Zencinin Yılan Ölüsü! (Canan 24 Y., Amsterdam / Hollanda)
Selamlar, ben Canan. 24 yaşındayım. Hollanda'da
doğup büyüdüm. Ailem Hollanda'nın güneyinde (Belçika
sınırına yakın) bir şehrinde ikamet ediyor, ben ise
Amsterdam'da öğrenciydim. Üniversite hayatım boyunca dolu dolu bir cinsel
hayatım oldu, ancak hep uzun ilişkilerimdeki sevgililerimle cinsel
ilişkim oldu. Hayatımda hiç yarını düşünmeden
altına yattığım birileri olmadı.
Üniversitede okurken aynı zamanda Amsterdam'da lüks bir giyim
mağazasında çalışıyordum. Mağzaya genelde orta
yaşlı veya yaşı ilerlemiş zengin müşteriler
gelirdi. Müşterilerden bazıları benle flört etmeye ve
yavşamaya çalışsa da, benden yaşça çok büyük insanlarla işim
olmaz deyip pas vermiyordum. Mağazanın müşteri kitlesi belli
olduğundan genelde tanıdık yüzler olurdu. Çok nadiren yeni bir
müşteri gelirdi.
Bir gün mağazaya tahminen 30 yaşında zenci bir erkek
geldi. Amsterdam'ın her köşesi zenci kaynıyordu, ama mağaza
olarak hiç zenci müşterimiz yoktu. Bu daha içeri girer girmez dikkatimi
çekmişti, çünkü acayip atletik bir yapısı vardı.
Sanırım 1.88 civarı bir boyu vardı. Tişörtün kolunu
patlatacak kadar şişkin pazuları vardı. Tebessüm edip
yanına gittim ve ilgilenmeye başladım. Kırık bir
Hollandacası vardı fakat anlaşıyorduk. Pantolon almak
istediğini söyledi. Değişik kumaşlardan modeller öneriyor
ve yardımcı oluyordum. Beğendiği 3 tane pantolonu denemek
için giyinme kabinine gitti.
Kabindeyken bana seslendi ve denediği son pantolonun bir büyük
bedenini istedi, hemen yardımcı oldum ve gidip getirdim. Kapıdan
uzatırken aynadan onun yansımasını görmüştüm, beyaz
slip külodundan fırlayacakmış gibi duran bir siki vardı.
Zencilerinki büyük olur derlerdi, dedikleri kadar varmış diye
düşündüm. Bacakları da oldukça kaslıydı. Pantolonu verip
uzaklaştım.
Verdiğim pantolon tam olmuştu. Kabinden çıktı ve
"Nasıl olmuş?" diye sordu. "Çok güzel olmuş,
bedeninize de tam oturmuş!" dedim. Gülerek, "Senin gibi güzel
bir kadından bunları duymak çok hoş!" deyip güldü. Bana
iltifat etmesi hoşuma gitmişti. İnsanın içini eritecek
kadar azdırıcı bir gülüşü vardı. Bu sırada
mağazanın dışında hafiften bir kalabalık
oluşmaya başlamıştı, ama ne olduğunu
anlamadım, herhalde etkinlik falan vardır diye düşündüm.
Bana teşekkür edip ödeme kısmına geçti. Ben bir yandan da
onu kesiyordum. Ödemeyi yaptı ve kapıya yönelirken dönüp bana
bakıp göz kırptı. Ben de gülümsedim. Kapıdan çıkar
çıkmaz kapıdaki kalabalık adamın üzerine doğru gelmeye
başladı. Herkes telefonunu çıkarmış adamın
fotoğrafını çekiyor, onunla Selfie çekmek istiyordu. Benim gibi
orda çalışan arkadaşıma sordum, "Kim bu adam?"
diye. Arkadaş da, "Nasıl tanımazsın?" dedi ve
adamın ismini söyledi. Futbolla pek alakam olmadığı için adamı
tanımamıştım, ama ünlü bir futbolcuymuş. Gerçek
adını yazmayacağım buraya, ona Max diyeceğim.
Akşam evde Max'ı internetten
araştırdığımda sosyal medya hesaplarını
falan da bulmuştum. Instagramını stalkladım ve takip ettim.
Ne de olsa görmez, birsürü takip edeni vardır diyordum ki, beni
aşırı şaşırtan bir olay gerçekleşti. Aradan 5
dakika geçmeden bana takip isteği atmıştı. Ben o
sırada onun kaslı bedenini hayal ederek yatakta tavanı
izliyordum, şok olmuştum. Hemen kabul ettim. Çok geçmeden mesaj
attı, "Merhaba, bu gün mağazada bana yardımcı olan
bayan sendin değil mi?" diye sordu.
Ben de, "Evet bendim. Seni tanımadığım için
özür dilerim, çok mahçup oldum!" diye bir mesaj attım. "Önemli
değil, beni tanımamış olman daha iyi!" dedi.
Ardından yazışmaya devam etti benimle. Nerede okuduğumu
soruyor, ne zamandır o mağazada
çalıştığımı soruyor, bu sırada da
profilimdeki fotoları beğeniyordu. Ben zaten dünden
razıydım, adam hem zengin hem de şahane vücudu vardı. Ama
kendisini ağırdan satıyordu. Birkaç gün şehir
dışına gideceğini, gelince bir kahve içip
içemeyeceğimizi sordu. "Çok isterim!" deyip kabul ettim.
Sonraki günler mesajlaşmalarımız devam etmiş ve
artık ciddi ciddi cilveleşmeye başlamıştık.
Günler geçmek bilmedi, sürekli Max'ın taş gibi vücudunu arzuluyor ve
gece yatmadan onu hayal ederek masturbasyon yapıyordum.
Nihayet beklediğim gün geldi çattı. Daha ilk
buluşmamızda beni sikeceğini umarak korunmaya da
başlamıştım. Lüks bir kafeye davet etti beni. Üzerime
şık birşeyler giyip gittim, altımda deri bir mini etek, üzerimde
ise beyaz bir gömlek vardı. Beni görünce iltifatlar etmeye
başladı. Oturduk ve sohbete başladık. Ama bir gariplik
vardı, adamın ünlü oluşundan mı yoksa benim onun
yanında ufak kalmamdan dolayı mı bilmiyorum, kafedeki herkes
bize bakıyordu. Artık rahatsız olmaya
başlamıştım. Max durumu anladı ve "Genelde
başıma geliyor, istersen daha sakin bir yere gidelim?" deyince
kalktık.
Otoparka gittiğimizde arabası beni şok etmişti,
lüks bir Porsc** arabası vardı, hani şu arazi araçları gibi
yüksek olanlardan. Arabaya bindiğimizde, "İstersen benim eve
gidelim?" dedi. Hemen kabul ettim, çünkü beni bir kere sikip
bırakacağı bir kadın olarak görüyorsa bile
razıydım. Evine gittik, ev dediysem Amsterdam'ın biraz
dışında bir yerde havuzlu bir villaydı. Havuzun
başında içkilerimizi yudumlamaya başladık. Max gözlerini
gözlerimden ayırmıyordu. İçkilerimiz tazeledikten sonra bana
iyice yaklaşıp temas etmeye başlamıştı.
Elini bacağıma koyup, "Canan, seni ilk gördüğümden
beri çok beğeniyorum, günlerdir aklımdasın!" diyerek
bacağımı okşamaya devam etti. Ben de, "Hislerin
karşılıklı!" deyip elimi dizine koydum. Bundan cesaret
alarak dudaklarıma yapıştı. Aynı şekilde
karşılık verdim. Romantik bir öpüşme gerçekleşiyordu,
taa ki elimi sikine atana kadar. Elimi sikine attığımda niyetimi
anlamıştı. Beni kucakladığı gibi yatak
odasına götürdü. Güçlü kollarıyla beni sanki bir
yastıkmışım gibi kaldırmıştı.
Bir çırpıda beni soydu. Her yerimi elliyor, göğüslerimi
emip bitiriyordu adeta. Sikini görmek için sabırsızlanıyordum,
ben de onu soymaya başladım. Mağzada kabinde külotla
gördüğüm kadarıyla sikinin iri bir şey olduğunu tahmin ediyordum.
Ama şimdi külodunu da çıkardığımda ufak bir şok
geçirdim. Şimdiye kadar yediğim siklerin en uzunu ve bileğimden
kalın bir sik, yılan ölüsü gibi karşımda duruyordu. Beklediğimden
fazlasıyla büyüktü, ama ne olursa olsun bu siki içimde hissetmek
istiyordum. Önüne çömelip sikini yalamaya başladım ama kafası
ağzıma anca sığıyordu...
Sıra ona gelmiş, beni yatağa yatırmış ve
amımı yalamaya başlamıştı. Ben onun sikini 5
dakika anca yalamıştım ve ağzım yorulmuştu. Ama o
beni orgazm edene kadar yaladı amımı. Ben artık, "Sik
beni!" diye söyleniyordum. Nihayet bacaklarımı omzuna aldı
ve sikini amıma dayadı. Bastırdıkça ortadan ikiye
bölünüyordum sanki. Başını sokmuş, ilerlemeye devam
ediyordu. Sikinin yarısı ancak girmiş fakat amımın
dibine ulaşmıştı. Daha fazla girmediğini
anlayınca yarısıyla hafiften gidip gelmeye başladı.
Yavaş yavaş hızlandı. Seri bir şekilde
pompalıyordu. Soktukça nefesim kesiliyordu, sanki siki akciğerlerime
kadar gidiyordu...
Bir süre bu şekilde siktikten sonra pozisyon
değiştirdik. O sırtüstü yattı ve beni üzerine
çıkardı. Amıma alabildiğim kadarını, yani
yarısını alıp üzerinde zıplamaya başladım.
Ben zıplarken, "Çok iyisin!" deyip göğüslerimi avuçluyordu.
Uzun süredir sikişiyorduk. Max, "Geliyorum, sen de istersen
ağzına boşalmak istiyorum!" dediğinde cevap vermeden
üzerinden inip ağzıma aldım ve ağzıma
boşalmasını sağladım. Döllerinin hepsini yutmaya
çalıştım, ama yine de yarısı ağzımın
kenarından çeneme akmıştı. Komodine uzanıp
kağıt havlu verdi. Ağzımı ve çenemi silip yanına
uzandım. Boşalmasına rağmen siki halen inmemiş, beygir siki gibi duruyordu.
Biraz dinlendikten sonra siki inmişti. Birlikte duşa girdik.
Onun yanında ayakta çok kısa kalmıştım, kafam
göğüs hizasına anca geliyordu. Duşta dayanamayıp sikimi
ağzıma alarak tekrar kaldırdım. Siki yeniden
sertleşince beni kucağına alıp sikini amıma
yerleştirdi. Beni hiç zorlanmadan yavaşça indirip
kaldırıyordu. Ben ise boynuna sarılmıştım ve
amıma girip çıkan iri sikin zevkiyle deli gibi inliyordum. Bu seferki
sikişimiz daha uzun sürmüştü. Boşalacağında ise beni
yere indirip göğüslerime boşaldı...
O gece birlikte uyuduk. Sabah uyandığımda yanımda
değildi, ben yatakta çıplak bir şekilde yatıyordum.
Herhalde sikip bıraktı beni diye düşünürken,
aşağıdan, "Canan aşkım, kahvaltı
hazır!" diye seslendi. Hemen aşağı indim. Bana çok
güzel bir kahvaltı hazırlamıştı, hiç beklemiyordum.
Yanağıma bir öpücük kondurup, "Dün çok güzeldi
aşkım!" dedi. İkimiz de çırıl çıplak
kahvaltı ederken ben şımarıklık yapıp masanın
altından ayağımla sikini okşuyordum...
Kahvaltımız bittiğinde yılan ölüsü siki de taş gibi
olmuştu. Kalkıp yanıma geldi, öpüşmeye başladık.
Zaten ikimiz de çıplaktık, öpüşürken amımı
parmaklıyordu. Aşırı tahrik olmuştum ve çok geçmeden
orgazm oldum. Beni masaya domalttı ve zaten sulanmış amıma
soktu sikini ve sikmeye başladı. Tam bir sikiş
makinasıydı. Masadaki tuzluk biberlik falan devriliyordu. Bir yandan
da götümün yanaklarını tokatlıyor, amımı sertçe
sikmeye devam ediyordu. Bense zevkten çıldırıyordum. Hiç bu
kadar çabuk tatmin olmamıştım. Orazm olurken inlemelerime
dayanamadı ve "Geliyorum!" dedi. Amımdan
çıkmasına fırsat vermeden, "İçime boşal
aşkım!" diye inledim. Oluk oluk boşaldı. Sikini
çıkardığında amımdan sanki süt akıyor gibiydi.
O günden sonra sevgili olmuştuk.
Çalıştığım mağazadan da istifa ettim haliyle.
Krallar gibi hayat yaşıyor ve her fırsatta sikişiyorduk.
Onun evinde yaşamaya başlamıştım, ancak ben aynı
zamanda üniversiteye de devam ediyordum. Yaklaşık bir sene deliler gibi
seks hayatımız oldu. Artık o koca siki içime almaktan amım
genişlemişti, ama halen ilk günkü gibi zevk alıyordum.
Üniversitem bitince ailemin ikamet ettiği şehre döndüm. Max
zaten aramızdaki ilişkiyi pek resmiyete dökmek istemiyordu. Ben ise
Max'ı zaten aileme kabul ettiremeyeceğimi biliyordum. Onun için
istemeyerek de olsa efsane sikicimden ayrılmak zorunda
kalmıştım. Max'tan ayrıldıktan sonra birçok
ilişkim oldu, ama hiçbirinden zevk alamıyordum. Dayanamayıp
birkaç kez Amsterdam'a gidip kendimi Max'ın kucağına attım.
Ama bir süre sonra yeni bir ilişkiye başladığını
söyledi ve bu sefer gerçekten koptuk :(
(Canan)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: