Karımı İş Arkadaşına Siktirdim! (Emre 24 Y., İstanbul)
Karımı Kuryelere
siktirdikten sonraki gün, karım işyerine telefon açıp izin
aldı. Evde kalıp, 24 saat boyunca dinlenip kendine gelmişti,
sadece götündeki ağrıdan dolayı rahat oturamıyordu. Bana, "Dün
akşam kapının zili çok çaldı, gelenlere ne dedin?" diye
sordu. Ben de, "Apartmanın giriş kapısını
açmadım, yukarı gelemediler, diafondan konuştum sadece, (Hayırdır,
kimsiniz, bu saatte neden rahatsız ediyorsunuz!) diyerek hepsini kovdum. Merak
etme, birkaç gün daha böyle olur, sonra gelmezler!" deyince, birbirimize
baktık ve gülmeye başladık. Karım halen kuryelerle
yaşadıklarına inanamıyordu. Bense çok memnundum,
istediğimi almış, karımı bir gecede 3 kişiye
siktirmiştim...
Konu konuyu açınca,
karıma, "Ne zamandan beri Çağan'ı beğeniyorsun?"
diye sorunca şaşırdı ve gerildi. Ben, "Rahat ol, açıkça
söylebilirsin!" dedim. Karım da, işe ilk
başladığından beri Çağan'ı hoş
bulduğunu, iş yerinde Çağan'ın sürekli espiri yaparak kendisini
güldürdüğünü söyledi. "Peki, hiç onunla yatmayı düşündün mü?
Bana dürüst ol!" dedim. Karım, "Aslında birkaç ay öncesine
kadar düşünmemiştim, ama o geceden sonra..." deyince, sözünü
kesip, "Hangi gece?" dedim. Gitti kendine bir bardak su koydu geldi.
Ben, "Hangi gece?" diye sordum tekrar. Karım, "İşte
hani Ayten'in doğum günü için akşam yemeğe gitmiştik ya..."
dedi. (Ayten iş yerinden arkadaşı ve yanlış
hatırlamıyorsam bahsettiği akşam da 2 ay önce falandı).
Ben, "Eee?" deyince, "O gece içkiyi fazla
kaçırmıştım ve Çağan da beni taksiyle eve
bırakmış, yolda da benim o halimden cesaret almış
olmalı ki, beni öptü!" dedi.
"O kadar
mı?" diye sordum. Karım, "Ya aslında çok
hatırlamıyorum, ama sanırım elbisemin altından da
elledi beni..." dedi. Ben iyice azmıştım. Çağan benim
karımı ellemiş, öpmüş ve ben bunu yeni öğreniyordum. "Eee,
sonra ne oldu, başka birşey olmadı mı?" diye sordum. Karım,
"Çağan 2 aydır sürekli bana yanaşıyor, ama ben seni
aldatmak istemediğim için ona pas vermiyordum..." dedi. Ben de, "Artık
sana yanaşmasına izin verebilirsin, hatta ver!" dedim.
Tam o sırada
kapı zili çaldı. Bu sefer daire kapımızın zil sesiydi.
Gittim açtım. Gelen kapıcı Hüseyin efendiydi. "Emre bey,
dün akşam birkaç genç apartmanın önünde duruyorlardı, bana sizin
daireyi sordular!" dedi. "Eee?" dedim. "Bana birşey
anlattılar ama..." dedi. "Ne anlattılar?" diye sorunca
karım içerde elini ağzına (Rezil olduk!) der gibi koymuştu.
Hüseyin efendi, "Leyla hanım hakkında ayıp şeyler
anlattılar! Aile apartmanı burası..." falan deyince, ben, "Ne
demek istiyorsun, açık konuş!" diye üzerine gittim. Bana, "Sizi
evelki akşam balkondan gördüm, dışarıdaydınız ve
elinizle de... neyse, içeriyi izliyordunuz. Ben de birşey mi oldu diye sormak
için sizin daireye geldim. Tam zile basacaktım ki, içeriden Leyla
hanımın seslerini duydum. Sonra da dün akşam gençler bahsedince
anladım... Hatta Leyla hanımın resimlerini çekmişler, ama
merak etmeyin, hepsini sildirdim ve gençleri tehdit edip gönderdim, sizi
rahatsız etmezler artık, ama siz de duyarlı olun biraz, çoluk
çocuk var apartmanda..." dedi. Bunu duyan karım içeride perişan
olmuş, elini kafasına götürmüş (Ne yapacağız?) der
gibiydi!
Hüseyin efendi kapının
ağzında dikilmiş, gitmek bilmiyordu, sanırım karımı
sikmek istiyordu. Ona, "Bir dakika bekle!" deyip kapıyı
kapattım ve karımın yanına gittim. "Ne diyorsun, Hüseyin
efendiyle sikişir misin?" diye sordum. Karım hemen, "Yok
olmaz, hayır! O adamla sikişmeyi bırak, karşısında
soyunmam bile!" dedi. Neden istemediğini anlayabiliyordum, Hüseyin
efendi çok kıllı, kilolu, bakımsız ve çirkin biriydi. Karıma,
"Evelki akşam gelen kuryelerden biri resimlerini çekmiş, Hüseyin
efendiye de göstermiş, adam zaten resimlerde seni çıplak görmüş,
hem ifşa olmanı da engellemiş, onun bu iyiliğine
karşılık vermek gerek, hem apartmanda herkese söylerse..."
diye ikna etmeye çalışıyordum. Karım, "Hayır,
olmaz!" diyor, başka birşey demiyordu. O anda aklıma
Çağan geldi, "Beni kırma hadi! Hem söz veriyorum, Çağan'la
sikişmene bir kerelik izin vereceğim, ben yanınızda olmasam
da sikişebilirsin! Ama şimdi ben ne dersem onu yap!" diyerek zor
da olsa karımı Hüseyin efendiyle sikişmeye ikna etttim.
Kapıya gidip,
açtım ve Hüseyin efendiyiyi içeriye buyur ettim. Adam çok
heyecanlanmıştı. Karım zaten altında külot, üstünde uzun
tişörtle duruyordu. Bana da fırsat doğmuştu, Hüseyin efendi
karımı sikerken yanlarında izleyebilecektim, hatta bütün
sikişi ben yönetecektim. Hüseyin efendi daha oturmadan üstünü
çıkarmaya başlıyordu ki, durdurdum onu. Koltuğa geçtim ve karıma,
"Hadi sikicinin gömleğini çıkar, yavaş yavaş!" dedim. Karım
da yavaş hareketlerle Hüseyin efendi'nin gömleğini
çıkarttı ve onun aşırı kıllı vücuduyla
karşı karşıya kaldı. Hüseyin efendi dayanamamış
ve karımın dudaklarına yapışmıştı.
Karım da istemeye istemeye öpücüklerine karşılık veriyordu. Ben Hüseyin efendiye, "Yavaş yavaş, merak etme
istediğini alacaksın!" dedim. Sonra da karıma, "Sen de
tişörtünü çıkar!" dedim. Karım tişörtünü çıkarınca
memeleri Hüseyin efendiye sunulmuştu. Hüseyin efendi, "Offf, resimdekilerden
de güzelmiş!" deyip okşamaya başladı.
Karıma,
"Hadi, Hüseyin efendinin pantolonuyla külodunu indir ve önünde çömel!"
dedim. Karım da aynen öyle yaptı ve Hüseyin efendinin heryeri
kıllı yarağını ortaya çıkardı. Ben, "Al
ağzına!" diye emir verdim. Karım bana dönüp, "Yapma
lütfen!" deyince, "Çağan'ı düşün!" dedim. Karım
da, "Çağan için!" dedi ve ağzına aldı, yalamaya
ve emmeye başladı. Hüseyin efendi çıldırmıştı,
"Ohhh, yala orospu, bu yarak seni düşünerek az çekmedi!" diye
söyleniyordu. Ama karımın midesi bulanmıştı artık,
bunu fark ettim ve "Yeter!" dedim. Sonra da, "Kendi külodunu
çıkar, al sikicini oturt koltuğa ve sen de onun kucağına
otur. Hadi marş marş!" dedim. Karım aynen dediğimi yapınca,
Hüseyin efendi karıma yumuldu. Olay artık benim kontrolümden
çıkmıştı, karımın her yerini öpüyor, yalıyor,
emiyordu. Karım ise zevk almaya ve Hüseyin efendinin kollarında
kıvranmaya başlamıştı.
Hüseyin efendi
fazla dayanamadı ve tek hamlede sikini karımın amına sokup
karımı sikmeye başladı. Karım inlemeleriyle beni iyice
azdırıyor, ben karşı koltukta herşeyi izleyerek
otuzbir çekiyordum. Hüseyin efendi 1 saat boyunca karımı hayvanlar
gibi sikip göbeğine boşaldı. Çok geç
boşalmıştı ve karımı pestile çevirmiş, 3 kez
orgazm etmişti. Hüseyin efendi karımı bir posta daha sikmek
istedi. Adam makine gibi durmak bilmiyordu, ki karım da buna razıydı, ama çok yorgundu. O
yüzden ben Hüseyin efendiye, "Şimdi git, sonra tekrar gelirsin!"
dedim. Hüseyin efendi giyinirken karıma ve bana teşekkür üstüne
teşekkür ediyordu. Hüseyin efendiyi gönderip kapıyı
kapattım. Salona dönünce karıma, "Birkaç kez daha gelse olur mu?"
diye sorduğumda, hemen, "Olur, tamam!" dedi. Ben de, "Hayret,
ne oldu da hemen kabul ettin?" dedim. Karım ise, "Yanımızda
olup beni izlemen çok hoşuma gitti! Hem Hüseyin efendiyle olmak
düşündüğüm kadar kötü değilmiş!" dedi. Ben de, "Tabi,
adam gözümün öünde 1 saat boşalmadan hayvanlar gibi sikti seni!"
dedim.
Ama biliyordum ki karımın
aklında tek kişi vardı: Çağan! Karıma, "Hadi
hazırlan alışverişe çıkalım, sana vücudunun
hatlarını ortaya çıkartacak mini ve dar elbiseler alalım,
iş yerine o elbiselerle gidip Çağan'ı deli etmeni istiyorum!"
dedim. Hazırlanıp gittik. Karım için bir sürü dekolte elbiseler,
mini etekler aldım.
Cuma sabahı aldığımız
yeni kıyafetlerini giyen karımı işe uğurladım ve
ben de işe gittim. Öğleden sonra karımdan bir bir ses kaydı
geldi. Hemen açtım ve dinledim. Çeşmeden akan su sesi ile
başladı kayıt, sanırım tuvaletteydi. Sonra
çeşmenin sesi kapanmış ve öpüşme sesleri gelmeye
başlamıştı. Çağan olduğunu düşündüğüm
bir erkek sesi, karıma iltifatlar ederek yalayıp öpüyordu.
Karımdan da sürekli inleme sesleri geliyordu. Hemen yazdım, "Çağan
mı?" diye. Karım da, "Evet, beğendin mi hediyemi?"
diye yazdı. Ben de, "Çok beğendim! Hem de daha ilk günden ha?
Nasıl oldu?" deyince, "Orası bende kalsın!" dedi.
Karıma, "Ses kaydından pek anlamadım, peki seni sikti mi?"
diye sorunca, "Hayır, ama bu akşam için beni otele
çağırdı!" dedi. Ben hemen, "Otel olmaz, onu bir
şekilde ikna et, eve getir! Ben sistemi kurar evden çıkarım!"
dedim. Karım önce, "Yok, olmaz!" dediyse de, ben, "Hafta
sonu iki gün evde kalın, benden sana iki gün izin, ben evde
olmayacağım, Çağan'la istediğini yaşa!" dedim. Karım,
"Tamam o halde!" diyerek kabul etti.
O gün işten
çıkınca bir elektronikçiden gizli kameralar alıp, evin her
odasına yerleştirdim. Programı da telefonuma ve Laptopuma kurup,
telefonla kendime otel odası ayarladım. Kapıcı Hüseyin
efendiye de durumu bildirdim ve "Haftasonu rahat bırakalım
onları!" deyip evden çıktım. Rezervasyon
yaptığım otele gittim. Odada sabırsızlıkla
beklemeye başladım...
Nihayet karım,
eve yaklaştıklarını bildiren bir mesaj attı. Ben de, "İyi
sikişmeler!" deyip laptopumun başına geçtim. Eve kurduğum
kameralar görüntü aktarmaya başlamıştı. Az sonra daire kapısı
açıldı ve içeri girdiler. Kapı kapanır kapanmaz Çağan
karımı kucağına aldığı gibi odamıza götürdü.
Karım mutluluktan gülüyordu. Bir yandan öpüşüp bir yandan soyundular.
Birbirlerini öyle öpüyorlardı ki, sanki birbirine aşık iki
sevgilinin öpüşüp koklaşması gibi. Nereydeyse bir saat sadece öpüşüp,
koklaştılar. Birbirlerine sürekli, "Aşkım! Sevgilim!"
diyorlardı. Sonra karım Çağan'ın kucağına oturdu
ve sikini içine alıp zıplamaya başladı. Bir süre sonra Çağan
karımı altına aldı ve misyoner pozisyonda sikmeye devam
etti. O gece ve tüm haftasonu evin her yerinde sikiştiler. Karım
fırsat buldukça bana teşekkür mesajları yolladı...
Pazar
akşamı eve döndüğümde, karım boynuma atlayıp beni
öpmeye başladı. Karıma, "Aldın mı istediğini?"
diye sorunca, "Evet!" dedi. Odaya üstümü değiştirmek için gittim,
arkamdan geldi. Bana birşey söylemek istediği her halinden belliydi. Ben,
"Hadi çıkar ağzından baklayı!" deyince, "Şeyyy...
Çağan benimle sevgili olmak istedi!" dedi. "Peki sen ne
dedin?" diye sorduğumda, "Kabul etmedim tabii ki!" dedi. Benden
izin istediği her halinden belliydi. "Onu seviyor musun?" diye
sordum. Karım, "Evet, yani seni sevdiğim gibi değil, daha
farklı, bilemiyorum, daha önce hiç böyle hissetmemiştim, seninle çok mutluyum, ama
onunla olmak da beni mutlu ediyor..." deyince, "Onunla sevgili
olmanı tek bir şartla kabul ederim!" dedim.
Karım hemen, "Kabul!" deyince, "Emin misin,
daha şartımı duymadın!" dedim. Karım
gülümseyerek, "Ben senin şartını biliyorum! O beğendiğin pørnødaki gibi, beni zencilere siktirmek istiyorsun!"
dedi. "Evet!" dedim. Karım yine gülümseyerek, "Seve seve yaparım!
Senden sonra çok izledim o videoyu ve o kadın gibi beni sikmelerinin
hayalini kurdum. Bunu sen istemeseydin ben isteyecektim zaten!" dedi. Hemen
dudaklarına yapıştım.
Artık
karım herkesin orospusu olmak için can atıyordu ve ben de bu halinden
çok memnundum :)
(Emre)
(1) Karımı Kuryelere Siktirdim!
(2) Karımı İş Arkadaşına Siktirdim!
✔
(3) Karımın Zenci Yarağıyla Tanışması!
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: