Gençlerle Zıvanadan Çıktım! (Gamze 46 Y., İstanbul)
Kocamla
evlendiğimizde üniversiteyi daha yeni bitirmiştim ve önümde
hayallerim varken ailemin de etkisiyle ne olduğunu pek anlamadan evlendim.
Aramızda yaş farkı vardı ama sorun etmemiştim. Ben 23
kocam 34 yaşındaydı evlendiğimizde. Seksi seven ve bilen genç
bir kadındım evlendiğimizde. Ama hiç beklediğim gibi
olmamış, ilk gecemizde bile 15 dakika yeterli gelmişti ona.
İçime girip biraz sokup çıkarmış ve sonra boşalmıştı.
Benim isteğimi görünce keyiflenip bir daha yapmıştı. Bakire
olmamamı hiç sorun etmemişti. Balayı sonrası 2 yıl
böyle geçerken sonrası daha da azalmıştı. Kocamın
tecrübesinin benden bile az olduğunu anlamıştım. Sorun
etmedim çok. Zaten evlenen bütün kadınlardan duyduğum evlilikte seks
hayatının sadece bir bilemedin üç sene sürdüğüydü. Hemen hamile
kaldım. Sonra zaten o az olan seks de bitti.
Zengindi sevgili
kocam. Müteahhit olarak başladığı hayatta sonra galeri,
ticaret derken bana ve oğluma iyi bir hayat
yaşatmıştı. Varsın geceleri üstümde bir iki debelenip
uyusun. Bazı geceler yalnız iken üniversitede
yaşadıklarımı düşünüyordum. O zamanki sevgilim sabah
güneşini görmeden pek inmezdi üstümden. Hemen herşeyi
yaşamıştık onunla. Beni götümden siktiği gece
canım çok yanmış ama sonra ona verdiğim hazdan çok tahrik
olmuştum. Benim pek de nazlanmadığımı, götümden
sikilirken zevk aldığımı görünce de götümü hiç boş
bırakmamıştı. Sonra da okullar bitince ayrılık ve
sonunda evlilik işte.
Kocam iş
hayatında başarılı olunca ve bizden de birşeyi esirgemeyince
ben de bazı şeylere çok takmadım. Bazen haftasonları eve
gelmezdi iş bahanesiyle. Eve gelince üstünde sarı uzun saçlar
bulurdum. Tüm yaptığının 10 dakika sürdüğünü çok iyi
bildiğim için o 10 dakikayı sorun etmedim önce. Sonra zaten onun da
ayağı kesildi bu tür ilişkilerden. Ama daha kötüsüne
başladı: Kumar!
Çok para
kaybetmezdi. "Zevkine oynuyorum!" dese de 10 bin 15 bin dolar giderdi.
Açıkçası bizim maddi durumumuza göre önemli bir miktar değildi.
Dört beş ayda bir Kıbrıs'a giderdik beraber. Oğlum
büyüdükten sonra sıkıldı ve gelmedi bizimle. Kıbrıs'a
gittiğimizde rutinimiz değişmezdi pek. O otelin kumar salonuna
gider ve 8-10 saat bazen daha da fazla orada kalırdı. Sonra odaya
gelip uyur ve biraz benimle kalıp ertesi gün yine giderdi. "Gel sen
de oyna hayatım, canın sıkılmasın, Slot falan
eğlenirsin biraz!" dese de, benim hiç ilgimi çekmiyordu kumar.
Böyle böyle
yıllar geçti. Kocam iş ve kumarla vakit geçirirken ben de
yaşadığım boşluğu bakımımla giderdim.
Spor, bazı estetikler, biraz botoks derken hiç de 46 yaşında
gibi göstermezdim. Çevremdeki arkadaşlarım da bunu tasdik eder,
"Harcıyorsun bu güzelliği!" derlerdi. Göğüslerim iri
ve dikti yaşıma göre. Popom taş gibiydi pilates sayesinde.
Sadece bedenim değil ruhum da gençti. Oğlumun 17-18 yaşında
arkadaşları ile çok iyi vakit geçirir, aralarında
yaptıkları şakalara güler, ben de onlara
takılırdım. Bazısı bana bakardı, ama ergen işte der önemsemezdim. Hoşuma bile giderdi bakmaları. Bazı
geceler dışarı çıktığımızda ise
erkeklerin bakışlarını üstümde hissederdim.
Bazısı bana öyle bir bakardı ki... Ohhh, beni böyle arzulayan
bir erkeğin altında olmak isterdim o zaman. İçimdeki istek,
yangın gün geçtikçe artmasına rağmen hiç aldatmadım
kocamı. Pørnø izleyip kendimi okşamaya
başlamıştım artık ve bu bana yetiyordu. Daha
doğrusu kendimi kandırıyordum aslında yetiyor diye.
Bu yaz
başında kocam yine, "Kıbrıs'a gidelim!" diye
tutturdu. Uzun zamandır oynamamıştı ve bu işe
ayırdığı bütçe de iyice büyümüştü. Anlaşılan
bu sefer daha uzun kalacaktık. Tabii bu benim için daha uzun gündüzler ve
geceleri yalnız geçirmek olduğu için pek istemiyordum. Hiçbir zaman
dırdırcı bir kadın olmadığım için,
"Tamam gidelim!" dedim fazla uzatmadan. Ben de özlemiştim zaten
plajları.
Kıbrıs'a
inip otele yerleştiğimizde kocam hemen üstünü değiştirdi.
Her zaman gittiğimiz otellerden değildi bu seferki. En azından
öbüründe birkaç hanımı tanıyordum da yalnız
kalmıyordum. Arkadaşları ile grubunu yapıp salona neredeyse
koşarak indi. Ben de plaja indim. Boş gibiydi biraz ortalık
geçen senelere göre. Tek başıma uzanıp kitap okuyor, biraz
yüzüyor sonra yine plajda keyif yapıyordum. Odamda öğlen uykusu,
havuz başı akşam yemeği ve yemek sonrası havuzda
birkaç içki. Son 3 günüm böyle geçmişti. 3 günde toplam 3 saat vakit
geçirmemiştik kocamla. Bazen akşam yemeğe gelse de
çoğunlukla salonda hallediyordu onu da. İyice canım
sıkılmıştı artık ve kızmaya da
başlamıştım kocama. Yalnız olduğumu gören bazı
tipler askıntı olsa da evli olduğumu belirtip ustaca
sıyırıyordum kendimi.
Cuma sabahı
yine plaja indim erken saatlerde. Pazartesi dönecektik madem, iyice
bronzlaşmak istiyordum. Oğlum da üniversite öncesi
arkadaşları ile tatile çıkmıştı. Telefonla
konuştuğumda kızlarla olduğunu anlayıp pek
rahatsız etmedim onu. Doğaldı tabii. Cebinde bol parası olan
bir genci kızlar boş bırakmazdı. O da bunun
sefasını sürüyordu. Eh sürsün diye düşünüp plajda boş bir
yere geçtim. Güneş kremimi sürüp uzanırken bikinimin de üstünü
açıverdim rahat rahat. Plaj boştu zaten ve tek tük
yaşıtım turistler de üstsüzdü.
Gözümde güneş
gözlüğüm yüzüstü uzanırken birkaç gencin konuşması
uyandırdı beni. "Sikecem yapacağın işi, niye
geldik buraya, dağa gitseydik bari, kız falan yok burada!" diye
küfürlü konuşup gülüşüyorlardı. Öbür arkadaşı da,
"Esas buraya geliyorlar, erken daha, bekle biraz..." falan diyordu
yine küfrederek. Hafifçe başımı kaldırıp baktım.
Biri esmer öbürü kumral oğlum yaşlarında,
yakışıklı, spor yaptıkları her halinden belli, ama
biraz kaba saba 2 genç erkekti gelen. Dört beş metre uzağıma
yerleşmişler, bira içip kritik yapıyorlardı kendilerine
göre. "Tüm kış hayatım sikildi inşaatta. Kız
bulamazsam sana saplarım bak kanka, 7 aydır abazayım!"
diyen delikanlı sanırım gerçekten çok abaza
kalmıştı ki sesinin tonunu pek ayarlayamıyordu
arkadaşına kızarken.
Doğruldum
yattığım yerde. Biraz rahatım kaçmıştı.
Doğrulurken de bikinimin üstünü ayarladım düşmesin diye.
Ellerimle tutarken o an ikisi ile göz göze geldik. Üstlerinde rengi iyice
solmuş şort mayo vardı. Bağladım ve oturup bir sigara
içmek istedim. Çantamda sigaramı ararken ikisinin de ilgisi bana
kaymıştı birden. Turist sanmışlardı beni. Esmer
olan Türkçe bilmediğimi düşünürek benim harika bir milf
olduğumu, eline geçse sabaha kadar boş bırakmayacağını,
en az 5 postası olacağını konuşurken, öbür
arkadaşı da ona hak veriyor, "At gibi. İkimiz birden
amından götünden siksek doyuramayız bunu kanka!" diyordu.
Rahatsız olmuştum konuşmalarından. Ama beni çok arzulayan
böyle iki yakışıklı da biraz ilgimi çekmişti. Gençler
işte, biraz eğleneyim rezil edeyim şunları bari diye
düşündüm. Severdim böyle oyunları.
Sigarayı bulup
çakmağı ararken fırlamalardan kumral olanı birden
zıpladı ve yanıma geldi. "Lighter, buyur fire!"
diyerek bildiği 3-5 kelime ingilizce ile bana çakmağını
uzatıyordu gülümseyerek. Gülümsedim birşey demeden ve sigaramı
yakıp, "Thank you!" dedim hiç oyunu bozmadan. "You very
beautiful!" diye gülümsedi ve birden elini bacağımın üstüne
koyuverdi. O bunu yaparken esmer olan da anında gelmiş ve rusça birşey
konuşmaya başlamıştı. Anlamadığım için
boş boş bakıyordum, ama o eli de hemen ittirmiştim
bacağımdan. İstediğim kadar sert ittirememiştim o an.
Sanırım bundan cesaret alan öbürü de kolumu okşamış ve
"Çok güzelsin diyorum ya niye anlamıyorsun?" diye
gülümsemişti biraz salakça. Yüzümü ekşittim. Bu oyun fazla
uzamıştı ve bitirmem lazımdı artık.
"Gençler,
gerçekten yabancı gibi mi görünüyorum ya? Anlamadınız mı
Türk olduğumu, yoksa biraz saf mısınız siz
bakayım?" deyiverdim. İkisi de irkildi birden. Oyunuma devam
ettim yine. "Böyle rahatsız ederseniz güvenliğin gelmesi bir
dakikayı bulmaz, biliyorsunuz değil mi?" dediğimde kekeler gibi oldular. Birbirlerine suçlar
gibi ters ters baktılar. Oyuna devam ettim sonra. Sanki hiçbirşey
olmamış, hakkımda konuştuklarını hiç
duymamışım gibi, "Eee, ne yapıyorsunuz, tatile mi
geldiniz yakışıklılar?" dediğimde yüzleri yine
değişti. Gülümsedim ve denize girdim sonra. Bir anda atlayıp
hızlı hızlı açıldım ve kendime kendime güldüm.
İkisi de yerlerine dönmüştü gördüğüm kadarıyla. Benim için
eğlence bitmişti aslında, ama anlaşılan onlar
şanslarını denemek istiyorlardı biraz daha.
Yerime dönüp
kurulandıktan sonra ikisi de yanıma gelip, biraz mahçup gibi bir
ifadeyle özür dilediler. Türk olduğumu hiç anlamadıklarını,
bilemeden ayıp ettiklerini falan söylerlerken tanışıverdik.
İki de çocukluk arkadaşıymış. Nispeten ucuz
olduğu için Kıbrıs'a tatile gelmişler. Hakan 20, Kemal ise
21 yaşındaydı. Gençlerle çok kolay anlaşırdım
zaten dediğim gibi. Bir saat kadar oturup konuştuk plajda.
Aslında sanki birşey saklıyor gibiydiler. Ama niyetlerini zaten
tahmin edebiliyordum. İkisi de bana iltifat ediyordu sürekli. Gözleri
bikinimden taşacak gibi duran göğüslerimdeydi ikisinin de. 46
yaşında olduğumu duyunca
şaşırmışlardı. Ben de onlara çok
yakışıklı olduklarını söyleyip, kızlar
konusunda iyi şanslar diledim biraz şakalaşarak ve sonra
doğrulup kalktım odama gitmek için. O an Hakan birden hızla
önünü düzeltti. Offf, sadece birkaç saniye sürmüştü, ama hareketini
gördüm. Çadırı tam anlamıyla kurmuştu.
Odama girip banyo
yaparken kendimi tutamadım. Akan suyun altına bedenimi okşamaya
başladım. Göğüslerimi okşarken elim bacak arama gitti.
Parmağımı sokarken küvete uzandım. Yarım saate
yakın kendimi tatmin edip orgazm olurken gözümün önünde Hakan ve bana
biraz piç piç, azgınca bakan Kemal vardı. O kolların
arasında olmak, tüm o abazalığını üstümde gidermesi,
ohhhh, bir daha parmakladım kendimi. Bu sefer iki deliğimle de
oynuyordum ve bu sefer daha şiddetli orgazm oldum.
Biraz uzanıp
uyuduktan sonra kendi kendime düşündüm. Bu kadar etkilenmeme
şaşırmıştım. Evet bu yaşta iki gencin
ilgisini çekmek her kadının hoşuna giderdi. Peki kaç sene
sürerdi ki bu ilgi? İstediğim kadar spor yapayım,
bakımlı olayım, birkaç sene sonra Gamze abla, Gamze teyze
olacaktı artık. Canım sıkılmıştı.
Kocamı aradım. Açmadı. Bir süre sonra yine aradım
meşgule düşürdü. Saat 15:00 gibi bikini yerine mayo giyip havuz
başına indim bu sefer. Bir kokteyl söyleyip şezlonga
uzandım. Gözler üstümdeydi yine. Birkaç kişi yanıma gelebilmek
için işaret bekler gibi beni kesse de huzursuzdum o an ve biraz sert
bakınca uzaklaştılar. Telefonda birşeylere bakarken iki
fırlamanın sesini duyunca gülümsedim kendi kendime.
Anlaşılan kız bulma olayında pek de başarılı
olamamışlardı. Kemal Hakan'a küfrediyordu yine,
"Getireceğin oteli sikeyim senin!" diye. Beni
görmemişlerdi. Arkamdan geçerken, "Şunun gibisi işte
yaa!" dedi Kemal ve güldü. "Sus amına kodumun çocuğu bir
yaa, Gamze ablayı tanımadın mı?" diye kibarca (!)
uyardı Hakan kankasını.
Başımı
çevirip, "Ne oldu gençler, bulamadınız mı kimseyi?"
dedim gülerek. Hemen yanıma geldi ikisi de. Yanımdaki şezlonga
oturdular. "Ya abla olmuyor, yanlış yere gelmişiz biz. Hep
evli kadınlar var burada. Sap gibi kaldık resmen ya!" diye
gülüştüler. O an bana ikisi de bir değişik bakıyordu.
Göğüslerimden tüm vücuduma dolaşıyordu bakışları.
Ben de baktım hafif tebessüm ederek. "Akşama
dışarı çıkın gençler, barlara falan gidin
işte..." derken, Kemal birden, "Beraber gidelim!" dedi. Şaşırdım
biraz cüretine. Hakan da bastırdı hemen, "Sen de
yalnızsın zaten Gamze abla, gidelim işte, kafan
dağılır biraz. Sıkılmadın mı tüm gün tek
başına?" diye. Kafam karışmıştı. En son
10 sene önce falan gece çıkıp eğlenmiştim. Tam bir parti
kızıydım gençliğimde.
"Hadi yaa
kırma bizi!" derken elimi tutmuştu Kemal. Salak, saf bir
kadın değildim. İkisinin de bana asıldığı
çok belliydi tabii ki. Hatta belki kendi aralarında beni
paylaşmışlardı bile. Ve daha bir atak olan Kemal
olduğuna göre o kazanmıştı beni. Bir iki içki, belki biraz
dans ve iki yakışıklının tüm gece ilgisi bir yana,
yemekten sonra kitap okuyup uyumak ve can sıkıntısı.
Gülümsedim ve "Söz vermeyim ama bakarız o zaman. Ama bakın ööle
sapıtmaca yok, OK mi? Bir iki birşey içip geliriz!"
dediğimde, Kemal bir garip güldü ve "Tabii ki hayatım, rahat ol
yaa!" derken eli bacağıma gitmişti yine. İttirmedim bu
sefer elini. Kemal biraz daha cesaretlendi ve eli bacağımın
üstünde dolaşmaya başladı. Dizimin hemen üstünde hafifçe
ilerlemeye başladı.
"Senin gibi
bir kadın, off, rüyalarımızda göremeyiz biz. Niye bu kadar
zorluyorsun bizi?" deyip eli yavaşça kasıklarıma doğru
giderken gözlerimi kapattım ve derin bir nefes aldım. "Olmaz
amaa, yapmaaa!" derken elimi uzattım eline. Tuttum ve yavaşça
çektim elini. Kıpkırmızı olmuştum o an. Bir anda
kalktım birşey demeden. Tam giderken bu sefer Hakan tuttu elimi.
"Akşam bekliyoruz ama bak. Biz çok istiyoruz, hadi ne olur yaa!"
dedi gülerek ve elini bacak arama uzatıp okşadı yavaşça.
Hızla ayrıldım ve odama gittim. Başım dönüyordu
giderken. Net olarak belli etmişlerdi beni istediklerini. Bayılacak
gibiydim. Yatağa öylece uzandım nefes nefese.
Sırılsıklam olmuştum.
Oyun gibi
başlamıştı ama o an ne yapacağımı
bilemiyordum hiç. Birşeyden çok emindim sadece. Bu ikisi
yıllardır özlediğim şeyi bana fazlasıyla verecek gibi
görünüyordu. Sonrasını düşünüyordum. Düşünmek istiyordum
ama sonrası da yoktu. Sadece bu otel ve sadece bu gece. İkisi birden
mi? Olacaksa öyle olsun, en çok izlediğim pørnølar da öyle değil
miydi? Pazartesi dönecektik. Bir daha görmeyecektim bile. Kimse bilmeyecekti.
Kocamı düşününce irkildim biraz. Ya anlarsa, ya bilirse gibi
şeyler aklıma geliyordu. Beynim tamamen olması için
çalışıyordu. Ayarlardım onu kolayca. Zaten sabaha kadar
kalırdı kesin. Dün bir hayli para kazanmıştı ve keyfi
çok yerindeydi onun. Zaten ben çok da umurunda değildim ki onun. Bir kere.
Sadece bir kere. İyice yaşlanmadan. Elim bacak arama gittiğinde
titredim o an. Göğüslerimi okşamaya başladım. Mayomu
sıyırıp amımı parmaklarken kapının sesini
duydum ve elimi hemen çektim.
Kocam içeri girdi.
Ben nefes nefeseydim o an. Biraz daha para kazanmışmış,
sonra bilerek kaybetmişmiş pokerde. "Akşama zarf attım
aslında, hepsini çok fena ütüleyeceğim. Senin arabayı da
yenileriz hemen. Bedava para!" derken gevrek gevrek gülüyordu.
Anlamsız gözlerle bakıyordum ona. Hiç umurumda değildi
anlattığı şeyler o an. Banyoya girdi ve biraz uzandı
sonra yanıma. O an belki dedim ve sokuldum kocama isteğimi belli
ederek. "Ya hanım dur bu yaşta ne yapıyorsun, aklım
oyunda şimdi. Bir kazanayım söz yarın oynayamayacağım
bile!" falan diyordu. Hiç ama hiç ilgisi yoktu bana karşı.
Benden de değildi bu. Başka bir kadın, mesela genç bir kız
olsa da o an red ederdi.
Sonra kalktı
giyindi. "Ben akşam yemeğini salonda yerim, sen takıl
işte istediğin gibi. Beni bekleme hiç, sabaha anca dönerim.
Sakın telefonla da arama, rahatsız edip konsantrasyonumu bozma!"
derken benim aklım çok daha değişik yerlerdeydi.
"Akşam şehire inerim ben de o zaman. Gezerim biraz, çok
sıkıldım!" dediğimde çok memnun olmuştu. Yeter ki
onu rahatsız etmeyim. Ben de bir şort ve askılı bir bluz
giydim ve aşağıya indik. Havuz başında kocam bir Viski
içerken ben de hafif birşeyler yedim. Kocama pek bakamıyordum. Elim
titriyordu biraz. Sonra tekrar odaya çıktık beraber. Kocam üstüne
daha rahat bir şeyler giydi gece için. "Sabaha görüşürüz
hayatım, bir kazanayım şunu, bir daha ancak sen istersen
geliriz!" diyordu halen. Çekti gitti sonra.
Banyoya girip
yıkandım iyice. Elimi göğüslerime, bacak arama her
götürdüğümde ıslanıyordum ve titriyordum sanki zevkten. Banyodan
çıkarken içimde halen biraz tereddüt vardı. Bu boku yiyecektim tamam
ama umarım Hakan veya Kemal bunun hakkını verirdi. Tecrübesiz
gençlere benziyorlardı biraz. Kalkıp gardrobumu açtım.
Kırmızı dantelli külotumu ve sütyenimi giyip bol kesim, beyaz
renkli elbisemi giydim. Sarı uzun saçlarımla çok uyuşuyordu bu
elbise. Eteği dizlerimin hemen üstündeydi ve dekoltesi sanki benim
göğüslerime göre yapılmıştı. Biraz fazla
çıkıyordu ama öyle çok aşırı da ortada değildi. Kırmızı
bir kolye, genç işi birkaç bilezikten sonra hafif, eğlenceli bir parfüm
sıktım. Saçlarıma fön çekip serbest bıraktım ve biraz
ağır sayılabilecek bir makyaj yaptım.
İyi de onlar
neredeydi acaba? Ne bir telefon vardı, ne oda numarası. Gerçi bu
otelde mi kalıyorlar ondan bile emin değildim. Konuyu
değiştirmişlerdi hep sorunca. Zaten bunu ben de istemezdim. Bir
seferlik birşeydi bu. Otel lobisine inip anahtarı teslim ettim.
Lobiden çıktığımda gördüm ikisini de. Biraz eskiydi
elbiseleri sanki. İkisinde kot pantolon ve tişört vardı.
Pazardan alınma ucuz birşeyler olduğu belliydi.
Şaşırdım biraz öyle görünce. Bu otelde kalıyorlarsa o
kadar da parasız olamazlardı. Sağa sola
bakınıyorlardı sürekli tedirgin bir şekilde.
"Merhaba
gençler, naapıyorsunuz? Nereye götüreceksiniz bakalım beni?"
diye neşeli bir şekilde yanlarına gidince ikisi de bir anda
ayağa kalktı panikle. Sonra bana baktılar. Gözleri üstümdeydi
ikisinin de. Çıkarken, "Oda anahtarını bırakmıyor
musunuz?" diye sorarken anlamıştım bile çoktan bu otelde kalmadıklarını.
"Eee... şey... yok biz bıraktık..." diye kem küm etti
Hakan. Kemal bir an ona baktı ve "Yaa zaten belli sayılır
herşey. Bence söyleyelim yaa. Anlayacak şimdi zaten!" derken,
Hakan da kabullenmiş gibiydi. "Yaa Gamze abla, aslında biz
otelde değiliz yaa. Çalışıyoruz da Kıbrıs'ta. Bir
tanıdık vardı otelde, bizi soktu içeri işte sorun
çıkarmadan. Plaja falan gideriz diye. Orada da seninle
tanıştık işte!" dediğinde
sıkılmıştı biraz.
"Hangi
işte çalışıyorsunuz gençler?" diye gülerek
sorduğumda aslında onları biraz rahatlatmak istemiştim. O
an şirket CEO'su olmaları ya da işsiz güçsüz olmaları
umurumda değildi ki hiç zaten. "Yaa ablacım, biz ee...
şeyy..." diye kekelerken Kemal, Hakan kurtardı bu sefer
kankasını. "Ablacım çalışıyoruz işte
inşaatlarda falan. Kıbrıs'ta güzel para olduğu için buraya
geldik yazın. Askere gidene kadar para biriktirelim biraz dedik. Hem
eğleniriz de diyorduk, ama görüyorsun işte bizim durumu ya. Sen
anlamışsındır zaten!" diye
sırıttığında ben de güldüm. "Tamam tamam. Rahat
olun, önemli değil ne olduğunuz. Eh hadi gidelim de bir yerlerde
eğlenelim o zaman biraz. Hesaplar benden merak etmeyin!" dedim.
Konuşa
konuşa otelin dışına çııktık. Ben, hadi
taksi bulun demek üzere iken ikisi de bir arabaya doğru yöneldi. Eski bir
arabaydı. Her tarafı çizik içinde, bazı köşeleri ezik,
büzüktü. Bir inşaat şirketinin amblemi vardı üstünde.
"Bizim limuzine hoşgeldin Gamze abla. Şef yok, bu hafta biz de
kaptık bunu işte, ne yapalım!" diye gülüştüler. Hafif
tebessüm ederken kaşlarım da biraz kalkmıştı.
"Yaa bu çok rahat, öyle durduğuna bakma. Dün bütün gün
bununlaydık zaten, arka tarafta falan minderler de koyduk. O kadar güzel
oldu ki!" derken Hakan hafifçe belime sarılmıştı.
Kemal de elimden tutmuş ve gel der gibi arabaya yönlendirmişti.
Aslında taksi tutup gidebilirdik, dönüşte de onlar alırdı
arabalarını, ama o an buna da tamam dedim. Madem bir macera
yaşayacaktım, bazı şeylerin de değişik
olmasında bir sıkıntı yoktu. Centilmence arka
kapıyı açtı Kemal. Ben arkaya binerken o da öne oturdu.
Arabanın arkası gerçekten de minder, çarşaf, örtü gibi
şeylerle doluydu.
"Çok güzel bir
koy keşfettik ya. Sizin otelin hemen yanında. Gece içkileri alıp
oraya gidiyoruz. Kimse yok falan çok iyi oluyor!" diye
açıkladılar biraz durumu. Anlaşılan niyetleri beni oraya
götürmek, aslında inşaata götüremeyecekleri için oraya atıp
güzelce sikmekti. Anlamamazlığa vurdum. Yola çıktığımızda
fazla uzaklaşmadık otelden ve gördüğüm ilk bara yönlendirdim
onları. Ben bir kokteyl isterken gençler de Votka enerji istediler.
İçkilerimizi içip konuşurken Hakan'ın da Kemal'in de eli sürekli
bacağıma gidiyor, kolumu okşuyorlardı. Pek
durduramıyorlardı kendilerini. İkisi de çok eğleniyor
gözüküyorlardı. Yaşımı hiç göstermediğimi falan
söyleyip iltifat ederlerken üçüncü içkileri de bitirmiştik.
Hakan biraz daha
cüretkar davranmaya başlayıp elini belime götürmüştü bile.
"Senin gibi güzel bir kadın böyle yalnız kalmamalı yaa.
Kafasını sikeyim o kocanın!" diye gülüşürken birden
dudağımın kenarına hafif bir öpücük kondurdu. Evet
işte sonunda o sınıra gelmiştik. Şu an onlara
teşekkür edip otele dönebilirdim. Onlarla beraber dönmeme bile gerek
yoktu. Bir taksi tutar 15 dakika sonra da odamda olurdum.
Hakan'ın eli
belimden göğüslerime, Kemal'in eli de dizimden yukarı doğru
çıkmaya başlarken izin istedim. Ne yapmaya
çalıştığımı aslında ben de bilmiyordum. O an
alev alev yanıyordum sanki ve bacaklarımın arasında çok
tatlı bir ıslaklık vardı. Tuvalete gitmek için izin
aldığımda Kemal de benimle beraber geldi. Gayet kibar bir
şekilde eşlik etmişti kapıya kadar. İşimi görüp
aynada biraz yüzüme su çarptım ve makyajımı hızlıca
tazeledim. Ben ne yapıyorum diye düşünmek bile istemedim o an. Bu
macerayı istiyordum. Odamda giyinirken de hazırdım buna, lobide
onlara merhaba derken de.
Tuvaletten
çıktığımda Kemal bir an bana baktı. "Yaa çok
güzelsin sen ama!" derken birden belimden tutu ve kendine çekip
dudağımı öptü. Hiç tepki göstermedim. Bir daha öperken benim de
elim onun beline doğru gitti ve öpüşmeye başladık orada
Kemal ile. Elleri bir anda popoma indi öpüşürken. Avuçlayıp
sıkarken kendine doğru çekti. "Bizim oraya gidelim bence. Kimse
yok. Çok rahat ederiz!" derken soluksuz öpüşmeye
başlamıştık. Beni kendine doğru çektikçe kot
pantolonun önündeki sertliği de hissetmeye
başlamıştım. Bir iki kişinin öksürmesi o an bizi
kendimize getirdi ve ayrıldık. Gülüşüp yerimize giderken Kemal
sanki benden bile daha çok utanmış gibiydi bu duruma. Ben ise gayet
alışktım aslında gençliğimden böyle şeylere.
Yerimize otururken
Hakan da (Geç kaldınız yaa, birşey mi oldu?) der gibi
bakıyordu. "Hadi kalkalım mı artık gençler?"
dediğimde Kemal sırıttı ve hemen hesabı istedi. Hakan
anlamadığı için biraz bozulmuş gibiydi. Koluna girdim onun
gülerek ve "Sizin şu koya gidelim dedik Kemal ile. Çok güzelmiş
dediğine göre!" dediğimde o da güldü. Kemal bana çaktırmak
istemese bile Hakan'a göz kırpmasını fark etmiştim.
Hesabı nakit
ödedim. Arabalarına gittiğimde ise Hakanı arabayı
yavaş sürmesi konusunda uyardım. Zaten alkollüydü ve bu
azgınlıkta uçacağı belliydi. Arka koltuğa otururken
Kemal de yanıma oturdu bu sefer. Yola çıkar çıkmaz ise birden
onunla öpüşürken buldum kendimi. Bu sefer çok daha hızlıydı
yakışıklı. Elleri her yerimde dolaşmaya
başlamıştı bile. Elbisemin içine doğru girdiğinde
ise eli nefesim hızlandı. Memelerimi azgınca avuçlamaya
başlamıştı. Dili ağzımın içindeydi ve dudaklarımı
sürekli çekiştirip emiyordu dudaklarıyla. Biz inlemeye başlarken
Hakan da bize bakıyordu dikiz aynasından.
Elim Kemal'in
dizinin üstündeydi. Yavaşça yukarı çıktı. Biraz daha
çıktığımda sert, büyük bir şeye geldi elim. Tutup
okşadım sikini. Kemal biraz daha çekti beni kendine doğru bunu
yapınca. Ben de biraz daha yapıştım sikine ve
okşayıp sıvazlamaya başladım. Bir bacağım
artık kucağındaydı Kemal'in ve eteğim tamamen
açılmıştı. Bir anda çekti ve kucağına aldı
beni tamamen. Elbisemin askısını düşürmüş, memelerimi
öperken elleri popomdaydı ve sertçe sıkıp okşuyordu. "Nasıl
denk geldik biz senin bir kadına yaa!" diye homurdanır gibi
söylenirken ben kasıklarımı önündeki sertliğe sürtmeye
başlamıştım ve gözlerim kapalıydı o sırada.
Elimi götürdüm sonra. Ona bakıp göz kırparken kemerini açmaya
başladım. Kocaman açıldı gözleri o an
inanamıyormuş gibi. Kemerini açtım ve fermuarını çekip
elimi içeri soktum. Ohhh, taş gibi sert, sıcacık ve
beklediğimden iriydi siki.
Kavrayıp
okşarken Kemal sarılmıştı bana iyice. Eli
eteğimin altında külotuma gittiğinde ise çekiştirmeye
başladı. Biraz acemilik biraz da azgınlıktan rahat
çıkaramamıştı. Hiç karışmadım ona.
Parmaklarını hissediyordum o an ve bu artık unuttuğum çok
güzel bir duyguyu bana hatırlatıyordu.
Bir an için
başımı kaldırdığımda otelin önünden
geçtiğimizi gördüm. Hakan oldukça hızlı sürmeye
başlamıştı yaklaştıkça. Gülümsedim Kemal'e ve "Hakan
çok hızlı değil mi?" derken kucağından
yavaşça kenara kaymıştım. "Sen onu birazdan gör
anlarsın ne kadar hızlı olduğunu!" diye
sırıtırken yüzü değişmişti indim diye.
Anlaşılan pek memnun olmamıştı bu duruma. Ama birazdan
yapacağım şey ile onu gayet memnun edeceğimi de biliyordum.
Sikini çıkarttım pantolonundan ve elimdeyken ona baktım.
Dudağına bir öpücük. Sonra boynuna. Ve kasıklarına inen
başım.
"Ohhhhhh,
evettt, çok güzel bu!" diye inlemesi. Aynı araba bir an
sallandı. "Dikkat etsene orospu çocuğu. Bu haldeyken kaza
yaparsan sikerim ananı ibne!" diye itirazını dile getirdi
Kemal gülerek. Ağzıma tekrar soktuğumda ise sesi hemen kesildi.
Eli başımdaydı. Hiç bastırmıyordu
başımı. Oldukça iriydi siki. Çok kalın değildi ama başı
gövdesinden daha kalındı. Dudaklarımın arasından
ağzımın içine doğru kayıyor, ordan da yavaş
yavaş boğazıma kadar girip çıkıyordu. "Ohhh çok güzel.
Offf, kanka harika yalıyor var yaa. Ohhh, bu kadarını tahmin
edemezdim!" diyordu. O böyle konuştukça ben dudaklarımı
daha çok bastırıyordum. Başımdaki eli gittikçe
ağırlaştı sanki. Bastırmaya başladı
ağzına. Sesi de kesilir gibi olmuştu. Baktığımda
başı geriye kaymış, gözlerini kapatmış gibiydi.
Bozuk bir yolda
hızlı sürüyordu arabayı Hakan. Araba sarsıldıkça Kemal
de ağzıma daha çok sokuyordu ve bastırıyordu durmadan.
Birazdan boşalacağını anlamıştım ve
ağzımdan çıkartmak istedim. Homurdandı, biraz
bastırdı başımı. Dudaklarım kafasının
üstüne kadar kayarak çıktığı sırada biraz sert bir
fren yaptı Hakan ve arabayı durdurdu. "Yaa geldik tamam. Ne
yapıyorsunuz siz yarım saattir?" derken elini arkaya
uzatmış ve popomu okşamaya başlamıştı.
Ayrıldım birden ve başımı kaldırıp üstümü
düzelttim. Elbisemin askısı iyice düşmüştü. Sütyen de
kaymıştı ve memelerim de ortadaydı tamamen. Kemal'in
sikinin tam kafasında beyaz bir damla vardı ve bana sitem eder gibi
bakıyordu.
"Ay yok
Hakancım birşey yapmıyorduk. Senin bu arkadaşın çok
fena ama söyleyim!" dedim ve ufak bir kahkaha atıp arabadan indim.
Etrafıma bakındım. Gerçekten de tamamen ıssız, ufak
taşlık ve bol ağaçlı bir koydu burası. Hemen
arkamızda iki ev vardı. Büyük ihtimalle aslında bu eve aitti, ama
kimseler gözükmüyordu o an etrafta. Ayakabılarımı
çıkarıp otların üstünde yürüdüm biraz. Bizim otelin
ışıkları görünüyordu. Kocam belki çok para kazanıyordu
şu an, veya kaybediyordu. Umurumda bile değildi o an.
"Yaa siktir
git sen hazırla işte ibne. Biraz da ben yapayım!" diyordu
Hakan arkamda. Birden sarıldı bana ve çekti kendine. Bu sefer Hakan
ile öpüşmeye başladım. Elleri hemen eteğimin altına
girmişti bile. Kemal ise arka kapıyı açmış ve
minderleri çıkartıp bir ağacın altına sermeye başlamıştı
biz Hakan'la öpüşürken. Minderleri bırakıp o da arkamdan
sarıldı. "Mmmm gençler ikiniz birden fazla gelmez misiniz bana
yaa? Genç kız mıyım ben ama?" dedim. İkisi birden beni
kendine doğru çekiştiriyordu. Dudaklarımı ve boynumu
öpüyorlardı sürekli.
"Biz sana
yeter miyiz onu düşünüyorduk Gamzecim yaa. Mahvettin ikimizi de, çok
azdırdın yaa bizi!" derken bir el bcaklarımın
arasına girdi ve amımı okşadı külotumun üstünden. O an
Hakana sarıldım titreyip. Ona sarılınca Hakan da bana
sarıldı ve onunla öpüşmeye başladık. Eli eteğimin
içine girmişken dudaklarımı azgınca öpüyor,
dudaklarıyla çekiştirip dilimi yakalamaya çalışıyordu.
Parmakları amıma değerken boynuna sarıldım onun. Öbür
eli ile kemerini açmaya çalışıyordu. Kemal de arkamdaydı ve
bastırıp duruyordu popoma. Onun da elleri göğüslerimin
üstündeydi o sırada. Avuçlamıştı memelerimi ve
okşayıp sıkarken bluzumun içine sokmaya
çalışıyordu. Hakan bir an için zar zor ayrıldı
dudaklarımdan ve "Hadi hazırla şurayı artık.
Bırak iki dakika işte!" dedi arkadaşına ve kemerini
açıp tekrar dudaklarıma yumuldu. Elimi önüne götürdüm. Okşamaya
başladım. Hımmm, Hakan'ınki Kemal'inkinden de büyüktü.
Elimi külotunun içine sokup sıktım kafasını ve gülümsedim
ona.
Bir an
şaşırdı ve mutlu bir şekilde gözlerini kapatıp
gülümsedi yavaşça. Elleri omuzlarımdayken bastırdı belli
belirsiz. Ne istediği gayet belliydi. Ben de bu
yakışıklıya istediği şeyi vermek isteyen bir
kadındım. Biliyordum ki o da Kemal de benim istedğim şeyi
fazlasıyla verecekti bana. Önünde diz çökerken arkama baktım.
Ağacın altına Kemal bir örtü sermiş ve iki üç tane büyükçe
minder koymuştu. Ağacın yan kısmını ise
başka bir örtüyle kapatmak üzereydi. Gayet becerikli bir şekilde
hızlı hızlı yaparken gözü de bizim üstümüzdeydi.
Diz çöküp
Hakanın sikini çıkartırken ona da göz kırpttım biraz
çapkınca. Sonra Hakana baktım. Bana bakarken ifadesizdi yüzü. Elimle
okşadım önce. Taş gibiydi elimde. Sıcacıktı.
Dimdikti. Ohhhh, uzun zaman olmuştu bu hissi yaşamayalı.
Taşaklarının üstünden kafasına kadar yalarken ona
baktım yine. Gözleri kapanmıştı hemen dilimi hissedince.
Kafasını ağzıma sokup emdim ve dilimle etrafını
dolaştım. Hafif bir inleme sesi gelirken birden soktum
ağzıma. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım
ağzıma. "Ohhhhhhhh, ablacım sen neymişsin yaa! Ohhhh,
ağzın sıcacık. Hayatımda böyle muamele çeken
olmadı bana yaa! Yala hadi abla, em hadiii!" derken eli
başıma gitmişti bile. Başımı bastrmadan belini
ileri geri oynatarak sokup çıkartıyordu ağzıma.
Birden Kemal geldi
yanımıza. Çoktan indirmişti bile pantolonunu.
Sıvazlıyordu sikini hemen yanımda. Elimi uzatıp tuttum ve
okşamaya başladım onunkini de. Yaklaşıp
yanağıma sürtmeye başladı hemen abaza oğlan. Az önce
ona yaptıklarımı hatırlıyor ve yine ağzıma
sokmak için sabırsızlanıyordu. Dudaklarımı iyice
bastırıp eme eme sokup çıkarmaya başladım Hakan'ın
sikini. Sesi iyice çıkmaya başlamıştı. Kemal de sikini
okşarken eli omuzlarıma gitti ve askımı düşürüverdi
birden. Bir anda çıkartıp onunkini soktum ağzıma. Kemal
hemen başımdan tutup çekti sikine ve bastırdı. Ben Kemal'in
sikini emerken Hakan da pantolonunu çıkartmıştı. O da hemen
yanımda sikini sıvazlayıp yanağıma sürtüyordu. Bu
sefer onunkini okşamaya başladım. İkisi de iyice
azmış haldeydi. Kemal'in sikini boğazıma kadar sokup
çıkarttım hızlıca ve Hakan'ınkini kaptım yine. "Ohhhh,
ablacım delirteceksin bizi sen!" diye inliyordu iki delikanlı da
zevkten. Kazık gibi olmuştu ikisinin de siki. İkisini de elimle
tutup sıvazlamaya başladım. Tam ortalarına
almışlardı beni. Biri omuzumu öbürü yanaklarımı
okşuyordu o sırada. Ve gözleri çakmak çakmak bakıyordu ikisinin
de o an.
"Yaaa gençler
çenem yoruldu ama, ne bu böyle? İkinizinki de sopa gibi. Ne ile besledi
anneleriniz sizi böyle?" diye gülümsedim okşarken. O an birbirlerine
baktılar. Hakan birden eğildi ve koltuk altımdan tutup
kaldırdı beni. Onun kollarının arasında sürüklenir
gibi dört beş adım attık ki mindere yuvarlandım Hakan
üstüme çıkarken. Bluzumu bir anda çekip iyice indirdi üstümden. Kemal de
gelmişti ve ikisi birden saldırır gibi öpmeye başladı
her yerimi. Dudaklarımı, memelerimi eme eme öpüp
yalıyorlardı durmadan. Sporu, estetiği derken binlerce dolar ve
büyük emek harcadığım vücudum bu oğlum yaşındaki
iki amelenin zevkine sunulmuştu.
Elleri her yerimde
dolaşıyordu. Ve sonunda kimin olduğunu bilmediğim bir el
eteğimin içine girdi. Amımı okşarken külotumu da
çıkarmaya başladı. O kadar acele ediyorlardı ki, tamamen
soymayı bile bekleyemiyorlardı. Bacaklarımı araladım
ve popomu kaldırdım biraz. Külotum dizlerime inerken ikisi birden
üstüme çıkmaya çalıştı o an. Birbirini ittirmeye
başlamışlardı. Kollarımı iki yana açıp
uzandım mindere iyice. Sonunda üstüme çıkan ise Kemal oldu.
Başını memelerimin arasına gömerken sikinin
kafasını da amımın üstünde hissettim. Kollarımı
sardım boynuna. Dayadığında bir an gözlerimi kapattım
ve başım geriye düştü. Yavaşça yerleştirdi sikini.
Gözlerimi kapatırken omuzlarımdan çekip birden yüklendi ve soktu
köküne kadar. Ohhhhhhh, bu çok güzeldi işte, ohhhh, yıllardır
hissetmediğim bir zevkti bu. Kemalin kalın siki amımı iyice
doldurmuştu. İkimiz de inledik.
Ve sikmeye
başladı beni. Hiç beklemeden, sokup çıkarmaya
başlamıştı üstümde. Sesim yükselmeye
başlamıştı iyice o sokup çıkartırken. "Ohhh,
ohhhh, evet, çok güzelll, ohhh, evettt yakışıklım, çok
iyisin devam ettt!" diye inlemeye başlarken kendimi onun kollarına
bırakmıştım. Dizlerinin üstünde doğruldu ve
baldırlarımdan çekti beni iyice sikine doğru sertçe. Çeke çeke
sikiyordu beni şimdi durmadan. O sırada Hakan geldi baş ucuma.
Tamamen soyunmuştu o kankası beni sikerken. Başımdan tuttu
ve önüne doğru çekti. Konuşmaya, tek kelime söylemeye halimiz yoktu
hiçbirimizin. Kemal başını hafifçe eğmiş ve
anlamsız bir şekilde hırıldar gibi sikerken Hakan da
başımı tutup ağzıma sokmuştu o iri sikini. Hiç
yapmadığım ama genç kızlığımdan beri hep
içimde olan birşeydi bu.
Hızlanmaya
başladı ikisi de. Hakan özellikle boğazıma kadar sokup
çıkartıyordu sürekli. Ellerimi onun baldırlarına koymak
istedim ama Kemal de hiç duramadan beni kendine doğru çeke çeke sokup
çıkartıyordu amıma. Ellerim gevşedi bir an. İnledim. "Kemaall,
kemalll, bırakma sakın, evett, ohhh, evettt, devam et hadiii!" diye
hızlı hızlı konuşmaya başlarken çoktan
unuttuğum o his geri gelmişti. Bacaklarımın arası
sanki yanıyordu. Kemalin siki sanki bir buz parçasıydı o an.
Titredim ve tüm vücudum gerildi kasılırken. Kemal, "Ohhh,
fırın gibi senin amın, ohhh, dayanamayacağım
artık daha fazla. Ohhh, kaç aydırrr..." dedi ama bitiremedi
sözünü. Ben titreye titreye orgazm olurken köküne kadar soktu ve bütün
döllerini akıttı içime. O an gözlerim kararmıştı
sanki. Hafifçe üstüme yığılmıştı Kemal nefes
nefese.
Hakan da, "Siktir
len, çekil hadi. Bende sıra!" diye söylendi ve ağzımdan
sertçe çıkardı sikini. Hemen üstüme çıktı ve kolunu boynuma
sardı. Bacağımı kaldırıp pazusunun arasına
aldı ve birden soktu sertçe. Ben, "Ihhhhh, yavaş olsana Hakannn!"
diye inlerken hızlı hızlı sikmeye başladı hemen.
Kemal'den çok daha sert sikiyordu beni. O iri siki her seferinde dibimi
buluyor, kafasına kadar çekip sapladıkça taşakları çarpıyordu.
Kendini kaybetmiş gibi siktikçe hırıldar gibi sesler
çıkarıyordu. Başını memelerimin arasına
gömmüş hiç konuşmadan sikiyordu beni sadece.
Sarıldım
omuzlarına. Tırnaklarım batıyordu o beni siktikçe.
İnlemeye başlamıştım durmadan yine. Birden
başımda bir el hissettim ve saçlarımı okşayanan elin
sahibi Kemal başımı kaldırıp sikini dudaklarıma
sürmeye başladı. Daha 5 dakika bile olmadan sertleşmeye
başlamıştı bile. Dudaklarımı araladım ve
Kemal yavaşça soktu ağzıma. O ağzımdayken Hakan da sarılmıştı
bana iyice. Temposunu hiç düşürmeden daha da hızlanarak sikerken
iyice kaldırdı bacaklarımı. Omuzlarına kadar
yukarı kalkmıştı bacaklarım.
"Ohhhhh, çok
güzel amcığın varmış senin yaa. Nasıl, güzel
sikiyor muyuz seni? Alıyor musun istediğini Gamze ablacım?"
diye diye sikiyordu beni. Cevap veremiyordum bile ona. Kemal'in siki iyice
sertleşmiş ve boğazıma kadar girip çıkıyordu
sürekli. İki elini de başıma götürmüş,
arkadaşıyla aynı tempoda ağzımı sikiyordu o da.
Gözlerimi kapattım ve kendimi tamamen genç erkeklerime teslim ettim.
Oğlum yaşında iki genç tahmin ettiğimden çok daha güzel
sikiyordu beni. Hakan siktikçe arka arkaya orgazm olmaya
başlamıştım artık. Kemal'in siki ağzımdayken
inler gibi sesler çıkıyordu. Bu ise onu daha da delirtiyor ve
ağzıma bastırıyordu iyice. Memelerim sallandıkça
yalayıp okşuyorlardı durmadan. Hızlandı ve homurdanmaya
başladı Hakan. Kemal'in de sesi onunla beraber çıkmaya
başlamıştı.
Kendine çekti beni Hakan
ve taşakları amıma dayanırken inlemeye başladı. O
kadar sert çekmişti ki birden beni, Kemal'in siki de çıktı
ağzımdan. Döllerini içime akıtırken ben yine orgazm oldum.
Kemal de aynı anda sıvazlmaya başladı sikini ve işer
gibi boşalmaya başladı üstüme. Memelerimin üstüne
fışkırır gibi akıyordu dölleri. Üçümüz de inledik o
an. Ve yığılıp kaldık minderlere nefes nefese.
Bacaklarımın arası, memelerim her yerime boşalmışlardı.
Dudaklarımdan da akıyordu döller. Nefes alamayacak gibiydim oan.
Gözlerimi zor açabiliyordum. Elleri halen üstümdeydi ikisinin de.
"Gençler siz
ne yaptınız böyle bana yaa? Ben alışık değilim
hiç böyle yaa!" diye söylenirken halen inler gibi çıkıyordu
sesim. "Daha yeni başladık Gamze. Hadi devam edelim. Çok mu
yoruldun ablacım, hadi!" diye konuşurken okşuyorlar, henüz
sertleşmemiş siklerini bastırıyorlardı her yerime.
Ayağa kalkıp elbisemi tamamen çıkartıp
çırılçıplak kaldım. Elleri hemen üstüme uzandı.
"Hava çok
sıcak gençler. Bir denize gireyim de kendime geleyim bari. Nasıl,
güzel oluyor mu bu saatte su burada?" deyip denize doğru gitmeye
başlamıştım bile. Bir anda fırlayıp arkamdan
gelmeye başladı onlar da. Hızla suya daldım. Bir iki
hızlı kulaçla uzaklaştığımda çoktan boyu
aşmştı su. İkisi de bir yere kadar geldiler, ama yüzme
bilmedikleri için fazla yaklaşamadılar. Söylenip duruyorlardı
bana. Gülümseyip laf attım ben de onlara ve sonra biraz dalıp
çıktım ve temizledim kendimi iyice.
Yakışıklı
gençleri fazla bekletmeyip yanlarına, derin olmayan yere geldiğimde
hemen sarıldı ikisi de bana. Su tam göğüslerimin hemen
altındaydı ve Hakan arkamdan Kemal de önümden
sarılmıştı. Soğuk suya rağmen ikisinin de siki
kazık gibi olmuştu bile ve sürtünüyorlardı durmadan bana.
Dudakları her yerimde dolaştıkça ben Kemal'e sokulup
sarılmaya başladım. Ben ona sokuldukça Hakan arkamdan
bastırıyordu. Bacaklarımı araladı. Sürtünürken kendini
çok az geriye çekti. Amıma sürtüp yavaşça soktu ve hepsini köküne
kadar yerleştirdi içime. İnledim o an zevkle. "Ohhh bu çok güzelll!" derken Kemal
dudaklarıma yapıştı. Hakan sikmeye
başlamıştı amımı arkamdan. Gidip geldikçe sular
sıçrıyordu. Popomu indirip kaldırarak ona yardımcı
olmaya çalışıyordum. Ama suyun içinde almakta çok
zorlanıyordum. Kemal belime sarılarak Kendine çekiyordu durmadan. Bir
elim de onun sikindeydi artık.
"Gençler, bu
gerçekten çok güzel ama zorlanıyorum ben!" diye itiraz etsem de Hakan
pek dinlemiyor, sıcak dar amımdan çıkarmak istemiyordu hiç
sikini. Gözlerimi acıyla kısmıştım ve ellerim Kemal'in
omuzundayken tırnaklarım batıyordu ona. Sonunda Kemal
uyardı arkadaşını, "Karı ölecek len, yavaş
biraz orospu çocuğu. Eşek mi sikiyorsun amına koyayım? Gel
hadi sen ablacım, çıkalım biz!" diye. Hakan geriye çekildi
ve sikini amımdan çıkartıp dudaklarımı öptü, özür
dileyerek, "Çok güzelsin, dayanamıyorum, ne yapayım. Hadi
çıkalım madem!" dedi.
Beni sanki
elleriyle taşıdılar kumsala. O kısacık yol boyu
dudakları da elleri de bir an için ayrılmamıştı
üstümden. Sonunda mindere tekrar geldiğimizde üçümüz de uzandık. Bir
havluyu üstüme kapatıp okşar gibi kuruladılar beni. İkisi
de memelerime saldırmış, aç kalmış bebek gibi
emiyorlardı. Hakan arkamdaydı ve siki popomun arasına
sürtünüyordu durmadan. Eli yavaşça belime sarıldı. Birden
çevirdi beni minderde. Arkama geçip popoma sürttü ve aşağı
kaydı sonra yavaşça. Boynumdan sırtıma derken
dudakları popoma geldi. Oradan kasıklarıma indi. Dilini
hissettiğimde araladım bacaklarımı. Kemal de
doğrulmuştu dizlerinin üstünde ve sikini eliyle tutup sürtüyordu
yüzüme. Hakanın dili kasıklarımda dolaşırken Kemal'inkini
aldım ağzıma.
Hakan piçi çok ama
çok güzel biliyordu bu işi sanki. Durmadan yalıyor ve dilini nereye
bastırması gerektiğini çok güzel biliyordu. O zevkle
yalıyordum ben de Kemal'in sikini yavaş yavaş. Dili amımdan
biraz yukarı çıktığında gözlerimi kapattım
zevkten. Göt deliğimi bulmuştu şimdi. "Offf, ablacım
çok güzelmiş ya bu. Oğlum bunu var ya..." deyip
tamamlayamadı sözlerini ve deliğimi yalamaya başladı. O an
hızlı hızlı emmeye başlamıştım Kemalin
sikini. Doğruldu Hakan üstümde. Biraz sürtündü yine ve yavaşça soktu yine
amıma köküne kadar. Hiç bekletmeden sikmeye başladı sonra. O
bana sert sert vurdukça Kemalin siki de boğazıma kadar girip
çıkıyordu.
Parmaklarını
göt deliğimde hissettim sonra. Oynuyordu göt deliğimle beni sikerken.
Ohhh, bu çocuk götümden de sikmek istiyordu beni. 20 yıldır
sikilmemiştim oradan. Yavaşça soktu parmağını götüme.
Başım kalktı o an ve inledim zevkten. Benim
aldığım zevki görünce Hakan iyice sertleşti arkamda.
Durmadan sokup çıkartıyordu deli gibi. Kemal de saçlarımdan
tutup ağzıma sokmuştu aynı sertlikte. Amımdaki
ateş bir top gibi patladı sanki. Ben zevkten inleyerek orgazm olurken
ikisi de sikiyordu beni. Hakan amımdan, Kemal ise ağzımdan,
kendilerine çeke çeke sikiyorlardı beni.
Bir an durdu ikisi
de. Hakan çıkardı amımdan ve üstüme uzandı. Arkamdan
sarıldı bana. Kemal de sarılmıştı o an.
İkisinin arasında ezilirken Hakan'ın üstünde buldum kendimi.
Siki dimdikti. Taş gibiydi. Kendime inanamıyordum. Halen istiyordum.
Sanki bu gece hiç bitmesin, içimden hiç çıkarmasınlar istiyordum.
Hakan'ın üstündenyken yavaşça geriye attım popomu. Elleri
sımsıkı yapışmıştı popoma. Ben geriye
atarken siki de amıma girdi birden ve yüklendi. Yüklendiği gibi
köküne kadar sokmuştu bile. Bir an nefes aldık ikimiz de. Ter içinde
kalmıştım o an. Hakan dizlerini kırmış içime
sokup çıkartıyordu. Birden Kemal'i hissettim üstümde. Ohhh, evet
Kemal de üstüme eğilmişti ve popomun arasına
yerleştirmişti sikini. Göt deliğime bastırıyordu sanki
sürtünürken.
"Ihhhh, Kemaall
olmaz ordan ama yakışıklım, Hakan bitirsin bekle istersen.
Alamam ben öyle şimdi!" diye itiraz etsem de o yavaş yavaş
bastırıyordu yine. Bir an, çok kısa bir an geriye çekildi Kemal.
Kurtuldum diye sevinirken Hakan soktu sertçe ve kaldı öyle. "Ohhh,
ablacım olur yaa! Çok güzel ama burası. Senin gibi bir kadın
denemiştir zaten daha önce. Sen sakin ol. Acıtmam canını
merak etme!" derken tükürdüğünü duydum. Göt deliğim
ıslandı sonra tükürükle. Sıcak taş gibi sikinin kafasını
hissettim. Ve bastırdı. Gözlerim açıldı o an. Tam sertçe
itiraz edecekken birden bastırıp soktu Kemal götüme.
Tırnaklarım Hakan'ın omuzlarına saplandı o an. Kemal
hiç acele etmeden yavaş yavaş, içimde oynata oynata yerleştirdi
sikini. Çekti biraz ve soktu yine. Santim santim girdikçe göt deliğime,
Hakan da altımda oynatıyordu.
Bir an gözlerimi
kapattım. Bu benim için çok fazlaydı. Bu iki genç artık
kelimenin tam anlamıyla bir orospu gibi sikiyordu beni. Kemal
çıkardı içimden. O an inledim kendimi tutamayıp. Ve tekrar
tükürüp birden soktu götüme. Yarısı girmişken bir
çığlık attım ki bütün koy inlemiştir herhalde. Çekti
ve birden hepsini soktu bu sefer. Soktuğu gibi
çığlıklarıma hiç aldırmayıp sikmeye
başladı götümü. O soktukça Hakan da sikmeye
başlamıştı artık. Hepimiz inliyorduk o an. Kemal
dibime dibime bastırıyordu durmadan. Taşaklarını
hissettikçe Hakan'a sarılıyordum. Üçümüz de kitlendik bir an
birbirimize. Ve üçümüz de aynı anda boşalmaya başladık
sonra. Amıma, götüme fışkırtıyorlardı döllerini
genç sikicilerim. Bir an gözlerim karardı sanki ve gevşeyip
bıraktım kendimi. Işıklar, Hakan, Kemal, sahil hepsi gitti...
Kendime gelirken, "Gamze
abla, hadi uyan, ne oldu yaa?" diyen iki gülümseyen genç vardı
karşımda. "Korkuttun bizi Gamzecim yaa. Nasılsın? Al
su iç hadi!" diyerek Hakan gülümsüyordu bana ve suyu uzatıyordu. Zar
zor alıp içtim. Bir an doğrulmak istedim, ama belim
ağrıyordu. Hakan yardımcı oldu bana ve denize gittik
beraber.
Kemal de
sudaydı. Derin olmayan yerde biraz uzandım suda. Kendime geldim
yavaş yavaş. Çıkışta kurulanırken ikisi de bana
bakıyordu ve sanki halen istiyor gibiydiler. Ama ben bitmiştim
artık. Ayakta zor duruyordum. "Saat kaç olmuş gençler yaa, hadi
gidelim artık!" deyip cep telefonuma baktım. Neyse ki arayan
falan yoktu hiç. Saat 03:00'e geliyordu. Sütyenimi bulsam da külotumu
bulamadım. Elbisemi giydim. Buruş buruş olmuştu elbise de.
Benim de halim elbiseden pek farklı değildi. Gençler de toplanırken
aralarında gülüşüp birbirlerine laf sokuyorlardı sürekli.
Bir ara Hakan gelip
hangisinin daha iyi olduğunu sordu hiç utanmadan. Gülümsedim ve ikisinin
de çok iyi olduğunu söyledim. Hakan yaklaştı ve ben
sırtımı bir ağaca dayamışken belimden sarıp
dudaklarımı öpmeye başladı yavaş yavaş. "Yaa
öyle cevap verme ama, söyle işte. Kemal mi daha iyi sikti, ben mi? Hem biz
aslında biraz daha olsa ya diyorduk. Erken gitmiyor muyuz ki?" dedi,
elleri kalçalarımda dolaşıyordu durmadan.
İnanılmazdı ama siki yine kalkmıştı ve
sürtünüyordu her yerime o an. Dudakları ağzımı tamamen
kapatmış, elleri popomu sıkıyor ve kot pantolonunun
üstünden bastırıyordu durmadan.
"Hakancığım,
çok yoruldum ama canım, dur artık, ama olmaz ki!" diye itiraz
ediyordum, ama onun pek dinleyecek hali yoktu o an. "Olur ablam olur, bir
kere daha sikeyim seni, sonra söz otele bırakacağım. Hem bir
yerin eksik kaldı, bu piç alay eder sonra benimle!" derken çevirdi
birden beni ve sarıldı arkama. Eli göğüslerimdeydi. Eteğimi
kaldırdığında çıplak popom önündeydi.
Fermuarının sesini hayal meyal duydum sanki. Sıcacıktı
siki ve çok sertti. Sürtünüyordu arkadan amıma. Dudakları boynumda ve
yanaklarımda, elleri ise göğüslerimin üstündeydi. Gözlerimi
kapattım bir an. Bu ilk ve son değil miydi zaten. Bir daha böyle bir
zevki alamayacaktım. Bir daha zaten olmayacaktı.
Ohhhhhhhhhh! Yavaşça
sokup köküne kadar geçirmişti amıma birden Hakan. İçimde çok az
bekletip bu sefer hiç acele etmeden, keyfini çıkarmak ister gibi sokup
çıkartıyordu içime yavaş yavaş. Belime kadar
kaldırmıştı eteğimi. Önümdeki ağaca ellerimi
dayadım ama azgın oğlan zaten kollarıyla tamamen
sarmıştı beni aslında. Hızlanmaya başladı
sonra. Kemal de eşyaları geri yerleştirmiş arabaya, bir
sigara yakmış bizi izliyordu sadece.
Paylaşmışlardı beni aralarında anlaşılan.
Hakan bir elini
belime indirdi. Zevkle inlemeye başlamıştım ben de
artık. Hiç hayır diyemiyordum bu gençlere ben. Hakan amıma her
seferinde dibine dibine bastırdıkça ben de popomu onun önüne
bastırıyordum. "Ohhh, çok güzelll!" diye yavaşça
inledi arkamda ve bastırdı yine taşaklarına kadar. Ben de
inledim o an. Sonra çıkardı amımdan. Göt deliğimin üstüne
sürtüyordu. İstemiyordum aslında. Kemal bile canımı
nasıl acıtmıştı ve Hakan'ınki daha büyüktü. Daha
sertti o ayrıca. Aslında söylemek istememiştim, ama bu gece
Hakan kesinlikle daha iyiydi. Evet, daha iyi sikmişti beni.
Hafifçe
tükürdüğünü duydum. Belimden tutup kaldırdı popomu. Yavaşça
yerleştirdi. Biraz abandı ve kafasını soktu. Bir
çığlık attım o an kendimi tutamayıp. İki
erkeğimin de çok hoşuna gitmişti bu
çığlığım. İkisinden de takdir ve zevk dolu bir
ses geldi. Hakan acele etmiyor, yavaş yavaş santim santim sokuyordu
götüme. Yarısına kadar sokup biraz geri çekti ve yine abandı.
Giriyordu içime. Ve sikmeye başladı götümden. Tutmuyordum artık
kendimi. İnliyordum. Bu sondu. Son defaydı bu. Bir daha bu zevki
yaşayamayacaktım hiç. Ben inledikçe Hakan da daha çok sokmaya
başladı. Hızlanmaya başladı. O güçlü kollarıyla tamamen
sarılmıştı bana. Ayakta duracak halim yoktu hiç zaten.
Hakan, "Ohhh
çok güzel götün senin, daracık, sıcacık. Ohhhh, bir daha senin
gibisini bulamam ben!" diye homurdanır gibi inliyordu arkamda
durmadan. Memelerimi morartacak gibi sıkıyordu. Elbisemin önü biraz
sökülmüştü artık. Hızlandı. Sertleşti. Mızrak
gibi siki durmadan girip çıkıyordu götüme. İkimiz de
bağırmaya başlamıştık. Benim
çığlıklarımda daha çok acı olsa da büyük bir zevk de
vardı. O ise Zevkten kendini kaybetmiş gibiydi. Kolunu boynuma dolamış
kendine çeke çeke sikiyordu durmadan. Ter içinde kalmıştım.
Sonra birden köküne kadar soktu içime ve bağıra bağıra
akıttı bütün döllerimi içime.
Siki
yumuşayıp inene kadar kaldı götümde. Nefesimiz bile zor
düzelmişti. Sonra çıkardı götümden. Dölleri hemen
bacağıma akmaya başladı. Elimi götürmek istedim ama onu
bile yapacak halim yoktu. Tişörtünü çıkarıp götümden akan
dölleri temizledi elleri titreye titreye. Bana baktı sonra. Hayran hayran
bakıyordu bana. Yavaşça dudağımdan öpüp teşekkür etti
ve arabaya binmeme yardımcı oldu.
Otelin biraz gerisinde durduk. Pet şişedeki su ile yüzümü yıkayıp
saçlarımı toparlamaya çalıştım. Eminim ki gören herkes
beni tecavüze uğramış sanırdı o an. Sonra otelin
girişinde ayrıldım arabadan ve zorlukla yürüyerek anahtarımı
alıp odaya çıktım. Saat 05:00'e geliyordu. Hakan bir saate
yakın sikmişti beni. Sıcak su doldurdum küveti ve girdim içine.
Şu an kocam gelse halimi anlatamazdım hiç. Neyseki onun için saat
daha erkendi. Sabah kahvaltısına anca gelirdi o. Sıcak suda
biraz dinlendim. Bacak aramda halen iki oğlanın dölleri vardı.
Güzel bir banyo yaptım. Geceliğimi giyip yattığımda
bayılmış gibi uyudum.
Bir ara kocam
yanıma yatarken uyandım. Normalde uyumama pek aldırmaz, o geceki
oynu anlatır konuşur uyandırırdı beni, ama o da
sessizdi çok. Öğlene doğru uyandığımda o da
uyandı biraz ve gülümseyerek, "Akşam dönelim de yarın sana
da oğlana da bir araba alalım hanım, enayi parası
aldım bol bol. Yiyemeyenin parasını da malını da yerler!"
diyordu. Gülmeye başladı sonra. Benim de çok hoşuma
gitmişti bu laf ve ben de kahkaha attım :)
(Gamze)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: