Bunu Kendim İstedim! (1) (Banu 38 Y., İstanbul)
Selam herkese. Ben Banu. 38 yaşındayım, İstanbul'da
yaşıyorum. Bu başıma gelenleri yaşayacağımı bana önceden
söyleselerdi asla inanmazdım. İşin garip tarafı, her
şeye rağmen zamanı geriye alabilseydim, hiçbir şeyi
değiştirmezdim sanırım.
Her şey, maaşı düşük olduğu için eski
işimden ayrılıp bir halı mağazasında işe
girdikten sonra başladı. Çoğunlukla sekreterlik yapıyor,
bazen halı satışlarına yardım ediyordum.
Maaşım eskisine göre yüksek, işim de eskisine göre çok daha
rahattı. Beni işe alan patronum Hamza bey, 70'e yakın
yaşlarda, kel, göbekli bir amcaydı. Benimle birlikte
çalışan bir bayan (Ebru hanım) bir de erkek (Mustafa bey)
satış elemanı vardı. Bir de temizlik işlerini yapan
hadememiz vardı. Her şey harika gidiyordu...
İş yeri biraz muhafazakar bir mahalledeydi, işe
giderken giyimime dikkat ediyordum. Bir gün bayan arkadaş grubumla iş
çıkışı konsere gitmek için anlaşmıştık.
Ama iş çıkışı eve dönüp üstümü değiştirmek
sonra da arkadaşlarla buluşacağım yere gitmek çok zaman
alacaktı. O nedenle işe mini etekle gittim. İşte her
şey o gün başladı. Her gün olduğu gibi patron, "Banu
gel kızım. Gönderilecek siparişleri kontrol edelim!" dedi.
Hemen dosyaları alıp odasına gittim. Ofis masasının
karşısında bir masa vardı, genelde orada
çalışırdık, dosyaları oraya bırakmamı
istedi. Bıraktım. Arkamı döndüğümde patronum Hamza beyin
yüzü kıpkırmızı olmuştu. O an, dosyaları
bırakırken mini eteğimin ona harika bir manzara sunduğunu
anladım. Bu kadar etkilenmesi beni hem şaşırtmış,
hem de hoşuma gitmişti. Uzun zamandır erkek arkadaşım
olmadığı için, yaşlı da olsa bir erkeğin benden
cinsel olarak etkilenmesini özlemişim, ne yapayım!
Sonra masaya oturduk ve siparişleri incelemeye başladık.
Hamza bey bu sefer daha da yakınıma, dibime oturmuştu. Daha
birkaç dakika geçmemişti ki bacağımda elini hissettim. Hamza bey
bacağımı okşuyordu. Müthiş heyecanlansam da hiçbir
şey olmamış gibi bilgisayara siparişleri giriyordum. Bir
süre böyle bacaklarımı okşadıktan sonra bana baktı.
Benim bir tepki vermediğimi görünce eli külotuma doğru yavaş
yavaş gitti ve külotumun üzerinden amımı ellemeye
başladı. Ben zaten çoktan ıslanmıştım, bu
yaşlı adamın beni azdırdığına
inanamıyordum. Amımı biraz daha elleyince sessiz sedasız
orgazm olmuştum. İşimiz bittikten sonra ofisten
çıktım, ama bu yaşananlar tüm gün aklımdan
çıkmadı. Üstelik buna neden izin verdiğimi de bilmiyordum...
Ertesi gün pantolon giyerek işe gittim, Hamza beyi teşvik
etmek istemiyordum. O gün yine bazı evrakları imzalatmak için Hamza
beyin ofisine gittim. Hamza bey evrakları imzalarken yanında
durmuş bekliyordum ki, imzalamayı bitirince bir anda Hamza beyin
elini götümde hissettim. Hem de bugün dünkü gibi çekinmiyordu, resmen
yoğuruyordu götümü. Hiç itiraz etmiyordum, aksine hoşuma bile
gidiyordu. Neler oluyordu bana?
Bu ellemeleri birkaç ay devam etti. Bu arada maaşım da yükseldi :) Ofisinde çalışırken Hamza beyin
her gün amıma götüme ellemesi bana normal geliyordu artık. Hatta
gariptir, ellemesini, beni orgazm etmesini bekler ve ister duruma
gelmiştim. Yine böyle bir gün Hamza beyin eli götümde
çalışırken satış görevlilerinden Mustafa bey geçti
ofisin önünden. Hamza bey elini hemen çekti götümden, ama Mustafa bey bizi öyle
görmüştü. Mustafa bey karizmatik, hoş bir adamdı. Bense güzel bir
kadındım, kendimi böyle çirkin ve yaşlı başlı bir
adama elletirken gördüğü için utanmıştım.
Ofiste işlerim bitip çıktığımda, Mustafa bey
yanında Ebru hanımla bana bakıp bakıp gülüşüyordu.
Rezil olduğumu düşünüyordum ve yerin dibine girmiştim. O günden
sonra bana bakışları değişti. Aşağılar,
küçümser ve dalga geçer gibiydiler, özellikle Ebru hanım. Mustafa beyin
davranışları da çok değişmişti. Hamza beyin beni
ellediğini gördüğünden beri o da yanımdan gelip geçerken
götümü kaçamak ellemeye başlamıştı.
Şaşılacak bir durumdu, ama nedense ona da sesimi
çıkarmıyordum.
Bir gün ben mutfağa kahve yapmaya girdiğimde Mustafa bey
arkamdan gelmiş. Arkamdan sarılır gibi yapıp memelerimi
avuçladı ve sikini popoma yasladı. İkimiz de giyinik
olmamıza rağmen sikinin taş gibi olduğunu
hissetmiştim. İstemsiz popomu ona doğru bastırdım.
Bundan cesaret alıp bluzumu yukarı sıyırarak ellerini
sütyenimin içine sokup memelerimi çıplak avuçlamaya başladı.
Amım sırılsıklam ıslanmıştı, nerdeyse
beni oracıkta sikmesi için yalvaracak duruma gelmiştim...
O sırada Ebru hanım boş çay bardağını
bırakmak için mutfağa girdi. Utancımdan
kıpkırmızı oldum. Mustafa bey toparlandı. Ben de
hızla üstümü başımı düzeltmeye çalıştım.
Ebru hanım gülerek mutfaktan çıkarken Mustafa bey de onunla
çıktı. Ebru hanımın Mustafa beye benim hakkımda,
"Orospu yaa!" dediğini duydum, ama duymamış gibi
yaptım. Resmen birkaç ayda iş yerindeki herkese karşı
profesyonel saygımı yitirmiştim. Çok canım
sıkıldı. Ama yine de o gece yatağımda yatarken Mustafa
beyin sert sikini düşünmekten uyuyamadım...
Ertesi gün sabah yine Hamza bey, "Kızım hadi
siparişlere bakalım!" diye çağırdı. Artık
iş yerindekiler bunun ne demek olduğunu biliyor ve her seferinde bana
bakıp kıkırdıyorlardı. Dosyalarımı alıp
Hamza beyin ofisine gittim. Ben gittiğimde o masadaydı, ben de
yanına oturdum ve çalışmaya başladık. Her zamanki gibi
çalışırken bacaklarımı elliyor, sonra yukarı
çıkıp amımı külotun üstünden avuçluyordu. Ama o gün
külotumu kenara sıyırdı ve amıma parmağını
sokuverdi. Çok şaşırmıştım. Amımın
sırılsıklam olduğunu fark edecek diye düşündüm ve çok
utandım. Amım gerçekten de sırılsıklam oluyordu, hem
Hamza bey hem de Mustafa bey beni taciz ederken. Bu elimde değildi,
engelleyemezdim ki!
Hamza beyin parmağı benim de amımın
ıslaklığıyla rahatça amıma girip çıkıyordu.
Bir süre sonra Hamza Bey yere kalem düşürdü ve "Kalemi al
kızım!" dedi. Masanın altına girip kaleme doğru
eğildim ki, ne göreyim? Hamza bey sikini çıkarmıştı.
Beni ellerken sikini hep pantolon üzerinden okşardı, ama şu an
resmen gözlerimin önünde sikini çıkarıp 31 çekmesine
inanamıyordum. Şaşkınlıkla bir an öyle
kalakaldım. Kalemi alıp masanın altından çıkmak
istediğimde ise Hamza bey beni durdurdu ve o an yüzüme döllerini
fışkırtmaya başladı. Masanın altından
çıktığımda ise hiçbir şey olmamış gibi bana,
"Bu kadar yeter kızım, gidebilirsin!" deyip beni gönderdi.
O panikle hemen dosyaları alıp ofisten çıktım. Bu olanlara inanamıyordum.
Yüzümdeki dölleri temizlemek istiyordum, ama tuvalete gitmek için diğer
çalışanların ve varsa müşterilerin önünden geçmem
gerekiyordu. Yüzümdeki dölleri elimle
temizlemeye çalıştım. Gözlerime de bulaştığı
için makyajım akmıştı. Temizleyebildiğim
kadarıyla temizleyip tuvalete doğru hızla giderken koridorda
Mustafa bey kolumdan tutarak beni durdurdu. Ben ne olduğunu anlayamadan
telefonuyla birkaç resmimi çekti ve "Sen nasıl bir orospusun
ya?" dedi. Bunu gerçek bir soru sorar gibi sormuştu. Sanki cevap
bekliyordu. Benimse tek istediğim tuvalete girip yüzümü
yıkamaktı. Gitmeme izin vermedi, üstüne üstlük Ebru hanımı
da çağırdı. Beni görünce Ebru Hanım, "Hadi
canıııım!" diyerek kahkahalarla gülmeye
başladı...
Onlar benim hakkımda konuşurken Mustafa beyin elinden
kurtulup tuvalete koştum. Aynaya baktığımda gerçekten de
ucuz bir orospu gibi göründüğümü anladım. Saçlarımda ve
alnımda da döller vardı. Üstelik ofisten
çıktığımda elimle yüzümdeki ve gözümdeki dölleri
temizlemeye çalışırken makyajım akmıştı,
berbat görünüyordum. Yüzümü yıkadım, saçımdaki dölleri
temizledim ve tuvaletten çıktım. Diğerlerinin yanına gitmeye
çok utanıyordum, ama yapacak bir şey yoktu. Günün geri kalan
kısmında arada bana bakıp dalga geçmeye devam ettiler...
Gün sonunda bitmiş, eve gitmek üzereydim ki, Mustafa bey beni
kenara çekti. "Sen hiçbir yere gitmiyorsun. Depoya gir ve beni bekle!"
dedi. Depo dediği yer temizlik malzemelerinin olduğu bir odaydı.
Her gün temizliğe gelen hademe sadece sabahları geliyordu.
"Tamam!" deyip depoya gittim. Bu güçsüzlüğüme
inanamıyordum. Bana ne oluyordu böyle? Aslında ayakları üzerinde
duran güçlü bir kadınım. Ama resmen her gün Hamza beyle Mustafa beyin
tacizlerine uğruyor ve bu tacizler içten içe çok hoşuma gittiği
için hiçbir şey demiyor ve ne yaparlarsa yapsınlar itaat ediyordum!
Depoya geçtim. Temizlik malzemeleri ve paspaslar
arasında beklemeye başladım. Bir süre sonra Mustafa bey geldi.
"Bugün çok azdırdın beni. Zaten zamanı gelmişti de
geçiyordu!" dedi ve bluzumu çıkarıp sütyenimi indirdi,
memelerime yapıştı. Öyle hayvansı emiyor ve
ısırıyordu ki, sadece memelerimi emerken orgazm olabilirdim. Ama
maalesef bu keyifli an çok sürmedi ve "Hadi domal güzelim!" dedi.
Hemen domaldım. Pantolonumu ve külotumu hızla aşağı
indirdi. Birkaç kere parmağını amıma sokup çıkardı.
Sonra sikini yavaşça amıma daldırdı ve sikmeye
başladı. Muazzam bir keyif alıyordum. Aylardır iki erkek
tarafından her gün elleniyor ama sikilmiyordum. Hepsi birikmişti
sanki. Artık çekingen gibi bile davranamıyordum. Domalabildiğim
kadar çok domalıyor, kıvrana kıvrana beni sikmesi için götümü
oynatıyordum...
Mustafa bey amımı bir süre sikip beni orgazm ettikten sonra
sikini amımdan çıkarıp götüme girmek istedi. Daha önceden
denediğim için çok acıyacağını biliyordum, ama bir
şey diyemiyordum. Mustafa bey de ona karşı gelemezmişim
gibi bir hava vardı. Biraz uğraşıp götüme giremeyince
sikini tükürükleyip tekrar denedi. Sonra zorladı ve ucu
girdi. Acıdan öyle bir çığlık attım ki, hemen
çıktı götümden ve ağzımı eliyle kapattı. Sonra amıma
yeniden girip beni öyle sikmeye devam etti. Boşalacağında da
beni çevirip sikini ağzıma uzattı. Sikini ilk defa görüyordum.
Çok hoşuma gitmişti. İştahla yalamaya başladım. O
sırada telefonunu çıkarıp video kaydı yapmaya
başladı. İstifimi bozmadan yalamaya devam ettim. Sonunda
ağzıma boşaldı ve "Hepsini yut orospu!" deyip
gülümsedi. Ben de yuttum. Depodan çıkmadan, "Bundan sonra hep etek
giyeceksin! Kıçın soğuktan donsa da giyeceksin, tamam
mı?" dedi. Başımla onayladım.
Çok eteğim yoktu. O yüzden iş yerinden çıkınca bir
AVM'ye gidip çeşitli etekler aldım. Etekleri seçerken hangisinden
götümü daha rahat ellerler, hangisiyle Mustafa bey beni o depoda daha
rahat siker, hangisi popomu daha sexy gösterir gibi şeyler
düşünüyordum. Bu yaşadıklarım aklımdan asla
çıkmıyordu ve böyle şeyleri düşünüp
ıslanmadığım tek bir an yoktu artık. Bana ne
olmuştu anlamıyordum. Resmen bir orospu gibi davranıyordum!
O günden sonra hep etekle işe gittim. Mustafa bey arada beni
temizlik odasına çağırıyor, eteğimi
sıyırıp sikiyor, Hamza bey de etek giydiğim için artık
daha rahat amımı elliyor ve artık yanımda hiç çekinmeden 31
çekiyordu. Bir süre sonra Mustafa bey, "Bundan sonra adet günlerin hariç
külot giymeyeceksin!" dedi. "Tamam!" dedim. Hamza beyin
külotumun olmadığını fark ettiği anı
görmeliydiniz. Her zamanki gibi külotumu sıyırmayı umuyorken
külotumun olmadığını fark edince hemen bana baktı.
Normalde bunlar olurken hiçbir şey olmamış gibi yapar, göz
teması kurmazdık, o yüzden bana bakması beni
utandırdı. O gün 31 çekerken her zamankinden daha hızlı ve
daha sesli boşaldı.
Öğleden sonra Mustafa bey beni depoya gönderdi. Depoya geçtim
hemen. Birkaç dakika sonra geldi, hemen sikini verdi ağzıma. Normalde
Hamza bey beni sabahları, Mustafa bey öğleden sonraları
çağırırdı. Ama o gün olanlar oldu. Hamza bey
sanırım külot giymeyişimin etkisini atamamış olsa
gerek, "Banu hanım nerede?" diye Ebru hanıma sormuş.
Ebru hanım da eminim bana gıcıklığına,
"Depoya kadar gitti!" demiş. Ben iştahla Mustafa beye sakso
çekerken birden kapı açıldı. Hamza bey! Bizi öyle görünce birşey
demeden hemen kapıyı tekrar kapatıp gitti. Ben kesin
kovuldum diye düşünüyordum. Mustafa bey de
kovulacağı için endişeliydi. Saksoyu yarım
bırakıp toparlandık ve depodan çıktık. Mustafa bey
Ebru hanıma çok kızdı. Ebru hanım ise, "Bir şey olmaz yaa, eğlenmek istedim sadece!" deyip halen gülüyordu...
Ertesi gün Hamza bey hiçbir şey olmamış gibi,
"Kızım hadi evrakları al gel!" deyince
şaşırdım. Dosyaları aldım gittim.
Oturduğumda Hamza beyde farklı bir şey vardı. Pantolonunu
açıp sikini çıkardı. Bu sefer çekinecek bir şeyi yok gibi davranıyordu.
Sandalyemi kendine doğru çekerek bacaklarımı ve amımı
avuçlamaya başladı. Bu sefer çalışıyormuş gibi de yapmıyordu. Her şey açık
açık oluyordu. Demek artık saklama gereği bile duymuyordu.
Kendimi kötü hissetmiştim. Ben bu kötü duygular içindeyken, o bir yandan
sikini sıvazlayıp bir yandan sandalyemi biraz daha kendine çekti ve
göğüslerimi ellemeye başladı. Gömleğimin birkaç
düğmesini kopartarak açtı ve sütyenimi indirip açığa
çıkan memeleri emmeye başladı. Öylece oturmuş dedem
yaşında bir adamın sikini sıvazlarken memelerimi emmesini
izliyor ve bundan da zevk alıyordum...
Hamza beyin kafası keldi, ama yanlarında beyaz saçlar
vardı. Memelerimi yalarken bu görüntüyü görmek nedense çok hoşuma
gitti. Memelerimi emerken sakalları batıyordu, harika bir duyguydu.
Bu hisse bayılmıştım. Sonsuza dek orada öyle kalabilirdim,
ama bir süre sonra inleyerek boşaldı ve "Hadi sen git
kızım!" dedi. Ofisten çıkıp masama gittiğimde
Mustafa beyle Ebru hanım beni bekliyordu. Hamza bey gömleğimin üstten
üç düğmesini koparmıştı, sütyenimden göğüslerimin
neredeyse uçları göründü görünecekti. Mustafa bey beni öyle görünce
kovulmayacağımızı anlamış ve rahatlamıştı.
Ebru hanımla gırgıra bağlayıp gülüşmeye
başladılar...
O gün ilerleyen saatlerde ben çalışırken Ebru
hanımla Mustafa beyin bana bakıp konuştuklarını fark
ettim. Mustafa bey bir süre sonra yanıma gelip, "Bugün halı
satışı yapacaksın!" dedi. Normalde işin o
kısmıyla ben pek ilgilenmezdim, şaşırdım, ama,
"Tamam!" dedim. İçeriye karı koca müşteri gelince
yerimden kalkacağımda, Mustafa bey, "Otur! Bunlara
değil!" dedi. Aradan yarım saat geçmedi ki, Mustafa bey,
"İşte buna!" dedi. Kalktım, gömleğimin düğmesi
kopuk yakalarını elimle birleştirdiğimde, elimi çektirdi,
gömleğimin önünü sütyenim görünecek kadar açtı ve "Böyle
satacaksın halıyı!" dedi. Ebru hanım kenardan izliyor
ve kıkır kıkır gülüyordu halime.
Müşterinin yanına gittim. İri yarı,
bıyıklı bir adamdı. Tamamen meydanda olan sütyenimi hemen
fark etti tabii. Bakmaktan hiç çekinmiyordu. Ben inanılmaz
gerilmiştim, ama sesim titreye tireye nasıl bir şey
istediğini sordum. Bana cevap veriyor ve bir yandan da memelerime yiyecek
gibi bakıyordu. Yönlendirdiğim halıyı pazarlık dahi
yapmadan memelerime baka baka aldı ve gitti.
İtiraf etmeliyim ki bu durumdan çok tahrik olmuştum. Ama bana
birinin bunu zorla yaptırması ve bir de bakıp dalga geçmeleri
beni çok sinirlendirmişti. Geri dönüp beni izleyen ikilinin yanına
gittim ve "Tamam mı, artık kapatabilir miyim?" dedim.
Mustafa Bey, "Kapatma, depoya geç beni bekle orospu!" dedi. Sinirden
kuduruyordum, ama yine de denileni yaptım. Birkaç dakika sonra Mustafa bey depoya
girer girmez ona tam kızıp bağırmaya
başlayacaktım ki, sikini çıkarıp ağzıma soktu.
Yalamama bile izin vermiyordu, resmen ağzımı sikiyordu. Ben
kusacak gibi olunca azıcık duruyor, sonra yine sikini
boğazıma köklüyordu. Artık ağzım vıcık
vıcık tükürüğüm ve salyamla dolmuş, çenemden akıyordu.
İşin tuhaf yanı rezil bir durumda olmama rağmen acayip
ıslanmıştım ve sikilmek için deliriyordum...
Ağzımı öyle bir sikmeye başladı ki,
kusacağımı anladım ve ona durmasını söyledim.
Kusmaya başlayacağımı fark edince ağzımdan
çıktı ve yere kustum. Ağzımı silmemi bile beklemeden
beni domalttı ve amıma soktu sikini. Kökleye kökleye sikiyordu. At
kuyruğu saçlarımdan tutup sikini köklüyordu amıma. Deli gibi canımı
yakan şaplaklar atıyordu götüme. Hamza beyden çekindiği de yoktu
artık. Herkes her şeyi biliyordu. Beni deli gibi sikerken bir yandan
götümü parmaklıyordu. Sanki dayak yer gibi sikiliyor, orgazm oluyor ve hiçbir
şey diyemiyordum. Sonunda amımdan çıkıp götümün üzerine,
eteğime doğru boşaldı...
Bir de o halimle resimlerimi çekip gittiğinde ben yere oturdum. Yerde
otururken de uzun uzun düşündüm. Bu olanlara inanamıyordum.
Olayların bu noktaya gelmesine ben izin vermiştim. Bunu kendim istemiştim. İstemeseydim ta
en başında durdurabilirdim her şeyi. İşimi
değiştirebilirdim, ama yapmamıştım. Bunu istememe çok
şaşırıyordum. Her gün taciz edildiğim,
sikildiğim, aşağılandığım ve alay konusu
olduğum bir yerdeydim ve kendimi içine soktuğum bu rezil durum beni
çok azdırıyordu. İtiraf etmeliyim ki normalde işe gitmeyi
hiç sevmeyen ben, buraya başladığımdan beri işe
heyecanla gidiyordum. Burada her gün farklı bir maceraydı sanki.
Ayağa kalktım, ortalığı temizledim. Üstüme
başıma çeki düzen verip, işimi sevdiğime ve ayrılmak
istemediğime karar verdim...
(Banu)
Bunu Kendim İstedim! (1) ✔
Bunu Kendim İstedim! (2)
Bunu Kendim İstedim! (3)
Bunu Kendim İstedim! (4)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: