Boynuzlu! (3) (Cenk 32 Y., Moskova / Rusya)
Aklımdan Brezilya'da yaşadıklarımızı
çıkaramıyordum. Karım ise aksine hiçbir şey
yaşanmamış gibi hayatına devam ediyordu. Moskova'ya geleli
iki hafta olmuştu ve karımın ailesi bizi yemeğe davet
etmişti. Ailesi ile birlikte yemek yerken, kayınbabam bize, "Ee
Clara nasıl, Brezilya nasıl, eğlendiniz mi çocuklar?" dedi.
Ben, "Evet çok eğlenceliydi!" dedim gülerek.
Kızını delik deşik ettiklerini, hele ki kendinden bile
büyük bir adam tarafından günlerce sikildiğini bilse üzüntüden
kahrolurdu belki. Ama ben, yani boynuzlu Cenk bu durumdan çok memnundum :)
Kayınvalidem, "Bak bu ikinci oldu, bu sefer de Clara'yı
biz Moskova'da misafir edelim!" dedi. Ben, "İkinci mi?"
diye sorduğumda ise, kayınvalidem, "Evet, mezun olduktan sonraki
yıl da Clara misafir etmişti Valaria'yı, hatta o zaman neredeyse
bütün yaz kalmıştı Brezilya'da!" dedi. Ben bunu
bilmiyordum!!!! Karım meğer daha önceden Brezilya'ya gitmiş ve
Clara'larda bütün yaz kalmıştı.
"Benim haberim yoktu?" deyince, karım, "Unuttum
galiba sana söylemeyi!" dedi. Ben bildiğiniz saftiriğin en
önde gideniydim. Brezilya'da evden çıkıp topu topu iki gün gezdik
sadece. Karım sikilmekten yorgun diye düşünürken hanımefendi
zaten oraları çoktaaan gezmişti. Üstüne bir de eve sanki ilk kez
geliyormuş gibi davranıp, Carlos ile daha önce hiç
tanışmadığını söyleyip beni
kandırmıştı. Ya zaten karımın babası
yaşındaki adamın koynuna bu kadar kolay girmesi normal
birşey değildi. Bir önceki sefer de o sihirli yaraktan yediyse demek!
Yemek boyunca ses çıkarmadım, ama eve giderken karıma,
"Bana niye söylemedin? Herşey planlı mıydı,
doğruyu söyle, üç sene önce de Carlos'la sikişiyor muydun?"
dedim. Sessiz kalması evet demek idi. "Beni
boynuzlayacağını bile bile mi gittik oraya?" dedim.
"Tabii ki hayır!" dedi. "O zaman niye oraya
gittiğimizde bana oyun oynadın, Carlos ile ilk kez
tanıştık dedin. Üstüne bir de Carlos bu oyuna ayak uydurdu. Beni
salak yerine koydunuz!" dedim. Sürekli sessiz kalması beni iyice
sinirlendirmişti. Çektim sağa arabayı, "Gerçeği söyle,
bile bile mi gittik?" dedim. Karımın gözlerinden yaşlar
akarak, "Hayır, yani böyle olacağını bilmiyordum,
gezeriz eğleniriz dedim, ama herşey bir anda gelişti!"
dedi.
Eve kadar konuşmadık. Sonra ben sakinleştim, karım
halen çok üzgündü. Salonda otururken yanıma gelip bana sarılıp
özür dilemek istedi. Ben de, "Ne özürü, orada benim onayım
dışında hiç birşey yapmadın zaten!" dedim.
"Olsun, sana yalan söylememeliydim!" dedi. "O zaman
aramızda hiç yalan olmasın, birbirimize sürekli dürüst olalım
bundan sonra!" dedim. "Tamam, söz!" dedi. "O zaman ben sana
dürüstçe bir şey söylemek istiyorum. Seni sikilirken izlemek hoşuma
gitti!" dedim. Karım güldü ve "Offf Cenk!" dedi. Ben de,
"Ciddiyim!" dedim. "Ee yani ne demek istiyorsun Cenk?"
dedi. "Birşey demek istemiyorum, sadece seni izlemek beni çok
azdırdı, yani o yüzden orada yaşadıklarımızdan
memnunum!" dedim.
(Kinayeli olarak) bana oradayken söylediği, "Saçmalama Cenk!
Adam babam yaşında!" lafını söylediğimde,
karım biraz gülüp, sonra, "Unutalım mı artık?"
dedi. Ben de güldüm ve "Tamam!" diyerek karımı
kucağıma alıp yatak odasına götürüp ateşli
şekilde sevişmeye başladık...
Uzun bir süre bu konu bir daha açılmadı. Karıma göre
normal hayatımıza dönmüştük, ama benim içimdeki gavatlık
ateşi sönmüyor, hatta gittikçe daha da alevleniyordu. Ne zaman bir ortama
girsek, milletin karıma bakışları beni azdırıyor,
hatta onun ve benim birkaç arkadaşımın karım ile birlikte
olmasını arzuluyor, yatakta karımı sikerken bunun
fantazisini kuruyor, sürekli bunları düşünerek 31
çekiyordum. Aradan uzun bir zaman geçtiği için de artık bu konuyu
tekrar açıp karımın karşısında kendimi daha da
küçük duruma düşürmek istemiyordum. Brezilya'da yaşadığımız olaylar kontrolüm
dışında gelişmişti. Şimdi karıma (Seni
sikilirken izlemek istiyorum!) diyemezdim. Hem de çevremizdeki insanlarla
birlikte olmasını isteyemezdim, bütün hayatımız altüst
olurdu. Kendimi bu fantazilerle, Cuckold ve eş değiştirme
içerikli pornoları izleyerek tatmin ediyordum...
Böyle fantazilerle günler günleri, aylar ayları kovaladı. Bundan bir ay önce
karımla yemek yerken telefon çaldı. Arayan Clara idi. Alıp
telefonu içeri gitti. Ben de aşırı
heyecanlanmıştım, acaba yine mi bizi çağıracak diye. O
gün de Clara'nın doğum günü olduğu tarihti, yani tam bir yıl
önce o akşam karımın beni ilk boynuzladığı
geceydi. Doğum günü için olmasa da belki yine tatil için
çağırabilir diye heyecanla karımın gelmesini bekledim.
Karım masaya dönünce, "Ne diyor Clara?" diye sordum. "Hiç,
bugün onu doğum gününü kutlamak için aramıştım ama
açmamıştı, şimdi kendi döndü!" dedi.
Ben, "Anladım, ee ne yapıyormuş?" diye
sorunca, karım, "Almanya'dalarmış!" dedi. Ben de,
"Almanya ne alaka, ne işleri var, gezmeye mi gitmiş?" diye
sorunca, "Yok, Avrupa turnuvası var ya, Carlos futbolu çok sever, her
maça VIP biletleri vardır kesin!" dedi. "Öyle mi! Ee çok iyi,
bizim milli takım da çok iyi gidiyor, bize de bilet ayarlasınlar biz
de gidelim!" deyince karım bir sustu ve bana şaşkın
şaşkın baktı. "Ne bakıyorsun, ciddiyim, yani
firma ile konuşuruz, zaten haftaya izin hakkımız geliyor, belki
hemen olmaz da Temmuzdaki final maçına yetişiriz. Hem bakarsın
bizim takım final oynar, süper olur!" dedim.
Karım, "Ciddi misin sen?" dedi. Ben de, "Tabii
kızım, çok iyi olur, yine EĞLENİRİZ!" dedim. Tüm
bunları söylerken elim ayağım titriyor, kalbim güm güm
atıyordu. Resmen karıma geçen yıl gibi EĞLENİRİZ
diyerek onu Carlos ve Daniel'in kucağına bırakmak
istediğimi söylemiştim ve karımın buna nasıl bir tepki
vereceğini bilemiyordum.
Karımın yüzünde hafif bir gülümseme oldu ve "Haberin
olsun, Clara'nın nişanlısı var, birkaç ay önce
nişanlandı!" dedi. Bunu söylemesi beni o kadar
rahatlatmıştı ki, birden kahkahayı bastım. Karım
da gülmeye başladı. Yani karım (Bak beni sikerler, ama sen
boş kalırsın!) demek istiyordu. Karıma, "Ee ne
duruyorsun, arasana Clara'yı!" dedim. "Ne diyeceğim
kıza, zorla kendimizi davet mi ettireceğim?" dedi. "O zaman
Carlos'u ara, o kesin davet eder!" dedim. "Sen
kaşındın Cenk!" dedi gülerek ve telefonunu alıp içeri
gitti :)
İstediğim oluyordu!! Karımı tekrar
başkasıyla sikişirken izleyebilecektim. Uzun bir telefon
görüşmesi sonrası karım geldi ve "Tamamdır,
istediğimiz zaman gidebiliriz. Carlos, Cenk hangi maçları istiyorsa
ona bilet ayarlarım diyor!" dedi. Karımı birkaç maç
biletine pazarlamıştım, aşırı mutluydum.
"Tamam o zaman firma ile konuşup tarihleri ayarlayalım!"
dedim. Karım, "Oradan da İbiza'ya geçeceklermiş, oraya da
çağırdılar!" dedi. Ben de, "Ooo çok iyiii, orada da
evleri mi var?" diye sordum. Karım, "Ev de var, yat da!"
dedi. "Süper! Desene tatil masrafımız da aradan çıktı!" dedim.
Karım sadece sırıtarak gülmeye devam etti. O da
aşırı sevinmişti, yani orada yaşadığı
sikişler, orgazmlar, ben aynı şekilde sikemiyordum
karımı. O hizmetli genç bile benden iyi sikişiyordu. Karım,
"Otel işini gitmeye yakın kendileri halledeceklermiş, sen
de uçak biletleri ayarla o zaman gidelim!" dedi büyük sevinçle. "Uçak
biletlerini biz mi alacağız?" dedim. "Ee onu sen alırsın
artık Cenk!" dedi. "Tamam tamam, yarın konuşalım
firmayla, alırım sonra!" dedim.
Sonraki gün izinleri ve biletleri ayarladım. Yarı final ve
final maçlarına yetişebilecektim. Carlos'a da bilgi verdik, iki maç
için de bana ve karıma bilet ayarlayacaktı. Büyük bir heyecanla o
günü bekledim.
Ucağa bineceğimiz gün karım da çok
heyecanlıydı. Yüzünden hareketlerinden belli oluyordu. Evden
çıkmadan karıma sarılıp parmağındaki
yüzüğümüzü çıkartıp, "Orada yine EĞLENMEKTE özgürsün,
istediğini yapabilirsin, hatta yapabiliriz ben de dahil. Carlos, Daniel ya
da başkası, istediğin herkesle sikişebilirsin. Benim için
hiçbir sorun yok, ama senden tek istediğim bana haber vermen, sonra bu eve
de girince bu yüzükler tekrar takılacak ve yine herşey
unutulacak!" dedim. Karım dudaklarımı öpüp, "Merak
etme aşkım senden habersiz hiç birşey yapmam!" dedi. Ben de
kendi yüzüğümü çıkarıp kapı önündeki komidinin üzerine
koydum. Karımın korkusunu almış ve heyecanına heyecan
katmıştım.
Akşam vakitlerinde İstanbul aktarmalı Münih'e
vardık. Sonraki gün İspanya-Fransa maçını izleyecektik.
Bize otelin adresini iletmişlerdi, bahsettikleri otele taksi ile
vardık. Clara tek başına lobide bizi bekliyordu. Görür görmez
sarıldık birbirimize. Onu tebrik edip nişanlısını
sordum. "Babamla birlikte dışardalar, gelirler birazdan!"
dedi. Arada göz kırpıp iş attım Clara'ya. Her ne kadar
karımı Carlos'a siktirmeye getirdiysem de, ben de onun
kızını sikmek isterdim tabii. Clara da halen bana
karşı boş değildi, o da bana iş atıyordu.
Karımla odamıza yerleştikten sonra lobiye
indiğimizde Clara'nın yanında Carlos ve (sonradan Carlos'un
SEVGİLİSİ olduğunu öğrendiğimiz) bir kadın
ve Clara'nın nişanlısı Marco gelmişti. Daniel
meğer gelmemiş, o İbiza'daymış. Marco da aynı
Daniel gibi uzun boylu yakışıklı herifin tekiydi. Benle
karımın yüzü Carlos'un yanındaki kadın yüzünden epey
düşmüştü. Kadının ismi Maria idi, orta yaşlarda ama
bakımlı biriydi. Yüzünde botoks, estetik falan vardı. Carlos
yanındaki sevgilisi yüzünden karımla bu sefer hiç ilgilenmiyordu. Ama
Marco gözleriyle güzel karımı sürekli süzüyordu. Tabii manken gibi
bir karım vardı ve Clara'dan çok daha güzeldi.
Birlikte otelin resturantında yemek yedik ve sohbet ettik. Sonra
Carlos ve sevgilisi izin isteyip odalarına çekildiler. Karımla ben ve
Marco ile Clara kalıp birer içki alıp gece geç saate kadar sohbete
devam ettik. Sonra odalarımıza çıktığımızda,
karıma espiriyle karışık, "Bu Carlos'un sevgilisi
nereden çıktı yaa!" dedim. Karım da, "Cenk sen de az
değilsin ha, beni başkasına siktirmeye o kadar çok
meraklıysan aşağıda bir sürü yakışıklı
erkek var, tekrar inelim aşağıya!" dedi. Ama bunu
alaylı şekilde söyledi.
Ben, "Şaka yapıyorum kızım!" deyince,
"Cenk, yüzün hiçte öyle demiyor!" dedi. Ben de, "Senin de yüzün
öyle demiyor, şimdi bana buna tek üzülen benmişim yapma, sen de
üzüldün Carlos'un tek olmamasına. Hem buraya gelirken de neye onay
verdiğimi söyledim sana. Bunu açık açık duymak istiyorsan da,
evet Carlos'un tek olmamasına üzüldüm, çünkü seni sikmesini istiyordum.
Hatta seni sikilirken izlemekten keyif alacaktım. Gerçi Carlos seni
gözümün önünde sikmezdi, ona daha çok üzülürdüm, çünkü seni izleyince deli gibi
azıyorum!" dedim.
Karımla birbirimize bakıştıktan sonra
dudaklarımız birbirine yapıştı ve yatakta
sevişmeye başladık. Karım gülerek, "Teklifim halen
geçerli!" dedi. "Ne teklifi?" dedim. "Aşağıdaki
erkekler!" dedi. Karım da fena azmıştı. "O kadar
da değil, rezil oluruz!" dedim. Aşağıdaki erkeklerin
hepsi karımı sikmek için kuyruğa girer, ama ben izlemedikten
sonra benim için keyif alınan bir yanı yoktu.
Karıma, "Ama benim bir fikrim var. Marco! Sürekli akşam
boyunca seni gözüyle resmen sikti!" dedim. "Evet farkettim!"
dedi karım. "Ee o zaman send e iyice yüz ver ona, hatta birkaç
kaçamak bakış at!" dedim. Karım, "Clara'ya ayıp
olur ama!" dedi. "Ya ne ayıbı kızım, Clara da tüm
akşam bana iş attı! Sen Marco'yu tavla, Clara bende! Hem ne
güzel işte, grup seks yaparız!" dedim. "Swinger seks yani,
olurrr!" dedi karım hemen. Ben de, "Tamam o zaman!" deyip
karımı soymaya başlarken, karım, "Dur, bakarsın
yarın çok yorucu geçer, şimdiden yorulmayalım!" dedi. (Geçen
yıldan tecrübeliydim). "Ee benim kalkmış yarak ne olacak?"
dedim. "Onu şimdi hallederim!" diyerek karım bana güzel bir
sakso çekip boşalttı.
Sabah uyandığımda karım duştan yeni
çıkmıştı, üzerinde bornozu ile saçlarını
kurutuyordu. İç çamaşırları için getirdiği valizi
yatağın üzerine koyup açtığında, içinde yeni
alınmış etiketi üzerinde tangalar, dantelli sütyenler, hatta
dantelli ve fileli dizüstü çoraplar bile vardı. Karıma, "Vay vay
vay, baya hazırlıklı gelmişsin!" dedim. O da, "Evet
ama boşa getirdim!" dedi. "Niye?" diye sorduğumda, "Hepsi
Carlos içindi, bayılıyor böyle çoraplara, fetişi var!"
dedi. Ben de, "Biliyorum, biliyorum, senin bacaklarını ve
ayaklarını yalarken izlemiştim!" dedim. Karım
bunları açık açık söylememe her zaman büyük
şaşkınlıkla bakıyor, sonra gülümsüyordu.
"Ne giyeceksin bugün?" diye sorduğumda, "Daha karar
vermedim!" dedi. Yatağa birkaç kombin
hazırlamıştı. Ona, "Yok mu mini eteğin,
getirmedin mi yanında?" dedim. "Var ama çok kısa, tüm gün
dışarda olacağız!" dedi. "Olsun, hatta şunu
da altına giy!" dedim, valizden aldığım bir tanga
külotu uzatarak. "Yok artık Cenk!" dedi. Ben de, "Ne var
kızım, çok güzel olur, dün ne konuştuk, Marco seni böyle görünce
küçük dilini yutar!" dedim. Karım da, "Sadece o yutmaz,
dışardaki herkes bana bakar!" dedi. Ben de, "Baksınlar
benim güzel karıma!" dedim. "Peki!" dedi ve valizden
dediği eteği çıkardı.
O eteği daha önce daha biz sevgili bile olmamışken
giydiğini hatırlıyordum. Harbiden kısa bir etekti, basbaya bacakları
en yukarıya kadar gözüküyordu. Ayrıca karımın götü biraz
büyümüştü, o yüzden arkadan bakıldığında her erkek
için mükemmel bir manzara vardı. Bir de terlik gibi topuklu bir
ayakabısı vardı, onu da giyince çok şık durdu.
Dışarda da dolaşılmayacak kadar açık bir etek te
değildi. Dışardaki çoğu genç kızlar da benzer
giyiniyordu zaten. Tek fark, karım evli ve kocası yanındayken bu
kadar cesur giyinmesi olacaktı.
Üstüne de krem rengi önü bağcıklı bir crop gömlek giydi.
Tabii yine meme uçları gözüküyordu. Karıma baktığımda,
"Eğer Marco bugün yanaşmazsa kesin gaydır!" dedim. "Merak
etme o iş bende!" dedi ve makyaj yapmak için banyoya geçti. Normalde
karım ağır makyaj yapmaz, onun yüzü çok duru ve güzeldir,
dudaklarına ruj sürüp sonrada ufak tefek makyaj yapsa yeterli oluyor,
hatta hiç yapmasa bile daha iyi yani. O yüzden bu konuda çok masraflı
değildi, sadece pedikür işi vardı o kadar. Karım
makyajını yaparken ben de duşumu alıp giyindim. Benim
karım gibi kıyafete ihtiyacım yoktu, erkek olmanın
avantajı.
Clara zaten dünden razıydı, önemli olan Marco idi. Karıma,
"Hadi kahvaltıya inmişler, biz de inelim!" dedim. Daha
lobiye indiğimizde bütün erkeklerin gözleri karımın üzerindeydi.
Hele Carlos gördüğünde göz bebekleri büyümüştü. Marco zaten
karıma resmen aşık olmuştu. Ayakta
karşılayıp masada karıma yer gösterip sandalyesini
çekmişti. Carlos ta Marco da sürekli karımı kesiyordu. Ben de
Clara ile bakışıyordum. Zaten Clara zeki bir kadındı,
hemen anlamıştı durumu.
Clara, "Ben tuvalete kadar gidiyorum!" diye masadan
kalkıp karıma işaret etti. Karım da bir süre sonra izin
isteyip kalktı. Bunlar artık tuvalette her ne konuştularsa,
döndüklerinde Clara artık bana resmen kocasının yanında
iş atıyor, karım da Marco ile çok samimi oluyordu. Carlos ta
durumu anlamıştı tabii ve çok sinirli gözüküyordu. Henüz
resmiyete dökülmemişti ama akşama kesin swinger seks yapacaktık.
Bir gözüm sürekli Marco'daydı, karım onunla temas kurmaya
çalıştıkça arada Clara'ya ve bana bakarak nabız yokluyordu.
Benim hiç ses çıkarmamam, Clara'nın da birşey dememesi onu
cesaretlendiriyordu. Zaten bence böyle bir durumun Marco ve Clara için ilk kez
yaşanmadığına adım gibi emindim. Ben de
karımı Marco'yla flört ederken izlemekten keyif alıyordum. Bu
ortamda tek keyif almayan kişi Carlos idi. O da karıma
yiyecekmiş gibi bakıyordu, ama ileri gidemiyordu. Geçen yıl
gözüm önünde karımla öpüşüp öpüşüp sonra odasına alıp
sikerken şimdi sadece izliyordu.
Ama yalan yok, içimden halen keşke tek olsaydı da
karımı yine sikseydi diyordum. Çünkü onunla karım arasında
olan ilişki çok daha farklıydı, hem aralarındaki yaş
farkı, hem karımı aynı orospuymuş gibi kullanması,
hem de ilişkilerinin çok eskiye dayanması beni daha da
azdırıyordu. Gerçi bu sefer de ilk fırsatta karımı alıp yine
odasına götürüp orada sikecekti, ama ben izleyemeyecektim.
Marco az biraz daha cesaret bulsa karımla daha yakın temas
kurabilir, en azından bacaklarını okşayabilirdi. Ama benden
çekiniyordu. Kahvaltı sonrası dışarı çıkıp Münih'i
gezmek istedik. Maç akşam 9'daydı, ama 6 gibi stadda olabilirdik.
Öncesinden kokteyl vereceklerdi. Ee tabi karımın amı
sağolsun, bizim VIP biletlerimiz vardı :))
Carlos ve Maria'nın başka planları varmış, "Akşam
stadda görüşürüz!" dediler. Kapıda bizi VIP bir araç bekliyordu,
bindik, karşılıklı olarak oturduk. Karımın
eteğinden dolayı bütün bacakları Marco'nun gözünün önündeydi.
Clara da kot şort, üstüne de askılı bir tişört
giymişti. Dediğim gibi, tam bir latin hatundu, o koca götü kotta çok
sexy duruyordu. Ben de onu kesiyordum.
Aramızda sürekli ingilizce konuşurken, bir anda Clara Marco'ya
portekizce birşeyler söyledi. Her ne söylediyse Marco epey bir sevindi.
Karımla ben birşey anlamadık tabii. Sokakların heryerinde
bütün turistik yerlerde futbol severler olduğundan çok gürültü ve
kalabalık oluyordu. O yüzden sadece arabayla gezebiliyorduk.
Sonra güzel bir mekanda oturup birşeyler atıştırmak
istedik. Mekana geçtiğimizde ben karımla yanyana oturacak iken, Clara
koluma girip beni masanın karşısına oturttu ve kendi de
yanıma oturdu. Marco da karımın yanına oturdu. Herkes aynı
anda gülümsedi. Artık iş tamamdı. Asıl maç bu gece otelde
olacaktı.
Marco halen karıma rahatça asılamıyordu, ne salak
biriydi anlatamam. Utanmasam (Rahat ol kardeş, karımı rahatça
mıncıklayabilirsin!) diyecektim. Yani düşünün, adam karıma
dokunmuyor diye stres oluyordum. Benden büyük gavat zor bulunur yani. Ben
sürekli Clara ile elleşiyor, onu mıncıklıyordum. Ama Marco
bey gözlerini karımdan alamadığı için farketmiyordu bile.
Carlos arayıp nerede olduğumuzu sorunca söyledik. O da
yakınlardaymış zaten. Clara, "Babam geliyor, en iyisi yer
değişelim!" dedi. Marco'nun ödü koptu :) hemen kalkıp yer
değiştirdik. Marco bildiğiniz salağın önde gideni,
korkak, züppe herifin tekiydi. Clara'yla da büyük ihtimalle para için
evleniyordu. Böyle birinine akşam karımı sunacak olmam onun için
büyük bir ödüldü.
Carlos ve Maria da geldikten sonra daha büyük bir masaya geçip
edebimizle oturduk. Bahsettikleri kokteyl içinde erkenden stada gittik. Resmen
arabayla stadın içerisine girdik. Kapıda bize biletlerimizi verdiler
ve boynumuza astık, bildiğiniz stadın zemini hariç heryere
giriş hakkımız vardı. Görevliler eşliğinde
yukarı lobi tarzı bir yere çıktık. İçerisi çok
kalabalıktı. Hatta birkaç bilindik Türk ünlü ve spor içerisinde olan
kişileri gördüm. Bu kadar Türk'ün olacağını
düşünememiştim. Neyse ki tanıdık birileri
çıkmadı. Heryerde kameralar vardı. Ama içerisi bildiğiniz
şampiyonalar ligi gibiydi.
Tamam, karım çok güzeldir, ama içeride de çok güzel kadınlar
vardı. Carlos çok kişiyi tanıyordu, sürekli birileri selam
veriyordu. Sonra yanında Alman bir arkadaşı ile birlikte
yanımıza geldi. Ona önce karımı tanıttı. Adam
karımın ellerini öpüp ona iltifat etti. Sonra da benimle el
sıkışıp, çok şanslı olduğumu söyledi. Adam
karıma yiyecekmiş gibi bakıyordu. Adamı görseniz, koca
göbekli, domuz gibi bir adamdı. Yaşı da rahat 50 vardı.
Adam sürekli karımın dibinde durmuş, onunla konuşmak
istiyordu, ama karım pek yüz vermiyordu tabii.
Carlos karımın kulağına eğilip birşeyler
söyleyince karımın yüzü düştü. Karıma, (Ne dedi?) der gibi
bakış attım. Karım, "İzninizle!" diyerek
tuvalete gitti, ben de hemen arkasından gittim. "Ne oldu?"
dedim. Karım, "Carlos bu adamla yatmamı istedi!" dedi.
Büyük şaşkınlıkla, "Ne alaka? Ne hakla bunu sana
söyleyebiliyor?" dedim. "Nasıl ne hakla Cenk, uçak bileti
dışında bir kuruş harcadık mı, yok! Herşeyi
o karşıladı. Zaten..." dedi. "Zaten ne?" dedim. "Zaten
senin de buna OK olduğunu biliyor!" dedi.
Orospu çocuğu Carlos kendi sikemediği için karımı
arkadaşına siktirecekti! Ben sabahtan beri karımı Marco'ya
pazarlarken, Carlos tek bir cümleyle planlarımı bozacaktı.
"Ne yani, sen de istiyor musun bu adamla sikişmeyi?" dedim. Yani
adam bildiğiniz domuz gibi biri yani. Karım, "İstemiyorum
tabii ki de. En iyisi maçtan sonra her şey için teşekkür edip gidelim
istersen?" dedi. "Offf!" diye derin nefes çektim. Ne yapacağız
diye düşünüyordum. "O kadar plan yapmıştık, daha
İbiza'ya gidecektik. İki haftalık plan yani!" diyince,
karım, "Ne diyorsun Cenk, yani adamla sikişeyim mi?" dedi.
Ben de, "Yok, sen ne istiyorsan öyle yapalım. Eğer adamla sikişmek
istemiyorsan hemen bile çıkıp gidebiliriz!" dedim.
Karım biraz sessiz kalıp, sonra, "Tek gece aslında..."
dedi. Ben de, "Bana bakma, sen karar ver!" dedim. "Tamam
kalalım!" dedi. İçten içe çok sevinmiştim, tabii bunu
karıma belli etmedim. Karım da kesin sonraki yiyeceği Marco'nun
yarağı için razı gelmişti. Carlos planlarmızı
bozmasaydı akşam büyük sikiş vardı. Neyse ki daha çok
zamanımız olacaktı. Bugünlük karım alman domuzuna meze
olacaktı, o kadar. Ama ben yine izleyemeyecektim.
Ben, "Tamam peki, ama bizim otelde olacak, adamın evine ya da
başka yere göndermem seni. Gerekirse ben lobiye inerim, siz bizim odaya
geçersiniz!" dedim. "Tamam tamam!" dedi orospu karım. Karım
ile birlikte tekrar içeri girdik. Carlos karıma bakınca, karım (Tamam!)
der gibi bakış attı. Carlos ta bana bakıp göz
kırptı. Alman adam git gide karıma olan temasını
arttırmıştı. Dışardan gören biri orospu
karımı adamın sevgilisi sanabilirdi, çünkü elleri
karımın sürekli üzerindeydi. Marco olaya
aydınlanamamıştı, şapsal gibi bakıyordu, ama
Clara anlamıştı tabii.
Clara bana (Ne oluyor?) gibisinden bakış
attığında babasını gösterdiğimde, bana kadeh
kaldırıp başıyla (Yapacak birşey yok!) anlamında hareket
yaptı. Clara zaten karımdan daha büyük bir orospuydu. Marco'yu da az
çok anladım zaten, onun elinden rahatça alırdım Clara'yı. Ben
de bu gece Clara'yı sikecektim.
Maçı izlerken karım adamın yanına oturmuştu ve
adamın sürekli karımla oynaştığını
görüyordum. Adamın maç izlemek gibi bir derdi yoktu, işi güçü
karımlaydı sanki. Maç İspanyanın 2-1 üstünlüğü ile
bittikten sonra karım yanıma gelip, bizim otelde ve bizim
odamızda kalacaklarını söyledi. Ben de, "Tamam!"
dedim.
Stadyumdan çıkarken karım bizden ayrı adamın özel
VIP arabasına binmişti. İkisi birlikte arkaya geçip oturdular,
ben de Carlos'ların arabasına bindim. Benim açımdan çok ezik bir
durumdu, ama yapacak birşey yoktu. Zaten yanımda bulunan Carlos daha
önce karımı onlarca kez sikmiş, Marco ise sırada
bekliyordu. Clara da bildiğiniz Clara. Sadece Carlos'un sevgilisi Maria
biraz şaşkın haldeydi.
Yolda giderken, kesin şimdiye domuz herif karımı
parmaklayıp öpüyordur diye düşünüyordum, çünkü stad ile otel
arası yarım saat sürüyordu. Zaten stadda bile karım zor hakim
oluyordu ona. Her nasıl olduysa arka arkaya vardık otele. Biz
arabadan inerken karım da önümüzdeki arabadan indi, ama inerken
eteğini düzeltiyor ve ayakabısını giyiyordu. Ona
yaklaştığımda eliyle (Gelme!) işareti yaptı. Ama
boynu, bacakları falan kızarmış, dudaklarındaki ruj
bozulmuştu. Karımın bembeyaz teni olduğundan biraz öpüp
okşasanız hemen kızarır, ama bir süre sonra geçerdi.
Adam öküz gibi olduğundan arabadan inmekte zorlanıyordu. Adam
indikten sonra, karıma, "Bir dakika!" diyerek arabadan
birşey alıp hızlıca cebine koydu. Siyah ince birşey
olduğunu gördüm ve yüzde yüz karımın tangasıydı.
Ayakta mal gibi onları izlerken Clara koluma girip, "Ne
yapıyorsun? Gel gel!" diyerek beni lobiye götürdü. Arkama bile
bakmama izin vermedi. Carlos ile Maria bizimle otelde inmeyip başka yere
gittiler.
Lobide ben Clara ve Marco oturuyorduk. Bu ikisi sürekli aralarında
portekizce konuşuyordu. Kesin benim hakkımda
konuşuyorlardı. Marco birşeylere onay vermişti, yani
portekice (Evet, tamam!) dediğini anladım. Birkaç kelimeyi biliyordum
yani. Clara bana, "Sizin odaya mı çıktılar?" dedi.
"Evet!" dedim. Clara, "O zaman biz de bara geçip eğlenelim,
sonrasına bakarız!" dedi. Kolumdan tutuğu gibi bara götürdü
beni. Marco da arkamızdan geldi.
Bar kısmına geçip tekilla içtik, sonra Clara beni pistin
ortasına çekip dans etmeye başladı. Marco da uzaktan bizi
izliyordu. Clara dudaklarıma yapışınca ben de hemen
ellerimi poposuna atıp dudaklarını ısıra
ısıra öpmeye başladım. Marco hiç umrumda değildi.
Benim karımı yukarda domuz gibi bir adam sikiyordu, zaten bu gece
planlarımda Clara'yı sikmek vardı. Ama ilginç olan şey,
Marco'nun da dansa katılmasıydı. Bardaki herkes bu duruma epey
şaşırmıştı, Clara'yı ortamıza almış,
üçlü dans ediyorduk.
Neredeyse bir saat boyunca dans ettikten sonra yorulduk ve Clara, "Hadi
bizim odaya çıkalım!" dedi. Asansörde bile Clara sırayla
bizimle öpüşüyordu. Odalarına girer girmez soyunup yatağa
geçtik. Marco'nun bir yarağı var, çok uzun değil ama
kalınlığı kolum kadar. Bu orospu çocuklarındaki
yaraklar beni deli etmişti! Benimki yanlarında oyuncaktı ya!
Ben Clara'yı öperken Marco amına yapışmış
yalıyordu. Bu am göt yalama işini çok seviyorlardı. Ben
karımın amını ara sıra onu kırmayıp yalasam da
çok sevmiyordum yani. Clara domalıp Marco'nun yüzüne oturdu. Ben de hemen
yarağımı Clara'nın ağzına verdim. Clara bana
sakso çekerken Marco amını yalayıp götünü parmaklıyordu. Ee
tabii Clara'yı tost yapacaktık :))
O anki aksiyondan karımı unutmuştum. Clara resmen
gırtlak şov yapıyordu. Marco kalkıp Clara'nın bana
gırtlak şovunu görünce, bana, "Yarın ben de senin
karına yaptıracağım aynısını!" dedi
gülerek. Ben de, "Olur tabii, önce senin orospunu sikelim, yarın da
benimkini sikeriz!" dedim. İki gavat erkek olarak yumruk
tokalaştık. Clara, "Hadi sikin orospunuzu!" diyerek
kudurmuştu. Marco, "Önden buyur!" diyerek bana yol
vermişti.
Clara'nın arkasına geçip amına girmek üzereydim ki,
Marco, "No, no! Bekle!" dedi. Seyhat çantasından kondom
çıkartıp verdi. Clara, "Gerek yok korunuyorum!" dese de,
Marco portekizce birşeyler dedi. Ben, "Tamam sorun yok!" dedim.
Hemen alıp takdım ve Clara'nın pompalamaya başladım.
Marco da Clara'nın ağzına verdi. Marco çantadan kayganlaştırıcı
alıp bana uzattı ve "Dostum götünü parmaklasana!" dedi. Hemen
jelden göt deliğine sıkıp bir yandan da deliği
parmaklıyordum. Zaten deliği çok rahat iki parmağımı
almıştı. Ben de parmaklamayı bırakıp benim
yarağın başını soktum. Biraz daha jel sıkıp
hiç acımadan kökledim götüne. Clara'dan sadece küçük bir, "Ah!" çıktı,
o kadar.
Birkaç dakika daha götünden siktikten sonra tekrar amına girdim ve
çok geçmeden boşaldım. Marco, "Çok erken!" dedi. Neredeyse
10 dakika olmuştu yani, ama Clara orgazm olmamıştı. Onun
geç orgazm olması normal, alışkın yani yarak yemeye. Belli
ki bu orospu çocuğu da sikişmeyi bilen biriydi. "İzle!"
diyerek bu sefer o geçti Clara'nın arkasına. Clara'ya bir
döşüyor bir döşüyor, var ya off! O an düşündüm ki, bunu
yarın karıma yaparsa karım bayılır herhalde.
Karımın amı da götü de Clara'nınkine göre çok daha
dardı.
O an tekrar karım aklıma geldi. Sikimdeki kondumu
çıkarıp banyoya attım. Sonra da üstümü giyinip, "Ben
geliyorum birazdan!" dedim. Amacım çaktırmadan bizim odanın
kapısını dinlemekti. Bizim odanın kapısına
geldiğimde içerden ses gelmiyordu. Ya henüz
başlamamışlardı, ya da çoktan bitmişti. Otele geleli
yaklaşık iki saat olmuştu yani ve domuz gibi bir adam ne kadar
dayanabilirdi ki. Karıma hemen mesaj attım, "Uyumadıysan
kapının önündeyim!" diye. Karım sadece, "Git!" diye
cevap attı. "Niye?" diye yazdım, ama cevap yazmadı.
Biraz bekledim, ama sonra baktım içeriden ses te gelmiyor, bir de koridorda
beklemek absürt kaçıyordu.
Tekrar Clara'ların kapısına gittiğimde içeriden sesler
geliyordu. Marco halen sikiyordu Clara'yı. Kapıyı
tıkladım. Marco gelip açtı kapıyı, sonra da
kaldığı yerden Clara'yı sikmeye devam etti. Ben de tekrar soyunup yerdeki çantadan
bir komdom alıp aralarına girdim ve Clara'yı tost yaptık.
Clara orgazm olur olmaz Marco da boşalınca, ben de Clara'yı bir
süre kucağımda sikip boşaldım. Duşa bile girmeyip
Clara'yı aramıza alıp yatakta sarılıp uyuduk...
(Cenk)
Boynuzlu! (1)
Boynuzlu! (2)
Boynuzlu! (3)
✔
Boynuzlu! (4)
Boynuzlu! (5)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: