Liseli Seks Makinesi! (3) (Fatoş 28 Y., İstanbul)
O gün açık havadaki grup seksimizden sonra yakalandığım soğuk algınlığından ve yorgunluktan bir haftada zar zor
toparlanmış, iyileştikten sonra da içimden gelmediği için
bir süre Akın'la buluşmamıştım. Ama üç hafta sonra benim
libidom yine artmıştı, tabii Akın'la buluşma
sayılarımız da...
Bir akşam en yakın arkadaşım Cansu ile bir Pub'da
içiyorduk. İkimiz de çakırkeyif olmuştuk. Daha önce Cansu'ya
Akın'dan bahsettiğimde bana çok kızdığı için bu
grup seks olayını hiç anlatmamıştım. Ama alkolün de
etkisiyle ve artık birine anlatmazsam çatlayacak gibi hissettiğim
için anlatmaya başladım. Tahmin ettiğimin aksine Cansu hiç
kızmadı. Hatta ilgiyle dinledi. Ben de gülüşerek en ince
ayrıntısına kadar anlattım.
Laf Murat'ın aşırı kalın sikine gelince masada
duran bira şişesini gösterip, "Bu kadar vardı!" dedim.
Cansu ise, "Abartıyorsun, ne bir erkeğin siki bu kadar kalın
olabilir, ne de bir kadın bunu içine alabilir!" dedi. Ben de,
"Bilmiyorum, belki de soda şişesinden biraz daha
kalındır, yanyana getirip ölçmedim ya!" dedim. Cansu da gülerek
garsonu çağırdı ve şişede soda sipariş etti.
Garson sodayı getirince de eline alıp inceledi, okşar gibi
hareketler falan yaptı. Tabii ikimiz de gülmekten yarılıyoruz bu
arada. En sonunda Cansu, "Tamam soda şişesi kadar kalın
olabilir!" dedi. Ama soda şişesi de bana ince gözüktü ve itiraz
ettim. Derken saatlerce benim grup seksimi kahkahalar eşliğinde
konuştuk.
Bir hafta kadar sonra yine bir cuma akşamı Cansu ile içip
çakırkeyif olmuşken Cansu kulağıma yaklaşıp
fısıltıyla, "Sana bir itirafta bulunucağım, ben
geçen hafta eve gidince o sarhoş kafayla soda şişesini
amıma sokmaya çalıştım!" dedi gülerek. Ben de, "Ee
girdi mi bari?" deyince o da kafasını evet anlamında
salladı yine gülerek. Cansu sonra da, "Kızım şu
meşhur sikin fotosu yok mu hiç yaa?" diye söylendi. Ben de, "Sen
fena taktın bu çocuğa ama!" dedim. O da, "Ne var canım,
tek ihtiyaçları olan kadın sen misin?" dedi ve başka
konulardan konuşmaya başladık.
Cansu ile bu konuyu ayıkken hic konuşmadık.
Murat'ın yarağını merak etmesini de unutmuştum bile.
Ta ki gündüz saati minibüste Murat ile karşılaşıncaya
kadar. Murat beni görünce yanıma oturdu ve konuşmaya
başladık. "Ee bir daha senden haber alamadık, özlemedin mi
bizi?" dedi sinsice sırıtarak ve kısık sesle. Ben ne
diyeceğimi bilememiş ve kala kalmıştım ki, elini
baldırıma atıp pantolonumun üstünden okşamaya
başladı. Hemen etrafa baktım, görebilecek kimse olmayınca
biraz rahatladım.
Murat da bu sırada baldırımı okşayarak,
"Dört yarak çok geldiyse beni tek de çağırabilirsin!" dedi.
Ben de, "Sevgilin yok mu senin?" diye sordum şuh bir edayla. O
ise, "Benimkini gördün o gün, hepinize yeter!" deyip
sırıttı. Bu sırada aklıma Cansu geldi. Minibüs yolcu
indirmek için bir durakta durunca camdan benzin istasyonunu gördüm ve hemen
yerimden kalkıp, "Gel benimle!" dedim ve minibüsten inip
benzinliğe girdim, tabii Murat da peşimden.
Hemen tuvalete geçip kabinlerden birine girdik. Murat hemen beni kabine
dayayıp öpmeye başladı. Bir yandan dudaklarımı öpüyor
bir yandan da montumu çıkarıyordu. Montumu çıkarıp
sıra kazağıma gelince onu durdurdum. Kemerini çözüp pantolonunu
ve boxerini indirdim. O kalın yarağı tüm heybetiyle
karşımdaydı. Hemen telefonumu çıkarıp
fotoğrafını çektim, sonra bileğimi yanına koyup bir
tane daha ve en sonunda bir de 31 çektirir gibi tutup çektim. Murat
şaşkınlıkla bana bakıp, "Ne yapıyorsun?"
diyebildi. Ben de, "Uslu durursan sikmen için sana bir tane hatun ayarlayacağım!"
dedim.
Murat'ın şaşkınlığı geçmemişti.
Fotoğrafları çektikten sonra montumu alıp, "Hadi
gidelim, burası çok pis, burda sikişilmez!" deyip
çıktım. Murat da toparlanıp peşimden geldi. Benzinlikten
çıkınca bana, "Ne yaptın şimdi, bu halde
bırakıp gidecek misin?" dedi. Ben de, "Belki sana bir
arkadaşımı ayarlayabilirim!" dedim ve Cansu'nun birkaç
fotoğrafını gösterdim. Cansu benim aksime 1.65 boylarında,
esmer, zayıf ve atletik vücutlu bir kadındır. Murat da Cansu'yu beğenmiş
olacak ki birbirimize numaralarımızı verdik ve
ayrıldık.
Akşama ise Murat'dan bir mesaj geldi. Sikinin
fotoğrafını atıp, "Beni o halde
bıraktığından beri böyle!" yazmış. Hiç cevap
vermedim. Ama Murat ertesi gün yine fotoğraf attı. Önünde
bilgisayarı vardı, ekranda Akın'ın çekip
attığı fotoğraf açıktı (ellerimle meme
uçlarımı kapatarak poz verdiğim) ve ekrana
boşalmış, ekrandaki resmimin üstü döl doluydu. Bu mesaja da
cevap vermedim. Üçüncü gün ise bir video attı. Videoda kız
arkadaşını domaltmış çığlık
çığlığa sikiyordu. Kızın sırtı
gözüküyordu sadece. Ama anladığım kadarıyla beyaz tenli,
sarı saçlı, kısa boylu biriydi. Mesaj olarak da, "Ne kadar
siksem de senin yerini tutmuyor!" yazmıştı. Buna da cevap
vermedim. Ama dördüncü gün ne atacak diye de merak etmedim değil
doğrusu. Ama ben cevap vermeyince olsa gerek mesajları kesti.
Sonraki hafta sonu yine Cansu'yla içtiğimiz gün çakırkeyif
olunca heyecanla benzinliğin tuvaletinde çektiğim
fotoğrafları gösterdim. İlk başta o da çok
şaşırıp, "Oha, cidden dediğin kadar
varmış!" deyip bir süre yarağı değerlendirdik.
Sonra Cansu'nun jetonu düştü ve "Sen bunu nasıl çektin?"
diye sordu. Ben de olanları anlattım ve "Murat ilgini çektiyse
istersen ayarlayım sana sikişirsiniz?" diye teklif ettim. Cansu
ise, "Ay bilemedim ki, hiç tanımadığım biri, üstelik
daha 18 yaşında!" diyerek mırın kırın etti.
Konuyu ayık kafayla konuşmak için o akşamlık kapattık.
Ama sessizliğimiz çok uzun sürmedi, ertesi gün Cansu beni arayıp
istediğini, ama çekindiğini falan anlattı. Biz de bir plan
yaptık. Akın, ben, Murat ve Cansu, dördümüz önce bir Pub'da oturacaktık,
eğer Cansu'nun içine sinerse hep birlikte Cansu'nun evine geçecektik.
Zaten evde herkes ayrı odalarda takılır diye düşündük.
Cansu'nun evini seçmemizin de sebebi lüks güvenlikli bir sitede
olmasıydı. Cansu'yla anlaştıktan sonra önce
Akın'ı arayıp olan biteni anlattım. O da Murat'a haber verdi.
Ve cumartesi 16:00 gibi bir Pub'da sözleştik.
Cumartesi Cansu ile buluşup birlikte mekana gittik. Cansu ilkin
buluşmaya mırın kırın etmişti ama çok iddalı
giyinmişti. Bluzu askıyla boynundan bağlamalıydı ve
göğüs dekoltesi göbek deliğine kadar uzanıyordu. Her hareketinde
küçük birer portakal gibi olan memeleri yandan gözüküyor, elbise sadece
uçlarını tamamen kapatıyordu. Altında ise dizinden biraz
yukarıda bol bir etek vardı. Ben ise onun yanında çok
sıradan giyinmiştim. Üstümde meme çatalımı azıcık
gösteren bir bluz, altımda da sıradan bir kot pantolonum vardı.
Buluşup oturduğumuzda Murat da Akın da gözlerini
Cansu'dan alamıyordu. Akın'ın gözlerinde (Umarım grup
yaparız!) ümidini görebiliyordum. Mekanda bira içip sohbet ettik.
Cansu'dan bana olumlu mesaj gelince de kalktık ve Cansu'nun
arabasıyla evine gittik. Eve geçince Cansu ve ben mutfakta şarap ve
atıştırmalık hazırladık. Bizim liseli gençler de
salonda oturmuş müzik eşliğinde sohbet ediyorlardı.
Koltuklardan birine Cansu ve Murat, diğerine de ben ve Akın
geçtik. Çok geçmeden herkes şarap içip yanındakiyle ilgilenmeye
başladı. Akın ile benim için de bir farklılıktı
bu, normalde onun evinde zaman kısıtımız olduğu için
hızlıca kuduruk hayvanlar gibi sikişip
dağılıyorduk. Şimdi iki sevgili gibi tatlı tatlı
oynaşıyorduk...
Biraz zaman sonra Akın beni koltuğa yatırıp üstüme
çıktı. Bluzumun sağından solundan vücudumu öperek
çıkarmak için hamle yaptı, ama ben durdurdum, Cansu'nun yanında
soyunup sevişmeye çekinmiştim. Ama dönüp Cansu'lara
baktığımda şok oldum. Onlar bizden hızlı
çıkmıştı. Cansu Murat'ın kucağına
oturmuş, üstü çırılçıplak altında ise şık
bir tanga vardı sadece. Cansuyu o halde görünce benim çekincem de
azaldı ve Murat'ın bluzumu çıkarmasına izin verdim.
Biz yine daha sütyenimi bile çıkarmadan sakin sakin
yiyişirken Cansu'nun çığlıyla irkildik. Cansu Murat'ın
boynuna sarılmış, yavaş yavaş sikinin üstüne
oturuyordu. Kızcağız yay gibi gerilmiş, arkadan tüm
kemikleri belli olmuştu. Çığlıklarına rağmen
kararlı şekilde yavaş yavaş Murat'ın sikini içine
alıyordu. Akın'la ben de dalmış onları izliyorduk.
Sonra Akın'ın kulağıma, "Sence hepsini alabilecek mi
içine?" diye fısıldamasıyla irkildim. Ben de gülerek,
"Alır alır, o kim bilir böyle kaç yarak almıştır!"
dedim.
Sessizce gülüştükten sonra Akın beni soymaya devam etti. Ben
de göz ucuyla Cansu ve Murat'ı izliyordum. Tam Cansu yarağın
tamamını amına almış, üstünde otururken Murat'ın
kulağına birşeyler fısıldadı. Sonra Murat
kucağında Cansu ile ayağa kalkıp salondan Cansu'nun
odasına gittiler. Saniyeler sonra içerden Cansu'nun
çığlıkları, zevkten inlemeleri gelmeye başladı.
Bu sırada ben fark etmemiştim, ama Akın beni çırılçıplak
soymuş, kendi de soyunmuştu. Biraz daha seviştikten sonra
sikiş öncesi Akın'ı durdurup müziğin sesini biraz
açtırdım. Çünkü Cansu'nun çığlıkları hiç
kesilmeden devam ediyordu. Sesi o kadar çok çıkıyordu ki sesteki
dalgalanmalardan tempolarını bile anlayabiliyorduk.
Biz de akınla sikişmeye başladık, ama müziğin
arkasında fon olarak Cansu'nun sesi hiç kesilmiyordu ve konsantrasyonum
bozuluyordu. Akın boşalmasına rağmen ben orgazm
olamamıştım. Hemen sikini ağzıma alıp
kaldırdım ve tekrar başladık. Akın'ın da
hareketleri sertleşiyordu. Anlayabiliyordum, ergen kafasıyla içerde
Murat Cansu'yu bağırtarak sikiyordu ve o da sözde erkeklik gururuyla
beni de öyle bağırtmaya çalışıyordu. Hem kırılmasın
diye hem de daha da sertleşip canımı acıtmasın diye
ben de Akın'ın istediğini yapmaya, yüksek sesle inlemeye, arada
çığlık atmaya başladım. Hatta sahte orgazm taklitleri
bile yaptım arka arkaya, çünkü Akın'ın bu saçma hareketleri
yüzünden orgazma da ulaşamıyordum.
Akın'la sikişiyor, arada durup içki veya sigara
molası veriyorduk. Ama içerden Cansu'nun inlemeleri bir an bile
durmuyordu. Arada durduklarında anlıyorduk ki pozisyon
değiştiriyorlardı. Nerdeyse iki saat geçmişti.
Akın'ın dört kez boşalmasına rağmen ben sadece bir
kere adam akıllı orgazm olabilmiştim. Üstümde sadece bluzum
vardı, altım çıplak sigara içiyordum. Artık iki saat
boyunca inlemekten olsa gerek Cansu'dan garip sesler geliyordu. Hatta bazen
çıkan sesler bir kadından mı yoksa kediden mi
anlaşılmıyordu.
Sonunda dayanamayıp Akın'a döndüm ve "Bu Murat kıza
napıyor içerde, ters bişey olmasın? Bir baksam mı?" dedim.
Akın pek siklemeyerek, "Sen bilirsin!" dedi. Ben de
çıkıp sessiz adımlarla Cansu'nun odasına doğru
ilerledim. Kapı geniş aralıktı. Sessizce koridordan
kafamı uzatıp baktım. Ters bir şey görünmüyordu. Cansu
halinden memnun gibiydi. Göğüsleri yatağa değecek kadar
eğilerek dört ayak üstünde domalmış, götü en tepedeydi. Murat da
götünü sikiyordu. Cansu'nun saçları terden birbirine
yapışmış, vücudundaki terler parıldıyordu. Esmer
olmasına rağmen vücudu kızarmış, götünün
yanaklarında ise şaplak izi olduğu belli olan morluk ve
kızarıklar vardı.
O an kalakaldım ve izlemeye başladım. En yakın
arkadaşım çırılçıplak, bitkin halde
domalmış, arkasında da şişmanca liseli bir ergen
kızı bas bas bağırtıyor. Ellerim buz kesmiş heyecanla
izlerken bir anda bir el ağzımı kapattı. Aynı anda da
amıma doğru bir el uzandı. Akın hiçbir şey demeden
arkama geçmiş, sıkıca sarılarak üç parmağını
amıma sokup parmaklamaya başladı. İlk başta kurtulmak
için çabalasam da zevke gelmem saniyeler bile sürmedi. Bir iki dakika içindeyse
çırpınarak orgazm olmaya başladım. Ben
çırpındıkça da Akın daha sıkı tutuyordu. Ben
tamamen rahatlayınca sarılmayı bıraktı ve ben de hızlıca
salona kaçtım.
Salona gelince sinirle Akın'a, "Ne yapıyorsun, sen salak
mısın, ya bizi o halde görselerdi?" dedim. Akın da
sırıtarak, "Sanki Murat'la sikişmemiş gibi
konuşma sen de. Hem madem çekiniyorsun ne diye izliyorsun onları?"
dedi. Ben ise, "Murat'dan değil, Cansu'dan çekiniyorum!" diye
açıklamaya çalışsam da Akın dinlemez bir tavırla,
"Söyle bakalım, hangisinin yerinde olmayı hayal ettin, götü
siken mi, sikilen mi?" diye sordu. Liseli ergen fantazisi işte, benim Cansu'yla
lezbiyen seks yaptığımı ve benim Cansu'yu straponla götten siktiğimi hayal ediyordu. Ben de daha da sinirlenerek,
"Akın siktir git artık, saçma sapan konuşma!" diye
kovdum. O da giyinip, "İki gün sonra yarak diye ağlayarak
gelirsin evime ama!" deyip evden çıkıp gitti. Ben de sinirle
oturup şarap-sigara içtim.
Bu sırada arka fonda halen Cansu'nun sesi vardı. Benim de
sinirlerim bozuldu ve üstümü giyindim. Bu sırada içerden Cansu'nun sesi
kesildi ve banyodan su sesi gelmeye başladı. Ben de Cansu odadaysa
gideceğimi haber vereyim diye odasına gittim. Cansu yatakta
çarşafın altına büzülmüş yatıyordu. Bir an için
endişeyle yanına gidip iyi olup olmadığını
sordum. Cansu'nun yüzünde bitkin ama mutlu bir ifade vardı ve iyi
olduğunu söyledi. "Sana tecavüz falan etmedi değil mi, bir ara
öyle sesler çıkarıyordun ki korktum, hatta kapıdan sizi kontrol
ettim!" dedim. Cansu gülerek, "Yok yok, öyle birşey olmadı!"
dedi gülerek. Bu sayede Akın'ın kapıda beni parmaklarken
görmediklerinden emin oldum.
Sonra Cansu, "Piçe bak, herhalde şu sürede dövse ancak bu
kadar canım acır yorulurdum!" dedi. Ben de, "Zevk
almadın mı yani?" deyince, "Saçmalama, ben böyle seks
yaşamadım. Kaç kez orgazm oldum sayamadım bile. Ama her yerim de
ağrıyor şimdi yalan yok!" dedi. Sonra ben gideceğimi
söyleyince Cansu itiraz etti ve "Murat duştan çıkınca
gidecek, sen kal laflayalım biraz!" dedi. Ben de kabul ettim.
Murat gidince Cansu ile salonda şarap içip günün kritiğini
yaptık. Ama ben yeterince tatmin olamamıştım, Cansu'nun
iştahla sikişmesini dinlemek de azdırmıştı beni.
Akın'ın hayvanlığından sonra kendimi sevgilimin
şefkatli kollarına bırakmak istedim ve Cansu'nun yanından
ayrıldım. Gece sevgilim Orkun ile güzel bir gece geçirdim ve mutlu
mesut uyudum...
Ertesi gün telefonumda Murat'ın mesajını gördüm,
"Dün senin öyle kapıdan kedinin ciğerci dükkanını
izlediği gibi izlemene gönlüm razı olmazdı, ama
arkadaşın çok fena azgın çıktı. Yarağımı
kurutana kadar siktirdi kendini. Ama sana sözüm olsun, seni de öyle
bağırta bağırta sikeceğim!" yazmış. Beni
o halde görmesi canımı sıksa da mesajı görmemiş gibi
yaptım :)
(Fatoş)
Liseli Seks Makinesi! (1)
Liseli Seks Makinesi! (2)
Liseli Seks Makinesi! (3)
✔
Liseli Seks Makinesi! (4)
Tatil Yaraksız Olmaz! (1)
Tatil Yaraksız Olmaz! (2)
Tatil Yaraksız Olmaz! (3)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: