Kocamın Azgın Akrabaları! (2) (Gülay 24 Y., Mersin)
Ertesi gün sabahtan Sevgi aradı, "Çayı koy kız,
poğaça, börek falan alıp sana kahvaltıya geliyorum!" dedi.
"Tamam, gel!" dedim, çayı koydum. Yarım saat sonra Sevgi
geldi. Oturup kahvaltımızı yaptık. Salona geçip keyif çayı
içerken dün gece yaşananlar hakkında konuştuk. Bana pişman
olup olmadığımı sordu. Ben de, "Pişman
değilim, aksine hayatımın en güzel sikişmesi oldu. Fakat
tedirginim, ya kocamın haberi olursa?" dedim. Sevgi, "Korkma,
biraz dikkat edersen kimsenin haberi olmaz, kocasını aldatan tek kadın sen
değilsin!" dedi ve sırıtmaya başladı.
O an jetonum düştü, "Kız yoksa sen de mi?" dedim.
Sevgi halen sırıtarak, "Herhalde yani! Benimkisi am değil
mi?" dedi. "Kız anlat, kiminle?" dediğimde, yine sırıtarak,
"Kiminle değil, kimlerle!" dedi ve anlatmaya başladı.
Kimlerle sikiştiğini duydukça küçük dilimi yutacaktım. Orospu
Sevgi akraba olan erkeklerin nerdeyse tümüyle sikişmişti ve kocasının haberi
yoktu bu durumdan.
Sevgi, "Kızım canın yarak isterse uzaklarda aramaya
gerek yok!" diyerek, hem kocamın akrabalarından, hem de kendi
akrabalarından sikiştiği azgın erkeklerin isimlerini tek tek
söyleyip, eğer onlarla sikişmek istersem diye tüyolar bile verdi. Ben
tabii ağzım açık dinledim. Millet gizli gizli ne haltlar
yiyormuş da haberim yokmuş! İki saat kadar oturup bu konularda
sohbet ettikten sonra Sevgi gitti. Ben halen hayretler içerisindeydim.
O gün öğleden sonra kocam aradı, yoldaymış
geliyormuş. Akşama geldi. Sevgi'nin kocam hakkında (Gittiği
şehirlerde kesin başka amlar sikiyordur!) lafı aklıma
geldi. Kocama bunu sorsam mı diye düşündüm. Ama konuyu açarsam kesin
tartışma çıkacaktı ve moralim bozulacaktı. Hem ben de
Ahmet'le sikişmiştim, onun için sormaktan vaz geçtim, boş ver,
böyle devam etsin evliliğimiz diye düşündüm.
Yemek yapmıştım, yemeğimizi yedik. Ben (Asla
izlemem!) dediğim için porno film getirmemişti. Yemekten sonra TV
karşısına oturduk, biraz dizi izledik. Dizi izlerken, bir ara
niyetlendim, Sabahat halanın verdiği filmleri
sakladığım yerden getireyim, kocamla birlikte izleyelim diye.
Ama bu sefer de kocama bu filmleri kimden aldığımı
açıklamam gerekecekti ve buna kocamın tepkisinin ne
olacağını bilmiyordum. Onun için vaz geçtim.
Kocam yorgun olduğunu ve yatmak istediğini söyleyip lavaboya
gitti. Ben de yatak odasına gidip üstümü değiştirdim. Beni
arkası ipli tanga ile görünce gözlerine inanamadı. Hemen
saldırdı. Vahşi gibi okşuyor, öpüyordu. Mutlu olduğu
gözlerinden okunuyordu. Ama iş sikmeye gelince değişen bir
şey olmadı, her zamanki gibi birkaç dakika sikip işini bitirdi
ve arkasını dönüp yattı uyudu. Ben yine orgazm
olamamıştım. Kocamın azgın akrabalarının beni siktiklerini hayal edip
amımı okşayarak orgazm olup ben de uyudum...
Ertesi gün kocam İzmir'e gitti, ben yine yalnız kaldım.
Ama bunu artık dert etmiyordum, biliyordum ki yarrak istesem hazırda
vardı. Ne yapayım ne edeyim derken, en iyisi Sabahat halaya gideyim,
hem filmleri vereyim, hem de biraz laflarız diye düşündüm. Sabahat
halaya gittiğimde 'Oruk' dediğimiz içli köfte yapıyordu.
Filmleri getirdiğimi söylediğimde, "Yatağın üzerine
bırak canım!" dedi. Yatak odasına gidip yatağın
üzerine bıraktım ve mutfağa döndüm.
"Tam zamanında geldin Gülay, bana biraz yardım edebilir
misin?" dedi. "Tabii ederim, lafı mı olur
halacağım!" deyip yardım etmeye başladım. Oruk
işi hem zahmetliydi, hem de vakit alan bir işti. Yaparken sohbete
başladık. Filmleri sordu. Ben de izlediğimi ve çok hoşuma
gittiğini söyleyip, "Bana birkaç film verebilir misin
halacağım?" dedim. "Olur canım, sen yeter ki
iste!" dedi. Akşam olmak üzereydi, biz Orukları anca bitirdik,
sadece onları kızartma işi kalmıştı. "Ben
gideyim artık halacığım!" dedim. "Evde
yalnız ne yapacaksın? Bunları kızartalım, hem yersin,
hem de giderken birkaç tane götürürsün!" dedi.
"Peki!" deyip kızartmasına yardım ettim.
Kızartma işi bitince kocası da gelmişti. Hep birlikte
yedik. Mutfakta bana da götürmem için birkaç tane Oruk paket yaptı.
"Eline sağlık halacığım, ben gideyim
artık!" dedim. "Tamam, sana geçen gösterdiğim çekmeceden al
alacağını, izleyip getirirsin!" dedi. Ben yatak
odasına gittim, çekmeceleri açtım. Yüzlerce filmden hangisini
alacağımı şaşırdım. En önden iki tane, en
arka taraftan da iki tane aldım. Yani dört tane almıştım. Siyah
poşete yeni aldıklarımı koydum.
"Halacığım ben çıkıyorum!" deyip,
kocasıyla da vedalaştım. Eve gittim.
Yemeğimi zaten orda yemiştim. Hemen üstümü
değiştirdim ve halamdan aldığım filmleri
çıkardım. CD'lerin üzerinde sadece '116, '229' , '230' gibi numaralar
vardı. Dördüncüsünde sadece 'S-1' yazıyordu. Dolayısıyla
meraklandım ve onu koydum. Film başladı, ama sanki amatörce
çekilmişti. Bir erkek bir kadınla yatağın yanında
ayakta dikilmiş sevişiyordu. Sadece boyunlarından
aşağısı görünüyordu. Sonra adam kadını
yatağa sırt üstü yatırınca ben şok oldum.
Gördüğüme inanamıyordum, bu kadın Sabahat halanın ta
kendisiydi. Hayretle izlemeye devam ettim. Adam da bir yerden tanıdık
geliyordu, ama kesinlikle kocası değildi.
Ben şaşkın şaşkın izlemeye devam ettim,
ama bunun heyecanı daha farklıydı. Adam Sabahat halanın
amını yalıyordu, sanki yiyecek gibi yumulmuştu. Sabahat
hala inliyor, "Yala erkeğim, sikicim benim, amım da götüm de sana
feda olsun, ye her yerimi!" diyordu. Ben halen şaşkınlıkla
izliyordum. Adam biraz daha yalayıp bıraktı, Sabahat halayı
yatağa oturttu, yarrağını da ağzına verdi.
Adamın güzel bir yarağı vardı, görünce elim amıma
gitmişti. Sabahat hala o yarağı iştahla somuryordu. Adam
da, "Sabahtım, aşkım, bir tanem, orospum, seni çok
özlemişim!" diyordu.
Uzunca bir saksonun ardından Sabahat hala yarrağı
ağzından çıkardı, "Hadi erkeğim, beni sik!"
deyip sırt üstü uzandı, bacaklarını ayırdı. Adam
da o güzel yarrağını Sabahat halanın amına kökleyince
ikisi birden, "Ohhh!" çekti. Adam hemen pompalamaya
başladı. Sabahat halanın vücudu harikaydı, memeleri,
bacakları, amı ve götü çok güzeldi, adam ağzının
tadını biliyordu. Sabahat halayı kıskanmaya
başlamıştım, hem kocası, hem sikicisi vardı...
Adam öyle bir sikti ki, bırakın Sabahat halayı, izlerken
ben bile iki defa orgazm oldum. Adam yakışıklı, ama Sabahat
haladan yaş olarak birkaç yaş büyüktü, sanırım 40
yaşında gibiydi. Hele Sabahat halanın götten sikilirken
inlemeleri inanılmazdı, beni de müthiş
azdırmıştı. Adam uzun süre hem amdan hem götten siktikten
sonra yarrağını çıkarıp Sabahat halanın
sırtına boşalmaya başladı...
Kamera sabit değildi, sürekli hareket halideydi, filmi birisi
çekiyordu. Adam boşalması biterken, "Nasıl oldu Ali,
hoşuna gitti mi?" diye sordu. Demek ki filmi çeken Sabahat
halanın kocası Ali idi. O da, "Evet güzel oldu, ikiniz de
harikaydınız!" dedi. Adam, "Sevindim, bir
kopyasını isterim!" dedi ve film bitti. Gördüklerime halen
inanamıyordum, ama farklı bir heyecanla izlemiştim. Aynı
zamanda da içimi bir suçluluk kaplamıştı,
yanlışlıkla da olsa görmemem gereken bir şeyi görmüştüm. Bu
filmi çaktırmadan tekrar yerine bırakmalıydım. Yarın
erken kalkar, poğaça falan alır kahvaltıya giderim ve Sabahat
hala görmeden bir fırsatını bulur filmi yerine koyarım diye
düşündüm. Filmi baştan sona iki kez daha izleyip yatağa gidip
uyudum...
Ertesi sabah telefonumun sesine uyandım. Sabahat hala
arıyordu. Açtım, "Efendim halacığım?" dedim.
"Müsait misin, gelebilir miyim?" diye sordu. "Tabii gelebilirsin
halacığım, ben çayı koyuyorum!" dedim. Az saat sonra
geldi, ama endişeli bir hali vardı. Oturduk, çay içerken benden
birşeyler söylememi bekledi sanki. Ama ben birşey demedim. Sonunda,
"Gülay, dün aldığın filmleri izledin mi?" dedi.
"Evet, bir tanesini izledim!" dedim. "Hangisini?" dedi.
"Bilmiyorum, ama sanki sana çok benzeyen bir kadının
filmiydi!" deyince öyle bir kızardı ki. "Ne oldu
halacığım, neden kızardın?" dedim.
"Sen de az orospu değilsin Gülay. Demek kadın sanki bana
benziyor ha? Salağa yatma, o kadının ben olduğum gayet net
anlaşılıyor. Ama lütfen aramızda kalsın, kimseye
anlatma!" dedi. Ben de, "Merak etme halacığım, kimseye
anlatmam! Bunun gibi daha başka filmler var mı?" diye sordum.
Önce ses çıkmadı, sonra utanarak, "Var!" dedi, yine yüzü kıp
kırmızı olmuştu. Ben de, "Ama filmi çok beğendim
halacığım, amatörce de olsa çok güzeldi!" dediğimde
Sabahat hala biraz rahatlamış görünüyordu.
"Merak ettim halacığım, filmde seni siken adam
kim?" diye sorduğumda, "Ablamın kocası, Eşref
eniştem. Ama Gülay senden çok rica ediyorum, kimseye söyleme!" deyip
bana yalvardı yakardı. "Merak etme halacığım,
benden laf çıkmaz! Ama bu arada itiraf edeyim ki Eşref eniştenin
yarağı da çok güzelmiş, bayıldım!" dedim. Sabahat
hala hiç beklemediğim bir şekilde, "Canın çektiyse seni de
Eşref'in altına yatırabilirim!" dedi. Ben, "Yok, beni
yanlış anladın halacığım... Onun için
söylemedim..." dediğimde, "Hadi hadi, nazlanma orospu!
İstemem, yan cebime koy! Filmi izlerken kesin amının suyu
akmıştır! İtiraf et, akmadı mı?" dedi.
Sabahta halanın bu şekilde rahat konuşması beni de
raydan çıkardı ve "Valla ne yalan söyleyim
halacığım, aktı, hem de çeşme gibi aktı!
İzlerken Eşref eniştenin altında senin yerine kendimi hayal
edip kaç kere orgazm oldum!" deyiverdim. O da, "Hah işte böyle
açık ol bana karşı! Merk etme, kocanın haberi olmadan müsait
zamanda sikiştiririm sizi!" dedi. Benim içimi heyecan kaplarken
Sabahat halanın endişesi tamamen kaybolmuş, her zamanki
neşesi yerine gelmişti. Eşref enişteyle ilk defa nasıl
sikiştiğini, kocasının fantazilerini, kendi fantazilerini
falan uzun uzun anlattı...
Sonra bana sordu, "Peki sizin herhangi bir fantaziniz yok
mu?" diye. Ben de, "Kocamı bilmem ama benim var, bu da
imkansız, zaten onun için sadece fantazilerimde yaşıyorum!"
dedim. "Nedir imkansız olan?" diye sordu. Ben gülümseyerek,
"Filmlerdeki zencilerle sikişmek!" dedim. "Oooo,
ağzının tadını biliyorsun! Seni film izlemeye zar zor
ikna ettik ve şimdi kötü alıştın!" dedi.
Gülüştük. Sonra, "Haklısın Gülay, zenci bulmak
imkansız. Ama zenci yarağı kadar olmasa da aklını başından
alacak ne yaraklar biliyorum!" dedi. Ben heyecanla ve merakla,
"Kimler mesela?" dediğimde, gülerek, "Acele etme, ortam ve
zaman müsait olunca tanıştırım. Ama kesinlikle sır
kalması gerekiyor, özellikle de kocanın haberi olmaması
lazım! Hadi ben kalkayım, gitmem lazım!" deyip gitti. Sanki
Sabahat halanın gizlediği daha çok sey vardı, bunu sezdim.
Yalnızlık kötüydü, zaman geçmiyordu. Akşama kadar porno izledim. Akşam geç vakitte
yemeğimi yeyip, tangamı ve geceliğimi giydim, son filmi izlemeye
başladım. Bu film de tam hoşlandığım gibi
zencilerle başladı. Hayran kaldım bu yarraklara, yani şu
anda yanımda iki zenci bile olsaydı kesin sikişirdim onlarla.
Yarrakları görür görmez amımın suyu aktı, kendimi
parmaklamaya başladım. Bazen de gözlerimi kapayıp kendimi
sikilen kadının yerine koyuyordum ve müthiş zevk alyor, çabuk
orgazm oluyordum.
Kötü alışmıştım porno izleyip masturbasyon
yapmaya, kendimi kontrol etmekte zorlanıyordum. Bunun çaresi vardı, ama başka erkeklerle sikişmeye
alışırsam bunun çok kötü durumlar yaratmasından çekiniyordum.
Kara kara düşünmeye başladım, amım da yarrak istiyordu.
Vibratör veya Dildo alsam diye düşündüm, ama gerçek yarrağın
yerini tutar mı, bilemiyorum. O anda öyle bir ateş
basmıştı ki, yerimde duramıyordum...
Filmin yarısını izlemiştim ki kapı çaldı.
İçimden (Keşke Sevgi Ahmet'i getirmiş olsa da deli gibi
sikişsem!) diye geçirerek geçenki gibi filmi pauseye basıp durdurdum
ve gecelikle kapıya koştum. Kapıyı aralayıp
baktım ki, kocamın dayısının oğlu Yalçın.
Sevgi'nin sikiştiği akrabalardan biri de Yalçın idi.
"Hayrola Yalçın, ne oldu?" dedim. "Erdal abi evde mi
yenge?" diye sordu. "Yok, İzmir'de. Neden sordun?" dedim.
"İstanbul'a gidecektim, beni de götürebilir mi diye
soracaktım!" dedi. "Götürür Yalçın, ne zaman gideceksin
ki?" dedim. "Günü farketmez yenge!" dedi.
"Peki, gelince söylerim, ama neden içeriye gelmiyorsun? Gel kahve
yapayım da içelim!" deyip kapıyı açtım. Beni sexy
gecelikle görünce tepeden tırnağa süzdü. Aileden olduğundan
yabancılık çekmezdi, arada bir gelir giderdi. İçeri geçti ve
TV'de donmuş haldeki porno filmi görünce şaşırdı ve
"Bu nedir yenge?" dedi. Ben de gülümseyerek, "Ne olacak,
gördüğün gibi porno! Ne yapayım, kocam yok, yalnızım,
bunlarla kendimi avutuyorum işte! Sen izle, ben kahve yapayım."
dedim, kumandaya basıp filmi devam ettirdim. Mutfağa giderken arkamdan
bakacağına emin olduğumdan götümü kıvıra
kıvıra gittim. Zaten üstümde mini gecelikle arkası ipli tanga
vardı, götüm nerdeyse tamamen görünüyordu...
Kahveleri yaparken arada çaktırmadan salona bakıyordum.
Yalçın pantolon üstünden yarağını okşuyordu.
Kahvelerle salona döndüm ve "İyi ki geldin Yalçın,
yalnızlıktan sıkılıyordum!" dedim. Kahveleri
içerken laflıyorduk. Yalçın bekar, 22 yaşında ve
yakışıklı bir delikanlı, Sevgi orospusu
ağzının tadını biliyordu. "Ee, bekarlık
nasıl gidiyor Yalçın, evlenecek birini buldun mu?" dedim.
"Yok yenge, aramıyorum zaten. Evlenmek istemiyorum ki, böyle
rahatım!" dedi. Benimle konuşurken bacaklarımı ve
gecelikten belli olan memelerimi süzüyordu. Tabii ben de çaktırmadan önüne
bakıyordum, panotlonun içindeki yarağı gittikçe
irileşiyordu.
Kısmet ayağıma gelmişti, bu fırsatı
değerlendirmem lazımdı. Kafamda tilkiler dolaşmaya
başladı. Kahveleri tazelemek için kalktım ve mutfağa giderken yine götümü
kıvırta kıvırta yürüdüm. Mutfakta mahsustan şeker kabını yere düşürdüm ve yüksek sesle, "Hah
aksi!" dedim. Yalçın koşarak geldi, "Ne oldu yenge?" dedi.
Yarağı önünde çadırı kurmuştu. "Şekerlik
düştü!" deyip onu biraz daha kudurtmak için faraş ve süpürgeyi
alıp önünde domalarak yerdeki şekerleri süpürdüm.
Faraş ve süpürgeyi bırakıp döndüğümde birden beni
kucaklayıp öpmeye başladı. Yalandan itiraz eder gibi
dudaklarımı kaçırdım ve "Ne yapıyorsun
Yalçın?" dedim. "Beni kudurttun yenge, daha fazla
dayanamayacağım!" deyip tekrar yumuldu dudaklarıma. Beni
öperken iki eliyle de götümü avuçluyordu. Yalandan biraz naz yaptıktan
sonra kendimi bıraktım ve karşılık verdim. Mutfakta
ayakta biraz yiyiştikten sonra elinden tutup yatak odama çektim. Önce onu
soydum, ben de geceliğimi ve tangamı çıkardım. Sonra
dizlerimin üzerine çöktüm ve yarrağını ağzıma
aldım. Fena yarrak değildi, hatırı sayılır
cinstendi.
Yalçın zevkten inliyor, "Harika yapıyorsun yenge, devam
et!" diyor, saçlarımı okşuyordu. Biraz saksonun
ardından beni kaldırıp yatağa uzattı. Memelerimden
yalamaya başlayarak göbeğime indi. Sonunda amıma yumuldu, öyle bir yalıyordu ki,
inanılmazdı, bu sefer ben zevkten inliyordum. Beni orgazm ettikten
sonra yalamayı bırakıp doğruldu. Yarrağını
biraz sıvazladıktan sonra amıma sürtüp birden kökledi. Ben derin
bir, "Ohhhh!" çektim. Ben sırt üstü yatarken Yalçın
üzerimde pompalamaya başladı. Elleri de memelerimin üzerinde,
mıncıklıyor, avuçluyor, yoğuruyor, eğilip
yalıyor, somuruyordu. Orospu Sevgi abartmamıştı,
müthiş birşeydi Yalçın'la sikişmek. Yarrağı demir
gibi sertti, amımın derinliklerine pompalarken çok hoşuma
gidiyordu...
Beni 15 dakika kadar bu pozisyonda siktikten sonra içimden
çıktı. Bu sefer kendi sırt üstü uzandı, beni üstüne
aldı. Bu sefer ben ata biner gibi yarrağın üzerinde hoplamaya
başladım. Elleri götümdeydi, götümün yanaklarını
okşuyor, mıncıklıyordu. "Böyle göte ölürüm,
muhteşem götün var yenge. Ne zamadır senin hayalinle
yaşıyordum. İlk gördüğümden beri sana hayrandım ve
istiyordum, nihayet sahip oldum!" diyor, ben yavaşlayınca bu
sefer o alttan pompalıyordu amıma. Ben de onu daha çok azdırmak
için, "Hadi erkeğim sik beni, doyur şu aç amımı,
amım da götüm de feda olsun yarrağına, sik hayatım!"
diyordum.
Yalçın dolduruşa gelmiş, beni deli gibi sikerken
ellerinin uzandığı her tarafımı okşuyor,
iltifatlar ediyordu. Ben de bazen eğilip dudaklarına
yapışıyordum. Epey bir süre bu pozisyonda siktikten sonra beni beni üstünden
kaldırıdı ve domalmamı istedi. Hemen domaldım.
Arkamdan amıma yarrağını köklediği gibi sikmeye devam
etti. Çıkan çarpma sesleri beni daha da azdırıyordu. Orgazmdam
orgazma koşarken inlemelerim haykırışlara dönüşüyordu,
harika bir duyguydu bu. Bir süre de bu pozisyonda siktikten sonra Yalçın
birden kasıldı ve yarrağını amımdan
çıkarıp inleyerek götümün üzerine boşaldı...
Ben yüz üstü yapıştım yatağa, Yalçın da
yanıma attı kendini. Biraz soluklandıktan sonra beni kendine
çevirdi ve "Senin gibi bir karımın olmasını isterdim,
kusursuz bir vücudun var yenge. Kıllar amına çok
yakışıyor, muhteşem bir görüntü oluşturuyor. Hele
götün yok mu, götünün büyüklüğü beni inanılmaz derecede
azdırıyordu, seni her gördüğümde içimde birşeylerin
koptuğunu hissediyordum!" deyip dudaklarımı öptü. Ben de
ona teşekkür edip, "Sen de harika sikiyorsun hayatım!"
dedim...
Vakit geç olmuştu, kalkıp önce duş aldık, sonra
Yalçın üstünü giyindi. Giderken, "Bunu ne zaman
tekrarlayacağız yenge?" diye sordu. Ben de, "Bilmem, numaranı ver ben
seni ararım. Ama kocama sakın hiçbir şey belli etme!" dedim.
Yalçın, "Merak etme yenge, ser veririm, sır vermem!" deyip
numarasını verdi. Ben de ne olur ne olmaz diye telefonuma 'Yelda'
ismi ile kaydettim. Yalçın'la sikişmek beni müthiş rahatlatmıştı :)
(Gülay)
Kocamın Azgın Akrabaları! (1)
Kocamın Azgın Akrabaları! (2)
✔
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: