Almanya'da Raydan Çıktım! (4) (Esra 36 Y., Frankfurt / Almanya)
Kocam Almanya'ya gelince önce fabrikaya yakın bir yerde apart
daire tuttuk. Bir de kocama bilerek aynı bölümde iş
bulmamıştık, fabrikanın diğer ucunda
çalışıyordu, yani gün içerisinde birbimizi pek görmüyorduk.
Ahmet ile ise her gün beraberdik zaten. Ahmet ile kocam arkadaş oldu.
Ahmet kocamın yüzüne, "Kanka!" diyor, ama kocamdan habersiz beni
sikerken kocamı aşağılıyor, "Amına
koduğumun boynuzlusu!" diyordu :) Kocam ile de sikişlerim devam
ediyordu tabii, ama kocama karşı artık hiç sevgi duymuyordum.
Sanki kocam Ahmet idi ve ben onu Murat'la aldatıyor gibi hissediyordum...
Bir ay sonra Ahmet ne yaptı etti sağ tarafında bulunan
evi de bize ayarladı. Ben ilk başlarda karşıydım buna,
sonuçta aylardır köyün orospusu gibiydim, ama Ahmet'in ikna kabiliyeti çok
yüksekti. Ahmet, "Kira zamanı geldi!" deyip beni gün içinde
fırsat bulup Felix'e gönderiyor, siktiriyordu. Zaten köy 10 dakikalık
mesafedeydi, koşa koşa gidip Felix'in altına yatıyordum.
Benim sayemde Ahmet hiç kira ödemiyordu :)
Sonradan kocam da Felix'le tanışıp arkadaş oldu.
Hatta Felix hafta sonları kocamı balığa götürüyor, Ahmet te
beni bu sayede rahatça sikebiliyordu. Bazen de kocama ek mesai verdirtip, beni
kirasını sikişerek ödediğim evine atıp sikiyordu.
Kocam ise hiçbir şey farketmiyordu. Ahmet birkaç kez de kez kocamla alkol
alırken kocamın içkisine ilaç atıp uyutup beni kocamın
yanı başında sikmişti. Çok riskli bir durum olduğundan
çok korkuyordum, ama Ahmet sikini bana soktuktan sonra büyüleniyordum, kocam
uyansa ve bizi görse umursamaz hale geliyordum. Bazen de fırsat
bulamıyorduk ve çok azgın olduğum dönemler kocam uyurken bile
balkondan atlayıp Felix'in evine geçiyor ve Ahmet'le orada
sikişiyordum. Hele ki hafta sonuna denk geldiysek Felix'e kıyak
yapıyor, iki erkeğimin arasında tost oluyordum :)
Neredeyse bir yıldır bu şekilde devam ediyorduk.
Kocamın boynuzu arşa yükselmişti, ama bundan hiç haberi yoktu.
Ama o sene haziran ayında adet günüm geçmişti, korkmaya
başladım. Her ne kadar korunuyor da olsak, bazen
azgınlıktan falan kaçamaklar oluyordu. Hemen test yaptım ve
hamile olduğumu öğrendim. Büyük ihtimalle de bebek Felix'tendi. Çünkü
Ahmet o dönem çok sık Almanya içi görüşmelere gitmişti ve ben de
Felix'le sikişmiştim...
Hamile olduğumu Ahmet'e söylediğimde hiç panik yapmadı.
Bense aşırı panikteydim, çünkü kocam içime boşalmazdı,
çocuk hiç istemiyordu, hep garantiye alırdı. Ahmet, "Ben
çözeceğim, merak etme. Önce bir doktora gidip kaç haftalık
olduğunu öğrenelim!" dedi. Böylece 6 haftalık hamile
olduğumu öğrendik. Ben de şüphede kalmıştım,
bebek Ahmet'in de olabilirdi. Doktordan çıkışta benim
telaşımı gören Ahmet, "Sakin ol, daha süremiz var, benim
Türkiye'de doktor bir arkadaşım var, Selim, kürtajla alır
bebeği, 5 dakikalık iş!" dedi. Ben de, "Türkiye'ye mi
gideceğiz? Hastanede sorun çıkmaz mı, evliyim, kocamdan onay
imza falan istemezler mi? Hem pahalı mıdır işlem?"
dedim. (Çok bilgim yoktu bu konularda).
Ahmet hınzırca gülerek, "Pahalı olsa bile çözümü
basit, Selim'e de bir kıyak yaparsın!" dedi. "Yuh
artık Ahmet!" dedim. Ahmet'le arabadaydık bunları
konuşurken, hemen bahsettiği doktor arkadaşı Selim'i
aradı. Kısa bir hoşbeşten sonra, "Sana yine işim
düştü kardeşim, benim orospu hamile kalmış, onu çözmemiz
lazım!" dedi. Selim, "Çözeriz, çözeriz!" dedi. (Araba
içinde konuştuğundan tüm sohbeti ben de dinliyordum). Selim,
"Sen bana orospunu gönder bakayım, nasıl hamile kalmış
önce bana göstersin!" dedi gülerek. Ahmet, "Göndereceğim merak
etme, ama 6 haftalık hamile, hemen çözmen lazım!" dedi. Selim,
"Sıkıntı yok, yarın benim Sancaktepe'deki eve gönder,
kalsın bir hafta bende, daha süremiz var 10 haftaya kadar, hatta
sonrasını bile çözeriz, merak etme bu süre zarfında iyi
bakarım ona!" dedi.
Ben (Olmaz, olmaz!) diye el hareketi yapıyordum arabada. Ahmet ise,
"Bu öyle bildiğin orospulardan değil lan, kocası öyle
salmaz bunu!" dedi. Selim, "Neee, bir de evli mi, orospuya bak
sennnn! O zaman kesin göndereceksin bana!" dedi. Ahmet, "Çok kalamaz
orada kanka, yanımda çalışıyor Almanya'da, kocası da
burada!" dedi. Selim, "O zaman yarın gönder bana. Hafta sonu
geliyor, ben de buradaki işleri ayarlarım, önümüzdeki pazartesi benim
hastanede alırız bebeği!" dedi. Ahmet, "Tamam kanka,
yarın göndereceğim sana, bak bu orospu benim için önemli, ona iyi
davran!" dedi. Selim de, "Merak etme kanka!" dedi ve
kapattı telefonu.
Ben dinlediklerim karşısında şok içerisindeydim. Tam
bir orospu gibi hissediyordum kendimi. Ahmet, "Bakma bana öyle, başka
çaremiz yok. Hem iki gün tatil yaparsın. Selim iyi biridir, ama çok
fetişi vardır, ne isterse yap yoksa kürtaj sıkıntıya
girer. Merak etme seversin sen de, keyfini çıkar bir de!" dedi.
Korkudan ve endişeden titremeye başlamıştım. Ahmet
bana sürekli, "Sakin ol ya!" diyordu. Ben de, "O zaman sen de
gel madem hafta sonu, beni yalnız bırakma!" dedim. Ahmet,
"Yarın olmaz, işler var, ama cumartesi veya pazar gelirim
belki!" dedi. Ben off çekiyordum sürekli. "Ee, kocama ne
diyeceğiz?" dedim. Ahmet, "Ben seminer falan birşey
uydururum, merak etme!" dedi...
Bir sonraki güne bana uçak bileti ayarladı. Hiç birşeyden
habersiz kocam seminere gidiyormuşum gibi beni akşam
havalimanına bıraktı. Ahmet bana Selim'in telefon
numarasını vermişti, inince Selim'i aradım. Beni
havalimanına lüks arabasıyla karşılamaya geldi. Adam
aşırı esmer tenliydi, boyu Ahmet kadar uzundu ve aynı
yaşlardaydı, ama benim tipim hiç değildi. Beni görünce,
"Fotoğraflarından daha güzelsin!" dedi.
(Ahmet birçok kez benim fotolarımı hatta kısa kısa
videolarımı çekmişti. Aslı hep çektirmiş, Felix'de
bile vardı Aslı'nın fotoları ve videoları, beni de bir
şekilde ikna etmişlerdi, ben de yüzüm gözükmediği sürece izin
vermiştim. Fotolarda beni sikerken sadece amım götüm gözükürdü, yani
kocamdan, Ahmet'ten ve Felix' başkası kim olduğumu
anlamazdı. Aslı kadar cesur değildim ve buna sadece üçümüzün
arasında saklı kalması şartıyla izin vermiştim).
Epey utanmıştım Selim'in de fotolarımı
görmesinden. Selim yol boyu Ahmet'le arkadaşlığı
hakkında konuşuyordu. Bana Ahmet'le ne zaman
tanıştığımızı falan sordu. Sonra kocamdan
bahsetmeye başladı, Ahmet'ten duymuş birşeyler. Selim'in
sorduklarını cevaplıyordum, ama utançtan ve tedirginlikten
dolayı yüzüne bakamıyordum. Kısa bir elbise giymiştim,
bacaklarım ortadaydı, Selim elini bacaklarıma atıp
okşamaya başladı. Ben tepkisiz haldeydim. Bakacaklarımı
okşarken de, "Ahmet bana ne kadar cilveli olduğundan bahsetti,
ama sanırım sadece ona cilve yapıyorsun?" dedi. Selim'e
bakıp gülümsedim. Selim de, "Ha şöyle gül ya, ben somurtan
orospudan hiç hoşlanmam. Gerçekten çok güzelmişsin, aç bakalım
iyice bacaklarını!" diyerek elini amcığıma
götürdü ve okşamaya başladı. "Elbiseni yukarı
çek!" dedi ve dediğini yaptım...
Artık amcığım sulanmıştı, gözlerim
kapalı hafif hafif inliyordum, yavaştan kıvama gelmiştim.
Külodumun kenarını çekerek, "Çıkar şunu!" dedi.
Hemen külodumu ayak ucuma indirip çıkardım. "Koltuğunu da
iyice geri al, ayakabılarını da çıkar!" dedi.
Dediklerini yapıp koltuğa iyice yaslandım. Bacaklarımı
iyice kendime çektim. Daha tanışalı yarım saat
olmamıştı Selim'le, ama eli daha şimdiden amcığımda
geziyordu. "Hemen ıslandın orospu, koltuğu
ıslatacaksın!" deyip elini amcığımdan çekti.
Sonra çoraplarımı da çıkarttırdı. Ayaklarımı
kendine doğru çekip öpmeye, ayak parmaklarımı yalamaya
başladı...
O sırada kocam arıyordu, ona indiğimi söylemeyi
unutmuştum. Aramasına cevap vermeyip mesaj yazdım, "Uçak daha
yeni indi, halen uçaktayım, otele geçince ararım!" dedim. Selim
hemen, "Kimdi o, kocan mıydı?" dedi, "Evet!"
dedim. Selim, "Bak şu işe arkadaş! Hem evlisin, hem de
karnında başkasının çocuğunu taşıyorsun,
şimdi de bana orospuluk yapıyorsun. Ben sizin gibi orospular yüzünden
evlenmiyorum. Hadi eve varana kadar biraz masaj yap!" diyerek
ayaklarımı kotunun yani sikinin üstüne koydu. Ayağımla kotun
üstünden okşarken onun da kalın bir siki olduğunu hissettim, çok
sertti, demir gibiydi. Bunu yapmak benim de çok hoşuma gitmişti. Baya
gevşemiş ve azmıştım. Azdığım zamanlar
kendimi fena kaybediyordum, herşey yapabilir duruma geliyordum.
Selim'e de ısınmaya başlamıştım,
"Çıkartmamı mi ister misin?" dedim. "Neyi, sikimi
mi?" dedi. Ben de, "Evet!" diyerek hemen kemerine yöneldim. O an
yüz yüze geldik. Çenemden tutup dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve
"Ha şöyle, bana bütün hünerlerini göster!" dedi. Kotundan sikini
çıkartıp yerime geçtim ve ayaklarımı sikine sürtmeye
başladım. Selim, "Vay orospu vay!" deyip telefonuyla
Ahmet'i görüntülü aradı. Ahmet hemen sordu, "Aldın mu
orospumu?" diye. Selim de, "Bak orospun bana ne yapıyor!"
diyerek arabanın iç ışığını yakıp
sikine sürdüğüm ayaklarımı gösterdi. Sonra da beni gösterdi, ama
benim gözlerim o kahverengi mor karışımı sikindeydi.
Selim, Ahmet'e, "Dediğin kadar varmış kanka, kaç
haftadır işten dolayı sikişmedim, bunun
acısını orospundan çıkartacağım!" dedi.
Ahmet, "Şimdi orospum sana güzel de bir sakso çeker, kocası
çektirmiyormuş, ben öğrettim!" dedi. Bunu duyar duymaz Ahmet'i
ikiletmeden hemen saksoya başladım. Selim, Ahmet'e, "Off çok iyi
eğitmişsin orospunu, lafını ikiletmiyor. Bundan sonra
birşey istersem seni ararım!" dedi. Ahmet de, "Ben tembih
ettim ona merak etme. Eti de butu da senin!" dedi ve kapattı. Selim
eliyle başımı tutup beni yönlendirirken, "Duydun değil
mi Ahmet'i, ne istersem yapacaksın!" dedi. Ben de,
"Hıhı!" diyerek saksoma devam ettim.
Çok kalın olması beni kudurtmuştu. Ben ağzıma
almaktansa yalayıp öpmeyi daha çok seviyordum. Kalın olunca da
gövdesini başını aynı dondurma gibi yalar emerdim.
Aynısını yapıyordum şimdi de. Selim'e, "Kaç
dakika yolumuz var?" diye sordum. "Çok kalmadı, birazdan
varırız!" dedi. Ben de, "Boşalır mısın
devam edeyim mi, yoksa eve mi kalsın?" dedim.
"Boşalırım ama hepsini yut, tamam mı!" dedi. Eve
varmaya yakın boşaldı ve hepsini yuttum.
Kafamı kaldırığım sırada içerisinde villa
evler olan lüks bir siteye girdik. Bana torpidodan
çıkardığı peceteyi uzattı. Ağzımın
kenarını sildim güzelce. Kendi evinin önünde durunca elbisemi
düzeltip ayakabılarımı giydim. Selim, "Sormadım sana,
aç mısın?" dedi. Akşam uçağı ile gelmiştim,
eve vardığımızda saat gece 12'yi geçiyordu. "Yok
değilim, ama çok susadım!" dedim. (Zaten heyecandan ve stresten
açlık falan hissetmiyordum. Daha yeni tanıdığım bir
adamın villasına gelmiştim ve iki gün boyunca karnımdaki
çocuğu alsın diye ona kendimi siktirecektim).
Evin içerisine geçtik. Bana buzdolabından su alıp verdi.
Birkaç tane pet şişede su daha alıp, "Bunlar da
yanımızda bulunsun!" dedi. Evin içi harikaydı, çok zengin
olduğu belliydi. Kendimi aynı escort gibi hissettim. "Hadi
gel!" dedi ve birlikte yukarı kata çıktık. Kocaman geniş
bir yatak odası vardı. Hemen soyunmaya başladı. Adam
aşırı kıllı biriydi. Esmer tenine rağmen siyah
kalın kılları bütün vücudunda belli oluyordu. Ben ayakta
durmuş izliyordum ki, "Hadi sen de soyunsana!" dedi. Güldüm ve
soyunmaya başladım. Ayakkabılarmı da çıkartıp
çırılçıplak kaldım.
"Gel bakayım şöyle!" diyerek memelerimi ve götümü
okşadı. "Çok dirisin, memelerin dimdik, çok iyi!" deyip
ayakta okşuyordu beni. Odanın ışığını
kısarak loş bir ortam yaptı. Dudaklarıma birkaç öpücük
kondurup sonra beni kuçakladı, birlikte yatağa atladık. Yatakta
sarmaş dolaş gülüşerek oynaşıyorduk. Elimden
geldiğince cilve yapıyordum ona. Sonuçta buraya beni sikmesi için
kendi ayağımla taa Almanya'dan gelmiştim. Tipsiz bir herif olsa
da, çok zengindi. Odadan baktığımda evin bahçesinde havuzu falan
vardı. Ahmet'in dediği gibi keyfini çıkartabilirdim.
"Masaj yapmasını biliyor musun?" dedi. "Çok
anlamam ama istersen yaparım!" dedim. Yatağa oturup beni
arkasında aldı, "Omuzlarıma masaj yap, bakalım
yapabiliyor musun!" dedi. Ben de başladım masaj yapmaya.
Sırt bölgesi bile kıllıydı adamın. Baya
keyiflenmişti yağtığım masaja. Omuzlarına
öpücükler kondurup, "Nasıl, iyi mi?" dediğimde, "Çok
iyi yapıyorsun, devam et!" dedi. Ben masaj yaparken kaç
yıldır evli olduğumu, kocam hakkında sorular sordu, hepsini
cevapladım...
Ellerim yorulunca, "Masaj yapma sırası sende!"
dedim ye yatağa yüz üstü uzandım. Götüme sert bir tokat attı.
Sonra üstüme çıkıp omuzlarıma ve boynuma öpücükler kondurmaya
başladı. Beklediğimden çok daha romantik bir başlangıç
olmuştu. Siki göt yanaklarıma değiyordu. Omuzlarımı,
belimi okşayarak öperken (kendince masaj yapıyordu) ben de elimi
arkaya atıp götüme değen sikini okşamaya başladım.
Birkaç dakika boyunca böyle okşadı beni. Sonra beni çevirip bu sefer
dudaklarımı, boynumu, memelerimi okşayıp öpmeye
başladı. Ben de elimi onun başına koymuş vücudumun her
yerine götürüyordum öpsün, emsin diye. Sıra bacaklarıma oradan da
ayaklarıma gelince iki ayağımı yanyana tutup yalamaya
başladı. Ayak parmaklarımı emiyordu resmen, "Son zamanlarda
gördüğüm en iyi ayaklar!" dedi.
Sonra ayaklarımı sikine götürüp sürtünmeye başladı.
Sikinden akan zevk sularından ve yalayıp emdiği için
ayaklarım sırılsıklam olmuştu. Ben de bir yandan klitorisimle
oynuyordum. Ayaklarımla işi bitince amcığıma dil atmaya
ve parmaklamaya başladı. Çok iyi değildi bu konuda. Sürekli
canımı acıtıyordu. Bana, "Hadi, sıra sende!"
diyerek sırt üstü yatağa uzandı. Bu sefer ben üst
tarafaydım ve sikini ağzıma aldım. Sikinin sadede baş
kısmını alabildiğimden genellikle emiyor, yalıyordum.
Taşakları kıllı olduğundan oraya yönelmek istemedim
ilk başlarda, ama, "Aşağıya in!" diyerek
başımdan tutup beni taşaklarını da emmemi istedi.
Azgınlığım üzerimdeydi zaten, yumuldum oraya da.
Taşaklarını emerken birden belini yukarı çekip,
"Daha aşağıya!" dedi. Göt deliğini yalamamı
istiyordu. Kıllı göt deliğini yalamak istemedim ve "Hiç
yalamadım orayı daha önce!" dedim. "Herşeyin biir ilki
vardır güzelim. Sana yalayacaksın diyorsam yalayacaksın!"
dedi. İstemeye istemeye yaladım, zorluk çıkartmak istemedim.
İşin sonunda karnımdaki bebek vardı.
İğrendiğimi fark eden Selim çok yalatmadı, "Tamam
yeter, hadi domal, hızlıca bir sikeyim seni, sabah erken
kalkacağım, operasyonlarım var, yarın devam ederiz!"
dedi.
Hemen domaldım. Kalın sikini amcığımın
dudaklarına yapıştırdı. Zar zor aldım içime.
Sonra beni inlete inlete orgazm olana kadar sikip içime boşaldı.
Boxerini giyip, "Yoruldum, yatacağım ben!" dedi. Ben de
amımdan akan dölleri temizlemek için banyoya girdim. Boynumdan
aşağı duş aldım. Duvarda asılı bornozu da
giyip odaya girdiğimde horlayarak uyuyordu. Benim valiz falan hep
arabadaydı, külodum bile arabada kalmıştı, o yüzden öyle
bornoz ile yatağa onun yanına uzandıp uyudum...
Sabahın köründe beni dürterek uyandırdı. Duştan
yeni çıkmış, üstünü giyiniyordu. "Valizini arabadan
getirdim, ben çıkıyorum, dolap dolu acıkırsan kendine
hazırlarsın birşey, rstorandan birşeyler istersen de beni
ara, eve göndertirim!" dedi. Yanaklarımdan makas alıp
çıktı.
Ben biraz daha uyuyup kocamın aramasına uyandım. Tabii
ya, dün onu aramayı unutmuştum. Telefonu açıp kocamla
konuştum, "Yorgundum uyudum, otele geç vardım, zaten yeni
uyandım..." dedim. Kocam, "Seminer yok muydu?" diye
sorunca, "Var var tabii, ama öğleden sonra, şimdi
hazırlanıp oraya gideceğim!" diyerek yalan söyledim. "Tamam
bir tanem!" dedi ve kapattı telefonu.
Üstümü giyip evi güzelce gezdim. Saunası bile vardı evin.
Sonra inip kendime havuz başında güzel bir kahvaltı
hazırladım. Kahvaltı yaparken Selim arayıp ne
yaptığımı sordu. Havuz başında olduğumu
öğrenince havuza girmemi söyledi. "Bikinim olsa girer yüzerdim!"
dedim (Tabii böyle havuzlu eve geleceğimi bilmiyordum, yoksa bikini alırdım
yanıma). "Çıplak yüz!" dedi gülerek. Sonra evde kız
kardeşinin mayosu olduğunu söyledi, "Bedenleriniz yakın,
uyar sana!" dedi. Hemen dediği yere bakıp buldum, biraz bol oldu
ama idare ederdi.
Kendime meyve kokteyli hazırlayıp havuzun keyfini
çıkardım. Bana bu imkanları sunan Selim'i akşam
ödüllendirmem lazımdı. Hazırlığımı
yaptım, ona güzel bir yemek hazırladım, hem de bakımımı
yapıp yanımda getirdiğim siyah jartiyer takımımı
üzerine de incecik olan siyah elbisemi giydim. Hazırlıklı
gelmiştim bu sefer :)
Akşam Selim gelince ona sunduğum manzaraya ve ortama hayran
olmuştu. Güzelce yemek yedik, dolaptan güzel eski bir
kırmızı şarap açtı. Benim alkolle aram iyi değil,
ama onunla birlikte içmeye başladım. Bir şişe şarabı
birlikte bitirdiğimiz yetmezmiş gibi üstüne başka alkoller de
alınca benim kafa 1 milyon oldu...
Sabah büyük baş ağrısı ile uyandım. Selim
yanı başımda çıplak şekilde uyuyordu. Benim üzerimde
de dün giydiğim jartiyerden kalan parçalar vardı. Her yeri
yırtılmış, parçalanmıştı. Bir bileğimde
de peluş kaplı kelepçe vardı. Boğazım, bademciklerim,
amım, götüm, her yerim ağrıyordu. Dün gece sikişmemiz baya
sert geçmişti anlaşılan. Ağzımdan salya akıyor,
yüzümde, saçımda kurumuş döller vardı. En son
hatırladığım, salonda Selim'in kucağında sevişiyordum.
Sonrası karışık, parça parça hatırlıyordum. Yatak
odasına ne zaman ve nasıl gittiğimizi hatırlamıyorum,
ama beni kelepçeleyip domaltıp götten sikerken ise çok acı
çektiğimi hatırlıyordum. Banyoda sikiştiğimizi de
hatırlıyorum. Bir de ara sıra telefonunun flashının
açık olduğunu ve beni çekerken biriyle konuştuğunu
duyuyordum. Ona, "Çekme lüften!" diye seslendiğimi de
hatırlıyordum...
Kafam çatlayacaktı resmen. Büzüğüm ise resmen
sızlıyordu. Kendi kendime ben o siki nasıl götüme aldım
diyordum. Ahmetin de kalın bir siki vardı, ama Selim'inki daha
kalındı ve sanırım götten sikmeyi Ahmet kadar iyi
bilmiyordu.
Kendimi banyoya soğuk suyun altına attım. Güzelce
yıkanıp iyice temizlendim. Temiz kıyafetler giyip
aşağı indim ve kendime kahve hazırladım. O sırada
telefonuma baktım, dün gece o kafayla kocamla telefonda
yazışmışız. Kocam, "Nasıldı
günün?" diye yazmış, ben de ona, "Çok eğleniyorum
aşkım, iyi ki gelmişim, Selim'in sana selamı var!"
demişim. (Bunları mesela hiç hatırlamıyorum). Kocam da,
"Selim'i tanımıyorum ama sen de ona selam söyle!" diye
yazmış. Sonra da, "Uyudun mu?" diye yazmış ben
cevap vermemişim.
Ne mazeret uyduracağımı düşünüp kocamı
aradım. Bbiraz konuştuktan sonra kocam, "Selim kim?" diye sorunca, "Selim
değil ya, Selin, yanlış yazmışım. Yok mu ya
Ar-Ge'ci Selin? Dün biraz kız kıza takıldık, biraz alkol
aldık!" dedim toparladım durumu. Kocamdan sonra da Ahmet'i
aradım, çünkü Selim'in benim videomu çektiğinden
şüpheleniyordum. Ahmet telefonu açar açmaz, "Vay orospu, dün ne
yaşattın bize!" dedi. Ben de, "Ben hiçbir şey
hatırlamıyorum ya!" dedim. "Hatırlamazsın tabii, ruh
gibiydin orospu, o kadar içilir mi?" dedi. "Sen nereden
biliyorsun?" dedim. "Selim bütün gece görüntülü aradı beni,
bütün şovunu izletti!" dedi. "Hatırlamıyorum ki. Ben
videoumu çekiyor diye düşünüyordum, demek ki seninle görüşüyordu, ben
o yüzden aradım seni!" dedim.
Ahmet, "Selim cesaret etmez ona. Ama beni aradığında ben ekran
görüntüsünü kaydettim, akşamdan beri izleyip izleyip kuduruyorum. Az önce
bir kısmını Felix'e gösterdim, gözlerine inanamadı. Gelince
izleteteceğim sana, aynısını bize de yapacaksın!"
dedi. Gülerek, "Tamam!" dedim ve kapadım telefonu. Rahatlamıştım,
yabancı kişiyle bir videom yoktu. Ahmet ekran görüntüsünü kaydetmişti,
ama bu kaydı da bir şekilde sildirirdim...
Selim öğlene doğru uyandı. Onun da haşatı
çıkmıştı, "Sikim taşağım
ağrıyor amına koyayım, kuruttun herhalde!" dedi
gülerek. (Sonradan öğrendim ki, beni o gece beş posta sikmiş). Tüm
gün dinlenip uzandım, her yerim ağrıyordu. Aynı
şekilde Selim'in de bana dokunacak hali yoktu. Öğleden sonra beni
alıp hastaneye götürdü, ultrason falan çekti kürtaj öncesi kontrol
amaçlı. Zaten vakum kürtaj diye bir operasyon yapacaklarmış,
"10 dakikalık iş!" dedi.
Ertesi sabah erken saatte tekrar hastaneye götürüp gizlice yaptı
kürtajı. Bana, bir hafta kadar ufak kanamalar olacağını, o
sırada hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girmememi, kanamalar
bitince mümkünse tekrar ultrason filmi çektirip ona atmamı söyledi.
Ayrıca, İstanbul'a bir daha geldiğimde tekrar görüşmek
istediğini söyledi. Ben de, "Tamam!" deyip o gün öğleden
sonra ilk uçakla Almanya'ya geri döndüm...
Dediği gibi hafif kanamalarım oluyordu. Kocama da migrenim
olduğunu söylediğimden bana yanaşmıyordu. Tabii Ahmet de
çıldırmış kudurmuş gibiydi ve o da bana
dokunamıyordu. Ne kadar istesem de o ekran görüntülerini henüz
izletmemişti...
Kanamalarım tamamen bitince, kocama, "Midem ağrıyor!"
diyerek hastaneye gittim. Ultrason film çektirdim, Ahmet'le birlikte Selim'e
gönderdik. Selim inceleyip, "Her şeyi normal, sıkıntı
yok, birkaç güne cinsel ilişkiye girmeye başlayabilirsin!" dedi.
Bunu duyan Ahmet havalara uçtu tabii. Bir hafta daha bekledik, sonra akşam
bize geldi, kocamla içmeye başladılar. Yine kocamın içkisine
uyku hapı attık. Ahmet gittikten sonra, kocam, "Bu içki bana
yaramıyor, uykumu getiriyor!" diyerek yatağa geçip uyumaya
başladı. İyice daldığından emin olduktan sonra
koşa koşa balkonlardan Felix'in evine geçtim. Ahmet'le Felix beni
orada bekliyordu. Beni beklerken de TV'de o geceki kayıtları
izliyorlardı.
Önce biraz izledik ki, ben şoklardayım. Selim'le banyoda da sikiştiğimi
hayal meyal hatırlıyordum. Ama sikiş sonrası Selim beni
banyoda küvetin içine çömeltmiş, ağzıma, yüzüme, memelerime, tüm
vücuduma işiyordu. Gerçekten kendimi izlemekten utanmıştım.
O gece Selim'e cenneti yaşatmışım ve adamın bütün
fantazilerini gerçekleştirmişim. Tabii izlediklerimizin aynısını
Felix ve Ahmet'e de yaşatmak zorunda kaldım...
Ertesi hafta yine kocamı hapla uyutup bir şişe
tekilayı devirdik. Sonrası çok fenaydı. Ahmet neler
yaptırdı bana neler. Kocam yatak odasında uyurken kendi evimin
balkonumda sikti. Yetmedi bir de yatak odamıza götürüp kocaman yanına
domaltıp beni sikmeye devam etti. Bir yandan da telefonla video çekip,
uyuyan kocama, "Senin karını sikiyorum, sen uyuyorsun,
amına koduğumun boynuzlusu!" gibi laflar diyordu...
Bir süre kayıtları sildirmek için çok
uğraştım, ama Ahmet silmedi. Bir gün o kayıtların
başıma bela açacağını da biliyordum. Yine de Ahmet
artık benim için kocamdan öteydi. Ben onun seks kölesi, uslu, tatlı,
orospu Esra'sıydım, ne derse onu yapıyordum. Bu böyle iki sene devam
etti...
Hiç unutamıyorum, kasım ayında kocam nasıl
olmuşsa Ahmet'in evinde televizyonda benim videolarımın
bazılarını görüp izlemiş ve intihar edecek duruma
gelmiş. Neyse ki Selim'le o geceki videoları falan görmemişti,
gerçekten intihar edebilirdi. Sadece Ahmet'le sikişmelerimizin olduğu
kısa videoları izlemiş. Büyük bir kavga, kaos ortamı çıktı
ve tabii ki de boşandık hemen. Kocam Türkiye'ye döndü. Ben Ahmet'e
kalmıştım. Felix'le de görüşmüyorduk artık, başka
bir eve taşınmıştık. Aynı evde Karı-koca
gibi yaşıyorduk artık.
Ahmet'le bu Karı-koca gibi ilişkimiz 7 ay kadar devam etti. Ama
artık beni çok boşluyor, bana eski ilgiyi göstermiyordu. Dışarıda
başka kadınlarla görüştüğünden de emindim. Zaten benimle
evlenecek hali de yoktu. Aslı'ya olan durum bana da olmuştu. Ama yine
de başından beri dört yıla yakın çok güzel bir
ilişkimiz olmuştu. Hayatımın en güzel
yıllarıydı, aksiyonu bol, sikişi bol, seksle dolu dolu geçen
dönemlerdi. Aynı Aslı gibi ben de bıraktım Ahmet'i. Daha
doğrusu karşılıklı bıraktık birbirimizi. O
dönemlere ait hiçbir fotoğraf, video kalmadı, Ahmet sildi hepsini...
Sonra şu anki kocam Albert ile tanıştım. Albert'in
otomotiv yedek parça üretimi yapan orta büyüklükteki işletmesi var, onunla
birlikte çalışıyoruz. Bir önceki firmama malzeme tedariğini
Albert yapıyordu, öyle tanışmıştık. Ellerinizden
öper iki yaşında bir oğlumuz var. Ama Ahmet'le o dönem
yaşadıklarımdan hiç pişman değilim, hayata bir kere
geliyoruz. Tabii Albert bu yaşadıklarımın hiçbirini
bilmiyor. Albert'i seviyor muyum, bilmiyorum ama mutluyum :)
(Esra)
Almanya'da Raydan Çıktım! (1)
Almanya'da Raydan Çıktım! (2)
Almanya'da Raydan Çıktım! (3)
Almanya'da Raydan Çıktım! (4) ✔
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: