Fantastik Seks Hikayeleri

Şen MİLF'ler!


Şen MİLF'ler! (Sarp 22 Y., Ankara)

Yazın okul kapanır kapanmaz yine yazlığa gelmiştim. Üniversiteye başladığımdan beri yazları gelip hem çalışıp biraz para biriktirmek hem de denizin tadını çıkarmak iyi geliyordu. Genelde ailemle beraber gelirdim, ancak bu sene tek gelebilmek için olabildiğince erken gelmiştim.

Balkondan baktığımda yine şen MİLF'leri güle oynaya denize giderken gördüm. Oya teyze, Pınar teyze, Hatice teyze, Necmiye teyze ve Füsun teyze. İçlerinden sadece Oya teyze ve Necmiye teyze duldu. Ancak diğerlerinin kocaları da işten güçten fırsat bulamaz genelde nadiren yazlığa gelirlerdi. Hepsi yıllardır yaz dönemlerinde buluşur ve hep beraber vakit geçirirdi. Hepsi annemin arkadaşları, çocukları da benim arkadaşlarımdı.

Onlara katılmak için hızla hazırlandım. Kırmızı mayomu ve beyaz tişörtümü giydim. Şapkamı ve güneş gözlüğümü taktım. Aynada kendime bir baktım. Üniversiteye gittiğimden beri vücuduma ve görüntüme çok özeniyordum. Sürekli spor yapıyor ve iyi giyinmeye çalışıyordum. Lisedeki utangaçlığımı ve özgüvensizliğimi atmam hiç kolay olmamıştı, ama spor bu konuda bana çok yardımcı olmuştu. Özgüvenimi tazeledim ve bu birbirinden güzel kadınların yanına gitmek için plaja indim.

Her gün denizde onlarla takılıyordum. Sakin bir ilçe ve çok popüler bir destinasyon olmadığından yaşıtlarım buralara pek gelmek istemez, genelde emekli yeri olarak görülürdü. O nedenle bu kadınlar karşı cinsten iletişim kurabileceğim yegane kişilerdi. Ayrıca hepsinin elinde büyüdüm sayılır, beni çok severlerdi.

Plaja indiğimde çoktan denize girmiş, hatta açılmışlardı. Bu güne mayolarını görerek başlayamamıştım. Beni uzaktan görünce el salladılar. Hızla soyunup kendimi Akdenizin sıcak sularına attım. Hızlı kulaçlarla iki dakika içinde yanlarındaydım. Oya teyze hemen, "Yavaş oğlum, biz bir yere kaçmıyoruz ya!" dedi gülerek. "Ne yapayım sultanlar, başınızda erkek olmadan daha fazla yüzmenize izin veremezdim!" diye karşılık verdim. Gülüştüler.

Sonra uzun uzun sohbet ettik denizde. Yani güya sohbetti bu. Ben anlattıklarından çok mayolarına, görebildiğim kadarıyla dolgun göğüslerine ve göğüs çatallarına bakıyordum çaktırmadan.

Aralarında en sıcakkanlıları Oya teyzeydi. 48 yaşında, 1 çocuklu bir duldu. Kocası 6 sene önce trafik kazasında vefat etmişti ve kızı yurt dışında okuyordu. Boyu en fazla 160, kilosuysa sanırım 65 falandı. Dolgun ama şişman durmayan kıvrımlı hatları, oldukça iri göğüsleri, ince sayılabilecek beli ve tatlı göbeği, dolgun ve biraz selülitli kalçaları-basenleri, hafif esmer ve denizde koyulaşan teni beni benden alırdı. Küçük bir burnu, yuvarlak yüz hatları, dolgun elmacık kemikleri, hafif dolgun dudakları ve geniş ağzı, içten gülüşü, siyah ve omuzlarında biten içe kıvrımlı düz saçları, yüzündeki hafif kırışıklıklarla yaşına göre oldukça alımlı bir kadındı.

Beni çok sever, çok şakalaşırdı. Denizde de sık sık su şakaları yapar, beni suya batırırdı. Tabii ben bu anlardan istifade eder, sık sık onun dolgun vücuduna dokunur, su altında onu izler ve eve gidince bu anları hayal ederek duşta sikimi sıvazlaya sıvazlaya büyük bir zevkle boşalırdım.

Yine beni batırdı ve sırtıma çıktı. Daha önce batırdığı olmuştu, ama ilk defa sırtıma çıkıyordu. Sırtıma çıkmaya çalışırken ayağı çoktan kalkmış olan yarrağıma ciddi oranda baskı yapmıştı, kendimi hemen kurtarmaya çalıştım ancak hissetmemesi mümkün değildi. İnanılmaz derecede utanmıştım. Sırtıma yarım yamalak çıktıktan sonra denize düştü ve ben de biraz uzaklaştım. O çok gülüyordu hiçbir şey olmamış gibi ama ben fazlasıyla tedirgin olmuştum ona olan arzularımı anlamasından korkarak.

Evet, hepsini hayal ederek yıllarca 31 çekmiştim, ama bunların hepsi gizliydi, bana özeldi. Hepsi benden yaşca oldukça büyük olmakla beraber annemin de arkadaşlarıydı. Onların gözünde ben çalışkan, yakışıklı, akıllı, üniversitede mühendislik okuyan, terbiyeli ve iyi yetişmiş bir gençtim. Oya teyzenin ona kalkmış sikimi hissetmesi bu imajım açısından kabus olur, bir daha içlerine çıkamaz, yüzlerine bakamazdım. İçimde inanılmaz bi korku vardı.

Neyse ki o hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etti ve ben de daha çok Hatice teyze ve Necmiye teyze ile takılıp mesafemi korudum ve sikimi indirmeye çalıştım. Daha sonra onlardan biraz uzaklaştım ve açılarak yüzdüm, çünkü çok utanıyordum.

Sonra yavaş yavaş denizden çıkıp el sallayarak evlerine gittiler. Arkalarından mayolarını ve ıslak vücutlarını izledim. Hatice teyze her zamanki gibi mor haşeması ile gelmişti. Haşemasının üstü bol, altı tayt gibi dardı. Zaten sudan çıkarken hepsi üzerine yapışırdı. Boyu oldukça kısaydı 1.52 ancaydı. Minyon bir yapısı vardı, ama vücut hatları sıkı ve biçimliydi. Göğüsleri de diğerleri arasında en küçüğüydü sanırım, ama genelde çok belli olmazdı.

Hemen arkasından Necmiye teyze ile Pınar teyze çıktı. Necmiye teyzede mavi, yakası fırfırlı, sırtı açık bir mayo vardı. Dolgun kalçalarını kapatmak için iyi bir tercihti. Onun da bacaklarında hafif selülitler vardı ve yaşını düşününce bu gayet normaldi. Vücut hatları kıvrımlı ve dolgundu. Boyu sanırım 1.65 civarıydı. Buğday teni esmerleşmeye başlamıştı. Saçları aslında kahve rengiydi, ama koyu kızıl bir renge boyatmıştı. Böylesi ona daha çok yakışıyordu.

Sonra Pınar teyzeyi izledim. Aralarında en dolgun vücutlu olan oydu. Diğerlerinden kiloluydu. Boyu Oya teyzeden biraz fazlaydı, sanırım 1.62 falandır. Kilosu da sanırım 70 civarıydı. Daha ilk bakışta karnı, geniş beli ve yerçekimine karşı koyamadığı için aşağı doğru sarkmış ancak asla kötü durmayan oldukça iri ve doğal göğüsleri onu diğerlerinden ayırıyordu. Kalçaları ve baldırları geniş, teni pürüzsüzdü. Siyah düz bir mayo giymişti. Beyaz teni güneşte çoktan yanmıştı ve vücudu yer yer kırmızıydı. Mayonun üstü geniş ve dekolte kısmı birleşikti, iri göğüslerini kavramakta epey zorlanıyordu. Altı da geniş kalçalarını kapatma konusunda oldukça zorlanıyordu. Nitekim denizden çıkarken götünün arasına girmiş mayoyu düzeltti ve uzun, neredeyse belinin yarısına gelen açık kahverengi saçlarının suyunu akıttı. Daha sonra Necmiye teyze ile beraber ağır ağır gözden uzaklaştılar.

Sonra Oya teyze ve Füsun teyze denizden çıktı. Oya teyze esmer tenine renk katacak açık mavi ve bej bir bikini seçmişti. Altı genişti ve dolgun kalçalarını kapatıyordu. Ama göğüsleri üst parçadan taşıyordu her zamanki gibi. Havlusunu almak için eğildiğinde hafif kırışan göğüs arasında kolyesi parlıyordu. Dönüp ağır ağır yürürken hafif selülitli ama oldukça güzel bacaklarını izledim.

Yarrağım dimdik olmuştu çoktan ve denizin içinde mayomdan çıkarmış okşuyordum. Sonra Füsun teyze çıktı. İçlerinde en güzeliydi. Çocukluğumdan beri aşıktım ona. İlk aşkım, çocuk halimle ilk öptüğüm kadındı. Beyaz teni güneşte çillenmişti. Üstüne turuncu bir mayo giymişti. Hatlarını diğerleri kadar belli etmezdi. Göğüs bölgesi dekolteli değil kapalıydı. Sadece sırtı açıktı. Diğerlerine kıyasla oldukça fitti vücudu, çünkü her gün koşuya giderdi. Sırtından akan suları izlerken onun bir sanat eseri olduğunu düşündüm. Sonra koyu sarı saçlarını arkaya attı ve havluya sarılarak görsel ziyafetime nokta koydu.

Sikimin inmesini bekleyip ben de çıkmıştım denizden. Yürürken marketten çıkan Oya teyzeyi gördüm yine. İki eli dopdoluydu poşetlerle. Hemen yardıma koştum. "çok teşekkür ederim aslan oğlum, centilmen oğlum!" diye iltifatlarla gururumu okşadı yine. Evine kadar taşıdım, ama vücudu havluya sarılı olduğundan göz ziyafeti pek çekemiyordum.

Bizimle aynı sitede karşı blokta oturuyordu Oya teyze. Merdivenden çıkarken o kapıyı açacağı için önden çıktı. Bu da bana havlunun altından o dolgun götünü ve güzel bacaklarını izleme imkanı veriyordu. İkinci kata geldiğimizde sikim yine kalkmış ve mayomdan belli oluyordu. Ellerim dolu olduğu için çaresizdim ve kapı açılınca bir an önce torbaları koymak için bekliyordum.

O anda Oya teyze anahtarı düşürdü ve yanda duran bana doğru eğilince kalkmış yarrağımla burun buruna geldi. Eğilirken kafasını, daha doğrusu alnını çarpmıştı bir an ve eğildiğinde gözleri yarrağıma dikildi. Kendimi geri çektim o da anahtarı alıp kapıyı açtı, ama havlusu düştü. Yüzü kapıya dönüktü ve hafif bir tebessüm farketmiştim, ama emin olamadım.

Yarrağım önde eve girerken utana sıkıla poşetleri mutfağa bıraktım ve hızla çıkmaya çalıştım. Oya teyze ise kolumdan tuttu ve "Hiçbir yere bırakmam, kahvaltı yapacağız beraber, yalnızsın zaten, ben sana güzel bir kahvaltı hazırlarım!" dedi gülümseyerek.

Çayı koydu ve kahvaltıyı hazırlamaya başladı. Ben de ona yardım ediyordum, üst raftan tabakları bardakları indiriyordum, tabii vücutlarımız birbirine değiyor, özellikle kalkmış sikim kalçalarına yaslanıyordu. Onun rahat tavırları beni de rahatlatmış, izin verdiği yere kadar ona temas ediyordum. Sikim gerçekten taş gibiydi ve sürekli koluna sırtına ve kalçalarına değiyordu. Kalçalarına değmesi için ben biraz eğiliyordum desem daha doğru olur, boyu benden oldukça kısaydı.

Ben gittikçe kendimi kaybediyordum, ama içimde de ters bir şey söyleyecek diye büyük bir korku vardı. Bu hayatımda yaşadığım en yüksek heyecanlardan biriydi. Sertçe yasladığım bir anda Oya teyzeden belli belirsiz bir inilti çıktı ve bu durum bana onun da bundan hoşlandığını düşündürmeye başladı.

Kokusu, ıslak saçları, pürüzsüz bedeni gittikçe başımı döndürüyordu. Ancak bu çok uzun sürmedi, benden uzaklaştı ve kahvaltılıkları masaya koyarak beni de oturttu. Kendi de geldikten sonra hem kahvaltı ediyor, hem de sohbet ediyorduk. Bana, benimle vakit geçirmekten sohbet etmekten çok hoşlandığını, beni çok olgun ve aklı başında bulduğunu söyledi. Kız arkadaşım olup olmadığını sordu.

Üniversitede bir kız arkadaşım olduğunu, ama onun Ankara'da yaşadığını, bu nedenle yaz boyu pek görüşemediğimizi söyledim. "Onu özlediğin belli oluyor!" dedi gülerek. Sonra elini omuzuma koydu ve biraz okşayarak geri çekildi. Sikim çığrından çıkacak kadar şişmişti. Neyse ki kalktı ve masayı topladıktan sonra akşam için bana yemek koydu. Bu arada sikim biraz da olsun inmişti ve bu fırsattan istifade müsade istedim. Şakayla karışık ellerini öptüm ve "Teşekkürler sultanım!" dedim ve kapıya geçtim.

Yemekleri bir bez çanta içinde bana verdi. Beni yolcu ederken sıkı sıkı sarıldı. Göğüsleri bedenlerimiz arasında ezilmişti. "Afiyet olsun!" deyip gülümsedi ve kapıyı kapattı.

Eve geldiğimde çantayı boşaltıp yemekleri buzdolabına yerleştirdim. Siyah bir poşeti de alıp içinden yemeği çıkarmak için açtığımda şok oldum. İçinde yemek değil Oya teyzenin kırmızı, dantelli bir külodu vardı. Bu bez çanta onun plaj çantasıydı ve sanırım mayoyu giymeden önce çıkardığı külodu içinde unutmuştu.

Kafamı çevirip onun evine doğru baktım. Kafasında havlu ile çamaşır asıyordu. Bu azgınlığa daha fazla dayanamadım. Hızla üstümü çıkardım, külodu koklayarak yarrağımı sıvazlamaya başladım. Hem onu izliyor, hem am kokusu sinmiş kilodunu kokluyor ve büyük bir hazla 31 çekiyordum. Gözlerim ona kilitlenmişti.

O an sadece o balkonda onu yaslayıp amcığını sikmeyi ve zevk iniltilerini tüm siteye dinletmeyi düşünüyordum. O dolgun kalçalarını tokatlaya tokatlaya amcığına girdiğimi hayal ediyordum. İri göğüslerini avuçladığımı, boynunu koklayarak yarrağımı içine köklediğimi... Dünya benim için bundan ibaretti sanki.

Pencereye perdenin arkasına iyice yaklaştım, elime okkalı şekilde tükürdüm, külodu elime aldım ve hızlandım. Yarrağımın üstündeki damar çatlayacak derecede şişmişti. İçimdeki hayvani arzu beni ele geçirmişti. Perdenin arkasında çocukluğumdan beri tanıdığım, benden 26 yaş büyük, neredeyse elinde büyüdüğüm Oya teyzeyi çamaşır asarken izliyor ve götünden çıkardığı küloduna 31 çekiyordum.

Daha fazla dayanamadım ve amcığına boşaldığımı hayal ederek böğüre böğüre, oluk oluk Oya teyzenin küloduna boşaldım. Yarrağım arka arkaya kasılıyor, bütün döller volkan gibi külodun üstüne patlıyordu.

Boşalmam bir hakikaya yakın sürdü. Gözlerim kararmıştı. Yere çöktüm. Sırt üstü uzandım. Tam o anda içime bir tedirginlik yayıldı ve bu döllerimle kaplanmış külotla ne yapacağımı düşündüm. O zaman bu külotun bana hayalimdeki bu kadını elde etmenin kapılarını açacağını bilmiyordum.

Akşama doğru kapının sesiyle uyandım. Kapıyı açtığımda Oya teyzeyi karşımda gördüm. Üzerinde koyu mavi, beyaz puantiyeli tek parça elbisesi vardı. Elinde koca bir tabak kek tutuyordu. "Ayy uyandırdım mı Sarpcığım, kusura bakma, kek yapmıştım, sana da getirdim!" dedi.

İçeri davet ettim. İki adımda mutfağa girdi ve tezgaha keki bıraktı. Ben de tam kapıyı kapatmıştım ki o anda ne kadar büyük bir hata yaptığımı anladım. Boşaldığım külot olduğu gibi mutfakta pencere denizliğinin üstündeydi ve her tarafı döl içindeydi. Pencere de onun evinin arka balkonuna bakıyordu. Her şey ortadaydı. Onu görürse biterdim.

Hızla arkamı döndüm, ama artık çok geçti. Oya teyze külodu eline almıştı ve yüzü şok içindeydi. Kalbim inanılmaz bir hızla atıyordu. Korku ve heyecan bir aradaydı. "Oya Teyze açıklayabilirim, ne olur beni dinle..." dedim. Ağzı açık kalmış gözleri büyümüştü. Hiçbir şey söylemiyor, olduğu yerde duruyordu.

O sustukça, ben ona ne kadar ilgim olduğunu, onu liseden beri arzuladığımı, ona hayran olduğumu, hatta aşık olduğumu söylüyor, bu arzuya dayanamadığımı ve kendimi kaybettiğimi, çok üzgün olduğumu falan anlatıyordum. İnanılmaz derecede panik içindeydim ve muhtemelen çok saçmalıyordum.

Hiçbir şey demedi, yüzüme baktı bir kez ve yanımdan yavaşça geçerek elini kapıya attı. O anda dayanamayarak arkasından sarıldım ve "Ne olur gitme..." diye fısıldadım. Ona sımsıkı sarılmıştım. Boynunu koklayarak öptüm. "Ne olur gitme!" dedim yeniden. Hareketleri durdu. Kıpırdamadan duruyordu sadece, ama eli halen kapıdaydı. Nefes alışverişi hızlanmıştı.

Ellerim karnındaydı ve hafifçe göbeğini okşadım. Sol elimi korkarak yukarıya, iri ve güzel göğüslerine götürdüm ve sağ göğsünü avuçladım. Sütyen giymemişti ve o muhteşem göğüsleri ile aramızda sadece elbisesinin ince kumaşı vardı. Kendime inanamıyordum, ama durmuyordum da. Meme ucu sertleşmişti. Kız arkadaşlarımla yaşadığım tecrübelerden bunun kadınların tahrik olduğunun bir göstergesi olduğunu gayet iyi biliyordum. Bu da beni hem oldukça azdırmış, hem de cesaret vermişti.

Yarrağım sertleşmiş ve sırtına ve dolgun kalçalarının üstüne baskı yapıyordu. Yeniden boynunu öptüm ve "Ne olur gitme, seni çok istiyorum!" dedim. Eli kapı kolundan düştü. Ben de sağ elimi bacaklarının arasına götürdüm. Külodu ve elbisesi olmasına rağmen amcığından yayılan sıcaklık elime kadar ulaşıyordu. Elbiseyi yukarı toplamaya çalıştım, ama uzundu. Neyse ki ufak bir yırtmacı vardı. Oradan tutarak yukarı çektim ve elimi tekrar amcığına götürdüm. Elimi sertçe tuttu. Sanki daha fazla ilerleme der gibiydi.

Ama durmaya niyetim yoktu. Tül gibi ince külodunun üzerinden amcığını okşamaya başladım. Aşırı derecede ıslanmıştı ve bunu rahatlıkla elimde hissediyordum. Belki de bunu hissetmemi istememişti. Nefesini tutamıyor, dudağını ısırarak istemsizce inliyordu. Yanımızdaki aynaya baktım. Manzaraya inanamıyordum. Oya teyze kapı ile aramda, elimin altında, gözleri kapalı inliyordu. İnanılmaz sexy idi.

Elimi külodundan içeriye kaydırdım. Parmaklarım kilitorisini yakaladı ve hapsetti. Büyük bir zevkle okşuyordum. Okşadıkça ıslaklık artıyor, tüm elime yayılıyor, elim hareket ettikçe şıpır şıpır sesler geliyordu. Boynunu, kulağını emiyor, iri ve doğal memelerini yoğuruyor, aynı anda sikimi bastırıp çekiyor, yumuşak bedenine sürtünüyordum.

Memelerini elbisesinden çıkarıp serbest bıraktım. O kadar dolgun ve irilerdi ki! Sağ memesini sertçe kavradım ve aynı anda amcığının içine orta parmağımı soktum. Boğazından keskin bir inleme yayıldı. Amcığını parmaklarken memelerini yoğuruyordum artık. Su içindeydi elim. İnlemeleri giderek arttı. Yarrağım çıldıracak gibiydi, neredeyse şortumu delecekti. Sol elimi göğüslerinden çektim ve şortumu indirerek yarrağımı serbest bıraktım. Elbisesini iyice kaldırıp kalçalarına dayadım. Amcığını okşayıp parmaklamayı ise asla bırakmadım.

Yarrağımı götüne sürtüyor, durmaksızın amcığını okşuyor ve parmaklıyordum. Birden elimi sımsıkı tuttu ve sıktı. İnlemeleri çoğalmış, sesi artmıştı. Amcığı kasılmaya başladı. Elimde orgazm oluyordu. Bacakları içe doğru bükülüyor, kalçalarını bana doğru yaslıyor, elimi bileğimden sıkıyor ve inleye inleye orgazm oluyordu. O kadar çok su bıraktı ki, bileğime kadar su içindeydim ve bunlar yere damlıyordu.

Bir anda dizlerinin bağı çözüldü, yere doğru düşecekken onu daha sıkı kavrayarak tuttum. Kucaklayarak yatak odasına götürdüm. Tahmin ettiğimden ağırdı, ancak onu rahatça taşıyacak kadar güçlüydüm. Onu annemlerin yatağına yatırdım. O nefesini düzenlemeye çalışırken onu izledim. Büyük göğüsleri elbisesinin dışında vücuduna doğru yayılmış, elbisesi yukarı sıyrılmış, prüzsüz bacakları karşımdaydı.

Olanlara halen inanamıyordum. Yıllarca hayallerimi süsleyen bu kadın az önce parmaklarımın altında orgazm olmuştu. Yarrağım halen demir gibi sertti. Daha fazla beklemeye niyetim yoktu. Usulca uzandım, bacaklarını okşayarak yukarı çıktım ve yavaşça beyaz, tülden külodunu aşağı sıyırdım. Amcığının dudakları dışa doğru kıvrımlıydı. Klitorisinin üstünde orta uzunlukta üçgen şeklinde bırakılmış kıllar vardı. Bu zamana kadarki kız arkadaşlarımın amcıklarından çok farklıydı. Parlayan amcığına büyülenmişcesine bakıyordum.

Bacaklarının arasına uzandım ve o muhteşem amcığı yalamaya başladım. Sıvılarının tadını daha ilk anda çok sevmiştim. Oya teyze hiç hareket edemiyor sadece inliyordu. Parmaklarım usulca içine girdi. Yavaş ama kararlı hareketlerle önce bir sonra iki parmağımı soktum ve yalarken parmaklamaya devam ettim.

Bir süre sonra yalamayı bıraktım ve üstümü çıkardım. Bacaklarını ayırarak iyice yaklaştım, iri yarrağımı amcığının üstüne bıraktım ve birkaç kere fırça çektikten sonra derin bir nefes alıp vererek içine ittirdim. İşte o anda ilk defa Oya teyzenin gözleri açıldı. Kocaman gözlerle ve açık ağzı ile bana bakıyordu. Gözlerimiz kilitlenmişken ben 18 cm uzun ve soda şişesi gibi kalın, damarlı yarrağımı içine ittiriyordum.

Amcığı tahmin ettiğimden oldukça dardı, ama o kadar kaygandı ki girerken çok zorlanmadım. Dibine kadar girdiğimde nefesini tuttu. Sağ elimle sol göğsünü kavradım ve sıktım. Üzerine uzandım ve sol elimle yanağını okşadıktan sonra destek almak için boynunun altından kavradım. Burun burunaydık. Yarrağım köküne kadar içindeydi. Açık kahverengi gözleri parlıyordu. O anda dudaklarına yapıştım.

O da karşılık veriyordu. Elini saçlarıma götürdü. Ben içinde yavaş yavaş hareket ederken dudaklarımı öpüyor, saçlarımı okşuyordu. Ben hızlanıp dibine dibine vurdukça ağzımın içine içine inliyordu. Derken birden amcığı kasıldı, bacakları titredi, boğazından tiz inlemeler çıkıyordu ve orgazm oldu. Bense bir an bile durmadan pompalıyordum, kalbim hızla atıyordu ve giderek boşalmaya yaklaşıyordum.

İyice hızlandım ve boşalacağımda içinden çıktım. Çıkan yarrağımın yerine sol elimin iki parmağını soktum. Onu parmaklarken de sağ elimle yarrağımı okşuyordum. Gözleri yarrağıma kilitlenmişti. Büyük bir tazyikle boşalmaya başladım. İlk döl büyük bir hızla suratına çarptı. Hemen gözlerini kapattı. Derken ikincisi ve üçüncüsü boynuna, göğüslerine düştü. Nefes nefese ve inleye inleye boşalıyordum. Vücudum ter içindeydi.

Boşalmam bittiğinde yüzünden karnına kadar her yer döl içinde kalmıştı. Üzerine uzandım ve kulağına harika bir kadın olduğunu, onu çok sevdiğimi, bana hayatımın en güzel anını yaşattığını söyledim. Sadece gülümsedi. Çok yorgun görünüyordu ve bir dakika geçmeden uyudu. Külodu gördüğü andan beri tek kelime etmemişti, ama mutlu görünüyordu. Belki de konuşmamak daha iyiydi.

Saate baktığımda uyandığımdan bu yana nerdeyse bir saat geçmişti ve işe gitmem gerekiyordu. Hızla duşa girdim ve hazırlandım. Oya teyzeyi o halde bırakarak evden çıktım. Çalıştığım bara giderken içimde çok büyük bir mutluluk, heyecan ve bundan sonrasında dair biraz da olsa tedirginlik vardı. Bunun tek seferlik birşey olmamasını umarak kafamda sabaha kadar dönecek birçok soruyla baş başaydım.

(Sarp)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Yolla

Fantastik Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: