Hurdacı Geldiii! (Gözde 27 Y., İzmir)
Merhaba, ben Gözde. 27 yaşında, 1.70 boyunda, dolgun
göğüslü, yakın çevremin güzel olarak nitelendirdiği bir
kadınım. Mesleğimi her ne kadar çok sevmesem de, sosyal bir
meslek olduğu için sürekli gözler üzerimde ve ilgi duyulup arzulanmaktan
aşırı zevk alıyorum. Biraz deli doluyum, ama
dışarıdan da bir o kadar masum görünüyorum.
Yaz mevsimiydi. O sıralar Mert adında bir sevgilim
vardı. Mert'le iyi bir cinsel hayatımız olsa da, genel olarak
sıkıcı bir insandı. Oysa ben yeni heyecanlar peşinde
koşan, hayatta farklı cinsel deneyimler arayan, yerinde duramayan
biriydim. O yaz artık bunalıma girmiştim, hem iş
hayatım rutin geçiyor, hem de Mert'den aşırı
sıkılmaya başlamıştım.
Daha fazla dayanamayıp Mert'le ilişkimi bitirdim.
Boşluğa düşmüştüm tabii ki. Hem sikişeceğim biri
yoktu, hem de sıkıcı iş hayatımla baş başa
kalmıştım. O sıralar iyice açılıp saçılmaya
başlamıştım, sokakta erkekler sürekli laf atıyor,
gözleri sürekli göğüslerimde ve bacaklarımda geziyordu. Bu durum çok
hoşuma gidiyordu ve sıkıcı hayatıma bir nebze heyecan
katıyordu. Her an biriyle sikişebilirim diye
hazırlıklıydım, yani korunuyordum.
Yeni bir eve taşınmak zorundaydım. Mevcut evim
öğrencilik zamanlarımdan kalma bir sürü ıvır
zıvır eşyanın olduğu bir çöplüktü adeta. Yeni bir eve
taşınırsam hem eşyaları yenilerim, hem de
sıfırdan bir yeni yaşam kurarım demiştim. Yeni bir ev
buldum ve mevcut evdeki eşyalarımı toplamaya başladım.
Bir sürü çöpe atılacak metal eşya vardı, çalışmayan
buzdolabından tut yatak başlıklarına kadar. Eskimiş
çamaşır makinesiyle bulaşık makinesi de vardı
yenileyeceğim. "Hurdacı geldiiiii!" anonsunu duyunca
eşyaları çöpe atmak yerine bir hurdacıya veririm diye
düşündüm.
Yaz mevsimi olduğu için zırt pırt hurdacı geçiyordu.
Akşama doğru birini durdurdum. Adam tahminen 45 yaşında,
çelimsiz, zayıf, üstü başı pislik içinde biriydi. Eski evim ikinci
katta idi ve eşyalar çok ağır olduğu için
dışarı çıkaramadım ve hurdacıyı eve
çağırdım. Hava sıcak olduğu için altımda bir
şort ve üzerimde de kısa bir tişört vardı. Adam gelince
gözleri fal taşı gibi açıldı, sanki üzerime atlayacak
gibiydi. Tabii bu durum hoşuma gitmişti, hem uzun süredir
erkeksizdim, hem de o üzeri pis adam bana farklı bir deneyim olarak
görünüyordu.
Adam eşyaları incelemeye başladı, ama bir yandan da
beni inceliyordu. Eşyaları inceleme işini uzattı da
uzattı. İncelediklerini tekrar tekrar inceliyordu, tabii asıl
amacı benim göğüs dekolteme ve bacaklarımı daha çok bakmaktı.
Sonunda her şeyi alabileceğini söyledi. "Ee, kaç para vereceksin
bu eşyalara?" diye sordum. Adam, "Abla hak geçmesin, bunları
büyük kantarla tartmam lazım, depoya götürüp tartıp geleyim
istersen?" dedi. "Nerden bileceğim eşyaları götürünce
bir daha gelip gelmeyeceğini?" dedim. Adam, "İstersen
depoya sen de gel abla!" diye teklif sundu.
Biraz düşündükten sonra kabul ettim. O cılız ve çelimsiz
adam kendisinden hiç beklemediğim bir şekilde o ağır
eşyaları birer birer tek başına yüklenip
aşağıya indirdi. Hepsini kamyona yüklediken sonra yukarı
geldi ve "Tamam abla, hadi gidelim!" dedi. "Sen
aşağıda bekle ben hazırlanıp geliyorum!" dedim.
Odama gittiğimde (Adam abazalıktan kuduruyor, azıcık yüz
versem hemen sikecek, neden kendimi bu adama siktirmiyorum ki?) diye içime bir
heyecan bastı. Onunla sikişmek benim için farklı bir deneyim
olurdu. Külot ve sütyen giymeden sadece kısa bir mini etekle askılı
kısa bir tişört giydim. Sanki hurdacıyla depoya değil,
sevgilimle sikişmeye gidiyordum.
Aşağı indiğimde adam dilini yuttu nerdeyse. Kamyona
bindik ve depoya gitmek için hareket ettik. Yol boyu adam bacaklarımı
ve göğüslerimi kesti. Bu sırada sohbet ediyor, samimiyet
oluşturuyorduk. Adamın adı Sedat imiş, evli ve 3 çocuk
babasıymış. Sedat bacaklarımı ve göğüslerimi kesmekten
kaza yapacaktık nerdeyse. Sedat'a gülerek, "Önüne baksan da
ölmesek!" dedim. Sedat, "Valla abla elimde değil, manken
gibisin!" dedi. Karşılık olarak sadece gülümsedim, beni
acayip arzuladığının farkındaydım...
Sonunda depoya vardık. Şehirden epeyce uzakta, çevresi
dikenli tellerle çevrili, ortasında da yıkık dökük bir kulübe
olan hurdalarla dolu bir yerdi. Bana, "Abla ben eşyaları indirip
kantara koyarken sen kulübede bekle istersen. Tarttıktan sonra sana çay
ikram edeyim!" dedi. Kulubüye girdim, içerisi çok pisti. Yerde eski püskü
kirli bir yatak süngeri, tahta bir masa, iki tane de eski sandalye vardı.
Oturdum ve beklerken de kendimi nasıl siktiririm planları
yapıyordum. Bu gün bu adamla bir şeyler yaşamak istiyordum.
Sedat 15 dakika sonra kulübeye geldi. Eşyaların kaç kilo
geldiğini ve ederini söyleyip parasını hesapladı. Gerçi
beklediğimden az bir paraydı, ama olsun, hiç yoktan iyi idi. Sonra
ikimize de birer bardak çay koydu. Karşıma oturup gözlerini
bacaklarıma dikti. Ben bazen bacak bacak üstüne atıyor, bazen
kıpraşıp frikik veriyordum. Sedat ise kedinin ciğere
baktığı gibi bakıyor, ama hiç bir girişimde
bulunmuyordu.
Baktım bu şekilde bir yere varamayacağız,
insiyatifi ele almaya karar verdim ve "Ama helal olsun, o ağır
eşyaları tek başına nasıl indirip bindirdin öyle! Eski
sevgilim buzdolabını iki santim yerinden oynatamazdı!" dedim.
Sedat'ın gururu okşanmıştı, "Abla bu daha
birşey değil, geçen seninkinden daha ağır
buzdolabını asansöre sığmadığı için 9.
kattan aşağıya merdivenlerden tek başıma indirip
kamyona yükledim!" dedi. Ben de, "Sende şimdi müthiş sert
pazular vardır, görebilir miyim?" dedim. Sedat, "Tabii!"
deyip gömleğini çıkardı. Sadece pazuları değil,
vücudunun görünen hiç bir yerinde gram yağ yoktu, adamın her yeri kas
idi ve terli olduğu için parlıyordu. "Peki dokunabilir
miyim?" dediğimde, "Dokun abla, nereme istersen
dokunabilirsin!" dedi.
Kalkıp yanına dikildim ve pazularına dokunup,
"Hmmm, gerçekten çok sert!" deyip sıkmaya başladım. Sonra
masaj yapar gibi pazularını okşarken, "Sen şimdi bu
güç ve kuvvetle yatakta senin karının canını
çıkarıyorsundur, her gün sabahlara kadar üstünden inmiyorsundur!"
dedim. Sedat iç çekerek, "Yok abla, benim karı ayda bir kere
verdikten sonra hemen dükkanı kapatıyor!" deyince (dükkanı
kapatma) benzetmesine gülmemek için zor tuttum kendimi. "Demek hemen
dükkanı kapatıyor ha? Ee, sen de komşu kadınların
dükkanlarından mı yapıyorsun alışverişi?"
dedim. Yine iç çekerek, "Yok abla, hurdacıyız diye tanıdık
karılar bize pas vermiyor. Anca mektebe gidersek paramızla açık
dükkan buluyoruz!" dedi.
Ben artık fazla dayanamadım ve "Bak benim dükkan
açık!" deyip elini tuttum ve eteğimin altına götürdüm.
Altımda külot olmadığını hissedince şok
olmuştu ve hemen amımı okşamaya başladı. Ama ne
okşama, resmen hamur yoğurur gibi yoğuruyordu. Amım
kısa sürede ıslanmıştı. Ben de onun çadırı
kurmuş sikini pantolon üzerinden elliyordum. Amımı okşarken
zevkten ve heyecandan dizlerim titriyordu. Sandalyede oturan Sedat'ın
kucağına oturdum ve askılı tişörtümü çıkarıp
ona göğüslerimi sundum. Hemen göğüslerimi avuçlayıp teker teker
öpmeye, yalamaya ve emmeye başladı. O göğüslerimi emerken ben
kucağında ileri geri salınıyor, amımı
çadırına sürtüyordum ki, ilk orgazmımı o şekilde
oldum. Amımın suları pantolonunun önünü bile
ıslatmıştı...
Sedat göğüslerimi emmeye doymuyordu, ama ben bir an önce sikilmek
istiyordum. Kulağına doğru eğilerek, "Hadi sik beni,
hadi erkeğim!" diye inliyordum. Sonunda o da dayanamadı ve iki
eliyle belimden tuttuğu gibi beni kaldırıp yerdeki pis
yatağa yatırdı. Çabucak soyundu ve eteğimi sıyırıp
direkt amıma girdi. Böylesi pis bir yerde böylesi bir adama vermek çok
tahrik ediciydi. Kendimi iyice salmıştım. Bitmek tükenmez bir
enerjiyle sikiyordu beni. Bir kez daha orgazm olduğum halde o halen sikmeye
devam ediyordu. Karısını da böyle sikiyorsa, kadın ilk
postadan sonra dükkanı kapatmakta haklı diye düşünmeden
edemedim...
15 dakikaya yakın siktikten sonra hırlayarak,
"Geliyorum!" dedi. "İçime boşal!"
dediğimde kökleyip boşaldı. İçimde biraz bekleyip siki
küçülünce üzerimden kalkıp yanıma yattı, nefes nefese
kalmıştı. Bense sanki üstümden kamyon geçmiş gibi
hissediyordum kendimi. Tavanı izlerken bu adama kendimi siktirdiğime
halen inanamıyordum. Gencecik bir kızdım ve Sedat gibi birisi
benim gibi bir kızı rüyasında bile sikemezdi.
Bir süre sessizce uzandıktan sonra gözüm sikine kaydı.
Boşalmasının üzerinden daha 2 dakika geçmeden siki yeniden
canlanıyordu. Sikini ellediğimde yavaş yavaş
sertleşmeye başladı. Siki aşırı
kıllıydı, ama o an hiçbir şeyden tiksinmiyordum.
Doğrulup sikini ağzıma aldım ve yalamaya
başladım. Çok geçmeden o kıllı siki taş gibi
sertleşti. Sırtüstü yatmakta olan Sedat'ın üzerine
çıktım ve sikini amıma yerleştirip yavaşça üzerine
oturdum. Tamamını aldığımda biraz öyle bekleyip
tadını çıkardıktan sonra hızlı hızlı
oturup kalkmaya başladım. Ben bir kez daha orgazm olup inlerken,
Sedat da zevkten altımda kıvranıyor ve "Sen ne biçim bir karıymışsın.
Ulan sen benim karım olacaktın ki, seni ayda bir değil, her gün
sabahlara kadar sikerdim!" diye iltifat ediyordu...
Bir süre bu pozisyonda devam ettikten sonra beni üzerinden
kaldırıp yatakta domalttı. Arkama geçti ve orgazmdan
ıslanmış amıma geçirip sikmeye başladı. 15-20
dakika da o pozisyonda siktikten sonra yine hırlayarak amıma
boşaldı. İçimden çıkınca birlikte pis yatağa
uzandık ve bir süre konuşmadan dinlenip kendimize geldik. Sedat kalktı
birer bardak çay doldurup getirdi. O pis yatakta içtiğimiz çayın
yanında birer de sigara yaktık...
Doğrusu bu kültürel seviyedeki bir hurdacıyla
sikişmekten beklentimin çok çok üzerinde bir zevk almıştım.
Ama benim azgınlığım bir türlü geçmiyordu. Sigaraları
içtikten sonra yine sikini ağzıma alıp yalayarak
kaldırdım. "Bak benim dükkan halen açık!" deyip
yatağa sırt üstü uzandım ve bacaklarımı
ayırdım. Sedat bu kadar azgın olmama çok
şaşırmıştı. Hemen üzerime gelip amıma
yerleşti ve sikmeye başladı. Altında, "Sik beni
erkeğim!" diye inliyor, onu sürekli kendime çekiyordum, taşaklarını
da içime almak istiyordum sanki. Yaklaşık 20 dakika da bu pozisyonda
sikiştik. Boşalacağını anladığımda,
"Ağzıma ver erkeğim!" dedim. Amımdan
çıkıp sikini ağzıma verdi. Emerek ağzıma
boşalttım ve döllerini yuttum...
Bu arada akşam olmuş, hava
kararmıştı. Ona,
"Bu gece burada kalabilir miyiz?" diye teklif ettim. "Tabii ki!"
diyerek kabul etti. O gece beni 3 posta daha sikti. Sabaha doğru daha gün
yeni ağarmaya başlarken beni eve bırakmasını istedim.
Eve yakın bir yere bırakırken, "Yine görüşür
müyüz?" deyip gözlerimin içine baktı. Ben, "Belki!" deyip
hızla uzaklaştım. Eve girdiğimde aynadaki kendime şok
olmuştum. Her tarafım toz ve pislik içindeydi, sanki dağdan
yuvarlanmıştım. Bir güzel duş aldım ve yatıp
uyudum...
Ertesi gün defalarca Sedat'ın, "Hurdacı geldiii!"
anonsunu duydum, belli ki beni görmeyi umuyordu. Ama o günün akşamı yeni
evime taşındım ve bir daha onunla karşılaşmadım.
Hurdacı Sedat'la sikişmek benim için çok farklı ve zevkli bir
deneyimdi. Sanki beynimde yeni bir bölümü açmış,
aydınlanmış gibiydim...
(Gözde)
(1) Hurdacı Geldiii!
✔
(2) Molada Mastürbasyon Neticesi!
(3) Tatilde Kelepçeli Fantazi!
(4) Bizim Tayfa!
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: