Fantastik Seks Hikayeleri

Sünepe Kocam Yüzünden!


Sünepe Kocam Yüzünden! (Nurdan 39 Y., İstanbul)

Merhaba ben Nurdan, 39 yaşında, 1.65 boyunda, 100 kiloda olan, beyaz tenli, siyah saçlı, göğüsleri 110, poposu geniş ve büyük olan, (ki her markete veya pazara gittiğimde izlendiğimi fark ederim) sıradan güzellikte bir kadınım. Bu yaşıma kadar kocamdan başka kimsenin eli elime değmemişti, biz bekarken de tutucu bir aileydik, görücü usulü evlendik.

Ben özel bir bankada çalışıyorum. 19 yıldır evliyim. Kocam Murat tam bir saf salak, 46 yaşında, herkese inanan, ağzı açık, çiroz gibi zayıf, çelimsiz bir adam ve memur olarak çalışıyor. Kocamın kız kardeşi Şeyda (bizim ev okuluna yakın diye) bizde kalıyor. Şeyda 18 yaşına gireli henüz iki ay oldu. O da benim gibi kilolu, 90 kg civarı, göbekli, göğüsleri ve götü büyük, ama bana göre vücudu daha sıkı ve daha dik, 1.65 boyunda bir kız. Şeyda ile aramız çok iyi, arkadaş gibiyiz. Sürekli Şeyda'nın sevgilileri hakkında konuştuğumuz için bakire olduğunu, sadece elleştiğini ve oral seks yaptığını biliyorum.

Geçen ay banka 10 yıldır çalışan personellerine yüzde 70 indirimli 5 yıldızlı bir otele bir hafta ailecek tatil hediyesi verdi. Ben de hemen sünepe kocama söylediğimde, "Olur!" dedi, başka birşey demedi. Şeyda da bu duruma çok sevindi, hemen internetten kendine de bana da bikini sipariş etti. Açık bir kadın olsam da hem kilomdan hem de aile terbiyesinden daha önce hiç bikini giymemiştim.

Tatil zamanı gelince hazırlandık ve bankanın yer ayırttığı Muğla'daki 5 yıldızlı otele gittik. Otel aşırı lükstü. Kaydımızı yaptıktan sonra anahtarları alıp odalarmıza çıktık. Şeyda direkt, "Hadi denize gidelim!" dedi. Kocam da, "Nurdan'la gidin, ben yorgunum!" deyip yattı uyudu. Biz de Şeyda'nın odasında bikinilerimizi giydik. Ama Şeyda'ya baktığımda resmen koca memeleri birer karpuz gibi duruyordu, göbeği hafif öne çıkmış, götü kabak gibi, bacakları kalın, bembeyaz. Kırmızı bikini de beyaz tenini iyice açmıştı.

Bana da aynı tarzda sarı bikini almış. Ben de giyince, "Yok Şeyda ben bunla gezemem!" dedim, çünkü popom geniş ve büyük olduğu ve kilolu olduğum için bikininin alt kısmı götümün yanakları arasına kaçıyor, resmen tanga gibi oluyordu. Şeyda, "Yenge ne olacak yaa, ben 18, sen 39 yaşında kadınsın, hem herkes böyle giyiniyor..." falan dedi. Şeyda'nın ısrarlarına dayanamayıp, "İyi, tamam!" dedim. Sonra bizim odaya gidip, kocama, "Biz çıkıyoruz!" deyip çıktık.

Sahile gidene kadar en az on kere bikininin altını götümün arasından çekip düzelttim, ama nafile. Zaten Şeyda'ya baktığımda, koca bembeyaz götünde bikini diye birşey yoktu sanki, sadece ip kısımları gözüküyordu, bikini altı onun da götünün arasına girmiş, götü çıplakmış gibi götünün yanakları sallana sallana gidiyordu.

Neyse, sahile geldiğimizde çok modern aileler de vardı, maganda tarzı tipler de. Bir ara Şeyda yüzerken yanına 35 yaşlarında, esmer, yapılı, kıllı bir adam geldi ve sohbet etmeye başladılar. Sonra gülüştüler ve Şeyda beni göstererek gülümsedi. Zaten bütün sahil Şeyda ile bana bakıyordu, bu kadar kilolu kalıplı kadınlar böyle bikiniyi nasıl giyiyor, yok gibi baksana dercesine.

Birkaç dakika sonra Şeyda yanıma geldi. Şeyda'ya, "Kimdi o konuştuğun adam?" dediğimde, "Adı Recep imiş, 37 yaşındaymış, tekstilciymiş, o da bikini vs satıyormuş, ortağıyla iş anlaşması için gelmiş. Ortağını uzaktan gösterdi, ortağı da Şükrü adında, 50'lerinde, bakımlı, ama kıllı, esmer, geniş omuzlu uzun bir adam. Büyük beden bikini mayo mankenliği için benim gibi birini arıyormuş. Günlük çekimlerde de 1.000 Dolar veriyormuş!" dedi.

Doğrusu çok şaşırdım, 1.000 dolar kocamın bir aylık maaşı resmen. "Ee, sen ne dedin?" dediğimde, Şeyda, "Abime ve yengeme sormam gerek, henüz yeni 18 oldum, deyip seni gösterdim!" dedi. Ben de, "İyi yapmışsın Şeyda, şimdilik bir düşünelim, bakarız!" deyince Şeyda'nın suratı düştü.

Akşama doğru odalarımıza gidip duş aldık, üstümüzü değiştik, yine Şeyda'nın aldığı boyu diz üstü ve göğüsleri açık elbiseleri giydik. Sonra kocamı da alıp yemeğe indik. Biz yemek yerken, sahilde Şeyda'nın konuştuğu adam geldi masamıza. Elini kocama uzatıp, "Merhaba beyfendi, ben Recep!" diyerek kendini tanıttı. Kocam da kendini tanıtıp, "Buyrun?" deyince, Recep bey, "Eğer müsaitseniz, bu gün kız kardeşinizle bir iş görüşmesi yaptık, onun sonucunu sormak isterim!" deyince kocam salak salak bana ve Şeyda'ya baktı ama konuyu anlamadı. Ben de Recep beye, "Bir düşünelim, kararı yarın kahvaltıda veririz!" dedim.

Recep bey, "Tamam!" dedi ve gülümseyip masasına geçti. Şükrü bey de uzaktan bize bakıyordu, ama çok ciddi biriydi belli, hiç gülümsemiyordu. Kocama durumu anlatınca, kocam da, "Sizin kararınız, siz bilirsiniz, Şeyda'nın bikini modeli olmasında bir sorun yok!" dedi. Bu adamın bu rahatlığı ve gevşekliği beni delirtiyordu.

Ertesi gün sabah kahvaltıya indiğimizde, bizim masanın az ilerisinde Recep beyle Şükrü bey, yanlarında bizim kilolarda, ama daha yaşlı, bakımsız iki kadınla aynı masada oturuyorlardı. Biz kahvaltı yaparken 5 dakika onra kadınları gönderdiler, galiba olmadı işleri. Kahvaltımız bitmek üzereyken Recep bey yanımıza geldi, "Günaydın hanımlar, günaydın Murat bey!" diyerek selamladı ve konuyu anlattı. Kadınlar çok sarkıkmış, yaşlıymış, uymazmış onlara, Şeyda tam aradıkları mankenmiş falan.

Sünepe kocam da, "Ben karışmam, karar Şeyda'nın!" deyince ben sinirle, "Olur, ne zaman nerede?" dedim. Recep bey sevinmiş gözlerle, "Bir saat sonra bizim odamızda!" deyip bana oda bilgilerini verdi. Şeyda sevinçten havalara uçuyordu, "Daha 18'imde manken olacağım!" diye. Ben de birşey demedim, ama Şeyda bu kiloyla, 100 beden memelerle, kocaman göt ve göbekle nasıl manken olacaktı bilmiyordum.

Kahvaltımız bitince kalkıp odalarımıza gittik ve hazırlandık. Yatakta uzanam kocama, "Hadi Murat!" deyince, "Siz gidin ben biraz uyurum, tansiyonum düştü kahvaltıdan sonra!" dedi. Ben sinirle, "Şeyda'nın bu önemli anında iki adamla yalnız mı bırakacaksın bizi?" deyince homurdanarak kalkıp o da geldi.

Recep beyin söylediği kata çıktık ve odayı bulduk. Kapıyı tıklattık. Kapıyı 25 yaşlarında tahmini Rus veya Ukrayna asıllı olan bikinili bir kadın açtı ve içeriye buyur etti bizi. İçerisi bizim oda gibi sıradan değil, VİP bir Suit idi. 3+1 ev gibi geniş, manzaralı salonun ortasında kurulu 5 tane fotoğraf makinası, 2 tane video kamera ve masada laptoplar falan vardı.

Recep bey hemen yanımıza gelip, "Hoş geldiniz!" dedi, altında denizde giydiği turuncu mayo vardı, üstü tamamen çıplaktı. Tatilde diye böyle düşündüm. Şükrü bey de koltukta oturmuŞ, o da aynı Recep bey gibi mayolu ve üstü çıplak bir şekilde elinde viski kadehini kaldırarak bize kalın sesiyle, "Hoş geldiniz hanımlar!" dedi. Kocama ise ekşi ekşi bakıp kafa salladı.

Biz dizlerimizi kırıp bir koltuğa oturduk. Recep bey, bize kapıyı açan kızın fotoğraflarını değişik şekilde çekip gönderdi. Gönderirken de kıza 1.000 Dolar sayıp verdi. Kocamın gözleri açık kaldı parayı görünce, iyice gevşedi. O sırada Şükrü bey oturduğu yerden, kalın sesiyle, konuyu hızlıca anlattı. Sonra da imzalamamız için sözleşmeyi verip, "Siz okuyun, biz Recep'le balkondayız!" dedi ve odadan çıktılar.

Sözleşmeyi okuduğumda, 1.000 Dolar ücret karşılığında 12 adet bikinili fotoğraf çekimi yazıyordu. Bikiniler, tanga bikini, ipli Brezilya bikini, fantazi bikini ve bir de dansöz kıyafetli şekilde yazıyordu. Kocama sözleşmede yazanları gösterdiğimde, "Hmm, olur mu ki acaba?" dedi. Yok bile demedi gavat herif. Şeyda'ya durumu anlattım. Saf kocam gibi Şeyda da, "Ya yenge ne olacak, yüzümü sansürlüyorlardır falan..." dedi. Ben de kırmadım, "İyi, sen bilirsin!" deyip sözleşmeyi verdim, Şeyda da imzaladı.

Az sonra Şükrü bey heybetli vücuduyla içeriye girip, "Ne yaptınız?" deyince ben de, "Buyrun, imzalandı!" dedim ve sözleşmeyi uzattım. Gülümseyerek alıp oturdu yerine ve "Receeeeep!" diye bağırdı. Recep bey içeri gelip, "Buyrun Şükrü bey?" deyince, "Anlaşma tamam, hazırla küçük hanımı!" deyice Recep bey yanımızdan Şeyda'nın elini tutup kaldırdı. Diğer odaya doğru giderken Şeyda'nın koca götü sağa sola sallanıyordu. Şükrü bey de Şeyda öbür odaya gidene kadar Şeyda'yı izledi arkasından.

Sonra sohbete başladık. Ne iş yaptığımızı sordu, anlattık. Kendisi de İstanbul'da büyük bir tekstil patronuymuş. Büyük beden bikini mayo işine girdiğini, Şu anda dünyanın buna ihtiyacı olduğunu falan anlattı. On dakika falan sonra önden Recep bey arkadan Şeyda içeriye girince Şükrü bey bir ıslık patlattı ve "Vay yavrum vay!" dedi. Sonra Recep beye, "Küçük hanımı şöyle bir döndür etrafında!" deyince Recep bey Şeyda'nın elinden tutup etrafında bir çevirdi.

Altında sarı tanga bikini, ama ipleri çok ince ve koca götünün arasına girmiş şekildeydi. Amının da dıŞ yanakları bikiniden fıŞkırmıştı resmen. Ayağında beyaz, en az 10 cm ince bir topuklu vardı, göğüs kısmı da ipli bikiniydi. Ağzım açık kaldı açıkçası, Şeyda iki magandanın yanında nerdeyse çıplaktı.

Kocam Şeyda'ya bakıp bir kere yutkundu ve bana dönüp, "Nesrin çok açık değil mi bu?" dedi. Ben de sert şekilde bakıp, "İzin vermeseydin o zaman!" dediğimde, Şükrü bey kocama, "Murat koçum, rahatsız oldun galiba? İmzaladığınız sözleşmede hangi tarz bikiniler olduğu gayet net yazıyordu. Ne zoruna gitti şimdi?" dedi. Kocam cevap vermedi. Şükrü bey Recep beye bakıp kocamı kafasıyla gösterip, (Gönder şunu!) dercesine bir hareket yaptı. Recep bey kocamın yanına gelip, "Murat bey, gelin biz bir hava alalım!" dedi, kocamın koluna zorla girip odadan çıkardı.

Ben Şeyda ve Şükrü bey odada tek kaldık. Şeyda ayakta öylece duruyordu. Şükrü bey ayağa kalkıp Şeyda'nın yanına doğru gitti ve vereceği pozları göstermeye başladı. Elini Şeyda'nın beline koyup, "Böyle yapacaksın... Şöyle yapacaksın..." diyordu.

Az sonra da Recep bey geldi. Kocama bir tekne turu hediye edip tekneye bindirip göndermiş. Yaklaşık 4-5 saat sürüyormuş tekne turu, turistleri gezdirdikleri en uzun süren bir turmuş yemekli vs.

Recep bey, "Rahatlayın hanımlar, çok gergin duruyorsunuz!" diyerek Şeyda ile bana birer kadeh içki verdi. Biz içkilerimizi içerken Şükrü bey elini mayosunun önüne atıp düzeltmiş gibi yapıp okşadı resmen sikini. Şeyda bar taburesi gibi dönen yüksek bir tabureye oturmuş içkisini yudumluyordu, ayakları yere değmiyordu taburede otururken.

İçkilerimiz bitince, Recep bey, "Evet başlayalım!" dedi. Şeyda'yı kaldırdı, değişik pozlarda fotoğraflarını çekti, saçlarını elleriyle toplattırdı, götü zaten geriye doğru çıkık olmasına rağmen daha da geriye çıkartırdı, öne doğru eğip kollarını birleştirdi vs. Ben ağzım açık izliyordum, bu çekimler sanki porno katoloğu çekimi gibiydi.

Yan gözle koltukta oturan Şükrü beye baktığımda elini mayosunun önüne atmış çaktırmadan sikini okşuyordu. İçimi bir korku sardı nedense. Recep bey Şeyda'ya bir bikini daha verdi, "Bunu giy şimdi de!" dedi. Ama bikiniye baktığımda sadece zincirdi, ince altın zincir. Bu zinciri de tahminime göre anca sevişen kadınlar fantazi olsun diye giyerdi. Şeyda bana baktı, ben Şükrü beye, kimse birşey demeyince Şeyda bikiniyi alıp diğer odaya giymeye gitti. Recep bey de, "Dur yardım edeyim!" deyip arkasından gitti.

Biz salonda Şükrü beyle tek kaldık. Şükrü bey bana, "Aslında senden de çok güzel manken olur. Neden sen de denemiyorsun? Sana da aynı ücreti öderim!" deyip ordaki askıdan Şeyda'nın giyeceği bikinilerden birini kaptı. Bikiniyi eliyle tuttuğu yer de tam am bölgesine gelen yerdi, şöyle elinde bezi okşar gibi yapıp bana uzattı ve "Şeyda çıkınca git giy sen de, bakalım bir!" dedi. Ben de ses etmedim. İçimde tanımlayacağım bir korku ve aynı zamanda bir heyecan vardı.

Şükrü bey benim içkimi tazeledi. Bu nasıl bir içkiyse kafam bir tuhaf olmuştu. Ama Şükrü beyin vücuduma yaptığı iltifatlar hoşuma gitmeye başlamıştı. Aradan 10 dakika falan geçmesine rağmen Recep beyle Şeyda gelmeyince, ben Şükrü beye, "Neden bu kadar uzun sürdü?" diye sordum. O da, "Gelirler Şimdi Nurdan, telaşlanma, prova bazen uzun sürer!" dedi. Bana Nurdan hanım demeyişi dikkatimi çekmişti.

5 dakika sonra geldiklerinde Şeyda'nın bembeyaz teninin belirli yerleri kızarmış, saçları hafif dağılmış sonra toplanmıştı. Dudakları de kızarıktı. Bikini diye giydiği, göğüslerinde ve amında iki parça resmen serçe parmak kalınlığında zincir vardı. Zaten zincirin alt kısmı amının arasına girmiş, göğsü kısmında da sadece uçları kapatıyor gibi, ama hareket ettikçe onlar da açılıyordu zaten. Ağzım açık kaldı şaşkınlıktan, ama birşey de diyemedim.

Recep bey, "Başlayalım mı abi?" diyerek Şükrü beye döndü. Şükrü bey sırıtıp viskisini yudumlayıp kafa salladı. Recep bey Şeyda'yı önce ayağa kaldırdı, boydan reimlerini çekti, sonra tek bacağını kaldırıp alttan çekti, ki eminim amı götü ortadaydı, çünkü o zincir tarzı bikini asla kapatmaz. Sonra Şeyda'yı bar taburesine oturtup götünü dışarı çıkartmasını istedi. Şeyda oturdu, götünü çıkardı arkaya.

Recep bey Şeyda'nın kalçalarından tutup yuvarlak tabureyi döndürdü. Şeyda'nın koca götü tabureyi kaplamış, komple dışarı çıkık duruyordu ve zincire rağmen göt deliği, amı komple ortadaydı. Ağzım açık kaldı resmen. Şeyda'nın göğüslerine baktığımda beyaz beyaz leke tarzı şeyler parlıyordu. Amından da zevk suları geliyor, zincire değiyor, zincir de ıslak ıslak parlıyordu. Kadın olduğum için bunu anlayabiliyordum.

Recep bey peş peşe resim çekerken flaşlar patlamaya başladı. Ben çaktırmadan yine Şükrü beye baktığımda o da yine elini önüne atmış sikini okşuyordu. Sonra Şükrü bey bana bakıp, eli halen sikindeyken, "Hadi Nurdan, kalk sen de giy, ne bekliyorsun?" dedi. Ben de, "Tamam!" deyip verdiği bikiniyle öbür odaya gittim.

Komple soyundum. Şeyda benden iki beden küçüktür, bunlar nasıl olacak diye düşünürken Recep bey odaya dalıverdi. Korkudan hemen göğüslerimi elimle kapatmaya çalıştım. Recep bey, "Korkma canım, ben her gün böyle kadınları giydiriyorum, merak etme işim bu!" deyip gülümseyerek yanıma geldi. Ben dizimden yukarıya çıkmayan bikinin altını giymeye çalışırken, arkama geçip aşağıya eğilip bikiniyi tutup yukarıya çekmeye çalıştı. Bu sırada nefes alış verişini götümde hissediyordum.

Biraz uğraştıktan sonra bikinin yan ipinden genişletip tam üstüme oturtturdu. Sonra, "Şimdi Nurdan hanım..." deyip elini götüme atıp bikininin altını düzeltmeye çalıştı. Sonra bikinin üstünü alıp, "Ellerini çekersen giydireceğim!" deyip göğsüme yaklaştırdı. Ellerimi çekince koca memelerim birden aşağıya doğru düştü. Bikinin üstünü de giydirip, tabii bu arada göğüslerimi de bir güzel okşayıp, "Hazırsın!" dedi.

Kafam daha da tuhaf olmaya başlamıştı. Ben tam odadan çıkacakken sendeleyince, "İstersen gel iki dakia otur, sana bir kadeh daha içki vereyim de iyice rahatla!" dedi. Oturdum. Verdiği içkiyi içtim. Sohbet etmeye başlamıştık. Şükrü beyin 55 yaşında, kendisinin 37 yaşında, evli, çocuklu insanlar olduklarını, iş adamları olduklarını falan anlattı.

Tam ben de anlatacakken başım iyice dönmeye başladı. O sırada Recep bey dudağını dudağıma yapıştırıp öpmeye başladı. Ellerini göğüslerime attı, memelerimi sertçe sıktı. Hayatımda ilk defa kocamdan başka biri bana dokunuyordu, yalan yok aşırı tahrik olmuştum. Derken Recep bey mayosunu sıyırıp elimi alıp sikine koydu. Bugün ilkleri yaşıyordum. Ama aklım da bir yandan Şeyda'daydı, salonda 55 yaşında Şükrü beyle yaklaşık 20 dakikadır tek kalmışlardı.

Ben Recep beyin sikini okşayıp öpüşürken elimdeki siki kazma sapı gibi oldu. Sikinin gövdesi avucuma sığmıyordu, başı kocaman bir mantar gibiydi. Biraz öpüştükten sonra beni sikmesini beklerken ayağa kalkıp sikini ağzıma verdi, ellerini de koca göğüslerime atıp okşamaya başladı. Birkaç dakika ağzımı siktikten sonra uluyarak ağzıma boşalmaya baŞladı.

Ağzım, çenem, göğüslerim batmĭŞtı. Ben temizlenmek için bana verdiği kağıt havludan koparırken, bana, "Sakso konusunda Şeyda'dan daha iyisin!" dedi. Aklıma yine Şeyda geldi, az önce dağınık saçları, vücudunda parlayan lekeler, demek ki Recep bey Şeyda'nın da ağzına vermişti.

Kafam dönüyordu, tüm vücudum uyuşmuş, yerimden kalkamıyordum, nasıl bir içki içirdilerse. Zar zor kalkıp yalpalayarak salona giderken Recep bey arkamdan sarılıp kapıyı açıp ensemi öperek beni salona soktu. O an şok oldum, Şeyda çırılçıplak, Şükrü bey de mayosunu çıkartmış, salonun ortasına deri bir koltuk çekmiş, video çeken kamera açık, Şeyda Şükrü beyin önüne eğilmiş kafasını kaldırıp indiriyordu. Şükrü bey de bacaklarını açmış, koltuğa sırtını dayamış, "Ohhh, manken yapacağım seni, ohhh, yala küçük orospum!" diye inliyordu.

Müdahale etmek istedim ama kafam dönüyordu. Ben üzerimde bir avuç bikini, Şeyda tamamen çıplak, iki maganda tipli herifin arasında kalmıştık. O sırada Recep bey beni soydu, belime sarılıp beni üçlü koltuğa domalttı. Şeyda'ya göz ucuyla baktığımda tekrar şok oldum, elinde en az Recep beyinkinden 2-3 cm büyük bir yarrak, o da bilek gibi kalındı.

Şeyda, taşaklarının etrafı kıllarla kaplı yarrağı ağzına almaya çalışıyordu. Sanki bir elmalı şeker emer gibi yarağın kafasını yalıyordu. Ama tuhaf olan şey, Şeyda'nın suratından göğüsüne doğru akan döllerdi. Anladım ki Şükrü bey bir kere Şeyda'nın ağzına boşalmış, bu ikinci saksoydu. Yandaki sehpada da benim içtiğim içkiden vardı, Şeyda da içmişti belli. Halimiz hiç iyi değildi.

Recep beyin beni domalttığı üçlü koltuk Şükrü beyin oturduğu koltuğa çok yakın, nerdeyse bitişikti. Şükrü bey Şeyda'ya sakso çektirirken elini memelerime atıp okşamaya başladı. Okşarken de, "Ohhh, ikisi de taş gibi, sizi çok ünlü ededeceğim, benim bir numaralı orospularım olacaksınız!" gibi şeyler söylüyordu.

Recep bey arkamdan götümün yanaklarını iki eliyle ayırıp önce kokladı, sonra yüzünü götümün yanakları arasına gömüp amımı götümü hayvan gibi yalamaya başladı. Resmen sel gibi akıyordum, birkaç dakika içinde iki kez orgazm olmuştum ve o sırada yanımda duran Şeyda'yı tamamen unutmuştum. Şükrü bey Recep beye, "İlk ben sikeceğim koçum, ben dölleyeceğim bu evli orospuyu!" deyip ayağa kalktı. Ben öyle domalmış dururken Şükrü bey amıma sikini sürtmeye başladı. Sürterken de, Recep beye dönüp, "Küçük orospuyu da hazırla!" dedi.

Şükrü bey götümün yanaklarını yanlara ayırınca deliklerim olduğu gibi ortaya çıktı. Sikinin başını amıma dayadı ve ittirmeye başladı. İnanın başı girene kadar 5-6 kere denedi. Neyse başı girince götüme iki şaplak atıp, "Ne kadar darsın orospum, kocan olacak gavat hiç mi sikmedi seni?" dedi ve ittirmeye başladı.

Bu arada Recep bey de Şeyda'yı yanıma domaltmış, kendisi de arkasına çokmüş Şeyda'nın amını deli gibi emiyordı. Biz üçlü koltukta Şeyda'yla yan yana domalınca kalçalarımız birbirine değiyordu, komple koltuğu kaplamıştık. Recep bey Şeyda'nın amını yalarken Şeyda kasılıp duruyor, inleyerek orgazm oluyordu. Şükrü bey ise arkamda, amıma sikini yarısına kadar anca sokup çıkarıyor, ama resmen kol giriyordu amıma.

Birkaç dakika sonra Recep bey ayağa kalkıp valizinden Bebe yağı alıp getirdi. Şükrü bey arkamdan amımı sikerken kalçalarım her sallanışında Şeyda da bana yapışık yanımda domalmış olduğu için ileri geri sallanıyordu. Recep bey Bebe yağını Şükrü beye verdi, Şükrü bey de sikini amımdan çıkartıp komple yağladıktan sonra tekrar amıma soktu. Bu sefer siki takır takır giriyordu, hem de dibine kadar.

Recep bey de sikini yağlayıp Şeyda'nın arkasına geçince, ben hemen, "Dur yapma, o daha bakire!" dedim. Recep bey suratıma anlamsızca bakıp sikini uyuşuk Şeyda'nın amına sürüp sokmaya başladı. Şeyda birkaç kez, "Ahhh, uhhh, ığhhh!" diye inledi. Ama Recep bey Şeyda'nın belini iki eliyle tutup kendine çekince Şeyda çığlığı kopardı. O an anladım ki tamamen sokmuştu sikini ve Şeyda'nın kızlığı gitmişti...

Birkaç dakika sonra salonda yankılanan şak şak şak seslerinden ve bizim inlemelerimizden başka ses yoktu. Şeyda'nın suratına baktığımda çok keyif aldığı belliydi. Ben de kendimi saldım, zevk alarak ve istekli bir şekilde sikişmeye başladım. Recep bey, "Abi bu orospular keyiflendi!" deyip kahkaha attılar. Sonra biz halen yan yana domalık haldeyken yer değiştirdiler. Adamlar galiba mavi haplardan almışlardı. Yer değiştire değiştire yaklaşık bir saat sikiştik...

En sonunda sikiş bitip de gideceğimizde telefon numaralarımızı birbirimize verdik. Evet, Şeyda artık bakire değildi. Ama Şeyda'ya mormalde verecekleri 1.000 Dolar yerine 5.000 Dolar verdiler. Benden de çok memnun kaldıkları için bana da 2.000 dolar verdiler. Ben de artık eskisi gibi namuslu değildim, ama bundan sonra cebimiz artık bolca para görecekti, çünkü adamlarla anlaştık, tatillerimiz bitince İstanbul'da da bikini mankenliğine (!) devam edeceğiz.

Şükrü bey, bana, "İstanbul'da yapacağımız çekimlere bizimle birlikte arada sırada başka tekstilci arkadaşlarım da katılsa sizin için sorun olur mu? Merak etmeyin, arkadaşlarımın hepsi zengin insanlar, iyi bahşiş veriler!" deyince, benden önce Şeyda atılıp, "Ne sorunu olacak canım, buyursunlar gelsinler!" dedi :)

(Nurdan)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Yolla

Fantastik Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: