Almanya'da Raydan Çıktım! (2) (Esra 36 Y., Frankfurt / Almanya)
Duştan o trible çıkıp hemen kurulandım, Ahmet halen
duştaydı. Odaya geçip valizimden yatmalık şort ve
tişört çıkartıp giydim. Saçlarım halen ıslaktı,
kafama havluyu sardım. Gözüm balkona çevrildi, az önce orada ayakta hoplata
hoptala sikilmiştim ve Aslı'nın balkonda şov
yaptığını öğrenmiştim. Merak edip balkona
çıktım. Kim bilir bizi kaç kişi duymuştu diye
düşünürken tam o sırada yan evden bir adam çıkıp bana selam
verdi. Aşırı utanmıştım, bu adam az önce göz göze
geldiğimiz adamdı. Hemen koşarak içeri kaçtım. Ahmet te o
sırada odaya girip beni telaşlı görünce, "Ne oldu?"
dedi. Ahmet'in sesini duyan adam, "Ahmet!" diye seslendi.
Ahmet, "Ooo Felix!" diyerek balkona çıktı. Ahmet
çok iyi almanca biliyordu, benim ise çat pat almancam vardı. Bu Felix ile
Ahmet tanışıklardı. Sohbet ederlerken Ahmet bana seslendi.
Ben, "Ne var?" diye odadan seslendim. "Gel seni komşumuzla
tanıştırayım!" dedi. Ben, "Saçmalama Ahmet!"
dedim. Ahmet, "Gel kız utanma!" dedi. "Ben
uyuyacağım, iyi geceler!" dedim ve yatağa uzandım. Ahmet
içeri gelip, "Adam bu evin sahibi, çok ayıp ediyorsun, gel iki dakika
tanış!" dedi. Ahmet'e, "Adam az önce bizi gördü, nasıl
tanışayım Ahmet, hiç mi utanmıyorsun?" dedim. "Bunu
sen mi söylüyorsun kız, az önce kocana sikim ağzındayken
telefonda dondurma yalıyorum diyen sendin!" dedi. Beni gülme tuttu
bunu söyleyince.
Sonra kolumdan tutup, "Hadi gel, altı üstü
tanışacaksın, sikmeyecek seni!" dedi. "Ee bir de
siksin istersen!" dedim. "Valla Aslı çatır çatır
siktiriyordu kendini, gerçi bundan bahsetmemiştir tabii size! Hem buranın
kirasını nasıl ödüyorum sanıyorsun?" dedi gülerek. Ben,
"Şaka yapıyorsun değil mi?" dedim. "Yoo ciddiyim!
Aslı bu köyün yarısına vermiştir!" dedi Benim
şaşkın bakışlarım arasında, "Şaka
yaptım ya! Hadi gel!" diyerek kaldırdı ve
kucağına aldı beni, zorla balkona çıkardı.
Felix bizi öyle görünce güldü. Ahmet beni kucağından indirip
ona tanıttı. Felix orta yaşlarda kel bir adamdı. Beni
görünce göz bebekleri büyüdü resmen. Rlimi uzatınca da öptü. Ben
aşırı utanmış halde yüzüm
kızarmıştı. "Tanıştığımıza
memnun oldum!" deyip hemen içeri attım kendimi, hemen yatağa
uzandım. Ahmet bir sigara yakıp adamla sohbete devam ediyordu. Ben de
yatakta neler yaşadığımı sorguluyordum. O an
azgınlıktan azğımdan çıkan kelimeleri düşünüp
utanıyor, ben bunu nasıl dedim ya diyordum. Sonra da
yaşadığım zevkleri düşününce keyifleniyordum. Yani
allak bullak olmuştum.
Ahmet sigarası bitince odaya girip altındaki havluyu
çıkarttı. O haşmetli siki tekrar görmek az önce
yaşadığım çelişkileri bir anda yok etti. Dedim ya,
Ahmet'in sikine aşık olmuştum resmen. Ahmet Boxerini giyip
odanın ışığını söndürüp yatağa gelip
bana sarıldı. Ben de ona sarıldım. Bir anda onun
sıcaklığı balkondan esen serin rüzgarla
karışınca resmen huzur bulmuştum. Kollarında uyudum...
Bir ara uyandığımda saat 4 civarıydı, horoz ötüyordu,
onun sesine uyanmıştım. Gün yeni aydınlanıyordu. Öyle
huzurlu bir durumdaydım ki, içimde kocamı aldatmışlık
duygusu yoktu. Aksine sanki kocamın koynunda uyanmışım gibi
hissediyordum. Telefonumu şarja takıp tekrar uyudum. Saat 7 gibi
uyandım. Dünkü orgazmlarımın kramplarından dolayı amım
ağrıyordu biraz. Evin mutfağına indip kendime kahve
yaptım, evde yok yok. Herşey vardı dolapta. Türk kahvesi,
yemeklik malzemeler falan. Ahmet'in dediği gibi evi sürekli kendi
kiralıyordu.
Balkona çıkıp manzaraya karşı kahvemi içtim.
Çevreyi de kontrol ettim. Karşı tarafdaki evler bizim balkonu
görmüyordu, ağaçlar vardı, ama yanımızda yani
sağımızda ve solumuzda bulunan iki ev ile
balkonlarımız dibdibeydi. Sanki aynı evi ortadan ikiye
ayırmışlar gibiydi. Sol tarafta dün akşam
tanıştığım Felix kalıyordu, sağ tarafdaki ev
boştu, kimse kalmıyordu. Evin
bakımsızlığından belliydi. Yani sadece Felix beni
görmüştü, diğer evler ancak inleme sesimi duymuşlardır.
Sonra banyoya girip hazırlandım. O sırada telefonlar
çalmaya başlamıştı. Ahmet te uyanmış, yatakta uzanıyordu.
Beni makyajlı hazır şekilde görünce, "Günaydın güzelim,
bebek gibi olmuşsun. Fabrikadan aradılar, dün
yaptığımız işlerde aksamalar olmuş, birkaç gün
daha buradayız!" dedi. Ben, "Gerçekten mi yaa?" dedim
üzülerek, çünkü çok uğraşmıştım çözmek için. Ahmet,
"Hayır öyle değil yaa, herşey düzgün
çalışıyor merak etme. Müdürün olarak ben öyle haber verdim
herkese, çünkü sana henüz doymadım, birkaç gün daha kalırız
böylece!" dedi. Ben sevinçle, "Ciddi misin?" dedim. "Evet,
hatta dün yaptığımız iş tamamen
çalışıyor, fabrikaya gitmemize bile gerek yok!" dedi.
Sevinçten havalara uçmuştum!
"Gel bakayım sen böyle!" diyerek beni kucağına
alıp öpmeye başladı, "Ne tatlı olmuşsun sen böyle!
Gündüz gözüyle bir posta daha sikeyim mi seni?" dedi. "Sabah sabah
mı?" dedim. "Evet, ne var bunda, hatta hadi soyun balkonda
sikişelim ve köyü uyandıralım, Aslı bayılıyordu
sabah sikişlerine!" dedi. Yüzüm düştü ve kucağından
indim. Yatakta arkamdan sarılıp, "Ne o kıskandın
mı yoksa?" dedi. "Yok be ne kıskanacağım onu?"
dedim. "Hadi naz yapma, fantazi işte, senin de hoşuna gidecek,
merak etme herkes bu saate uyuyor, almanları biliyorsun, hem çok ses
çıkarmayız!" dedi.
Yüzümü ona dönüp, "Ses çıkarmadan biraz zor!" dedim.
Büyük bir gururla, "Çok iyi siktim seni değil mi? Hayatında hiç
böyle sikildin mi?" diye sordu. "Hayır sikilmedim, beni
darmadağın ettin, her yerim halen ağrıyor!" dedim. "Merak
etme kocanın sikemediği amcığın alışkın
değil, o yüzden!" dedi ve yatakta oynaşmaya başladık. "Hadi
kız kırma beni!" dedi. "Ne istiyorsun ya Ahmet?"
dedim. "Seni balkonda çatır çatır sikmek istiyorum!" dedi. "Ya
gören olursa?" diye sorduğumda, "Olsun kızım, ne var
bunda, sikişmek suç mu? Almanlar sikişmiyor mu? Bunlar onlar için
normal şeyler. Hem kimse tanımıyor ki, seni göremezler, önümüz
kapalı. Hem görseler ne olacak?" dedi. Ben, "Yok olmaz!"
dedim. "O zaman yine akşama sikerim balkonda!" dedi. "O hiç
olmaz!" dedim. "Karar senin!" dedi.
Balkona çıkıp etrafa baktım. Gerçekten herkes uyuyor
olmalıydı. Ahmet arkamdan yanaşıp, "Bak kimsecikler
yok, hadi kırma beni, senin de hoşuna gidecek, hayatında hiç
fantazi yapmadın mı kız?" dedi. Ben, "Tamam ama dünkü
gibi bağırıp çağırmak yok, mümkün oldukça sessiz
olacağız, söz mü?" dedim. "Tamam söz!" dedi, sonra
balkonda duran sandalyenin üzerindeki minderi yere atıp, "Hadi çök!"
dedi. Sakso çekmemi istiyordu. Hemen diz çöküp Boxerini indirdim. Yarı
kalkık sikini ağzıma aldım. "Bana bak, gözlerini
görmek istiyorum!" dedi. Ona bakarak ağzıma almaya devam ettim. Ahmet,
"Murat piçi keşke burada olsaydın da karının bana
bakışlarını görseydin!" dedi. Kocama hakaret etmesi ve
aşağılaması beni daha da azdırıyordu.
Ahmet saçlarımı arkada toplayıp topuz yaparak ağzımı
yavaş hareketlerle sikmeye başladı. Ağzıma o
kalın sikin girip çıkması beni kudurtmuş, amım
ıslanmaya başlamıştı. Siki dimdik olduktan sonra zaten
yarısını anca alabiliyordum ağzıma. Saçlarımdan
tutup taşaklarına götürdü yüzümü ve ağzımın içine
sokmaya başladı. Bebek götü gibi tertemiz mosmor kocaman
taşakları vardı. Kocamınkiler yanında bilye gibi
kalırdı.
Beni kaldırıp balkonun demirlerine domalttı. Sonra
şortumla külodumu ayaklarımın ucuna indirip çıkardı. Sikini
amıma tek hamlede soktu. Bir öyle bir çığlık attım ki
anlatamam. "Dur, yavaş, ah, ah!" diye inlerken beni dinlemiyor
üstelik saçlarımdan tuttup kendine çekerek daha hızlı
pompalıyordu. Ben gözlerimi kapatmış sadece inliyordum. Ahmet,
"Demek balkonda sikilmekten utanıyorsun ha? Bağır orospu,
bağır, uyandır tüm köyü!" diyordu. Ben de, "Ahmet
tamam, yavaş ne olursun!" diye inliyordum. Bir elimle balkon
demirlerini tutuyor diğer elimle de kendi ağzımı
kapatıyordum...
O kadar iyi sikiyordu ki beni, bir süre sonra zevkten
çıldırmıştım ve bağıra bağıra
inliyordum. Ahmet profesyonel sikiş makinesiydi. Sikiyle resmen büyü
yapıyordu. "Yavaş!" dediğim adama artık, "Daha
hızlı, evet evet!" diyordum. Bir yandan da kendi memelerimi
avuçluyordum. Bunu gören Ahmet, "Çıkar üstünü de!" dedi.
İkiletmeden hemen çıkarttım, artık tamamen
çıplaktım. Öyle bir zevk alıyordum ki, balkonda olmam falan hiç
umrumda değildi artık. Sadece ağzımdan, "Evet!"
ve "Daha hızlı!" sözleri çıkıyordu...
Ben böyle sikilirken Felix de balkona çıkmıştı.
Onun kapı açılma sesini duyunca, "Ahmet dur!" dedim. Ama Ahmet
dinlemedi bile beni, aksine daha da hızlandı. "Ahmet adam
çıktı, görmüyor musun?" dedim. "Görüyorum!" dedi.
Adama dönüp baktığımda sikini dışarı
çıkartmış, elinde tutarak bizi izliyordu. Ben utancımdan
ellerimle memelerimi kapattım hemen ve "Ahmet ne yapıyorsun,
saçmalama, içeri geçelim!" dedim, ama nafile. Bir de iki elimi arkadan
tutup yönümüzü adama doğru çevirip pompalamaya devam etmeye
başlamasın mı! Felix'le ve onun kabuklu sikiyle karşı
karşıya kalmıştım. Aramızda sadece 1 - 2 metre
falan vardı.
Felix'in bizi izleyerek masturbasyon yapması değişik bir
durumdu. Felix'le bu bakışmalarımız sonradan sonraya
hoşuma gitmeye başladı tabii. (Bir an kocam beni izliyormuş
gibi hissettim). Ahmet'e (Yeter dur!) demek yerine, "Evet, daha
hızlı!" diyerek hoşuma gittiğini belli etmiştim.
Utancım ve azgınlığım fena artmıştı ki,
hemen orgazm oldum. Felix benim orgazm olmamı büyük bir zevkle izledi.
Ahmet çok efor sarf etmişti ki, "Boşalacağım!"
diyerek amımdan çıkıp belime akıttı döllerini.
Hemen odaya attım kendimi, halen titremelerim devam ediyordu.
Banyoya geçtiğimde Yüzüm kıpkırmızı olmuştu,
gözlerim yaş içinde, rujum bozulmuş, rimelim akmıştı,
yani yaptığım makyajım piç olmuştu. Odaya geçip
havulumu aldım, Ahmet balkonda halen Felix ile konuşuyordu. Tekrar
banyoya girdim, boynumdan aşağı duş aldım, sonra odaya
geçtim.
Ahmet yatakta uzanmış halde, "Nasıldı,
dediğim kadar var değil mi?" dedi. Aslında çok hoşuma
gitmişti, yine de ses çıkarmadım ama tripliydim ona.
"Balkondan şortumu ve külodumu getirir misin?" dedim.
"Çık kendin al!" dedi. Ben, "Felix orada mı?"
dedim. "Az önce adama şov yaptın kız, şimdi neyine
utanıyorsun?" dedi. "Off Ahmet, getirir misin lütfen!"
dedim. "Tamam tamam!" dedi ve şortumu getirdi.
"Hani külodum nerede?" deyince, "Külodunu Felix'e
verdim!" dedi. "Sapık mısınız siz ya?"
dedim. "Valla kızım adam küçük dilini yuttu, ne
performanstı öyle!" dedi. "Yaa yaa kesin öyledir tabii! Hadi
kalk giyin gidiyoruz!" dedim. "Nereye ya?" dedi. "Ben
burada kalamam artık, zaten iş güç yok dedin, merkeze gidelim, otelde
kalırız, en iyisi o!" dedim. "Yok olmaz öyle, burada
kalacağız, ya da Türkiye'ye döneriz, henüz biletleri
değiştirmedik!" dedi. "Peki tamam, ama bir daha balkon
falan yok!" dedim. "Gel bakayım yanıma şöyle!"
diye beni yatağa yatırdı. "Dün seni aha şurda ayakta
sikerken bana senin kölen olurum, ne istersen yaparım yeter ki beni bu
sikten mahrum etme diyen sen değil miydin?" dedi.
Ben utanmış halde, "Evet ama..." dememle
parmaklarını dudaklarıma götürüp, "Sus! Ya dediğin
gibi kölem olursun, ya da atlar uçağa gideriz, bir daha da görüşmeyiz!"
dedi. "Beni tehdit mi ediyorsun, hadi gidelim o zaman!" dedim.
"Sen bilirsin, hadi hazırlan o zaman!" diyerek restime rest
çekti. Gerçekten de hazırlanmaya başladık gitmek için.
Arabaya bindik ve önce fabrikaya uğradık, ufak tefek
işlerimiz kalmıştı, onları hallledip uçuş
saatinin gelmesini bekledik. Sonra da yine arabayla havalimanına gittik.
Havalimanına giderken konuşmak istedi, ama yüz vermedim. Gurur
yapmıştım kendimce. Beni havalimanına bırakıp,
"Benim burada daha işlerim var!" diyerek gitti.
Havalimanına girdiğimde sinirden ve gururdan gözlerimden yaşlar
akıyordu...
İstanbul'a eve vardığımda gece vaktiydi. Kocam
uyuyordu, ben gelince uyandı ve "Neden gelceğini haber vermedin
hayatım?" dedi. Yüzüne bakamıyordum utançtan, ama kocam kendisine
halen tavır yaptığımı, hatta küs olduğumu
düşündüğünden sorun etmedi. Böyle birkaç gün geçti. Bir hafta sonra
Ahmet te İstanbul'a döndü. Tabii ofiste yine birlikte
çalışacaktık bir süre, çünkü onun son zamanlarıydı,
temelli gidecekti Almanya'ya. Onu görür görmez içim ürperdi ve amım
ıslandı. Böyle birşey olabilir mi ya? Bir adam sadece kendini
göstermesiyle nasıl bir kadını bu hale getirebilirdi?
Evde ne zaman kafamı yastığa koysam Ahmet'i
düşünüyor, onunla yaşadıklarım gözlerimin önüne geliyordu.
Hatta o Felix'in kabuklu siki bile gözlerimin önünden ayrılmıyordu. O
kadar çok azmıştım ki, kocamı affedip hemen altına
yattım. O da beni çok özlemişti, ama o gün Ahmet'in değerini
tekrar anladım. Kocam beni sikerken hep Ahmet'i hayal ediyordum...
Kocama inat Almanya'ya gidip Ahmet'e kaçmayı bile düşünürken,
bir gün bir mucize gerçekleşmiş gibi, kocam benim Almanya'ya
yerleşmeme okey demişti. "Nasıl ya? O kadar kavga ettik, ne
oldu da fikrin değişti?" diye sordum. Kocam da, "Senin
müdürün Ahmet bey ile konuştuk, o ikna etti beni, hatta bana da iş
ayarlayacak Almanya'da fabrikada, senden birkaç ay sonra ben de geleceğim.
Yeter ki sen mutlu ol, seni çok seviyorum, seni kaybetmek istemiyorum!"
dedi.
İçimden (Ne oluyoruz ya?) dedim, beynimden vurulmuşa döndüm.
"Nasıl? Ahmet bey mi aradı seni?" dedim. Kocam, "Evet,
dün dışarda buluştuk, sana ne kadar ihtiyaçları
olduğunu, senin de orayı çok istediğini, ama beni çok
sevdiğin için fedarkarlık yaptığından bahsetti. O
yüzden fikrimi değiştirdim. Birkaç yıl sonra tekrar buraya
döneriz!" dedi. Duyduklarıma inanamıyordum. Mal kocam resmen
beni Ahmet'in kucağına atmıştı. Büyük bir şok
geçiriyordum. Tabii aynı zamanda çok sevinmiştim.
Sonraki gün işe gittiğimde Ahmet direkt beni odasına
çağırdı. Yüzümde büyük bir mutluluk vardı. Odaya
girdiğimde, "Gördüğün gibi herşeyi ayarladım, kocan
olacak pezevegi de ikna ettim!" dedi. Ben de, "Evet farkettim,
oldukça iyisin bu işte!" dedim. Ahmet, "Tek bir şartım
var!" dedi. Ben kapıyı kilitleyip üzerine doğru yürüyüp,
direkt, "Kabul!" dedim. Ahmet, "Şartımı henüz
söylemedim ki!" dedi.
Ben de, "Ne söylersen kabul. Beni kölen mi yapmak istiyorsun, yap.
O evde balkonda mu sikmek istiyorsun, tamam sikebilirsin. Herşey kabulüm,
herşeyimle senin olurum, ne istersen yapabilirsin. Geldiğimden beri
hep seni düşündüm, aklımda tek sen varsın!" dedim, öpmek
için dudaklarına yöneldim, çünkü onun için kuduruyordum.
Yüzümü tutup, "Burada olmaz!" dedi. Ben de, "O zaman gel
eve gidelim, kocam yok!" dedim. Ahmet, "Mesai saatinde mi
gideceğiz?" dedi. "Ne o, müdürüm değil misin, izin çıkar!"
dedim. "Merak etme daha çok sikişmelerimiz olacak.
Hazırlığını yap, ben bu akşam gidiyorum, sen de
iki güne gelirsin!" dedi. Ben, "Bu kadar çabuk mu?" dedim.
"Ne o, istemiyor musun?" dedi. "Deli misin, çok istiyorum. Ama
daha henüz haber vermedik ki firmaya, nasıl olacak? Hem kocama ne
diyeceğim?" dedim.
"Merak etme kocan olacak o hıyarla konuşurum ben! Ben
herşeyi ayarladım, buradan oraya transerin için insan
kaynaklarına gidip haber vermen yeterli. Birkaç hafta sürer tabii
geçiş işlemleri, bu süre zarfında burada olmanı gerektiren
bir durum da yok. Kocana işlemler için orada olmam lazım dersin
biter. Tamam mı güzelim, anlaştık mı?" dedi. Ben de,
"Anlaştık!" dedim. Hayatımın en mutlu günüydü.
İnsan kaynakları ile görüşüp transferi onayladım.
Sonraki gün de ofisteki arkadaşlarla vedalaştım.
Boynuzlanmayı hakeden kocama gitmeden bir kez daha verdim, tabii
aklımda sadece Ahmet vardı. Sonraki gün hiçbir şey fark etmeyen
kocam beni kendi elleriyle havalimanına götürdü. Ağustos sonunda
artık temelli Almanya'ya gelmiştim!
(Esra)
Almanya'da Raydan Çıktım! (1)
Almanya'da Raydan Çıktım! (2) ✔
Almanya'da Raydan Çıktım! (3)
Almanya'da Raydan Çıktım! (4)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: