Kabuklu Yedim! (1) (Sevda 28 Y., München / Almanya)
Merhaba, ben
Sevda. 28 yaşındayım, 1.65 boyunda, ince belli, geniş
popolu ve kavun büyüklüğünde göğüslerim var. Kendimi çok güzel
bulmasam da erkeklerin bakışlarından beni beğendiklerinin
farkındayım. 18 yaşımda şimdiki kocamla evlendim ve beni
Almanya'ya götürdü. Evlenmeden önce başka bir erkekle olmadım, hatta
öpüşmedim bile. Almanya'da hayatımız gayet güzel gidiyordu, kısa zamanda Almancayı bile iyi derecede öğrenmiştim. Bundan 4 yıl önce kocamla bu maceraya başladık.
Ben biraz utangaç biri
olduğumdan, sekste kocamın farklı isteklerini yerine getirmekte
zorlanıyordum, ama yine de elimden geldiğince yapıyordum. Mesela
kocamın yarağını yalamak ve ona götten vermek gibi. Son
zamanlarda ise kocam benimle pørnø izlemek istiyor, ama ben untandığımdan
dolayı kabul etmiyordum. Bu konuda hep tartışıyorduk.
Kocam, "Bunlar sadece filmden ibaret, izleyince ne zararı olacak
ki?" falan diye ısrar ediyordu. Sonunda beni ikna etti ve birlikte pørnø
izlemeye başladık. Her hafta sonu başka bir film, başka bir
konu izliyorduk. İlkin çok tuhafıma gidiyordu, ama sonradan
hoşuma gitmeye başladı. Filmlerde de olsa başka
insanların nasıl sikiştiklerini görmek, farklı boylarda,
farklı kalınlıklarda yarakları görmek çok ilginçti...
Film izlerken
kocamın bana, "Bu yarak nasıl? Bu erkek nasıl
sikiyor? Bu am nasıl? Bu göt nasıl?" gibi şeyler sorması beni daha çok
utandırıyordu ve cevap dahi veremiyordum. Kocam ise, "Utanma,
sadece konuşuyoruz, kötü bir şey yapmıyoruz!" diyor ve
benim utangaçlığımı gidermek istiyordu. Zamanla ben de
açılmıştım, film izlerken artık ben de, "Bu yarak
bir harika, erkek de çok yakışıklı, güzel sikiyor, kadının amı güzelmiş..."
falan diyebiliyordum. Böyle konuşmam kocamın hoşuna gidiyor,
azmasına ve sikinin kalkmasına neden oluyor, hemen beni
yatırıp sikiyordu. Fakat filmlerde erkeklerin çok dayanıyor
olması ve kadınları uzun süre sikmeleri dikkatimi çekmişti.
Kocamın beni sikmesi en fazla birkaç dakika sürüyordu. Filmlerdeki
kadınların sikilmekten haşatı çıkarken, ben
kocamın sikmesiyle tatmin bile olamıyordum ve
utandığımdan bunu kocama söylemiyordum. Kocam işe
gittiği zaman ben evde film koyup izleyerek kendimi parmaklıyordum...
Bir gün kocam,
"Sevda, benim iki hafta iznim var, bir karavan kiralayıp bir göl
kenarında kamp yapalım mı?" dedi. Ben de zaten evde
sıkılmıştım, "Tamam, olur!" dedim.
İnternetten kiralık bir karavan buldu, fiyatta anlaştı.
Kocamın son iş gününden sonra gidip karavanı aldık,
eşyalarımızı yerleştirip yola çıktık. Yaklaşık
dört saatlik yolculuktan sonra vardık. Bir ormanın tam ortasında
kocaman bir göl. İnsan gerçekten orda yaşamak ister,
manzarasıyla ve tertemiz havasıyla tam anlamıyla muhteşem
bir yer...
Kampın
girişindeki ofiste kayıt yaptırdık. Ofisteki görevlinin
biri bize kalacağımız yeri gösterdi ve karavanı oraya park
ettik. Diğer karavanlardaki insanları görünce ben şok oldum.
Kadınların ve erkeklerin hepsi çıplaktı. Kocama, "Ne
yaptın sen, nereye getirdin beni, çıplaklar kampı mı
burası?" dedim. O da, "Hayatım ne olacak, herkeste olandan
bizde de var. Hem bak hiç kimse başkasına bakıp taciz
etmiyor!" dedi. Gerçekten de öyleydi, herkes çıplaktı ve taciz
eden yoktu. Rahatlamıştım, ama ben nasıl bunlar gibi
çıplak dolaşacağım diye düşünüyor, yapabilir miyim
diye kendi kendime strese giriyordum. Kocam da, "Alışınca
çok hoşuna gidecek..." gibisinden bana cesaret veriyordu.
Kocamın rahatlığına bakılırsa eminim ki kendisi
daha önce böyle yerlere çok gelmişti.
Kocam karavanda soyunup
siki önünde sallanarak dışarı çıktı ve "Sevda,
soyun ve gel, nasıl bir özgürlük olduğunu gör, kendini bir kuş
gibi hafif hissedeceksin!" dedi. Ama ben utanıyordum ve cesaret
edemiyordum, hatta sinirden ağlayacaktım. Kocamın
ısrarı ile ben de soyundum ve utana sıkıla
dışarı çıktım. Kimse kimseyi taciz etmiyordu, fakat
amımın kılsız olması birilerinin bana bakmasına
neden oluyordu. Havanın sıcak olmasından dolayı etrafta
fazla insan yoktu, ama ortalıkta dolaşan kadınların ve
erkeklerin önleri orman gibi kıllıydı...
Akşam
yemeği için birşeyler hazırladık. Güneş batmak
üzereyken hava biraz serinlemiş, herkes karavandan çıkıp
dolaşmaya başlamıştı. Çeşit çeşit insanlar
vardı. Kadınların kıllı amlarından ziyade
erkeklerin yaraklarının kabuklu olması dikkatimi çekmişti.
Yalan söylemeye gerek yok, küçük yaraklı erkekler de vardı, ama bazı
yarakların inik hali kocamınkinin kalkık halinden daha büyüktü.
Bu iş hoşuma gitmeye başlamıştı, farklı
farklı yarakları görmek beni mutlu ediyordu. Kocam, "İyi ki
gelmişiz buraya değil mi?" dediğinde, "Evet, çok
güzelmiş burası!" dedim.
Dışarıya,
karavanın önündeki bahçe gibi kısma masamızı kurup
yemeğimizi yerken kocam rakısını yudumluyordu. Açık
havada bir saat içinde nerdeyse şişenin yarısını
içmişti. Kocamın pek fazla içmediğini biliyorum, içkiye
dayanıksızdı, evde içerken hemen sarhoş olur yatardı.
Nitekim şimdi de çabucak sarhoş oldu. Ben de sarhoşluğundan
istifade edip ağzından laf almak için kocamı konuşturdum
biraz. Kocam geçen sene mesai arkadaşlarıyla işyerinin
düzenlediği moral ve motivasyon kampına gitmişti. Yani bana öyle
anlatmıştı. Ama şimdi sarhoş olunca,
arkadaşlarıyla gittikleri o kampın burası olduğunu
itiraf etti. Onunla da kalmadı, burada Alman kadınları
nasıl siktiğini bile anlattı. Yani kocam beni burada Alman
kadınlarla aldatmıştı. Sinirden ve öfkeden kuduruyordum.
İçimden kocama küfürler ediyor, bunun intikamını almam
gerektiğini düşünüyordum...
Kocam
sızıp uyuklamaya başlayınca zar zor içeri götürüp
yatağa yatırdım. Çok sinirliydim, sakinleşmek için biraz
yürüyüş yapmaya karar verdim. Kapıyı kapatıp kamp
alanında gezinmeye başladım. Gözlerim sadece yaraklara
odaklanmıştı sanki. Değişik değişik
yarakları görünce içim bir tuhaf oluyordu. Herkes gibi ben de
çıplaktım ve çıplak gezmeye alışık
olmadığımdan bana çok acaip geliyordu, ama adapte olmam pek
fazla sürmedi...
Gölün
etrafında yürüyüşe çıktığımda, benim gibi
yürüyüş yapan bir kadınla iki erkek gördüm, bana
bakıyorlardı. Onlara gülümsediğimde, "Hallo!" diye
selam verdiler, ben de, "Hallo!" dedim. Kadın benim Alman
olmadığımı anlamıştı, nereli olduğumu
sordu. Ben Türk olduğumu söylediğimde bir tuhaf karşıladılar.
Adam, "Türkler böyle yerlere gelmez sanıyordum?" dedi. Ben de,
"Kocam çok gelmiş, ben ilk defa geliyorum!" dedim. O arada gözüm
adamın yarağına kaydı ve sanki içimde bir alev oluştu.
Ne kadar güzel bir yaraktı o öyle. Hem kalın, hemde büyükçe bir
yarak, ama kabukluydu ve yarağının başını
göremiyordum. Sonra öbür erkeğin yarağına baktım, hemen
hemen aynı gibiydi, ama onun yaşı biraz gençti, tahminen
yaşı 19 falan vardı.
Kendilerini
tanıttılar. Adamın adı Franz, genç
olanınki Fabiyo, kadının adı da Monika imiş.
Meğersem Fabiyo Franz'ın ilk evliliğinden oğluymuş.
Yani Monika Fabiyo'nun üvey annesiymiş. Baba oğul ikisinin de güzel
vücutları ve kalınca yarakları vardı. Monika'nın da
vücudu çok güzeldi, fakat amı oldukça kıllıydı. Ayak üstü
sohbet ederken, Monika eski kocasının Mehmet isminde bir Türk
olduğunu anlattığında şaşırmıştım.
Kadın yeni kocasının yanında hiç çekinmeden eski
kocasını anlatıyordu. Biraz konuştuktan sonra
birşeyler içmek için beni karavanlarına davet ettiler. Ben de kocama
kızgın olduğum için kabul ettim ve gittik. Zaten bizim
karavanın pek uzağında değilmiş karavanları.
Karavanlarının
ön tarafındaki küçük masanın etrafına oturduk. Bir yanıma
Franz, diğer yanıma Fabiyo oturmuştu, Monika
karşımdaydı. Masanın küçük oluşu nedeniyle sohbet
ederken bacaklarımızın birbirine temas etmesi bana heyecan
veriyordu ve her fırsatta onların yaraklarını görmeye
çalışıyordum. Konu konuyu açtı, Monika eski kocasıyla
olan seks anılarını anlatmaya başladı. O
anlatırken beni bir heyecan kaplamıştı. Meğer heyecanlanan
sadece ben değilmişim, Franz'ın yarağının da
hareketlendiğini gördüm, o koca yarak gittikçe daha da büyüyordu. Adam
karısının seks maceralarını dinlerken sertleşmiş
yarağını sıvazlamaya başlamıştı. Birden
hiç beklemediğim bir şey yaptı ve elimi tutup yarağına
götürdü. Ne yapacağımı bilmeden donup kalmıştım.
Franz elimi yarağında yukarı aşağı hareket
ettirip elini çekti. Ben hem Monika'yı dinliyor, hem de Monika'ya
çaktırmamaya çalışarak masa altından kocasının
yarağını sıvazlıyordum.
Sonra beni
asıl şok eden olayı fark ettim, Monika da oğlanın
yarağını sıvazlıyordu. O sırada Franz elini
amıma attı, parmağını amımın dudakları
arasında gezdirip, gülümseyerek, "Islanmışsın!"
dedi. Utancımdan yerin dibine girecektim, fakat adamın
yarağını sıvazlamayı da bırakamıyordum. Beni
ter basmıştı, önüme koymuş oldukları içkiyi bir
dikişte içtim ve bir daha istedim. İkinci bardağı da içince
biraz rahatlamıştım ve utangaçlığım az da olsa
kaybolmuştu. Monika üvey oğlunun dudaklarına bir öpücük
kondurdu, sonra bana bakıp gülümseyerek, "Karavana geçelim mi?"
diye sordu. Ben de fırsat bu fırsat diye düşünüp,
"Evet!" dedim.
Karavana geçtik. Franz
hemen dudaklarıma yumuldu. Çok nazik öpüyordu ve dilini öylesine güzel
kullanıyordu ki, ben çoktan yelkenleri indirmiştim ve kendimi
adamın kollarına bırakmıştım. Monika da üvey
oğluyla öpüşüp yiyişiyordu. Franz beni küçük yatağa
yatırdı ve dudaklarımdan öperek aşağılara indi.
Memelerimi de öpüp yaladıktan sonra amıma geldi. Dilini önce
amımın üstünde dolaştırarak içime soktu. Diliyle beni
sikerken ben zevkten haykırmamak için zorlanıyordum. Bu nasıl bir
duyguydu böyle, bu kadar mı zevk alınır diye düşünürken
orgazm olup adamın ağzına amımın sularını
akıtıyordum...
Franz
abartısız yarım saat amımı yalayıp diliyle
siktikten sonra doğruldu ve kocaman yarağını
ağzıma getirdi. Hiç tereddüt etmeden önce yalamaya, sonra da
ağzıma alıp somurmaya başladım. Franz zevk
alıyor, başımı tutarak ağzımı sikiyor,
zevkten inliyordu. Bir süre sonra yarağını ağzımdan
çıkardı ve yatağa oturup, "Gel kucağıma
otur!" dedi. Ben de bacaklarımı ayırıp
kucağına geçtim. Yarağını tutup amıma sokup
oturdum. Bu nasıl bir şeydi böyle, boşluk bırakmadan amımı
doldurmuştu. Alttan amıma pompalamaya
başladığında ben de kucağında hopluyordum.
Kelimelere sığmayacak zevk dolu uzun dakikalar yaşıyordum.
O sırada oğlan da yanımızda Monika'yı
domaltmış sikiyordu...
Franz bir süre
sonra içimden yarağını çıkarmadan beni kucaklayıp
kalktı. Beni yatağa yatırdı ve tekrar sikmeye devam etti.
Bir ara oğlan Monika'yı sikmeyi bırakıp
yarağını ağzıma getirdi. Ben de ağzıma
alıp somurmaya başladım. Monika'nın amından kalan
tadı ağzımdaydı. Monika bize doğru dönmüştü ve
bir eliyle oğlanın taşaklarını okşarken bir
eliyle de benim memelerimi okşuyordu...
Derken beni siken Franz
kasılmaya başladı. Yarağını amımdan
çıkardığında Monika hemen eğilip ağzına
aldı ve ağzına boşaltıp dölleri yuttu. Franz üstümden
kalktı, ama ben daha doymamış gibiydim. Amıma
iştahlı iştahlı bakan oğlanın elinden tutup
üstüme çektim. Yarağı amıma girdiğinde sanki
babasınınki girmiş gibi hissettim, yarakların büyüklükleri
aynıydı. Oğlan amımı sikerken dudaklarıma yumuldu.
Dilimi somurarak vahşice öpüşmesi çok zevk
aldığının göstergesiydi...
10 dakika falan
siktikten sonra pozisyon değiştirdik. Oğlan sırtüstü
yattı, ben sırtım ona gelecek şekilde üzerine
çıktım, yarağını amıma aldım. Bu sefer ben
at koşturuyordum. Monika beni sırtüstü oğlanın üzerine
yatırdı. Oğlan alttan beni sikerken Monika da klitorisimi
okşuyor, beni zevkten kudurtuyor, orgazm üstüne orgazm olmamı
sağlıyordu. Oğlanın hırlamalarından
boşalmaya yaklaştığı belli olmuştu.
Yarağını amımdan çıkardığında Monika
hemen tutup ağzına aldı ve dölllerini yuttu...
Biraz dinlendikten
sonra sırayla duşumuzu aldık ve oturup sohbet etmeye
başladık. Tabii ki sohbet seks üzerineydi. Benden çok
etkilenmişlerdi ve kamptan sonra da benimle sikişmek
istiyorlardı. Ben de, "Olabilir!" dedim, nerede
oturduklarını sordum. Bizden fazla uzak değillermiş, 24 km
mesafede oturuyorlarmış. Ben her ihtimale karşı adreslerini
ve telefon numaralarını bir kağıda yazdırdım.
Onlar iki gün sonra eve gideceklermiş. Onlara, "Belki yarın
tekrar sikişebiliriz, ama kocama bağlı, eğer yine içip
sızarsa olur!" dedim. Güldük hepimiz.
Sonra ben Franz'a
sordum, "Oğlunun karını sikmesine nasıl razı
oluyorsun?" diye. O da, "Ben yokken gizlice sikmesinden daha iyi
değil mi? Hem böyle üçümüz de daha çok zevk alıyoruz!" dedi.
"Haklısın, çok mantıklı!" dedim. Franz,
"Bazen başkaları da katılıyor bize, aynı senin
gibi mesela. Hayat seksten ibaret!" dedi. Yine hak verdim ve "Ben
şimdiye kadar kocamınkinden başka sik görmemiştim!"
dedim. Franz şaşırmıştı, "Peki tadı
nasılmış?" diye sordu. "İnanılmaz bir sikin
var, oğlununki de öyle!" dedim. Franz, "Senin de harika bir
amın var, seninle herzaman sikişmek isteriz!" dedi. Bu
söyledikleri içimi ısıtmıştı, fakat vakit geç
olmuştu, gitsem iyi olacaktı.
Ayağa
kalktığımda, vedalaşmak için oğlan kalkıp bana
sarıldı. Franz da arkamdan sarıldı ve teşekkür etti.
Ben de onlara teşekkür ettim, fakat ikisinin de yarağı
kazık gibi olmuştu, biri önümde diğeri arkamdaydı. Monika
bana gülümseyerek, "Seni bir daha sikecekler galiba!" dedi. Ben de saate
bakıp, "Neden olmasın?" dedim. Biri dudaklarımdan diğeri
boynumdan öpmeye başladı. Oğlan dudaklarımı
yerken babası da arkamda çömeldi, götümün yanaklarını
ayırıp göt deliğimi yalıyordu. Ben de götümü arkaya verip
amımı da yalamasını arzuluyordum. Adam yapıyordu sanki
ne istediğimi bilircesine...
Oğlan kendini
yatağa attı ve yarağını yalamamı istedi. Bu sefer
ben domalır vaziyette oğlanın yarağını yalamaya
başladım. Babası şimdi beni daha rahat yalıyordu, dilini
bir amıma bir götüme sokuyordu. Ben zevkten çıldracak gibiydim. Oğlanın
yarağı taş gibiydi, üzerine çıkıp amıma soktum ve
hoplamaya başladım. Franz halen götümle meşguldü, götümü parmaklıyordu.
Sanki beni götten sikecekmiş gibi bir hisse
kapılmıştım. Derken Franz, Monika'nın
uzattığı küçük şişeden eline biraz yağ döküp parmaklayarak
götüme sürdü. Epey bir parmakladıktan sonra oğluna hareket etmemesini
söyledi. Sonra yarağını yavaşca götüme sokmaya
başladı. Sonunda tamamını soktu ve bir süre bekledikten
sonra yavaşca pompalamaya başladı. Biri amıma biri götüme
pompalıyordu. Acısa da zevkten kudurmuştum. Yarım saat
kadar sonra biri amıma diğeri de götüme boşaldı...
Duş alıp kendi karavanımıza gittim. Pişman değildim, aksine Alman
kadınlarla beni aldatan kocamdan intikamımı aldığım için çok mutluydum :)
(Sevda)
Kabuklu Yedim! (1) ✔
Kabuklu Yedim! (2)
Kabuklu Yedim! (3)
Kabuklu Yedim! (4)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: