Boynuzlu! (4) (Cenk 32 Y., Moskova / Rusya)
Telefonumun titreme sesine uyandım. Karımdan mesaj
geliyordu, sabah saat 6 falandı. Bana, "Neredesin, lobide
yoksun?" yazmıştı. "Adam gitti mi?" diye sordum,
"Evet gitti!" yazdı. Ben de, "Odamızda
buluşalım!" diye yazdım. Hemen giyinip bizim odaya geçtim.
Karım daha gelmemişti, ama odanın halini görünce
şaşırdım. Daha ilk girişte yerde havlu, masada
bitmemiş bir meyve tabağı, yarısı içilmiş
şarap sişesi, yerde kullanılmış kondom (içi döl
doluydu) ve valizdeki çoraplar falan hep yerde.
Karım odaya girer girmez bana, "Neredeydin?" diye sordu,
bir yandan da etrafı toplamaya başladı. "Clara ile
birlikteydik!" dedim. "Öyle mi??? Ee peki Marco?" dedi. Ben de,
"Clara'yı birlikte siktik!" dedim. Karım gülerek,
"Clara, Claraaa! dedi, arkadaşını iyi tanıyordu tabii.
Bana, "Aşağıda göremeyince merak etmiştim seni, neyse
iyi bari!" dedi. Yerde duran kondomu görür görmez kaldırdı.
Karıma, "Sen korunmuyor muydun?" diye sordum. "Korunuyorum,
hatta gerek yok dedim, ama adam kendi istedi kullanmayı. Hem iyi oldu,
yabancı biri, hastalık falan var işin ucunda!" dedi. (Adam
karıma resmen orospu muamelesi yapmış!)
Yatağa uzanmak istedim, ama karım, "Dur dur uzanma,
kirli! Gelirken resepsiyondan yenisini istedim, getiriyorlar!" dedi.
Çarşafa ellediğimde nemliydi. Kesin karım orgazm olmuştu,
hem de epey ıslak şekilde. Karıma, "Gecen fena
geçmemiş!" dedim. Karım da, "Yani beklediğimden
iyiydi. Ama sana birşey söyleyim mi, adam kesin önemli biri, üstelik evli.
Karısı arayınca apar topar çıktı!" dedi gülerek.
Otel görevlisi gelip çarşafları değiştirdikten
sonra ben yatağa uzandım. Karım soyundu ve hemen yanıma
gelip sarıldı, "Anlatmamı ister misin?" dedi.
"Neyi?" dedim. "Neyi olacak, neler olduğunu, hani izlemeyi
seviyordun ya, istersen tek tek anlatabilirim sen de kafanda
kurarsın!" dedi. (Uff tabii ki de isterim, istemez miyim).
"Cidden anlatır mısın?" dedim. "Evet, neden
olmasın. Hatta dur en başından anlatayım!" dedi.
Ve anlatmaya başladı. "Arabaya biner binmez hemen beni
kucağına aldı. Elini önce bacaklarımda gezdirdi, tabii ben
elini tutup çektim, ama ayı gibi adam, hemen elini eteğimin
altına atıp beni parmaklamaya başladı. Bunu yapması
beni çok azdırdı ve amım ıslandı..." dedi.
(Baktım karım ciddi ciddi anlatıyor, ben de hemen soyunup
sikimi sıvazlayarak onu dinlemeye başladım).
"Adam parmaklarını çok iyi kullanıyordu. Beni
öpmeye çalışıyor, ama yüzümü kaçırıyordum, sonra
boynumu öpüyordu. Önce biraz dirensem de sonra kendimi teslim ettim.
Dudaklarımı öpmeye başladı, ben de karşılık
verdim. Adam tek hamlede beni kucağına tam oturttu.
Ayakabılarımı çıkardı, ayaklarımı
bacaklarımı okşuyor, bir yandada dudaklarımı emerek
öpüyordu. Sonra memelerimi sıkarak avuçladı. Uzun bir süre
öpüştükten sonra beni kaldırıp yanına koltuğa koyup
domalttı. Eteğimi kaldırdı, sonra tangamı indirip
götümü avuçlayıp öpüp kokladı..."
(Bunları anlattıkça ben gözlerim kapalı bir yandan hayal
ediyordum).
"Sonra fermuarından yarağını çıkardı
ve kafamdan tutup eğdi. Ben de hemen ağzıma aldım. Ona bir güzel
sakso çektim. Tam otele gelmeye yakın boşaldı ve bütün döllerini
yuttum. Sonra odaya girer girmez soyunup yatağa girdik. Aynı sana
sarıldığım gibi ona sarılmıştım ve
dudaklarından öpüyordum onu. Az önce boşaldığı için
biraz zamana ihtiyaçı vardı, o yüzden sürekli aynen böyle sikini
tutup sıvazladım (yarağımı sıvazlayarak). Zaten o
göbeğinden dolayı küçük kalmıştı siki (gülerek). Sonra
o koca vücudu ile beni altına çekip memelerimi ısırarak öpmeye
başladı. Oradan aşağıya inip klitorisimi yalamaya
başladı. Ağzını çok iyi kullanıyordu. Sonra da
beni domaltıp bir güzel sikti!" dedi.
Karım tüm bunları anlatırken kendi de amı ile
oynuyor, sanki o anları tekrar yaşıyordu. Daha fazla
dayanamadım ve karımı domaltıp sikmeye başladım.
Karım, "Evet, evet aynen böyle sikiyordu beni!" diye inliyordu.
Elimi karımın göt deliğine attım parmaklamak için, ama
deliği yumuşaktı parmağımı rahatça
sokabilmiştim, içi de yapış yapıştı. "Seni
götten de mi sikti?" diye sordum. Karım biraz duraksadı.
"Ne oldu?" diye sordum. Karım, "Sana birşey söylemem
lazım!" dedi. Karımı sikmeyi bıraktım ve
"Ne? Söyle!" dedim. Karım, "Hani dedim ya karısı
aradı sonra hemen çıkıp gitti diye..." dedi.
"Eee?" dedim.
"Aslında beni siktikten hemen sonra gitti. Ben de duşa
girdim, etrafı toplayıp seni çağıracaktım. Tam
duştan çıktım, kapı çaldı. Ben de sen adamı
çıkarken lobide gördün ve sen geldin zannettim..." dedi. "Kimdi
gelen?" diye sorduğumda, "Carlos!" dedi. "Nasıl
Carlos geldi?" dedim. "Bildiğin geldi. Görünce ben de
şaşırdım. Direkt içeri girdi, sonra öpüşmeye
başladık. Üstümdeki havluyu çıkartıp beni yatağa
attı, sonra sevişmeye başladık!" dedi. "Yani
bütün gece onunla mıydın?" dedim. "Evet!" dedi. Zaten
şarap, meyve tabakları, çorap falan belliydi.
"Demek o yüzden ben gece geldiğimde git dedin bana ha?"
dedim. "Evet aynen!" dedi. "Ee peki Maria ne olmuş,
ayrılmışlar mı?" dedim. "Yok onu uyutup öyle
gelmiş. Kızmadın değil mi?" dedi. "Yok be ne
kızacağım. Anlat ne yaptınız, aynı az önce
anlattığın gibi!" dedim. Yataktan kalkıp
geceliğini giymeye başladı, birden modu düşmüştü.
"Aynı şeyler işte, yine çorap giymemi istedi falan!"
dedi. "Ee doğru dürüst detaylı anlat, en baştan!"
dediysem de, "Yarın anlatayım, artık uyusak mı?"
dedi. Ben de, "Tamam tamam, dinlenelim, haklısın!" dedim.
Yattık uyuduk.
Öğlene doğru uyandık. Karım, "Bugün kendimiz
dışarda dolaşalım, akşama Clara'larla plan
yaparız!" dedi. Birlikte dışarı çıkıp
Münih'i gezdik, yedik içtik. Öğleden sonra da otele döndük, otelin
spasından masaj salonundan yararlandık. Sonuçta herşeyin
parasını Carlos ödüyordu. Tabii karşılığında
da karımı sikiyordu.
Clara, Marco, Carlos ve Maria tüm gün birlikte
takılmışlardı, onlarla otel lobisinde buluştuk.
Carlos'un gözü halen karımın üzerindeydi. Karıma,
"Sakın ha Carlos'a bu akşam yüz verme, planlarımız
var!" dedim. Dün Clara'yı Marco'nun gözlerinin önünde sikmiştim,
sıra Marco'nun benim karımı sikmesindeydi. Zaten karıma
öyle bir bakışları var ki, yani hadi yukarı desek hemen çıkıp
karıma döşeyecekti.
Hep birlikte oturduk ve sonraki günlerin planını yaptık.
Daha final maçına 4 gün vardı ve final maçı Berlin'deydi. Zaten
sonraki günde otelden sabah erken ayrılıp Berlin'e gidilecekti. Ama
şöyle bir durum vardı ki, Carlos'lar kendileri çok öncesinden
planlama yaptıklarından Berlin'e uçak biletleri falan vardı ve
maçtan dolayı da başka hiç uçak bileti yoktu. Onlar uçakla gidecekti,
biz de sonra o VIP araçla gidecektik, zaten 5-6 saatlik yoldu. Bir de Berlin'de
kalacağımız otelde yer sorunu vardı. Ayrıca VIP araç
maç gününden bir önceki gün Berlin'e gidecekti. O yüzden karımla benim iki
gün daha Münih'te kalmamız gerekiyordu. "Oteldeki sorunu ben
çözerim!" dedi Carlos. Ama bizim karımla her türlü iki gün daha
onlardan ayrı Münih'te kalmamız gerekiyordu.
Tüm bunlar konuşulduktan sonra Carlos, "Hadi dışarda
birlikte yemek yiyelim!" dedi. Biz, "Yok yorgunuz, otelin
resturantında yeriz, sonra da dinleniriz biraz!" dedik. Benle
karıma, "Tamam siz bilirsiniz!" dedi, ama Clara'lara, "Siz
gelin!" dedi. Clara da, "Tamam, siz geçin arabaya, biz
geliyoruz!" dedi. Şaştım kaldım bunu demesine.
Carlos'lar arabaya doğru gidince karım, Clara'ya, "Ne
oldu?" diye sordu. Meğer bizim Carlos dün Clara'yı
siktiğimi anlamış ve Clara'yı haşlamış.
Birdaha da benimle birlikte olmasını yasaklamış.
Adama bak yaa, o karımı dilediği kişiye
siktirebiliyor, yetmiyor üstüne kendi de gelip sikiyor, ama benim Clara'ya
dokunmam yasak! Marco'ya, "Dostum sana ayıp oldu ya, söz
vermiştim, karımı birlikte sikeriz diye!" dedim. Marco,
"O konuda sorun yok dostum, ben yemeğe gitmeyeceğim!" dedi.
Clara üzgün bir ses tonuyla, "O zaman size iyi eğlenceler!"
dedi. Karıma da, "Marco için dikkat et, bazen kendini
tutamıyor!" dedi.
Benim sinirim biraz da olsa dinmişti. Marco, "Hadi
çıkalım o zaman yukarı!" dedi. Ben dünden
hazırdım, hemen ayağa kalktım. Karım da, "Hop
hop, sakin olun, ne acelemiz var, daha saat 8, önce bar tarafına geçer
birşeyler içeriz, eğleniririz, öyle çıkarız odaya!"
dedi. Biz de, "Olur!" dedik. Karım, "Siz oturun biraz, ben
hazırlanıp geleyim!" dedi.
Karım yarım saat sonra kısacık çok sexy bir
elbiseyle yanımıza geldi ve "Hadi bar kısmına
geçelim!" dedi. Bar kısmına geçer geçmez içerideki bütün
erkeklerin gözleri karımın üzerindeydi. Bir masaya geçip oturduk. Karımı
aramıza almıştık. Marco hemen karım ile oynaşmaya
başladı. Sürekli karımın bacaklarını okşuyor,
yanaklarını sıkıyor, öpüyordu. Alkol almaya
başladıkça iyice azıttılar ve herkesin içinde öpüşmeye
falan başladılar. Orospu karım onunla öpüşüp öpüşüp
sonra benimle öpüşüyordu. Bardaki herkes bizi izliyordu.
Yan masamızda bir grup vardı, onlar da Türkiye'den maç
izlemeye gelmişlerdi. Ben karıma ara ara Türkçe kelimeler
kullandığımı duyduklarından içlerinden bir adam bana
dönüp Türkçe selam verdi. Ben de aynı şekilde selamladım. Adam,
"Başkan bu karıyı nereden buldunuz yaa? Biz kaç gündür
buradayız böylesini bulamadık!" dedi. Karımı Escort
zannetmişti. "Şans işte!" dedim. Karım Türkçe de
anladığı için bana dönüp baktı (Sen ne yapıyorsun?)
anlamında. Karıma Elimle (Dur, dur!) işareti yaptım.
Adam hiç müsade falan istemeden gelip masamıza oturdu ve "Başkan,
bize de ayarlasan böyle güzelini, baksana şuna bebek gibi. Rus mu?"
dedi. "Evet Rus!" dedim. Marco ne konuştuğumuzu
anlamıyor tabii, karımı piste kaldırıp dans etmeye
başladılar. Adam da yan masadaki arkadaşına, "Emre
şu hatuna baksana, ilik gibi!" dedi. Emre de, "Jaklısın
Serkan, bu karıyı yatırıp sabaha kadar sikersin
yorulmazsın!" dedi.
Eğerki Marco'nun dün yarağına ve sikişmesine
şahit olmasam karımı anında bu iki elamanın
kucağına atardım. Ama karıma acıdım :) Adama,
"Yarın buradaysanız ayarlayalım birşeyler!"
dedim. "Yok dostum gidiyoruz! Bu gece olsa iyi olurdu!" dedi. Ben de,
"Bu gece zor!" dedim. Adam, "Orospu senin mi?" dedi, beni
karımın pezevengi sanmıştı. "Yok, ama
arkadaşım!" dedim. "Fuckbuddy işleri yani!" dedi
Emre gülerek. Ben de, "Aynen!" dedim. "Nereden buldun peki?"
deyince, "Moskova'da yaşıyorum, oradan arkadaşım, maç
izlemeye geldik!" dedim. Emre, "Ee oğlum gavatlık yine bu!"
dedi. Serkan da, "Sus be, saçmalama amına koyum, karısı
değil sevgilisi değil, gavatlık ne alaka?" dedi :)
Karım tekrar masaya geldiğinde, Serkan ile Emre karıma
İngilizce selam verip güzelliğine iltifat ettiler. Karım da
onlara gülümsedi, sonra bana baktı, ben de göz kırptım.
Karım bana Rusça, "Ne iş çeviriyorsun Cenk?" dedi. Ben de Rusça,
"Beğendiysen bu gece misafir edelim ikisini de?" dedim. "İkisini
de mi? Artı Marco, artı bir de sen, 4 kişi, kafayı yedin
galiba?" dedi korkuyla. "Tamam tamam! Hadin o zaman çıkalım!"
dedim ve bardan ayrıldık. Ben böyle bir fırsatı
kaçırdık diye üzülmüştüm. Hadi diyelim ben sikmedim, köşede izledim, ama Marco ve bu ikisi karımı harbi perişan ederdi, o
yüzden karım haklıydı.
Odaya çıkar çıkmaz Marco karımın dudaklarına
yapıştı. Karım da Marco'nun gömeliğinin
düğmelerini sökmeye başladı. Ben de arkadan hemen
karımın elbisesini indirdim. Karımı kendi ellerimle
hazırlıyordum. Karım Marco'nun yarağını kotunun
üzerinden avuçlarken, "Avuu!" dedi. O kalınlığı
hissetmişti. Hemen kotun kemerini çözüp yere çöktü ve donu ile birlikte
yere indirdi. O kalın yarak karımın yüzünün önündeydi
artık. Kudurmuş gibi ağzına aldı hemen. Yanakları
kocaman oluyordu. "Off çok güzel!" diye diye ağzını
dolduran o yarağa sakso çekmeye başladı. Marco da, "Dostum
çok iyi yaa!" diyordu.
Karım çok fena azmıştı. Beni de yanına çekip
kotumu indirip yarağımı ağzına aldı. "Erkeklerim
benim!" diyerek sırayla sakso çekiyordu bize. Marco kondom sordu, ama
bizde yoktu. Ben Marco'ya, "Biz temiziz, sıkıntı yok!"
dedim. "Tamam o zaman!" diyerek karımı
kaldırıdığı gibi ayakta kucağına aldı.
Karım hemen ayaklarını Marco'nun beline doladı.
Karımın öyle ayakta amına girmeye başladı. O
kalın yarak karımın amını yırtarak giriyordu
sanki. Karım inim inim inliyordu.
Marco çok güçlüydü, yani ayakta o pozisyonda hiç temposunu kaybetmeden
karımı hoplata hoplata sikmeye başladı. Karım, "Yeter,
ah, ahh!" diye diye hem ağrı çekiyor, hem de deli gibi zevk
alıyordu. Marco karımı bir anda yatağa atıp
domalttı. Götten sikmek istiyordu. Karım hemen, "Yok, yok, yok
alamam bunu!" diye korktu. Marco dinlemedi, biraz zorladı, ancak
başını ancak sokabilmişti, ama karım
çığlık atıyordu. Sonra ben durdurdum onu. O da, "Tamam
dostum!" diyerek amına tekrar girdi ve bağırta
bağırta sikti karımı. Karım titreyerek orgazm olunca, Marco
da karmın beline boşaldı. Ben de onları izleyerek 31 çekip boşaldım.
Üçümüz de rahatlamıştık.
Karım belden aşağısını yıkamak için
banyoya girdiğinde Marco'nun telefonu çaldı. Arayan Clara idi. Hemen
kapattı telefonu ve giyinmeye başladı. "Ne oldu?" diye
sordum. "Gitmem lazım, Clara çağırıyor, Carlos beni
sormuş!" dedi ve hızlıca giyinip çıktı.
Karım da bunu duyup yanıma geldi ve "Ee bu kadar mıydı?"
dedi. Daha odaya gireli en fazla yarım saat falan olmuştu. Saate
baktığımızda daha gece 12 bile olmamıştı.
Karımla yatakta başbaşa kalmıştık.
Karımın yine orospuluğu üzerindeydi, bana, "İstersen
tekrar bara inelim, oradaki Türk'ler gitmemiştir belki?" dedi. Karımın
bu kadar azgın olması beni şaşırtmıştı.
"Hadi çabuk giyin o zaman!" dedim. "Tamam!" dedi. Hemen
giyinip makyajını tazeledi. Karıma, "Onlara seni Moskova'dan
arkadaşım diye tanıttım, evli olduğumuzu bilmiyorlar,
sakın sen de belli etme, ben ne dersem katıl!" dedim. "Tamam
merak etme!" dedi.
Bara indiğimizde ikisi de oradaydı ve masada tek
başlarına oturuyorlardı. Hemen bizi görüp masalarına
çağırdılar. Emre de Serkan da heyecanlanmıştı.
Onlara, "Hadi iyisiniz, biraz birşeyler içelim sonra çıkarız
odaya!" dedim. "Olur olur, ne içersiniz?" diye sordu Emre.
Serkan, "Bu güzelliğe şampanya patlatırlır ya!"
diyerek garsonu çağırıp şampanya istedi. Onlara, "Yalnız
Valeria yabancılara karşı biraz tedirgin olur, o yüzden ben
sürekli yanınızda kalacağım, sorun olmaz değil mi?"
dedim. Serkan, "Yok be niye sorun olsun, sen bize bu hatunu getirdin ya,
kral adamsın!" dedi. Emre kulağıma eğilip, "Kaç
para vereceğiz karıya?" diye sorunca, ben de onun kulağına
eğilip, "Para için değil, zevk için sikişiyor!" dedim.
Şampanya gelince ayakta kadeh kaldırdıktan sonra Emre
karımı alıp yanına oturttu. Serkan da hemen diğer
yanına oturdu. Emre karımın elindeki kadehi alıp masaya
koydu ve dudaklarına yapıştı. Karım da
karşılık verip pazuların okşuyordu. Emre de elini
karımın bacaklarına atmış okşuyordu. Ben de tam
karşılarında oturmuş şampanya içerek manzaranın
keyfini çıkartıyordum.
Serkan, "Biraz da biz bakalım bu güzelin tadına!"
diyerek karımı kendine çevirdi ve öpmeye başladı. Elini de
karımın elbisesinin altına atmış, amını
parmaklıyordu. Emre, "Bu orospu yanıyor, amı
sırılsıklam olmuş, hadi söndürelim bunu!" dedi. Serkan
da, "Hadi o zaman kalkalım!" dedi.
Onlar iki ayrı yataklı tek odada kalıyorlarmış,
o yüzden bizim odamıza çıktık. Adamlar karımı hemen
aralarına aldılar. Bir yandan soyunup bir yandan da karımı
soydular. Üçü de çırılçıplak olmuştu. "Bu ne güzellik
laağğn?" dedi Serkan karımın o güzel vücudunu görünce.
Serkan'ın boynundan aşağısı full kıldı.
Herif resmen kurt adam gibiydi. Karım belli ki ilk kez bu kadar
kıllı biriyle birlikte olacaktı, ama herifin kıllı
göğüslerini öpe öpe doymadı. Ben de koltuğa geçip izlemeye devam
ettim.
Karımı yatağa yatırıp bir güzel öpmeye
başladılar. Serkan karımın ayak parmak uçlarını
eme eme doyamadı. İki erkeğin karımla sevişmesi ve 4
ellin 2 dudağın ve 2 yarağın karımın memelerinde,
bacaklarında, kısaca vücudunun her yerinde dolanması beni
zevkten kudurtuyordu. İkisinin de yarağı normal, yani benimki
kadardı. Uzun bir ön sevişme olacağı belli olmuştu,
çünkü karıma bir türlü doymamışlardı. Şimdiden
karımın memesi boynu falan emilmekken kızarmıştı,
bu gidişle kesin kan toplayıp moraracaktı.
Emre, "Valla ben bu amı yalarım!" diyerek
karımın amına dil atmaya başladı. Serkan da
karımın üzerine çıktı ve yarağını
karımın yüzüne tuttu. Karım da ağzına aldı.
Karım sakin sakin yavaş yavaş yalıyordu. Arada adamın
taşaklarını da emiyordu. Orospu karım da ön sevişmeyi
uzun tutmak niyetindeydi, ne de olsa gece daha uzundu.
Emre karımın amını yalamayı bırakıp
o da Serkan gibi karımın ağzına vermek istedi. Karım
ikisini de yatağa uzandırıp sırayla sakso çekmeye
başladı. Emre karımın saçlarını toplayıp
gırtlağına kadar sokmaya başlayınca karım elinden
gelen orospuluğu yapıp hemen Serkan'a da aynı muameleyi çekiyordu.
O sıra tabii aralarında konuşuyorlar, seni böyle sikeceğiz,
şöyle sikeceğiz, ağlatacağız seni orospu falan
diyorlardı.
Karımın gırtlak şovundan sonra boğazı
yüzü kıpkırmızı olmuş, gözlerinden yaş
gelmişti. Biraz dinlenmek istedi ve ikisinin ortasına uzanıp
Serkan'ın o kıllı vücudunu okşayıp öpmeye
başladı. Emre hemen kıskandı ve karımı
kucağına çekti. Yarağı karımın amının
üzerindeydi ama sokmamıştı. Karım da üstünde
kıvranıyor yarağı amına sürtüyordu. Karım birden
amının içine yerleştirdi ve Emre'nin üzerinde hoplamaya
başladı. Serkan da, "Kondom takmadın kanka?" dedi
Emreye. O sıra karım, "Sorun yok, korunuyorum!" dedi
Türkçe. İkisi de şok olmuştu, "Türkçe biliyor musun?"
dedi Serkan. Karım da, "Evet ama az!" dedi.
Serkan hemen yatakta doğrulup karımın memelerini ve
boynunu öpmeye başladı. 5 dakika kadar boyunca karım Emre'nin
üzerinde zıpladıktan sonra Serkan'ın üzerine geçti. Aynı
şekilde Serkan'ın da üzerinde hoplarken orgazm oldu. Ama Serkan
aldırış etmeden karımın kollarından tutarak seri
şekilde alttan pompalamaya başladı. Serkan, "Emre ben
geliyorum!" dedi. Emre de, "İçine boşalma daha ben bitmedim!"
deyince, Serkan karımı kucağından
kaldırıdığı gibi yatağa yatırıp
memelerine doğru boşaldı.
Emre de hemen karımın üzerine çıkıp bacak omuz
yaparak sikmeye başladı. O da birkaç dakika sonra amından
çıkıp karımın yüzüne boşaldı, ama ne boşalma,
karımın bütün yüzü, saçları falan döl oldu. Tüm bunları
izlerken yarağım kotumu yırtıp fırlayacak gibi olmuştu,
ben de soyunup karımın amına girdim. Emre ile Serkan köşeye
çekilmiş bizi izliyordu. Daha ilk birkaç dakikamda karımın içine
akıttım dölleri. Emre, "Heyecan mı yaptın kral?"
dedi, sanki erken boşalmışım gibi. Nereden bilsin 30-40
dakikadır onları izleyip kudurduğumu.
"Birer posta daha atabilir miyiz?" diye sorduklarında, "Evet
istediğiniz kadar!" dedim. Emre, "Harbi mi diyorsun?" dedi.
"Tabii, ama hakkını verin, yani am göt ne varsa sikin!"
dedim. Havalara uçmuşlardı. Karım, "Az bekleyin!"
diyerek hızlı bir duş alıp temizlendi. O sırada
bizimkiler yarakları tekrar kaldırmıştı. Emre
karımı alıp 69 yaptı. Amını yalarken de göt
yanaklarınını tutup açtı, Sekan da karımın göt deliğini
parmaklıyordu. Serkan karımın göt deliğini yalamaya
başlayınca ben de şok oldum. Karımın aynı anda
amı ve göt deliği yalanıyordu. Karım Emre'nin
yarağını bırakıp inlemeye başladı.
İkisi bir dil atıp bir parmak atıyordu karımın
amına ve götüne.
Karımı aralarına alıp ayağa kaldırdılar,
bir bacağını masanın üzerine koydular. Serkan önden Emre de
arkadan karımın amına ve götüne girdiler. Aynı anda iki
deliğinden sikiliyordu karım ve üst üste orgazm oluyordu. Emre
karımı masaya domaltıp götüne tokat atarak götten sikmeye devam
etti. Serkan da benim gibi ayakta yarağını
sıvazlıyordu. Emre sonra karımı yatağa götürüp orada
domaltıp tekrar devam edince Serkan hemen karımın baş ucuna
uzanıp karımın başını eğerek
ağzına verdi.
Biraz sakso sonrası Serkan karımı alıp çevirdi ve
bir bacağını kaldırıp amına girdi. Emre de hemen
Serkan gibi yatağa uzandı ve karım onun yarağını
ağzına almaya başladı. Serkan ara ara karımın
götüne de sokuyordu sikini. Sonra Emre karımı sırt üstü üzerine
alıp elleriyle karımın bacağını açtı ve
götüne girdi. Serkan da karımın üzerine çıkıp amına
girdi. Mükemmel bir pozisyondu. Herkes yorulmuştu, Serkan'da da Emre de de
tempo düşmüştü. Karım bunu anlayınca kalktı
üstlerinden ve yataktan inip yere diz çöküp sırayla sakso yaptı
adamlara ve ikisini de neredeyse aynı anda boşaltıp ikisinin de
döllerini yuttu. Sonra da bana bakıp, "Yeter!" dedi, o da
çok yorulmuştu.
Serkan ile Emre bana teşekkür ede ede odamızdan
ayrıldılar. Karım duşa girince ben de arkasından
girdim. Onu duşa kabine dayayıp bir de ben götünden sikip bir de ben ağzına
boşaldım. Karıma, "Bugün tam bir orospu oldun
karıcığım!" diyerek onu güzelce yıkadım. Epeyce
de acıkmıştık, indik aşağıya. Resepsiyondan
odaya temiz çarsaf isteyip çıktık. Otelin yakınındaki bir
dönerciden döner yedik. Tahmin ettiğim üzere karımın boynunda ve
memelerinde kan toplamıştı ve çok sexy duruyordu benim için.
Sondaki iki gün hiç seks yapmadık, zaten karım yeterince
doymuştu. Münih'i gezdik, alışveriş yaptık. Ben
kendime aksiyon kamerası aldım, İbiza'da deniz altı
kayıt yapmak istiyordum.
Biraz geç vakitte de olsa VIP araçla Berlin'e gittik. Gece geç saatte
vardık. Aynı otel olmasa da kendi otellerine yakın bir otelde
oda ayarlanmıştı bize. Final maç günüydü. Öğlene kadar
uyumuştuk. Uyandık birşeyler yedik, ama Clara'lardan falan hiç
ses seda yoktu. Sanırım Carlos yüzünden bizimle konuşmaları
yasaklandı. Şaka gibi, resmen sapık karı koca
olmuştuk. Ama asıl sapık onlardı, onlar yüzünden
başladı zaten her şey.
Neyse, maç saatinden önce araç bizi aldı ve stadda aynı Münih'teki
gibi maçımızı izledik. Herkes birbirine soğuk
davranıyordu. Bu durumdan da rahatsız olmuştuk, sanki
istenilmeyen misafirlerdik. Maç sonrası direkt otelimize geçtik. Odaya
girdiğimizde yatağın üzerinde sütyen külot ve fileli çoraplar
vardı. Üzerinde de not bırakılmış, "01:00"
diye. Yok artık dedim, Carlos karımı sikmeye gelecekti.
Karım halinden memnun, çok mutlu olmuştu yine. Bu Carlos'ta harbi
sihirli yarak vardı.
Carlos'un gelmesine daha bir saat falan vardı. Karım hemen
duşa girmek istedi. Bense kendi kendime (Adama bak ya!) diye sinirleniyordum.
O sıra çantamın üzerinde, yeni aldığım ve maça
götürmek istediğim ama unuttuğum aksiyon kamerasını gördüm.
Hemen TV'nın alt kısmına, yatağa bakacak şekilde
koydum kamerayı. Uzaktan bakılınca TV ile aynı renk diye
belli olmuyordu. Kaydı hemen başlatıp şarjını
bitirmek istemedim.
Karım duştan çıkıp yataktakileri giyince, bana, "Hadi
gitsene, ne bekliyorsun, Carlos gelir şimdi!" dedi. "Tamam
çıkarım birazdan!" dedim. Biraz daha oyalanıp kaydı başlatıp
çıktım. Ben asansörden inip lobiye gittiğimde Carlos yeni
gelmişti. Bana bakıp piç bir gülümseme yaptı.
Odada karımla iki saate yakın kalıp gitti. Ama
çıkarken epey sinirliydi. Odaya girdiğimde yine her yer
dağınıktı. Karım da çok sinirlenmiş bir halde eşyalarını
topluyordu. "Ne oldu?" diye sordum. "Gidiyoruz!" dedi. "Nereye?"
diye sorduğumda, "Eve, Moskova'ya!" dedi. "Ne oldu, anlat!"
dediğimde, "Birşey sorma Cenk, gidiyoruz, şu lanet
olası bileti değiştir!" dedi bağırarak. "Tamam
aşkım sakin ol!" dedim. Gidip kameranın kaydını
kapattım. Ne olduğunu merak edip izlemek istiyordum, ama kayıt
altına aldığımı karım bilsin istemedim. Hemen ilk
uçakla Moskova'ya döndük. Yani bizim İbiza planları yalan oldu tabii.
Yol boyunca da karımın ağzını bıcak açmadı...
Moskova'ya vardığımızın ikinci gün ben bir
fırsatını yakalayıp kaydı bilgisayara aktardım.
Gece karım uyuduktan sonra da salona geçip kaydı oynatmaya başlattım.
Kayıt pynamaya başladıktan birkaç dakika sonra kapı çaldı.
Karım üstündekilerle kapıyı açtı ve "Hoş geldin
sevgilim!" dedi Carlos'a. O anda kamera açısı yoktu, ama
öpüşme sesleri geliyordu. Ayakta öpüşerek yatak önüne kadar geldiler
vekameranın açısına girdiler. Karım Carlos'un üzerini ve
altını çıkartıp vücuduna öpücükler kondurup, omzunu boynunu
yalıyordu. Carlos da aynı şekilde karımı öpüp
saçlarını okşuyordu. Karım gözlerini kapatmış
resmen Carlos'la aşk yaşıyordu. Benimle ya da onu izlediğim
diğerleriyle hiç böyle değildi. Ayakta dans ederek birbirlerine
sarılmışlardı.
Carlos karımı yatağın ucuna oturtup baş
parmağını emdirmeye başladı, karım büyük bir
iştahla emiyordu. Sonra karım domalır gibi yapıp arkadan
ayaklarıyla adamın yarağına masaj yapmaya
başladı. Yaparken de, "Böyle mi sevgilim? Hoşuna gidiyor mu?"
diyordu. Carlos hoyratça karımın kollarından çekerek
yatağın ucundan yere indirdi. Yarağını arımın
ağzına yerleştirip karımın kollarınıda
yukarıda birleştirip yavaş yavaş ağzını
sikmeye başladı. Karım ara ağzından çıkartıp
yarağın başına öpücük konduruyor,
taşaklarını somuruyordu.
Karımı kaldırıp yatağa uzattı. Sonra ayak
uçlarından başlayıp bütün bacaklarını yaladı.
Önce üzerinde çorap varken yaptı. Sonra çoraplarını yavaş
yavaş çıkartıp bir tanesini çorabı incecik yapıp yarağının
gövdesine bağladı. Ve karımın altı pembe
ayaklarını yalamaya başladı, oradan bacaklarına, sonra
amına yöneldi. Küçük öpücüklerle karımın memesine boynuna
yönelip misyoner pozisyonda karımı sikmeye başladı.
Kısık sesle aralarında konuşuyorlardı ve ne
dediklerini anlamıyordum. Karım zaten inliyordu da, Carlos
karıma birşeyler diyor, karım da cevap olarak, "Evet, evet!"
diye inliyordu.
Sonra karımı çevirip domalttı. Göt deliğini
yalamaya başladı yine karımın, bir yandan da amdan götten
parmaklıyordu. Önce karımın amına girip sertçe sikmeye
başladı, 30 saniye falan. O kadar seri hızlıca gitgel
yapıyordu ki, karım sanki nefes alamadan inliyordu. Sonra
yavaşlayıp, tekrar hızlanıyordu. Tam 8 dakika boyunca karımı
o pozisyonda siktikten sonra yatağa yapıştırıp üzerine
çıktı ve bu sefer tek hamlede karımın götüne girdi.
Karım çığlığı basmıştı. Carlos
yine aynı tempo, bir hızlı hızlı, bir yavaş
yavaş şekilde, 5 dakika kadar da karımı altına
alıp siktikten sonra karımı sırt üstü yatağa
uzandırdı.
Karım ayaklarını Carlos'un yüzüne götürüp oradan da
yarağına götürüp yarağına dokunuyordu. Carlos karımı
iyi eğitmişti. Bacak omuz yapıp karımı sikmeye 5
dakika daha devam edip içine boşaldı. İkisi de yatakta
sarmaş dolaş nefes nefese kalmışlardı. Karım
hemen Carlos'un boynuna sarıldı. Carlos karıma, "Gelirken kocanı
aşağıda gördüm. Ne loser bir adam ya, bula bula bunu mu buldun?"
dedi. Karım da buna güldü ve "Deme ya öyle, seviyorum ben onu!"
dedi. "Beni mi çok seviyorsun, onu mu?" dedi. Karım, "Bilmem
ki?" dedi gülerek. Carlos yanaklarından öpüp, "Fıstık bize şarap
söyle!" dedi. Karım hemen telefonla resepsiyonu aradı.
Ben duyduklarım karşında çok üzülmüştüm, karım
resmen benimle alay etmişti. Şarap gelene kadar yatakta biraz daha ön
sevişme yaptılar. Sonra şarap içip tatilden falan sohbet
ettiler. Karım, "Niye Cenk'in Clara ile birlikte olmasına izin
vermiyorsun?" dedi. Carlos da, "Clara artık nişanlı,
bırakması lazım böyle şeyleri. Hem senin de bir daha Marco
ile birlikte olmanı yasaklıyorum!" dedi. Karım gülerek, "Emredersiniz
komutanıp!" diyerek asker selamı verip Carlos'un koynuna girdi
tekrar.
Bardaklarındaki şarap bitince tekrar öpüşmeye
başladılar. Karım bacaklarını Carlos'un
yarağına sürtüyor, Carlos da karımın bacaklarını
okşuyordu. Karım yarağına yönelip sakso yapmaya
başladı. Yarağı kalkar kalkmaz da Carlos karımı
altına alıp sikmeye başladı. Karım
bacaklarını Carlos'un beline dolamıştı. Carlos sonra
karımı kaldırıp kucağında sikmeye devam etti. 10
dakikaya yakın böyle devam edip ayağa kalkıp karımı
domalttı ve o imzasını yine karımın götüne 2-3 saniyede
bir sertçe kökleyerek karımı çevirip ağzına boşaldı.
İkisi uzun bir duş alıp tekrar odaya girdiler. Kesin
duşta da sikişiyorlardı, çünkü 15 dakika
kalmışlardı. Onları Brezilya'da izlerken de 2 posta
attı diye düşünüyordum, ama bence kesin duşta da 1 posta
atıyordu karıma. İyice kurulanıp birer bardak daha
şarap koyup içmeye başladılar.
Karım, "Moskova'ya ne zaman geleceksin?" diye sordu.
Carlos, "Uzun bir süre gelmem herhalde!" dedi. Karım
dudaklarıyla üzgün işareti yaptı. Carlos, "Moskova'daki son
buluşmamızdan kocanın haberi yok değil mi?" dedi. Karım,
"Tabii ki de yok! Gerçi bir dahikine haberi olsa da olur, Cenk beni
siktirmeye bayılıyor!" dedi. (Oha! Ulan adam Moskova'ya
gelmiş karımı mı sikmişti?!?)
Carlos, "Ya güzelim, diyorum sana bırak şu adamı,
seni evimin kadını yapayım!" dedi. Karım da, "Ee
tabii sonra beni sikip sikip ortada bırakacaksın!" dedi. Carlos
karımın kollarından sıkarak, "Ben ciddiyim,
bırakalım şu gavatı ve gidelim!" dedi. Karım, "Dur,
canımı açıtıyorsun! Ben Cenk'i seviyorum, ona aşığım!"
dedi. Carlos sinirle, "Ee sen de yeter be!" deyip karıma
şertce bir tokat attı. Karım, "Ne yapıyorsun sen ya?"
dedi. Carlos, "Bak güzelim, bu son şansın, ya benimle gelirsin
ve boşarsın o gavatı, ya da siktir olup gidersiniz!" dedi.
Karım da, "Asıl sen siktir git odamdan!" dedi. Carlos ta sinirlenerek,
"Adi orospu!" dedi ve bir hışımla üstünü giyinip
çıktı.
Demek karımı sinirlendiren olay buymuş! Karım her
nekadar Carlos'un bana ezik demesine gülse de, beni sevdiğini söylemesi,
ona karşı beni seçmesi beni mutlu etmişti. Karıma bu videoadan
bahsetmedim. Eve girip yüzükleri parmaklarımıza taktığımızdan
beri herşeyi unutmuşuz gibi davranıyoruz. Bir haftadır da
karımla seks yapmıyoruz, ama ben karımı halen
paylaşmaya doyamadım. Hatta şu anda internette karımı
sikebilecek potansiyelde adamlar arıyorum, ama karıma bunu söylemedim
tabii :)
(Cenk)
Boynuzlu! (1)
Boynuzlu! (2)
Boynuzlu! (3)
Boynuzlu! (4)
✔
Boynuzlu! (5)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: