Şeytan Tüyü! (2) (Mustafa 35 Y., Muğla)
Az önce Asude ile yaşadığım sikişin keyfiyle kafeteryaya
doğru giderken birden Belgin çıkıverdi karşıma. Sanki beni
bekliyormuş gibiydi. Pis pis sırıtıyor, ağzı
kulaklarına varıyordu. "Mustafa bey, gel seninle sigara içmeye
çıkalım. Hem biraz da konuşuruz!" deyip birşey
söylememe fırsat vermeden koluma girdiği gibi yönümüzü
yerleşkenin dışına çevirdi. Sigara içtiğimiz yer dışarıdaydı,
ama sınır için örülmüş tellerin orada ve ağaçlardan
dolayı kimsenin göremeyeceği yerdeydi.
Oraya giderken giydiği askılıdan taşacak gibi olan
memesini iyice koluma dayamıştı. Askılı badisinin
örtemediği çıplak tenini kolumda hissediyordum. Belgin neredeyse
kırkına varacaktı, ama yıllanmış şarap gibi
ışıl ışıl parlıyordu. Şakacı
yanıyla ön plana çıkardı hep. Nereye gitse gülücükler
saçardı. Ama şimdiki gülümsemesinin ardında yatan sebebi ikimiz
de gayet net bir şekilde biliyorduk.
Sigara içtiğimiz yere gelince her zaman fiziken mesafeli duran
kadın gitmiş, yerine adeta sürtünmeyi seven bir kedi gelmişti.
Sigarasını verip çakmağımla yaktıktan sonra halen
dibimdeydi. Havadan sudan laflıyorduk. Birden bire kocasının
ilgisizliğinden muhabbet açtı. Ben de, evliliklerde öyle
şeylerin normal olduğunu, zamanla her şeyin düzeleceğini,
ortada 3 çocuk olduğunu, kocasına karşı daha
sabırlı olması gerektiği tavsiyesinde bulundum...
Belgin kocası hakkında olumsuz eleştirilere devam
ederken ilk yaktığımız sigaraları bitirip
söndürmüştük. Ben binaya döneriz artık diye düşünürken, Belgin,
"Birer sigara daha içelim!" dedi. Verdim. Sigarasını
yakacağımda vücudunu vücuduma iyice yapıştırdı.
Memeleri hava yastığı gibi aramızda
sıkışıp kalmıştı. Ben kendi sigaramı da
yakmak için bir adım geri çekildim. Geri çekilmeme bozulmuştu.
İki eliyle memelerini elbise üstünden tutarak, "Benimkiler
Asude'ninkiler kadar güzel değil mi yoksa?" dediğinde,
"Seninkiler de güzel Belgin. Yumuşacık ve büyükler, tam
sevdiğim gibi!" dememle keyfinin yerine geldiğini gösteren
gülümsemesi belirdi yüzünde. Yeni yaktığım sigarayı yere
atıp ayağımla söndürdüm, memelerini avuçlayıp
yoğurmaya başladım...
Memelerini bana devreden ellerinin biriyle hareketlenen
yarağıma pantolonumun üstünden baskı uyguluyordu. Badisinin
askılarını indirdim, memelerini sütyenden çıkardım,
hafif eğilip sertleşmiş meme uçlarını ağzıma
alıp emdim bir süre. Az sonra Belgin, "Hadi çıkar da seninkini
ağzıma alayım, tadına bakayım!" deyip tellere
yöneldi. Tellerin altındaki betona oturunca bana parmağıyla gel
işareti yaptı. Yanına gidip önünde dikildim, fermuarımı
açtım, yarağımı çıkarıp etrafı kolaçan
etmeye başladım. Anında Belgin'in sıcacık
ağzına giren yarağımın başında ıslak
dilini hissetmeye başladım...
Ben etrafı kolaçan ederken arada sırada da Belgin'e
bakıyordum, o ise sürekli bana bakarak sakso çekiyordu. Ağzından
çıkarıyor, yanlarını yalıyor, alta inip
taşaklarımı yalıyor, emiyor, sonra tekrar başına
kadar yalayıp başını öpüyor ve tekrar ağzına
alıp emiyor, vakumluyordu. İşini layıkıyla yapan
Belgin kısa sürede yarağımı kemik gibi yaptı. Ben de saçlarına
iki elle yapışıp sertçe ağzına pompalamaya
başladım. Yarağımın tamamını
ağzına alan Belgin'in gırtlağına geçişim kolay
olmuştu. Onu boğmamak için kısa aralıklarla nefes
almasına izin veriyordum...
Asude'nin yapamadığını Belgin zevkle yapınca
ben de fazlasıyla zevk alıyordum. Bir süre sonra yarağımı
ağzından çıkarıp memelerinin arasına sürtmeye
başladım. Zaten ağzını sikerken salyası
memelerine akan Belgin'in memelerini kısa süre siktikten sonra tekrar
ağzına verip boşaldım. Tek bir damlasını
damlatmadan hepsini yutan Belgin ayağa kalkınca beline
sarılıp dudağına öpücük kondurdum.
Belgin, "Asude'nin inlediği kadar varmış!"
dedi. Ben de, "Bizi duydun yani?" dedim. Belgin, "Evet, gelen
sesler duyulmayacak gibi değildi ki. Asude zaten seni görünce dibi
düşmüştü, sana vermek için fırsat arıyordu!" dedi.
"Demek öyle! Ben de evli diye uzak duruyordum, bilseydim şimdiye
çoktaaan...!" dedim. Belgin, "Evli olduğumuz için adımız
çıkar diye korkarak için için yanıyoruz. Hem cümlenin gerisini getir
bakalım, çoktaaan ne yapardın?" dedi. Ben ellerimi Belgin'in büyük
yuvarlak götüne atıp sıkarak kendime çekip vücudunu kendime
yapıştırdım ve "Çoktaaan sikerdim, hem de her gün, her
fırsatta!" dedim.
Ben bunu söyleyince fırfırlı diz üstü eteğini hemen
beline toplayan Belgin'in götüne tekrar elimi attığımda külot
olmadığını farkedip, "Ooo, külotsuz mu geziyorsun
bebeğim? Ne kadar ateşlisin öyle!" dedim. Belgin, "Sizi
tuvaletin önünde dinlerken içeri girmemek için kendimi zor tuttum, hatta
külodumu bile çıkarıp çantama koymuştum. Yanıyorum be, beni
de sikeceksin yoksa kötü olur!" dedi. O anda bende şeytan tüyü
olduğuna bir kez daha kanaat getirmiştim. Belgin'in çıplak götünü
yoğururken kalkan yarağımla da amına fırça çekerek,
"Sen yeter ki iste bebeğim, seni sikmeyi ilk günden beri istiyordum.
Kaldır bacağını!" dedim.
Bacağını kaldıran Belgin'in amına yarağımı
soktum. Amı inanılmaz derecede ıslaktı, yarağım yağ gibi
kayıp dibini bulmuştu. Ayakta o pozisyonda biraz siktikten sonra yarağımı
çıkardım, Belgin'i ters çevirip tellere karşı eğip
tekrar amına girdim ve pompaya başladım. Dolgun götüyle
kasıklarımı dolduran Belgin'in beline bastırıp yüzünü
yere yaklaştırarak amını iyice açığa
çıkarttım. Beline sıkıca yapışarak amını
kökleye kökleye sikmeye başladım. Belgin orgazm olurken ustaca
inlemelerinin sesini ayarlıyor ve arada bana gaz vermeyi de unutmuyordu. 10
dakika siktikten sonra bu zevke daha fazla dayanamayıp boşalacağımı
hissettim. "İçime boşal!" dediğinde son bir kez kökleyip
içine boşaldım...
Boşalmam bittiğinde Belgin'i doğrultup amından
çıkmadan çenesineden tutup yüzünü çevirdim ve dudaklarından öptüm. Sonra
hemen toparlandık. Belgin çantasından çıkardığı külodunu
giydi, külodun içine de tampon gibi birkaç tane kağıt mendil koydu. Birer
sigara daha yaktık. Keyif sigaramızı içerken koluma girip
başını omzuma yaslamıştı. Belgin'in
başını okşayarak, "Kocan bilmeyecek de, Asude'ye söyleyelim,
ne dersin?" dedim. "Olurrr, erkeğim nasıl isterse öyle
olsun. Zaten Asude'ye anlatmasam çatlarım. Bu arada farkında
mısın, harem kuruyorsun!" dedi. Ben de gülerek, "İki
kadınla harem mi olurmuş?" dediğimde, "Pislik. Asude'yle
sana yetmeyeceğiz sanırım? Tuğba'ya ne dersin? Kız hem
güzel, hem bekar, hem genç, hem de kuduruk. Yarak diye geberiyor. Grubumuzda
sikmediğin bir o kaldı. Onu da sikiver de kız dildolarla idare
etmekten kurtulsun!" dedi.
"Tamam, onu da sikip ateşini söndüreyim. Ama benim sikmek istediğim
başka birileri daha var!" dediğimde, merakla,
"Kimlermiş?" diye sordu. "Öncelikle sekreter Hilal. Hatunda
sütun gibi bacak, kocaman göt var. Ondan sonra da Çağla'ya
atlamak isterim, zaten yanıyor kadıncağız!"
dedim. Belgin, "Hilal kolay, ayarlarız biz onu da, ama müdür biraz
fazla olmadı mı? Yetmez mi dört kadın sana?" dedi. Ben,
"Yeter aslında da, ama Çağla'yı domaltıp götten sikme fantazim var
epeydir!" dediğimde, "Mesele götse ben veririm. Götüm
alışkın sikilmeye bebeğim!" dedi. Ben, "Senin de
götünü sikeceğim zaten bebeğim. Ama dediğim gibi, fantazim
böyle. Çağla'nın götü olmazsa da sıkıntı yok, sen
varsın, Asude var!" dedim.
Belgin şaşırmış bir ifadeyle, "Asude de mi
götten siktiriyor? Vay orospu!" dediğinde, "Yok, Asude'nin götü
daha bakire. İlki ben olacağım!" dedim. Belgin, "Haa,
anladım, tamam. Asude'nin göt hazır olana kadar ben burdayım
aşkım. Sana seve seve götten veririm!" dedi. Ben de
dudaklarından öpüp, "Tabii vereceksin aşkım, orospumsun
bundan sonra. Yanından Bebe yağını eksik etme, tamam
mı aşkım?" dedim. Belgin, "Tamam aşkım.
Orospunum senin, ama sadece sana orospuluk yapacağım. Tüm deliklerime
boşal, döllerinle doldur beni erkeğim!" deyip dudaklarıma
öpücük kondurdu. Ben, "Hadi orospu, kalk, daha derse gireceğiz!"
dedim. Böylece toparlandık ve binaya döndük.
Tenefüslerde fırsat buldukça hangisini denk getirdiysem götünü
elleyip sıkıştırdım ve nihayet gün sonunda mesai
bitti. Öğrencilerin hepsi okuldan ayrılınca Asude ve Belgin ile
beraber Asude'lere doğru yürümeye başladık. Biri bir
tarafımda, diğeri öteki tarafımda yürüyordu, akşam
karanlığından istifade elim bazen bellerinde, bazen götlerinde
dolaşıyordu. Derken Asude'lere geldik. Asude bizi çay içmeye davet
etti. Hep beraber yukarıya çıktık. Oturduk, çaylarımızı
içerken havadan sudan konuşmaya başladık...
Belgin fazla dayanamadı ve pat diye Asude'ye, "Tuvalette Mustafa'yla
sikiştiğini biliyorum!" dedi. Asude hem
şaşırmış hem tedirgin olmuştu. Ama Belgin, "Senden
sonra da ben sikiştim Mustafa'yla!" deyince Asude her şeyin
aramızda gizli saklı kalacağını anlayıp rahatladı.
Aslında üçümüzün de içi rahatlamıştı. Oturmuş,
gülüşerek harem kurduğumuzdan falan konuşuyorduk. Sonra son
sigaralarımızı içtik. Sigaranın ardından Belgin evine gitmek
için kalktı. Ben de, "Evine kadar eşlik edip dönerim!"
diyerek Belgin ile beraber çıktım.
Yolda Belgin'e neden pat diye söylediğini sordum. O da en
acısız kestirme yolun bu olacağını düşündüğü
için böyle yaptığını söyledi. Tenha bir sokaktan yürürken ben
Belgin'in götünü avuçlayıp okşamaya başladım. Bana
bakıp pis pis sırıtan Belgin elimden tutup bir apartmanın
bodrumuna soktu beni. Öpüşme ve yiyişme faslını
atlayıp direkt domalttığım gibi külodunu yana çekip yarağımı
amına köklediğim gibi pompalamaya başladım. Belgin'in
saçını ve bir kolunu çekerek sikiyorken Belgin'in de bundan zevk
aldığını gördüm. Daha da sertleşince Belgin hemen orgazm
oldu. Bacakları tutmaz olmuş, zangır zangır titriyordu önümde.
Öyle ki ben yarağımı amından çıkarmak zorunda
kaldım.
Sonra Belgin'in göt deliğine ilişti gözüm. Zaten
yarağım yeni amından çıkmıştı, yağlama
derdi de yoktu. Pozisyonumu alıp Belgin'in saçını elime
doladım, yarağımı da göt deliğine dayadım. Ufak bir
ittirmeyle ve Belgin'in, "Ihhh!" sesiyle köküne kadar götüne
girmiştim. Saçından asılıp götüne pompalamaya
başladım. Belgin nasıl inliyordu öyle! Nerdeyse köpek gibi uluyacaktı.
O inledikçe ben sertleştim. Ben götünü sikerken Belgin de bir elini amına
atmış, sıvazlıyordu. Onun orgazm olduğunu hissettiğimde
ben de götünün içine boşaldım...
Yarağımı götünden çıkarmadan yüzünü kendime çevirip
dudaklarını öptükten sonra memelerini yoğurdum biraz. Elimi
amına indirdiğimde götünü öyle bir kastı ki yarağım
kopacak sandım. Belgin diğer elimi tutup boğazına götürdü
ve sıkmamı istedi. İstediği gibi yapıp boğar gibi
sıkarak götüne biraz daha pompaladığımda Belgin tekrar orgazm
oldu. O an anladım ki Belgin sağlam Mazoşist idi. Belgin'in
saçından sertçe asılıp, "Demek böylesini seviyorsun
götveren? Al o zaman götüne koduğumun orospusu! Benim orospumsun, sen
benimsin!" diyerek yarağımın kalan sertliğiyle götüne
pompaya devam ettim...
En sonunda yarağım sertliğini kaybedince götünden
çıktım. Orgazm olmaktan halsiz kalan Belgin'e toparlanması için
yardım ettim. Çantasından kağıt mendil çıkardı, temizlenebildiğimiz
kadar temizlendik. Apartmandan çıktığımızda Belgin'in
saçları dağınıktı ve boğazı kızarıktı.
Koluma girdi, çünkü bacakları tutmuyordu ve götü acıyordu. Eve kadar
yürüyemeyeceğini söyleyip taksiyle gitmeye karar verdi. Taksi beklerken
beline sarılmıştım, o da göğsüme kafasını
dayamıştı. O sırada yolun karşısında
arkadaş grubuyla eğlenmeye giden Tuğba bizi gördü, bize el
sallayıp arkadaşlarıyla yoluna devam etti. Az sonra da bir taksi
durdu. Belgin'i taksiye bindirip yolladım.
İşimi sağlama almak için bir eczaneden Viag*a ve
geciktirici almam gerekiyordu. Beni evinde bekleyen Asude'ciğim vardı
ve uzun bir gece olacaktı.
(Mustafa)
Şeytan Tüyü! (1)
Şeytan Tüyü! (2) ✔
Şeytan Tüyü! (3)
Şeytan Tüyü! (4)
Şeytan Tüyü! (5)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: