Kankalığa Farklı Arzular Karışırsa! (2) (Burak 27 Y., Antalya)
Ecem'i o hafta
sonu birdaha görememiştim. Pazartesi günü de okulda bana karşı
biraz soğuktu. Sınıfta aynı sıradada yan yana
oturuyorduk, ama benimle iki üç cümleden fazla konuşmuyordu. Her ne kadar
onu konuşturmaya çalışsam da, tenefüslerde birlikte vakit
geçirmeye çalışsam da nafileydi. Okul çıkışında
da hemen evine gidiyordu. Sanki benden korkup kaçıyor gibiydi. Bu durum böyle
iki hafta kadar devam etti. Bu da beni çok üzüyordu. Ancak en büyük
yıkıntıyı birkaç gün sonra aldığım bir
haberle yaşadım. Ecem, bizim sınıftan Yiğit diye bir
çocukla sevgili olmuştu. Tabii sevgili olunca da onun sırasına
gitmiş oturmuş, benimle olan tek bağını da koparmıştı.
Ecem'e
aşık değildim, onları birlikte görünce bir
kıskançlık hissetmiyordum, ama tek üzüldüğüm şey Ecem'in
bana verdiği o mükemmel cinsel hazzı kaybetmekti. Onu orospu olarak
gördüğümü
mü düşünüyordu, ya da tek seferlik bir şey
yaşadığımızı mı düşünüyordu
bilmiyordum, ama onunla uzun süre seks arkadaşı olarak kalmak
istiyordum. Duygusal olarak bir şey hissetmesem de, cinsel olarak resmen
tapıyordum ona...
18
yaşıma girer girmez sürücü belgemi aldım. Babam da arabayı
ilçe içinde kullanmama izin veriyordu. Bir gün, okul
çıkışında arabayı alarak Ecem'in geçiş
güzergahına gittim. Otobüsten inmişti ve evine doğru gidiyordu.
Yanında durdum ve "Atla hadi!" dedim. İlk başta
istemedi, ama ben, "Lütfen hadi, herkes bize bakıyor. Seninle
konuşmak istiyorum, atla şu arabaya!" dediğimde kabul etti.
Sahil taraflarında sessiz sakin bir yere çektim arabayı. Sonbahar sonu
olduğu için hava erkenden kararmaya başlamıştı.
Ecem, "Evet seni
dinliyorum, ne konuşacaksın?" dedi. "Neler oluyor Ecem? Niye
bana böyle davranıyorsun? O Yiğit denen çocuk nereden çıktı
şimdi? Hem de biz bir şeyler yaşadıktan sonra?" dedim.
İlk başta cevap vermedi, ama daha sonra, "Bak Burak, seninle biz
çok iyi iki arkadaşız, kankayız. O gün niye böyle bir şey
yaptık bilmiyorum, ama ben seninle kankalıktan öteye gitmek
istemiyorum. Seninle öyle şeyleri yaşamamalıydık!"
dedi. "Niye böyle düşünüyorsun ki? Hem seks yapıp, hem de kanka
olamaz mıyız? Bak ben sana karşı duygusal anlamda bir
şey hissetmiyorum, sana aşık falan da değilim. Sen aramıza
mesafe koymak istiyorsun, ama buna gerek yok. Ben seninle hem kanka olup, hem
de seks yapmak istiyorum. Ben senin duygusal ilişkilerine engel olmak
istemiyorum ki!" dedim.
Ecem
şaşırarak yüzüme baktı ve "Ama ben... Yiğit'e ne
diyeceğim peki?" dedi. "Aşık olduğun için mi Yiğit'le
sevgili oldun?" dediğimde, "Hayır, epeydir yazıyordu
bana ama ben yüz vermiyordum pek. Seninle aramızda bu şeyler olunca
da belki seni uzak tutar diye kabul ettim..." dedi. "O zaman ona bir
şey söylemene gerek yok! Hem belki bu şekilde seninle yapacağımız
seks daha heyecanlı ve zevkli olabilir!" dediğimde gülümsedi
hafifçe. Eğilip, dudaklarından öptüm. Yiğit'le aralarında ne
kadar ciddi bir ilişki olmasa da, yine de Ecem'in sevgilisi varken böyle
şeyler yapmak ikimize de keyif veriyordu, anlamıştım.
Biraz
öpüştükten sonra, Ecem, "Hadi beni evime bırak artık!"
dedi. Tabii öpüşürken sikim kalkmıştı, "Bunu
indirmeden mi gideceksin?" diye elini tutup sikimin üzerine koydum.
Hınzırca güldü ve "Çok fenasın sen!" diyerek
pantolonumun kemerini açarak, sikimi çıkarttı. Dimdik olmuş
sikime doğru eğildi, kafasını ağzına aldı ve
beni tahrik eden sesler çıkartarak emmeye başladı. Ecem'e, hem
de sevgilisi varken, sakso çektirmek mükemmel bir zevk veriyordu. O güzel
saçlarından tutarak yavaş yavaş sikime bastırıyordum
ve her seferinde de resmen bulutların üstüne çıkıyordum. Çok
fazla bir vakit geçmeden Ecem beni mükemmel saksosuyla boşalttı. Bu
sefer ağzına boşalttığım döllerimi ise gözlerimin
içine bakarak yuttu. Cidden bu kız harikaydı, kaybetmemeliydim. Ecem,
"İşimi yaptığıma göre artık beni evime
bırakır mısın?" dedi. Rahatlamanın verdiği
mutlulukla toparlandım ve Ecem'i evine bıraktım...
Ergenlikte,
hormonlar tavandayken güvenebildiğin ve rahatça cinsellik
yaşayabildiğin bir kız bulmak harikaydı. Artık okulda
Ecem'i Yiğit'in yanında gördüğümde sırıtarak ona
bakıyordum. Ecem ile Yiğit'in arasında bir cinsel
yakınlaşma yoktu, bunu konuşuyorduk. Bir gece Ecem'le
mesajlaşıyordum. Ona, "Kanka, senin sexy vücudunu özledim!"
diye yazdım. Ecem de bir emoji atarak, "Hıımmm, demek öyle!"
yazıp, ardından da tanga giydiği bir fotoğrafını
atarak sikimi yine dimdik yapmıştı. Ben de banyoya geçip,
kalkık sikiminin resmini çekip ona atarak, "Artık görüşsek
mi kanka? Dayanamıyorum, ne zamandır aramızda bir şey
olmuyor!" yazdım. Ecem, "Ben de yanıyorum kanka, ama
nasıl olacak? Yiğit'leyim tüm gün!" yazdı. Ben de, "Bir
gün okulu asamaz mısın? Bizimkiler gidiyor yine, bizde buluşuruz?"
dedim. Ecem, "Bekle biraz!" yazıp, yarım saat kadar
kaybolduktan sonra, "Yarın saat 10:00'da bizde ol!" yazarak sütyenli
göğüslerinin bir fotoğrafını attı. Bu sefer Ecem'i kendi
evlerinde sikecektim. Bunun hayali bile mükemmeldi. Büyük bir heyecanla
yatağıma yattım ve sabahı zor ettim.
Sabah yine hiçbir
rutinimi bozmadan aynı saatte kalktım, kahvaltımı
yaptım, giyindim ve okula gidiyormuş gibi çıkarak durağa
geçtim. Okula bazen arabayla, bazen de otobüsle gidiyordum, ama arabayı
babam da kullandığı için nadiren alabiliyordum. Otobüse binip
Ecem'lerin evinin yolunu tuttum. Sokağa girmeden önce köşe
başında mesaj atarak, "Geleyim mi? Müsait mi ev?"
yazdım. Birkaç saniye sonra, "Gel gel!" yazınca apartmanlarına
giriş yaptım. Yukarıya çıktığımda çoktan
kapıyı açmıştı. İçeriye girdim. Ecem muazzam
gözüküyordu. Okula gidecekmiş gibi altına lise eteğini
giymiş ama olabildiğince yukarıya çekmişti. Resmen
poposunun alt kısmı gözüküyordu. Üstünde de okul gömleği
vardı, ama içinde sütyen yoktu ve gömleğin üstten 3-4 düğmesi
açıktı. Göğüslerinin çatalını bırak, direkt
olarak üst kısımları rahat rahat görünüyordu.
Elimi yavaşça
vücuduna atmak istedim, ama Ecem, "Iı ııı, yavaş
ol canım!" diyerek beni içeriye götürdü. Sanırım
aklında bir plan vardı. Bana, "Madem okulu astık, 6-7 saat
kadar bir vaktimiz var. Elimizi çabuk tutmamıza gerek var mı?"
diyerek kıvırta kıvırta mutfağa gidip elinde iki
birayla geldi. "Dün gece aldım bunları ama bizimkiler görmesin
diye evden çıktıklarından sonra dolaba koyabildim. Çok
soğuk olmayabilir!" diyerek birisini bana uzattı. Ardından
da dizime oturdu. Onun yumuşacık götünü dizimde hissederken bir
elimle birayı tutuyor, diğer elimi de kalçasında
dolaştırıyordum. Ecem epey sexy gözüküyordu gözüme, ama
dahası, bu kızın daha 17 yaşında bu kadar şeyi nasıl
bildiği sorusu aklımdan çıkmıyordu.
Bir süre sonra
biralarımız bitince ayağa kalktı. Önümde hafifçe dans eder
gibi hareketler yapmaya başladı, ama danstan ziyade vücudunu bana sergiliyordu.
Bir süre ayakta dans ettikten sonra gelip kucağıma oturdu ve kalçalarını
sallayarak kucak dansı yapmaya başladı. Zevkten kuduruyordum
resmen. Canlı şovlarını izlediğim çoğu
kadından daha güzel yapıyordu bu işi, veya o anın
canlılığından, azgınlığından
dolayı bana öyle geliyordu. Ecem kalçalarını yavaş
yavaş sikime yapıştırmaya, vurmaya başladı. Sanki
sikimi içine almış da da kucağımda hopluyormuş gibi
hareketler yapıyordu. Ben de kalçalarını okşuyor, ara
sıra poposuna sert tokatlar atıyordum. Her tokat
attığımda kafasını omzunun üstünden yarım
döndürüp bana sexy bir gülüş atıyordu.
Daha sonra beni
yavaşça elimden tutarak kaldırdı ve odasına götürdü. Beni yatağına
ittikten sonra da kucağıma oturdu ve boynumu emmeye
başladı. Resmen bana hükmetmeye başlamıştı ve ben
de bundan aşırı derecede haz duyuyordum. Ecem bir yandan boynumu
emerken, "Beni bugün sert sikeceksin, değil mi?" dedi. "Merak
etme, paramparça edeceğim amını!" dedim. Gerçekten de
kendimi tutacak halim kalmamıştı. Ecem yavaşça
gömleğimi açtı ve vücudunu öpmeye başladı. Bir eli de
pantolonumun üstünden sikimi okşuyordu. Vücudumu öperken kemerimi de
açtı ve pantolonumu sıyırıp çıkardı. Önce biraz
boxerın üstünden dilini sikimde gezdirdi. Ardından da
boxerımı çıkarttı ve fırlattı kenara. Sikimin
başından zevk suları akıyordu artık.
Gülümseyerek elini
sikime attı ve biraz okşamaya başladıktan sonra aniden
sikimi köküne kadar ağzına aldı. Öyle bir emiyordu ki, o kadar
azgın ve haşindi ki, tamamını yiyecek gibi emiyordu.
Taşaklarıma kadar dudaklarının değdiğini hissedebiliyordum.
Emmeye devam ederken arada sikimi ağzından çıkartıyor ve
taşaklarımı emiyordu. Zaten böyle güzel bir muameleye çok fazla
dayanamayacaktım. O kadar şiddetli boşaldım ki, Ecem bile
şaşırmıştı. Eli, yüzü, memeleri hep döl
olmuştu. Gülümseyerek boşalmamın bitmesini bekledi ve ardından
kağıt havlu getirerek sikimi, kasıklarımı,
göbeğimi, kendi üstünü temizledi.
Sikim inmişti,
ama Ecem onu ağzına alarak saniyeler içinde yine kazık gibi
yapmıştı. Ecem sikimi kaldırdıktan sonra, "Dur ya..."
diyerek emmeyi bıraktı. Aklına bir şey gelmişti.
Yavaşça bana doğru yanaştı ve bir bacağını
diğer tarafıma atarak yüzüme oturdu. Bir yandan Ecem'in mis gibi
kokan ıslanmış amını emiyordum, diğer yandan da
sikimin emilmesinin keyfini yaşıyordum. Ecem resmen
sırılsıklam etmişti sikimi. Sonra da yine hiçbir şey
demeden kalçaları bana dönük şekilde kucağıma oturdu ve
sikimi tek hamlede amına aldı. Bir yandan inliyor,
çığlıklar atıyor; diğer yandan da sikimi keyifle
alıyordu içine. Her hoplamasında çıkan seslerden tahrik
oluyordum ve tokatlamaktan o bembeyaz götünü kızartmıştım.
Arada kalçalarını yoğuruyor, ayırıyor ve güzel göt
deliğine bakıyordum. Ecem üstümde azgınca zıplarken, onun o
güzel göt deliğini de sikmek aklımın bir köşesinden geçiyordu...
10 dakika sonra
Ecem'i domalttım ve sert sevdiğini bildiğim için götüne tokatlar
atarak yine amına girdim. Bir yandan saçından asılıyor, öte
yandan da var gücümle amını sikiyordum. Pompaladıkça Ecem'in
memeleri sallanıyordu. "Nasıl, beğendin mi orospu?
Yeterince sert mi?" diyordum. O da o sırada boşta kalan elimi
alıp parmaklarımı emiyor, adeta sakso çekiyordu. Ecem
parmağımı yeterince ıslatınca elimi ağzından
çektim ve tepkisini görmek için ıslattığı
parmağımı yavaşça göt deliğine bastırdım.
Ecem bir şey dememiş, hatta azıcık
azgınlaşmıştı. Anladım ki anal da rahat
yapacaktı benimle. Biraz daha pompaladıktan sonra ikinci postayı
da atacağımı anladım ve içinden çıkarak o
kızarttığım bembeyaz götünün üstüne boşaldım...
O gün 6 saat
boyunca dinlene dinlene sevişip sikiştik. Ailesinin eve dönüş
saatine yarım saat kala, "Hadi git artık!" diyerek beni
evinden postaladı. Ben ise daha da istiyordum, ama mecalim
kalmamıştı resmen. Otobüs durağına yürürken bile
kasıklarımın ve bacaklarımın ağrısından
duramıyordum. Öte yanda ise kankamla saatlerce sikişmenin verdiği
zevk, rahatlık ve huzur vardı...
(Burak)
Kankalığa Farklı Arzular Karışırsa! (1)
Kankalığa Farklı Arzular Karışırsa! (2) ✔
Kankalığa Farklı Arzular Karışırsa! (3)
Kankalığa Farklı Arzular Karışırsa! (4)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: