Şantiyenin Orospusu! (Aslı 45 Y., Antalya)
Merhaba, adım Aslı. 45 yaşında, 1.70 boyunda, esmer,
hafif balıketli bir kadınım. Uzun yıllardır evliyim,
ama sadece evlilikle ilgili değil, hayata karşı genel bir
mutsuzluğum vardı. Hiçbir şey beni tatmin ve mutlu etmiyordu, ta
ki o güne kadar.
Büyük bir inşaat şirketinin şantiyesinde yönetici olarak çalışmaya
başlamıştım. Çalışırken bakımlı
olmaya, giydiğime, saçıma başıma dikkat ederim.
İşim gereği şantiyede çalışan 25 işçi ve 1
formenin sorumluluğu bana ait idi. Fakat ne
işçiler ne de formen iş güvenliği kurallarına hiç uymak
istemedikleri için bunlarla sürekli kavga ediyorduk. Oysa benim tek derdim günün
sonunda herkesin kazasız belasız sağ salim evine dönmesi idi.
Zaman geçtikçe birbirimizi daha iyi anladık ve aramız da
düzelmeye başladı. Ancak formen olan Kemal bana biraz farklı
davranmaya başladı. Çok emin olmasam da beni sahiplenmiş
tavırları vardı. Bu bana çok saçma geliyordu. Evliydim ve onunla
iş dışında hiçbir alışverişim yoktu. Belki
de kendi kendime kuruntu yapıyorum diye bu konunun üzerine
düşmedim.
Bir gün sabah mesaiye başladığımda Kemal
telaşla yanıma gelip işçilerden birinin (Taner'in) yüksek
ateşle evde yattığını ve hemen hastaneye götürülmesi
gerektiğini söyledi. Bunlar firmanın tuttuğu bir evde 4
kişi kalıyordu, yani Kemal ve akrabası olan 3 diğer
işçi. Ben de telaşlandım ve resmi evrakı ben takip
ettiğim için benim de gitmemin doğru olacağını
düşünüp eve vardık. Evde kimseyi göremeyince sinirlendim ve
"Nerede bu adam?" diye Kemal'e bağırdım. Kemal bir
yandan beni sakinleştirmeye çalışıp bir yandan da Taner'i
aradı telefonla.
Telefonu kapattığında, Taner'in kendini biraz iyi
hissetmeye başladığını, karnı
acıktığı için dışarı yemek yemeye
çıktığını söyledi ve "Bir saate gelirmiş!"
dedi. Ben iyice sinirlendim, sıcak bir yandan, Taner'in sorumsuzluğu
bir yandan, bir de Kemal'in rahatlığı beni gerdi iyice. Hem
dışarısı hem evin içi çok sıcaktı, üstelik evde klima
falan da yoktu. "Çok sıcak burası!" dediğimde Kemal
mutfağa gidip buzdolabından sürahi ile limonata ve bardak getirdi.
Beni sakinleştirmeye çalışıyordu halen. Sıcaktan
bunaldığım için bardağıma doldurduğu
limonatayı tepeme dikip bitirdim hemen.
Birkaç dakika kadar sonra içimin ateşi iyice arttı ve daha
önce hiç hissetmediğim bazı kıpırtılar
başladı içimde. Tuhaf olmuştum, ama engelleyemiyordum
duygularımı. İçimde Kemal denen bu adama vücudumu sergilemek, onu
tahrik etmek gibi duygular dolaşıyordu. Sex yapma isteğimi
bastıramıyordum. Banyoya gidip yüzümü yıkayıp serinlemek
istedim. Lavaboda yüzümü yıkarken içimdeki bu seks yapma isteği
artarak devam ediyordu.
Kendimi süzdüm aynada, üzerimde kot gömlek, içime de sporcu sütyeni
giymiştim. Altımda ise tayt vardı. Çalışırken
rahat hareket etmek için genelde böyle giyinirdim. Taytla eğilirsem
götümün hatlarını sergileyebilirdim, fakat gömleği nasıl
halledecektim? Önce üstten sonra alttan ikişer düğmesini açtım
gömleğimin. Sütyenimin askısı uzun ve göğüslerim büyük
olduğundan göğüs dekoltem epeyce ortaya çıkmıştı.
Alttan da göbeğim görünüyordu. Külotumu da tanga gibi götümün
yanakları arasına sıkıştırmıştım
bile.
Sonra Kemal'in yanına gittim. Halen kızgınmışım
gibi bir ileri bir geri yürüyor, göğüslerimi ve arkamı görmesine
fırsat sağlıyordum. Kemal kanepede oturuyordu ve durumu
anlamış gibi bakışlarıyla beni süzüyordu.
Sakinliği aynıydı. Hiç hareket etmiyordu. Ya önceki
kavgalarımızın intikamını alıyordu veya benim
ters birşey dememden çekiniyor ve ilk hareketi benden bekliyor gibiydi.
Ben konuşurken bazen kollarımı kaldırıp
saçlarımı düzenliyormuşum gibi yaparak hem göğüs hem
göbeğimi teşhir ediyorum. Ancak Kemal sadece bakmakla yetiniyordu.
Sonra arkamı ona döndüm ve yere elimdeki evrağı
düşürüp almak için resmen adama domaldım. Tam önündeydim.
Domalmış halde biraz bekledim, sonra yavaş hareketlerle
doğruldum. Sanki Taner'e sinirlenmişim gibi, "Nerde kaldı
bu adam?" deyip bu sefer kalemi düşürdüm yere. Kalem sehpanın
altına yuvarlanmıştı. Yine domalıp kalemi
arıyormuşum gibi oyalandım bir müddet. Nerdeyse Kemal'e (Gel sik
beni!) demediğim kalmıştı. Kemal daha fazla dayanamadı
ve sonunda, "Taytla götün çok tahrik edici görünüyor!" dedi ve götümü
avuçlamaya başladı. (Evet, işte bu!) dedim içimden domalma
pozisyonumu bozmadan.
Beni belimden tutup kendisine doğru hafifçe çekip iyice
yaklaşmamı sağladı. Ayakta domalmış haldeydim.
Götümü okşamaya devam ederken, "Şu gömleği de
çıkartırsan daha da güzel olur!" dedi. Ben de kalan son iki
düğmemi de açıp gömleği yere atarken, "Böyle mi?" diye
sordum. "Evet aşkım, böyle!" dedi. Bana aşkım
demişti ve bu beni daha da tahrik etmişti. Hemen ona doğru
döndüm ve eğilip dudaklarına yumuldum, öpüşmeye
başladık. O kanepede otururken ben ayakta tam önündeydim. Ama
nasıl öpüşüyorum, resmen adamın dudaklarını kemiriyordum.
Sonra taytımı aşağı sıyırıp
külotumun içine önlü arkalı ellerini soktu. Bir eli ile götümü
okşuyor, diğeri elinin parmakları amımın
kıllarında ve klitorisimde geziniyordu. İlk defa kocamdan
başka bir erkek en mahrem yerlerime dokunup öpüyordu beni. Ben ise
saçlarını ve boynunu okşuyor ve Kemal'i kendime
bastırıyordum. Öpüşme iyice kızışmış,
dillerimizi emmeye başlamıştık.
Derken, Kemal, "Bir saniye aşkım, bu anı
ölümsüzleştirmemiz lazım!" deyip cep telefonu ile resimlerimi
çekmeye başladı. Altımda külot üzerimde sütyenimle Kemal'e bir
sürü poz verdim. Aklım uçmuştu yerinden sanki, hiçbir şeye
itiraz edemiyordum. Tam tersi hepsi daha çok tahrik ediyordu beni. Resim çekmeyi
bitirdikten sonra sütyenimi hızlıca çıkartıp
kaldığımız yerden devam ettik yiyişmeye. Memelerim tam
önünde ağız hizasındaydı. Uçları fındık gibi
büyümüş, emilmeyi bekliyordu. Önce birini sonra diğerini öpüp emmeye
başladı, uzun uzun ve yavaş yavaş...
Zaman durmuş gibiydi, yiyişirken bir saat çoktan geçmişti
bile. Ben Taner'i sordum telaşla, gelirse böyle görmesin bizi diye.
"Merak etme, mesaj atarım, gelmez!" dedi ve telefonunu alıp mesaj
yazıp gönderdi. Sonra daha aşağıya amıma doğru
eğildi ve külotumu kenara sıyırıp amımı ortaya
çıkardı. Önce öpüp kokladı amımı, sonra yalamaya ve emmeye
başladı, uzun uzun öpüştü amımın dudaklarıyla.
Elleri arkamda götümü sevmeye devam ediyordu. Parmağının biri
göt deliğime girmeye başlamıştı bile. Ben
amımı rahat emsin diye bir bacağımı kaldırıp
kanepeye koymuştum. Kafası tam bacak aramda, amımı emmeye
yalamaya ve götümü parmaklamaya devam etti...
Sonra geri çekildi, kanepenin arkasına yaslandı. Üst
kısmını kendisi çıkartırken benden alt
kısmını soymamı istedi. Ben dediklerini yaparken yine
telefonu alıp video çekmeye başladı. Bu sefer sadece
külotum vardı üstümde, ama o da kenara sıyrılmış,
kendine hayrı kalmamıştı. Bolca çekti her yerimi, ben de
gülümseyerek poz verdim yine...
Bu arada susamıştım, sürahiden bir bardak limonata daha
doldurdum ve içtim. Sonra eğilip boxerini sıyırdım ve kalkmış
sikini ortaya çıkardım. Normal boyda birşeydi siki, koyu renkli,
sert, damarlı ve kalındı. Kısa bir odun parçası gibi
duruyordu önümde. Baş kısmı daha şişkin ve mantar
gibiydi. Yalayıp öpmeye başladım hemen sikinin
kafasını. Sikini komple ağzıma alıp çıkartmaya
çalışıyordum, ama zorlanıyordum, ağzım küçük
kalıyordu bu sik için. Ben sikini emerken hiç konuşmuyordu, ama zevk
inlemelerini duyuyordum. İki eliyle saçlarımı okşuyordu...
Sonra Kemal birden dillendi ve "Amma da kaşar orospuymuşsun
Aslı! Çok güzel emiyorsun yarrağımı!" dedi. Ben
gururlanarak daha iştahlı yalamaya devam ederken, o ara ara,
"Orospum benim, ohhh, yala yarrağımı, öp yeni kocanın
taşşaklarını!" gibi şeyler söylüyordu. Bazen de,
"Ooh yala, işte böyle, ağzını siktir bana
kaltağım benim!" diyordu. Bu sözleri de beni tahrik ediyor ve
daha sıkı emmeye, yalamaya devam ediyordum yeni kocamın sikini.
Sikini yaladıkça hoşuma gitmeye başlıyordu ve nikahlı kocama
bile göstermediğim yalama emme hünerlerimi gösteriyordum Kemal'e...
Nihayet işte sikişme vakti gelmişti, yavaşca
başımı kaldırıp yalamamı durdurdu ve "Otur
kucağıma aşkım!" dedi. Üzerimde son kalan parça olan
külotumu da çıkarıp yavaşca oturdum Kemal'in kucağına.
Önce içime girmeden öpüşmeye başladık. Memelerimi avuçluyor,
yalıyor, uçlarını emiyordu. Bu şekilde biraz
yiyiştikten sonra ben fazla dayanamadım ve amıma
yerleştirdim sikini. Çok kalındı, ama rahatlama geldi girince. Alttan
yavaş yavaş girip çıkıyordu aynı tempoyla. Çok
geçmeden ben orgazm olmuştum bile. Benden bir süre sonra da o
boşalacağını söyledi, ben de üstünden kalkıp
ağzıma aldım sikini tekrar. Döllerini akıtana kadar emdim.
Ağzıma boşaltmıştı, yuttum bütün döllerini...
Sonra oturduk, beni ellemeye, öpmeye devam etti. Sevgi ve iltifat
sözleri ile yiyişmeye devam ettik ara vermeden. Bu arada
susamışlığım halen devam ediyordu, bardağım
boşaldıkça o limonatadan istiyor ve içiyordum. "Hadi bir daha
sik beni!" diyerek eğilip sikini yeniden ağzıma
aldığımda, "Sen nasıl azgın bir
orospuymuşsun böyle Aslı!" dedi. Emdiğim sikini
ağzımdan çıkarıp, "Valla ben de çok
şaşkınım, anlamadım nasıl olduğunu!"
dedim. Kemal gülerek sürahiyi gösterip, "İstersen daha fazla limonata
içme Aslı, içine azdırıcı katmıştım. İçmeye
devam edersen seni şantiyedeki bütün işçiler sikse bile yarağa
doymazsın!" dedi.
Aslında çok kötü kızmam, bağırıp
çağırmam gerekiyordu bana böyle bir oyun oynadığı
için, fakat aldığım müthiş zevk yüzünden kızamadım
bile. Aksine gülerek, "Şantiyedeki bütün işçiler birden sikse pert
olurum herhalde!" deyip yeniden yumuldum sikine ve emmeye devam ettim.
"Vay orospu vay, demek bütün şantiye sikse hayır demeyeceksin,
ha? Sen yanlış meslek seçmişsin aşkım, profesyonel
orospu olmalıymışsın!" dedi. Ben de yine gülerek,
"Zaten senin orospun olmadım mı?" dedim cilve yaparak, bir
orospu gibi. Aslında haklıydı, burada o ne isterse yapan bir
orospu gibiydim. Zevk alarak ve isteyerek hem de. Tek fark vardı, para almadan
yapıyordum bunları...
Sonra kanepeyi açtı, beni domaltıp arkama geçti ve göt
deliğimi yalamaya başladı. Bu beni iyice çıldırttı,
zevkten inlemeye başladım. Birkaç dakika yaladıktan sonra,
"Götünü de sikmeden bırakmam seni orospu!" dedi. Kocam da
götümden çok siktiği için ve ben götümden de zevk aldığımdan
problem yoktu. "Sik!" diyebildim sadece. Önce yavaşca ve zar zor
girdi götüme o kalın yarağının kafası.
Kayganlaşsın diye tükürüyordu göt deliğime arada bir. Sonra
alıştı göt deliğim ve daha kolay almaya başladı
sikini. Artık sikini daha hızlı ve hafif tempolu sokup
çıkartabiliyordu götüme ve bu da beni yeniden
çıldırtıyordu...
Tam hoşuma giden tempoyu yakalamışken evin dış
kapısının açılma sesini duyar gibi oldum. Dört ayak
domalmış haldeydim, kafam zevk ve acı ile karışık
yere doğru eğilmişti. Kafamı kaldırıp
baktığımda Kemal'in evde birlikte kaldığı
diğer üç işçinin sırayla içeri girdiğini gördüm. (Eyvah, bu
olamaz!) dedim içimden, çok utanmıştım. Fakat olmuştu
işte. Baş ucumuzda soyunmaya başlamılardı
bile tek kelime etmeden. Kemal de tek kelime etmedi, götümü sikmeye devam etti.
Bir iki dakika sonra utanma duygum kaybolmuştu ve diğer üçünün
çıplak halde ve kalkmış siklerini sıvazlayarak bizi
izlemelerine aldırmadan götümün sikilmesinden aldığım zevkle
inliyordum...
Kemal götümü bir süre daha sikti ve götümün içine boşalıp
çekildi. Kemal arkamdan çekilir çekilmez en yakın akrabası olan Taner
yanaştı arkama, sırtımı, omuzlarımı öpmeye
başladı. Taner Kemal'in amcaoğluydu. Şantiyede Kemal'den
sonra en çok onla kavga ederdim. Hiç sevmezdim Taner'i ama şimdi
sırtımı öpüyor, ellerini de memelerime atmış
okşuyordu. Bu arada da kazık gibi siki amımın dudaklarına
sürtünüyordu. Ben halen Kemal'in son bıraktığı pozisyonda, dört
ayak domalma pozisyonunda adeta donakalmıştım. Bu olanlar rüya,
yok yok kabus olmalıydı, ama değildi işte, adam benimle
sevişiyordu resmen...
Taner sikini amıma sokmaya çalıştığında sokturmadım
ve önünden çekilip ayağa kalktım, Kemal'e neler olduğunu
sordum. Kemal de, "Mesaj attığımda ben
çağırdım onları. Bırak çocuklar biraz eğlensin.
Onlar da şantiyede seni görüp tahrik oluyorlardı, evde de hep seni
düşünüp 31 çekiyorlardı! Hem sen benim orospumsun, seni
istediğime siktiririm!" dedi. Bu fikir fena gelmedi aslında,
hatta biraz tahrik edici bile buldum. Saate baktım nedensizce, 11'e
geliyordu. Eve saat 9'da gelmiştik, Kemal ile sevişip sikişirken
neredeyse 2 saat geçmişti. Öğlen yemek paydosuna kadar daha
kalır sonra işe giderim diye geçti kafamdan.
Kemal'e, "İyi, doldur o zaman bir bardak limonata daha!"
dedim. Kemal'in doldurup verdiği limonatayı bir dikişte bitirdim.
Üçü de kanepeye oturmuş kalkık siklerini sıvazlayarak beni
bekler gibiydiler. Önce Taner'e yaklaştım. Hiç konuşmadan öptüm
Taner'in dudaklarını önce, sonra önüne eğilip sikini ağzıma
aldım, yalamaya başladım. 5 dakika kadar yaladıktan sonra ağzıma
boşalmıştı. Döllerini yutup sonra sırayla diğer iki
işçiye de aynı şeyleri yaptım, öpüştük, siklerini
ağzıma alıp boşalttım. Biri 3 dakika, diğeri 10
dakikayı biraz geçtiğinde boşalmıştı.
İçimden (Tamam, yeter bu onlara, hepsini de boşalttım
işte!) diye geçirip kalkacağımda Taner'in beni kanepeye
domaltıp sikini amıma geçirmesi bir oldu. Hayatında hiç am
sikmemiş gibi hoyratça sikiyordu amımı. Sanki şantiyede ettiğimiz
kavgaların intikamını alıyor gibiydi. Ama itiraz edecek
durumda değildim, zira müthiş bir orgazm olmuştum. Taner'in temposu
değiştiğinde boşalacağını anladım ve
"Amıma boşalma sakın!" diye uyardım. Taner de
amımdan çıkıp götüme girdi ve birkaç kez pompaladıktan
sonra götümün içine boşalıp çekildi.
Dinlenmeme fırsat kalmadan ikinci işçi geçmişti arkama
ve amımı hızlıca sikmeye başlamıştı
bile. O da aynı Taner gibi amımı siktikten sonra götüme girip
boşaldı. Yorgunluktan dizlerimin bağı çözülmüştü ve
hoyratça sikmelerinden dolayı amım sızlıyordu. Aslında
kalkacaktım, ama üçüncü işçinin heyecanla ve istekle
sırasını beklediğini görünce, "Gel hadi, ama sadece
götümü sikeceksin!" dedim. İşçi sevinerek, "Tamam
abla!" deyip geçti arkama. Direkt götüme girdi ve sikmeye
başladı...
Ama 5 dakika oldu boşalmadı, 10 dakika oldu
boşalmadı, halen zevkini çıkararak ağır tempoda götümü
sikmeye devam ediyordu. Dört ayak domalmaktan diz kapaklarım sızlamaya
başlamıştı. Ona, "Daha boşalmaya niyetin yok
mu?" diye sordum. "Abla harika götün var, akşama kadar siksem
doymam!" dedi. Bu beni her ne kadar gururlandırsa da, "Yeter, ne
olursun boşal artık! Bittim, tükendim! Dizlerim ağrıyor!"
diye yalvarmaya başladım. İnsafa geldi ve tempoyu
artırdı. İki eliyle belimden sıkıca kavrayıp kendine
çeke çeke son sürat sikiyordu götümü. 'Şlap, şlap, şlap!'
sesleri ve benim inlemelerim eşliğinde sonunda arkama kenetlenip
götümün içine boşaldı...
Arkamdan çekildiğinde kanepeye yüz üstü yapıştım. Kemal
yanıma gelip saçlarımı okşayarak, "Orospu aşkım
benim, harikaydın! Orospuluğun hakkını verdin, çocuklara
rüyalarında bile göremeyecekleri bir zevk yaşattın! Baştan
sona hepsinin videosunu çektim!" dedi. Böyle demesi nedense gurulandırmıştı
beni, "Hadi aşkım, duş alıp
çıkalım, öğlen paydosu bitmek üzere!" dedim. Kemal yardım
edip beni kaldırdığında götümden oluk oluk döller
akıyordu. Ee, hepsi de götümün içine boşalmıştı, yani götümde
dört kişinin dölleri vardı :)
(Aslı)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: