Kabuklu Yedim! (4) (Sevda 28 Y., München / Almanya)
Öğleden sonra kocam kalkmış kahvaltı
hazırlamış ve beni uyandırdı. "Hadi
aşkım, kalk kahvaltımız yapalım, akşama parti var!"
dedi. Kalktım, kahvaltımızı yaptık. Ben sofrayı
toplarken kocam sigara almaya markete gitti. Kocam gider gitmez de Martin
göründü bizim karavanın önünde. Selamlaştık. Beni
özlediğini, benimle olmak istediğini ve beni
unutamadığını söyledi. "Ben de seni özledim, hele
senin yarağını çok özledim!" dedim. Martin, "O halde
bu gece partiden sonra benim karavana gel. Kocan nasıl olsa partide çok
içecek ve erkenden yatıp uyuyacaktır!" dedi. "İyi,
tamam!" dedim. Martin sevinerek gitti...
Günün kalanını dinlenerek geçirdik. Gece olmuş, partiye
gitme zamanı gelmişti. Gittik. Kampta bu tür partiler için özel bir mekan
varmış, rengarenk ışıklı ve müzikli bir yerdi. İçeri
girdik, biraz Diskoları andırıyordu. Son ses müzik çalıyor,
herkes içiyor, piste çıkıp dans ediyordu. Çok kalabalıktı,
nerdeyse kampataki herkes gelmişti. Herkes herkesle dans ediyordu. Gül ve
Serhat çifti de gelmişti. Onları görünce kalabalığın
içinden insanlara sürtüne sürtüne, insanlar bize sürttüre sürttüre geçip masalarına gittik, dördümüz içmeye ve eğlenmeye
başladık...
İkişer kadeh içtikten sonra Gül benim elimden tutup dans
pistine çekti. Kalabalığın tam da ortasına
sürüklemişti. Dans ederken Gül bana resmen
yapışmıştı, ellerini belime atmış kendine
çekiyor, memeleri memelerimde eziliyordu. Gül ile kadın kadına
sevgili gibi dans etmek tuhafıma gitmişti, ama etrafta bizim gibi
birbirine yapışmış başka kadın çiftler görünce
biraz rahatladım.
Bazı erkekler de dans eden kadınlara arkadan
sarılıp ritme uyuyordu. Aynısını bize de
yapıyorlardı, biri gidiyor başkası geliyordu. Götlerimize
temas eden yarak sayısı belli değildi. Ama hoşuma
gitmişti, süper bir gece oluyordu. Gül'ün kulağına, "Ben bu
partiyi sevdim!" dedim. Gül de, "Sen hele bir Augsburg'a gel, bak seni
nerelere götüreceğim!" dedi ve belimdeki elinin birini aşağıya
indirip götümü avuçlayıp bıraktı...
Gül ile uzunca dans edip oturduk, sonra kalktık tekrar dans ettik. Tekrar oturduk, tekrar kalktık dans ettik. Saat ilerledikçe içenler kendinden geçiyor ve tuttuğu kişiyle
öpüşüp elleşiyordu. Kimin eli kimin cebinde belli değildi.
Etrafıma baktım, acaba seks partisine mi geldik diye düşünmeden
edemedim. Her neyse, güzel eğleniyorduk. Dans ederken arada sırada masamıza bakıyordum,
kocamla Serhat ne yapıyor diye. Serhat da kocam gibi çok içiyordu. Onlar
da kafayı bulmuş, masamızın etrafında dans etme
ayağına tuttukları kadınların her tarafına kalkık
yaraklarını sürtüyorlardı. Sadece onların değil,
birçok erkeğin yarağı sertleşmiş, öyle dans
ediyorlardı. Nereye baksam manzara bir harikaydı, herkes kendinden
geçmiş gibiydi...
Ben Gül ile yapışmış dans ederken bir adam geldi ve
Gül'ün kulağına birşey söyledi. Gül de benim kulağıma,
"Quikie yapacağız, gel izle istersen!" dedi. Kalabalığı
yararak mekanın arkasına doğru gittiler. Quikie ne demek
bilmiyordum, ama galiba sikişeceklerdi. Tabii ben de peşlerinden
gittim. Malzeme deposu gibi yere girdiler, ben kapıda durdum, izlemeye
başladım. Gül adamın önüne çömeldi, kabuklu yarağını çok
az yaladıktan sonra hemen kalktı ve raflardan tutunup domaldı.
Adam da arkadan geçirdiği gibi Gül'ü sikmeye başladı.
Ben onların sikişmesini izlerken bir
baktım genç bir erkek dibimde bitti. "Sen de Quikie ister
misin?" diye sordu. Yarağına baktım, kazık gibi
duruyordu. Amım zaten sulanmıştı, hayır diyecek
durumda değildim. Elinden tutup depoya soktum delikanlıyı. Hemen
çömelip kabuklu yarağını biraz yaladım, sonra kalkıp aynı
Gül gibi raflardan tutunarak domaldım. Genç te arkadan benim amıma geçirip
sikmeye başladı. İkisi de deli gibi sikiyordu. Gül'ün sikiş
de benimki de çok kısa sürdü, ama orgazmla sonuçlandı. Demek Quikie buymuş,
yani öpüşme ön sevişme falan olmadan, çabuk ve kısa süren
sikiş. Gül böyle konularda tecrübeliydi anlaşılan, adamlara ağızlarımıza
boşalmalarını söyledi. Adamlar da
ağızlarımıza boşalıp gittiler. Gül ile birlikte
WC'ye gidip ağzımızı yıkadık ve parti
mekanına döndük...
Bilmiyorum, bizim erkekler de başka kadınlarla
sikiştiler mi. Ama ikisi de içkiden zom olmuştu. Ayakta zor
duruyorlardı. Biraz kocalarımızla oturduk. Parti yavaş
yavaş bitmek üzereydi. Ben fazla içmemiştim, Gül de benim gibiydi,
ama kafalarımız hafif çakırkeyf olmuştu. Kocalarımızı
alıp karavanlarımıza götürüp yatırdık.
Sonra Gül yanıma geldi ve oturup partiyi yorumladık. Gül bana,
"Nasıldı senin Quikie?" diye sordu. "Çılgıncaydı!
Bu insanlarda ne dert ne tasa var, istedikleri gibi sikişiyorlar. Biz ise
korkudan mıdır, terbiyeden midir bilemiyorum, bu çılgınlıkları
yapamıyoruz!" dedim.
Gül, "Valla ben yapıyorum Sevda. Ve şu ana kadar da kimsenin
ruhu duymadı. Türklerle sikişmediğin sürece hiç kimse duymaz,
anlamaz. Kocamı ilk aldattığım erkek Türktü. Güzel de
sikiyordu ve her seferinde beni doyuruyordu. Başlarda her şey güzel
gidiyordu, ama birkaç buluşmadan sonra beni adeta sahiplendi. Başka
erkeklere bakmamı, konuşmamı yasakladı. Düşünebiliyor
musun ya, beni kendi kocamdan bile kıskanmaya başlamıştı.
Bana Tavuk boku gibi bulaşmıştı, sikmeye çağırdığı
zaman gitmek istemesem, kocama ve tüm akrabalarıma söylemekle tehdit
ediyordu. Bu heriften nasıl kurtulacağımı düşünürken bir
mucize oldu. Herif Almanya'da geçici oturum izniyle kalıyormuş ve süresi bitmiş, yabancılar polisi bunu
sınır dışı etti de kurtuldum. O günden sonra bir daha asla
bir Türkle sikişmedim ve şimdi kafam çok rahat! O nedenle, sikişeceksen sadece kabuklularla sikişeceksin!" dedi.
Konu kabukluya gelince ben birden, "Ayyy ben Martin'i unuttum!" deyip
ayaklandım. Gül, "Ne olmuş Martin'e?" dedi. Ben de, "Martin'e
söz vermiştim, gitmeden önce son kez sikişecektik. Ben Martin'in
karavanına gidiyorum!" dedim. Gül de kalktı, "Kız ben de
geleyim, üçlü yaparız!" dedi. Ben de, "Karavandaki yatağa üç kişi zor
sığarız!" dedim. Gül, "Kızım kafana
taktığın şeye bak, olmazsa açık havada yaparız!"
dedi. "İyi, hadi gidelim!" deyip gittik.
Martin karavanın önünde oturmuş, birasını içerek beni bekliyordu.
Selamlaştık. Martin ayağa kalktı ve bizi dudaklarımızdan
öptü, "Buyrun, oturun!" dedi. Martin'i aramıza aldık ve
oturduk. Ben hemen yarağını elime aldım, biraz sıvazlayınca
hemen sertleşti. Eğildim, yalamaya başladım. Martin beni
yarağından uzaklaştırdı ve "Acelen var galiba, Quikie
mi istiyorsun?" dedi. "Hayır, acelem yok, saatlerce sikişebilirim,
nasıl olsa arabayı kocam kullanıyor, ben München'e kadar yatar uyurum!"
dedim. "Tamam o zaman!" dedi ve dudaklarıma yapıştı,
dilini dilimle dans ettirmeye başladı. Bizim öpüşmemiz uzun sürdü,
o arada Gül yarağı ağzına almış somuruyordu.
Dudaklarımız ayrıldığında, Martin, "Ne
kadar şanslıyım, iki tane sexy Afrodit benimle sevişiyor. Hadi
kalkın, içeri geçelim, yoksa başka erkekler de görüp katılmak
ister!" dedi. Gül hemen, "Katılsınlar, bence mahsuru yok, hem
açık havada daha zevkl olur!" dedi. Ben de, "Bana da uyar, isteyen
katılsın!" diyerek Gül'ü onayladım. Martin, "O zaman battaniye
alıp arka tarafa çimlerin üzerine geçelim!" dedi.
İki tane battaniye alıp karavanın arkasındaki
çimlere serdik. Öpüşüp emişmeye devam ettik. Martin bir bana uzatıyordu
yarağını, bir Gül'e, sırayla dönüşümlü somuryorduk
yarağı. Martin de hangimiz boştaysak onun memelerini emiyordu. Kafalarımız
da çakır olduğundan hiç bir şey umurumuzda değildi,
aldığımız zevke bakıyorduk. Uzunca bir süre emiştikten
sonra Martin kalktı ve beni domalttı. Arkamdan amıma girdi,
pompalamaya başladı. Martin bana pompalarken, Gül de onun taşaklarını
okşuyor ve bazen götüme şaplak atıyor, bazen de sallanan
memelerimi avuçluyordu. O kadar çok zevk alıyordum ki, etraftan duyarlar
diye düşünmeden inliyor, orgazm oluyordum...
Bir süre sonra Gül, "Hadi beni de sik!" deyip yanıma
domaldı. Martin de benden çıkıp Gül'ün amına geçirdi. Şimdi
inleme sırası Gül'deydi. Ama orospu benden çok inliyordu. Ben
domalmış halde sıramı beklerken baktım ki az ötemize üç
erkekle bir kadın gelmiş. Onlar da battaniye sermiş. Üçünün de
yarağı kalkmıştı, ikisi aralarına
aldıkları kadının her yerini yalıyordu, biri arkadan
biri de önden. Boşta kalan erkek de bize bakarak kalkmış yarağını
sıvazlıyordu. Yarağı da hatırı sayılır
derecede büyüktü. Martin Gül'ü sikmeye devam ederken ben dayanamadım, kalktım
yanlarına gittim.
Adamın kabuklu yarağını ağzıma alıp
somurmaya başladım. Bir süre somurdum. Sonra adam beni domalttı,
arkama geçti. Hemen sikecek sandım, ama amımı yalamaya başladı.
Hem amımı hem de göt deliğimi yalıyor, dilini deliklerime
sokup beni çıldırtıyordu. Zevklerin en güzelini yaşıyordum.
Bu arada Gül'ün inlemeleri artık haykırmaya dönüşmüş, Martin
de iyice hızlanmıştı Gül'e pompalarken.
Nihayet beni yalayan adam yalamayı bıraktı ve amıma
yarağını soktuğu gibi pompalamaya başladı. Pompalamasıyla
birlikte orgazm sularım akmaya başladı. Her şey o kadar güzeldi
ki, ben bunları neden çok daha önce yapmadım diye düşünüyordum. Keşke
kocamı çok daha önce dinleseydim, bunları çok çok önce yaşamış
olurdum ve şimdi başka şeyler yaşıyor olacaktım. Ama
geç değildi, henüz gençliğimin baharındaydım. Önümde daha
yaşayacağım çok seks macerası vardı...
Gül'ün orgazm böğürtüsünün ardından Martin de Gül'ün
amından çıkıp ağzına boşaldı. Beni siken
adam da boşalmak üzereydi, yarağını amımdan çıkardı
ve belimin üstüne boşaldı. Yanımda sikişen üçlüden bir erkek
boşalmış, öbür erkek halen kadını sikiyordu. Nihayetinde
o da boşaldı. Böylelikle herkes mutlu olmuştu.
Biraz dinlendik ve hep birlikte duş alınan yere gittik, duşumuzu
aldık. Vedalaştıktan sonra herkes kendi karavanına gidip
yattı :)
(Sevda)
Kabuklu Yedim! (1)
Kabuklu Yedim! (2)
Kabuklu Yedim! (3)
Kabuklu Yedim! (4)
✔
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: