Tatil Yaraksız Olmaz! (3) (Fatoş 28 Y., İstanbul)
Tatilin üçüncü günü zaten öğlene anca uyanabilmiştik. Cansu
ve ben bile o günlük sekse doymuştuk artık. Bütün günü otelin keyfini
çıkartarak ve gecenin dedikodusunu yaparak geçirdik. Ertesi gün de
aynı şekilde geçiyordu. Akşam saat 17:00 gibi plajda vakit
geçirirken otelin animatörü yanımıza gelip plaj voleyboluna davet
etti bizi. Tabii biz de katıldık. Beşer kişilik iki
takım halinde oynadık. Kadın erkek
karışıktık. Oynayanlar arasında bizden
yaşlısı da genci de vardı. Ortamdaki tek Türk yine Cansu ve
bendik. Oyundan keyif alınca üç maç yaptık. Artık hava kararmaya
başlamıştı ve yedi kişilik bir ekip
kalmıştık. Hep beraber birer içki alıp şezlonglara
doğru geçip sohbet etmeye başladık.
Grupta Cansu ve benden başka genç bir kadın daha vardı. 19
yaşında, beyaz tenli, mavi gözlü sarı saçlı, ince belli,
sıfır beden bir Rus güzeliydi. İsmi Anna imiş. Dört
erkeğin de üçü bir arkadaş grubuymuş, onlar da Dubai'lilerdi.
Tam zengin şımarık gençleriydi. Yaşları en fazla 24-25
dir. En az 1.75-1.80 boylarındalardı. İkisi esmer, biri ise zenciydi.
Zenci olan Omar, diğerleri de Abdullah ve Muhammed idi. Diğer erkek
de 30'lu yaşlarında Bulgar bir erkekti. Boyu 1.90, her yeri
kaslı, beyaz tenli, yakışıklı bir tipti. Tabii Cansu'nun
kaslı ve iri erkeklere zaafı olduğu için hemen çocuğa
yürümüş, aralarında muhabbet ediyorlardı.
Hep beraber çember yapmış, keyifle sohbet ediyorduk. Tabii bu
sırada içki su gibi içiliyor, herkes çakırkeyif olmuştu. Sonunda
sürekli plajdan kalkıp bara gidip içki almaktan yorulduk ve Abdullah gidip
Cin'i şişesiyle getirdi. Bu arada grubun en fırlama piçi de
Abdullah idi. Biz Cin içerken Cansu ve Bulgar çocuk birlikte kalkıp
gittiler. Artık beşimiz kalmıştık. Koca şişe
Cin'i bitirince hepimiz tam olarak sarhoş olmuştuk. Tabii ortada bir
de boş şişe olunca erkekler hemen doğruluk mu cesaret mi
oynayalım diye tutturdular ve oyuna başladık.
İlk başlarda sıradan keyifli şekilde geçiyordu
oyun. Cesaret diyen içki almaya yollanıyor veya denize sokuluyor,
doğruluk diyene eğlenceli sorular soruluyordu. Sonra Abdullah, Anna'ya,
"Bakire misin?" diye sordu. Anna da çok utangaç bir kız idi.
Hemen yüzü kızardı, utana sıkıla, "Evet!" dedi.
Bu sorudan sonra da oyunun rengi değişti. Hepsi birden hem bana hem
de Anna'ya bel altı sorular sormaya başladılar. Oyun benim için
şimdi eğlenceli hale gelmişti ve ben de aynı şekilde
devam ettiriyordum.
Ama Anna her soruda daha da utanıyordu. Erkekler de bunu fark
ettikleri için veya belki onu benden çok arzuladıkları için sürekli
kızcağızın üstüne gidiyorlar, "Hiç sakso çektin mi, en
uzun kaç cm yarak ağzına aldın, amında kıllar duruyor
mu, kılların ne renk çıkıyor?" gibi gibi
aklınıza gelecek her sapıkça şeyi soruyorlardı. Anna
da utana utana cevap veriyor ama oyunu da bırakmıyordu. Gerçi o da
bakireyim demişti, ama sevgilisine sakso da çekmiş, anal da
yapmış.
Bu sırada doğruluk dersem bana da böyle sorular
soruyorlardı. Tabii benim cevaplarım Anna'dan daha renkli oluyordu.
Ama, "Grup seks yaptın mı?" sorusuna ben de utanıp dört
erkekle birden yaptığımı söyleyemedim ve sadece üçlü seks
yaptığımı söyledim. Hatta Cansu ile de grup
yaptığımı söyleyince erkekler keyiften kudurdu.
Oğlanlar da birbirine sordukları sorular hep Anna ve benim üzerimden
soruyorlardı. Mesela biri diğerine, "Daha önce memeleri Fatoş'unkilerden
daha büyük birini siktin mi?" veya "Anna kadar zayıf bir
kızı siktin mi hiç?" gibi sorular soruyorlardı.
Belli olmuştu bu şişe çevirmece oyununu yavaş
yavaş sikişe götüreceklerdi. Ben de kendimi akışa
bırakmıştım. Ama bir yandan da Anna için
endişeleniyordum. Çünkü oğlanlar kıza aç kurt gibi
bakıyorlardı, ama acaba o bunlarla sikişmek isteyecek miydi diye
düşünüyordum. Oyunun kırılma noktası yine Abdullah piçinden
çıktı. "Herkes sürekli doğruluk diyor, biriniz de cesaret
desin artık!" diye ortalığı gaza getirdi. Ve sıra
bende olunca cesaret demek zorunda kaldım. O da fırsatı
yakalayınca Anna ile öpüşmemi istedi.
Çemberin ortasına doğru uzandık ve Anna'nın
dudaklarına yapıştım. Anna da karşılık verdi,
ama çok da uzatmadı ve ayrıldık. Oğlanlar ise
etrafımızda kudurmuşlardı. Ben de şişeyi
çevirince zenci Omar'a geldi ve ben de onla Abdullah'ın öpüşmesini
istedim. Önce itiraz etseler de mecbur kaldılar ve dudaklarını
belli belirsiz temas ettirdiler ve ayrıldılar. Bu sırada
sıra her Anna'ya geldiğinde cesaret demesi için baskı
yapıyorlardı, ama o oğlanların sırasında demiyor,
ancak ben ona denk gelirsem cesaret diyordu. Ben de cinsellik
dışı şeyler yaptırıyordum.
Şişeyi Muhammed çevirip de bana denk gelince bikini üstümü
çıkarmamı istedi. Ben de hiç ikiletmeden çıkardım. Anna da
dahil hepsi keyifle alkışlıyor, tezahürat
yapıyorlardı. Şişeyi çevirme sırası bana gelince
de ben de Abdullah'ın mayosunu çıkarttırdım. Ama o salak da
mayonun altına boxer giymişti. Dimdik siki ortada olsa da halen tek
çıplak bendim. Abdullah çevirince de tekrar ben denk geldim ve benden Omar'ın
götünü yalamamı istedi.
İlk başta, "Hayır, asla!" diye itiraz etsem de
şimdiye kadar hiç yapmadığım için bir yapasım da
gelmişti. Sonra sanki istemiyormuş, zorla yapıyormuş gibi
söylene söylene Omar'ın yanına gittim. Omar da gülerek, "Hadi Fatoş
senle anlaşalım, götümü yalamak yerine sakso çek!" dedi. "Ben de saksoyu tercih ederim ama arkadaşın böyle dedi!" diyerek
reddettim. Omar mayosunu çıkarınca kapkara siki dimdik
karşımıza çıktı. Uzunca ve iri bir siki vardı. Omar da
gururla sergiliyordu.
Sonra götü bana dönük şekilde domaldı. Vücudunda tek bir
kıl bile yoktu. Ben de çekine çekine küçük dil darbeleriyle göt
deliğini yalamaya başladım. Aslında niyetim azcık
yalayıp durmaktı. Ama ben yalamaya başlar başlamaz Omar
yüksek sesle inlemeye başladı ve ben de azcık devam ettireyim
dedim. Daha bir dakika bile olmadan Omar kükreyerek boşalmaya
başladı ve ben de durdum. Kuma boşaldığı yer
dölden göl olmuştu. Ben dahil herkes kahkahalarla gülüyorduk.
Göz ucuyla Omar'ın sikini süzüyordum, halen aynı şekilde
dimdik duruyordu. Gözümden kaçmamıştı, Omar da sikini Anna'ya
sergilemeye çalışıyordu. Anna da göz ucuyla kaçamak
bakışlar atıyordu. Hepsi bana istediklerini
yaptırıyordu, ben de keyifle yapıyordum, ama hepsinin gözleri
hep Anna'daydı. Bu duruma bozulmuştum, içimden (Acaba çölünüzde benim
gibi kızıl bir kadını gördünüz mü de şimdi böyle
davranıyorsunuz?) diye geçirdim. O hırsla şişeyi çevirdim
ve Abdullah geldi. Ben de onun Muhammed'in götünü yalamasını istedim.
Tabii üç oğlan da, "Olmaz o kadar da!" diye isyan etti.
Ben de plaj çantamı elime alıp, "Mızıkçılık
yapacaksanız giderim ben de!" dedim. Ben öyle deyince biraz
sakinleştiler. Abdullah da çaresizce kalkıp Muhammed'in mayosunu
sıyırdı ve kıllı göt yanağına küçük bir
öpücük kondurdu. Ben de uzatmadım ve kabul ettim.
Sonra Abdullah şişeyi çevirdi ve Anna çıktı. Bu
sefer Anna'ya direkt, "Doğruluk söyleyemezsin, sen de cesaret
yapacaksın!" dedi. Anna da kabul edince Abdullah kendisine kucak
dansı yapmasını istedi. Hemen telefondan müzik açtılar. Az
önce utanan sıkılan kız öyle azdırıcı bir dans
etti ki, ben bile gözlerimi ayıramadım. Anna'nın üstünde bikini
üstü vardı, ama bikini altının üstüne mini bir kot şort
giymişti.
Dans bitince Anna elini şortunun arkasına atıp, "Yoksa
boşaldın mı, bir ıslaklık hissettim?" dedi
gülerek. Karanlıktan Abdullah'ın boxeri ıslak mı
göremiyorduk, ama hepimiz kahkahalarla gülüyorduk. Biz gülerken Anna
şişeyi çevirdi ve Abdullah'a, "Hadi çıkar şu boxeri de
görelim boşaldın mı boşalmadın mı?" dedi.
Abdullah da çıkardı. Az önceki kalkmış siki gitmiş,
kıllara gömülü bir yarak kalmıştı. Artık herkes daha
çok gülüyordu. Abdullah biraz bozulmuştu. O da şişeyi çevirdi ve
Muhammed çıkınca, "Bir boşalmayan erkek sen kaldın, Fatoş'un
götünü sik ve sen de boşal!" dedi. Bunu derken üçü de tedirginlikle
bana bakıyorlardı.
Bense hiçbir şeyden demeden çemberin ortasına doğru
domaldım ve Muhammed'e dönüp, "Hadi bakalım!" dedim. Hepsi
keyiften kudurmuştu. Muhammed'in ise mayosunu çıkarıp arkama
gelmesi bir saniye bile sürmemişti. Hızlıca elini tükürükleyip
sikini sıvazlayarak nemlendirdi. Sonra zaten ince olan bikini
altımı hafifçe kenara sıyırıp yavaş yavaş götüme
sokmaya başladı. Ne çok kalın ne de çok uzundu siki. Hepsini
soktuktan sonra biraz durup git gel yapmaya başladı.
Diğerlerinin ilk baştaki gürültü ve alkışları
kesilmişti. Sadece Muhammed'in götüme çarpan taşaklarının
sesi ve benim inlemelerim vardı.
Omar da Abdullah da yaraklarını
sıvazlıyorlardı. Anna da dikkatlice izliyordu. Bense sanki
onlara nispet yapar gibi inliyor, gözlerimi deviriyor, elimin altındaki
kumları sıkıyordum. Arada sallanan memelerim sanki
sırtımı ağrıtmış gibi yapıp bir elimle
memelerimi destekliyordum. Sonra da klitorisimi sıvazlıyordum. İçten
içe üçüne de Anna'dan daha çekici olduğumu kanıtlamaya
çalışıyor gibiydim. Bu sırada Muhammed ise popoma
şaplaklar atıyor, "Orospu, pis kaltak, götünü
dağıtacağım senin!" diyerek küfürler ediyordu...
Çok geçmeden Muhammed tüm gücüyle götüme bastırarak
boşaldı. Ben de döllerinin sıcaklığını götümün
içinde hissederken orgazm oldum. Muhammed kenara çekilip yere uzanınca ben
de bikinimi düzeltip, "Bir temizleneyim!" diyerek denize yöneldim.
Tam bikini üstümü giymek için hamle yaparken Omar elimden kaptı ve "Birşey
olmaz öyle git!" dedi. Ben de dediğini yaptım ve gittim.
Döndüğümde oyuna ara vermişler kahkahalarla
gülüyorlardı. Abdullah beni göstererek, "Muhammed nasıl siktiyse
yürüyüşü yamulmuş!" dedi. Aslında normal yürüyordum, sadece
dalga geçmek için demişti ve buna bozulmuştum. Tekrar şişe
çevirmeceye döndük. Bu arada ben de sıra bana geldikçe ya birisine sakso
çekiyor ya da kucağına oturup sikişiyordum...
Anna'ya ne kadar ısrar etseler de cesaret dedirtemediler. Anna
sonunda baskılardan bunalınca bırakıp gitti. Artık
oyun da bitmişti. Direkt olarak sırayla sikişmeye
başladık. Diğerleri idare ederdi, ama Omar makine gibi
sikişiyordu, beni defalarca orgazm etti. Sırayla sikişmelerimiz
kaçınılmaz olarak grup sekse dönüştü ve benim tost olmamla devam
etti. Sonunda hepimiz sikişmekten bitkin düşünce toparlanıp odalarımıza
çekildik. Ilık suyla güzel bir duştan sonra uyumuşum...
Sabah Cansu'nun odaya gelmesiyle uyandım. O da geceyi Bulgar
çocukla geçirmiş. Kahvaltı ve biraz otelde vakit geçirip gece
yaşananları konuştuk. İlkin Cansu anlattı. Çocuk
romantik takılmayı ve sohbet etmeyi daha çok seviyormuş. Gece
boyunca sadece bir posta sikişmişler ve sarılıp
yatmışlar. Anlatma sırası bana gelince ben de ballandıra
ballandıra önce teker teker sikiştiğimi, sonra da grup seks
yaptığımızı ve tost olduğumu anlattım.
Çok şey kaçırdığı için Cansu'nun suratı
ekşimişti, "Grup yapacağınızı bilseydim benimkini
bırakır gelirdim yanınıza!" dedi. Ben de,
"Gelseydin keşke!" dedim. Cansu, "Peki Anna nasıldı,
güzel sikişiyor muydu?" diye sordu. Buna niye gerek duydum bilmiyorum
ama yalan söyledim ve "Kız sırf seks için
yaratılmış. Biseksüelmiş üstelik, sadece dudaklarımı,
memelerimi değil, amımı ve götümü de yedi bitirdi!" dedim.
Cansu, "Hadi beee!!!" derken yüzündeki o şaşkın ifadeyi
hayatım boyunca unutamam :)
Tatilimizin de son günü olduğu için otelden ayrılıp
Cansu'nun arabasıyla İstanbul'a döndük. İkimiz için de verimli
bir tatil olmuştu :)
(Fatoş)
Liseli Seks Makinesi! (1)
Liseli Seks Makinesi! (2)
Liseli Seks Makinesi! (3)
Liseli Seks Makinesi! (4)
Tatil Yaraksız Olmaz! (1)
Tatil Yaraksız Olmaz! (2)
Tatil Yaraksız Olmaz! (3)
✔
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: