Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (2) (Koray 18 Y., Konya)
Ertesi gün ikisinin de yüzünde güller açıyor, birbirlerine
anlamlı bakışmalar atarak sürekli gülüşüyorlardı. Esra
abla bana daha bir sevecen, cana yakın davranıyordu. Anlaşılan
babamın aşısı onu hiç olmadığı kadar mutlu
etmişti. Gelecek cumartesiyi iple çekmeye başladım. Tabii
benimle birlikte onların da iple çektiğinden emindim. Bir haftada
Esra abla babamı azdıracak türlü oruspulukları ihmal etmiyordu.
Sütyensiz kıyafetler, çay kahve dağıtırken bilerek
babamın önüne daha fazla eğilip göğüslerini seyrettirmeler,
darmadağınık oturup eteğini bacaklarına kadar
açıp zavallı babamı delirtmeler falan. Babam eminim cumartesiyi
hiç bu kadar özlemle aşkla beklememişti. Ama bir yandan da ben bu
yaşımda bu kadar şeyi fark ederken Mehmet amcanın lay lay
lom olması garipti gerçekten.
Sonunda cumartesi günü gelip çattı. Yine mükellef bir sofra
kuruldu Esra abla. Köy yeri için oldukça kısa sayılan dizlerin de
biten bir etek giymişti, altına da siyah jartiyer çorap giymişti.
Üzerine, içini gösteren incelikte siyah uzun kollu bir bluz vardı. Dikkatli
bakınca pembe meme uçları belli oluyordu. Başına bone
tarzı renkli birşey vardı, bütün boynu ve saçları
olduğu gibi parlıyordu. Anlaşılan Esra abla da zor
etmişti cumartesiyi.
Yine her zamanki gibi yemekler yenildi, kafalar çekildi. Ben babamın
yanına oturmuştum ve karşımızda Esra ablayla Mehmet
amca oturuyordu. Herkes Mehmet amcanın sarhoş olup kendinden
geçmesini bekliyor, vakit geçtikçe sabırlar tükeniyordu. Özellikle Esra
abla her mutfağa gidip geldiğinde daha bir sere serpe oturuyor, siyah
jartiyer çorabının dantellerine kadar görüyorduk. Yaraksızlık
başına vurmuştu resmen, ne beni ne de kocasını
takıyordu. Sonunda öyle bir oturdu ki, babamla bana amını
göstermeyi başardı. Nitekim sabahtan beri zaten rahatsız olan
babam bu hareketle ağzından istemsiz bir homurtu
kaçırıverdi. Biliyordum ki babam bunun intikamını
alacaktı ve ben de yine röntgenleyecektim onları.
Mehemt amca esnemeye ve kelimeleri karıştırmaya
başlayınca herkes bir mutlu olmuştu. Babam bana, "Hadi
oğlum sen eve git!" dediğinde vaktin geldiğini
anlamıştım. Ben salondan çıkarken Mehmet amca çoktan
horlamaya başlamıştı. Yine aynı şekilde sertçe
kapıyı açıp kapadım ve portmantonun arkasına
saklanıp bekledim. Bir iki kere Mehmet amcaya seslenen babam
uyuduğundan emin olduktan sonra, "Gel bakalım oruspu!"
diyerek Esra ablayı şapurtular eşliğinde yatak odasına
götürdü.
Ben de bu sefer ne olacağını bilmenin
rahatlığıyla pantolonumu ve bozerimi çıkarıp, sessiz
adımlarla yatak odasının kapısına vardım. Eski
kapı yine tam kapanmamıştı. İçerde çoktan Esra
ablayı altına almış babamın
hırıltılılarıyla Esra ablanın zevk
çığlıkları birbirine karışmıştı. İkisi
de giyinik sayılırdı. Anlaşılan Esra abla babamı
gerçekten delirtmeyi başarmıştı. Eteğini beline kadar
toplanmıştı, babamsa sadece pantolonu ve boxeri indirmiş,
bütün bir hafta onu deli eden kadını hırsla sikiyordu. "Ohhh
Esram, deli ettin beni bütün hafta, ohhh!" diye inliyordu. Esra ablaysa, "Erkeğim
ben de çok özledim o koca yarağını... Iııhhhh, sik beni,
yar beni, hadiii!" diye gazlıyordu sürekli babamı.
O sırada salondn bir kıpırtı duyar gibi oldum, ama
kendimi yatak odasında dönen sikişe o kadar
kaptırmıştım ki, gidip salona bakmak yerine Mehmet amca
kanepede dönüyordur diye düşündüm. Babam var gücüyle pompalamaya devam
ediyordu. 5 dakika kadar siktikten sonra, "Geliyorum Esram, yavruummm!"
deyip hırlayarak boşalmaya başladı. Esra abla da yine
bilindik zevk feryatları ile titreyip orgazm olmuştu. Bütün hafta
azan babam daha fazla dayanamamıştı. Ayağa kalktı,
koca siki flop diye ses çıkardı Esra ablanın amından
çıkarken. Siki sırılsıklamdı, Esra ablanın zevk
sıvıları ve babamın dölleriyle parlıyordu. Halen arada
kasılıyor, ucundan döl damlaları süzülmeye devam ediyordu.
Esra ablaysa doymadığını belli etmek için zevkten
kaymış gözlerini zor aralayarak elini uzatıp sertliğinden
hiç birşey kaybetmemiş siki tuttu. Sexy bir bakış ve
şehvetli bir ses tonuyla babamı yatağa tekrar çekistiriyordu. Böyle
bir kadına kimse karşı koyamazdı. Babam da bir
çırpıda soyunarak yanına uzandı. Esra abla tutkulu bir
öpücük kondurup, "Hemen geliyorum aşkım!" dedi ve
doğrulmaya başladı.
Ben aceleyle kaçacakken arkamda benimle birlikte içeriyi izleyen Mehmet
amcayı fark ettim. Korkuyla donup kalmıştım. Mehmet amca 'Sus!'
işareti yaptı. Neyse ki babam doğrulan Esra ablayı tutup
dudaklarına bir daha yumulmuştu, bu da bize salona dönmemiz için
fırsat vermişti. Korkuyla Mehmet amcaya bakıyordum. O zaman fark
ettim ki onun da altında pantolonu ve külodu yoktu ve benimki kadar olan
yarı sert siki önünde sallanıyordu. Salonda iki yarı çıplak
erkek birbirimize baktık bir süre.
Bu sırada Esra abla yatak odasından çıkıp önce
banyoya geçti. Herhalde kendini temizledi. Ardından da mutfaktan içecek
birşeyler alıp tekrar yatak odasına gitti. Mehmet amca
kulağıma eğilip, "Korkma evlat, sonra konuşuruz, hadi
şimdi gidip izlemeye devam edelim!" dedi. Onun bu sözüyle korkum
yerini şehvete bırakmış, sertliğini kaybetmiş sikim
yeniden canlanmıştı. Anlaşılan Mehmet amca da
karısının sikilmesinden en az benim kadar haz
almıştı. Kafamı 'Tamam!' anlamında sallayıp usul
adımlarla gittik.
Yatak odasının kapısında yerimizi
aldığımızda içerdekiler yeniden yiyismeye
başlamış, birbirlerine kenetlenmişlerdi. İkisi de
soyunmuş, Esra abla sadece jartiyeriyle kalmıştı. Kafam
allak bullak olmuş bir şekilde bir Mehmet amcaya bir de içerdeki
şehvetle sevişen iki insana bakıyordum. Neyse ki bu
kararsızlık babamın heybetli yarağını Esra
ablanın amcığına gömmesiyle son bulmuş, vücudumu
sonsuz bir haz dalgası sarmıştı. Mehmet amca da elini
sikine atmış, odadaki zevk iniltileri çıkararak sikilen
karısını izleyerek otuzbir çekiyordu.
Esra abla, "Ohhh, ne güzel geçirdin!" diye inledi, "Ohhh,
erkeğim, ne güzel soktun! Hadi sik beni ne olursun! Ohhhh, hadi sik beni!"
diyordu. Babamın morarmış sikinin başı bir görünüp bir
kayboluyordu, iki eliyle Esra ablayı belinden kavramış
hırsla sikiyordu. Esra ablanın inlemeleri giderek küçük
çığlıklara dönüşmeye başlamıştı.
Zevkten uçmuş gibiydi. Bir süre sonra da kıvranmaları
çırpınma halini aldı. An meselesiydi zevkin doruğuna
çıkması. Birden derin bir inleme çıktı ağzından. Götü
hırsla geriye gitti. Orgazm oluyordu. Babam geriye çekilip yediği
yaraktan şaftı kaymış Esra ablayı izledi bir süre. Bir
balık gibi çırpınıyordu Esra abla.
Biraz durulunca tekrar üstüne uzanıverdi babam. Koca siki bir anda
Esra ablanın amına dalmıştı bile. "Ohhh, yine
geçirdin bana!" diye mırıldandı Esra abla, kolları
babamın boynuna dolanırken, "Hadi sik beni yine! Sok sikini
içime, hadi! Ohhh, hadi sik beni!" diye yalvarıyordu. Babam ellerini
iki yandan götürüp Esra ablanın götünün altına sokmuş, o tazecik
yuvarlakları avuçlamıştı. Bir süre sonra da,
ağzı, Esra ablanın aralık dudaklarının üstüne
kapandı. Şimdi yavaş yavaş, acele etmeden sikiyordu. Esra
abla da, jartiyerli bacaklarını onunkilere dolamış, belini yukarı
hareketleriyle her hamlesine karşılık veriyordu.
Birbirleriyle boğuşmakta olan dillerinin
çıkardığı sesleri duyuyorduk ikimiz de. Kapının
önünde ellerimizde kazık gibi olmuş sikimizle onları izliyorduk.
Mehmet amcanın siki yaşından olsa gerek halen biraz yumuşak
duruyordu, ama o da heyecanla içeriyi seyrediyor, aldığı zevk
gözlerinden okunuyordu.
Sonra babam durup, biraz doğruldu. Elleri Esra ablanın
bacaklarını diz altlarından yakalayıp yukarı
kaldırarak, karnına doğru bastırdı. Daha da
doğruldu. Şimdi ikiye katlanmış gibiydi Esra abla
altında. Tabak gibi açılmış amına önce
canavarını ileri geri yaptı ve bir hamlede sertçe girdi. Esra
abla yeni bir zevk dalgasının içine girmişti. Babam onu
altına almış eze eze sikiyordu. Sanki yatağa çivilemek
istermiş gibi, hırsla, kökleye kökleye sikiyordu onu. Esra abla iyice
dağılmıştı artık. Babam her dibine kadar
geçirdiğinde yeni bir çığlık kaçıyordu
ağzından. Başını kaldırmış, içine girip
çıkan siki seyrediyordu. Kelimenin tam anlamıyla zevkten
uçmuştu.
Babamsa sikiyor, sikiyor, sikiyordu. Sanki hiç
durmayacakmış, hiç yorulmamışcasına hırsla
sikiyordu. Bütün haftanın acısını çıkarıyordu
gerçekten, Esra ablanın yaptığı oruspulukların
hesabını sorarcasına yükleniyordu. Hiç boşalmayak gibiydi
babam, ya da bana öyle geliyordu. Bu yüzden de, birden kasılıp
inlediğinde biraz şaşırdım. Sonra tekrar dibine kadar
soktu Esra ablanın amına. Esra ablanın götünün yanakları
titriyor, açılıp kapanıyordu. Biricik babam döllerini
boşaltıyordu içine. Esra ablanın O güzelim amının en dibine
fışkırtıyordu. Bu da onun yeniden
çıldırmasına neden olmuştu. İçindeki sikin
patlayıp döllerini fışkırtmaya başlamasıyla
aynı anda, Esra abla da gelmeye başlamıştı.
Zangır zangır titriyordu.
Öyle üst üste, yığılıp kaldılar. Biz de
kendimize geldiğimizde ikimiz de çoktan boşalmış ve
rahatlamıştık. Hiçbir şey demeden uzaklaştık
kapının önünden. Ben portmantonun ordan pantolonumu ve boxerimi
alıp salona geçtim, sessizce kıyafetlerimizi giydik. Mehmet amca
bana, babama hiçbir şey söylemememi tembihledikten sonra beni gönderdi. Evimize
gidip garip düşünceler içinde yatağa girdim. Boşalmış
olmamın verdiği rahatlıkla güzel bir uykuya
dalmışım.
Sabah uyandığımda babam beni çağırıyordu,
yine Esra ablanın meşhur pazar kahvaltısının
hazır olduğunu söylüyordu. Masaya oturduğumda herkes çok
mutluydu. Esra abla kahkahalar atıyor, Mehmet amca ve babam şakalar
yapıyordu, ben de onlara katıldım. Güzel bir kahvaltı
yaptık. Ama benim aklımı kemiren şey, Mehmet amcanın
olanlara niçin ses etmediğiydi.
Kahvaltıdan sonra babam şehre gitmek için
yanımızdan ayrıldı. Esra abla da ortalığı
toplarken, Mehmet amca bana, "Hadi seninle biraz gezelim Koray!" dedi
ve dışarı çıkıp evin etrafında dolaşmaya
başladık. Sanki sormamı bekliyordu, ama ben cesaret edemiyordum.
Daha fazla beni bekletmedi Mehmet amca ve söze girdi. "Daha küçüksün
oğlum, ama büyüyünce anlarsın. Kadınların ihtiyaçları
vardır. Esra ablan çok güzel, çok şehvetli bir kadın, ama ben
onun isteklerini karşılayacak yaşta değilim. Bilerek onlara
yakınlaşmaları için fırsat tanıdım. Başka
birisi olacağına babanın olması daha iyi oldu. Aramızda
kalsın, olur mu?" dedi. Sonra da, kafamı okşadı ve "Bakarsın
sana kardeş de gelir!" dedi.
O yazın sonunda Mehmet amcanın dediği gibi Esra abla kardeşime hamile
kalmıştı. Mehmet amca yine bir gece Esra ablayı sikemeyince
Esra abla herşeyi itiraf etmiş, babamla aylardır birlikte
olduğunu, çocuğun babasının da babam olduğunu
söylemiş. (Bunları bana daha sonra Mehmet amca anlattı, ikimiz
sırdaş olmuştuk). Mehmet amca Esra ablaya bu durumu bir
şartla kabul edeceğini söylemiş. Bu şarta göre Mehmet amcanın
bildiğinden babamın haberi olmayacaktı. Esra abla da seve seve
kabul etmiş.
(Koray)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (1)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (2) ✔
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (3)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (4)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (5)
Yaşlı Komşumuzun Genç Karısı! (6)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: