Şansım Döndü! (13) (Bekir 37 Y., Eskişehir)
Bir duble daha viski enerji hazırlayıp Setenay'ı aradım. Kaşar elinde telefonla bekliyor olmalıydı ki, ikinci çalmada açıp uzun ve şuh bir, "Alooooo!" dedi. Ben de, "Alo, Setenay ile mi görüşüyorum?" dedim. "Evet, ben Setenay!" deyince, "Selam Setenay, ben Bekir, Gamze'nin kuzeni. Nasılsın?" dedim. Setenay hızla nefes alıp, "Teşekkür ederim Bekir, iyiyim, ama beni çok şaşırttın!" deyince, "Daha birşey yapmadım yaa, nasıl şaşırtmışım?" dedim. Setenay, "Daha ne yapacaksın, Gamze'nin başının etini yemişsin!" dedi gülerek. Ben de, "Aman canım hepi topu 25-30 kere seninle konuşmasını istedim, o kadarcık!" deyince öyle içten bir kahkaha attı ki. Sonra, "İlahi Bekir, belli ki sen azmetmişsin beni bulmaya!" dedi.
Ben, "Aslında daha kolay da olabilirdi, ama bu şekilde doğru olacağını düşündüm!" deyince, "Vay be, Gamze'nin dediği kadar varsın haa?" diye sordu. Ben de, "Aman kim bilir ayak üstü kaç yalan söyledi, nasıl onaylayayım ben şimdi bunu?" deyince birlikte gülüştük. Tahmin ettiğimden çok daha hızlı bir giriş olmuştu. Bu iş zaten olacaktı, belliydi, ama kadın çok hevesli biri çıkmıştı.
Sonra ben, "Setenay'cığım ben aslında kına gecesinde peşinden gelecektim, ama yanındakinin kızın olduğunu tahmin ettiğimden sana rahatsızlık vermek istemedim. Gerçi gözlerimle biraz rahatsız etmiş olabilirim, ama onun da kabahatlisi sensin, ben göz hakkımı aldım sadece!" deyince yine güldü. Ben devam edip, "Hal böyle olunca da bu ana geldik işteı. Evet yaşım genç, ama bence geri kalanım da gayet yeterli olacaktır!" dedim.
Kadın nefes almayı bırakmış gibi sessiz kalınca, "Eee ne diyorsun?" diye üstelememle, gülerek, "Göz hakkını kopararak aldın, evet!" dedi. Ben, "Hoşuna gitmedi mi yoksa?" deyince, "Ya of Bekir tuzaklı sorular sorma, hangi kadının hoşuna gitmez, tabii ki de gitti, ama kızım çok daha net görmüş bakışlarını. Aslında ben de gördüm, ama bozuntuya vermek istemedim. Hem ben de seni süzdüğümü hatırlıyorum, sen de gayet şık, yakışıklı ve düzgün adamsın, ama doğrusu ben senin kızımla ilgilendiğini düşünmüştüm!" dedi.
Ben, "Bak şimdi karıştırma ortalığı, ben ne istediğini bilen ve peşinden gidebilen bir adamım. Ben eğer kızlarından birini istemiş olsaydım Gamze seni değil Nazlı veya Sude'yi arardı!" dememle, "Bak yaaa, kaçacak yer de bırakmıyor!" dedi. Ben de, "Eğer çok kaçmak istiyorsan telefonu kapatman yeterli olacaktır!" deyince, gülerek, "Reste rest, jeste jest diyorsun öyle mi beyefendi?" dedi. Ben de, "Yoo, akşamki düğünden seni kaçırmamı ister misin diyorum?" dedim.
Setenay düşünmeden, "Kaçır beee, seninle de kaçılmazsa ne bileyim daha? Ne adamsın yaa, patır patır konuştun, terlettin beni Bekir yaa!" deyince anladım ki bu işi telefonda bağlayacaktım ve "Bunlar daha ısınma turları tatlım, sen ter atmayı unutmuşsun anlaşılan, ben sana bir güzel hatırlatacağım!" dedim. Setenay heyecanla, "Bekirciğim, uzun zamandır hiç sabırsızlanmamıştım, beni çok heyecanlandırdın, elimden çekeceğin var, haberin olsun!" deyince, "O zaman içine kırmızı iç çamaşırları giyin, elbisen kınadaki kadar uzun olmasın, ama dekoltesi aynı olsun!" dedim.
Setenay kısık bir sesle gülerek, "Başka ne istersin Bekirciğim?" dedi. Ben de, "Daha ne isteyeyim, tüm kapıların açık olduğundan emin olduğun sürece gerisi benim işim!" deyince, sesi titreyerek, "Offff, tüm kapılarım sana açık değilse bile çilingir sensin, açar girersin Bekir, offfff!" dedi, daha fazla gerçek hislerini saklayamadan dilinin altında ne varsa dökülmüştü.
Ona, "Alkol içmeyi sever misin?" dediğimde, "Evet içerim, aslında şarap çok severim, ama seninle viski içilir, değil mi?" dedi. Ben, "Evet yavrum viski içilir, hatta şu an içiyorum. Ama müsait bir ortamda keyif sigarasıyla birlikte şarap ta içeriz!" deyince, "O zaman bu gece viski, sonra benim hatırıma bir kere de olsa şarap!" diyerek kikirdedi.
Ben, "Pekiii, seni zorlamam hoşuna gider mi, yoksa tatlı canlı konteslerden misin?" deyince, "Rica ettiğimde kırmayacağından o kadar eminim ki, son ana kadar sana asla karışmayacağım Bekir!" dedi. Ben de, "Aferin yavrum, akıllı kadın olduğunu tahmin etmiştim zaten. Kuytunda köşende sıkışıp kalmış ne kadar su varsa hepsini çıkaracağım Setenayyyy, aklına yaz bunu!" dedim.
Setenay, "Yok diyecek halim kalmadı Bekirim, neyi nasıl yaparsan yap!" deyince, "Bir de elimdekini görsen ne dersin acaba?" dedim. Setenay, "Oofffff, sırılsıklam oldum Bekir, dişlerim kamaşıyor, suyumu tutamıyorum, nolur iç bunları!" dedi. Ben, "Bırak suyunu içmeyi, o kalkık götünü dilimle sikeceğim Setenayyyy. Yarrağım hazır senin için yavrum!" der demez öyle bir, "Ooohhhhh!" çekip, "Bekirrrr, sus yakışıklım benim, sus. Bu neymiş yaa Bekir, daha sesinle beni ne hale getirdin insafsız, beni eline alsan, altına alsan neler olur düşünemiyorum, ayyyy!" dedi.
Ben, "Neler neler olur söyleyeyim mi?" deyince şuh bir kahkaha atıp, "Nolur söyleme, tamam, bak senin yüzünden Gamze'ye borçlandım, taş gibi pezevenklik yaptı. Valla kalbim çarptı ayol!" dedi. Ben de, "Gamze candır can, bana güzellik yapmayı sever, sen de gönlünü alırsın!" diyerek olta attım. Setenay tam sazandı, "Gamze'nin anlattığı o ilişki yaşadığın hatunun kim olduğunu sorsam uygun olur mu Bekirim?" deyince, "Senin adını vermek nasıl uygun olmazsa bu da olmaz tatlım. Her işin bir raconu var, ama genç bir kızdı diyebilirim!" dedim. Setenay salak gibi, "Genç derken, yani Sude veya Nazlı ayarında mı, yoksa Gamze ayarında mı?" diye sordu.
Ben de, "Nazlı ayarındaydı hayatım, kızı üniversite sınavından çıktığı gün gördüm. Daha önce yine bir kına ve düğünde görmüştüm. Sınav çıkışı gittikleri kafede ben kahvaltı yapıyordum geçen sene, kız da beni fark edince uzaktan selamlaştık. Ben de sonra Gamze'ye yapıştım bitir bu işi diye. Ama kız bildiğin kız oğlan kızmış. Alttan girip üstten çıktım, bağlamayı çektim ve İstanbul'a üniversiteye tam yerleşmeye gidene kadar neredeyse 2-3 güne bir götünü siktim. Hatta geçen Kasım vize haftası gelirken kaşıntıdan duramadığını söylediği için iki gece kaçak geldi. Bende zaten sıkıntı yok, iki gecelik ev kiralayıp gece gündüz sikip gerisin geri İstanbul'a gönderdim. Ama sonra devam etmedik!" diye büyük ama etkili bir yalan attım :)
Setenay önce, "Bak şu işe yaa, gencecik kızı zorla götveren yapmışsın Bekir!" deyip sonra, "Peki niye devam etmediniz?" diye sordu. Ben de, "Ben artık amını da sikmek istedim, ama o kızlığını korumak istedi, ayrıca çok sık ve sert götten sikişi de bünyesi kaldırmadı, egzoz arıza yaptı, öyle olunca da madem öyle sen okulunu oku ben okulumu okuyayım diyerek bitirdik. Haa sonra 23 Nisan resmi tatilinde geldiğinde son bir kez daha götten sikiştik, sonra yine askıya aldık!" dedim.
Setenay kahkahayı basarak, "Yani mecburen tatillerde iş tutabiliyorsunuz!" deyince bu sefer ben kahkaha atarak, "Evet aynen öyleydi, ama konuştuk ve bitirdik, son sikiş 23-24-25 nisan tarihindeydi!" dedim. Setenay yine kahkahayı kopardı ve "Orospunun tövbesi yarrağı görene kadar diye boşuna dememişler!" dedi. Ben de, "Yani Gamze sağ olsun, iki seferdir büyük iş yapıyor!" deyince, Setenay, "Offff, yoksa beni de mi götveren yapacaksın Bekirim?" dedi. Ben de, "Ya bana göt vereceksin ya göt bulacaksın hayatım, yoksa naapim ben öyle ilişkiyi, zaten yer gök amcık kaynıyor!" dememle, "Kimisi dikişi beğenmez, kimisi yorgan bulamaz amına koyayım!" dedi gülerek.
Ona, "Senin götünü merak ediyorum evet, götünle çok güzel ilgileneceğim, götverenim olacaksın Setenay, tabii razı gelirsen!" deyince, "Daha rızası mı kalmış lan, imkan olsa telefondan vereceğim!" demesin mi. Ben de, "Sabret sabret, sen şimdiden karını doyur, düğünde çok yeme, alkol al, güzelce iç!" deyince, "Peki sikicim, artık nasıl uygun görüyorsanız öyle olacak tabii ki!" diyerek beni tebessüm ettirdi yine.
Setenay sonra bana, "Ee sen neler yapıyorsun, neredesin şimdi?" diye sorunca, "Seni aramadan önce hem basketbol hem de ağırlık antremanı yaptım. Duşumu alıp zımba gibi olup seni aradım yavrum!" dedim. Setenay, "Eve ne zaman geçeceksin?" diye sordu. Ben, "Zaten evdeyim tatlım!" dememle, "Haaa yaa, tamam o meşhur ev!" dedi. Ben de, "Aman nesi meşhurmuş canım?" deyince güldü ve "İlahi Bekir, dillere destan evdeyim diyip geçiver canım!" dedi. Ben de, "İyi hadi öyle olsun bakalım. Bir aksilik olmazsa temmuz ortası bizimkiler Antalya'ya iniyor, araya başkaları girmeden sana söz vereyim mi, ne dersin konak misafirim olabilir misin?" dedim.
Setenay, "Ay bilmem ki, tek başıma nasıl olur? Ama belki gündüzden gelip geceye kadar olabilir, bakarız, güzel de olur. Biz de ağustosta gideceğiz, yerimiz hazır. Ama erken bir kaçamak ta fena olmaz, hem de seninle!" deyince, ben, "En kötü ihtimalle Gamze üzerinden bir ayarlama yaparız!" dedim. Setenay, "Gamze dedin de, Gamze'yi de siktin mi, yoksa bana anlattığı gibi mi? Gamze'ye sordum yok dedi, dürüst ol valla gücenmem, bak evladım ölsün ki kimseye demem, çatlıyorum meraktan, senin gibi sikici öyle bir kızı kaçırmaz, nolur söyle, siktin mi, bak ant içtim!" dedi.
Ben bu soruyu sakin bir şekilde karşılayıp, "Hayır hayatım Gamze'yle sikişmedik, aramızda güzel bir ilişki var, eğer buna seks dahil olursa bu samimiyet kalmaz, ikimiz de farkındayız bunun. Aksi halde dediğin gibi Gamze gibi bir kızı her an sikmek isterim. Açıkçası o da bana hayır demez diye düşünüyorum, daha doğrusu inanıyorum, ama bu kopmaya sebep olur!" diye cevapladım.
Setenay, "Ya o kadar ant içtim, yemin verdim, aşkolsun. Gamze'yi çok sevdiğim için merak ettiğimden sormuştum. Siktiysen bana söyleyebilirsin bunu..." diye üsteledi. Ama ben gerçeği söylesem Setenay'ın yarın bir gün bir yerde ağzından kaçıracağından emindim. Ben de, "Gamze'yi sikmiş olsaydım şu sıcak muhabbetin üstüne söylerdim. Ama sizin taraftan başka bir kızı daha siktim, belki bunu söyleyebilirim!" deyince, "Ohaaa Bekir ne fenasın, nolur söyle yaa, kimmiş?" dedi. Ben de, "Telefonda olmaz. Hem önce bir saksonu göreyim, bakayım erkeğinin yarrağına nasıl sahip çıkacaksın, sonra söz söyleyeceğim!" dedim.
Setenay, "O yarrağa gırtlağımda yuva kuracağım sevgilim, amımda götümde boğacağım o kobrayı, yaşamadığım ne varsa sekse dair bana yaşat. Ne kadar karı kız siktiysen artık, sen büyümüşte küçülmüşsün belli. Beni bile ergen kızlara çevirdin, kendimi parmakladım senin yüzünden Bekir!" deyince, "Bebeğim çok tatlısın. Hele akşam olsun, bir de tadına baktıktan sonra konuşalım bakalım!" dedim. Setenay da, "Sus kurban olayım, sus Bekiiirrr, betim benzim attı kendimi parmaklamaktan!" dedi.
Ben de gülerek, "İyi peki, madem sen milleti sorup duruyorsun, ben de sana açıkça bir şey soracağım. Senin kızların bir numarası var mı? Yoksa kuzu kuzu koca mı bekliyorlar?" deyince öyle bir kahkaha attı ki, hayrete düştüm. Setenay, "Ayol ne koca beklemesi? Senin kadar olmasa da kendi çaplarında birşeyler yapıyorlar. Hem ben bekledim de ne oldu! Gençliğim kurudu gitti, evlenene kadar erkek eli değmedi bana. Benim de güzelliğim dillere destandı. Sonra orospu çocuğunun birine verdiler beni, yarraktan çok dayak yedim. Cehennemde yatasıca hasta yatağına düşünce ailesini hatırlayıp malı mülkü üstüme yaptı. Ama benden de bir ömür çaldı namussuz!" diye saydırdı kocasına.
Hayretle dinleyerek şoka uğramıştım. Bir anda beklemediğim şeyler duyunca şaşırarak, "Sen neler diyorsun Setenay?" deyince, "Az bile söylüyorum amına koyayım, evimin kapısını hepsine kapattım, çocuklarımda ne amca var, ne hala. Hepsi orospu çocuğu, cehennem olsun aç gözlü köpeklerin hepsi!" diye devam etti. Ben araya girip, "Tamam yavrum tamam, anladım sayılır, sakin ol. Bu neymiş amına koyayım Setenay, ne sordum ne anlattın lan?" dedim.
Setenay, "Niye anlattım biliyor musun, benim gencecik yaşımda hayatımı mahvettiler, sırf hatır için 24 yaşımdayken 41 yaşında adamla evlendirildim ben lan. Benim orospu çocuğu babamda da mal mülk vardı, halen de var. Neymiş, mal dışarı kaçmasın, paşa torunları soyu yürüsün falan filan. Ne yani ben şimdi kızlarımı kendi içimizden bir piçle mi evlendireceğim soyu kuruyasıcaların soyu yürüyecek diye!" dedi.
Sonra Setenay devam edip, "Yılda üç yarrak ya yedim ya yemedim, toplasan 10 dakika etmez yılda. Aldatmadığıma bin pişmanım. Evlendim, 11. ayda Nazlıyı doğurdum lan. Nazlı daha kıçında bezle gezerken Sude'yi doğurdum. Dayak üstüne dayak, küfür, hakaret yedim. Ne oldu bak, siktir olup geberdi gitti. Rusya'daki orospular fayda etmedi, Gürcistan'daki orospular fayda etmedi. Ha ben de fayda etmedim. Niye dersen, kaderimmiş, her gece ağladım ben, her gece. Ama şimdi bok gibi param var, kendi ailemi de şarta bağladım, ya benim üzerime şu şu malları verirsiniz yada hepinizi reddederim deyip bir dünya toprakla mülk aldım. Kiralar direkt faize gidiyor, haram maram ne yapayım, 40 tane leş kargam var, yedirir miyim?"
"Ama işte gel gör ki yanıma bir adam bulamadım. Ben de kızlarımı özgür bıraktım, hepsinin hesabı var, her ay otomatik maaş gibi yatar, ister yesinler ister yatırım yapsınlar, ikisinin de arabası var, küçük olanın da dolar hesabı var amına koyayım, aylık maaşı TL'den dolara dönüyor otomatik. En iyisinden özel sigortaları da var, ben şuracıkta geberip gitsem bile devlet yıkılmadıkça kızlarımı kimse yıkamaz. Kızlarıma dedim ki, kimle yatarsanız yatın kalkın ne yaparsınız yapın umurumda olmaz, sadece üç şey istiyorum. Bir, beni rezil etmeyin, iki, kendinizi rezil etmeyin, üç, kendinize yazık etmeyin. Ne bokunuz varsa yiyin, ama milletin ağzına sakız olmayın. Başka bir şey istemiyorum dedim..."
"E tabii hal böyle olunca da biraz hızlılar. Kızlıkları duruyor heralde, ama götleri bozuk, tam senlikler yani!" diyerek yüksek sesle kahkaha atınca benim de çok hoşuma gitti ve ben de kahkahaya katıldım.
Sonra ben lafa girip, "Setenaycığım yaşadıklarını ben gözümde canlandıramam bile, ama anladığım kadarıyla çok zor şeyler. Gerçekten çok üzüldüm. Yarrak kısmı hariç sahip olduğun hayat standartına da çok sevindim. Ama kızlarına ne bok yerseniz yeyin demek, kontrol etmemek doğru mu bilemedim?" deyince gelen cevap tokat gibiydi, "Lan bana küfür ettirme, üniversite sınavından çıkmış ve el değmemiş tazecik kızı götveren yapmışsın. Kız kendini siktirebilmek için uçak tren otobüs ne varsa yollara düşer olmuş. O kızın anasına babasına baksan muhafazakar, kızlarını seven takip kontrol eden insanlardır. Ama sonuç ne? Götverenlik!" dedi.
İlk başta haklı gibi görünse de, "Setenaycığım, ben de onu diyorum işte amına koyayım, en iyisinin bile başına bunlar gelebilirken ortaya bırakmak ne kadar mantıklı amına koyayım?" dediğimde, Setenay, "Ya insan kaderini yaşar, elimizden geleni yapacağız, gerisi kader!" dedi.
Setenay sonra, "Bekir sana diyeceğim bir şey var, valla soyun sopun sağlam, sizin de kaleniz yıkılacak gibi durmuyor, sen de aslan gibisin, kına gecesi dibim düştü seni karşımda öyle aç kurt gibi bana bakarken görünce. Yalan yok anasını satayım, o gece senin göğüslerime bakışını düşünerek meme uçlarımı sıkarak seni emzirdiğimi hayal ederek mastürbasyon yaptım. Yalan yanlış son sekslerimin hepsinden daha büyük orgazm oldum. Hiç ummazken Gamze beni arayıp senden bahsedince kulaklarıma inanamadım, alaka kuramadım, ama yine de sevinçten nasıl konuşacağımı bilemedim. Gamze numaranı veriyorum o seni arar dedikten sonra telefon avucumda ter içinde aramanı bekledim ve aradın işte!" dedi.
Ben, "Setenay sen neler söylüyorsun, neler yaşanmış orada öyle! Hem mutlu oldum, hem gururum okşandı, hem de korktum amına koyayım lan!" deyince, Setenay, "Sen de akıllı adamsın Bekiiir. Biraz komik olacak belki ama, benim arkamdan iş çevirme lütfen, olur mu?" dedi. Ben de, "Ne demek bu Setenay, üstü kapalı konuşma, açıkça söyle içinden geçeni!" deyince, Setenay derin bir nefes alıp, "Açıkça söyleyim o zaman, benden çıkardığın yarrağı gizlice kızlarıma sokma veya sokmaya çalışma Bekir, benim kalbimi kırma!" diyerek bir anda ağlamaya başladı. Travma içinde travma ve yine içinde travma!
Ona, "Yavrum bunu sana yapanlar mı oldu, veya kızlarından biri buna imkan mı verdi, bu nasıl rica amına koyayım?" dedim. Setenay, "Bekir kızlarım seninle yattığımı bilecek, hatta belki evimde bir şekilde görecekler, ki ben evime hiç kimseyi almadım. Ama sanki şu an yatağımın yarısı seninmiş gibi hissetmeye bile başladım amına koyayım, istersen şimdi çık gel sik ulu orta razıyım lan. Benim kızlarım çok güzeller, bakımlılar, sexyler, muhabbete açıklar, eğlenmeyi bilirler severler. Ama herkese de güvenmezler, akıllı da kızlar. Ama ben seni az çok tanıdıysam..." deyince lafa girdim.
"Setenay bu muhabbetin sonu başından gelecek gibi, daha yüz yüze gelmeden sen bana neler söylüyorsun? Anlamadım, kızlarına mı güvenmiyorsun, yoksa kendine mi güvenmiyorsun yavrum?" dediğimde, "Of Bekir ya, ne bileyim filinta gibi delikanlısın, sen dursan kızlarım durmaz, kızlarım dursa sen duramazsın, hepiniz dursanız şeytan durdurmaz anasını satayım!" dedi. Beni öyle bir gülme aldı ki, Setenay da dayanamayıp gülmeye başladı. Ama benim resmen dalağım gevşemişti, hayvan gibi katıla katıla gülüyordum.
Sonunda Setenay gülmeyi bırakıp, çok nazlı bir şekilde, "Ya ama çok ayıp yaaaa, ben ne diyorum sen ne yapıyorsun!" dedi, ama hemen sonra dayanamayıp bu sefer kendisi gülerek, "Tövbe tövbeee, çok fenasın Bekir yaa, ben anladım neye güldüğünü eşşek herif. Madem öyle diyorsun, madem kaçışı yok diyorsun, alayınızı sikeyim diyorsun, değil mi adi herif!" deyince artık benim gülmekten karnım ağrımış, gözümden yaşlar gelmiş, ama üstümdeki tüm yorgunluğu atmış, pamuk gibi de olmuştum.
Ben de, "Sen çok tatlı kadınsın Setenay, valla benim birşey dediğim yok, ben sadece güldüm, hiiiç bana iftira atma bebeğim!" deyince, "Bebeğim haaa, senin dillerini yerim, oğlum nasıl şirin kanın var senin, ne bileyim kıskandım heralde ondan öyle şeyler söyledim!" dedi. Ben de, "Yaşayıp görelim, ama sen yine de kızlarını benden uzak tut şimdilik. Sen akşama konsantre ol ve dediklerimi unutma, ilk günü atlatalım daha çook konuşuruz!" dedim.
Setenay, "Tamam erkeğim, çok güzel olacağım hiç merak etme!" deyince beni yine bir gülme aldı. Setenay, "Neye gülüyorsun halen ya, öff!" diyince, "Her şekilde çok güzel olacağına eminim, ama bir isteğim daha var tatlım!" dedim. Setenay, "Ciddi bir sesle, "Buyur söyle, yapmazsam ne olayım!" deyince, ben, "Geçen kına gecesinde yürüyen kuyumcu gibiydin, tamam anladım paran pulun var falan, ama ben çok hoşlanmam abartılı gösterişten, daha sade ve şık takıların vardır illa ki!" dedim. Stenay, "Ya haklısın, biraz görgüsüz gibi görünüyorum, ama böyle düğünlerde kınalarda gezmelerde bizim şerefsiz akrabalar da çok oluyor ya, ben onlara inat takıyorum, ne bileyim, güçlü göründüğümü düşünüyorum, ama söz, dediğini yaparım!" dedi.
Ben, "Aferin sana bebeğim. Siktir et milleti, sen beni dinle yavrum!" deyince gülerek, "Peki tamam erkeğim!" dedi. Ben de, "O zaman şimdi kapatalım, akşam düğünde görüşürüz, olur mu tatlım?" deyince, "Gel de şimdi akşamı bekle!" dedi. Ben de gülerek, "Lan üç saat sonra beraberiz, sık dişini zilli, çok öpüyorum!" diyerek kapattım.
Setenay o kadar çok konuşmuştu ki, İlayda'dan beterdi. Playboyluk işinin zor kısmı da kadınları dinlemek olmalıydı. Beynim sikilmişti anasını satayım :)
(Bekir)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: