Madalyalar Bana Takıldı! (Ersin 37 Y., İstanbul)
Hafta içi Hasan abiyle apartman kapısında denk
geldiğimizde, bana, "Nalan başlamış işe, aferin.
Nedim de memnun, Nalan için çok zarif, çok hanımefendi, çok da güzel diyor!"
dedi. "Sağolsun..." dedim, ama bana Nedim abinin tokat
attığını söylemedim, senetlerden de
bahsetmedim. "Paranızı da aldınız değil mi?"
dedi Hasan abi. Öyle bir sordu ki, "Abi aldık, sağol. Sana
borcumuz var mı abi?" dedim. Hasan abi, "Ulan bunu
duymamış olayım, bak ikidir pezevenk yerine koyuyorsun beni!"
dedi. "Yok abi, çok özür dilerim, olur mu öyle şey!" dedim.
Hasan abi söylene söylene uzaklaştı...
Bir hafta benim karımı başkalarının sikleriyle
oynarken hayal etmemle geçti. Yine cumartesi olunca öğlen vakti Nedim
abinin masaj salonuna gittik. Nedim abi beni çağırttı
odasına, "Nalan da mayosunu giyip gelsin!" dedi. Karım da mayosunu
giyip yanımıza geldi. Nedim abi karıma, "Aferin
kızıma!" dedi, yanağını okşadı, "Geçen
haftadan rezervasyonların var!" dedi. Bu arada karıma iyice
baktı, mayonun üstünden belirgin meme uçlarına ve dolgun memelerine
baktı. Onun karıma bakışı aslında rahatsız
etmedi bizi, çünkü profesyonelce baktı. Sonra da, "Burada mayo neden
giyiliyor, hem çalışan kadınları belli etmek için, hem de ne
kadar sexy olursan masajda işin o kadar kolaylaşır,
anlıyorsun değil mi?" dedi. Öyle deyince karım
kıkırdadı, "Evet abi, farkındayım!" dedi. Nedim
abi de, "O zaman alt tarafındaki tüyleri traş etme, mayonun kenarlarından az
belli olsun!" dedi.
Karım da ben de baka kaldık. Karım, "Tamam
abi!" diyerek sessizliği bozdu. Nedim abi de, "İstersen şöyle
yapalım, sen bu mayoyu bugün de giy, fakat kendine daha
açık bir mayo satın al, fişini de getir ben ödeyeyim!"
dedi. Ben hemen, "Gerek yok abi!" dedim. Nedim abi yine o
kızgın ifadeyle, "Oğlum sen mal mısın, nazik
oluyorum istersen diyerek, sike sike alacaksınız mı diyeyim illa
ki?" dedi. Karım yine araya girip, "Tamam Nedim abi,
alırız tabii ki!" dedi beni kurtarmak için.
Bu konuşmadan sonra ben bekleme salonuna gittim. Karım da
hazırda bekleyen iki müşteriden ilkini alıp bu sefer masaj
odasına gitti. Müşteriler genelinde 40 yaşlarındaydı,
genç kimse pek yoktu. Bekleme salonunda karımı bekleyenler karımla
işlerini hallettikten sonra karım boşluk olunca çay içmeye gitti
çay odasına.
Ben fark ettim ki salondakilerden biri aynı benim gbi kimseyle
masaja gitmiyordu. Yan koltukta olduğu için, "Merhaba, ben Ersin!"
dedim. Adam bana bakıp, "Merhaba Ersin, sen kimi
çalıştırıyorsun?" dedi. "Karım burada!"
dedim. "Aaa, Nalan karın mı, çok iyi sermaye bulmuşsun. Ben
bu Moldovyalıları satıyorum. Gece otelde, gündüz burada çalışıyorlar!"
dedi. "Yok abi satmak değil benimki!" dedim. "Nasıl
yani, kimse sikmiyor mu Nalan'ı?" dedi. "Yok, olur mu öyle
şey!" dedim. "E tamam bana ver istersen, ben satarım, çok
da para yaparız!" dedi. "Ya yok saçmalama!" dedim. "Sen
bilirsin, ama buralarda ziyan olur güzel karın!" dedi.
O arada kasiyer arkadaş bana kaş göz işareti yapıp
çağırdı. "Hiç takılma o adamla. Uzak dur ondan.
Bildiğin pezevenktir o!" dedi. Adam bizim kasiyerle
konuşmamızdan huylandı ve gıcık oldu ki
yanımıza gelip, "Ben de Nalan'la rezervasyon yapacağım!"
dedi, nakit parayı koydu tezgaha. Kasiyer çaresiz parayı alıp, "Nalan
hanım!" diye seslendi. Karım yanımıza gelip her
müşteriye yaptığı gibi gülümseyerek o pis adamı içeri
masaj salonuna davet etti. Adam bana pis pis sırıtarak ve karımın
elini tutarak, "Hadi gidelim aşkım!" dedi. Çok sinir oldum
ama yapacak bişey yoktu...
Tam 30 dakikasını kullandı adam, sonrasında karım
çıkıp biraz kızgın, biraz da şaşkın
yanıma geldi. "Naptı o adam?" dedim. "Hiç birşey.
Masaj istemem dedi, koltuğa otur dedi, iyice bacaklarını yana
ayır dedi. Soyunmadan öylece iki bacağımı yanlara açıp
oturdum. O da benimle konuştu, konuşurken de 31 çekti!" dedi. "İtiraz
etseydin!" dedim. "Ne diyeceğim ki, hiç dokunmadı bile. Bir
yandan da bana müşteri bulacağını, burada ne
kazanıyorsak 5 katını bir hafta sonunda
kazanacağımızı söyledi. Çok rahatsız oldum!"
dedi. "Boş ver, biz istemedikçe birşey olmaz!" dedim. "Ne
kadar rahatsın!" dedi karım. Birşey diyemedim, o arada tekrar
iş geldi karıma...
Her çıkan yarağını karıma avuçlatıp eline
vermekten, eline boşalmaktan memnun çıkıyordu. O cumartesi
sanırım 10 kişi oldu 6-7 saat içinde. Karım sürekli elini
yıkıyordu. "Bileğim ağrıdı!" dedi.
Nedim abi karımı görünce yanımıza geldi, "Tamam,
bugünlük yeter. Sen de uzman oldun artık!" dedi sırıtarak. Sonra
da karımın günlük hak ettiği parayı verip, "Ha,
senetler Hasan abinizde. Ay sonu oldu mu birini alırsınız ondan!"
dedi. İçim rahatlamıştı senetlerin Hasan abide
olduğunu duyunca. Çünkü Nedim her an terslik yapacak tuhaf bir
adamdı.
Eve gidince karımın bileğine masaj yaptım,
şakadan, "Bu eller çok kıymetli!" dedim. Karım da,
"Nasıl yapıyorum sana da göstereyim mi?" dedi. Çok
hoşuma gitti bu fikir, "Hemen göster aşkım!" dedim.
Soyunup hazırlandım, karım da benimkini eline alıp çekmeye
başladı. "Başka yaraklar nasıl diye merak ediyorsun değil
mi?" dedi hınzırca gülerek. "Evet, gerçekten ediyorum!"
dedim. "Çok güzel olan da var, çirkin olan da var!" dedi karım. "Ne
demek o, büyük küçük filan deriz!" dedim. "Yok, eni boyu
orantılı olan, rengi düzgün olan var. Bazen çok kalın ama
kısa olan oluyor. İnce ama çok uzun olan oluyor!" dedi. Karım
gerçekten yarak uzmanı olmuştu, o bunları anlatırken
heyecandan ben de iki dakikada eline boşaldım...
Pazar günü olunca ayın son günü olduğu için senedi sormaya
Hasan abilere çıktık. Hasan abi yine sehpada tuhaf
sigarasını içiyor ve tepsideki rakısını yudumluyordu. "Oo
hoş geldiniz!" dedi. Burcu abla da, "Çocuklar hoşgeldiniz!"
dedi, sonra karıma dönüp, "Nasıl gidiyor küçük orospu?"
dedi. Hasan abi, "Ya Burcu utandırma kızı!" dedi,
gülüştük hep beraber. Hasan abi karıma, "İşler iyi,
sayılar geliyor bana da, çok iyimişsin!" dedi. Karım da, "Elimden
geleni yapıyorum abi!" dedi. Hasan abi de, "Zaten el işi
seninki!" dedi, tekrar gülüştük.
Hasan abi, "Alın senedin birini. Nedimden aldım senetleri,
çünkü Nedim pek para kazanamıyor, kirayı zor ödüyor. Daha çok
çalışan lazım, ama bulamıyor düzgün kadın!" dedi.
Biraz sohbet ettikten sonra Hasan abi karıma dönüp, "Gel, nasıl
yapıyorsun görelim!" dedi. Burcu abla gülmeye başladı ve "Beni
de kurtarmış olursun!" dedi. Karım, "Ama abi..." dedi.
Hasan abi de, "Ne abisi kızım, sayıları gördüm, hergün
defalarca eline alıyorsun, hadi uzatma!" dedi, bir yandan pantolonunun
fermuarını açıyordu.
Karım bana baktı yardım ister gibi. Ben de, "Abi,
uygun olur mu?" dedim. Hasan abi kızarak, "Sen gerçekten gavatsın,
burada istesem sikerim karını, sadece herkese
yaptığınını yapsın diyorum, senin gibi pezevenk
değilim!" dedi. Ortam gerilince karım, "Tamam tamam abi,
tabii ki!" dedi, yaklaştı Hasan abiye. Hasan abi de, "Çıkart
kızım üstünü, mayo yoksa sütyenle külodun vardır!" dedi. Karım,
"Evet abi!" deyip soyunmaya başladı. Siyah günlük sutyeni
ve siyah küloduyla kaldı.
Burcu abla, "Ooooo, sen neymişsin ya, ay hiç beklemiyordum!"
dedi. Karımın selülitsiz bacaklarını gösterip, "Nasıl
oluyor da sende hiç basen yok, hiç selülit yok, çocuk da var üstelik!" dedi.
Karım da, "Abla yürüyüş yapıyorum, bir de makarna ekmek
yemiyorum, kahve içmiyorum!" dedi. Burcu abla övgüleriyle karımı
rahatlatmıştı. Hasan abi karıma, "Sutyeni de
çıkar, bu sexy değil, birşey anlaşılmıyor!"
dedi. Sonra da bana dönüp, "Oğlum şu kıza sexy birşeyler
al, ne bu? Artık eliniz para da görüyor!" dedi. "Abi soyunmadı
hiç ama..." dedim. Hasan abi ayağa kalkıp hışımla
yanıma yürürken Burcu abla beni kolumdan çekti, "Gel sen benimle
mutfağa!" dedi, karıma da, "Hadi kızım sen
işine bak!" dedi.
Burcu ablayla ben mutfağa geçerken karım sutyeni
çıkartmış, yuvarlak dolgun ve diri göğüsleri, halkalı
pembe meme uçlarıyla Hasan abinin karşısında
ayaktaydı. Hasan abi, "Çok güzel, çok güzel, aferin sana!" diye
övgüler yağdırıyordu.
Burcu abla mutfakta kapıyı kapatıp bana bir bardak su
verdi ve "Evladım, Hasan abin sizin için uğraştı
gerçekten. Bak biz de zengin insanlar değiliz, kaç delikanlıya para
ödüyor koruma kadrosundan. Hep bela işleri, adam stres altında,
bırak senin küçük orospu rahatlatsın. Ben korktum Nalan o işi
yapamazsa diye, çünkü o zaman o parayı başka şekilde
ödeyecektiniz!" dedi. O an aslında asıl belanın Nedim
değil Hasan abi olduğunu anladım. Normalde düzgün görünmesine
karşın kafası dumanlıyken tuhaflaşıyor ve
işi de pek yasal olmadığı için hep sertlikle çözüyordu.
Beş dakika sonra Burcu abla, "Ben bir bakayım!"
dedi, çünkü ses gelmiyordu. Burcu abla çıkıp iki dakika geri
gelmeyince ben de çıktım mutfaktan. Burcu abla bana, "Şşşşttt!"
diye ses çıkartma işareti yaptı. Hasan abi koltukta oturmuş,
pantolunu dizine kadar inmiş, karım da önünde halıda diz
çökmüş Hasan abinin sikini sıvazlıyordu. Ama karımın
külodu da çıkmış, çırılçıplaktı!
Hasan abi esmer sayılmamasına karşın siki
kapkaraydı ve hem kalın hem uzundu. Karım sessizce sikini
sıvazlıyordu Hasan abinin Hasan abi haberlere bakarken. Hemen yine
Burcu abla beni mutfağa çekti ve "Tamam, yok birşey!" dedi.
"Ama abla, çırılçıplak kalmış karım!" dedim.
Burcu abla, "Evladım bir bana bak, bir senin küçük orospuya
bak! Hasan abin haksız mı? Ayrıca Hasan abinle sevişince
çok ağrım oluyor benim, yapamıyorum her zaman. Hem Nalan o kadar
hoş ki, benim bile çok hoşuma gidiyor, kızma Hasan abine. Hele yanlış
birşey hiç söyleme, aranız açılmasın!" dedi.
Biz böyle konuşurken içerden karımın, "Ayyy!"
diye sesi geldi. Yavaş adımlarla tekrar salon kapısına
gittik Burcu ablayla. Hasan abi karımı kanepeye
yatırmış, bacaklarının arasında girmiş,
amını sikerek gidip geliyordu! Hasan abi yüzünü karımın
boynuna yapıştırmış, hırlaya hırlaya kökleye
kökleye sikiyordu karımı! Karımın (Ayyy!) sesini duyduğumda
canı acıyor yada istemiyor sanmıştım, ama tam tersine,
gözleri kapalı, elleri Hasan abinin belinde kendisine doğru çekip
sikilme temposunu ayarlıyordu!
Karımın zevk alarak Hasan abiye
siktirmesini görünce şok oldum. İlk kez benden başkasıyla
sikişiyordu. Hasan abi ise koca vücuduyla karımı altına
almış, namusumu sikiyordu. Burcu abla gülümseyerek beni tekrar mutfağa
çekti ve "İlk kez mi boynuz yiyorsun?" dedi. İçinde
bulunduğum durum hem mahcup ediyor, hem de çok tahrik ediyordu beni.
Eşofmanımın içinde kalkan sikimi Burcu abla da fark etti, "Bak
senin de hoşuna gidiyor. Bozma küçük orospunun keyfini. İndir bakayım eşofmanı!"
dedi ve beklemeden aşağı sıyırdı
eşofmanımı.
Boxerimi de indirince, "Aaa, bu ne? Sen böyle bir hatunla
evlenirken ben bu ufacık şeyle ne yaparım demedin mi hiç? Bir de bu
minnacık şeyle karının eline başka yaraklar verdiriyorsun.
Kadının eninde sonunda canı çeker diye düşünmedin mi?"
dedi. Burcu ablanın sözleri beni aşağılarken elim de sikime
gitti. Ama hemen geri çektim elimi, çünkü o heyecanla boşalmak üzereydim.
Biz konuşurken aniden karım mutfağa girdi,
şaşırdık tabii. "Hasan abi bir bardak su istedi!"
dedi. Beni altım çıplak ve kalkmış sikimle görünce bana bakıp
güldü ve "Sen de boş durmamışsın!" dedi. Karımın
boynu kıpkırmızıydı, çırılçıplak
haliyle suyu aldı. Burcu abla karımın poposuna şaplak
attı ve "Bir gün biz de takılalım küçük orospu!" dedi.
Karım kıkırdayarak içeri gitti.
İçerden Hasan abinin sesi geldi, "Gavat kocan da gelsin!"
diye. Zaten Burcu ablayla bu izni almayı bekliyorduk,
eşofmanımı yukarı çekip içeri gittik. Hasan abinin siki su
hortumu gibiydi, tam sert değildi, ama boru gibi sallanıyordu. O
yarı yumuşak hali bile benim sikimden oldukça büyüktü.
Hasan abi tekrar koltuğa oturdu, karım da önünde diz çöktü.
Hasan abi, "Em kızım!" dedi. Karım Hasan abinin sikini
yalayıp emiyordu. Karımın düz uzun siyah saçları Hasan
abinin sikinin kıllarına, taşaklarına takılıyor,
arada karım saçını düzeltip Hasan abiye sakso çekmeye devam
ediyordu. Burcu abla bana bakıp, "Rahat ol!" dedi. Ben zaten ilk
kez boynuzlu olup, namusumun, çocuğumun annesinin böyle kolayca
sikilmesinden deli gibi tahrik olmuştum. Eşofmanımın
üstünden elimi sikime atıp sıkmak istedim, ama boş bulundum o
kadar dokunmayla külodumun içine boşaldım. Ben gayri
ihtiyari, "Tüh be!" diye ses çıkarınca, karım da Hasan
abi de dönüp bana baktılar. Hep beraber gülüştük.
Hasan abi karıma dönüp başını taşaklarına
bastırdı, "Yala kızım!" dedi. Karım hiç
taşaklarımı yalamamıştı. İlk kez Hasan
abinin taşaklarını yalıyordu. Hasan abi ileri
kaykıldı, bacaklarını az kaldırdı, karımın
başını götüne yapıştırıp götünün
deliğini yalatmaya başladı karıma. "Çok iyi, çok iyi!"
diyordu bir yandan da. Karım iştahla Hasan abinin heryerini
yalıyordu, kara sikini, kıllı götünü, kıllı
taşaklarını...
İyice yaladıktan sonra Hasan abi karımı kollarından
tutup yüzünü bize çevirip kaldırıp sikinin üstüne oturttu. Karım
yüzü bize dönük Hasan abinin siki taşaklarına kadar amının içine
saplanmış halde bana bakıyordu. Hasan abi de iki eliyle
memelerini avuçluyordu karımın. Bir yandan da kucağında
hoplatıyordu karımı. Hasan abi bana, "İndir sen de
eşofmanını!" dedi. Burcu abla beklemeden
sıyırdı eşofmanımı. O zaman ıslak külodum ve
boşaldığım için iyice küçülmüş sikim çıplak
kaldı. Hasan birden bastı kahkahayı ve "Ben dedim sana
gavatsın diye, dayanamadın değil mi?" dedi.
Karım da gülümsüyordu, ama arada yüzünde zorlanma belirtisi
oluyordu Hasan abinin koca yarrağı amına gömülürken. Aynı
pozisyonu karımla eskiden denemiştik, ama olmamıştı. Karım
kucağımda hareket ederken sikim dışarı kaçıyordu
hemen. Anladım ki Hasan abinin siki uzun olduğu için
dışarı kaçmıyordu karımın hareketlerinde.
Ayrıca kalın olduğu için de karımın amında
boşluk kalmıyordu.
Bu arada ortamda doğru olan tek şey vardı: Hasan abi prezervatifle
sikiyordu karımı. Karım benim onu izlememden mi, yoksa Hasan
abinin erkekliğinden mi bilmiyorum, 4-5 dakika kucakta
zıpladıktan sonra bacaklarını birleştirip sıkmaya,
dudaklarını ısırmaya başladı. Karım hasan abinin
sikinin üstünde orgazm olmuştu. Hasan abi karımın orgazm olduğunu
anlayınca, gülerek poposuna bir şaplak atıp, "Orospu, sen
beni zevklendirecektin, ben seni değil. Kalk amına koduğum!"
dedi.
Karım benden utanarak kalktı, amını eliyle sildi.
Çok ıslanmıştı. Yüzü kıpkırmızıydı
ve bacakları istemsizce titriyordu, halen orgazmın etkisindeydi. Yere
halıya oturup, "Ohh!" çekti. Çok rahatlamıştı.
Hasan abinin siki ise halen yarım yumuşak hortum gibiydi. Herhalde
içtiklerinin etkisinden tam sert olmuyordu kocaman siki, belki bu yüzden
boşalmıyordu. Ben ise baktığımda sikimin Hasan
abininkinin yanında çok küçük olduğuna gıcık oluyordum. Ama
çok da tahrik oluyordum.
Hasan abi, "Ulan, senin yapamadığın erkekliği
bana yaptırıyorsun, deyyus!" dedi gülerek. Karım da
boşalmış olduğum için ufacık duran sikimi serçe
parmağıyla gösterip gülücük yaptı bana. Burcu abla, "Aaaa, ayıp ama, oğlanın moralini bozmayın. Herkesin
erkekliği güçlü olacak diye kural mı var? Ben biliyorum ne yapacağımı!"
dedi. Hasan abi, "Hoop, bu yaştan sonra boynuz mu takacaksın
bana?" dedi. Burcu abla, "Bekle gör!"
dedi.
Gitti kutudan bir tane prezervatif çıkardı, açıp içine
parmağını geçirdi. Parmağını prezervatife
sokmuş oldu. Ben ayakta olanlara bakarken Burcu abla yanıma gelip popomu
okşamaya başladı. Yavaşça da prezervatifli
parmağını göt deliğime sokmaya başladı. Karım
da Hasan abi de gülüyordu. Onlara komik geliyordu, ama ben hayatımda böyle
birşey yaşamamıştım. Biraz acıyordu, ama çok
acayip bir histi. Burcu abla parmağını iyice göt deliğime
sokup, "Oldu mu şimdi?" deyip ileri geri parmağıyla
götümü sikmeye başladı. Gerçekten de sikim sertleşmeye
başladı ve iyice kalktı. Çok da utanıyordum. Karım şaşkınlıkla
bundan hoşlanmış olmama bakıyordu. Aslında
hoşlanma değildi, otomatik bir şeydi.
Burcu abla karımı yanına çağırdı, "Gel
küçük orospu, kocanla da ilgilen biraz, mutlu sonlu masaj yap!" dedi. Karım sikimi eline
alıp müşterilerine yaptığı gibi 31 çekmeye
başladı. Burcu abla da parmağıyla götümü sikiyordu aynı
anda. Çok sürmedi, fışkırarak boşaldım. Burcu abla bana kızarak, "Rezil herif, dayanamadın değil mi, batırdın halıyı!"
dedi. Hasan abi gülerek kalktı, güçlü kollarıyla karımı havaya
kaldırıp kucağına aldı. "Siz halıyı
temizleyin, içeri gidiyoruz biz!" dedi. Karım Hasan abinin
kucağında, başını omzuna yaslamış, beraber
yatak odasına yöneldiler, ben de arkalarından baka kaldım...
Halıyı temizleyip bir saat kadar karımın inleme seslerini, yataktan çıkan
gıcırtıları, arada sanırım karımın
poposuna atılan şaplak seslerini dinledik Burcu ablayla. Sonra sesler
kesildi ve banyoya girdiler. Burcu abla da bana, "Temizlik yaparken her
yerim tutuldu senin yüzünden, al içerden bornozları banyoya götür, ben çok
yorgunum!" dedi. Bornozları aldım götürdüm.
Banyoda karım Hasan abinin sırtını sabunluyordu,
ben de elimde bornoz duşakabinin önünde bekliyordum. Duş bitince
bornozları verdim. Karımın boynu
kıpkırmızıydı, götünün yanakları
kıpkırmızıydı, kollarında,
baldırlarında hafif küçük morluklar vardı, ama yüzü gülüyordu.
Hasan abi bornozunu giyince karım Hasan abinin sikini vücudunu heryerini
güzelce kuruladı. Ben de karımı kuruladım, banyodan
çıktık...
Hepimiz giyindikten sonra eve gitmek için müsade istedik. Çıkarken
Hasan abi bana 50 dolar verdi. Ben hemen itiraz edip, "Aman abi ne gerek var!" dedim. Hasan
abi kulağımı çekerek, "Ulan ben senin gibi pezevenk miyim, bak hep böyle hakaret ediyorsun
bana, bir gün kötü olacak!" dedi. Sonra
da, "Normal orada aldığınız ücret işte. Bahşiş
yok, ama karşılığında sen de zevklendin. Ayrıca
karını da titrettim iki kez, onu da bahşişe sayın!"
dedi. Karım, "Teşekkürler abi!" deyip yanaklarından
öptü Hasan abiyi. Burcu abla da karıma pandik atıp, "Beni bile
heveslendirdin küçük orospu!" dedi. Evimize
vardığımızda hiç konuşmadan yatıp uyuduk...
Ertesi sabah karım kalkamadı, çocuğu okula ben
bıraktım. Sonra işten aradım, öğlen 12'de
uyanmış. Oğlanı akşam almaya karım gidecekti, ben
de belki gidemez diye okula gittim. Karım uzun kollu göğsü
iyice kapalı tişört giymişti, boynunda eşarp vardı,
hava sıcak olmamasına rağmen. Hemen anladım, dün geceden
kalan izleri gizliyordu. Okuldan çocuğun arkadaşlarından
bazılarının annesiyle arası iyi karımın. Uzaktan
gördüm karımla konuşup gülüşüyorlardı. Sonra ben yanlarına
gidince, bana (Seni hınzır seni, karını fena sikmişsin!)
der gibi baktılar. Karımı Hasan abi sikmişti, ama
madalyalar bana takılmıştı :)
(Ersin)
(1) Mutlu Son / Happy Ending!
(2) Madalyalar Bana Takıldı! ✔
(3) Camoka!
(4) Karımın Orospu Oluşu!
(5) Beş Yıldızlı Orospu!
(6) Götveren Karım!
(7) Karımın Orospulukta Zirveye Çıkışı!
(8) Mutsuz Son / Kerhane Orospusu Karım!
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: