Külotsuz Amcık! (3) (Leyla 22 Y., Ankara)
Serdar ve Fatih ile olan sikiş maceramızın üzerinden
henüz birkaç gün geçtikten sonra, Emre ile buluşup tenha bir yerde
arabanın arka koltuğunda kendimi bir güzel siktirdim. Emre beni çok
güzel sikiyordu, sadece azgınlık ve şehvet değil, onun
sikişinde sevgi vardı, aşk vardı. Emre çok geç
boşalıyordu ve bundan da çok memnundum. Ama doğrusu tek erkek
bana çok zevk vermiyordu. Seks hayatına kız arkadaşıyla
lezbiyen ilişkiye girerek adım atıp, sonra da gerçek sekse iki
erkek tarafından aynı anda sikilerek başlayıp, öyle de
devam eden bir kız tek erkekle doyar mıydı? Tabii ki de
hayır :)
İnanılmaz şekilde içimden bir orospu
çıkmıştı ve durduramıyordum. Dışardan
bakınca, 16 yaşında, mazbut, başı örtülü, kapalı
giyinen bir kızdım, ama paketin içinde tam bir sürpriz vardı ve
bu sürprizin tadına da paketimi açmasına izin verdiklerim
bakacaktı. Seks hayatım geliştikçe, bakışlarıyla
erkekleri davet eden işveli bir hatuna dönüşmüştüm ve bunu da
ailemden gizlemekte zorlanıyordum. Emre'ye gereken ilgiyi gösteriyordum,
bir dediğini iki etmiyordum, çünkü ona ayrı bir duygu besliyordum ve
aşıktım. Fakat içimdeki orospu yüzünden onu aldatmadan da
duramıyordum, üstelik beni kardeşi Cenk ile birlikte ilk siken o
olmasına ve bu ikili ilişki halen devam etmesine rağmen, onun da
bana duyguları çok başkaydı. Emre beni sikmeyi sevdiği
kadar Cenk'e siktirmeyi de seviyordu.
Emre bir keresinde, "Sana daha önce hiç görmediğin
birşey göstereceğim!" diyerek arabanın torpidosundan bir
pørnø dergi çıkarmıştı. Tabii Selin'in bulup getirdiği
dergiden haberi yoktu ve ben de ilk defa bir pørnø dergisi görmüşüm havalarında
bakmıştım dergideki fotoğraflara. Sonra da, "İstersen
al götür, evde gizlice bakarsın. Haftaya geri getir, yenisini veririm!"
diyerek dergiyi bana vermişti. Ondan sonra da artık her hafta yeni bir
dergi veriyordu.
Üzüldüğüm tek şey, bu dergileri (Emre'nin verdiğini
açıklayamayacağımdan dolayı) Selin'le
paylaşamamaktı. Ama neler yoktu ki o dergilerde! Artık bir
kadını sadece bir erkeğin siktiği fotoğraflar pek ilgimi
çekmez olmuştu. Çünkü bir kadını 5-6 erkeğin siktiği
ve benim fantazilerime level atlatacak fotoğraflarla doluydu bu yeni dergiler. Bu
da benim çok hoşuma gidiyor, hatta ilerde evlendiğimiz zaman Emre'nin
yaşayacağım özgürlüğe engel olmayacağını,
hatta ve hatta beni sikmeleri için farklı erkekleri kendisinin bulup
getireceğini, beni onlara kendi kucağında siktireceğini,
onlar beni sikerken başımı tutacağını bile
fantaziliyordum. Bunu düşünmek bile benim isterikliğimi tavan yaptırıyordu.
Emre ile o gün arabada sikiştikten sonra, alışveriş
yapacağım bahanesi ile kendimi Serdar'ın evinin
yakınlarında bir yere bıraktırdım. Asıl derdim
Serdar'ı görmekti, o günkü sikişi aklımdan çıkmıyordu.
Evinin olduğu apartmana girdim ve yukarı çıktım, elim zile
gidip geliyordu, ya evde karısı, kızı varsa, ya da kendisi
evde değilse diye heyecan yapıyordum. Sonunda cesaretimi
toplayıp zile bastım.
Kapıyı Serdar açtı.
Şaşırmıştı, "Ooo Leylacığım
hoş geldin, gel içeri!" dedi. İçeriye davet ettiğine göre demek
ki evde yalnızdı. Ben yine de, "Karın veya kızın
gelirse sıkıntı olur, içeri girmeyim, seninle konuşmak
istemiştim sadece!" dedim. "Yok yok gel, onlar akşama kadar
gelmez, karım öğretmen, kızım da onun okulunda
öğrenci, okula ikisi beraber gidip geliyor!" dedi. İçeri girdim. Bana,
"Bu gün okul kıyafetin yok?" dedi gülümseyerek. Baş örtüm, üzerimde
sarı bir bluz, altımda Emre ile arabada kolay sikişebilmek için
giydiğim etek ve içimde beyaz dantelli jartier çorabım vardı,
külotum tabii ki de yoktu :)
Emre'nin sikişinin zevkinden kalan am suyum da daha tazeydi.
"Bu gün okul ilaçlandığı için okul yoktu, böyle
giyindim!" dedim gülümseyerek. O da, "Seni bir daha göreceğimi
sanmıyordum!" dedi. Ben de işveli bir şekilde,
"Şşeeeyyy, ben Fatih ve seninle olan maceramı aklımdan
çıkaramıyorum, tekrar ne zaman yaparız diye sormak
istemiştim. Fatih'e ulaşamam, ama senin evini bildiğim için
geldim. Kızmadın değil mi?" dedim. "Yoo hayır,
ama risk almışsın, iyi ki karım ve kızım evde
yoktu, gerçi sen bir yalan uydurup yanlış çalmışım
kapıyı diyebilirdin. Neyse, bak fırsatımız var,
istersen şimdi yapabiliriz?" dedi.
Ben de, "Olurrrr, ama ben hem amımdan hem götümden aynı
anda sikilirken daha çok zevk alıyorum. Fatih gibi birini, ya da
birilerini daha ayarlayamaz mısın?" dedim. Serdar da,
"Oooo, bakıyorum da çıtayı yükseltiyorsun, daha 16
yaşındasın ama iki erkek yetmiyor, üç, dört isterim diyorsun,
seni küçük fahişe!" deyip hınzırca güldü. Ama birden
yüzündeki gülüş kayboldu, aniden morali bozulmuştu sanki. "Ne
oldu?" diye sordum. O da, "Nedense birden aklıma kızım
geldi. Biliyorsun, kızım da seninle yaşıt. Ya
kızım da senin gibiyse ve ben bilmiyorsam?" dedi.
Ben de, "Bunu bilemezsin zaten. Eğer kızın sikişmek
istiyorsa bir yolunu bulup sikişir. Bak benim ailem tutucu ve
baskıcı olduğu halde ben bir yolunu bulup dilediğimce
sikişiyorum ve mutlu oluyorum. Bence kızını özgür
bırak, kısıtlamanın, baskı kurmanın bir
anlamı yok!" dedim. Serdar yüzünü buruşturup, "Bunu kabullenmek
zor ama haklısın!" dedi.
Serdar sonra tekrar gülümseyip, "Neyse. Senin grup işini hallederiz
tatlım. Ama önce tekrar gelişini başbaşa kutlayalım,
sonra da senin için güzel bir grup ayarlarım, ne dersin?" dedi.
Gözlerim parlayarak,
"Evettttt!" dedim ve boynuna sarıldım. Beni kucağına
aldığı gibi yatak odasına götürdü ve "Hangi pozisyonda
istersin?" diye sordu. "Ayakta, kucağında sik beni!"
dedim. Daha lafım biter bitmez dudaklarıma yapıştı,
buluzumu ve sütyenimi sert bir hamle ile çıkartıp attı. Dolgun
güğüslerim artık emrine amadeydi. Eteğimin fermuarını
açtı ve eteğim belimden yere düşüverdi.
Birden durdu ve "Birşey eksik!" deyip geçen sefer bana
giydirdiği kırmız Stiletto topuklu ayakkabıyı getirdi.
Önümde çöküp ayaklarımı okşayarak giydirdi. Ayağa kalkmadan
da amıma yumuldu. Dilini amımın içinde gezidiriyordu. Zevkten
beynim uyuşuyordu. Sonra yukarı çıktı, göğüslerimi
emdi bir süre ve oradan boynuma geçti. Birden beni kucaklayıp kaldırdı,
hemen kollarımı boynuna bacaklarımı beline doladım ve
"Sok hadi aşkım!" deyip amıma yarağını
zevkle aldım.
İşte sikiş başlamıştı, çok güçlüydü,
her zıplattığında resmen havada uçuyordum, yarağı
amımdan tamamen çıkıp tek hamlede köküne kadar geri giriyordu.
Başımdaki baş örtüsünü de çıkartıp attım,
saçlarımı savuruyor, inliyor, çığlık atmamak için
dudaklarımı ısırıyor, deli gibi zıplıyordum
kucağında. Tam olarak bilmiyorum, ama nereden baksanız 15
dakikadan fazla yorulmadan kucağında sikti beni, orgazm üstüne orgazm etti, makina gibiydi...
Götüm de kaşınıyordu, kulağına, "Hadi,
götümü de sik artık!" diye fısıldadım.
"Emredersin küçük aşkım!" diyerek beni kaldırıp
yarağını amımdan çıkarıp götüme
nişanlayıp beni yavaş yavaş yarağının
üzerine bıraktı. Vücut ağırlığımla
yarağın üzerine santim santim otururken önce başını,
sonra tamamını aldım götüme. Tekrar zıplatarak sikmeye
başladı. "Bebeğim sen harikasın, nerden
çıktın karşıma, aşık oluyorum sana!" diyerek
hayvan gibi sikiyordu. Göt deliğimin kalın yarağı sayesinde
mağara girişi gibi açıldığını hissediyordum.
Her sokup çıkarttığında göt deliğimden içime resmen
serin bir hava giriyor ve yarağını tekrar götüme sokunca o hava
bağırsaklarıma pompalanıyordu...
Serdar götümü sikerken zevkten beynim uyuşuyordu. Kendime hakim
olamıyordum, bir elimi amıma atmıştım, klitorisimle
oynayarak üst üste orgazm oluyordum. Serdar da daha fazla kendini
tutamayıp, "Geliyorum aşkım!" dedi. "Gel
erkeğim, dölle götümü!" der demez götümün derinliklerin döllerini
fışkırttı. Biraz böyle durduktan sonra beni
yarağından kaldırıp yere bıraktı. Götümden döller
süzülürken dudaklarına bir öpücük kondurdum ve "Bu günlük yeter
mi?" dedim. Serdar da, "Yetmez ama idare ederim!" dedi gülerek
ve göğüs uçlarıma birer öpücük kondurdu.
Ona, "O halde ayarla yeri, zamanı ve erkeklerimi, beni hem
sik hem de siktir!" dedim. Serdar, "Buna resmen pezevenklik denir, oldu
olacak para da alalım adamlardan!" deyip gülünce, ben de, "Hiç
öyle düşünmemiştim, ama iyi fikir. Sat beni, pazarla, ama gizli kalacak
şekilde yap, yoksa ikimizin de başı yanar!" dedim.
"Offf, sen ne orospusun aşkım, deli ediyorsun beni!" deyip
tekrar dudaklarıma yapıştı. Bir süre öpüştükten sonra
dudaklarımı kurtarıp, "Döller götümden akıyor,
nerdeyse ayaklarıma ulaştı, halıya akmasın!"
dedim.
Beni kucakladığı gibi banyoya götürdü. Yıkanıp
temizlendik. Kıyafetlerimizi giydik. Elime yine bir miktar para
tutuşturdu. Kapıdan
çıkmadan tekrar öpüşüp sarıldık. Ona, "Arayı çok
açma!" dedim. "Kaç erkek yeter?" dedi gülerek. Aklımdan
o yeni dergilerdeki grup fotoğrafları çıkmıyordu, "Ayarlayabilirsen
en az iki, üç, dört de olabilir!" dedim. "Tamam canım, ama
telefon numaranı vermedin, nasıl haber vereceğim sana?"
dedi. Telefonumun olmadığını söyleyip okulumun
adını verdim ve "Bir gün önceden okulun önüne gel,
çıkış saatimde görüşürüz!" dedim, ordan ayrıldım.
Aynı gün hem Emre hem de Serdar tarafından sikilmenin
mululuğu ile evin yolunu tuttum. Daha birkaç ay öncesine kadar ne kadar
mazbut ve sekste hiç tecrübesi olmayan bir kızken, bu kadar kısa
zamanda nasıl yoldan çıktığımı, beni siktirmesi
için Serdar'ı nasıl pezevek haline getirdiğimi düşünerek ve yine zerre
pişmanlık duymadan eve varmıştım.
Aradan üç gün geçmişti ki, okul çıkışı Serdar
beni bekliyordu. Sevinçten havaya uçacaktım. Selin'i ektim ve Serdar'ın
yanına gittim. Etraftan kimse şüphelenmesin diye gayet resmi bir
şekilde, "Serdar amca nasılsın?" deyip
tokalaştım. O da aynı resmiyette, "İyiyim
kızım!" dedi. "Eee, ne yaptın o meseleyi?" dedim.
"Ayarladım, yarın okul çıkışında şu
adresteki dükkana gel!" dedi. "Tamam!" deyip ayrıldım.
Heyecan ve neşe içinde eve döndüm. Ertesi gün olsun istiyordum hemen...
Sabah uyanıp banyodan sonra siyah jartier çorabımı giydim, külot
olmadan tabii :) Sonra okul kıyafetlerimi giyip okula gittim. Derslerin
bitmesini sabırsızlıkla bekliyordum. Sonunda dersler bitti. Okul
çıkışı Selin'i (sikiştiğimi bilmediği için)
yine ekmek zorunda kaldım. Aceleyle adresteki dükkana doğru
yürüyordum. Yürüken de kendi kendime (Şu haline bak Leyla, kendini siktirmek
için nasıl da koşturarak kendi ayağınla gidiyorsun, ne
olacak bunun sonu?) diyordum.
On dakika kadar yürüdükten sonra dükkanı bulmuştum. Hazır
giyim ve iç çamaşırları falan satan bir dükkandı.
İçeri girdiğimde Serdar (dükkan sahibi olduğunu
düşündüğüm ve Serdar yaşlarında) bir adamla oturuyordu.
Serdar beni görünce hemen ayağa kalkıp yanıma geldi. Elimden tutarak,
"Hoş geldin aşkım!" dedi ve adamın yanına
doğru götürdü. Adam da beni tepeden tırnağa kadar süzüp, sırıtarak,
"Hoşgeldin Leylacığım, ben Mert!" diyerek kendini
tanıttı. Mert'le de tokalaşıp oradaki boş koltuğa
oturdum, içim resmen seks için yanıyordu.
Serdar hemen konuya girdi, "Aşkım aşağıya
inelim, depoda yatak falan var, orada seni mutlu edeceğiz, sen de bizi!"
dedi gülerek ve standlarda asılı sexy kadın iç çamaşırlarını
göstererek, "Bunlardan da beğendiğini seç ve giy!" dedi.
Kalktım ve "Gerek yok bence, altımda yeterince sexy şey var,
hadi bir an evvel başlayalım!" dedim.
Ben öyle deyince Mert heyecanla kalkıp dükkanın
kapısını kilitlemeye gitti. Ben de o sırada Serdar'ın
kulağına, "Sadece bir kişi mi ayarladın?" dedim. Serdar
da hınzırca gülümseyip, "Aşağıda seni bir sürpriz
bekliyor aşkım!" dedi. Aklıma ilk gelen şey, galiba Fatih'i
bulup getirdi oldu. Mert kapıyı kilitleyip geldi. Bir elimden Serdar,
diğer elimden Mert tuttu ve beraberce aşağıya indik. Aman Tanrım,
aşağıda çırılçıplak ve kalkmış
yaraklarını sıvazlayarak bekleyen 4 erkek vardı! Serdar ve
Mert'le 6 ediyordu erkek sayısı!
Bunu hiç beklemiyordum. "Offff, 6 kişiyle mi sikişeceğim?" diye sesli
düşünüverdim. Serdar hemen, "Sen hepimize yetecek kadar azgınsın
aşkım, hadi çıkar üstündekileri!" dedi. Ben soyunmaya baş
örtümü çıkarmakla başlayacakken, Serdar, "O kalsın
aşkım, arkadaşlar öyle seviyormuş!" dedi. "Tamam!"
deyip Mert ve Serdar ile birlikte soyundum. Serdar yine o
kırmızı Stiletto pørnø yıldızı
ayakkabılarını giydirdi, yanında getirmiş :) Üzerimde
sadece siyah dantelli jartier çoraplar, kırmızı Stiletto topuklu
ayakkabılar ve baş örtüm kalmıştı.
Serdar'a, "Hadi başlayalım!" dedim. Ordaki
erkeklerden biri, "Tanışmayacak mıyız?" dedi. "Gerek
yok! İsimlerinizi, kim olduğunuzu bilmek istemiyorum!" dedim. Etrafımda
çember oldular. Diz çöküp sırayla yaraklarını ağzıma alıp
somuruyordum. Başımdan tutup gırtalığımın
sokabildikleri en derin noktasına kadar ulaşmaya
çalışıyorlardı. Yarakları gırtlağıma
girdikçe midem bulansa da kendimi tutuyordum, fakat ağzımın
kenarlarından süzülen salyalara engel olamıyordum...
Dakikalarca bunu yaptıktan sonra içlerinden biri dayanamayıp
ben kucağına aldığı gibi yarağına oturttu. Kontrolümden
çıkan müthiş grup seksim başlamıştı. Adam resmen
kudurmuş gibi sikiyordu amımı. Tam istediğim gibiydi,
sikerken kulağıma, "Offf, amın daracıkmış
orospu! Hiç senin yaşında bir orospu sikmemiştim!" gibi laflar
fısıldıyor, beni daha da delirtiyor, azdırıyordu...
Adam biraz sikip, beni yarağından indirdi ve beni diğer
adamın kucağına bıraktı. Kucaktan kucağa
geziyordum, 3-5 dakika siken diğerinin kucağına veriyordu. Böyle
boşalmadan sırayla sanki ön sikiş yapıyorlardı. Asıl
sikiş ise ben birinin kucağında amımdan sikilirken Serdar'ın
yarağını arkadan götüme daldırmasıyla
başlamıştı. Tost halinde sikilirken, "Ohhhh, Serdar'ım,
aşkım, harikasın!" diye inliyordum. Amımdaki ve
götümdeki yaraklar 3-5 dakikada bir değişiyor, farklı
kombinasyonlarda tost oluyordum. İki kişi beni sikerken
diğerlerinin elleri göğüslerimde dolaşıyor, ben de yaraklarıyla
oynayıp onları diri tutuyordum...
Dakikalar birbirini kovalıyordu ve zaman kavramı kaybolmuştu.
Sanki bana grup halinde tecavüz ediyor gibiydiler, "Yavaş, biraz
dinlenelim!" desem de beni duymuyorlardı bile. Deponun duvarlarda 'Şlapp,
şlapp, şlapp!' sesleri, benim inlemelerim, onların ahlama oflama
sesleri yankılanıyordu...
Bir ara bayılmak üzere olduğumu farkettim, "Durun!"
dedim, ama beni bırakmadıkları için sikicilerimin
kollarında kendimden geçmişim. Suratıma atılan bir tokatla
kendime geldiğimde beni halen hunharca sikiyorlardı. Öyle sert
pompalıyorlardı ki, amım ve göt deliğim birleşmiş
gibiydi. Adamlardan biri, "Geliyorum!" diye bağırdı.
İçime boşalmayın dememe fırsat kalmadan adam
amımın derinliklerine döllerini
fışkırtmıştı bile. "Hamile kalmak
istemiyorum, lütfen yapmayın!" desem de dinleyen yoktu. Her isteyen
dilediği deliğime boşalıyordu. Amım götüm döl
dolmuştu...
Sikişmeye başlamamızın üstünden sanırım 3
saat kadar geçmişti. Artık onlar da yorulmuştu ki sikmeyi
bıraktılar. Ben ise üstümden kamyon geçmiş gibi hissediyordum
kendimi. 3 saat boyunca yediğim yaraklarla sadece amım götüm
değil, resmen tüm vücudum uyuşmuştu. Ama herşeye
rağmen yaşamış olduğum zevkin ve heyecanın tarifi
yoktu...
Ben yatakta kendime gelmeye çalışırken, adamlar gülüşerek Serdar ile konuşuyorlardı. Birisi, "Kız küçük ama
dehşet birşey, hayatım boyunca siktiğim orospuların en
iyisi buydu, verdiğimiz para son kuruşuna kadar helal olsun!" dedi.
Bunu duymak hoşuma gitmişti, aşağılanmış bir
orospu gibi hissetmek bana zevk veriyordu. Demek ki işimi iyi
yapmış ve pezevengimi mahçup etmemiştim :)
Sırayla deponun lavabosunda yaraklarını temizledikten
sonra giyinip gittiler. Sadece Mert kalmıştı
yanımızda. Serdar da yarağını yıkayıp yanıma
geldi ve "Nasıldı aşkım, hoşuna gitti mi?"
dedi. "Evet, harikaydı, bak halen zevkten titriyorum!" dedim. O
da, "İstersen birer posta daha atalım!" dedi. Sevinçle, "Olurrrr!"
deyip yarağına sarıldım, ağzıma alıp bir
güzel muamele çekip kaldırdım. Sonra kucağına
çıktım, amıma aldım yarağını. Bizi görünce Mert'in
yarağı da sertleşmişti, o da gelip götüme girdi. Sikiş
yine başlamıştı, fakat saatlerdir ikisi de defalarca boşaldığı
için bu sefer boşalmak nedir bilmeden yarım saat boyunca siktiler
beni. "Hadi erkeklerim boşalın artık, zamanım
kalmadı!" deyince ikisi de kalan döllerini de içime doldurup beni
yere bıraktılar.
Serdar'a, "Hamile kalırsam ne olacak, bu gün siken herkes
içime boşaldı. Hamile kalırsam biterim ben!" dedim. "Kalmazsın,
ertesi gün hapı alalım sana iç. Korkma, bu hap halleder, buradan çıkınca
alırız. Hadi toparlan da gidelim!" dedi. "Tuvalete gitmem
lazım!" dedim. Beni kucağında tuvalete götürdü. İşemek
için klozete oturduğumda amımdan götümden döller püskürüyordu. Temizlenip
giyindik. Mert ile de vedalaşıp çıktık dükkandan.
Yolda birlikte yürüyorduk, bir eczane bulup hap alacaktık. Bana,
"Bu gün epey bir para kazandın!" deyince, ben de gülerek, "Beni
kaça pazarladın, kaç para kazandım ki?" dedim. Serdar gururlanarak,
"1.00 Dolar! Benim vereceğim hariç, ben TL
vereceğim!" dedi. Ben de gülerek, "Senin vermene gerek yok
aşkım, sen artık benim pezevengim sayılırsın!" dedim. Serdar, "Tamam o halde!" deyip bana 1.000 Doları
verdi. Sikişerek para kazanma işini çok sevmiştim :)
Serdar eczaneye girdi, hapı alıp çıktı, yolda bir
de su alıp hemen içtim. Deponun tuvaletinde amımı götümü temizlemiş
olsam da, yürürken külotsuz amımdan halen bir miktar döl bacaklarıma süzülüyordu.
Ayrılacağımızda, bana, "Bir dahaki sefere yine grup ayarlamamı ister
misin?" dedi. Heyecanla, "Evetttt!" dedim. "Tamam
tatlım, sana yine bir gün öncesinden haber veririm!" deyip
ayrıldı yanımdan.
Hemen eve gittim. Anneme çaktırmamak için, normalde eve
geldiğimde yaptığım gibi selamlaşıp direkt odama
gittim. Sonra da evde giydiğim kıyafetleri
alıp duşa girdim. Duş alıp amımı götümü güzelce temizledim.
Öyle yorgundum ki, akşam yemeğinin ardından sofrayı
toparlar toparlamaz hemen odama gittim. Yatağa uzanır uzanmaz uyumuş
kalmışım. Rüyamda da bu günkü sikilişimi gördüm...
Sabah uyandığımda yeniden amımın
sırılsıklam olduğunu görünce
şaşırmıştım. Dün tam 6 erkek
tarafından 4 saat sikilmeme rağmen halen amımı doyuramamıştım :)
(Leyla)
Külotsuz Amcık! (1)
Külotsuz Amcık! (2)
Külotsuz Amcık! (3)
✔
Külotsuz Amcık! (4)
Külotsuz Amcık! (5)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: