kızaran tenini, zevkten titreyen kaslarını, zevk
çığlıklarını.
Anahtar deliğinden baktığımda ikisi de giyinikti
daha. Babam aceleyle pantolonu diz kapağına kadar indirmiş ve Esra
ablanın ağzına vermişti yarağını.
Şapurtu sesleri, babamın yarağına öpücükler, inleme
sesleri... Esra abla sanırım gerçekten özlemişti babamın
yarağını. Daha önce hiç yapmadığı şekilde
babamın taşaklarını yalıyor, sakso çekerken de
ağzını bir am gibi kullanıyordu. Anlaşılan
Sadık öğretmen Esra ablayı kendi özel oruspusu yapmış,
ona seks konusunda hayal edemeyeceği deneyimler
yaşatmıştı. Tabii babamın da keyfi yerindeydi, zevk
hırıltılarıyla birlikte Esra ablanın
ağzını sikiyordu...
Babamın boşalmak üzere olduğunu anlayan Esra abla
saksoya son verip ayağa kalktı. Ayakta dudakları birleşti, Esra
abla çok ateşli öpüşüyordu, babamın dudaklarını vantuz
gibi emiyor, ısırıyor, babamı çileden çıkarıyordu.
Güçlükle dudaklarını kurtaran babam, "Yavrum böyle sakso
çekmeyi, böyle öpüşmeyi nerden öğrendin?" dedi. Esra abla o
bilindik orospu kahkahasını atıp, "Eee, sen beni bir
başıma bırak git, yanı başıma da insan
azmanı Sadık öğretmeni koy, sonra dayan dayanabilirsen
Esra!" dedi. Babam da, "Vay oruspu vay!" diye hırladı
ve "Bizim Sadık öğretmene bak sen! Yoksa ikinci bebek ondan
mı?" diye sordu.
Esra abla pis bir gülüş attı ve "Hadi sik beni
erkeğim, hadiii!" diye gazladı babamı. Babam sanki
duyduklarından dolayı daha da azgınlaşmıştı,
bir çırpıda üzerindeki elbiselerden kurtuldu. Esra ablanın
üzerindekileri de adeta yırtarak çıkardı ve onu altına
alıp hayvan gibi sikmeye başladı. Esra abla, "Ooooh, çok
özlemişim içimin yarılmasını, oooh, sok, daha
hızlı aşkım, hadi!" diye inliyordu. Babamsa yurt
dışına gitmeden önce yarağını zar zor alan
kadının şimdi, "Daha hızlı!" diye feryat
etmesine kayıtsız kalmayıp, "Ooof, oruspu, demek
Sadığa siktirdin kendini ha? Söyle, büyük müydü siki? İyi
sikiyor muydu?" diye naralar atıp hırsla köklüyordu...
Esra ablanın zevkten gözleri kaymış, babam amına
her köklediğinde sadece, "Ohhhh!" diye inliyordu. Babam
köklemeyi bırakıp sorduğu soruları tekrarladı. Esra
abla da, "Büyüktü aşkım, çok büyüktü! Nasıl siktiğini
tarif edemem, kendi gözlerinle görmen lazım!" dedi ve
babamın boynuna sarılıp, "Hadi aşkım beni
kucağına al, ayakta sik beni!" dedi. Zavallı babam seksin
kontrolünü kaybetmişti, Esra ablanın dediğini yapıp
kucağına aldı, onu ayakta sikmeye başladı...
Esra abla bu pozisyonda adeta kendini kaybetmiş, ahtapot gibi
babama sarılıp zevk çığlıkları atıyordu.
Teni sikilmekten kızarmış ve terlemişti. Babamın koca
yarağı amına her girdiğinde, "Oooh, uuuvv, sik
aşkım!" diye söyleniyordu. Bu pozisyonda sikilmek amını
iyice sulandırmış olmalı ki, şakırtı sesleri
odanın içinde yankılanıyordu. Babam da çok zevk alıyordu
kucağındaki sekse aç kadını sikmekten...
Babam sikerken bir ara, "Söyle yavrum, ben mi iyi sikiyorum, Sadık
mı?" deyince, Esra abla, "Madem Sadığın nasıl
siktiğini bu kadar çok merak ediyorsun, ilk fırsatta siktireyim de izle bari!"
dedi. Babam da, "Demek benim yanımda Sadığa siktirmek
istiyorsun? Oldu olacak seni Sadık'la birlikte sikelim, orospu!" dedi. Esra
abla anlaşılan zevkin doruklarına ulaşıyordu,
"Sikin beni, ikiniz birlikte sikin beni, yaraksız
bırakmayın bir daha, oooohhh geliyorum erkeğim..." deyip
ince bir çığlık attı ve babama daha da sıkı bir
şekilde sarılıp kasılmaya başladı. Babam da
kucağında elektrik çarpmış gibi kasılan dişisine
homurtular çıkararak eşlik etti ve son bir kez dibine köklediği
amına boşalmaya başladı...
Babam da daha fazla ayakta duramayıp Esra ablayla birlikte
yatağa düştüler. Halen kasılıyorlardı. Babam içinden
çıkmamış, kalan son damla dölü bile ziyan etmemek için iyice
bastırarak Esra ablanın amına boşalıyordu. Bir süre
sonra duruldular. Babamın altında nefessiz kalan Esra abla güçlükle
kendini kurtarıp derin bir nefes aldı ve "Bebeler uyanmadan
gideyim!" diyerek giyinmeye başladı. Ben tabii hemen sessizce odama
tüydüm. Onları izlerken iki kere küloduma boşalmış ve
rahatlamıştım, kendimi güzel bir uykunun kollarına
bıraktım. İlerleyen günlerde Esra ablayla babam her
fırsatta sikiştiler. Tabii Esra ablanın o şen şakrak
hali geri gelmiş, hepimiz mutluyduk...
Yazın sonuna doğru Mehmet amcanın azan romatizmaları
için doktoru onun bir kaplıcaya gitmesinin iyi olacağını
söyledi. Sadık öğretmenin memleketi kaplıcalarıyla ünlüydü,
sürekli anlatırdı bizimle kaldığı zamanlar. Mehmet
amca telefon açıp durumu anlatınca Sadık öğretmen sevinçle
kabul etti. Eminim asıl sevinci Esra'sına tekrar kavuşacak
olmasıydı. Ama sürpriz olarak ben ve babam da gidiyorduk, Mehmet
amcanın otobüse inip binmesine yardımcı olmak için ve gerekirse
bebeklerle ilgilenmek için...
Çok merak ediyordum, Esra ablanın iki sikicisi
karşılaşınca aralarında nasıl bir muhabbet
olacaktı diye. Neyse ki iki erkek hiç tahmin etmediğim kadar iyi
anlaştı, sonuçta ikisi de aynı amı
tohumlamıştı. Bu benim içimi rahatlatmıştı ve
ikisinin birlikte Esra ablayı sikeceği günü merakla beklemeye,
kafamda hayaller kurmaya başlamıştım...
Sadık öğretmenin güzel bir evi vardı, iki katlı
dubleks. Önceden annesi ile yaşarmış, ama annesi vefat edince
tek başına kalmış. Üst katı bize
ayırmıştı ve akşam için mükellef bir sofra
hazırlamak için bütün alışverişi yapmıştı.
Anlaşılan o da bir an evvel Esra ablayı sikmenin derdindeydi.
Esra abla götünü sıkıca saran beyaz ince bir etek ve dar bir penye
giymişti, başında da gri beyaz ince çizgileri olan bir
eşarp vardı, yine bütün sexyliği üzerindeydi. Evi hemen kendi
evi gibi benimsemiş, erkeklerine mükellef bir sofra hazırlamıştı.
Tabii bu arada şovunu yapmış, o dolgun götünü hepimize sergilemişti...
Sadık öğretmenin Esra ablaya yardım bahanesiyle birkaç
kez mutfağa girip çıkması, fısıldaşıp
konuşmaları ve elleşmeleri gözümden kaçmamıştı.
Anladığım kadarıyla Esra abla üçlü sikişme
isteğini anlatmıştı ve Sadık öğretmen bu durumdan
memnundu. Babam da halinden memnundu, önündeki çadır bunu belli ediyordu.
Yemekler yendi, içkiler içildi, yine kafalar güzelleşti. Esra abla çocukları
uyutup geldiğinde artık herşey hazırdı. Yarın
erkenden kaplıcaya gitmek için sözleşildi. Mehmet amca ve ben
yukarıdaki yatak odalarına çıkarken, aşağıda
kalan herkesin bir bahanesi vardı. Esra abla ortalığı
toplayacaktı, babam ona yardım edecekti ve Sadık öğretmenin
odası zaten aşağıdaydı. Ama Mehmet amcayla
adımız gibi biliyorduk ki, iki erkek de sabaha kadar Esra ablayı
evire çevire sikecekti...
Mehmet amcanın yatağa girmesine yardımcı oldum. Sonra merdivenlerin olduğu koridorun ışığını açmadan
sessizce tekrar alt kata doğru indim. Merdiven sahanlığına
geldiğimde aşağıdaki manzara inanılmazdı! Babam oturduğu
koltukta pantolonunun önünü açmış, sikini sıvazlayarak Esra
ablayla Sadık öğretmeni izliyordu. Sadık öğretmen Esra
ablanın oturduğu koltuğun önünde yere diz çökmüş, Esra
ablanın bacağının iç taraflarını okşuyordu.
Esra ablanın eteği beline kadar toplanmıştı.
Altında külot yoktu. Bacaklarını iyice birbirinden
ayırdığında, Esra abla koltukta biraz daha öne kayıp,
götünü iyice kenara getirdi. Sadık öğretmenin yüzü Esra ablanın
amına gömülüverdi. "Ohhhhh!" diye inledi Esra abla,
ayaklarının yerden kesildiğini ve havalanıp Sadık
öğretmenin omuzlarına yerleştiğini gördüm. Daha iyi
yalanmak için kendini tabak gibi açmıştı şimdi...
Esra abla bir elini uzatıp parmaklarını erkeğinin
saçları arasına geçirirken, öbür eli de memelerini okşamaya
başlamıştı. Az sonra Esra abla çırpınmaya
başlamıştı. Sadık öğretmen dilini çok ustaca
kullanıyor olmalıydı. Sonra Sadık öğretmenin
durduğunu ve yüzünü Esra ablanın bacakları arasından çıkardığını
gördüm. Birden ayağa kalktı ve pantolonunu çözmeye başladı.
Akıl almayacak kadar kısa bir süre sonra belden
aşağısı çıplak kalmıştı. Yine tüm
ihtişamıyla yarağı kendini sergiliyordu. Tıpkı
sahibinin bacakları gibi, koca yarağın da neredeyse her
tarafı kıllarla kaplıydı. Esra ablanın gözleri de o
noktada kilitlenip kalmıştı sanki.
Yeniden Esra ablaya sokuldu ve bacaklarını dizlerinin
arkalarından tutarak kaldırdı, sonra da göğsüne doğru
bastırıp, onu adeta ikiye katladı. Kendi de dizlerini biraz
büküp iyice sokuldu ona. Yarağı, az sonra içine gireceği o
güzelim amın dudaklarına sürtünmeye başlamıştı
bile. Birden Esra ablanın elini uzattığını ve
parmaklarını haşmetli yarağın çevresine
doladığını gördüm. "Hadi sok artık ne
olursun!" dedi Esra abla yalvaran bir sesle, "Sok hadi!" diye
inledi. Sadık öğretmen, "Sikilmek mi istiyorsun?" dedi.
Esra abla, "Evet, sikilmek istiyorum! Hadi sok ne olursun!" deyince,
birden dibine kadar geçirdi Sadık öğretmen.
Koltukta neredeyse ikiye katladığı Esra ablanın
üstüne çökmüş, onu altına alıp ezmişti. Sonra pompalamaya
başladı. Tam bir fırlamaydı doğrusu. Sadık
öğretmenin o kocaman sikinin Esra ablanın daracık amına
girip çıkışını en ince ayrıntısına
kadar görüyordum. Esra ablanın amının dudakları içindeki
sikin çevresine sımsıkı sarılmıştı. Uzun ve
sert hareketle sikiyordu Sadık öğretmen. Geri çekildiğinde siki
neredeyse ucuna kadar çıkıyor, sonra bir hamlede dibine kadar
geçiriyor ve taşakları Esra ablanın o güzelim götüne
yapışıyordu. Hızını giderek artırıyor,
Esra ablayı vahşice sikiyordu. Anlaşılan epey bir özlemini
çekmişti Esra ablanın...
Esra ablanın yüzü iyice çarpılmıştı artık,
duyduğu zevk onu kendinden geçirmişti sanki. İki eliyle
Sadık öğretmenin bacaklarını göğsüne doğru
bastıran ellerini bileklerinden kavramıştı. Beli
kıvranıyor, içine girip çıkan sikin altında adeta dans
ediyordu. İnlemeleri artık küçük birer çığlığa
dönüşmüştü. Esra ablanın orgazm olmak üzere olduğunu,
Sadık öğretmenin de boşalmak üzere olduğunu görebiliyordum.
Aylardır kadınsızlıktan kuduran Sadık öğretmen
daha fazla dayanamadı, önce ağzından ulumaya benzer bir ses
çıktı, bir anda dibine kadar geçirdi ve boşalmaya
başladı...
Boşalırken titrediğini görüyordum. Bu titremeler
tıpkı bir elektrik akımı gibi Esra ablaya da geçiverdi. O
ikiye katlanmış haliyle Esra abla da koltukta
çırpınıyordu. Eli yüzü ter içinde, zevkten
kızarmış teni, başına toplanmış
eşarbıyla çok sexy gözüküyordu. İkisi de aynı anda
gelmişti. Ben de onlara eşlik etmiş, küloduma boşalmıştım.
Babamsa köşedeki koltukta, sıvazlamaktan
kıpkırmızı olmuş sikiyle halen onları
izliyordu...
Boşalması bitince Sadık öğretmen geri çekildi ve
Esra ablanın amından döller süzülmeye başladı. Bu manzaraya
daha fazla dayanamayan babam da hemen Sadık öğretmenden boşalan
yere geçip yeni döllenmiş amın içinde gidip gelmeye
başladı. Babam şakırtılar eşliğinde
hırsla sikerken, Esra ablanın amının etrafından halen
biraz önce boşalan Sadık öğretmenin dölleri süzülüyordu. Nitekim
babam da çok uzun süre dayanamadı ve o da homurtular eşliğinde
Esra ablanın amının içine boşaldı...
Ben tabii merdiven sahanlığında yakalanmamak için hemen sessizce
yukarıya çıktım. Arada sırada sesszice tekrar merdiven
sahanlığına gelip bakıyordum. İlerleyen saatlerde iki
erkek türlü pozisyonda siktiler Esra ablayı. Daha önce Esra ablanın
götünü hiç sikmeyen babam o gece doya doya Esra ablayı götünden sikti.
Esra ablaysa sabaha kadar bazen tost olup iki erkeğin arasında
kaldı, bazen de sırayla erkeklerini mutlu etti...
Sabah kahvaltıda babam gibi Sadık öğretmen de çok
yorgundu, sanki hasta olan Mehmet amca değil, onlardı. Nitekim Esra
abla geçirdiği zevk dolu gecenin sabahında yine şen şakrak
yüzünde güller açıyordu. Yorgunluktan kendine gelemeyen babam ve
Sadık öğretmen evde kalıp çocuklara bakma görevini üstlendiler.
Esra abla, ben ve Mehmet amca gidecektik kaplıcaya...
Taksiyle kaplıcaya vardığımızda saat 10'a
geliyordu. Kapıdaki görevli, erkekler ve bayanlar karışık
ve sadece bayanlara özel iki bölüm olduğunu söyledi. Mecburen Esra abla da
Mehmet amcaya yardım için karışık bölüme girecekti.
Görevli, elbiseyle girmenin yasak olduğunu, mayo veya bikiniyle
giridiğini söyledi. Esra abla utana sıkıla altında mayo
veya bikinisin olmadığını söyledi. Bunun üzerine görevli
böyle durumlar için ellerinde bikini bulunduğunu söyledi. Esra abla Mehmet
amcaya soran gözlerle bakarak, "İstersen dönelim, yarın
erkeklerle gelirsin?" dedi. Mehmet amcanın çok ta umrunda
değildi doğrusu, ne de olsa karısı daha dün gece iki
erkeğin koynunda sabahlamıştı. Biz kaplıcaya geçerken
Esra abla görevlinin verdiği bikini ile kabinin yolunu tutmuştu...
Kaplıca çok büyüktü, saunalar, iki tane olimpik havuz, bir tane küçük havuz,
3 tane de çamur havuzu vardı. İçerisi erkek deryasıydı
resmen, sadece birkaç tane yaşlı kadın vardı. Biraz sonra
taze vücuduyla Esra abla kapıda gözüktüğünde bir an hepimiz dona
kaldık, koca havuzda sessizlik oluştu. Kırmızı bir
bikini takımı giymişti Esra abla. Beyaz vücuduna dar
gelmiş, götünün yanakları arasına girmişti bikini
altı. Amının dudaklarını zar zor kapatıyor, her
adımında amının ayrıntıları daha da görünür
hale geliyordu. Göğüsleri de bikini üstünün etrafından
taşmış, sik kaldırıcı muhteşem bir manzara
vardı karşımızda...
Biz şoku atlatamadan yanımıza geldi ve sessizce,
"Başka beden de yokmuş, sadece bu daracık şey
varmış!" dedi etrafa bakarak. Herkesin gözü Esra abladaydı,
şortlarının önü çoktan çadır kurmaya
başlamış, hatta bazıları havuzun içinde sikini
sıvazlıyordu. Başlarda biraz utanan Esra abla zamanla
alıştı. Mehmet amcanın suya girip çıkmasına
yardım ediyorduk. Arada biz de yüzüyorduk. Tabii bazı erkekler kazara
olmuş gibi Esra ablaya elliyor veya sürtünüyordu...
Havuzun içinde vakit geçirirken dört kişilik bir erkek grubu
yanımıza yaklaşıp Mehmet amcayla sohbet etmeye
başladılar. Dördü de kamyon şoförü adamlarmış, otuzlu
yaşlarda gösteriyorlardı. Heriflerin gözü hep Esra abladaydı.
Bir müddet sonra da Esra ablayı da kafalayıp sohbete
çekmişlerdi. İkisi bizi lafa tutup oyalıyor, diğer ikisi de
Esra ablanın ellenmedik yerini bırakmıyordu. Bunu anlamamak için
öküz olmak gerekirdi. Esra ablaysa halinden memnundu, etrafında pervane
olmuş erkekler onun da keyfini yerine getirmişti.
Şakalaşıyor, o bilindik sik kaldırıcı
kahkahalarını atıyordu...
Bir süre sonra işler artık öyle bir noktaya geldi ki, herifler nerdeyse Esra
ablayı yanımızda sikecekti. Bir tanesi tam arkasına
geçmiş, Esra ablaya arkadan sürtünüyordu. Derken Esra ablayla o sürtünen
adam biraz uzaklaştılar bizden, ama yan gözle onlara bakıyordum.
Adam halen arkasındaydı ve eli suyun içinde hareket ediyordu, galiba
sikini Esra ablanın amına veya götüne sokmaya
çalışıyordu. Esra abladan kısık bir,
"Iıh!" gelince adamın başardığını
anladım. Herif arkasında sürekli hareket halindeydi. Mehmet amca
sıcak suyun içinde kendinden geçmiş, resmen uyukluyordu. Şimdi
Esra abla sikilirken dudaklarını ısırıp bana
bakıyordu. Ben de Esra ablaya bakarak elimi şortumun içine sokmuş, kalkmış sikimi
sıvazlıyordum...
Biraz sonra arkasındaki herif ağzından küçük bir inilti
kaçırıp Esra ablayı tamamen kucakladı ve sarsılmaya
başladı. Herif Esra ablayı havuzun içinde kaşla göz arasında
sikmişti. Adam boşalması bitip çekilince diğer eleman Esra
ablayı arkadan kucaklamaya çalıştı. Ama Esra abla kurtuldu
ve onunla birşeyler konuşup yüzerek yanımıza doğru
geldi. Ben tabii hiçbir şeyin farkında değilmişim gibi
davranıyordum. Esra abla Mehmet amcayı dürterek uyandırdı
ve "Hadi seni çamurlu yere alalım, sana daha iyi gelir
orası!" dedi. O dört herifle birlikte Mehmet amcayı çamur
havuzuna taşıdık...
Çamur havuzunda biraz kaldıktan sonra Esra abla Mehmet amcaya çok
daraldığını söyledi ve "Burda bir de sauna
varmış, ben gidip oraya bakayım, hem sauna sana da iyi gelir mi
sorarım!" dedi. Mehmet amca da kafasıyla onayladı. Esra
abla beni Mehmet amcaya göz kulak olmam için sıkı sıkı
tembihledikten sonra alelacele gitti saunaya. Hemen ardından dörtlü
arkadaş grubu da gözden kayboldu...
Ben de biraz sonra tuvalete gitme bahanesiyle sauna tarafına
geçtim. Sauna dedikleri yer, kapalı odaların olduğu bir yerdi, 6
tane karşılıklı oda vardı. Kapılara yaklaşıp
sırayla dinledim. Birinden derin iniltiler, şapurtu sesleri
geliyordu. Kapıyı yavaşça araladım. Normal bir oda
büyüklüğünde idi saunalar, fakat sauna kısmından önce, havlu
falan koymak için küçük bir odacık vardı. İçeri süzüldüm, kendimi
havlu odacığına attım. Ordan sauna kısmını
olduğu gibi görebiliyordum. Esra ablayı bir tanesi kucağına
almış, alttan amına pompalayarak hırsla sikiyordu. Esra abla
onun kucağında kıvranırken diğeri de arkasına geçip
götünden sikmeye başladı. Bir diğeri ağzına
dayadı sikini Esra ablanın. Sonuncusu ise Esra ablanın
göğüslerini ovuşturup sırasını bekliyordu...
Hepsi de bir zevk dalgasına kapılmıştı.
Müthiş manzaraydı. Esra abla azgınlığının
zirvesindeydi, ağzındaki yarağı çıkarıp zevk
çığlıkları atıyor, sürekli daha hızlı
sikmelerini söylüyor, sonra tekrar yarağı ağzına alıp
iştahla yalıyordu. Adamlar da öyle bir sikiyorlardı ki,
amını ve götünü sikerlerken taşakları birbirine
değiyordu...
Biraz sonra Esra abla zangır zangır titremeye ve orgazm
olmaya başladı. Saunanın sıcaklığından
bedenleri sırılsıklam olmuştu. İlk önce amındaki
erkek kasılıp beline sarıldı ve Esra ablayı
yarağının üzerine sabitleyip alttan var gücüyle dipledi. Hemen
ardından götünü siken herif de, "Geliyorummm!" diye
bağırıp var gücüyle yüklendi. Esra abla derin bir
çığlık attı ve kendini erkeklerinin kollarına
bıraktı. Ağzına veren ve memeleriyle oynayan diğer iki
erkek de aradan çekilmek zorunda kaldı...
Boşalan adamlar durulup çekildiklerinde Esra ablanın
amından ve götünden taze döller sızıyordu. Hemen diğer
ikisi yanaştı Esra ablaya ve yine aynı sahneler
tekrarlandı. Zevk alan bedenler, seyiren, kasılan vücutlar,
inlemeler, çığlıklar, homurdanmalar. Esra abla yine tost olup onları
da boşalttıktan sonra ben sessizce ordan çıkıp Mehmet
amcanın yanına gittim.
Biraz sonra da dağılmış
haldeki Esra abla yanımıza geldi. Dört kişi tarafından, hem
de tost olup sikilmekten öyle bir perişan olmuştu ki, konuşacak
hali bile yoktu. "Sauna... mahvetti..." diyebildi sadece. Kaplıcada bir süre daha kalıp eve gitmeye karara verdik. Taksiye binip hiç konuşmadan evin yolunu tuttuk. Takside konuşmuyorduk, ama Esra ablayla devamlı bakışıyorduk ve bana sanki artık daha farklı bir gözle bakıyordu. Acaba havuzda sikildiğini anladığımı mı anlamıştı, yoksa sikilmesini izlerken sikimi sıvazladığımı mı fark etmişti?
(Koray)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (1)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (2)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (3)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (4) ✔
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (5)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (6)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: