Komşumun Azgın Karısı! (1) (Şahin 45 Y., Ankara)
Merhaba arkadaşlar, ben Şahin. 45 yaşında, erken
emekli olmuş biriyim. Komşumun karısıyla
yaşadığım hikayemi sizlerle paylaşmak istedim.
İkinci evliliğimi yeni yaptığım dönemde yan daireye
evli bir çift taşındı. Bir akşam hoşgeldinize gittik,
tanıştık. Kadir 31 yaşında, karısı Hülya ise
29 yaşındaymış ve çocukları yokmuş. O günden
sonra karım Hülya ile samimi olmuş, sürekli bir araya
geliyorlardı. Hafta sonları ise dördümüz görüşüyorduk, dördümüz birlikte
yemek yiyor, kadınlar içmese de Kadir benimle rakı içiyordu.
İlerleyen günlerde karımla Hülya iyice samimiyeti
artırmış, bir araya geldiklerinde konuyu sekse kadar
getirmişler. Karım seks konusunda benim çok iyi olduğumu, her
gece iki kere sikmeden bırakmadığımı anlatmış.
Hülya da kendi seks durumlarının iyi olmadığını,
hatta sırf bu yüzden Kadir'den boşanmayı bile
düşündüğünü anlatmış. Tabii karım bunları bana
anlatıyordu, ben de gözlerimi kapayıp Hülya'yı hayal ederek
karımı sikiyordum...
Aradan altı ay kadar geçmişti, ben Hülya Kadir'den
boşanacak diye beklerken, karım (beklediği lüks hayatı
yaşatamadığımı bahane ederek) benden boşandı.
Yani ikinci evliliğim de bitmiş ve yalnız
kalmıştım. Yalnız olduğum için de Kadir'lere
gidemiyordum. Ama Kadir bana bazı akşamlar rakı içmeye
geliyordu. Kadir çakırkeyf olunca Hülya ile devamlı
tartıştıklarından bahsediyor, ben de Hülya'yı
düşünüp hayal kuruyordum. Hülya aklıma geldikçe yarağım
kalkıyor, kuduruyordum...
Yine bir gece Kadir bana rakı içmeye geldi. Zaten geldiğinde
çakırkeyfti, mahalledeki biranede demlenip gelmiş. Benle de rakı
içince iyice kafayı buldu ve konuyu yine karısına getirdi.
Karısının seks hastası olduğunu ve sekse doymadığına
kadar anlattı. Kadir bunları anlatırken benim içim gidiyordu. Birkaç
dubleden sonra Kadir iyice zom olmuş, nerdeyse sızmak üzereydi.
Tuvalete gitmek için ayağa bile kalkamadı. Kalkmasına
yardım ettim, yalpalaya yalpalaya tuvalete gidip geldi.
Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Kadir daha içmek
isteyince, "Yeter bu kadar, hadi seni evine
götüreyim de yat uyu!" dedim. Koluna girdim karşıya götürdüm,
zile bastım. Kapıyı gecelikle açan Hülya, "Aaa, Şahin abi, ne oldu buna, bu ne hal?" dedi. Ben de, "Sorma, bugün çok
efkarlıydı, rakıyı fazla kaçırdı!" dedim.
Hülya, "Abi gücüm yetmez, yardım et yatağa yatıralım
şunu!" dedi. "İyi tamam!" dedim, bir elim Kadir'in
kolunda, bir elim belindeydi. Hülya da öbür koluna girince kollarımız
birbirine temas etmiş, bu durum bile yarağımın
kalkmasına ve eşofmanımın önüne çadırı kurmaya
yetmişti.
Birlikte Kadir'i yatak odasına götürüp yatağa sırt üstü
yatırdık. Hülya önce Kadir'in gömleğini çıkarttı,
tabii ben de yardım ediyordum. Sıra pantolununa geldi, Kadir'in
ayakları aşağı sarkık durumda yatıyordu. Hülya
Kadir'in kemerini çözdü, pantolununu aşağı doğru
çektiğinde külotuyla birlikte sıyrıldı ve Kadir'in küçücük
siki göründü, başparmağım kadar anca vardı. Hülya ile göz
göze geldik, "Ay çok özür dilerim abi!" deyip Kadir'in külotunu geri
yukarı çekti. Ben de Kadir'in ayaklarını kaldırıp
yatağın üzerine koydum ve "Ben gideyim!" deyip
dış kapıya yöneldim.
Hülya arkamdan gelip kolumu tutarak, "Gitme, bir kahve
yapayım!" dedi, koluma girip beni mutfağa götürdü. Kahveyi
ocağa koyarken eli ayağı titriyordu, artık birşeylerin
olacağını anlamıştım. Zaten Hülya kahve yaparken
gecelikten belli olan tanga külotlu götüne bakmak yarağımı
yeniden kaldırmıştı. Kahveyi getirdi. Çok yakın
oturmuştu, dizi dizime değiyordu ve titrediğini hissediyordum.
Benim de ondan kalır halim yoktu, üstelik yarağım
çadırı kurmuş dışarı çıkmak için
çırpınıyordu.
Kahvemi içip, "Ben gideyim artık!" diyerek kalktım.
Hülya da kalktı ve önümdeki kurulu çadıra bakıp gülümseyerek, "Bu halde gitmene gönlüm razı
olmaz!" deyip eşofmanımın üstünden yarağımı
kavradı. Ben artık durur muyum, ensesinden çekerek dudaklarına
yumuldum. Dillerimiz birbirini kırbaçlar gibi emişiyorduk. Elimi
amına atmamla, "Oohhh!" diyerek bir nefes aldı. Külodu
sırılsıklamdı. O da halen eşfofanımın üstünden
yarağımı okşuyordu. Ayakta biraz yiyiştikten sonra
ben, "Kadir uyanır, ayıp olur!" dedim. Hülya ise, "O
normalde bile uyanmaz, bir de içmiş ki boğazını kessen
uyanmaz!" deyip tekrar dudaklarıma yumuldu...
Mutfakta biraz daha yiyiştikten sonra elimden tutup salona
götürdü. Çekyatı açtı ve geceliğini çıkardı, üzerinde
bir külot bir sütyen kalmıştı. Aylardır
arzuladığım kadının vücudu yarı çıplak halde
karşımdayadı. "Harika vücudun var Hülya, çok sexy ve
güzelsin!" diye iltifat edip öpmeye devam ettim. Hülya elini bu sefer eşofmanımın
içine daldırmış sonra da boxerimin içine sokmuş
yarağımı sıvazlıyordu. Sütyeninin kopçasını
açarak o muhteşem memelerini çıkartıp emmeye başladım.
Meme uçları şişmiş, kiraz gibi olmuştu. Ellerimi de
belinden aşağıya indirmiştim, götünün yanaklarını
okşuyordum. Hülya zevkten inliyordu...
Hülya'yı sırt üstü yatırdım, ayak tarafına
geçip külotunu sıyırdım. "Offf, bu ne güzel am, tertemiz,
tam yalamalık. Ulan Kadir bu am yalanıp sikilmez mi!"
dediğimde, Hülya, "O bu amın kıymetini bilmiyor, bu am senin
artık, istediğin kadar yala sik!" dedi. Klitorisine
yapıştım, dilimi am deliğine sokup yalıyordum. Hülya
da yarağımı yalamak isteyince hemen soyunup 69 pozisyonuna
geçtim. Yarağımı ağzına alıyor, taşaklarıma
kadar deli gibi yalıyordu. Ben de amını yalamaya devam
ediyordum, klitorisini emiyor, dilimi amına sokuyordum, ellerim de
boş durmuyor, götünün yanaklarını yoğuruyordum...
Amı zevkten iyice sulanmış, suyu ağzıma akıyor,
hepsini yalayıp yutuyordum. Hülya kendinden geçmiş,
yarağımı yer gibi emiyordu. Bir anda çığlık
atarak bacaklarını kastı, amı daralıp dilimi
sıkarak titreyip orgazm oluyordu. 30 saniye kadar sürdü bu titremeleri.
Sonra yavaş yavaş kendini bırakmaya başladı. O kadar
karı sikmiştim, ama bu kadar şiddetli orgazm olanı ilk defa
görüyordum ve çok hoşuma gitmişti. Hülya beni kendine çevirdi, iki
eliyle yüzümden tutarak dudağımdan öptü. Gözlerime baygın
baygın bakıyordu, belli ki çok mutlu olmuştu. Ama ben halen o
güzelim amına girmemiştim...
Dudaklarını, çenesini, gıdığını,
kulak memelerini emiyordum. Hülya tekrar kıvranmaya başladı.
Memelerine indim, memelerini öpüp, okşuyor, mıncıklıyordum.
Yarağım da ıslak amının üzerine sürtünüyordu. Hülya
zevkten tekrar kudurmuştu, beni kendine çekip kulağıma,
"Hadi aşkım, yarağını içimde
hissetmek istiyorum. Ama yavaş gir, canımı acıtma!"
dediğinde yarağımın büyüklüğünden gözünün korktuğunu
anlamıştım. Yarağımın kafasını am
dudakları arasına yerleştirip önce aşağı
yukarı sürttüm, sonra başını am deliğine hafiften
bastırdım. Beni sıkıca kucaklamış, dudakları
boynumdaki kaslarıma yapışmış, hafiften
ısırıyordu.
"Hazır mısın aşkım?" diye
fısıldadım. Dişlediği yeri bırakmadan
kafasını evet anlamında salladı. Birden yarıya kadar
geçirdim. Çığlık atmamak için dişlediği yeri
bırakmıyordu. Biraz daha yüklenip köküne kadar soktuğumda ise
iyice dişlerini geçirmişti boynuma. Benim de canım
yanıyordu, ama bu daracık isterik amı sikmek daha zevkliydi.
Yavaş yavaş çekip tekrar giriyordum. Dişlediği yeri
bırakıp derin bir, "Oohhhh!" çekti, ardından,
"Aşkım, sakın biriyle evlenme, bundan sonra ben varım,
sana karılık yaparım!" dedi. "Tamam, bundan sonra ben
de senin kocanım!" deyip amına girip çıkmaya devam ettim.
Hülya zevkten inliyor, yarağımı geri çekip tekrar
soktuğumda amını iyice öne çıkarıp daha da derinlere
girmemi sağlıyordu...
Birden ayaklarını belimin üzerinden bağladı.
Dudaklarımı kemirir gibi öperek, vücudumu iyice kendine
yapıştırarak yine titremeye başladı. Orgazm oluyordu.
Amı daraldı, amı yarağımı içinde vakum
varmış gibi emiyordu. "Hadiii, sen de gel, doldur döllerini
amıma!" deyince ben de hırıldayarak boşalmaya
başladım. Aynı anda gelmenin zevkini yaşıyorduk. Bütün
ağırlığımla üzerine yığıldığımda
Hülya halen titriyordu. Yavaş yavaş kolları yana düştü, ben
de yarağımı amından çıkarıp yanına
devrildim. Kolumun üzerine yatırdım, o da yüzünü göğsüme koydu.
Göğsümün her tarafını öpüyor, kokluyor, teşekkür
ediyordu...
Bir süre öylece yattık. Öpüşüp elleşiyorduk.
Elinin birini aşağı kaydırarak yarağımı
tekrar okşamaya başladı. Az sonra elinde taş gibi olmuştu
yarağım. Aşağı inerek yalamaya başladı, ben
de sırtını ve bacaklarını okşuyordum. Memelerini
bacaklarıma sürtüyor, yarağımın başından
taşaklarıma kadar yalıyordu. Sonra yukarı kaymaya
başladı, yarağımın dibinden dilini hiç çekmeden
göbeğime, göğüslerime ve boynuma gelmişti. Kulağıma,
"Seni seviyorum kocacığım!" diyerek dudaklarıma
yapıştı. "Ben de seni seviyorum
karıcığım!" dedim..
Amı göbeğime gelecek şekilde üstüme
yatmıştı, az aşağıya kayıp
yarağımı amının dudakları arasına alarak
sürtünmeye başladı. Götünü ve belini kullanarak bir yukarı bir
aşağı hareket ediyordu. Sonra ellerini göğsüme koyarak
oturur vaziyete geldi, bir eliyle yarağımı kavrayıp
ateş gibi yanan amının deliğine hizalayıp yavaş
yavaş oturmaya başladı. Bacakları yanlarımda, diz
çökmüş vaziyetteydi. "Orospu, beni mahvediyorsun!" dememle
dibine kadar oturdu, klitorisi yarağımın dibinde aramızda
sıkışmıştı. Orospu kelimesi onu çılgına
çevirmişti, deli gibi oturup kalkmaya başladı...
Ben de boş durmuyor memelerini avuçlayıp yoğuruyor,
alttan da pompalayarak sikilmesine yardım ediyordum. 10 dakika sonra artık
bitmek üzereydi, bunu anlayabiliyordum, orgazm olacağı zaman
kendinden geçiyordu. Yine klitorisini aramızda
sıkıştırarak iyice oturdu, götünü dairesel çevirmeye
başladı. Yarağım amının iç kısmının
her yerine sürtünüyor, sürtündükçe de ayrı bir zevk veriyordu. Beni de
mutlu edebilmek için elinden geleni yapıyordu...
"Orospuuuu, bitirdin beni, fahişe, kaltak!" diyerek
memelerine iyice asılıyordum. Yine
çıldırtmıştım onu, göğsümdeki elleri yumulmaya
başladı, tırnaklarını batırıyor, bir kedi
gibi tırmalıyordu. Yine titremeye başladı, amı
daraldı, sanki yarağımı içeriden emiyordu, öyle bir orgazm
oluyordu ki, bütün vücudu kasılıyor, titriyordu. Amının
daralıp vakumlamasına ben de dayanamadım ve içine
fışkırtmaya başladım. Döllerimi içinde
hissettiğinde, "Canım benim!" diyerek memelerini
göğsüme değdirerek dudağımdan öpüp üzerime
yığıldı. Beş dakika kadar öylece kaldıktan sonra
biraz da yan yana yattık, birer sigara içtik. Vakit gecenin dördü olmuştu,
birbirimizin telefon numarasını kaydedip ben evime geçtim...
Ertesi gün akşama kadar uyumuşum ki kapımın ziliyle uyandım. Kapıyı açtım,
Kadir, elinde bir tepsi ile içeri girdi. Bir tabak et sote, yanında pilav,
salata, "Bunu Hülya gönderdi!" dedi. Teşekkür edip mutfağa
koydum, salona geçtik oturduk. "Yemek getirmene hiç gerek yoktu!"
dedim. "Hülya ısrar etti!" dedi ve anlattı, (Şahin abi
yalnız kaldı, yemek yapmayı becerebiliyor mu bari, yazık
adama, sen hiç sordun mu?) demiş. Kadir de (Yok hiç aklıma gelmedi!)
demiş. Hülya da, (Sen nasıl adamsın, neredeyse her akşam
gidip yeyip içiyorsun, ortalığı da öylece bırakıp
geliyorsun!) diye çıkışmış. Kadir de, (Yahu ben ne
anlarım ev işlerinden, o kadar düşünüyorsan git temizle!)
demiş. Hülya da, (Giderim temizlerim, o benim abim!) deyip yemeği
göndermiş.
Ben rakı hazırlıyordum ki, Kadir, "Ben bugün
içmesem, dün çok kaçırmışım, başım
ağrıyor!" dedi. Ben de ona kahve yapıp getirdim verdim.
Bana, "Yarın gündüz evde misin?" diye sordu. Ben de, "Yok,
gezmeye gideceğim, akşama anca gelirim, niye ki?" dedim. Kadir,
"Yedek anahtarın varsa ver bari, yarın Hülya bir temizlik
yapsın!" dedi. Ben dünden razıydım, ama biraz naz
yaptım, "Gerek yok be, ben hallediyorum!" dedim. Kadir
ısrar edince, "İyi, tamam!" dedim.
Kadir pijamamın yakasından göğsümdeki
tırmalanmış yerleri görmüş. "Hayırdır kavga
mı ettin, bu ne böyle?" deyip pijamamın yakasını iyice
ayırdı. Tabii boynumdaki ısırığı da gördü ve
"Bu ne yaa?" diyerek güldü. Kendi karısının
yaptığını bilmiyordu gavat, ama bir kadının
yaptığını anlamıştı. Ben de, "Sorma,
dün seni eve bıraktıktan sonra biraz dolaşmak için
dışarı çıktım. Eskilerden
tanıdığım bir orospu vardı, ona denk geldim, orospu
çok isterik, doymuyor!" dedim. Kadir de, "Belli zaten, baksana seni
yemiş bitirmiş!" deyip güldü. Kahvesini bitirince yedek anahtarı
da alıp gitti. Yarım saat sonra Hülya'dan mesaj geldi,
"Aşkım, yarın sabah Kadir işe gidince orospun temizliğe
geliyor, haberin olsun!" deyip öpücük emojisi göndermiş. Ben de,
"Gel bakalım orospu, bekleyeceğim!" yazıp patlıcan
emojisi gönderdim...
Hülya dediği gibi ertesi gün sabah Kadir'i işe gönderip geldi. İçeri
girince sinsice gülümseyerek, "Kadir anlattı, demek dün orospuya
gittin ha?" dedi. Ben de pijamamın yakasını açıp,
"Evet, orospu beni bu hale getirdi!" deyince gülüştük. Direkt
yatak odama geçip sikişe başladık...
Sonraki günlerde Hülya işi daha da ilerletti. Artık Kadir
evdeyken bile canı yarak isteyince, "Şahin abiye şu
kurabiyeleri (börekleri falan) verip geleyim!" diyerek gelip hızlı bir
sikişten sonra gidiyor. Hülya eskiye nazaran çok daha mutlu, cıvıl
cıvıl bir kadın oldu. Kadir'in bu kadar kör olmasına
şaşırıyorum, belki de ilişkimizi biliyor ve ses
çıkartmıyor gavat :)
(Şahin)
Komşumun Azgın Karısı! (1)
✔
Komşumun Azgın Karısı! (2)
Komşumun Azgın Karısı! (3)
Komşumun Azgın Karısı! (4)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: