Yarım Akıllının Deli Yarağı! (Hande 25 Y., Malatya)
Selamlar, ben Hande. 25 yaşında, 1.55 boyunda, 58 kiloda,
çıtı pıtı bir kadınım. Daha önce biraz spor
geçmişim de olduğu için vücudum hep şekilli ve sexy
gözükmüştür. Aslen Malatya'nın bir köyündenim. İstanbul'da
okuyup mezun olduğum üniversitenin ardından İstanbul'da iş
arayış sürecim başlamıştı. Özel sektörde iş
için müracaat etmediğim yer kalmamıştı. Hep olumsuz geri
dönüşler sonucu artık pes etmiş ve mecburen memlekete dönme
kararı almıştım.
İstanbul'da seks dolu geçen öğrencilik
yıllarımdan sonra memlekete dönüp köyde ailemle de kalmak
istemiyordum. Onun için memleketteki akrabaları araya sokup, Malatya
merkezde orta büyüklükte bir şirkette muhasebe işlerine kabul
edildim. Memlekete döner dönmez ailem köyde kalmam için ısrar etse de ben
merkezde bir eve çıkmak istedim. Ufak bir ev tuttum ve üç beş
eşya koydum. Pek lüks ve şatafat hevesim yoktur, yatacak bir yatak,
oturacak bir iki koltuk olsa yeter kafasındayım.
Zaten orta okulu ve liseyi orada okuduğum için Malatya'ya alışma
süreci falan olmadı. İlk iş günü, haftası, ayı derken
de işe de alışmıştım. İyi bir gelirim de
vardı. Bir gün şirkette temizlikçi olarak çalışan birini
gördüm, gözüme tanıdık geliyordu, ama tam emin olamıyordum. Orta
okuldan sınıf arkadaşım Harun'a benziyordu bu. O da bana
bakıyordu, ama bir garip bakıyordu. En sonunda dayanamadım ve
bir gün mesai bitiminde yanına gidip, "Pardon, sizi birine çok
benzetiyorum..." diyerek konuya girdim. Kendini tanıttı.
Gerçekten Harun idi. Bozuk telafuzu, düzgün cümle kuramayışı, argo kelimeleri
falan halen aynıydı.
Harun ise beni çoktan tanımış, ancak onunla
konuşmak istemem diye düşünüp yanıma gelmemiş. Harun orta
okuldayken biraz değişik biriydi, doğru düzgün derslerini
bilmez, tembel olduğundan değil, kafası almazdı. Herkes ona
'Yarım akıllı' derdi. Biraz okulun maskotu gibi bir şeydi,
hocalar bir şekilde sınıfı geçirirdi. Biraz da yerine göre
ne dediğini bilmez, insanların çok kolay yönlendirdiği, hafif
kafası kırık biriydi. Ben eski günleri yad edip sıcak bir
bağ kurmaya çalıştım. Orta okul zamanlarında Harun
diğer çocukların zorbalığına falan
uğradığında veya alay ettiklerinde, elimden geldiğince
onu koruyup desteklemeye çalışır, bir yandan da haline çok üzülürdüm...
"Madem beni tanıdın, niye çekindin konuşmaya Harun?
Biz eski arkadaşız..." falan derken sohbet ilerlemişti.
Ancak Harun'un gözleri fıldır fıldır, bir bacaklarıma
bakıyor, bir göğüs çatalıma bakınıp duruyordu. Tabii
biraz değişik bir tip olduğundan hiçbir kız ona yakın
olmuyordu, haliyle bir açlığı vardır diye
düşünmüştüm.
Birden, "Ne kadar güzelleşmişsin Hande!" diye bana
iltifat etmeye başladı ki, orta okuldaki halinden eser yoktu. Şaşkınlıkla,
"Teşekkür ederim!" dedim. Ama hemen ardından,
"Memelerin de büyümüş, kocaman olmuş!" dediğinde bir
an şok oldum. Böyle bir şey diyeceğini hiç beklemiyordum.
Başka bir kadın olsa sert yapar tersler, ya da tokadı
yapıştırırdı. Ancak onu
tanıdığımdan dolayı, kibarca, "Haruncuğum,
ulu orta söylenmez böyle şeyler!" dedim. Ben böyle der demez
utandı ve özür diledi. Bu arada Harun benimle yaşıt, 1.70
boyunda, Zargana tipli birisi. Bu kısa sohbetin ardından servisime
binip evime döndüm...
Ertesi gün işe gelir gelmez Harun benimle selamlaştı.
Arada sigara molalarında konuşup sohbet ediyordum onunla. Bunu gören yanımdaki
masada oturan Cansu abla, "Tanıyor musun Harun'u?" dedi.
"Evet orta okuldayken aynı sınıftaydık!" dedim.
Cansu abla da gülerek, "Ben de korktum, senin gibi taş gibi bir
kızın o yarım akıllıyla ne işi olur diye
düşünmüştüm!" dedi. "Yok abla, dediğim gibi eski bir
arkadaşım, yıllar sonra görünce biraz sohbet ediyorum!" dedim.
Cansu abla, "Sen yine de çok yüz verme ona, yanlış anlar
o!" diyerek uyardı. Ben pek önemsemedim dediklerini, en fazla ne
olabilir ki diye düşünerek.
O günün sonunda tam servise binmeye gidiyordum ki, eski püskü bir araba
gelip yanımda durdu. Baktım Harun. Camı açar açmaz
bağırarak, "Handeee, gel lan bırakayım seni, servis
bekleme!" dedi. Ses tonunu da ayarlayamamıştı. Mesai arkadaşlarıma
rezil olmamak için utanıp arabaya atladım. Oturur oturmaz, "Evin
nerde?" diye sordu. Tarif ettim. "Hadi ya, benim evim de de aynı
mahallede, nasıl görmedim seni? Artık beraber gidip
geliriz!" dedi. Benim de canıma minneti, servis beklemekten iyidir
diye düşünüp kabul ettim.
Yol boyu radyodan saçma saçma şarkılar dinleyerek eve gittik.
Beni apartmanın önünde bırakırken telefon
numaralarımızı verdik birbirimize. Vedalaşırken
teşekkür edip, "Bir ara gel bir çayımı iç
Haruncuğum!" dedim. "Olur gelirim Hande, şimdi geleyim mi
lan?" diye hevesli hevesli atıldı. "Şimdi değil
de, ayarlarız bir ara Haruncuğum!" dedim.
Ertesi sabah Harun geldi ve arabaya bindim. Biner binmez eteğim baldırlarıma kadar
açılmıştı. Harun birden, "Hande ne kadar güzel
bacakların var!" diyerek elini bacağıma attı. Şok
olmuştum. "Haruncuğm teşekkür ederim, ama yapmasan?"
deyip nazikçe elini kaldırdım. İçim bir tuhaf olmuştu, ama
o niyetle yaptığını düşünmüyor, konduramıyordum.
Çünkü onla ben imkansız bir şeydik. Yol boyu sustum. İş
yerine varınca inip hemen işimin başına geçtim.
İş çıkışı yine birlikte eve dönüyorduk.
Harun, "Hani bana çay sözün vardı Hande?" deyince, "Tamam,
eve varınca çay yapayım!" dedim. Eve geldik, ben çay
demledim, çayın yanında yemek için de bisküvi
koyuyordum tabaklara. Harun da mutfakta oturuyordu. Yine durduk yere,
"Hande götün ne kadar büyümüş, yuvarlak top gibi, bir tane
dokunayım mı?" deyip gülmeye başladı. O an yine
şok olmuştum. "Harun teşekkür ederim iltifatın için
de, dokunma lütfen!" dedim. "Merak ettim yav!" deyip suratını
astı. Olumsuz cevap verdiğim için bana kırılmıştı.
Kendine göre söylediği şeyler normal şeylerdi sanki, gündelik
konuşuyor gibiydi.
Haline üzülüp, "Yani çok merak ettiysen dokun bir kere!"
dedim. Hemen kalkıp bir şaplak attı götüme. Bunu da hiç
beklemiyordum. Ardından hafif hafif avuçlayıp, "Anaa ne
yumuşak şeymiş lan!" dedi. "Haruncuğum tamam
yeter, çaylar da hazır, geç istersen masaya!" deyince götümü
avuçlamayı bırakıp geçti sandalyeye oturdu.
Çaylarımızı içip bisküvileri yiyorduk, ama Harun'da bir gariplik
vardı, sürekli bir hareket halindeydi, sanki pantolonun üstünden sikiyle
oynuyordu. Ben halen (Yok canım, öyle bir şey düşünmüyordur!)
kafasındaydım.
Çayları tazelemek için bardakları alıp tezgaha
gittiğimde Harun da yerinden kalkıp, "Hande lan, bir tane daha
elleyebilir miyim?" deyip onayımı bile almadan elini götüme
atmıştı. Sanki peluştan yapılmış hayvan
seviyor gibiydi. Ne yapacağımı
şaşırmıştım ki, birden arkadan yaslandı
bana. "Harun ne yapıyorsun? Çekil arkamdan!" diye
bağırdım. Pantolonun içinde kalkmış sikini
eteğimin üstünden tam da götüm yanakları arasına
yaslamış bekliyordu. "Bir şey yapmıyorum Hande!"
deyip gülerek on saniye kadar sonra arkamdan çekildi. Hışımla
arkama döndüm ki, birde ne göreyim, pantolonun önü ıslanmış, küloduna
boşalmıştı.
"Harun ne yapıyorsun sen?" diye kızdım. Harun
ne yaptığını bile anlamadan
şaşırmış bir şekilde, "Hande ne oldu? Ne
yaptım ki lan?" dedi. "Nasıl ne yaptım ya, dalga
mı geçiyorsun, birdaha olmasın!" diye uyardım. Ne
yapacağımı bilemez duruma düşmüştüm. Onu kırmak
veya azarlamak istemiyordum, pek insan ilişkilerinden
anlamadığından böyle saçma şeyler yapıyor diyerek
olayı büyütmedim. "Vakit geç oldu!" diyerek Harun'u gönderdim
evine. Harun gittikten sonra kendimi bir tuhaf hissettim, istemeyerek de olsa
ve elbise üzerinden de olsa, aylar sonra arkamda sert bir yarak
hissetmiştim. O gece kafam karışık şekilde uyudum.
Ertesi sabah yine Harun'la işe doğru yola
çıkmıştık ki, Harun yine patavatsızca elini
bacağıma atıp, "Ne yumaşak bacakların var lan
Hande!" dedi. Elini tutup nazikçe kaldırdım ve
"Haruncuğum bir gören falan olur, böyle şeyler yapma
lütfen!" dedim. Biraz sonra, "Ya Hande ne olacak ya, çok hoşuma
gidiyor lan!" deyip çocuksu bir yüz ifadesiyle elini tekrar
bacağıma attı. Ne diyeceğimi bilemeden sesimi
çıkarmadım. Baldırımı mıncıklayıp
duruyordu, sıkıp sıkıp bırakıyordu, sanki masaj
yapar gibi. Şirkete yaklaşınca, "Yeter bu kadar!"
deyip elini bacağımdan kaldırdım...
Yoğun bir iş günün ardından hafta sonuna giriyorduk.
Yine Harun'la eve dönerken yol boyunca Harun, "Bu gün de size geleyim
mi?" deyip duruyordu. Evde yemek falan da yoktu, "İyi tamam, köftecide
dur da paket yaptırayım!" dedim. Köftelerin yanına ayran da
alıp eve gittik. Ben üzerimi değişip evdeyken giydiğim
taytlardan giydim. Mutfakta köfteleri paketten çıkarıp tabaklara
koyuyordum ki, Harun heyecanla, "Oha Hande, götün ne güzel görünüyor lan!"
dedi. Garibim aklı sıra iltifat ediyordu, gülerek iltifatına teşekkür
ettim.
Yemekleri yedikten sonra masayı toplarladım.
Bulaşıkları yıkıyordum ki, Harun yine ayağa
kalkıp hiçbir şey demeden götümü avuçlamaya başladı. Bir
şey demedim, zaten desem de durmayacaktı, akışına
bıraktım. Harun birden götümü avuçlamayı bırakıp,
"Hande ya, dün yaptığımız çok hoşuma gitti, bir
tane daha yapabilir miyim lan?" deyip yine cevabımı beklemeden
götüme yaslandı. Pantolonunu içinde kalkmış sikini
taytımın üstünden götümün arasına yaslamış bekliyordu.
Sinirlerim tepeme çıkmıştı, ama bir şey de demiyordum.
En fazla ne olabilir ki, zaten birkaç saniye sonra küloduna boşalır, bir
daha da eve çağırmam diye düşündüm.
Birden sikini daha da hissetmeye başladım, sanki
taytımı delecek gibi bastırıyordu. Az sonra bir elimi
tuttuğu gibi arkama götürdüğünde şok oldum. Sikini
çıkarmıştı ve elime vermeye çalışıyordu.
"Harun delirdin mi sen? Niye çıkardın bunu?" dedim. Elimle
sikini kavratarak yalvaran bir ses tonuyla, "Hadi lütfen Hande bir tane 31
çek!" deyince durumuna üzülüp döndüm. Sikini sıvazlamaya
başladım.
Siki pek büyük değildi, ama kazık gibi olmuştu. Çok
geçmeden elimde kalp gibi atarak boşalmaya başladı. Kendimi çok tuhaf
hissetmiştim. Boşalması bitince hemen elimi yıkadım.
Sikini de kağıt havluyla sildim ve pantolonuna yerleştirip
fermuarını çektim, "Tamam mı Harun? Şimdi geç
otur!" dedim. "Teşekkür ederim Hande lan!" deyip geçti
oturdu. Sanki az önce boşalmamış gibi telefonuyla
uğraşıp duruyordu. Bulaşıkları bitirince Harun'u
evine gönderdim. Üzerimi değişip yatağa yattım. Hafta sonu
Harun'u görmeyeceğim diye rahatlamıştım.
Cumartesi günü öğlen kalktım, biraz çarşıda
dolaşıp, akşam yemeğini lokantada yeyip eve döndüm.
Duş alıp üzerime rahat bir şeyler giymiştim. Ev hali sütyen
giymemiş, bir tişört, altıma da bir şort giymiştim.
Dizi izleyecektim ki, kapı çaldı. Kapıcı çöpleri almaya
gelmiştir diye kapıyı açtım ki karşımda Harun'u
gördüm. Elinde bir poşetle gelmişti, içeri bile buyur etmeden ayakkabılarını
çıkarıp içeriye daldı, direkt mutfağa gitti. Ben bön bön
baka kaldım. Kapıyı kapayıp yanına gittim.
Poşeti uzatıp, "Hande, fiski aldım, içeriz ya!
Çutuloka, fıstık fındık da aldım!" dedi.
"Keşke haber verseydin geleceğini Harun!" dedim, ama Harun oralı
olmadı. Mutfaktan iki bardak alıp salona geçtik ve getirdiği
viskiyi içmeye başladık. Harun bu sırada tabii ki
bacaklarımı ve göğüslerimi kesiyor, viskinin de etkisiyle rahat
davranıyordu. Ben de üçüncü dubleden sonra iyice çakır keyif
olmuştum ve gayet rahat davranıyor, frikik falan vereceğim diye
düşünmeden yayıla yayıla oturuyordum. Amaan görsün, ne olacak
havasındaydım...
Dördüncü dubleden sonra kafam daha da güzelleşti. Ayrıca
acayip de uykum gelmiş, üçlü koltuğa yüz üstü
uzanmıştım. Zaten şortum kısaydı, bu halde
uzanınca, götüm adeta (Gel beni sik!) der gibi Harun'a davetiye
çıkarmıştı. Harun kaçırır mı, birden
kalkıp benim uzandığım üçlü koltuğa geldi. "Hande
götün böyle ne güzelmiş lan!" diyerek şortumu bir
hışımla aşağı çekip çıkardı. Külodumla
kalmıştım. "Harun niye çıkardın
şortumu?" desem de çakırkeyf halimle fazla tepki vermedim.
İçten içe de haline üzülüyordum, bu güne kadar hiçbir kıza
ellememişti garibim. Zaten ha şortla durmuşum, ha külotla,
açıklık olarak bir farkı yoktu. Yine arkama sürtünür
boşalır diye düşündüm.
Tahmin ettiğim gibi Harun bacaklarımı aralayıp
arkama geçti. "Ufff, bayılıyorun senin götüne Hande lan!"
diyerek sikini çıkarmış, külodumun üstünden götüme sürtünüp
duruyordu. Ama bu sefer ben kendimi çok farklı hissediyordum, ciddi ciddi
azmıştım ve ıslanmaya başlamıştım.
Hafiften götümü kaldırıp amıma da sürtünmesini
sağladım. Harun kerkinmeye devam ederken nasıl olduysa siki
birden külodumun kenarından kayarak amıma girdi. Arkamda ne olup
bittiğini görmediğimden dolayı böyle birşeyin
olacağını hiç tahmin edememiştim. Elimde olmadan inleyip
gerildim. "Harunnnn, ne yapıyorsun, çıkar sikini
amımdan!" desem de, öyle bir zevk almaya
başlamıştım ki, anlatamam.
Uzun süredir sikişmiyordum ve hasret kalmıştım
sikişmeye. Ama Harun'la olsun da istemezdim. Yine de olan olmuştu.
Harun, "Ohhh Hande, seni sikiyorum şu an, amına koyuyorum lan!"
deyip inleye inleye sikinin tamamını amıma köklüyordu. Ben de,
"Evet Harun amıma koyuyorsun, devam et beni sikmeye!" diye
kısık bir sesle zevke geliyordum. Harun sikerken konuşmadan
duramıyor, "Ohhh Hande, ne pofuduk götün var lan, ohhh!" deyip
duruyordu. İki eliyle belimi kavramış sert sert amıma
kökleyip duruyordu. Ben çoktan orgazm olmuştum, ama Harun sikmeye devam
ediyordu...
Artık görmek istiyordum. "Harun dur bir saniye,
soyunayım!" deyip altından çıktım. Külodumu ve
tişörtümü çıkardım, tamamen çıplak kaldım. Harunu da
soydum. Harun'un Zarganalığı daha da belli olmuştu böyle, o
kadar zayıftı ki, kaburgaları sayılıyordu. Önüne
eğilip saksoya başladım. Harun, "Ohhh Hande, aynı
pornolardaki orospular gibi yapıyorsun!" diyerek kaskatı
kesilmiş duruyordu...
Biraz saksonun ardından kanepeye geçip uzandım ve "Hadi
gel!" dedim. Misyoner pozisyonuna geçip bacaklarımı
ayırmıştım. Üzerime zıpladı ve direkt memelerimi
sıkmaya başladı. Sanki memelerimi koparacak gibiydi.
"Hande, aynı pornolardaki karıların memeleri gibi lan,
ohhh!" deyip duruyordu. Artık dayanamadım ve sikini elimle tutup
amıma hizaladım. "Hadi sik beni!" der demez Harun tüm
gücüyle yüklendi. "Ohhhh!" diye inledim, o anki zevkle kendimden
geçmişim. Bacaklarımı beline kaldırmıştım, Harun
beni dikiş makinesi ritmiyle sikerken ben altında bir o yana bir bu
yana dalgalanıyordum...
Çok geçmeden ikinci orgazmımı oldum. Amım
vıcık vıcık olmuştu. "Harun kalk üstümden, beni
siktin, yeter!" desem de Harun beni duymuyor, bir robot gibi amıma
seri bir şekilde pompalıyordu. Nerdeyse 10 dakikadır sert bir
şekilde sikiyordu. Üçüncü orgazmıma yaklaşmıştım,
ama altında belim ağrıdığından pozisyon
değiştirmek istiyordum. Ellerimle ittirip, "Harun dur, domalayım
da sik!" deyince durdu. Nasıl halen boşalmadı diye
şaşırıyordum ki, üstümden kalktığında amımdan
süzülen dölleri gördüm! Ne zaman boşaldığından haberim bile
yoktu, boşalmasına rağmen sikmeye devam etmişti.
"Harun ne yaptın? İçime niye boşaldın?"
diye kızsam da, Harun yine salak salak konuşup, "Ne olacak ya,
içine balımı bıraktım, bir şey olmaz!" deyip beni
domaltıp bir hışımla sikini tekrar amıma geçirdi.
Neyse ki tehlikeli bir dönemde değildim ve olan olmuştu, devam
etmesine izin verdim. Bu pozisyonda da insan gibi sikmiyor, gerilip gerilip
köklüyordu. Böyle sikmesinin tek iyi tarafı vardı, üçüncü orgazmımı
da olmuştum. Dilim damağım kurumuştu artık, nasıl
bu kadar enerjiye sahip olabiliyor diye şaşırıyordum...
"Harun yeter, boşal artık!" diye
yalvarıyordum. Bir süre daha siktikten sonra arkama kenetlenip durdu ve
boşalmaya başladı. Üzerime yığılıp siki
inene kadar içimde bekledi ve "Ohhh, yine balımı
akıttım, ama çok yoruldum!" deyip amımdan çıkıp
kenara yığıldı. Üstümden kalkmasının
rahatlığıyla mutfağa gidip bir bardak su doldurdum.
Mutfakta oturup suyu içince biraz kendime geldim. Az önce ne yaşadım
ya ben şokuyla mutfakta çıplak bir şekilde oturmuş boş
boş tavanı izliyordum. Şimdi ne olacak, neden izin verdim ki
diye pişman olmuştum. Beni sikmesinden aldığım zevki
hatırlayınca, yine olsa yine yapardım sanırım diye
kendimi avutuyordum. Ama Harun'un boş boğazlığı beni
korkutuyordu tabii.
Ben mutfakta oturmuş dinlenirken Harun sikini sallaya sallaya
mutfağa geldi. "Hande nasıl koydum amına lan, iyi siktim mi
seni?" diyerek şen şakrak su içiyordu. Ben ters bir
bakış atarak, "Evet Haruncuğum, iyi siktin, ama böyle
konuşma utanıyorum, hele başkalarının yanında
böyle hiç deme!" dedim. Harun suyunu içtikten önüme dikilip sikini
göğüslerime sürtmeye başladı. "Harun yeter artık, git
evine artık, iki posta attın, hayvan mısın?" diye kızdım.
Harun hiç oralı olmuyor, "Handeee, hadi bir tane daha amına
koyayım, ne olur lan!" diyordu.
Siki kısa sürede yine kazık gibi olmuştu. Onu ittirip, "Git
başımdan!" desem de oralı olmayınca, sikini
tuttuğum gibi yalamaya başladım. Artık Harun'u yorup
yollamakatan başka çarem yoktu, onun için iştahlıca
yalıyordum. Tüm sikini ağzıma alıyor, aynı zamanda da
taşaklarını okşuyordum. Harun da saçlarımı
okşayıp, "Ohhh Hande, aynı pornolardaki orospular gibisin
lan!" deyip duruyordu...
Baktım saksoyla boşalacak gibi değil, elinden
tuttuğum gibi yatak odama götürdüm. Yatağa oturttum ve
kucağına geçtim. Sikini amıma yerleştirdim ve tamamını
içime aldım. Yağ gibi kaymıştı amıma siki, çok hoşuma
gitti bir an. Biraz alıştırdıktan sonra
hızlandım. Hızlıca kalkıp kendimi sikine
bırakıyordum. Bu sefer transa geçmiştim. Dolgun götüm Harun'un
tüm kasığını kaplıyor, şap şap şap diye
ses çarpma sesi çıkıyordu. Ben artık öfkeyle deli gibi zıplıyor,
"Nasıl, hoşuna gidiyor mu, ha?" diye sinirli sinirli
söyleniyordum.
Harun ise zevkten dört köşe, iki eliyle götümü
avuçlamış, bir yukarı bir aşağı kalkıp
inmeme yardımcı oluyordu. Bir ara, "Hande yavaş, sikimi
kıracan lan!" dedi ama dinlemedim, zıplamaya devam ettim.
Artık götümden terler akmaya başlamış, felaket derecede de
yorulmuştum. Ama piç kurusu boşalmak bilmiyordu, halen siki
kazık gibiydi. Dermanım kalmayınca üstünden kalkıp
yatağa yığıldım. Ama Harun hemen üstüme
çıktığı gibi bacaklarımı omzuna alıp belimi
kaldırıp adeta iki büklüm yapıp sikmeye devam etti. Artık
yorgunluktan gözlerim kaymış bir halde, "Ahhh, yavaş
Harun!" deyip duruyordum. Harun öyle hızlı sikiyordu ki, yatak
gıcırtısını umarım komşular duymuyordur,
bekar bir kadının evinden böyle sesler gelmesi hoş olmaz diye
düşünüyordum...
Ne kadar sikti hatırlamıyorum. En sonunda hayvan gibi
böğürerek içime boşaldı. Siki küçülünce amımdan
çıkıp yanıma yattı. Saat de epey geç olmuştu,
"Harun hadi git artık lütfen!" dedim. Harun ise, "Hande biraz
dinleneyim bir tane daha sikerim lan!" deyince benim sigortalar attı.
"Yeter artık orospu çocuğu, siktir git, ya değilse elimde
kalırsın, piç kurusu!" diye bağırdım. Harun,
"Tamam ya kızma!" diyerek giyinip gitti. Ben de duş bile
almadan uyudum...
Pazar günü öğleye doğru uyanıp duş alırken
amından halen döller süzülüyordu. Olan biteni sorgulamaya
başlamıştım. Patavatsız Harun devamını
isteyecek mi, tek seferlik bir şey miydi, umarım
ağzını sıkı tutar kimseye anlatmaz diye endişeyle
düşünüp duruyordum. O gün Harun ne geldi, ne de aradı. Galiba bana küsmüştü...
Pazartesi sabah işe gitmek için
hazırlanmıştım. Altıma diz üstü kısa bir etek,
içine de ince siyah bir külotlu çorap giymiştim, üstümde de resmi bir
gömlek vardı. Harun artık beni almaya gelmez diye aşağıya
inip, servis beklemeye başladım. Yanılmışım,
Harun arabasıyla gelip önümde durdu. Masum bir ifadeyle, "Hande, hadi
atla!" deyince bana küsmediğine sevinip arabaya bindim ve yola
koyulduk. Biraz gittikten sonra Harun elimi tutup sikine koydu ve "Hande,
sikimi yalasana, çok azdım lan!" dedi. "Harun saçmalama, sabah
sabah ne yalaması, sür şu arabayı, insanı sinir etme!"
dedim. "İyi ya, kızma, akşam yalarsın o zaman!"
deyince sinirle nefes aldım ve cevap vermedim.
Yoğun bir günün ardından iş çıkışı
dışarda Harun'u beklemeye başladım. Harun mesaj attı,
"Biraz işim uzadı, aşağıdayım!"
yazmış. Harun'un alt kattaki temizlik odasına indim, işi
çok mu diye bakmak için, işi çoksa servisle gidecektim. Harun
ortalığı toparlıyordu, beni görür görmez, "Sikimi
yalamaya mı geldin?" deyip sırıttı. "Harun bir
duyan olacak, ulu orta saçma saçma konuşma, yürü gidelim, hadi bitir
işini!" dedim. Neyse ki sustu ve işlerini halletti.
Çıktık, arabaya bindik, eve doğru yola çıktık.
Evin önüne geldiğimizde, ben, "İyi akşamlar Harun, yarın
sabah görüşürüz!" deyip indim. Baktım ki arabayı park edip
peşimden geldi. "Hayırdır, sen niye geliyorsun?"
dediğimde, sırıtarak, "Seni sikmeye geliyorum!" dedi.
"Harun sus, ulu orta böyle konuşma, bir duyan olacak!" dedim. Bu
patavatsızlığı sinir etse de, içten içe ben de istiyordum,
çünkü tadı damağımda kalmıştı. Onu tersleyip
yollayabilirdim, ama bir şey demedim. Peşimden yukarı geldi.
Daireme girip kapıyı kapar kapamaz arkadan beni kavrayıp
götüme dayadı ve boynumu öpmeye yalamaya başladı. Gömleğimi
tuttuğu gibi de düğmelerini kopararak açtı. Sütyenimi
sıyırıp göğüslerimi sıkmaya başladı. Elleri
de buz gibi soğuk olduğundan meme uçlarım sivrilmişti.
Elinden kurtulmak için uğraşırken dengemi kaybedip koridordaki
yolluğun üzerine yüz üstü düştüm. Hayvan Harun düşmemi de
umurmamamış, ben yerde yüz üstü yatarken eteğimi
sıyırıp külotlu çorabımı da yırtmış,
götümü mıncıklıyordu.
"Harun yatağa geçelim, böyle hiç rahat değilim!"
desem de dinlemiyordu. Ne zaman sikini çıkardı anlamadım bile,
külodumu kenara sıyırıp birden amıma girdi. Henüz amım
tam ıslanamamış olduğundan fena
acımıştı, siki adeta içimi yarıyordu. Beni yere
zımblamış, amımı sert sert sikiyordu.
Salyalarını akıta akıta, götümü eze eze sikiyordu.
"Harun belim ağrıdı, yatağa geçelim lütfen, orada
sik!" deyince insafa gelip durdu. Elimden tutup kaldırdı.
Yatak odama geçtik. Üzerimdeki her şeyi çıkardım.
Harun'u da soydum. Sikine yumulup biraz ıslattıktan sonra yatağa
uzanıp bacaklarımı açtım. Misyoner pozisyonunda beni sikmeye
başladı. Geçenkinin aksine tamamen ayık olduğum için
heyecandan titriyor, zevkten kasılıyordum. Ellerimi Harun'un beline
dolamış, delice kendime çekiyordum. Harun da nefessiz
kalmış bir şekilde amıma pompalıyordu...
Yine uzun bir süre sikti ve ben orgazmdan orgazma koşturdu.
Boşalacağını anladığımda, "İçime
boşalabilirsin, korunuyorun artık!" dedim. Ama Harun, "Ağzını
aç!" der demez sikini amımdan çıkardığı gibi yatakta
dizlerinin üzünde göğüslerime kadar gelip ağzıma soktu sikini.
Ne olduğunu bile anlayamamıştım, hayvan herif ağzımı
sanki am siker gibi biraz sikip bir anda boşalmaya başladı. Üniversitede
sevgililerimin döllerini yutardım, döl yutmaya alışıktım
yani. Ama Harun'un boşalması bitmiyordu, sikini de ağzımdan
çekmediği için gözlerim patlayacak gibi hissedip öğürüyordum. Yutabildiklerimi
yuttum, yutamadıklarım, çeneme, göğüslerime
akmıştı.
Sonunda sikini azğızmdan çıkarınca nefes nefese, "Harun
neden yaptın böyle bir şey? Boğulacaktım nerdeyse!"
dedim. Harun sırıtarak, "Bir pornoda gördüm, denemek istedim,
hoşuna gitti mi lan?" dedi. "Evet, ama bir daha haber ver böyle
bir şey yapacağında!" deyip kalktım. Her yerim
yapış yapış, acayip de terlemiştim, günün de
yorgunluğu da vardı, kendimi duşa attım. Güzel bir duş
alıp rahatlamıştım ki, Harun yine sikini sallaya sallaya
geldi, duşa girdi. Daracık duşakabinde arkama geçip sikini
götümün yanakları arasına sürtmeye başlamıştı bile...
Siki götümün yanakları arasında sürtünürken
amım da ister istemez etkilenmeye başlamıştı. Harun yine
amıma girmeye çalışıyor, ama başaramıyordu. Ayak
üstü domalır gibi hafif öne doğru eğilip sikini elimle
amımın girişine ayarladım. Elimi çektiğimde Harun zank
diye amıma sertçe girdi. Ayarı olmadığı için sert sert
pompalıyordu. Kafam bazen hafifçe fayansa çarpıyordu. "Harun
yavaş sik, bak yerler de kaygan, düşeceğim!" deyince insafa
geldi, soft bir şekilde sikmeye başladı. "Ohhh Hande, götün
ne pofuduk, aynı pamuk gibi lan!" deyip götümün yanklarını iki
eliyle ayırarak yavaş bir tempoda amıma köklerken ben orgazm
oldum.
Artık daracık alanda ayakta yarı domalık halde
durmaktan belim ağrımaya başlamıştı. Doğrulup,
"Hadi yatağa geçelim, orda devam edelim!" dedim. Kurulanmadan çıktık,
odaya geçtik, yatağa attım kendimi. Harun sırıtarak,
"Hande, pornoda gördüm, bir tane amını yalayım mı lan?"
deyine şaşırdım ve "Yala bakalım!" deyip
bacaklarımı ayırdım. Harun amıma yumuldu, yalaktan su
içen köpekler gibi yalamaya başladı. Yalayarak beni orgazm edince bende
film koptu, "Yeter, hadi sik beni!" dedim. Yatakta bir o yana bir bu
yana kavga eder gibi sikişmeye başladık. Ben kucağına
çıkıyor zıplıyordum, sonra Harun beni altına alıp
pompalıyordu. Uzun bir sikişin ardından Harun böğürerek hiç
olmadığı kadar boşaldı. Öyle tazyikli
boşalmıştı ki, siki amımdayken kenarlardan döller
taşmıştı. Artık dermanım
kalmamıştı, yığıldım kaldım...
Bir süre dinlendikten sonra, "Vakit geç oldu Harun, eve git
istersen, babanlar merak etmesin!" dedim. Harun yalvaran bir yüz
ifadesiyle, "Bu gece sende kalsam?" dedi. "Harun bir gören duyan
olur, kimseye söylemeyeceksen kal, ama bence git!" dedim. Harun, "Bir
şey olmaz ya, kalayım lan!" dedi. "İyi tamam kal, ama yat
uyu hemen!" deyip ışığı söndürdüm, arkamı
dönüp yattım. Birkaç dakika sonra tam uyumak üzereydim ki, sert sikini
götümün arasında hissettim. "Harun yeter, yat zıbar
artık!" desem de bir kere daha sikmeden uyumadı...
Ertesi sabah zor kalktık, kahvaltı bile yapmadan işe
gittik. Dünün yorgunluğu da derken iş yerinde zombi gibiydim, kafam
bir şey almıyordu. O gün mesai bitiminde eve giderken, "Harun
birkaç gün yapmayalım, ben çok yoruldum, işe konsantre
olamıyorum, bu gidişle işten atacaklar beni ve köye dönmek
zorunda kalacağım!" dedim. Harun boynunu bükerek, "Tamam, sen
ne zaman istersen o zaman sikerim seni. Köye gidersen ben kimin amına
koyacağım?" dedi ve beni evimin önünde indirip gitti...
İzin versem beni her gün sikecekti. Aslında içine
düştüğüm durum hoşuma gidiyordu. Yarım akıllı da
olsa kendime seks oyuncağı bulmuştum. Tek tedirgin olduğum ve
Harun'u her seferinde sıkı sıkı tembihlediğim konu,
kimsenin öğrenmemesi idi. Ama bu tedirginliğin yanında
aldığım zevkin de bağımlısı olmuştum. Halen
düzenli olarak sikişmeye devam ediyorum Harun'la :)
(Hande)
(1) Yarım Akıllının Deli Yarağı!
✔
(2) İçimde Uyuyan Orospu Uyandı!
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: