Komşumun Azgın Karısı! (4) (Şahin 45 Y., Ankara)
Ertesi gün sabah ben saat 9:00 gibi uyanmıştım.
Duşumu alıp ocağa çay koydum ki Hülya aradı ve
"Uyandın mı canım?" dedi. "Evet canım,
uyandım, çayı bile koydum!" dedim. Hülya, "Tamam, Fatma
abla da yanımda, hemen geliyoruz!" deyip kapattı. Az sonra
ellerinde kahvaltılıklarla geldiler. İçeri girip daire
kapısını kapatınca sırayla dudağımı
öpüp kırıta kırıta mutfağa geçtiler. Kahvaltı
yapmamışlar, onun için evlerinden kahvaltılık
birşeyler de getirmişler. Ben kızdım, "Burada
birşey yok mu da getiriyorsunuz?" dedim. Fatma hanım da, "Bundan
sonra ikimiz de senin karınız, sana bakmamız lazım!"
deyince gülüştüler.
Hep birlikte mutfakta kahvaltımızı yapmaya
başladık. Ben, "Dün akşam balık pişirirken
yaptığınız o hareketler neydi öyle, kudurttunuz beni
orospular!" deyip bir elimi Hülya'nın, diğer elimi de Fatma
hanımın memesine attım. Fatma hanım ellerimi çektirip,
"Dur hemen azma, önce rahat rahat kahvaltımızı yapıp
evi bir toparlayıp temizleyelim, akşama kadar vaktimiz var!"
dedi. Uslu uslu yaptığımız kahvaltıdan sonra bunlar
evi toparlamaya mutfaktan başladılar. Ben de çayımı
alıp salona geçtim. Tişört ve eşofmanlarla temizlik yaparlarken kırıta
kırıta dört dolanıyorlardı mutfağın içinde...
Mutfakta temizlik bittikten sonra Hülya bana Türk kahvesi getirdi. Kahveyi verirken
eğildiğinde memelerine gözüm takıldı. Hülya ile iki gündür
sikişmemiştik. Verdiği kahveyi sehpaya bırakıp
bileğinden tutup çektim. Hülya kucağıma oturur vaziyette
düştü. Hemen dudaklarına yumuldum. Hülya da acıkmış
gibi beni öpüyordu. Elini yarağıma atıp
kalktığını hissedince, "Hadi sik beni!" dedi. Ben,
"Aşkım, Fatma hanım var, nasıl
yapacağız?" diye sordum. Hülya da, "Aşkım biz
anlaştık, bugün benimsin. Kocalarımız sabah işe
gidince Fatma abla bana geldi, uzun uzun konuştuk!" dediğinde
ben şaşırmıştım. Fatma hanım, (Şahin
dün benimle sikişti, bugün sıra senin!) demiş. Benim yarak zaten
kalkmış, kuduruyordum. Hülya'yı kucakladığım gibi
yatak odama doğru götürdüm. Fatma hanım bizi yatak odama giderken
gördü, fakat hiç istifini bozmadan sigarasını ve kahvesini içmeye
devam etti.
Biz içeri girer girmez hemen çırıl çıplak soyunduk, yattık
yatağa başladık sevişmeye. Hülya da boş durmuyor tam
istekle karşılık veriyordu. Dudaklarından memelerine indim,
adeta ısırıyordum. Hülya zevkten inlemeye, altımda
kıvranmaya başladı. Oradan amına indim, Hülya çoktan zevke
gelmiş amının suları akıyordu. Dilimi amının
içine sokuyor, klitorisini emiyordum. Klitorisini emerken de çenemlede
amına bastırıyordum. Hülya çıldırmış gibi
saçlarımı yolarak kendine çekiyor, iyice amına
bastırıyordu. Fazla dayanamadı, kasılarak orgazm olurken,
"Ohhhh, erkeğim, aşkııımmmm! Immmmm!"
diyerek inliyordu. Bense halen amını yalıyordum...
Hülya yavaş yavaş kendini bıraktı pelte gibi
yığıldı kaldı. Saçlarım halen elindeydi,
yukarı doğru çekti beni ve memelerinin üzerine yatırdı.
Kadının orgazmdan sonraki vücudu pamuk gibi oluyor, bu da çok
hoşuma gidiyor. Hülya ile yatmış dinlenirken gözüm dolabın
aynasına kaydı ve kapıda bizi izleyen Fatma hanımı
gördüm. Yatak odasına Hülya'yı kucağımda getirdiğim
için kapıyı kapatmamıştık. Hülya'nın
kulağına, "Fatma hanım kapıda bizi gözetliyor!"
dedim. Hülya hemen doğrulup, melodili bir şekilde, "Fat-ma
ab-laaa!" diye seslendi. Fatma hanım da, "Ya çok özür dilerim
Hülyacığım, biliyorum sıra senindi bugün, ama o kadar güzel
inliyordun ki dayanamadım!" dedi.
Hülya elini uzatarak, "Gel ablam, gel bu koç ikimize de
yeter!" dedi. Fatma hanım, "Kız gerçekten mi diyorsun?
Zaten fena azdım sizi izlerken!" dedi. Hülya, "Gerçekten, gel
ablam, boş ver sırayı, nasıl olsa akşama kadar bol bol
vaktimiz var!" dedi. Fatma hanım da bir anda soyunup
yanımıza uzandı. Ben dün gece yatarken hayalini kurduğum
şeyi şu an gerçekte yaşıyordum. O sevinçle iki kolumu
açım, ikisini de kollarıma yatırdım. Ben sırt üstü
yatıyordum, ikisi de bana dönük, birer bacaklarını
bacaklarımın üzerine attılar. Yarağım hiç
inmemişti, ikisi de dizleriyle yarağımı aralarında
sıkıştırıp oynuyorlardı. İkisinin de birer
eli göğsümde dolaşıyordu...
Demin Hülya orgazm olduğu için Fatma hanımla ilgilenmeye
başladım. Dudaklarını öperken bir elimle de memelerini
hamur gibi yoğuruyordum. Elimi amına attığımda
amı çoktan sulanmış, zevk suları elimi vıcık
vıcık etmişti. İkisinin arasından aşağıya
kaydım ve Fatma hanımın amını yalamaya
başladım. Bir damlasını ziyan etmeden amının
sularını yalayıp yutuyordum. Bir ara gözlerim yukarıya
kaydığında şok oldum, ikisi dudak dudağa
öpüşüyor, birbirlerinin memelerini okşuyorlardı. Bunu görünce
ben çılgına dönmüştüm ve Fatma hanımın amını
ısırasım gelmişti. Daha da iştahlı
yalıyordum ki, Fatma hanım kasılarak titremeye
başladı. Orgazm olurken, "Ooohhh, canlarımmmm!" diye
avazı çıktığı kadar bağırınca, ben,
"Bağırma orospu, milleti başımıza toplayacaksın!"
diye ikaz ettim, Hülya da anında elini Fatma hanımın
ağzına kapatmıştı. Bir kadın bu kadar mı
şiddetli orgazm olur, orgazm olurken Hülya'nın kemiklerini
kıracak kadar sıkı sarılmıştı...
Bir müddet sonra Fatma hanım kendini saldı. Beni de
yukarı çekip yine aralarına aldılar. O şekilde sessiz
kalarak birkaç dakika kadar yattık. Fatma hanım göğsümün
kıllarıyla oynayarak, "Olamaz böyle birşey, ben bu
yaşıma kadar böyle bir zevk yaşamadım!" deyince, ben,
"İyi güzel de öyle bağırma orospu, alt ve üst
komşuları düşün, hatta yandaki apartmandan bile
duyacaklardı!" dedim. Fatma hanım, "Duysunlarrrr, kimseden
korkum yok!" dedi. Hülya da, "Ne olur abla, kendini
düşünmüyorsan beni düşün, kurban olayım!" diyerek boynuna
sarılınca Fatma hanım, "Tamam canım!" dedi. Biri
sağımda öbürü solumda yatarlarken göğsümün üzerinde el ele
tutuştular.
Benim yarak bu arada inmiş pörsümüştü, "Orospular
kalkın birer sigara içelim!" dedim. Kalktık, üçümüz de
çıplak olarak mutfağa geçtik, sigaraları yaktık. Ayakta
dikilmiş sigaralarımızı içerken, ben,
"Fatmacığım lütfen birdaha bağırma öyle,
duyulursa beni bırakın siz zor durumda
kalırsınız!" dedim. Fatma hanım, "Tamam, özür dilerim!
Elimde olmayarak aldığım zevkten dolayı kendimi kaybettim,
hayal bile edemeyeceğim bir şeydi bu!" dedi. Sonra da Hülya'ya
dönüp, "Bunda senin de payın çok Hülyacığım. Bundan
sonra üçümüzün arasında kıskançlık ve sıra olayı olmasın,
üçümüz sınırsızca herşeyi yaşayalım. Ne dersin?"
dedi.
Hülya da, "Ablam çok haklısın, sen benim
büyüğümsün, sen ne dersen ben varım. Biraz önce seninle
yaşadığım olay benim de çok hoşuma gitti!"
deyince, Fatma hanım Hülya'nın dudağında bir öpücük
kondurdu. Ben de, "Üçümüz daha çok zevkler yaşayacağız,
yeter ki ağzınızı sıkı tutun. Yine de es kaza
duyulur da başınıza iş açılırsa unutmayın ki
arkanızda ben varım, hem de ölümüne. İkinizi de alır
götürürüm, üçümüz birlikte yaşarız!" dedim.
Fatma hanım, "İşte erkek dediğin böyle olur,
kadına huzur veriyor, kurban olurum canım benim!" diyerek
boynuma sarıldı, dudaklarımı öptü. Sonra da Hülya'nın
dudaklarına bir öpücük kondurup, "Bundan sonra üçümüzün arasında
sınır yok, bundan sonra herkes istediği gibi sevişip
karşısındakini mutlu edecek!" dedi. Hülya da, "Ablam
benim, seni çok seviyorum!" deyince, Fatma hanım hemen Hülya'yı
yüzünden tutup kendine iyice çekerek dudaklarına yumuldu, dakikalarca
ateşlice öpüştüler.
Ama o nasıl öpüşmeydi öyle, resmen vantuz gibi
emiyorlardı birbirlerinin dudaklarını ve dilini. Onları
öyle görünce benim yarak hemen kalktı tabii. Öpüşmeleri bitip de
Fatma hanım yarağımın kalkmış olduğunu
görünce yarağımın gövdesinden tutarak, Hülya'nın da
kolundan asılarak bizi yatak odama doğru çekmeye başladı.
Odaya girince Fatma hanım bana, "Aşkım, tamam
sırayı ve sınırları kaldırdık, ama bugün
ilgini ağırlıklı olarak Hülya'ya vereceksin!" dedi.
Ben de, "Tamam canlarım, siz paylaşmayı bildikten sonra hiç
problem yaşamayız!" dedim ve yatağa geçtik. İkisine de
sarılıp bir onun bir öbürünün dudaklarını öpmeye
başladım. Beni sırt üstü yatırdılar. Olamaz böyle bir
zevk, dudakları ve elleri vücudumun her yerinde geziniyordu...
Ben henüz hiç boşalmamıştım, yarağım
kemik gibiydi. Fatma hanım asağıya inerek
yarağımı ağzına alıp yalamaya başladı.
Taşaklarıma kadar yalıyordu. Ben de Hülya'yı çevirip
amını ağzıma oturur şekle getirip yalamaya
başladım. Çıldırmış gibi yalıyor, amını
adeta kemiriyordum, Hülya'nın amından akan zevk suları direkt
ağzıma akıyordu. Fatma hanım bir süre sonra yarağımı
yalamayı bıraktı ve "Gel orospu!" diyerek
Hülya'yı biraz daha aşağıya çekip amını yarağıma
hizaladı. Yarağımı eliyle ayarlayıp, "Hadi
canım, al amına, otur üstüne!" demesiyle Hülya birden oturdu.
Köküne kadar almış ve oturup kalmıştı. Bu arada Fatma
hanım da yüzü Hülya'ya gelecek şekilde amını
ağzıma verdi ve Hülya ile öpüşmeye başladı...
Hülya da artık yavaş yavaş yarağımın
üzerinde zıplıyor, tadını çıkartıyordu. Ben de
Fatma hanımın amını yalayarak Fatma hanımı zevke
getiriyordum ki, çok geçmeden amının suları ağzıma
akmaya başladı. Hülya da zıplamayı iyice
hızlandırmıştı. Bir süre sonra pozisyon
değiştirdik, Hülya'yı altıma alıp yeniden girdim
amına, amının derinliklerine kadar abanıyordum. Fatma
hanımı da 69 olacakları şekilde Hülya'nın üzerine
çektim. Fatma hanım Hülya'nın klitorisini yalıyordu ve
amını da Hülya'nın ağzına dayamıştı.
Ben artık bitmek üzereydim ki, Hülya çığlık atmaya
başladı, her yeri titriyordu, bunu farkeden Fatma hanım da
titremeye başladı. İkisinin aynı anda orgazm olması
beni çılgına çevirdi ve ben de Hülya'nın amının
derinliklerine fışkırtmaya başladım. Üçümüz de
aynı anda patlamıştık...
Hülya, Fatma hanımın altındaydı ve yüzünde halen
Fatma hanımın amı dayalı olduğundan nefes
alamıyordu. Hülya çırpınmaya başlayınca hemen Fatma
hanımı üzerinden kaldırdım. Yine ben ortada olacak
şekilde uzanıp kaldık ve dinlendik. Saat 14:00 olmuştu,
"Hadi kızlar, banyoya!" diyerek ikisini de kaldırdım.
Üçümüz birlikte duşa girdik, güle oynaya birbirimizi yıkadık.
Banyodan çıkınca kahve yaptılar. Mutfakta kahvelerimizi
içerken, Hülya, "Abla sen haklıymışsın, böyle zevki
ben de ilk defa yaşadım ve çok hoşuma gitti, aynı senin
gibi ben de bağıracaktım kendimi zor tuttum!" dedi. Fatma
hanım da, "Canım benim!" diyerek dudağına bir
öpücük kondurdu. Kahvelerimiz bitince Hülya Fatma hanımın elinden tutup
yatak odasına götürdü. Ben mutfakta kalıp bir sigara yakmıştım
ki az sonra inleme sesleri geldi. Sigaramı söndürüp ne oluyor diye bakmaya
gittim ki, birbirlerini yiyorlardı. Biraz seyrettim, benim yarak yine
dimdik oldu. Hülya beni görünce elini uzatarak, "Gel aşkım bize
katıl, ama bu sefer ilgini ablama ver!" dedi. Yine ortalarına yattım,
önce onlar beni yedi. Sonra Hülya'ya yaptıklarımızın
aynısını Fatma hanıma da yaptık...
Biraz dinlenip yeniden duşumuzu aldık, sigara içtik. Bu arada saat 17:00
olmuştu. Yatak odamı toparlayıp, temiz çarşaf serdiler.
Sonra da evde başka toparlanacak yer kaldı mı diye gözden
geçirdiler. Sonra da öpüp vedalaşıp gittiler, kocaları gelmeden
akşam yemeği yapacaklarmış daha. Az sonra ben de
çıktım, dışarıda biraz vakit geçirdim. 19:30'da Veli
abi aradı beni ve "Nerdesin Şahin?" diye sordu. Ben de, "Çarşıdayım
abi, lokantaya gidiyordum!" dedim. Veli abi, "Dışarda
birşey yeme, Fatma ablan bir sürü yemek yapmış, eve gelince haber
ver, sana da getirelim!" dedi. "Tamam abi!" dedim.
Yarım saat sonra eve geldim, arayıp Veli abiye haber verdim. Az
sonra Fatma hanımla birlikte geldiler, birkaç tabak yemek
getirmişler. "Abi niye zahmet ettiniz, ben lokantada yerdim!" dedim.
O da, "Lokanta yemeği başka, hanım elinin değdiği
yemek başka!" dedi. Teşekkür edip getirdikleri yemekleri
alıp mutfağa götürdüm. O sırada kapı çaldı. Fatma
hanım, "Ben açarım!" diyerek kapıya koştu. Kadir
ve Hülya gelmiş. Hülya da revani tatlısı yapmış, bir
tabak ta bana getirmişler. Ben, "Woaww, en sevdiğim tatlı!"
diyerek teşekkür ettim.
Veli abi, "Bizimkiler evi iyi temizlemiş mi, bir bakalım!"
deyince Kadir'le birlikte mutfağa falan bakındılar. Temizliği
beğenmişlerdi, karılarına teşekkür ettiler. Karılarına
ben de teşekkür ettim ve "Size birer parfüm borcum olsun!" dedim.
Fatma hanım da, "Ay ne olacak canım, Hülya ile arada bir gelir
temizleriz!" dedi. Bu arada hepsi ayakta duruyordu, ben, "Oturun, çay
içelim!" diye teklif ettiysem de, "Sağol, başka zaman
içeriz!" deyip hep birlikte gittiler...
Fatma hanım bir süre sonra mesaj attı,
"Tatlının hepsini ye, yarın lazımsın!" deyip
öpücük emojisi göndermiş. Ben de ona öpücük emojisi gönderdim.
Ardından Hülya'dan da mesaj geldi, "Bir tabak tatlı daha
getireyim mi?" deyip kahkaha emojisi göndermiş. Ben de, "İki azgın
deli birbirinizi buldunuz!" diye yazıp öpücük emojisi gönderdim. O
günden sonra çoğu zaman, özellikle pasta börek yaptıklarında
kahvaltıyı üçümüz birlikte yapıyoruz. Tabii kahvaltıdan
sonra da soluğu yatakta alıyoruz :)
(Şahin)
Komşumun Azgın Karısı! (1)
Komşumun Azgın Karısı! (2)
Komşumun Azgın Karısı! (3)
Komşumun Azgın Karısı! (4) ✔
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: