Tatlı Komşum! (8) (Furkan 31 Y., Manisa)
Ertesi gün Hatice,
"Biz bu hafta sonu gitmeyeceğiz, oğlum arkadaşları ile
kalacakmış, müsaitsen Cumartesi akşamüzeri çıkıp Pazar
akşamı dönmek kaydıyla kısa bir tatil yapalım
mı?" dediğinde, "Uzaklaşmak iyi gelir!" dedim.
Aslında aklıma Ankara'ya Boris'lere gitmek geldi, ama bunu
konuşmadan ne diyeceğini bilemiyordum. Cumartesi akşamüzeri Hatice'nin
arabasıyla yola çıktık. "Nereye gidiyoruz?" dedim.
"Bursa'ya!" dedi. "Ne yapacağız Bursa'da?"
dediğimde anlattı. "Benim lisedeyken bir sınıf
arkadaşım vardı, Büşra. Hukuk okudu, Bursa'da görev
yapıyor. Seni anlattım, ne zamandır alıp getir diyordu, ona
gidiyoruz!" dedi...
Vardık
Bursa'ya. Asansörden inip dairesine geldiğimizde, kafamda daha önce canlanan,
nemrut, saçlarını topuz yapmış, döpiyes giymiş, kara
kuru, çatık kaşlı kadının aksine, Büşra hanım,
bukle bukle kıvırcık uzun saçları, omuzlarını
açıkta bırakmış kırmızı güllerle
bezeli belden büzgülü, önü arkasına göre daha kısa olan, beyaz uzun
elbisesi içinde siyah gözlerini ortaya çıkaran bembeyaz tenine sanki
ışık saçan gülümsemesi ile karşıladı. Hatice ile
sarmaş dolaş oldular. Bana da yine o sıcak tebessümle,
"Hoşgeldiniz Furkan bey!" dedi.
Çok şık
bir dairede, açık mutfaklı bir yemek odasında, çok güzel bir
masa hazırlanmış, mumlar yakılmış, masaya
çeşit çeşit mezeler, bardaklar dizilmiş, 5-6 çeşit de alkol
şişesi köşede yerini almıştı. Fakat masada 4. bir
servis daha açılmış olmasına rağmen başka kimse
yoktu. Masaya geçtik. Bunlar hemen servis yapmaya başladılar.
Tabağı gösterip, "Beklemeyecek miyiz?" dedim. Büşra, "Çağırsam
mı çağırmasam mı karar veremedim..." deyince, Hatice
hemen atladı, "Kim?" diye. Büşra, "Yok, öyle ciddi bir
birliktelik değil, öyle takılıyoruz işte, o yüzden siz de o
da rahat edebilir mi bilmiyorum!" dedi. Hatice, "Çağır,
çağır!" diye atladı hemen. Ama benim aklım
Büşra'da olduğundan pek sesimi çıkarmadım. Büşra da
benim sessiz kalmamı istemediğim anlamında anladı ve aramadı.
Nasıl
tanıştığımız gibi detaylardan sonra Büşra, "Teşekkür
ederim Furkan, bu güzel kadının uzun yıllardır ilk kez bu
kadar mutlu olduğunu gördüm sayende!" dedi. Ben de, "Onun bana
yaşattığı mutluluğun yanında hiç kalır!"
dedim. Hatice uzanıp yanağımdan öptü. Daha ilk kadehler
bitmişti ki, Büşra'nın telefonu çaldı. Büşra
açıp, "Arkadaşlarım var... Manisa'dan arkadaşım
ve sevgilisi... Tamam gel, tanışırsınız!" dedi.
15 dk sonra onun da
hukukçu olduğunu öğrendiğimiz kişi elinde bir
şişe şarap ve iki küçük buketle geldi. Birini Hatice'ye birini
de Büşra'ya verdi. Kendi kendime (Dallamasın Furkan, elin boş
götün yaş geldin!) dedim. "Mert ben!" dedi elini uzatıp. Tanıştık,
oturduk. O an Hatice'nin telefon çaldı. "Efendim?" diye
açtı. "Hı hı, Büşra'dayız, sorun yok, tamam tamam,
onların da sana selamı var!" dedi kapattı. "Ahmet...
bize vardınız mı diye soruyor!" dedi. Mert aval aval bakıyordu.
Büşra, Mert'e, "Kocası!" dediği anda Mert'in
suratındaki ifade, Hatice, Büşra ve benim kahkahalarla gülmemize
neden oldu. Mert, "Kocası mı?" dedi. Ben de, "Şanslı
adamım!" dedim sadece. Mevzuyu anlatıp ortamın
tadını bozmadık hiçbirimiz. Bir ara hanımlar mutfağa geçince,
Mert soran gözlerle bana baktı. Parmaklarımla yuvarlak yapıp, "Top!"
dedim gülerek. "Haaaa!" dedi o da gülmeye başladı. Sus
işareti yaptım...
"Müzikli bir yerlere
gidip biraz kurtlarımızı dökelim!" dediler. Çıkıp
bir mekana gittik. Onları tanıyorlarmış, bize güzel bir
loca verdiler, dans pistine bakan. Sonra hanımlar dans etmek istedi, ben
ve Mert kalkmadık. Onlar önümüzde dans ederken, Mert kulağıma
eğilip, "Gerçekten çok şanslı adamsın, Hatice çok
güzel kadın!" dediğinde, "Valla ben de senin
aynını düşündüm, nekbet ters bir kadın beklerken Büşra'ya
bak, hayat fışkırıyor!" dedim. "Evet,
eğlenilecek kadın!" dedi. Evlenilecek demediği dikkatimi
çekti...
Bir ara nerden
çıktı anlamadığımız iki kişi bizim hatunlara
doğru yanaştı, ama iki dakika içinde birileri adamları
alıp kapı dışarı etti. Gece 01:30 gibi hanımlar
daha çok, biz de bayağı çakır olup, eve geri döndük. "Biz
üzerimizi değişeceğiz!" deyip gittiler. İkisi de
kısa saten askılı gecelik giyip geldi. Bize de şort
tişört çıkardıklarını söylediler. Bana tam uydu
giydiklerim, meğer Hatice dün alıp bavuluna koymuş. Birer kadeh
viski konuldu. Hatice alkol sınırını
aşmıştı, ikili koltukta otururken kahkahalarla gülüyor, hiç
toplanma gereği duymadan tepiniyor, kah öpüyor kah boynuma
sarılıyordu. Büşra ise topladığı
bacaklarıyla Mert'in oturduğu koltuğun kolçağına
tünemiş oturuyor, o da Hatice'ye eşlik ediyordu.
Mert'le
birbirimize baktık, olacaklar belliydi. Ben kafamı salladım OK!
der gibi, o da aynı hareketi yaptı. Mert kalktı, gelip Hatice'yi
elinden tutup kaldırdı, belinden tutup kendine çekip
dudaklarını dudaklarına aldı. Ben de aynını
Büşra'ya yaptım. Hatice bir an kendini çekip, "Ay durun, ne
oluyoruz, biz şimdi grup mu olduk?" deyip kahkahayı bastı.
Büşra ise halinden memnun nefessiz öpüşüyordu benimle...
Sonraki geçen bir
saatte amlar yalanıyor, yaraklar ağızlarda dolaşıyor.
Büşra ile Hatice sürekli aramızda yer değiştiriyordu. Daha
sikmeden bir saat oynaştık. Büşra, "Hadi gel bakalım Furkan
bey, Hatice'nin neden bu kadar mutlu olduğunu anlayalım!" deyip,
yarağımı tutup amcığına sürtmeye
başladı. Sonra da ilginç bir hareketle komple yarağımı
içine aldı. Beni kendine çekmemiş, kendisi bana doğru
gelmişti yattığı yerden, yani o bana soktu amını.
Mert çoktan domalttığı Hatice'nin amına gömmüş, Hatice,
"Ohhhh ne güzel, ohhhh sikiliyorum, hem sikişenleri seyrediyorum,
rüya gibi!" diye inliyordu. Tüm olayı Büşra idare ediyor, ben
kalçalarını avuçlamışken kafamı göğüslerine
bastırıp emdiriyor, saçlarımdan çekip dudaklarımı
kemiriyor, ya da boynumu emiyordu...
Hatice orgazm
olmuş, ama Mert halen amında hareket halindeyken,
kucağımdaki Büşra'nın oturup kalkışlarından
zıplamasından doruğa yaklaştığı
anlaşılıyordu. Mert Hatice'yi bırakıp yanımıza
geldi. Niyetini anlamıştım, Büşra'nın belinden
bastırdım. O hareketsizlikte Mert yarağını götüne
dayadı. Büşra yarağı göt deliğinde hissedince bir an
kaçmak istedi, ama ben belinden bastırdığım Mert de
kalçalarından tuttuğu için kaçamadı. Mert'e bakıp, "Iııhh,
yapma!" dedi, ama Mert çoktan yarağının başını
sokmuştu bile. Yarağım arkadan giren yarağın
yarattığı basınçla daha da daralan amcığında
kısıldı. Ben hareketsiz dururken, Mert arkadan pompalamaya
başladığında ben de onun geri çektiği anlarda ileri
ittiriyor, iki taraflı Büşra'yı kudurtuyorduk...
Büşra,
"Ohhhh hiç denememiştim, offfff, ahhhhh, harikasınız,
ağzıma da yarak olsa keşke, ohhhhhhh çok güzellllll, Hatice görüyor
musun of nasıl sikiyorlar!" diye inliyor, ardı ardına
kasılıp orgazm oluyordu. Hatice gelip orta parmağını
yarak gibi Büşra'nın ağzına soktuğunda, emmeye
çalışıyor, ama aldığı zevkten inlemelerini
kontrol edemiyordu. Önce Mert, sonra da ben boşaldım. İki
deliğinden de döller akarken Büşra koltuğa devrilip, "Offff,
öldürdünüz beni! Hatice yok böyle bir zevk, seni de alsınlar
aralarına!" diye konuşup duruyordu. Hatice dudaklarını
büküp, "Ben de istiyorum!" dedi şımarık çocuk
edasıyla...
Kafalar
bayağı yerine gelmeye başlamıştı. Birer kadeh
viski daha konuldu. Kadınlar gidip birer duş alıp geldiler.
Sonra da bizi duşa gönderdiler. Soğukla ılık arası
aldığım duş daha da canlandırdı. Odaya geri
döndüğümde, Büşra ile Hatice çıplak ve hazırdı. Yatak
odasına geçtik. Bu kez Mert alta yattı, Hatice üzerine
çıkıp hazır yarağı amına aldı, yavaş
yavaş oturup kalkmaya başladı. Mert avuçladığı
memeleri sıkıyor, uçlarıyla oynuyordu. O ara Büşra önümde
diz çöküp yarağımı ağzına aldı, bir süre emip
iyice ıslattı ve Hatice'nin götüne kendi eliyle dayayıp sokmama
yardımcı oldu. Hatice daha rahat almak için Mert'in üzerine
kapaklanmış, Mert'in dudaklarını dilini emiyor öpüyordu...
Santim santim
içinde kayan yarağım köküne kadar girdi götüne. Ben hareket ettikçe Mert
geri çekiyor, ben geri çekince amcık ona kalıyordu. Kafamı
çevirdim, Büşra elinde cep telefonu Hatice'nin amcığını
ve götünü çekmeye çalışıyor, resmen yerlerde sürünüp uygun açıyı
bulmaya çalışıyordu. Hatice, "Bu çok güzel, ohhh çok güzel,
ohhh nasıl bir zevk buuuu!" diye inliyor, "Furkan'ım, ya
hep istersem?" diye bağırıyordu. Ben, "İstersen
sikeriz yavrum! Mert'le Büşra gelir canın isteyince amını
götünü sikeriz!" deyince, "Ohhhh, ohhh!" diye inliyor,
vıcık vıcık amcık sularından Mert'in
yarağı 'Şlop şlop!' ses çıkarıyordu...
Hatice, "Offff,
orgazmlar bitmiyorrrr, Büşra, amım götüm saçlarımın telleri
bile orgazm oluyor, ohhhhhh! Offf, yoruldum!" diye inleye inleye durdu ve
aramızdan kayıp yıkıldı yatakta. Elimle
yarağımı sıvazlayarak Büşra'yı önümde diz
çöktürüp ağzına yüzüne göğüslerine
fışkırttım döllerimi. Hatice hiçbir şeyden geri kalmak
istemiyor gibiydi, doğrulup Mert'in yarağını avuçladı
ve "Sen de beni yıka!" dediğinde, Mert boşalmaya
başlamıştı heryerine. Herkes pert bir şekilde bir
kenara kıvrılıp uyudu...
Sabah, daha
doğrusu öğlen uyandığımda Mert'le Hatice halen
yataktaydı. Kalktım. Büşra mutfakta, başı
ağrıyor olsa gerek, kendine soda limon hazırlıyordu. Önünü
kapatmadığı kimono türü kısa bir sabahlık giymişti.
Usulca arkadan yanaşıp yarağımı dayadım götüne,
ellerimi koltuk altından geçirip göğüslerini avuçladım. "Dur,
dur ne yapıyorsun?" deyince, "Başını geçireceğim!"
dedim. Gülm eye başladı. Dediğimi yaptım, mutfak tezgahına
domaltıp güzelce siktim. İkimiz de
boşaldığımızda, kendi sesimizden
duymadığımız sesler geliyordu yatak odasından. "Ohhhh,
Mert, harika, çok iyi geldi bu sabah sabah, ohhhh!" diyen Hatice'nin sesi...
Giyinip dışarda
kahvaltıya gittik. Kahvaltı sonrası biz geri dönüş için
yola çıktık. İlk yarım saat hiç konuşmadık.
Sonunda sordum, "Pişman mısın yoksa?" diye. "Pişman
değilim, aksine çok sevdim, ama senin ne düşündüğünü
bilemediğim için sustum!" dedi. "Bence de çok güzeldi, hem de
uyumlu olduğumuz bir çifte denk geldik!" dedim. "Buna çok
sevindim, kahvaltı yaptığımız yerde Büşra ile tuvalete
giderken, Furkan ve Mert hakkımızda ne düşünüyor acaba diye
konuştuk!" dedi. "Büşra tecrübeli gibi geldi?" dedim. "Yok,
o da ilk kez yapmış! Hatta biz ilk dışarıdan gelip
sarhoşlama o gecelikleri giydik ya, o zaman ben, bu kıyafetle
yanlarına gidersek odalara bile götürmeden orda sikerler bizi dedim,
Buşra da, siksinler kızım, zaten sikilirken seyretmek ve seyredilmek
nasıl birşey diye merak ediyordum diye güldü, ama grupseks yoktu
olayın içinde!" dedi. Ben de, "Bir dahaki sefere biz onları
ağırlayalım!" dedim. "Olur aşkım! Mert de
senin kadar iyi sikici, ne zaman isterlerse gelsinler!" dedi...
Hava
kararmıştı. Otobandaki tesisleri gösterip, "Çek şuraya,
kuytu bir yere yanaş!" dedim. Hatice, "Bu kadar çok am göt
sikiş muhabbeti yapınca sen de kudurdun benim gibi değil mi?"
dedi. En kuytu kısma park etti. Arka koltuğa geçip pantolonu
sıyırdım. Arkası bana dönük kucağıma gelip,
yarağımı amına aldı, oturup kalkmaya başladı.
"Ohhh, acaba bizi seyredenler var mıdır, ohhh, Furkanımmm!"
diye diye, hem kendisi orgazm oldu, hem beni boşalttı...
(Furkan)
Tatlı Komşum! (1)
Tatlı Komşum! (2)
Tatlı Komşum! (3)
Tatlı Komşum! (4)
Tatlı Komşum! (5)
Tatlı Komşum! (6)
Tatlı Komşum! (7)
Tatlı Komşum! (8)
✔
Tatlı Komşum! (9)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: