Şeytan Tüyü! (4) (Mustafa 35 Y., Muğla)
Durakta Belgin, Tuğba ve mesai
arkadaşlarımızdan birkaç kadın daha vardı. Servis aracı geldiğinde
Asude her zamanki gibi orta kapının ordaki tek
kişilik yere oturdu. Otururken acı çeken bir
ifade vardı yüzünde. Herhalde götten verdiği içindi.
Alışana kadar sabah akşam götten
sikmeliyim diye düşünmeye başladığımda hafiften
kıpırdanmalar oldu yarağımda. Ben ise her zamanki gibi Asude'nin
arkasındaki çiftli koltuğa oturan Belgin'in yanına
oturmuştum.
Yolda herkes uykusuna devam ederek veya yanındakiyle
boş muhabbet ediyordu. Belgin Asude'nin
omzuna dokunarak, "Uyuyamadın mı Asude? Ah canım benim! Çok
yorgun görünüyorsun!" diyerek bana bakıp kikirdedi. Asude de kafasını
arkaya çevirip hiç bozuntuya vermeden, "Öyle oldu ya Belgin, uyku
tutmadı, sabah ta erkenden kalktım duş aldım canım.
Sen ne yaptın bakalım, akşamın
nasıldı?" diyerek topu ustalıkla Bilgin'e geri gönderdi.
Belgin bu, kaçın kurrası, altta kalır
mı! "Her zamanki bildiğin şeyler canım!" deyip
elini önüme atıp pantolonumun üstünden yarağımı
okşamaya başladı. Asude gülüp, "Öyle de, hayatın da
tadını çıkarmak lazım bebeğim!" dedi. Belgin bu
sırada fermuarımı açtı ve yarağımı
çıkarıp önüme yumuldu. Resmen servis aracının içinde bana
sakso çekiyordu. Asude bana göz kırpıp
öpücük atarak önüne döndü. Belgin bana sakso çekerken ben etrafı kolaçan
etmeye başladım. Baktım bir sonraki durağa geliyoruz,
Belgin'in çantayı alıp kapıya doğru
paravan yaptım. Çantanın üstüne de ceketimi atınca Belgin'in
artık iyice belli olan inip kalkan başını gizleyebilmiştim...
Çok heyecanlanmıştım, ama sabah Asude'yi de
sikmiş olmanın da verdiği gecikmeyle son durağa gelmeden
ağzına boşaldım. Belgin afiyetle hepsini yuttu, bir de
vakumlayarak bir güzel temizlik te yapıverdi. Fermuarımı
kapatırken, "Geldik mi?" şeklinde
sanki kucağımda uyumuş numarası yaptı. "Evet,
geldik Belgin'ciğim!" diye cevaplarken
ağzının kenarından taşmış bir damla dölümü
silip parmağımı ağzına soktum.
Parmağımı emzik gibi emip yalayarak temizledi. Son durakta araç
durunca Belgin yerinden hızlıca kalkıp önümden geçmeye
çalışırken sanki ayağı takılmış ta
tutunamayıp düşmüş numarası yaparak kucağıma oturuverdi. Servis aracından inişler çoktan
başlamıştı. Belgin kucağımda ıhh'layarak tutunmaya
çabalayıp kalkmaya çalışıyor gibi yaparak eteğini
iyice sıyırıp götünü önüme sürtüp öyle kalktı. Araçtan en
son biz indik...
Belgin'de bugün ayrı bir azgınlık
vardı. Transparan çiçek desenli bir gömlekle siyah sütyen, altına
incecik kumaştan bir mini etek giymiş, içine de sonradan
öğreneceğim gibi tanga giymişti. Ben dünkü
kıyafetlerimleydim. Servisten indikten sonra Belgin ile yanyana
yürüyorduk. Güvenlik kulübesinin görüş açısından
çıkınca elimi hemen eteğinin zorla kapattığı
götüne atıp avuçladım. O da, "Gece nasıldı? Asude götünü
de siktirdi mi?" diye merakla sordu. Ben de artistlik yaparak, "Tabii
ki de, ne sandın? Hem gece hem gündüz, iki
posta!" deyince gülüştük. Yönetim binasına yaklaştığımızda
hemen kendimize çeki düzen verdik.
İçeri girerken Belgin'e, "Hayırdır,
bu ne güzellik, çiçek gibi açılmışsın?" şeklinde
şaka yollu sorunca, aldığım cevap, "Bir arı var,
onun için açılıyorum canım!" oldu. Keyifle gülümsedik
birbirimize. Çay almak için çay ocağına giderken de Belgin özellikle önümdeydi,
götünü kıvırta kıvırta yürüyordu. Ona iki saat sonra
boşa çıkacağımı söylediğimde, aynı saatte o
da boşa çıkacağını, beraber sigara içmeye gitmemizi
önerdi. Arkamızda kimse olmadığı için elimi mini
eteğinin altına atıp amını
avuçlayıp elimi hemen geri çektim. Kulağına eğilip,
"Sırılsıklamsın AQ!"
dediğimde, "Koy AQ! Azdırıp duracağına koy da
rahatlayım!" diye cevap verdi. Ben de iki saat sabretmesini söyledim.
Sıra bize geldiğinde beraber yardımlaşarak çaylarımızı
koyduk.
Bizim grubun devamlı oturduğu masaya geldiğimizde
sabah neşesi Belgin vardı artık. Diğerlerine biraz hal
hatır sorduk. Asude hariç diğerlerine tiyatro oynuyorduk tabii,
birbirimize şakalar yaptık takıldık falan.
Çaylarımızı içtikten sonra işe başlamak için kalktık.
Diğer kadınlar bahçeye ve oradan da diğer binalara çıkan
kapıdan sırayla önümden geçtiler. En önde Tuğba'nın geçmesi
güzel olmuştu, nitekim arkasından geçen
Asude'yi ve en arkaya bilerek kalan Belgin'i geçerlerken götlerinden avuçladım.
Bu sabah evden çıkarken Asude giydiği tek
askılı, açık tonlarda, çiçek desenli, deriiiin dekolteli diz
üstü elbisesinde sütyensizdi ve siyah tanga giymişti. Her şeyi
meydandaydı anlayacağınız. Belgin de ona keza öyleydi.
Bekar olan Tuğba onların yanında evli gibi duruyordu. Bahçeye
çıkınca kendi binasına gitmek için ilk ayrılan Belgin oldu.
Ben de Asude ve Tuğba ile kendi binamıza gittim. Tuğba her
zamanki gibi bodrumdaki laboratuarına, Asude ve ben de orta kata gittik.
Asude laboratuarına gireceğinde götünü avuçlayıp öyle
gönderdim...
İki saat
çalıştıktan sonra Belgin'le buluşup sigara içmeye
çıktık. Sigara içtiğimiz yerde yine kimsecikler yoktu.
Sigarayı siktir edip Belgin'e yumuldum. Koca götünden avuçlayıp
yoğurarak öpüşüyordum. Minisini beline toplayıp tangasını
da indirerek altını soyuvermiştim bile.
Sonra da götünden parmaklayarak sinyali verdim. Belgin inlemeleri
arttırarak sevişiyordu. Parmaklarımı götünden çekip onu
önümde çöktürdüm. Hiç bekletmeden ağzına kökleyip boğazına
kadar soktum çıkardım. "Götünden sikeceğim,
yarağımı sulu bırak bebeğim, canın
yanmasın!" dediğimde yarağımın kökünden
sıkıca tutarak ağzından çıkartıp,
"Aşkım acımaz, dedim ya götten vermeye
alışığım, hem ben sert seviyorum!" deyip göz
kırptı.
Bunu sen istedin deyip önümde domalttığım
gibi götüne kökleyiverdim. Sesi çok çıkmasın diye elimi
ağzına attığımdan ayakta götüne pompalıyordum
şak şak şak diye sesler eşliğinde. Belgin de götünü de
geriye çıkardı. Ben kökledikçe memeleri hopluyor, götü
bıngıl bıngıl dalgalanıyordu. Kulağına
eğilip, "Orospu, götünü sikmeye doyamıyorum. Götün resmen
amcık gibi yarağımı emiyor, uhhh harikasın
bebeğim, götveren orospum benim!" diye konuşunca Belgin iyice
coştu. Götünün yanaklarını elleriyle iyice açıp, götünü
oynata oynata kendini bana vurdurmaya başladı...
Ağzındaki elimi boğazına
kaydırıp boğar gibi sıkarak götüne şaplaklar indirmeye
başladım. Bir şaplak vuruyordum bir iki dakika götüne
köklüyordum. Belgin bayılır gibi olmaya başladığında
götünü sıkmaya başladı. Anladım ki
orgazm olacaktı. Yarağımı götünden çıkarıp amına soktum. Sırıl sıklam
olduğundan ve ben de boşalmaya yakın olduğumdan
yarağım uzamış başı da iyice
şişmişti. Bu sayede ayakta ve arkasındayken bile
dipleyebilmiştim. Belgin kollarımda
zangır zangır titreyerek orgazm olmaya başladı.
Yarağımı emmekte olan amına ben de
döllerimi boşalttım...
Ayakta tek vücut olduk bir dakika kadar. Sonra ellerimi
memelerine atıp avuçlayıp yoğurdum biraz. Kafasını
arkaya çevirip öpüşmek isteyince dilimi ağzına verip emdirdim.
Fazla uzatmadan yarağımı amından
çıkartınca dönüp önüme çökmesi bir oldu. Yalaya yalaya
yarağımı taşaklarımı tertemiz yapıverdi.
Yarağımın başını ağzına alıp
vakumlayarak kalan döllerimi de emip yuttu. Başını
okşayarak seviyordum. "Artık yeter!" dediğim noktada
ayağa kalkıp benim verdiğim mendille amından
akan döllerimi temizledi.
Arkasına geçip götünü ayırıp deliğine baktığımı görünce domalıp,
"Eserine mi bakıyorsun? Götüm sana feda olsun, öyle zevk aldım ki sen götümü sikerken, artık kocama götümü
vermeyeceğim. Yarından itibaren de çantamda Bebe yağı
bulunduracağım!" dedi. "İyi edersin, ben de seni
götten sikmeye doyamıyorum. Hep senin yürüyüşünü arkadan izlerken
üstüne atlayıp götünü sikmek istiyordum. Tüm bunların acısını çıkaracağım
senden!" dediğimde boynuma sarılarak öptü ve, "Ben seninim
artık aşkım, bana istediğini yap, beni istediğin gibi
sik, hayır demem sana asla!" dedi.
Hemen toparlanıp uzaklaştık ordan. Binaya
girdiğimizde bizi Asude'nin manalı bakışları
karşıladı. Bize gülerek, "Sizi gidi sizi, ortadan birlikte
kayboluyorsunuz, kesin sikiştiniz değil mi?" dedi. Belgin de elini
götüne atıp, "Götten verdim kocamıza
bebeğim, süperdi!" deyince, ben, "Abartma Belgin, sen de
muhteşemdin bebeğim!" dedim. Ama Asude'nin
kıskandığını hissedip, "Sen
de bu sabah banyoda muhteşemdin bebeğim!" diyerek gönlünü almaya
çalıştım. Sanırım başarılı da oldum,
çünkü yanağıma öpücük kondurup sıkıca sarıldı
bana.
(Mustafa)
Şeytan Tüyü! (1)
Şeytan Tüyü! (2)
Şeytan Tüyü! (3)
Şeytan Tüyü! (4) ✔
Şeytan Tüyü! (5)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: