Kabuklu Yedim! (2) (Sevda 28 Y., München / Almanya)
Frans, Fabiyo ve Monika'nın gitmesiyle ben
kendimi kampta sanki yalnız kalmışım gibi hissetmeye
başladım. Kocam her zamanki gibi, zaten içkiyi
kaldıramıyor, ama akşamları içiyor ve gündüzleri de
öğleye kadar yatıyordu. Ben, "İçme şu
zıkkımı!" desem de, "Hayatım tatildeyiz, dokunma
keyfime!" deyip içiyordu. Akşama doğru da,
"Doğanın tadını çıkarmak gerek!" deyip
birlikte biraz göl kenarında gezintiye çıkıyorduk herkes gibi. Kocam
da nerde güzel kadın varsa gözleriyle sikiyordu sanki. Yalan yok,
aslında benim de gözlerim erkeklerdeydi, o kabuklu
yaraklarındaydı...
Bir öğleden sonra kocam, "Ben bir markete gideyim, sigara ve
içki alayım. Var mı istediğin bir
şey?" dedi. "Yok!" dedim, gitti. Gittikten birkaç dakika
sonra yandaki karavanın önünde dondurma yiyen kadını görünce
canım dondurma çekti. Kocama yetişirim diye biraz yürüdüm, ama kocam çoktan
kaybolmuştu. Neyse deyip karavana döndüm, ama yandaki kadın dondurmayı
öyle güzel yalıyordu ki, dayanamadım, marketin yolunu tuttum, kocam
marketteyken dondurma da aldırırım diye düşündüm.
Fakat markete vardığımda açık olması gereken
bir saatte kapalıydı. Cama da, "10 Minuten Pause!" diye bir
tabela asılmıştı. Ee, kocam markete diye gitmişti, ama
market kapalıydı. Bu işte bir tuhaflık vardı. Ne
yapsam diye düşünürken marketin arkasındaki küçük kulübeden gelen,
"Ohhh! Ja! Fick Mich!" diye sesler duydum. Kulübeye yaklaşıp
camından içeriye baktığımda tepemden kaynar sular döküldü.
Kocam kasiyer karıyı domaltmış, inlete inlete sikiyordu.
Öfkeyle uzaklaştım ordan ve içimden (Demek öyle, ben de senden bunun
intikamını almaz mıyım!) diyerek karavana döndüm...
Epey bir zaman sonra kocam elinde alışveriş poşetiyle
gelince, "Amma uzun sürdü, tüm marketi mi satın aldın?"
diye sordum. Kocam, "Yok aşkım, market
kapalıymış, mecburen açılana kadar bekledim!" dedi.
Resmen yalan söylüyordu. Sesimi çıkarmadım, ama öfkemden içim içimi
yiyordu akşam yemeğini hazırlarken.
Akşam yemeğini yerken içmeye başladı yine. İki
saat sonra da sızdı. İçeriye götürdüm ve yatırdım.
Karavanın önünde yalnız otururken, "İyi
akşamlar!" diyen yaşlı bir adama (sanırım 55
yaşın üstündeydi) ben de, "İyi akşamlar!" dedim.
Adam, "Kampta yalnız mısınız?" diye sordu.
"Hayır, kocam içerde yatıyor, çok içti, sızdı
kaldı!" dedim. Adam, "Canınız
sıkılmışa benziyor, isterseniz gölün kenarında biraz
dolaşalım, yürümek iyi gelir, açılırsınız, ne
dersiniz?" dedi.
Ben oturmuşken kendisi ayaktaydı, yani yarağı tam
gözümün önündeydi. Yarağı inikti ve çok kalındı. Ama inik
hali bile uzundu. Aklıma kocamın kasiyer kadını sikişi
gelince, "Olur, sevinirim!" dedim. Adam kalkmama yardımcı
olmak için elini uzattı, ben de elinden tuttum ve kalktım. Sonra
elini bıraktım ve dolaşmaya başladık. Kendini
anlattı, beni sordu ve saire. Dolaşırken yukarı baktı
ve "Herhalde yağmur yağacak!" dedi. Ben de baktım,
bulutlandığını gördüm ve "Evet, olabilir!" dedim.
Adam, "Almanya'nın havasına güven olmaz, yazın
ortasında yağmur yağar!" dedi. Ben güldüm ve
"Doğru!" dedim...
Biraz daha dolaştıktan sonra hava iyice bozmuştu. Adam,
"Benim karavan yakın, hadi gidip orda oturalım, yağmur
yağarsa içeri gireriz!" dedi. "Tamam!" deyip adamın
karavana doğru yürüdük. Dışardaki sandalyede oturdum. Adam bira
ikram etti. Sohbet koyulaşmıştı ve artık şakalar
yapıyor gülüyorduk. Adamın adı Martin imiş. Türklerin böyle
yerlere pek gelmediğini, hele kadınların asla gelmediğini,
nasıl oldu da geldiğimizi sordu. Dilimin döndüğü
kadarıyla anlattım, ama beni anlıyordu...
İkinci biralarımız bittiğinde, "Sana açık
açık birşey sorabilir miyim?" dedi. "Sor!" dedim. "Seni çok beğendim,
çok güzelsin, gençsin, özellikle harika büyük bir popon var!" dedi.
"Teşekkür ederim, ama soruyu sormadın?" dedim.
"Benimle sex yapmak ister misin?" diye sorup elimden tuttuğunda
içimde birşeylerin eridiğini hissettim. Elimi bırakmıyordu
ve beni kaldırıp yanındaki sandelyeye oturttu. Artık
adamın yarağını tam olarak görebiliyordum, hafiften canlanmıştı
ve içimi eritiyordu, amım da ıslanmıştı.
İçimden (Kızım ne olacak, ha genç, ha yaşlı,
sanki evlenecek misin, alt tarafı bir anlık sikiş işte!)
diye geçirdim. Adama, "Neden karın yok?" diye sordum. Adam
anlatıyor, anlatırken de elini bacağıma koymuş yavaşça
okşuyordu. Benim de hoşuma gidiyordu ve amıma ne zaman dokunacak diye
bekliyorum artık, çünkü ıslanmıştım iyice. Martin'in
yarağı da giderek irileşiyordu. Nihayet elini yavaşçca
amıma getirdi ve yoklamaya başladı.
Islaklığını hissedince, "Sevda hanım amın
ıslanmış!" dedi. Ben de gülümseyerek, "Senin de
yarağın büyümüş!" dedim ve güldük.
Elimi aldı ve yarağına götürüp koydu. Ben de zaten
sabırsızlanmıştım ne zaman dokunurum diye.
Yarağını kavradım ve sıvazlamaya başladım.
Elime sığmıyordu ve de çok etliydi. Kabuğunu geri çekince
çok parlak kafası meydana çıkıyordu. Bizi görseler bile kimse
umursamazdı. Martin bana yakınlaşarak dudaklarımdan öptü,
ben de karşılık verdim. İstediğimi anlayınca
dilini ağzıma soktu. Öyle güzel öpüşüyordu ki, çok tecrübeli
olduğu belliydi...
Bu arada yarağı da elimde o kadar sertleşmişti ki,
inanılmazdı, bu yaşta böylesine bir yarak. İçim eriyor,
amım da çeşme gibi olmuştu. Ben dayanamıyordum artık,
dudaklarını bıraktım ve "Hadi içeri girelim, yatakta
daha rahat ederiz!" dedim. Kalktık ve içeri geçtik. Martin beni
yatağa yatırdı ve bacaklarımı açarak amıma
yumuldu. Adam öyle bir yalıyordu ki, beni kendimden geçirmişti, çok
zevk alıyordum ve orgazm üstüne orgazm oluyordum...
20 dakika gibi bir zaman beni yalayıp durdu ve diliyle sikti.
Amımdan ağzını çekti ve güzel parlak kafalı
yarağını ağzıma getirdi. Ben de ağzıma
aldım, hem yalıyor hem de somuruyordum. Martin başımdan
tutmuş ağzımı sikiyordu. Yalayıp somurduktan sonra
çıkan salyaları yutuyordum, harika tadı boğazımda damağımda
kalıyordu...
Yarağını ağzımdan çıkardı,
bacaklarımı omuzlarına aldı. Yavaşça önce sürterek
yarağının kafasını parlattı ve sokmaya
başladı. Amımı dolduran yarağıyla inanılmaz
bir şekilde zevk alıyordum. Sonra da bacaklarımı indirdi ve
üstüme abandı. Sikerken memelerimi mıncıklıyor ve
ağzımda dilini dilimle oynaştırıyordu. Martin
güçlüydü, iri yarı biriydi, yarağı da muhteşemdi.
Keşke benim kocamın yarağı da böyle olsaydı diye
içimden geçiriyordum...
Martin inanılmaz sikiyordu. Pompalıyor, öpüyor,
mıncıklıyordu, ama kibar şekilde, beni incitmeden,
acıtmadan yapıyordu bu sikişi. Epeyce uzun sürdü sikiş,
benim de hoşuma gidiyordu uzun sürmesi. Amımdan çıktı ve beni
domalttı. Götüme hayran olduğunu kendisi itiraf etmişti zaten. Arkadan
amıma yarağını geçirdi ve 'Şlap, şlap,
şlap!' sesleri yükselmeye başladı. Bazen de götümün
yanaklarına şaplak atıyor ve pompalıyordu...
Uzunca siktikten sonra kasılmaya başladı ve boğa
gibi böğürerek içime boşaldı. Dölleri ateş gibi yanan
amımı daha da yaktı. Yarağını çıkarmadan
üzerime abandı ve bir iki dakika kadar sonra çıktı. Birlikte
duş yerine gidip duşumuzu aldık. Bayağı da duş
alan insan vardı. İnsanların bana bakmalarından artık
hiç etkilenmiyordum, gayet rahattım ve artık onlar gibi davramaya
başlamıştım. Hoşuma da gidiyordu doğada
doğal yaşamak. Artık her yaz buraya gelme konusunda gönüllü
olacaktım, veya burası gibi başka bir yere gitmeye.
Duştan sonra tekrar karavanının önüne gidip oturduk.
Martin bana teşekkür etti ve "Çok güzelsin ve güzel sex
yapıyorsun!" dedi. Ben de teşekkür ettim, "Ama ben daha
acemiyim, sadece kendimi bırakıyorum!" dedim. "İyi
yapıyorsun, eğer ki sex yapacaksan içinden gelerek yap, yoksa bir
anlamı olmaz!" dedi. "Evet haklısın Martin, ben de
istediğim için yapıyorum zaten!" dedim. "Güzel! Hayat
kısa, önemli olan zevk almak, gerisi boş!" dedi.
Biraz daha sohbet ettik, "Hangi şehirde oturyorsun Sevda
hanım?" diye sordu. "München!" dedim. "O zaman bir
birimize fazla uzak değiliz, ben de München yakınlarında oturuyorum,
istersen bana ziyarete gel, seninle güzel sex yaparız, tadına
doyamadım!" dedi. Ben gülümseyerek, "Neden olmasın,
gelebilirim!" dedim. Bana numarasını verdi. Franz da
vermişti şimdi garantili üç sikicim olmuştu: Franz, Fabiyo ve
Martin. Dümbük kocamı saymıyorum zaten.
Martin, "Seni birkaç kişiyle
tanıştırırım istersen!" dedi. Bu beni orospu mu
sandı diye aklımdan geçti ve yüzüne farklı baktım herhalde
ki, "Yanlış anlama Sevda hanım, eğer istersen tabii,
hiçbir şey zorla olmaz. Bakarsın, tanışırsın,
istersen yaparsın, istemiyorsan sadece sohbet olarak kalır!"
dedi. "Bakarız!" dedim ve kalkmak icin müsaade istedim.
"Tamam Sevda hanım, yarın yine dolaşmaya çıkalım
istersen?" dedi. Ben de, "Eğer ki kocam erken uyursa olur!"
deyip kalktım ve gittim.
Kendi karavanımıza geldiğimde kocamın
horlamaları dışarı kadar duyuluyordu. İçimden (Dümbük
herif, sen iç, zıbar yat, horla, elin adamları karını
siksin! Ben sana daha Hanya'yı Konya'yı göstereceğim! Maymun
gözünü açtı, artık istediğimle sikişeceğim!) diyerek girdim
içeriye. Geç olmuştu ve ben de yattım uyudum...
Öğlen uyandık. Kafam karışıktı biraz,
acaba kocama haksızlık mı ediyorum diye düşündüm. Ama o da
beni gevur karılaryla adatıyordu, hem dün kendi gözümle de
görmüştüm. Ama mutlu bir evlilik de istiyordum.
Kahvaltımızı yaparken, kocama, "Bak canım artık
akşamları içip sızmak yok, biraz bana vakit ayır!"
dedim. "Tamam hayatım olur!" demesi biraz
rahatlatmıştı beni, kocamla akşamları vakit geçirmek
istiyordum.
Kahvaltıdan sonra kocama, "Hayatım eksiklerimiz var,
markete gidip alışveriş yapalım!" dedim. Kocam,
"Senin gelmene gerek yok canım, ben giderim, sen liste yap, alır
gelirim!" dedi. Kesin o siktiği kasiyer kadın evli
olduğumuzu bilsin istemiyordu. İçimden kızsam da, belli etmedim,
"Tamam!" dedim. Listemi yaptım verdim, kocam gitti markete.
Ben karavanın önünde oturmuş çay içerken Martin geldi ve
selam verdi. Ben de, "Merhaba, oturmak ister misin? Kocam
alışveriş yapmaya gitti!" dedim. Martin oturdu, dün geceyi
sordu. Ben de kızararak, "Güzeldi!" dedim. Martin, "Bu
akşam tekrar yapalım mı?" diye sorunca, "Kocam bana
söz verdi, içmeyecek artık. Ama kocamın sağı solu belli
olmaz!" dedim. Gülümsedi, "Yaparsak çok sevinirim!" dedi.
Ben Martin'e de bir çay ikram ettim, karşılıklı
içiyorduk. Kocam geldi, "Misafirimiz kim?" deyip selam verdi. Ben de
tanıştırdım. "Memnun oldum!" faslından sonra
kocam alışveriş poşetlerini içeri bırakıp
yanımıza gelip oturdu. Başladılar havadan sudan
konuşmaya. Martin kocama, "Çok güzel karın var, seni
kıskanıyorum!" dedi. Kocam da, "Evet, biliyorum, harika bir
karım var!" dedi. Martin, "Seni tebrik ediyorum,
karını serbest bırakmışsın!" deyince ben
korkmuştum benimle sikiştiğini söyleyecek diye.
Kocam, "Nasıl yani?" diye sordu. Martin, "Bir
kadını serbest bırakırsan senin hayatını
yaşantını mutlu eder, ama herşeyi kısıtlarsan
hayatını yaşanmaz hale getirir!" dedi. Kocam,
"Haklısın!" dedi, ama ben halen korku içindeydim. Martin
çayını içti, bir tane daha getirip ikram ettim. Ama çayını
verirken Martin'in amıma bakması kocamın dikkatini
çekmişti. Martin ikinci çayını da içtikten sonra kalktı ve
"Size iyi günler. Çay için teşekkür ederim. Ben de sizi
karavanıma davet etmek isterim." dedi. Kocam da, "Olur!"
dedi ve Martin gitti.
Kocam, "Bu adamı nerden tanıyorsun Sevda?" diye sordu.
Ben de, "Dün akşam tanıştık. Sen sarhoş olup
sızınca seni yatağa götürüp yatırdım. Sonra ben
dışarıda otururken geldi selam verdi. Beni yürüyüşe davet
etti. Ben de yaşlı diye kırmadım ve biraz
dolaştık, sohbet ettik!" dedim. Kocam, "Yaşlı
falan ama adamın yarrağını gördün mü?" dedi.
"Evet canım gördüm!" dedim. Kocam, "Peki canın çekmedi
mi?" dedi. Ben gülümsedim ve "Sen ne diyorsun ya?" dedim. Kocam,
"Sevda aşkım, biz bizeyiz, utanma söyle, söz
kızmayacağım!" dedi.
"Evet, canım çekti, gerçekten iri yarağı var
adamın!" dedim. Kocam öyle konuşmama sevinmişti, "Hah
şöyle, açıl biraz, utanma! Peki, onunla sikişmek ister
misin?" diye sordu. Ben panikleyip terledim, ne cevap vereceğimi
bilemiyordum. Kocam, "Hadi canım, utanma lütfen, söyle!" dedi.
Bu arada dikkatimi çekti, kocamın siki kalkıyordu, aynı porno
izlerken benim yaptığım yorumlardan sonra
kalktığı gibi.
"Madem ısrar ediyorsun, söyleyeyim. Evet, o yarağı
amıma sokmak isterim! Ağzıma alıp yalamak, somurmak ve
Martin'le sikişmek isterim! Mutlu oldun mu şimdi?" dedim. Kocam
heyecanlanmıştı, "Evet şimdi oldu işte! Sen ne
düşündüğünü, ne istediğini böyle açık açık
söylediğin zaman ben çok mutlu oluyorum! İstersen akşam
Martin'in yanına gidelim. Onu ayarlayabilirsen sikişebilirsin!"
dedi.
Ben şaşırmıştım, kocam resmen adamla
sikişmemi istiyordu. Acaba beni mi deniyor diye aklımdan geçirdim.
Ama olsun, ben de oyununu oynayacaktım, bakalım ne olacaktı.
"Tamam, akşam yemekten sonra gidelim!" dedim. Verdiğim bu
cevapla kocamın yüzü resmen gülmeye başladı. Siki de kazık
gibi olmuştu. Elimden tuttuğu gibi beni kaldırdı ve
sürüklercesine içeriye yatağa götürdü. Beni bir posta sikti, ama ne sikme!
Kısa süren, fakat benim orgazm olmamla sonuçlanan hararetli bir sikiş
olmuştu...
Akşam yemekten sonra Martin'in karavanına gittik. Martin
karavanın önünde oturmuş birasını içiyordu. Bizi görünce
sevindi ve "Hoş geldiniz, oturun!" dedi, bize de bira ikram
etti. Biz de oturduk. Ben ikisinin arasına oturmuştum. Masanın küçük ve alçak olmasımdan dolayı
herkesin heryeri açıkça görünüyordu.
Biraz havadan sudan sohbet ettik, biralarımızı içtik.
Kocam işemek için WC'ye gidince, Martin, "Bugün sex
yapmayacağız herhalde?" dedi. "İstersen yaparız!
Kocamla konuştum ve beni sikmene izin verdi, ama çaktırma. Dünkü
sikişmemiz hakkında da birşey deme sakın. Kocamın
yanında bana dokun bakalım, ne tepki verecek, merak ediyorum!"
dedim.
Kocam birkaç dakika sonra geldi ve oturup birasını
yudumlamaya başladı. Martin hemen giriş yaptı,
"Karın muhteşem bir kadın, seni gerçekten çok
kıskanıyorum!" diyerek, elini de bacağıma koydu ve
okşamaya başladı. Kocam da, "Benim karım bir tane, onu
çok seviyorum ve her istediğini yapmakta özgür bıraktım!"
dedi. Martin rahatlamıştı, elini amıma kadar getirmiş,
parmaklarının ucuyla amıma dokunuyordu, amımın
ıslaklığını hissetmişti.
Bu arada ben de Martin'in ve kocamın önüne bakıyordum.
İkisinin de önünde bir canlanma vardı. Ama kocamın gözleri
Martin'in yarağında ve amımdaki elindeydi, izlerken siki
sertleşiyordu. Martin elimi tuttu ve yarağına götürdü. Ben
artık utanmıyordum, madem dümbük kocam böyle istiyor, daha
fazlasını yapacaktım. Martin'in yarağını
sıvazlamaya başladım. Martin'in yarağı kocaman olmuştu.
Eğilip ağzıma aldım, yalamaya, emmeye başladım.
Yan gözle de kocama bakıyordum, kocam ağzı açık beni
izlerken kendi sikini sıvazlıyordu.
Martin başımı kaldırdı ve dudaklarıma
yapıştı. Beni fena öpüyordu, ben de karşılık
veriyordum. Harikaydı, artık hiçbir şeyi düşünecek halde
değildim, içimden geleni yapacaktım. Sanki dümbük kocam yanımda
yokmuş gibi Martin'i kaldırdım ve karavanın içine götürdüm.
Martin benimle öyle bir sevişiyordu ki, dünden daha farklıydı,
daha haşinceydi, ama çok daha hoşuma gidiyordu. Kocam olacak dümbük
de dışarda benim inlemelerimi dinliyordu. Bir ara kapıyı
açtı ve izlemeye başladı. Bir erkekle sikişirken
kocamın beni izlemesi nedense bana inanılmaz zevk veriyordu. Belki
kocam da aynı zevki alıyordu bizi izlerken...
Yaklaşık bir saat kadar sevişip sikiştim Martin'le.
Biz karavandan çıkasıya kadar kocam birkaç kez 31 çekip
boşalmış, yerlere attırmıştı döllerini.
Martin'le duş alıp geldik. Kocam çok mutluydu. Kocamla kalktık
ve Martin'le vedalaşıp kendi karavanımıza döndük.
Kocam, "Hoşuna gitti mi?" diye sordu. Ben de,
"Evet, muhteşemdi! Öyle kalın ve büyük bir yarağı
yemek inanılmaz zevkliydi! Ya sen kocacığım, mutlu musun,
yoksa pişman mısın?" dedim. "Hayatım eğer
sen mutluysan ben de mutluyum!" dedi. Gerçi bizi sikişirken
görmüştü, ama bir kez de bana anlattırdı. Olayı
çözmüştüm, ben başka erkekler hakkında konuşurken,
özellikle de amlı yaraklı, sikişli sokuşlu, emmeli gömmeli
şeyler anlatırken kocamın siki kalkıyordu. Martin'le
sikişmemi anlattırdığında da siki kalktı, hemen
yatağa atıp beni bir posta sikti.
Dinlenirken, bana, "Burada kaldığımız sürece
Martin'le sikişebilirsin. Hatta başkasını gözüne
kestirirsen yine sikişebilirsin!" dedi. "Tamam hayatım, sen
ne istersen olacak, yeter ki mutlu olalım, başka bir şey
istemem!" dedim. Sonra aklıma geldi, belki kocama itiraf
ettirebilirim diye, "Ama içimde biraz burukluk var
kocacığım, keşke sen de başka kadınlarla
sikişseydin daha çok mutlu olurdum!" dedim.
Kocam kafasını yastıktan kaldırıp yüzüme
baktı ve "Ciddi mi söylüyorsun? Gerçekten mutlu olur muydun
başka kadınlarla sikişseydim?" diye sordu. "Tabii ki
kocacığım, hatta seninle gurur bile duyardım!" dedim.
Kocam, "O halde sana bazı itiraflarım olacak, ama bu seni
sevmediğim anlamına gelmiyor, sana deli gibi
aşığım. Kızmak yok, tamam mı?" dedi.
"Tamam!" dedim.
Kocam siktiği kadınları birer birer anlatmaya
başladı. İlk olarak burada yeni siktiği marketteki kasiyer
kadını anlattı. O anlattıkça ben gaz veriyordum,
"Aslan kocacığım, iyi yapmışsın, sikici
erkeğim benim!" diye. Sonra buraya iş arkadaşlarıyla
geldiğini ve siktiği kadınları anlattı. Ben,
"Helal olsun sikici kocama!" diye gaz vermeye devam ediyordum. Bu
anlattıklarını zaten biliyordum, ama bilmediklerimi
anlattıkça hayret etmeye başlamıştım. Tanıdığım,
tanımadığım birçok kadını sikmiş...
Kocama, "Madem artık aramızda gizli saklı kalmadı, ben de
itiraf etmek istiyorum!" dedim. Kocam heyecanlanmıştı,
"Anlat aşkım!" dedi. "Ben Martin'le dün de
sikiştim!" dedim. Bana ağzı açık baktı ve
"Gerçekten mi?" dedi. "Evet, kızdın mı?"
dedim. "Hayır aşkım kızmadım, iyi
etmişsin!" dedi. Baktım kocam sevindi, "Martin'den önce de
burada iki kişiyle sikiştim, yanlarında bir de kadın
vardı!" dedim. Kocam hem şaşırarak hem de sevinerek,
"Yahu nasıl, ne zaman yaptın bunları ve benim nasıl
haberim olmadı?" dedi. Ben de, "Eee, beni böyle bir yere getirip,
içip sızıp uyur, yalnız bırakırsan olacağı bu
canım kocacığım!" dedim.
Kocam dudaklarımı öpüp, "Artık bundan sonra
herşey serbest!" dedi :)
(Sevda)
Kabuklu Yedim! (1)
Kabuklu Yedim! (2)
✔
Kabuklu Yedim! (3)
Kabuklu Yedim! (4)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: