Kalın Yarak Özlemim! (2) (Tuğba 35 Y., İstanbul)
O geceki olaydan sonra, Mehmet'in aşk dolu mesajları gelmeye
devam etti. Fakat buluşma konuşunda ısrar etmiyordu. O güzel
sözlerine cevap vermedim. Aslında karşılık vermek istiyor,
buluşup sikişmek istiyordum. Sanal yaşadığım o
anlar aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Aklım hep
bacaklarımın arasındaydı. Amım müthiş sikilmek
istiyordu, ama kocamla bir türlü fırsatımız olmuyordu. Genelde İzmir'de
oluyordu, geldiğinde ise hep yorgun oluyordu.
Kocamın evde olduğu bir gece çok istekli olmama rağmen,
kocam, "Yorgunum Tuğba!" diye söylenip sırtını
dönünce, kararımı verdim. Karmakarışık düşünceler
içerisinde bir plan yaptım. Mehmet'in yarın izinli olduğunu
biliyordum. Sabah ben de personel şefini arayıp iş yerinden izin
alacaktım. Çocuklar sabahtan okula gidecekleri için Mehmet'le buluşabilirdik.
Telefonu aldım ve "Kocam evde, cevap yazma sakın. Hazır
ol, yarın buluşuyoruz. Öptüm seni!" diye Mehmet'e mesaj
attım.
Sabah olmuş kocam işe gitmişti. Ardından
çocukları okula yolladım ve Mehmet'i aradım. Sesinden çok
sevinçli olduğu belliydi. Beni arabayla almayı teklif etti, ama kabul
etmedim. Detayları konuştuk. Evimden çok uzakta olmayan bir rezidansta
kalıyordu. Konuşmamız bittikten sonra doğruca banyoya
girdim, vücudumdaki bütün kılları temizleyip, her yerimi kaymak gibi
pürüzsüz yaptım. Kısacası tam yalamalık olmuştum.
Aynanın karşısında vücuduma bakıyordum. Doğum
nedeniyle karın bölgemde biraz çatlaklar vardı. İnce belim,
geniş popom, büyük memelerim, eminim Mehmet'in hoşuna gidecekti.
Derin bir çizgiyle ortadan bölünmüş tüysüz amım pırıl
pırıl duruyordu.
Komodinin çekmecesini açtım, çamaşırlarıma
baktım. Takım olan, beyaz iç çamaşırlarımı
giydim. Tıpkı gerdeğe girecek olan bir gelin gibi. İç
çamaşırlarımı giydikten sonra, üzerine beyaz bir gömlek,
altına da siyah bir etek giydim. Başımı da
kırmızı ipek eşarbımla örttüm. Hafif bir makyaj yapmıştım.
Evden çıkarken dikkat çekmemem lazımdı. Üzerime, her zaman
giyindiğim yazlık kabanımı aldım. Evden çıkmadan
Mehmet'e mesaj attım, "Evden çıkmak üzereyim!" diye. "Sabırsızlıkla
seni bekliyorum aşkım!" diye mesaj yolladı. Korku ve
heyecan içindeydim. Adım adım sikilmeye gidiyordum.
Yoldan geçen bir taksiye bindim. Bana söylediği adresi taksiciye
söyledim. Camdan dışarı izliyordum. 10 dakika sonra yüksek bir
binanın önünde durduk. Arabadan inip binaya girdim, direkt asansöre bindim ve 5. katta
indim. Dairenin kapısına geldim. Titrek elimle zile bastım.
Artık geri dönüş yoktu, o kocaman yarağı yemeden buradan
çıkış olmayacaktı. Bunu kendim istemiştim.
Kapıda göründü ve "Hoş geldin aşkım!"
diyerek içeri davet etti. Üzerimdeki kabanı alıp astı. Belimden
tutarak lüks bir salona geçtik. 1 oda 1 salon evdi. Bir kişi için idealdi.
Ev güzel döşenmişti. Ben salonu incelerken, "Eee
aşkım, heyecanlı mısın?" dedi. "Evet!"
dedim. "Rahatla. Sakin ol. Gerçekten çok güzelsin!" dedi. "Evin
güzelmiş!" dedim. Bir anda belimden tutarak kendine doğru çekti
ve dudaklarıma yapıştı. Ben de aynı şekilde onun
dudaklarına yapıştım. İlk kez kocamdan başka bir
erkekle öpüşüyordum. İnanamıyordum, ama müthiş şekilde
hoşuma gitmişti.
Mehmet oramı buramı ellemeye başlamıştı. Ben
de çekingenliğimi atmış, karşılık veriyordum.
Zaten oraya bunun için gitmemiş miydim? Başımda eşarbım
halen duruyordu, öpüştükçe öpüşüyorduk. Elleri rahat durmuyordu,
göğüslerimi, popomu, bacaklarımı, hemen hemen her yerimi
okşuyordu. Sulanmaya başlamıştım. Herşey
hızlı gelişiyordu. Önce beyaz gömleğimi, sonra da
eteğimi indirdi ve "Ohhh, harikasın aşkım!" dedi.
Sutyenin üzerinden göğüslerimi dişliyor ve sıkıyordu.
Diğer eliyle amımı avuçlamış, bacaklarımın
arasını okşuyordu. Kollarımı boynuna dolamış
öpüşürken, göbeğime değen sertliği hissediyordum. Elimi
pantolonun üzerine götürüp yokladığımda kalınlığı
inanılmaz haldeydi.
Kemerini çözüp pantolonunu aşağı indirdi. Beyaz bir Boxer
giyiyordu, ama içinde sanki kocaman bir canavar vardı. Boxerin üzerinden yarağın
gövdesini avuçlamıştım. Aman Tanrım, inanılır
gibi değildi. Parmaklarımla ancak yarısını
sarabiliyordum. Bu nasıl bir yarak diye düşündüm. İnlemelerimiz
salonda yankılanıyordu. Harika zevk alıyordum. Sutyenimi
çıkarmış, memelerimin ucunu dudaklarıyla
sıkıştırmış, içine çekiyordu. Öyle çekiyordu ki,
sanki uçları kopacaktı...
Bir müddet böyle devam etti. Sonra yavaş yavaş göbeğimi
yalarken külotumu topuklarıma indirdi. Artık
çırılçıplaktım. Kocaman elleriyle götümün
yanaklarını okşarken, dudakları amıma inmişti.
Önden bakınca çizgi gibi görünen yeri yalıyordu. Yalamanın
şiddeti artınca amımı ağzına
bastırıyordum. Orgazm olmak üzereydim, ama bunu ona belli etmemeye
çalışıyordum. Büyük bir zevkle orgazm olmaya başladım.
"Immmmm!" diye saniyelerce kasılırken, iliklerime kadar
titremiştim. Kocamın çok uzun zamandan beri yalamadığı
amımı başka bir erkek tiksinmeden yalıyordu. Bu harika
zevki kocam bana yaşatmamıştı.
Mehmet amımı yalamayı bırakıp birden
ayağa kalktı. Artık sikiş zamanının
geldiğini anlamıştım. Boxerini
çıkardığında özgür kalan yarağı sağa sola
yaylanarak sallandı. Kocamınkiyle kıyaslanmayacak kadar
kalın ve uzundu. İkimiz de çırılçıplaktık.
Mehmet'in yarağına kilitlenmiştim. Kocaman başı ve gövdesindeki
şişmiş damarlarıyla değişik görünüyordu.
Beni dizlerimin üzerine çömeltince yalama sırasının
bende olduğunu anlamıştım. O kocaman yarağı
ağzıma almamı istiyordu. Daha önce hiç yalamamıştım.
Bu ilk olacaktı. Acemi bir şekilde başını öpüyordum.
Ucunda biriken kaygan bir sıvı dudaklarıma
yapışıyordu. Bütün bunlar olurken öyle
sulanmıştım ki. O sırada Mehmet, "Aşkım!
Sanırım daha önce hiç bunu yapmadın. Yatak odasına
geçelim!" dedi. Ayaklarımı yerden kesip kucağına
aldı. Ben de bacaklarımı beline doladım. Dilini
ağzımın içine sokup, dudaklarımı emerken, siki popoma
değiyordu.
Öpüşürken sırt üstü yatırdı. Beline
sardığım bacaklarımı çözdükten sonra, içime girmesini
beklemeye başladım. Mehmet, "Hazır mısın
aşkım?" dedi. "Hazırım! Sik beni, artık
dayanamıyoruum!" diyebildim. Bacaklarımı iyice
açtıktan sonra kendi de uygun pozisyona geçti. Bacaklarım
ayrıldığından olsa gerek, amımın
dudaklarının gerildiğini hissettim. Eğilip diliyle
amımı iyice ıslattıktan sonra doğruldu, sikini
gövdesinden tutup, o iri başını amımın ağız
kısmına değdirdi. O an ürperdim. Sonra birkaç kez ileri geri
hareket ettirerek yarağının başını amıma
sürttü. Her şeyimle hazırdım. Amım ıslanmış,
meme uçlarım şişmişti.
Amımın deliğine yarağının
başını ayarladı. Alıştırmak için, belini
ileri geri hareket ettiriyordu. Yavaş yavaş yüklenmeye
başladı. Yrağının başını soktu,
ardından yarağın gövdesi de içeri girdiği anda, ben,
"Oohhh!" diye inledim. Sesim odanın duvarlarında
yankılanmıştı. Sadece yarısı girdiğinde,
"Aşkımım! Yavaş yavaş sok!" diyebildim.
Küçük küçük ritimlerle ileri geri belini oynatırken, her seferinde derine,
daha derine giriyordu. Hayalini kurduğum yarak artık tamamen içimdeydi...
Biraz alışmamı bekledikten sonra hızlı
hızlı ileri geri hareket ederek sikmeye başladı.
Kalınlığı tamamen içimi doldururken inanılmaz zevk
alıyordum. "Ohhh, durmaaa! Ahh, ohhhh,
ağğğııhhh..." diye ağzımdan sözler
dökülüyordu. Kocamınkinden kalın olduğu için amım zevkten
zonkluyordu. Mehmet işini harika yapıyordu. Amıma popmpalarken dudaklarıma
yapışmış öpüyor, elleri de göğüslerimi yoğuruyordu...
Kalınlığı harikaydı, amımı tam
olarak dolduruyordu. Hızlanmaya başlamıştı. Sürtünme
nedeniyle amımın deliği yanıyordu. O anda zevkten
kasılmaya başladım. Ben, "Ohhhh Mehmet, sakın durma,
geliyorum, geliyorum, devam et, sik beni!" diye yalvarırken, daha da
hızlandı. "İçine boşalmak istiyorum aşkım!"
dedi. "Boşal içime!" diye inledim. Belimi tutup hızla
kendine doğru çekerken, sert sert sikiyordu amımı.
İşte tam o anda beynim uyuşmaya, kasıklarım
sıkışmaya başladı. Zevk dalgasının tüm
vücudumu sarmaya başladığı anda sarsıla sarsıla
orgazm olmaya başladım.
Aman Tanrım, bu ne zevkti öyle! Orgazm olurken inlemelerim Mehmet'i
daha da coşturmuştu. Çok geçmeden o da kasılmaya
başladı. Hem sikiyor hem boşalıyordu. O sıcacık
döllerini amıma akıtıyordu. Döllerinin
sıcaklığı içimi yakıyordu. Boşalması sanki
dakikalarca sürmüştü.
Hareketleri yavaşlayınca amımdan çıkıp
yanıma uzandı. İkimiz de yorgun bir halde odanın
tavanına bakıyorduk. Mutlu olup olmadığımı sordu.
Dudaklarından öpüp, "Ben böyle bir zevk daha önce
yaşamadım! Keşke daha önce beraber olsaymışız!"
dedim. "Akşama daha çok var!" dedi. "Ne yani, yine yapacak
mıyız?" dedim. "Seni çok uzun zamandan beri istiyordum, bulmuşken
bir seferle bırakır mıyım?" dediğinde,
"Manyaksın sen yaa! Bu kadarı bile bana yetti!" dedim.
Kocamla uzun zamandan beri seks yapmamış olmama rağmen yarağa
da doymuştum. Mehmet yormuştu beni.
Saate baktığımda 11:00'e geliyordu. Epey bir vaktimiz daha vardı. İçime boşaldığı için
amımın içi vıcık vıcıktı. Duş almak
için kalktım ve elimle amımı kapatarak banyoya gittim. Kocam bir
sene biriktirse bile, bu kadar çok dölü amıma boşaltamazdı. Sırayla
duşumuzu aldık.
İkimiz de çırılçıplak olduğumuz halde mutfaktaydık,
su içiyorduk. "Çok büyükmüş!" dedim. "Kocanın ki büyük
değil mi?" dedi. "Seninki kadar değil!" dedim. "Çok
güzelsin Tuğba. Harika bir kadınsın. İki çocuğu var
dediklerinde inanamadım!" dedi. Böyle güzel sözleri duymak
hoşuma gitmişti. Bu ilk sikiş bana yetmişti, ama
sanırım bu bugün son olmayacaktı. İlk sikilmem gerçekten
mükemmel geçmişti. Benim için, hiçbir şeyden haberi olmayan biri
olarak söz eden komşularım, bu yaptığımı duysalar
acaba ne derlerdi?
Salona, üçlü koltuğa geçen Mehmet, "Gel aşkım,
yanıma gel!" dedi. Sesi hem yumuşak hem de içimi okşuyordu.
Kıvırta kıvırta yanına gidip, kendisine sokuldum.
Memelerimi vücuduna yapıştırdım. Bir bacağımı
bacaklarının arasına soktum. Bacağındaki
kılların bacağıma sürtünmesi hoşuma gidiyordu. Sonra
başımı göğsüne yasladım ve "Aşkım,
gerçekten beğendin mi? Gerçekten zevk aldın mı?" diye
sordum. Mehmet, "İnan bana, gerçekten çok güzelsin. Zevk vermesini ve
zevk almasını biliyorsun!" dediğinde, sevinçle
dudaklarından öptüm. O güne kadar kocamla bile
konuşmadığım şeyleri Mehmet'le ile konuşurken
oldukça rahattım.
Sonra aklıma bazı sorular takıldı, "Bir
şeyleri öğrenmek istiyorum..." dedim. "Seni dinliyorum
canım?" dedi. "Neden boşandın? Bir de, etrafta bu
kadar güzel ve genç kadın varken neden benimle ilgilendin?" dedim.
Mehmet, "Boşandım çünkü seks konusunda pek anlaşamadık.
Ben her gün sikişmek istiyordum, karım ise pek yanaşmıyordu.
Diğer konuya gelince, benim evli kadınlara karşı
zaafım var. Üstelik senin gibi başörtülü, kapalı giyinenlere
dayanamıyorum!" dedi. "Pekiii, kocaları duyar diye hiç korkmuyor musun?" dedim.
"Neden korkayım ki? Benlik bir şey yok. Zaten evli
kadınlar daha kurnaz oluyor. İstemedikleri sürece yakalanmazlar.
Dediğim gibi başörtülü, kapalı kadınları çekici
buluyorum. Hatta internette özel bir seks sitesi var, bazı erkekler
karılarının kullandığı eşarpları
satıyor. İnternetten satın alıyorum, otuzbir çekerken sanki
onların karılarını sikiyor muşum gibi hissediyorum.
Dolapta çok eşarp var, ya satın aldığım, ya da
siktiğim kadınlardan bir hatıra olarak!" dedi. "Benden
de eşarp alacak mısın?" diye sordum. "Tabi
alacağım. Vereceksin değil mi?" dedi. "Tabii ki
veririm!" dedim. "Sen harika birisin!" deyip dudaklarımdan
öptü.
Doğrusunu isterseniz bir kadına nasıl
davranacağını ve sikmesini çok iyi biliyordu. Üstelik sadece
yarağı da iri değildi, fiziksel olarak da çok güçlüydü.
Anlattıklarına bakılırsa benim gibi başı örtülü,
kapalı birçok kadın sikmişti. Bu beni pek te ilgilendirmiyordu.
Önemli olan şu an benimle olmasıydı.
Bütün bunları konuşmak amımın sulanmasına
neden olmuştu. Ayrıca o anlatırken, ben yarağıyla
oynuyordum. Onun da hoşuna gitmiş olacak ki, yarağı
avucumda iyice sertleşmişti. Başımı göğsünden
aşağıya doğru kaydırdım. Yarağının
kocaman mantar gibi kafası gözlerimin içine bakıyordu. Küçük küçük
öpmeye, ardından dilimle etrafını yalamaya başladım.
Sonra kafasının yarısını dudaklarımın
arasına aldım. Öyle sıcak ve yumuşaktı ki! Elimle
gövdesini sıvazlarken, kocaman kafasını da ağzıma
almış somuruyordum. Bu hareketim Mehmet'in çok hoşuna gidiyordu,
gözlerini kapamış, ne dediğini anlamadığım bir
şeyler mırıldanıyordu.
Mehmet koltuktan doğrularak, "69 yapalım, ben de senin
amını yalamak istiyorum!" dedi ve sırt üstü olduğu
halde benim başım onun bacaklarına doğru, onun
başı benim bacaklarıma doğru olacak şekilde vücudumu
çevirdi. "Ohhhh!" diye mırıldanıp amımı
yalamaya başlamıştı bile. Şişmiş olan
klitorisimi dudaklarının arasına
sıkıştırıp ezerken, zaman zaman da yalıyordu.
Onun bu yaptığı beni daha da azdırırken, ben de onun
yarağını hızla ağzıma sokup sokup
çıkarıyordum. Her an orgazm olabilirdim. Mehmet bunu
anlamış olacak ki, geri çekilerek domalmamı söyledi...
İtiraz bile etmedim, dediğini yapıp domaldım.
Avucuna tükürüp önce yarağın başına, sonra da
amımın ağız kısmına sürdü tükürüğü.
Yarağının kafasını amımın dudakların
arasına birkaç kez sürttükten sonra, amımın deliğine
ayarladı. Belimden tutup kendine doğru çektiğinde yavaş
yavaş içime doğru girmeye başladı. Dibine kadar
soktuğunda ise amımdaki boşluk yine tamamen dolmuştu.
Amımın dudakları gerilmiş, yarağını
sımsıkı sarmıştı. Zorlanmama rağmen içimin
kayganlığı beni rahatlatıyordu.
Biraz bekledikten sonra yarağını ileri geri hareket
ettirmeye başladı. İleri sokunca, "Ahhh!", geri
çekince de "Ohhhh!" diye bağırıyordum. Büyük zevk
alıyordum. Az sonra öyle bir hızlanmıştı ki,
"Ahhhh! Ohhhh! Çok güzeeel! Harikasın devam et! Ahhh! Durma, sikkk!"
diye inliyordum. O anda oraya kocam bile gelse umurumda değildi, beni bu
sikişten kimse alıkoyamazdı. Mehmet de argo konuşmaya
başlamıştı. "Demek kocan sikmiyor seni haaa! Al
bakalım orospu! Seni öyle sikeceğim ki, amın yarağa doyacak,
parçalayacağım amını!" demesi beni daha da tahrik
ediyordu. Ben de ona uydum ve "Sik aşkım, sik orospunu, kocamın
sikemediği amımı parçala, darmadağın et! Sik beni,
doyur amımı, doyuuurrr! Ahhh! Ohhhh! Haarikaaa!" diye
bağırıyordum.
Yaklaşık 15 dakikadır bu şekilde sikişmeye devam
ediyorduk. Ne Mehmet'in boşalmaya, ne de benim bu pozisyondan
ayrılmaya niyetim vardı. Adam gibi sikilmek dedikleri bu
olmalıydı. Bu yaşadıklarımı bir hafta önce hayal
bile edemezdim. Gerçek sikilmek böyle bir şeymiş...
Mehmet kadar ben de terden sırılsıklam olmuştum.
Beni koltuğun kenarına yatırıp, bacaklarımı
omuzuna aldı ve tekrar amıma soktu, belimden tutup sikmeye
başladı. Sikerken gözlerinin içine bakıyordum. Amım öyle
sulanmıştı ki, birbirine sertçe vuran
kasıklarımızın sesleri odada yankılanıyordu.
Ahlar ohlar arasında inlerken birden beynim uyuşmaya, vücudum
titremeye, kasıklarım sıkışmaya başladı.
Büyük bir zevk kasırgası bedenimi sarıyordu. Nefesim kesilmeye,
nabzım hızlı hızlı atmaya
başlamıştı. "Hızlı! Daha
hızlııı! Devam et! Devam et lütfen! Ahhh! Ohhh!" bu
kelimeleri sayısızca tekrarlamıştım. Üçüncü kez orgazm
oluyordum. Bu benim için bir ilkti. Ve çok büyük zevk alıyordum...
Ben orgazm olurken, Mehmet daha da hızlanmış,
yarağı amımı yırtacak gibiydi. "Aşkım!
Boşal artık, amım acımaya başladı!" dedim.
Mehmet beni duymuyordu bile. O sikti, ben bağırdım. O sikti, ben
bağırdım. Bir ara amımın gerçekten yırtıldığını
bile düşünmeye başlamıştım. Nitekim benim
orgazmımdan uzunca bir süre sonra böğürerek boşalmaya
başladı. Hem boşalıyor hem de amıma girip çıkmaya
devam ediyordu. Amım dölleriyle dolmuştu. Sonra durdu ve içimden
çıktı.
Sonra kollarını belime ve bacaklarıma sararak
kucağına aldı, beni yatak odasına taşıyıp,
yatağa bıraktı. Bu hareketi çok hoşuma gitmişti. Böyle
bir taşımayı kocamdan görmemiştim. Göğsüne yaslanarak
dinlenmeye çekildik. Yaklaşık 2 saat uyumuşum.
Uyandığımda Mehmet halen uyuyordu. Onu dürterek, "Kalk
aşkım, saat dmrde geliyor. Çocuklar eve gelmeden
çıkmalıyım!" dedim. Mehmet ise, "Aşkım, iyi
dinlenebildin mi?" dedi. Evet anlamında başımı
salladım.
Sırt üstü döndüğünde göbeğine vuran yarağıyla
karşılaştım. Yarağı kalkmış, heykel
gibi duruyordu. Hayretle, "Aşkım bunun hali ne böyle?"
demişim. "Ne olacak aşkım, seni istiyor!" dedi.
"İnanmıyorum sana yaa! Yine mi?" dedim. Bana
sarılarak, "Seni çok istiyorum aşkım!" dedi.
Yavaş yavaş öpmeye ve okşamaya başlamıştı. Sonra,
"Aşkım seninle en çok sevdiğim şeyi yapmak istiyorum!"
dedi. Merakla, "Neymiş o?" diye sordum. "Aşkım
başını örtsene eşarbınla!" dedi. "Neden?"
dedim. "Hadi aşkım kırma beni, seni hayallerimde hep başın
örtülü olarak siktim. Şimdi bu hayalimi gerçekleştir aşkım!"
dedi.
Yataktan kalktım ve başımı eşarbımla
örttüm. Ayakta çırılçıplak karşısında duruyordum.
"Muhteşemsin aşkım!" deyip elini uzattı. Yeniden
yatağa çekti, öpüşmeye başladık. Mehmet vahşi bir
şekilde öpüyordu. Bu halim onu daha da tahrik etmişti
sanırım. Çenelerimize kadar ağızlarımız
burunlarımız tükürük ve salya içinde kalmıştı. Nefes
nefese kalıp dudaklarımız ayrıldığında,
Mehmet, "Seni seviyorum Tuğba. Hayallerimi gerçekleştirdin!"
dedi. "Sen yeter ki böyle sik beni, hep mutlu ederim seni!" diye
karşılık verdim.
Mehmet, "Aşkım hadi ağzına alsana!" dedi.
Oral seksi bilmiyordum. İlk defa Mehmet'in yarağını bugün
ağzıma almıştım. Bunun için biraz tereddüt ediyordum.
Göz göze geldik, yalvaran gözlerle bana bakıyordu. Dayanamadım ve
bacaklarının arasına kaydım. Kazık gibi ve
başı kocaman olmuş yarağının önce
başını öpmeye başladım. Dudaklarımın
temasıyla, Mehmet, "Ohh! Harikasın aşkım! Em onu,
yala!" dedi. Nabız gibi atan ve gayet temiz, traşlı bu
yarağın başını yumuşak hareketlerle dudaklarımın
arasına aldım ve emmeye başladım.
Ağzım alıştıkça gitgide daha büyük bir
kısmını ağzımın içine alıyordum. Arada bir
emmeyi kesiyor, kayganlaşması için dilimi yarağın
gövdesinde dolaştırıyor, uzun uzun yalıyordum. Böylece
kısa sürede yarağının büyük bir kısmını
rahatlıkla ağzıma sokmaya başladım. Ağzımın
nemli sıcaklığı, dilimin kaygan teması Mehmet'i
kendinden geçirmişti. İki eliyle birden eşarbımdan tutup
başıma bastırıyor, kendi belirlediği ritimle emdirmek
istiyordu yarağını. Beni dudaklarımla yarağına
mastürbasyon yapmaya zorluyordu. Ağzımın içindeki
yarağın damarları şişmişti. Bu şekilde biraz
daha devam edersek ağzıma boşalabilirdi.
"Devam et canım, devam et. Çok güzel! Harikasın
Tuğba'm! Ohh! Taşaklarım patlayacak!" dedi. Bu son sözlerle
bir an durakladım. Mehmet her an ağzıma boşalabilirdi. Bu
alışık olmadığım ve istemediğim bir
şeydi. "Neden durdun? Lütfen, emmeye devam et. Ağzınla
boşalt beni!" dedi. Ağzımdaki yarağı çıkardım
ve "Mehmet, buna emin değilim. Hiç yapmadım da!" dedim. O
ise, "Senin de hoşuna gidecek. Bunda çekinecek birşey yok ki!
Gayet normal birşey!" diyordu. "Bilmiyorum. Bu çok mu önemli?"
diye sordum. "Evet! Çok istiyorum. Bak gör, senin de hoşuna gitmezse
bir daha asla yapmayız. Hem beğenmezsen tükürürsün. Hadi şimdi
devam et aşkım!" dedi.
Yeniden yarağı ağzıma aldım ve emmeye devam
ettim. Bir an önce sonuca ulaşmak için bir yandan müthiş bir istekle
emerken, bir elimle de Mehmet'in taşaklarını okşamaya,
sıkıştırmaya başladım. Derken dilimde hafif bir
acılık hissettim. Bu Mehmet'in önden gelen zevk sıvılarıydı.
Yarağın başını yalayarak iyice tadına
baktım. Hoşlanmamıştım, ama Mehmet'i de memnun etmek
istiyordum. Yarağını gitgide hızlanan bir tempoyla
somurmaya başladım. Neredeyse gırtlağıma kadar
sokuyor, bir an durup, ağzımın içinde pıt pıt atan
yarağını hissediyor, sonra yeniden emmeye devam ediyordum.
Yarakla dudaklarım ve dilim arasında tükürükten köprüler, baloncuklar
oluşuyordu...
Birden, "Geliyorum Tuğba'm. Geliyorum. Ağzına
geliyorum, ohhhh!" deyip inleyen Mehmet'in tüm vücudu elektriğe
kapılmış gibi kasılmaya, zangır zangır titremeye
başladı. Ellerini ipek eşarbımın üzerinde gezdiriyor, "Ağzını
doldurucağım döllerimle Aşkım! Ohhhh! Aşşkımmm!"
diyordu. Hiç ara vermeden emmeyi sürdürdüm. Birden ilk fışkıran
dölleri gırtlağıma kadar çarptı. Bir an boş bulunup
durakladım. Mehmet, "Devam et aşkımmm!" dedi. Benim se
heyecandan sesim çıkmıyordu. Bu arada yutkununca ilk döl
dalgasını bir anda yuttum. Tadı hoşuma gitmemişti, ama
emmeye devam ettim.
Mehmet önce kesik kesik, ardından
fışkırırcasına boşaldı ağzıma. Ben
ise hiç ara vermeden, hem ytabidiğii yutuyor, hem emiyordum
yarağını. Boşalması yaklaşık 20 saniye sürdü
ve sonunda ağzımdaki yarağı çıkardım.
Ağzım Mehmet'in yutamadığım dölleriyle doluydu. Başımdaki
eşarbı çıkarıp ağzımdaki dölleri üzerine tükürdüm...
Mehmet başımı iki elinin arasına aldı ve minnettar
gözlerle bakarak, "Aşkım harikaydın. Sen muhteşem bir
kadınsın!" dedi. Yeniden dudaklarımızı
birleşti, çılgınlar gibi öpüştük. Gitme vaktim
geldiğinde Mehmet bana temiz bir eşarp verdi, ben de benim döllü
eşarbımı ona hediye bıraktım :)
(Tuğba)
Kalın Yarak Özlemim! (1)
Kalın Yarak Özlemim! (2)
✔
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: