Şansım Döndü! (11) (Bekir 37 Y., Eskişehir)
Gamze abla spor üçgen tangasını ve sutyenini takarak yanıma geldi. O gelene kadar ben onun viskisini de yarıdan aşağı indirmiştim ve son iki ufak yudum kalmıştı. Gelir gelmez kadehi alıp fondip yaparak bitirip, "Ya Bekir sen çok bozuldun biliyorum, ama telafi edeceğim, söz!" deyince, elimi boynundan atıp saçlarını tuturak, "Dediğim gibi yavrum, sen 3-5 gün dinlen sonrasına sonra bakarız, rahat ol!" deyip arkasını çevirip götüne yaslandım ve memelerini avuçlayıp boynunu öpmeye yalamaya başladım.
O da götünü sikime bastırıp, "Bu nasıl bi yarraktır Bekirim ya? O kadar sikiş hikayesi dinledim, senin gibi uzun kalanını duymadım. Hem büyük, hem gelmiyor, hem inmiyor oğlum lan. Sana avratlık ne zor olur amına koyayım!" derken küçük hareketlerle götünü aşağı yukarı yapıyor, sikimi arasına alıp sağ sol yapıyordu.
Kafasını çevirip dudaklarından öperek, "Bana viski koy!" dedim. Söylediklerine cevap vermediğim için bozulmuştu ki, "Muhabbetine de doyum olmuyor yani!" diyerek güzelce kadehimi hazırladı. O arada saate bakınca yine morali bozularak, "Yolda sen markete girince bir dünya zaman kaybediyorsun, güya senin yüzünden sikişten mahrum kalacağım diye arkandan hayıflanarak konuşmuştum biliyor musun, şimdi şu hale bak seni bir posta bile boşaltamadım!" deyip koltuğa oturup yine ağlamaya başladı. Aslında gerçek buydu, bana kadınlık yapamamıştı.
"Ne diyorsun yani Gamze, kadınlık yapamadın diye sokağa mı atayım şimdi seni? Uzatıp durma, içelim de kaçalım, kendine de yap bir dolu kadeh!" dememle ayağa kalkıp ağlamaya devam ederek, "Kendime çok güveniyordum, senin aklını alacağımı düşünüyordum, ama rezil oldum, özür dilerim!" dedi tekrar. Bense artık bu muhabbetten şişmiş sıkılmaya başlamıştım.
Kadehleri tokuşturup, "Sağlığına içiyorum, iyi ol ki bu yarrağın hakkını ver!" deyip götünü avuçladım ve "Hem bak daha bugün bana pezevenklik yapacaksın, unutma bak, kınadaki o kadını istiyorum!" dedim. Gözleri parladı birden heyecanla, "Lan istersen yanında ararım onu!" deyip telefonuna sarıldı. Ben de, "Ara lan hadi, haberi olsun yavrunun. Eğer teşneyse benden büyük çekeceği var!" deyince, "Teşne teşne, annemin kuzeninin kuzeni!" dedi.
Ben kahkaha atarak, "Ulan bu nasıl düğün ortamı, dıdısının dıdısının dıdısı da mı düğüne gelirmiş?" deyince, "Lan bu daha ne ki? çerkezler böyle, en dış halkaya kadar çağrılır. Bakma sen biz daha eksik çağırdık, 1.000 kişi daha gelirdi çağırsak. Asıl olay düğünden sonra başlayacak, küsenler, kırılanlar, ohoo!" dedi.
Ben de, "İyi madem ne kadar çok o kadar iyi, ama o karının numarası sende ne arıyor amına koyayım?" deyince, "Bekiiiirr, tamam sikişte zirvesin anladık, ama bizim akrabalık işleri başka, senin aklın ermez. Sus da arayalım!" dedi. Ben, "Lan kadına ne diyeceksin, kadın seni terslerse, abuk subuk konuşursa ne diyeceksin?" dedim. Gamze abla kahkaha atarak, "Bekir bu karının adı Setenay, var gerisini sen anla!" deyince ben sırıtarak, "Bir bok anlamadım amına koyayım!" dedim.
Gamze abla bana vurarak, "Yaw bebe, mallı mülklü kadın, ama tahmin et neyi yok?" dedi. Ben kahkaha atarak, "Yarrağı yok anlaşılan!" deyince, "Hah öğreniyorsun işte. Annem çok sever aslında, bakma ben de çok severim, ama seni daha çok sevdim, sevimli piç!" deyip dudaklarımı öptü mahcup bir yüz ifadesiyle.
Sonra, "Zor bir hayatı olmuş, ama kader işte, şimdi durumlar çok farklı. Bu kadın şimdi 43 yaşında, 6 yıldır dul, 13 yıl evli kalmış, 3 kızı ve bir dünya malı var, kocası 6 yıl önce hastalıktan gitti. Adam hastalık başlayınca sonradan kardeşleri Setenay'a bela olmasın diye ta o zaman 18 daire 6 dükkan birde 8-10 dairelik arsa bırakmıştı, bankada da faizde para pul! Yani karnı çok tok, ama amcığı çook aç :) Buna 2 yıldır gizliden koca bakarlar, ama buna yetecek yarrak ta 50 yaş üstü adamlarda imkansız. E gençle evlense, hem kızları var, hem bir dünya malı mülkü var, durumu olmayan bir adamla da zor yani!" dedi.
Ben, "İki ucu boklu değnek desene!" dedim. O da, "Duyduğum kadarıyla birkaç kişiyle ilişkisi olmuş bitmiş, bir ikisi gençmiş, onlar da para koparmaya bakmış, bu da yedirmemiş. E haklı olarak. Ama şimdi de kazınıyor yarrak diye. Açıkçası biraz görgüsüzlüğü var, ama senin yanında paradan puldan bahsedemez, en azından para peşinde olmadığın için güvenir, kafası rahat olur, bana kalırsa düşer! Sen dur bak ben yazacağım senaryoyu biliyorum!" dedi.
Ben gülümsedim ve "Bendeki şansa bak lan Gamze, nerede maden varsa elimin altında!" deyip kolumun altına alınca sırıtarak, "şanslı piç!" deyip suratıma tükürdü :)
Ben de, "6 yıldan sonra benim yarrak ona ilaç gibi gelir!" deyip yarı kalkık sikimi avuçlayıp sıvazlamaya başladım. Gamze abla da sikime bakarak, "Karının amı parçalanmazsa iyi amına koyayım!" deyip sikimi yumuşak bir hareketle avuçlayarak kahkaha attı ve "Sen çok fenasın çok, sana mahcup olmasam nah arardım, ama hadi yine iyisin, ama bak kadının kızlarına sünme diyeceğim ama aksi gibi ikisi de kısrak gibi amına koyayım!" dedi ve ben sustuğum halde bana, "Sus ta arayayım!" deyip numarayı aradı. Gamze ablanın kafası güzel olmuştu amına koyayım :))
Telefon hoparlörde, 4-5 çalmadan sonra kadın telefonu, "Ooo Gamzeciğim Setenay ablasını mı özlemiş? Nasılsın prensesim?" diyerek açtı. Gamze abla da, "İyiyim kraliçem, sen özlenmeyecek kadın mısın? Hem sanki hiç aramıyor muşum gibi, aşkolsun. Sen nasılsın ablam?" dedi. Kadın bir kahkaha attı ve "Ablasının kuzusu, iyiyim iyiyim, evdeyiz kızlarla, bahçede oturuyoruz, kahve içiyoruz. Size geleceğiz işte zaman geçiriyoruz. Eee sen anlat, nasılsınız, kınadan bu tarafa sizin kapınız açık olur, gelen giden bitmez!" dedi.
Gamze abla da, "Aynen abla, evde 4 aile var yatıda, her odada 4-5 kişi, ama idare ediyoruz biliyorsun işte yaa. Bugün de kalacaklar var, sonra rahata düşeriz ablam!" dedi. Setenay da, "Eee sıra sana ne zaman geliyor, kuğu gibi oldun namussuz, o ne güzellik kız, hiç küçük abini bekleme, biz bekledik te ne oldu, bulduğuna kaç anasını satayım!" deyince Gamze abla bana baktı, bende sessizce sırıtıp ellerimi havaya kaldırınca kaşlarını çatıp bana vurarak, "Abla daha zamanı var heralde, kafama göre birini bulamadım, hayırlısı bakalım!" dedi.
Setenay da, "Hayırlısı hayırlısı. Sen ne diyecektin kuzum?" dedi. Gamze abla, "Abla ya müsait bir yere mi geçsen ki, biraz özel bir durum..." der demez cevap bile vermeden saniyesinde Setenay'ın oradan patır kütür sesler gelmeye başlamış, "Gamzeciğim bir dakika!" deyip ardından da, "Tut kızım fincanı, terliğimi uzat, ben geliyorum birazdan!" dedi. Birkaç yürüme sesinin ardından, "Bir sigara yak ta ver!" falan derken kadın tabiri caizse 1 dakikada boyut atlayarak daha sessiz bir ortama geçip, heyecanla, "Hah kuzum müsaitim şimdi, merak ettim neymiş özel mesele?" dedi.
Gamze ablayla göz göze gelip tebessüm ettik. Gamze abla hafiften öksürüp boğazını temizledikten sonra, "Abla izah edeceğim ama sana bir şey sormam gerekiyor. Sen bana alınmazsın, görüştüğün özel biri var mı?" dedi. Setenay şaşırıp, "Nereden çıktı kızım şimdi bu? Yok, ama hayrolsun, eee?" dedi. Gamzeabla, "Peki bizim kına gecesinde dikkatini çeken, seninle ilgili bir şey yaşadın mı?" dedi. Setenay da, "Ya böyle sorunca da bilemedim ki Gamze, benimle ilgili diyorsun öyle mi, hayrola ya biri ters bir şey mi söyledi?" deyince Gamze abla, "Abla yok yaa, senin gibi güzel alımlı çalımlı kadına kim ters laf edebilir, hele ki bana söyleyecek, kulağını keserim!" diye gaz verdi.
Setenay, "Ya gülüm alkol de aldık ya, bilemedim şimdi, ama tariflersen hatırlarım, çatlatmasana kız zilli!" dedi. Gamze abla bana göz kırparak, tuzaklı bir şekilde, "Ablacığım bizim akraba gençlerinden biri beni kına gecesinden beri darlıyor, nasılsa artık seni uzaktan az çok tanıyormuş biliyormuş, ama adını bilmiyormuş, kına gecesinde de denk gelince yapıştı kaldı bana, seni öyle bir tarif etti ki sanki fotoğrafını çekmiş gibi anlattı valla, ben de tahmin edip uzaktan seni gösterince hah o işte kadın, dul diye biliyorum ben doğru mudur deyince doğrudur doğrudur da görüştüğü konuştuğu biri var mı bilmiyorum şimdi, hele şu telaşe geçsin sonra sorarım dedim, ama bir türlü yenemedim ablam, sonra da ben bu kadınla nasıl konuşabilirim diye beni bitirdi ablam!" dedi.
Setenay bariz bir gururla ve yumuşak bir ses tonuyla, "Bak şu işe ya, genç falan diyorsun, kimmiş o merak ettim yaa, hem ne yapacakmış beni?" dedi. Gamze abla biraz sesli gülerek, "Nikahına alacak yaştaki adam seni bana soracak değil ya ablam. Anla işte, ben ne diyeyim daha?" deyince derin bir sessizlik oldu.
Merakla Setenay'ın vereceği tepkiyi beklerken sikimi çıkarıp 31 çekmeye başladım. Gamze abla dudaklarını ısırarak bakmaya başlayınca hemen ayağa kalkıp sikimi ağzına doğru uzattım. Ama Gamze abla avucuna tükürüp sikimi sıvazlamaya başladı.
Gamze abla Setenay'a, "Eee abla ne diyorsun?" dedi. Setenay, "Yaa canım, 3-5 genç yanaşmaya sürtünmeye çalıştı, ama onlar ergen çocuklardı!" dedi. Gamze abla, "Eee abla?" deyince, Setenay, "Gamzeciğim genç mi yaşlı mı niye açıkça söylemiyorsun güzelim?" dedi. Gamze abla da, "Sordun tarifledim işte, ama genç, boylu poslu, yakışıklı, şöyle kara yağız bir genç!" dedi, bir adımı söylemediği kalmıştı.
Karşıda yine derin bir sessizlik olunca Gamze ablanın çenesinden tutup elleriyle kaldırdığı sikimi suratına vurarak ağzına verdim. 5-6 tur sokup çıkarmamla yine kazık kesilmiştim. Gamze abla da gözlerini kaydırmaya, kesik kesik bakmaya başlayınca neredeyse sinirlenip telefonu kapatıp Gamze ablayı sikecek noktaya gelmiştim.
Setenay, "Gamzeciğim düşününce hatırladım bak, aynen anlattığın gibi bir delikanlı kibarca yanaşıp beni tepeden tırnağa bir süzüp iyi eğlenceler, harika görünüyorsunuz falan demişti, ben de iyi eğlenceler falan dedim, ama bir daha göremedim!" dedi. Gamze avla sikimi avuçlayıp sıktı ve eliyle okey işareti yaptı. Bence de okeydi, çünkü kadının dediğine bakarsak kadın bir daha görmek istemiş, ama görememişti. Ben duvar dibinde, arabada karı sikmekle meşgulken görme ihtimali yoktu tabi :))
Gamze abla, "Hah ablacığım tam üstüne bastın ayağını kaldır, o arkadaş senin peşinde, ama benim de üç gündür ensemde, nasıl yapacaz bilemedim, akşam düğünde de olacaklar, hatırlı biri olmasa imkanı yok üstüne düşmezdim, ama ikinizin de yeri ayrı, onun için seni aradım..." derken sikimi sıvazlıyordu. Ben de bir yandan memelerini avuçlamaya başlamıştım. Tüm bunlar olurken bizim ortamda durum vaziyet yeniden sikişi gösteriyordu, ama Gamze anlanın yüzündeki tedirginlik canımı da sıkıyordu.
Setenay yine lafa girip, "Kimmiş bu kadar hatırlı olan, ben çıkaramadım, bari söyle de bende bileyim kuzum, ona göre diyeyim ne diyeceksem, ama biraz da tuhaf oldum yani Gamze, yaşı genç değil mi o delikanlının?" deyince, Gamze abla, "Abla şimdi sana bir şey derim ama yanlış anlaşılma olabilir, o delikanlının adı Bekir, soyadı da ******!" dedi.
Kadın birden, "Sen ciddi misin Gamze yaa? O rahmetlinin (annemin adını verip) oğlu mu?" dedi. Gamze abla, "Evet abla, amcamın rahmetli baldızının oğlu Bekir!" deyince gülmememek için kendimi zor tuttum. Bu akrabalık kod isimleri beni hep güldürürdü. Ses etmeden usul usul Gamze anlanın elini sikmeye devam ediyor ve Setenay'dan gelecek son cevabı bekliyordum.
Setenay, "Ne dersen yanlış anlarmışım kız, açık olsana, yoksa senin mi bir şeyin oldu Bekir'le, açık konuş!" deyince Gamze abla hınzırca gülerek kafası sallayıp, "Yok ablam yok, benim bir şeyim olmadı, ama adını veremeyeceğim yakın tanıdığım kadınlardan biriyle görüştüydü 5-6 ay. Kadın Bekir'den için, bunu bir ben değil benim gibi iki tanesi zapt edemez, üstüne oturamaz oldum diyordu!" demesiyle ben içimden gülmekten yerimde zıplamaya başladım.
Gamze abla bir yandan bana durayım diye vuruyor, bir yandan gülüyorken, Setenay, "O nasıl bir şeymiş yaa?" deyip kendi kendine gülüp, "Sen ne diyorsun peki Gamze, yani güvenilir mi?" diye sordu. Kadın yiyeceği yarrağı Gamze ablaya onaylatıyordu, direkt evet demeye utanıyordu bariz şekilde.
Gamze abla da, "Abla adamı gördün, aileyi biliyorsun, nasıl marifetli olduğunu da söyledim ben, daha ne diyeyim, ne yapayım, inan başkası olsa mümkün değil üstüne düşmezdim, ama sana da iyi gelir diye düşündüğümden kafam rahat aradım seni. Hatta Bekir o gün senin peşinden gelecekmiş ama yanında bir kız varmış, Bekir'e kalsa yine konuşurnuş seninle, ama sen biraz çekingen duruyormuşsun, öyle olunca peşine düşmemiş!" dedi.
Setenay, "Ya benim ortanca kız Sude vardı yanımda, hatta ne yalan söyleyeyim ben Sude'ye bakıyor heralde diyordum, ama Sude Bekir'i göğüslerime bakarken görmüş, Bekir gidince arkasından da oğlan sana yiyecek gibi bakıyordu anne deyince sus kız kazara bakmıştır dedim, ama ben de içime düşer gibi baktığını görmüştüm yani. Demek o da Sude var diye konuşmamış, yoksa kibar bir çocuktu, fena da değildi!" deyince, Gamze abla bana çak beş yapıp, "Abla senin Sude'yle Nazlı'nın da boy pos yerinde, nazar değmesin, ama Bekir onlara biraz ağır gelir. Nazlı neyse de Sude'ye olmaz daha!" derken gözlerime bakıyordu.
Setenay susunca, Gamze abla, "Ablam sen rahat olsana, bak zaten senin de dikkatini çekmiş, en iyisimi ben numaranı Bekir'e vereyim o seni arasın, olur mu? Gerisini siz halledersiniz, bir konuşun, olumsuz olacak olursa bir daha konuşmazsınız olur biter!" dedi. Setenay da, "Kız Gamze sen de ne fenasın, oğlanı bana böyle anlattıysan kim bilir ona neler anlattın, az yılın orospusu değilsin!" deyince kahkahayla gülüştüler.
Ardından Setenay, "Bindik bir alamete ya, hayırlısı olsun!" dedi. Gamze abla da, "Bineceksin ablaaam, bineceksin!" deyince bu sefer çok daha bir coşkulu kahkahayla, "Veriyorum abla numaranı, akşam düğünde görüşürüz, çok öpüyorum!" diyerek kapattı telefonu.
Gamze ablanın dudağına öpücük kondurdum ve "Aferin sana yıllanmış orospuuummm, şimdi dolmal da o güzel götüne ödül yarrağı sokayım!" dedim. Gamze abla, "Can kurban öyle ödüle. Ama Setenay'a bak sen, daha ilk dakikadan atlayacakken nasıl da naza çekti kendini zilli. O şimdi heyecandan yerinde duramaz, koşarak amını götünü yağlamaya çıkmıştır kaşar, bir de Bekir Sude'ye bakmıştır ayağı yapıyor. Ama salaklık sende, iki dakika sonra gelseydin yanımıza şimdiye dümdüz etmiş olurdun Setenay kaşarını!" dedi.
Ben de, "Kısmet bugüneymiş güzelim. Tantana yapma da domal!" deyip suratına hafif tokat attım. Saçlarını savurarak yüzüme bakıp, "Beni ne hallere soktun Bekir, bunu bana yapacak adam yoktu!" deyince, "Daha konuşuyor musun kahpe!" deyip dudaklarına yumuldum, hırsla öpüştük. Sonra, "Bekir, nolur hepsini sokma bebeğim, inan fena dağıldı götüm!" demesiyle oturduğu yerden domaltıp tangasını sertçe ve kısmen yırtarak sıyırdım aşağıya.
Ama götünün sikilesi yoktu gerçekten, delik mosmor olmuş, hafif kanama bile olmuştu. "Ah ulan Gamze!" deyip kıyamadım ve orgazm edene kadar amını sündüre sündüre yalayıp inlete inlete yine orgazm ettim. Gamze abla artık orgazm olmaktan uyuşmuş, viskiyi de içince uykusu gelmiş, baygın gözlerle bakarken, benim sikimin durumu içler acısıydı anasını satayım.
Viskiyi fondip yaparken Gamze abla doğrulup, teşekkür edercesine boynuma atlayıp bacaklarını belime doladı ve "Bekiiirrr sana bayılıyorum oğlum, haberin olsun, böyle karizma görmedim ben, yavşak Bekir!" deyip kafasını boynuma gömdü. Ben de, "Yavrum sen de ilik gibi hatunsun, insanın aklını başından alırsın, ama alkollüyüm!" dedim sırıtarak.
Gamze abla da sinirle gülerek, "Ulan hayatın vur kaç olmuş, ama elimin altındasın, ben seni bulurum nasılsa puşt!" deyip kucağımdan indi. Yırttığım tangasını gösterip giyerken, "Borcun var! Hadi ağırdan gidelim, daha senin çoook işin var, Setenay şimdi telefon elinde aramanı bekliyor, hemen ararsan düğüne gelmeden sikersin!" diye kendi kendine espri yaparak şuh kahkahasını attı ve getirdiği çantadan tayt ve tişörtü alıp giyinmeye başladı.
İçimden (Böyle de inanılmaz sexy oldu siktiğimin kızı!) derken, "Haaa Gamze, bak sana ne diyeceğim, tamam etin butun sıkı, fazla kilon yok, her şeyin zirve, ama şu götü toparlamak lazım yavrum, senin gibi okumuş etmiş ikmanı yerinde klass bir kıza böyle göt olmaz, acilen bir GYM salonuna yazıl, 2-3 aya mermi gibi olursun!" dedim. Gözlerime yine aşık aşık bakarak, "Emredersin paşam, nasıl istersen!" deyip parmak ucunda yükselip kafasını arkaya çevirip götüne baktı ve "O kadar mı kötü yaw?" dedi.
Ben de, "Ortalamanın üzerinde, ama daha güzel olabilir ve çok zor değil, ben bu işlerden iyi anlarım (sporu kast ederek) ve beni dosdoğru anlayacağını bildiğim için söylüyorum!" deyince yine gaza gelip, "Yerim lan seni şerefsiz, tamam ne istersen yapacağım, merak etme. Hadi çıkalım, nasıl çıkacaksak?" dedi. Ben gülerek termos çantayı hafta içi getiririm, bu gece bana çoook lazım olacak!" dedim.
Onun için aldığım sigaraları çantasına koyduğumu görünce, "Ya kral adamsın oğlum, ne gerek vardı?" diye mahcup oldu. Ben de, "Lafı mı olur prensesim, cansın sen can!" deyip öptüm. Termos çantayı ve poşetleri asansöre koyup, "Bak şimdi güvenliği arayıp bu tarafa çağıracağım, hadi deyince asansöre zıpla!" dedim. "Okey!" dedi.
Bahtiyar abi telefonu açınca, "Dış kapıyı aç ve yavaştan bu tarafa gel, sana vereceklerim var!" deyip telefonu kapattım. Camdan bakınca kulübeden çıktığını görmemle, "Hadi yavrum!" deyip asansöre bindik. İnene kadar götünü avuçlayıp dudaklarını sömürüp önden hızlıca inerek arabanın yan kapısını da açınca Gamze abla arabaya atlamış oldu.
Diğer malzemeleri de bagaja attıktan sonra, içeri girip alarmı kurarken Bahtiyar gelmişti. Ama arabanın içini görme imkanı olmadığı için rahatça alarmı kurup çıktım. Cam kapıyı da kilitleyip onun için ayırdığım poşeti verip, "Hadi sana afiyet olsun. Kolay gelsin, gece büyük ihtimalle yine uğrarım, köpeklerin paylarını unutma!" dedim. Bahtiyar, "Teşekkür ederim, kesene bereket!" deyip geri çekilince arabaya bindim.
Aynadan baktığımda Gamze yine afrodit gibi yan yatar pozisyonda çiçekleri kucağına çekmiş, bana gülümseyerek bakıyordu. Manevra yapıp yavaştan bizim şirketin nizamyesinden çıkınca CD çalardan güzel romantik bir şarkı açmamla arkadan derin bir, "Aaaah ahhhh!" sesinden sonra, "Bekir bebeğim bugün için hem çok teşekkür ederim, hem de çok özür dilerim! 40 tane Setenay da ayarlasam yine de ayıp ettiğimin farkındayım. Aslında telefonda söylemem gerekirdi biliyorum, ama utandım. Dozer gibi geçtin üzerimden, dalga geçersin diye korktum!" dedi.
Arkaya bir dal sigara ve çakmak atıp, "Demek ki kısmetten çıkmamış yavrum, yoksa köpek gibi sikerdim. Ama böyle de büyük alacağa geçtim, hem dediğin hesaba göre kaldı 39!" deyip kahkaha attım. Keyfime diyecek yoktu, 3 duble viski de beni çook kıyak hale getirmişti. Bu Setenay denilen kadın harbi sikilecek bir afetti, yüzü, fiziği çok güzeldi, her yanından şehvet akıyordu! Karıya şimşek gibi çakacaktım. İçimden (Kölem edeceğim onu kölem!) diyor kendi kendime sırıtıyordum, (Yine dört ayağının üstüne düştün lan Bekir!) diyordum.
Libidom tavan yapmış halde sürerken aynada birbirinden seksi pozlarla bana cilve yapan Gamze ablayı izliyor, birbirimize öpücükler atıyorduk. Ben bir yandan Derya'yı düşünüyodum. Bir yandan da bırak sadece Setenay'ı, Gamze ablanın kıvrak orospuluğu ile kızları Nazlı ve Sude'nin sikilebilme ihtimalini Setenay'a yedirmiş olması, üstelik Setenay'ın ortanca kızı Sude'yi bana yakıştırması beni çok fena tahrik etmiş, sikim yine kazık kesilmişti. Belli ki bunlar da villa tipi bir evde oturuyorlardı, hepsini içirip sarhoş edip üst üste sikme fikri bile aklıma geliyordu. Ulan yine gökten amcık yağıyordu, ama şu ana kadar sadece Ayfer annemi adam akıllı sikebilmiştim bugün :)
Gamze ablaların sokağa yaklaşmak üzereyken aklıma kapıcının kızı Tuğba gelince bir anda ağzım sulandı. Gamze abla dayanamayıp arkadan laf atarak, "Lan oğlum kafan yerinde mi, uçak gibi gidiyorsun, bak dikkatli ol, yaklaştık!" dedi. Ben de, "Sevgilim sağ gözüm sende sol gözüm yolda, merak etme!" deyince, "Aklın da kim bilir kimin amcığında, yavşaaaaakkk, senin ciğerini tanıdım, ciğerini. Ama çok yakışıyor lan sana, harbi playboysun, ölmeden playboy görmekte nasip oldu ya, amına koyayım senin piç Bekir!" deyip kocaman öpücük attı. Ben de, "Amcığım olsa senin gibi nazlanmaz şu dakika verirdim, amına koyayım!" deyince Gamze abla kahkahayı patlatıp bağırarak, "Ooofff, offfff!" çekti ve gülüştük.
Derken evlerinin olduğu yere gelmiştik. Arabayı park edip koltuğun arasından arkaya geçtim. Gamze abla kucağında çiçeklerle kabarık turuncumsu sarımsı saçlarıyla Barbi bebekler gibi görünüyordu. Sol elimle saçlarını okşayarak, "Gamze çok güzelsin!" deyip sağ elimi karnına koyduğumda gözlerini kapatarak yavaşça dudaklarını bana ikram etti. Ben de eğilip kibarca öpmeye başladım ve dillerimiz dans edercesine hiçbir agresif hareket yapmadan uzuunca öpüştük.
Gözlerimizi açınca göğüslerini hafifçe avucumun içine alarak biraz daha öpünce sessizliğim sinirlerini bozmuş olacak ki, kaşlarını çatarak, "Tatlı tatlı öpüyorsun da sanki iyi bok yiyorsun Bekir!" deyip yine tribini atarak, "Hadi akşam düğünde görüşürüz, kendine mukayyet ol, dikkatli sür!" dedi. Ben de, "Belanı siktirme, in çabuk, siktir git evine. Elbiseni giyinip hazırlanınca güzel bir fotoğraf at!" deyip çenesinden sıkıp burnundan öptüm ve kapının düğmesine basıp götüne şaplak atarak yolladım.
Kapıyı tekrar kapatıp koltukların arasından direksiyona geçtim. Ama yeniden aşağı inip bagajı açıp koltuğu eski haline getirmek ve acaba Tuğba'ya denk gelir miyim tekrar diye oyalanmaya başladım. Koltuğu hemen eski pozisyonuna aldım. Kafamı yukarı kaldırdığımda orta katlardan bir kadınla göz göze geldim, sonra kadın kafasını çevirip başka yöne baktı. Gamze ablanın dediğine göre arka bloktaydı evleri. 12. katta ve arka cepheye bakıyordu. Yani ne yaparsam yapayım beni görmesi imkansızdı.
Sigara yakıp etrafa göz gezdirmeye başladım. Sonra da, ne olacak amına koyayım, bahçeye gireyim, kim ne diyebilir, en kötü ihtimalle Gamze ablaları söylerim diyerek sigara içerek bahçeye girdim. Bayağı düzenli tertemiz bir bahçeydi, kamelyaları, çiçekleri, çam ağaçları, oyun parkı derken hemen sağdaki bloğun oraya seyirttim. İn cin top oynuyor, kimsecikler yoktu bahçede.
Derken ileride, son bloğun yanında çoook hoşuma gidecek bir şey yaşandı. Tuğba'yı, yanında ondan bir tık daha uzun ama türbansız, at kuyruklu saçı olan bir kızla bana bakıyorken görmemle bana el sallaması bir oldu :)
Ben de hemen gülümseyerek ona el salladım. Sonra yavaştan yürümeye devam edip Gamze ablaların sınırına girmemeye özen göstererek Tuğba'ya doğru az da olsa ilerledim. Tuğba da yanındaki kıza bir şeyler söyleyip birlikte bana doğru benden biraz daha hızlı adımlarla gelmeye başladılar. Ben de keklik düştü diyerek yönümü dışarı çevirmiş, kafamla işaret etmiş, ama giriş bloğunun o an için sotesi sayılabilecek köşesine yavaş yavaş sigaramın son nefesini çekerek gelmiş ve sigarayı gayri ihtiyari yere atıp üstüne basmıştım.
Yanındaki kız yaklaştıkça güzelleşiyor gibiydi. Onun da Tuğba gibi kocaman memeleri vardı, ama götü daha dolgun duruyordu. Bu arada sikim yine kazık gibi olmuş, hatta ıslaklık bile var gibiyken saklamaya çalışsam da kabarıklık kendini aşırı belli ediyordu. Sonra kendime kızıp görürlerse görsünler amına koyayım, amacım zaten sikmekti, kısmet birken iki olmuş gibiydi diyerek hiç istifimi bozmadan Tuğbaların son adımlarını yüzümde samimi bir gülücükle bekledim.
Sonunda gelmişlerdi. Tuğba, "Yaaa Bekir abi seni gördüğüme çok sevindim, hoş geldin!" diye elini uzatınca elini tutup yaklaşık 40 cm eğilerek, "Hoş buldum Tuğbacığım, merhaba!" diyerek yanaklarından tatlı tatlı öptüm. Tuğba bir anda sırıtarak, "Bak Bekir abi bu ablam İlayda!" deyip ablasını tanıtınca, ablasına şöyle bir bakıp, "Yaa sizler ne kadar güzel abla kardeşsiniz öyle!" deyip tokalaşmak için ablasının da elini tuttum. Tuğba'dan gördüğü samimiyetin etkisiyle olacak ki kendisi kafasını bana doğru uzatınca onu da yanaklarından tatlı tatlı öptüm.
İkisinin de gözleri fıldır fıldır dönüyordu, zaten yarrağım bariz kalkık duruyorken görmemeleri imkansızdı. Alkolün de etkisiyle bu durumdan çok heyecanlanmıştım amına koyayım. Abla kardeşi kaldırma ihtimali doğmuştu resmen, ya da ben öyle sanıyordum, ama elimden geleni yapıp deneyecektim.
Saate bakınca daha anca 3 olmuştu, Derya'ya 1 saatten fazla vardı. "Eeee kızlar, keyifler nasıl, neler yapıyorsunuz?" dedim samimi bir şekilde. Tuğba atlayarak cahil cahil, "Ya Bekir abi valla verdiğin para çok mutlu etti beni, annemle ablama da söyleyince onlar da çok sevindiler!" deyince ben tebessüm ederek, "Tuğbacım lafı mı olur, sen o kadar yardım etmiş yorulmuşsun!" deyip yanağından makas aldım ve İlayda'ya, "Ya çok tatlı kardeşin var İlaydacığım!" dedim.
Tuğba bu hareketimle heyecanlanıp ellerini önünde birleştirince memeleri yine karpuz gibi belirginleşti. Ulan gerçekten çok büyük memeleri vardı. Kızın kalıbı Sema'nın yarısıydı ama memeleri iki katına yakındı, gözlerimi alamıyordum. Ben Tuğba'nın memelerini izlerken İlayda da beni izliyordu. Ben sonra, "Eee İlayda, sen neler yapıyorsun, kaçıncı sınıfa gidiyorsun?" dedim. Ilayda da, "Lise biti, işte üniversite sınavına gireceğim, evdeyim, anneme yardım ediyorum!" dedi.
İkisi de anne anne demiş, baba demiyorlardı. "Eee babanız nerede, özel olmayacaksa?" deyince, İlayda, "Babam gündüzleri fabrikada çalışıyor, öyle olunca gündüzleri işleri annemle ben, bazen de Tuğba'yla yapıyoruz, babam da akşamları çöpleri topluyor, hafta sonları bahçeye bakıyor..." falan diye neleri var neleri yok anlattı bir çırpıda amına koyayım.
Ben de, "Aferin kız sana, ben çalışkan kızları çok severim!" deyip bir makas ta ondan aldım. İlayda'ya bakınca harbi kısrak gibiydi, top gibi sektirilir bu kaşar da deyip resmen memelerine ağzımın suyunu akıttım. Ama bu kızlar da az değildi, gözleri fıldır fıldır dönüyordu ve her şeyin farkındaydı ikisi de.
Sonra Tuğba, "Gamze ablanın sevgilisi misin Bekir abi?" diye patavatsızlık yapınca İlayda koluna vurup, "Sus lan mal!" dedi sinirle. Ben de gülerek, "Hayır tatlım, o benim kuzenim, düğün öncesi işleri varmış oralara götürdüm getirdim!" deyince ablasından dolayı utanmış halde, "Tamam abi özür dilerim!" dedi.
Kızları zarflamak için paketi çıkarıp, "Neyse bakalım, hadi sigara yakalım da muhabbet olsun!" deyince, İlayda, "Ya aslında içeriz, hatta şimdi Tuğba'ya verdiğin parayla sigara almaya gidiyorduk. Ama bahçede olmaz!" dedi. Ben de, "O zaman hadi beraber çıkalım. Karşı sokağa şu binanın arkasına geçin, sizi oradan alayım!" diyerek binayı elimle gösterdim ve "Ama anneniz sigara bekliyorsa, arabadan bir paket vereyim, onu bırakıp gelin, sonra hep birlikte muhabbet ederek gider yenisini alır, biraz takılırız!" dedim.
Tuğba yine patavatsızlık yapıp, "Abi o yarım paket ona yeter yaaa!" deyince İlayda'yla gülüştük. Sonra paketimin içinden 3 dal alıp paketi verdim ve "Koşarak git ver gel hadi!" deyince, "Ya abi zaten bu blok!" dedi gülerek. Ben de, "İyi o zaman hadi düşün önüme!" dedim ve yürümeye başladık.
Niyette Tuğba vardı ama İlayda'yla da frekans iyi tutmuştu, o da gözünü sikimden alamıyordu. Bunlar benim önüme düşünce, arkalarından, "Sizin sevgilileriniz çoook şanslı, çook, şu kızların güzelliğine bak yaaa, çıtır çıtır, nazar değmesin!" dedim. Alkol beni esfane gevşetmişti, zaten özgüven vardı ama muazzam bir kafa yaşıyordum AQ. Tuğba yürürken arkasına dönüp güldü ve yürümeye devam ettik.
Bunlar resmen kenar mahalle dilberi gibilerdi, sınırları zorladıkça zorlayacaktım ve hiç çekinmeden ikisini birden sikmeye çalışacaktım. Heyecandan geberiyordum. Sonra, "İlayda'nın hoşuna gitmedi anlaşılan Tuğbacım, bak o hiç gülmedi!" deyince İlayda da elleri belinde arkasını dönüp sırıtarak, "Yooo hem de çok hoşuma gitti!" dedi. İkisi de gülerek ama daha cilveli şekilde kıvırarak yürümeye devam ettiler.
İçimdeki canavar sevinçten bağırıyor çağırıyordu ama ben sessizce yürümeye devam ediyordum. İnanın Tuğba nın vücudu benim yarım kadar gelmiyordu. O minicik götündeki taytla, kafasındaki yazmadan bozma eşarpla ve daracık gömlekle çok azdırıcı duruyor, o yürüdükçe sikim zonkluyordu. İlayda'nın da götü küçük sayılırdı, ama yuvarlak ve dışa çıkıktı, üstündeki ucuz ince siyah eşofman altı götünün arasına giriyordu, dar tişörtü memelerini zor zapt ediyordu, yani o da felaketti. Meme olayı bunlarda ırsi heralde diye düşünüp tabii ki annelerini merak etmeye başlamıştım :))
Kızlar binaya girince ben bir sigara yaktım. Ben sigara içerken onlar bahçeden çıkmış, yolun karşısına geçmişlerdi bile. Ben de arabaya atlayıp ileriden U çekip karşı sokağa girdim. Soldaki binanın arkasına sola dönünce az ileride bu yavrular bekliyordu. Yanlarına durup camı açtım ve "Fıstıklar, müsaitseniz sizi biraz gezdireyim!" deyince kikirdeyerek, "Olurr, tamaammm!" deyip gülüştüler.
Ben uzanıp ön kapıya açtım. İlk önce Tuğba atlamış yanıma düşmüştü. Normalde bu arabaların ön koltukları iki kişilik olurdu, ama biz dizayn için geniş tek minderli yaptırmıştık, aradan arkaya geçiş için, ama yine de Tuğba yakın oturuyor sayılırdı. Kızlar öyle zayıftı ki koltuğa rahatça oturdular. İçimden keşke arka yatağı kapatmasaydım amına koyayım diyip hayıflandım.
Sonra cinlik yapıp, "Kızlar ben zaten alkollüyüm, bakın bu fırsatı bir daha bulamazsınız, şimdi üçten geriye sayıyorum, birer şişe bira isteyen parmak kaldırsın!" deyip 3-2-1 demeyi bırakın daha 3 dediğimde ellerini kaldırdılar. İçimden, önce sizi sonra ananızı sikeceğim orospular deyip sırıttım :)
Arabada viski bira vardı, ama sarhoş kafa yiyecekleri tümden Bahtiyar'a vermiştim ve bu kızlar viski içilecek kızlar değildi. Sonra, "Ya harikasınız fıstıklar. Eee, tekel nerede, tarif alayım?" deyince, İlayda, "Hemen şuradan dönebilirsin Bekir abiciğim!" dedi.
Tarif üzerine tekelin önünde durduk. Sonra, "Tuğbacım senin yaşın küçük (aslında benimle yaşıt), içeride sorun olur, sen arabada kal, biz İlayda'yla alıp gelelim!" deyip elimi dizine atıp biraz sıkmayla okşama karışık temas etim. Tuğba gözlerini ayırarak derin nefes alıp, "Olur Bekir abi!" deyince, "Ayağa kalk ta şu aradan arkaya geç hadi!" dedim. Olduğu yerde tam soluna dönmesini söyleyip sağ elimi direkt memelerine atıp düşmesin diye tutuyormuş gibi yapıp sıkmadan avuçladım resmen. Geçecekken de sol elimi de baldırına atınca yaprak gibi titreterek arkaya geçti.
Sonra Tuğba'ya, "Sen otur, geliyoruz tatlım!" deyip İlayda'ya, "İn hadi!" dedim ve indik. Sikim bariz kalkık olunca İlayda'ya, "Canım az bir önüme geçer misin, dükkana böyle girmek olmaz, şunu bir düzelteyim!" deyip sikimi gösterince resmen gözleri parlayarak önüme geçti. Ama arkası değil yüzü bana dönüktü, ben de ağırdan alıp gömleğimi kaldırıp sikimi güzelce karnıma yaslarken koca şişkin kafası ucundaki zevk suyuyla pantolondan çıkmıştı. Ben gülerek gömleği düzeltip, "Ahh ahhh, hep sizin yüzünüzden böyle oldu zilliler!" deyip sırıtınca İlayda da, "Ya Bekir abi seninki de harbi çok büyükmüş!" demesin mi :)
Ben de, "Daha kafasını gördün, ama büyüktür yavrum, büyüktür!" deyince sırıtarak baktı. Artık olan olmuştu, ya kaçacaklar ya bu yarrağı yiyeceklerdi. Ben patır kütür konuşmaya devam ederek, "Tuğbanın memelerini görünce kazık gibi oldu, ama senin şu yuvarlak götünü görünce de çelik gibi oldu. Hele bir arabaya gidelim soracağım bunun hesabını!" deyince tatlı tatlı gülümseyip elini saçına attı.
(Aklıma, ama yalan ama gerçek, abimle bir arkadaşının 3 kızı düşürdükten sonra oynadıkları oyun gelmişti, doğruluk mu cesaret mi nin benzeri, ama parayla kızları soymuşlar ve üçünü de tost yaparak sikmişler. En kötü ihtimalle ben de bunları parayla kandırır sikerim diyordum.)
İlayda'ya, "Eee, ne diyorsun?" deyince, bu sefer daha da sırıtarak, "Hallederiz abi merak etme!" dedi. Ben de, "Aferin sana!" deyip dükkanın kapıdan girerken götüne vurup, "Geç hadi fıstık!" deyip dükkana daldık. Kafam zaten güzeldi, arabada da vardı ama yine de kendime 3 tane kırmızı büyük kutu bira aldım hızlıca. Yanına fındık fıstık çikolata soğuk su derken ne bulduysam alınca sağlam bir meze oldu.
İlayda da, içmeyi sevdikleri orta sert biradan ikişer tane alınca, kulağına eğilip, "Annen de içerse biraz fazla alayım da evede götürün!" deyince sevinçle, "Yaa offf, çok iyi olur aslında yaaa, harikasın Bekir abi!" dedi. Eve götürmeleri için de 6 tane daha alıp yine fındık fıstık ne varsa doldurup ev için olanları ayrıca poşetlere koyduk.
Sonra İlayda'ya, "Söyleyin bakalım, hangi sigaraları içiyorsunuz?" deyince, "Yaa hepimiz aynı sigarayı içiyoruz, ne varsa? dedi. Kasadaki arkadaşa istediğim sigarayı söyleyip, "İki karton olsun!" dedim ve eve gidecek poşete koyduk. çıkmadan da bir enerji içeceği alıp daha orada kafama dikip bitirdim. Poşetleri elimize alıp çıkarken İlayda çok sevinçliydi. Elimde poşetler olunca dükkanın kapıyı o açtı ve çıktık.
"Hadi önüme geçip kıvır da gözüm bayram etsin!" deyince İlayda manken edasıyla, ama 1.50 cm'lik falan manken edasıyla, at kuyruğu saçlarıyla götünün arasına sıkışmış eşofmanıyla büyük bir keyif ve gururla sağa sola ata ata arabaya kadar bana şov yaptı saf saf. Ben de arkadan ıslık çalıp, "Analar neler doğuruyor beee, hey yavrum hey, aç hadi arabanın arka kapısını!" deyince çekip açtı. İlayda'yı bindirip ben de poşetleri bırakıp hemen direksiyona geçtim.
"Kızlar bizimkileri hazırlayın, evin poşetlerine dokunmayın!" deyip masanın açılışını tarif ettim. İlayda masayı hemen açtı ve onlar malzemeleri çıkarırken ben de arabayı sürmeye ve yavaştan müsait bir yer bakmaya başladım.
Birkaç dakika sonra bir boş pazar yeri bulup eski bir okul servisine benzeyen ama kaderine terk edilmiş gibi duran Midibüsün yanına sıfıra sıfır park ettim. Yerimiz harikaydı. Kendi kendime sövüp, (Amcık Bekir, ayık kafa Gamze ablayla bulamadığın yeri şimdi nasıl buldun, yavşak!) diye söylenip durdum.
İlayda, "Bekir abi dün pazar kuruluydu burada, şansımız yaver gitti haa!" dedi. Bu arada Tuğba aldıklarıma İlayda'dan daha çok şaşırmış ve sevinmişti, "Ya şu da var, bu da var..." diye tek tek sayıp, "Bekir abi çok teşekkür ederim yaa, ben çikolata yemeyi çok seviyorum!" deyince, "Merak etme şimdi geliyorum canım, ağzına çikolata vereceğim!" dedim. Tuğna, "Oluurrr!" dedi kırk yıllık fahişe gibi.
Arabayı çalışır bırakıp klimayı düşük seviyede ayarladım. Hareketli müzik CD'si takıp hafif sesle açtım, şimdi arabanın içi çok iyiydi, zaten birazdan ateşimiz fena yükselecekti :) Sonra, ulan nolur nolmaz diye cebimdeki tüm parayı ve cüzdanı torpido gözüne bırakıp kilitledim ve arabayı yeniden çalıştırdım.
Koltuğun arasından arkaya geçince, "Açılın bakalım fıstıklar!" deyip ikisinin arasına güm diye oturdum. "Yahu sizin boylarınız kaç, ben biraz büyük kaldım sanki!" deyince kahkaha attılar. İlayda, "Benim boyum 1.51 Bekir abi!" dedi. Tuğba da, "Benimki 1.49, yaaa bir türlü uzayamadım!" deyince elimi bacağına koydum. Güzelce sıkarak okşayınca Tuğba ufaktan inledi. Kafamı ona çevirip gözlerine bakarak, "Nooldu güzelim, neye inledin bakaylım öyle?" dedim. Tuğba, "Yaa çok hoşuma gitti Bekir abi, parfümün de harika kokuyor!" der demez elimi küçücük götüne atarak dudaklarına yapıştım.
Küçücük götü avcuma sığmıştı, öpüştüğümüz yerde alttan amcığıyla götünü sıkarak okşamaya devam ediyordum. Tuğba beklediğimden çok daha tecrübeliydi, resmen benim 3 gün önceki halimden daha iyi ve istekli öpüşüyordu. Diğer elimle de İlayda'nın amcığını yoğurmaya başlayınca bu sefer İlayda'dan da bir inilti çıktı.
Tuğba'yla öpüşmeyi bırakıp, "Kalk hadi hizmet et zilli, aklın fikrin sevişmekte, çikolata aç ver ağzımıza!" dedim. İlayda gülerek, "Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var onun abi!" deyip kahkaha atınca ben de gülmeye başladım. Tuğba da, "Aramızda 2 cm boy farkı var be!" deyince, İlayda, "Birazdan göreceğiz aradaki farkı!" diyerek güldü.
Tuğba bozularak kalkınca İlayda'yı kucağıma alıp kalkmış sikimin üstüne oturtup dudaklarını emmeye başlamamla çok fena öpüşmeye başladık. Ellerimi götüne attıp yoğurmaya başlayınca İlayda, "Immmmm!" demiş ve fena gaza gelmiş halde sikimin üstünde kerkinmeye, çok seri bir şekilde kendini bastırmaya başlamıştı. Dar tişörtünü alttan tutup saniyesinde kafasından çıkardım ve sutyenini de kurtarmamla, büyük dolgun memelerine yumulup emmeye başlamam bir olmuştu...
Ellerim muazzam şekilli götünde, kız sikimin üstünde kerkinirken, ben de memelerini ısıra ısıra emerken, daha iki dakika olmadan, "Bekir abi bu sik çok güzel valla, kocaman..." diye çırpınarak orgazm olunca nefes nefese kalıp gülerek yüzüme baktı ve dudaklarımı öpüp, "Bu çok iyiydi Bekir abi, harika getirdin beni, ayyyyy yoruldum resmen!" dedi. Ben de, "Bu daha başlangıç güzelim!" deyip kucağımdan indirip yanımdaki yerine oturttum.
Kızlar bana göre kadar kısaydı ki arabanın içinde ayakta sorunsuz şekilde dolaşıyorlardı. Tuğba'ya, "Gel bakalım sıra sende güzelim!" deyip arkası bana dönük şekilde sikimin üstüne oturtup o koca memelerini sıkmaya başladım. İlayda, "Ya biraları açayım mı Bekir abi?" deyince, "Aç hadi yavrum, ilk şişeleri hızlı içeceksiniz, bana yetişin!" dedim. İlayda biraları açmaya başlamıştı.
Bense Tuğba'yı sikimin üstünde kaydıra kaydıra sektirirken, sağ elimi de kalitesiz kalın taytının üstünden amcığına atıp yoğuruyorken kafasını çevirip dudaklarını yemeye başlamamla birkaç dakika içerisinde Tuğba da çırpınarak ağlar gibi seslerle orgazm oldu. Tuğba resmen kedi gibi olmuştu orgazmdan sonra.
O arada biralar açılınca kendi biramı alıp İlayda ile tokuşturdum ve "Diple diple!" diyerek 5-6 büyük yudum içip masaya bıraktım. Bir sigara yakıp birkaç derin nefes alıp Tuğba'ya verdim. İlayda da birasını içip bırakınca, "Ya ortam harika oldu Bekir abi, iyi ki denk geldik tanıştık!" deyince, "Tuğbacım sağ olsun, bak onun sayesinde çılgınlar gibi eğleneceğiz!" deyip sigarayı elinden alıp İlayda'ya verdim.
Tuğba orgazmdan sonra kendine gelmiş halde ayağa kalkınca, "Ooo ablamın memeler fora olmuş!" dedi gülerek. İlayda da, "Sıra sende kızım! Bak Bekir abi memelerini çok merak ediyor!" deyince, "Hemen açıyorum Bekir abimmm, hangimizinkiler daha güzelmiş, büyükmüş görelim!" dedi gururla sırıtarak. Ben de "Hadi hızlı ol, bak bira içmedin daha!" deyince gömleğinin düğmelerini çözmeye başladı.
Ben hemen, "Aman ha başörtünü çıkarma! Arkanı dön, dans ederek çıkar gömleği ve sutyeni!" deyince arabadaki hareketli ama inceden çalan müzik eşliğinde küçücük götünü kıvıra kıvıra striptiz yapmaya başladı. (Bu kızlar çağın ötesinde kızlardı veya ben çağın çok gerisindeydim, ama yetişecetim.) Ben de daha fazla dayanamayıp pantolonumu boxerla birlikte çıkarıp karşıdaki koltuğun üstüne attım. İlayda gözlerine inanamadı, "Ay bu neee, kocamaaaan, Tuğba çabuk bak şu yarrağa!" deyip elini sikime atıp avuçlamaya çalıştı.
Tuğba arkasını döner dönmez gözlerine inanamayıp, "Ohaa, gerçekten çok büyükmüş!" deyince, ben, "Hadi çömel kız yere!" dememle gömleğinin önü açık halde yere çömeldi. Sikimi suratına vurduktan sonra dudaklarına dayayıp, "Yala çabuk!" dememle elleriyle tutup dondurma gibi yalamaya başladı. İlayda'ya da, "Biramı ver, sen de çabuk bitir kendi biranı ve yere çök!" dedim.
Tuğba heyecanla ama istekli bir şekilde sikimi yalarken işi hızlandırmak için Tuğba'nın birasını da açtım. Tuğba'ya, "Gel yanıma!" deyip birasını verdim ve "Hadi bakalım iyi eğlenceler!" diyerek tokuşturdum. Ama resmen kızlar benden çok eğleniyor ve gülüyorlardı.
Ben ve İlayda biraları bitirmiştik, Tuğba da yarısını içmişti bile. Ama benim de halim kalmamıştı, Tuğba'nın yaladığı sikimi sıvazlayarak direkt konuya girdim ve "Söyleyin bakalım küçük fahişeler, kim neresinden alacak yarrağı içine?" diye sordum. Tuğba ayağa kalkıp elindeki tombul cam şişeyi masaya koydu ve "Bekir abi valla ben sadece götten sikişiyorum!" deyince, "O zaman sen soyunmaya devam et, çabuk!" dedim.
İlayda da, "Ben am göt sikişiyorum!" deyince elimi götüne atıp dudaklarına çpücük kondurdum ve "Ne zaman siktirdin amcığını kaşar, söyle bakayım?" dedim. İlayda, "3 ay önce sikildi Bekir abi, ama götten 4 aydır veriyorum!" deyince, "Aferin sana küçük orospum!" deyip saçlarından tutup sikimi ağzına verip zorlamaya başladım. Zorlansa da yarısına yakınını almış, alttan dil atarak kendi çapında çok güzel sakso çekiyor, beni de mest ediyordu...
Bu arada Tuğba taytla külodunu indirince gözlerim parladı resmen. Masaya uzanıp birayı eline verdim, Tuğna birasıyla hem dans ediyor hem içiyor, çok eğleniyordu. Ben de, "Haydi yavrum yandan yandan!" deyip Tuğbayı coşturuyordum. Ben gaz verdikçe Tuğba daha da sexy dans ediyorken, "Yavrum bee, o memeler 7 mahalleyi doyurur!" deyip gaz vermeye devam ediyordum...
İlayda'yı ayağa kaldırıp ucuz eşofmanını ve külodunu tek hamlede indirdim. Amcığı ufacık ve tertemizdi. Sikime tükürüp ıslattıktan sonra, elimi amcığına atıp yokladım. Sırılsıklam olmuş amcığına orta parmağımı sokup ayakta inlettim ve "Gel bakalım İlayda, göster marifetlerini!" deyip kucağıma aldım. Sikimin başını sırılsıklam olmuş amcığına dayayıp yavaşça sokmaya başlamamla, İlayda, "Bekir abi bir hoş oldum, çok büyük bu, nolur yavaş ol!" diye titremeye başladı. Ben de, "Baban ananı yavaş mı sikiyor, hızlı mı sikiyor amcık? deyince, "Sert, çok sert sikiyor abi!" demesiyle belinden bastırıp alttan da yüklenince neredeyse yarısını, bana göre belki de dünyadaki en dar amcığa sokmuş oldum.
İlayda, "Uuuuuwww, uwwww! Abi süpeeerrr, ama yavaş nolur!" deyince ben biraz daha kaydırıp sexy götünden tutup seri şekilde indirip kaldırmaya başladım. Ben altta zevkten geberirken İlayda da üstte inleyip, "Abi durma siiikkk, çok fena oluyorum!" dedikçe, "Senin bacını da sikecem küçük orospu!" deyip boğazını sıkarak alttan yine de kontrollü pompalamaya devam ettim...
Tekli koltuğa oturan Tuğba kafasında başörtüsüyle elindeki birasını heyecanla içiyor, ablasına giren yarrağı izlerken, "Bekir abi harika sikiyorsun valla yaaa!" diye tatlı tatlı konuşuyordu. Onun koskocaman memelerine dayanamayıp, "Yanıma gel minik fahişem!" dememle yanıma uçarak gelip dudaklarıma yapıştı. Tuğba'yla ateşli ateşli öpüşürken dudaklarını çekip, "Abi emsene memelerimi!" diyerek koltukta dizleri üstüne oturup memelerini Bekir abisine ikram etti.
İlayda ise sınırlarını zorluyor, daha da derine almaya ama aldıkça da inilti koparmaya devam ediyor, altta da beni kendimden geçiyordu. Fazla sürmeden İlayda çook şiddetli şekilde orgazm olarak üstüme yığılıp kalınca Tuğba'nın memelerini bırakıp İlayda'yı belinden sarıp terden sırılsıklam olmuş memelerine kafamı gömüp alttan seri pompalamaya başladım.
Daracık amcığın dibini bulmuş, zevkten dört köşe halde soluksuz pompalarken, İlayda resmen çileden çıkarak bağıra çağıra bana vura vura bir daha orgazm olunca kucağımdan indirip yan koltuğa resmen iki büklüm edip attım. O kendi halinde inleyip titreyip orgazm sarsıntıları yaşamaya devam ederken ben Tuğba'yı ayağa kaldırıp arkası bana dönük haldeyken, "Hadi öne eğil bakalım orospum, götün temiz mi değil mi bir görelim!" dedim.
Tuğba ellerini masaya koyup ayakta domalıp kikirdeyerek, "Ohoo tertemiz abiii. Eski sevgilim isteyince ben temizlemeye çalıştım ama beceremeyince annem amıma götüme ağda yapmıştı. Artık hep yapıyoruz merak etme!" dedi. Minicik götünün yanaklarını ellerimle ayırıp yaşına göre genişlemiş gibi görünen göt deliğini dillemeye başlamamla öyle bir gıdıklanmıştı ki, "Oofffff abiiii, yiiaaaaahhh, oooooohhhh, oooowww..." diye inlemeye başladı.
Ben de, "Götünü önce dilimle sikeceğim yavrum, sonra yarrak yiyeceksin!" diyerek götünün yanaklarını ısırmaya başladım. Tuğba, "Abi dilinle bir daha yap nolur!" deyince neredeyse iki dakika daha dilimle siktim. Bu esnada körpecik bakire amcığından sular şırıl şırıl akmaya başlamış, göt deliğinin pembe içini görebileceğim kadar ağzı genişlemişti...
Sonra kendime çevirip yeniden o inanılmaz büyük ve dolgun memelerini ısırarak emmeye başladım. O kadar büyük memelerdi ki, kağıda çizip birine göstersem, olur mu lan öyle meme diyip kağıdı götüme sokardı. Cılız vücuduna ve kısacık boyuna tamamen zıt orantıda, kocaman, dimdik, körpe uçlarıyla tarifi imkansız şeylerdi memeleri.
İlayda'ya da, "Kızım boş durma, hadi yarrağımı yala ki bacının götüne rahat girsin!" dedim. İlayda zar zor doğrulup, "Ama sonra benim götümü de sik abi, bu yarrak çok güzelmiş!" deyip aşağı indi. Taşaklarımı yalıyor, yarrağımı sıvazlıyordu. Ben Tuğba'nın memelerini emmeye somurmaya doyamamıştım, öyle bir ısırıyordum ki, orospu gık demiyor sadece inliyordu.
İlayda sikimi ağzına alınca aklım başımdan gitmek üzereyken boşalmaya yakın bile değildim. Kafam güzel olmuş, ter içinde kalmış, iki çıtır bacıyla deli gibi sevişiyordum. Ama bir an önce boşalmak ta istiyordum, çünkü Derya vardı daha. Kafayı yemek üzereydim artık. Bir hışımla yerimden kalktım, kızlara, "Geri çekilin!" deyip koltuğu yatağa çevirdim. Ben tek dizimin üstünde dururken, ikisi birden, "Aaaaaa!" diye şaşırmış, İlayda ise, "Bekir abi her şeyin orijinal yaaa!" dedi.
Ben de, "Ağzınız değil delikleriniz çalışsın, kalkın domalın lan hadi!" deyince ikisi birden kikirdeyerek kalktılar. Ellerinden tutup sırayla dudaklarından öperek yavruları domalttım. Felaket bir manzaraydı bu, götlerini tokatlayarak kızları inletmeye, canlarını yakmaya başlamıştım. Büyük hazla inlemelerini izlerken, eğilip Tuğba'nın götüne tükürdüm. Yine göt deliğini uzunca emip dilledikten sonra sikimle amcığına uzun bir fırça çekip göt deliğine dayanmamla Tuğba kendini çok kasmaya başladı.
"Yavrum yapma, etme, kasma, rahat bırak kendini!" desem de laf dinlemedi. Ben de, "Sen bilirsin yavrum!" deyip hırsla götüne çöktürünce Tuğba'dan felaket bir ciyaklama koptu. Ben, "Daha kafası girdi bebeğim, derin nefes al, yoksa bitmez bu işkence!" desem de kafasından biraz fazlasını sokmuştum. Tuğba, "Dur abi, kurban olayım sikme, bacağıma sancı girdi, abi nolur dur!" diye bağırsa da belinden asılıp biraz daha bastırıncae yarısını sokmuştum bile.
Tuğba arabayı yıkıyor, "Abla nolur söyle çıkarsın!" diye ağlıyordu. Ben de İlayda'ya bakarak gülünce, İlayda da, "Az kaldı, sık dişini, rahatlayacaksın, derin nefes al!" deyip Tuğbayı hiç siklemeden kalktı ve ikinci birasını açıp dikmeye başladı. Ama Tuğba kilitlenip kalmıştı. Tuğbayı tek kolumla götünde kazık gibi yarrağımla kaldırıp koltuğun ucuna oturdum. İnisiyatifi kendisi alırsa belki daha rahat eder demiştim.
Ama Tuğba'nın ayakları yerden kesilmiş halde sadece ağlayıp, "Abi öldüreceksin beni!" diye zırlayınca, sinirle Tuğba'yı sikimin üstünden bir anda kaldırıp resmen karşı koltuğa fırlattım ve "Bir daha sana yarrak yok küçük orospu, kalk giyin ve siktir ol git, bana İlayda'm yeter!" dedim. Tuğba götünden çıkan osuruklara rağmen uğunarak ağlamaya devam ediyordu ama umurumuzda değildi. İlayda bu duruma gülerek birasını içiyordu.
Ben İlayda'nın dudaklarına yapışınca karşılık olarak beni köpek gibi kemirmeye başlayıp, "Her yerimi sik parçala hadi Bekir abi, o kaşar sikişmeyi bilmez, götüne patlıcan sokmaktan başka bir şey bildiği yok!" dedi. İlayda'yı dizleri yerde domaltıp tam ben de yere inecekken Tuğba'ya da, "Kalk gel ablanın başına, yarrak nasıl yenirmiş öğren, yalancı kaşar!" deyip ağladığı halde kolundan çekip oturttum. Aslında ne yapacağı belli olmaz, arkadan kafamı yarmasın diye tedbir almıştım.
Sonra yere çöküp İlayda'nın küçük dolgun ve yuvarlak götünü tokatlayarak göt yanaklarını ayırdım. Göt deliğini vakumlayarak emip dillerken, İlayda, "Sıra götümde abiiim, ne güzel yalıyorsun, offf, senin dilin de kocaman!" diye inlerken alttan eliyle amcığını okşuyor, "Hadi sik artık!" diyordu. İlayda götten istemesine rağmen ben daracık amcığına doyamamıştım. Amına fırça çekerken tek hamlede amına dalıp öyle bir kökledim ki, 1 metre sikim olsa yine hepsini sokardım.
İlayda sadece derin bir şekilde öğürebildi. "Abi yavaş nolur!" demeye başlamıştı, ama amcık ta amcık değil volkandı sanki, yanıyordu. Bir yandan götüne baş parmağımı sokup son hız makineli tüfek gibi belinden asılarak amcığına şak şak şak köklüyor ve küçücük vücudunu hayvani bir şekilde soluksuzca sikerek eziyordum...
İlayda ağlayarak, "Abi durma sakın!" diye böğürüyor, "Devam et, devaaaam, ooohhhh!" diyordu. At kuyruğu saçını elime dolayıp büyük bir haz ve keyifle Tuğba'ya bakarak pompalamaya devam ettim. İlayda çığlık çığlığa orgazm olunca, ben büyük bir hazla, "Hah şöyle yaaa, karı dediğin böyle yarrak yer!" dedim. Tuğba bana sinirli sinirli bakarak, "Benim de amımı siksen ben de yerdim o yarrağı!" dedi.
Daracık fırın gibi amcığından çıkardığım sırılsıklam olmuş yarrakla İlayda'nın götüne öyle bir daldım ki, İlayda öbür dünyaya bir gidip gelir gibi sesler çıkarmasına rağmen hiç durmayıp köküne dayandım. Saçından asılıp, "Hadi yavrum utandır şu kahpeyi!" dememle İlayda elleri üzerinde kalkamaya çalışıp öyle bir, "Oooooffffff!" çekti ki, it gibi acı çekiyordu resmen. Ben tam pes edecek sanırken, İlayda, "Durma aşkım, giren girdi, hepsi içimde, sakın durmaaaaaaa, sik götümü!" diye acıyla ve gururla karışık bağırdı.
Ben bu sefer ayaklarım üstüne çömelik vaziyete geçip piston gibi basmaya başlayınca bende de artık finiş çizgisi görünmüştü. Terden gözlerim kapanıyor, nefesim daralıyordu. İlayda'ya gaz vermek için, "Ha gayret yavrum, az kaldı, dayan, birazdan döllerimi içireceğim sana, az kaldı, sık dişini, ne göt varmış sende, yanıyor yanıyor, daracıksın orospuuu!" diyordum.
İlayda, "Sik Bekirim, siiikkk aşkım, ben dayanırım!" deyince, Tuğba dayanamayıp, "Orospusun sen, orospu! Nefret ediyorum senden!" diye İlayda'ya bağırmaya başlayınca ben küçücük boğazını kocaman ellerimle sıkıp kafasını İlayda'nın götünün üstüne yan yatırıp, "Ağzın açık kalsın orospu!" dedim. Sikimi İlayda'nın götünden çıkarmamla Tuğba'nın ağzına uzatmam bir oldu.
İlayda'nın müthiş osuruk sesi ve kokusuyla birlikte Tuğba yarrağımın başını ağzına iştahla alıp burnundan soluyarak emmeye çalışırken bir anda Tuğba'yı çekip yere indirdim. Ardından İlayda'yı da koltuktan osuruk eşliğinde yere alıp iki büklüm halde ikisinin suratına 31 çekmeye başladım. Resmen hayvan gibi böğürerek titreye titreye suratlarına, saçlarına, memelerine, nereye denk getirirsem boşalmaya başladım...
Kariyer boşalmam buydu artık, çünkü bitmeyecek sanmamı sağlayacak kadar çok boşalmıştım. Bu boşalmanın ardından sikim 3 gündür ilk kez sikiş sonrası inmişti. Kendimi zar zor tekli koltuğa atıp, Tuğba'ya, "Yala lan sikimi, kavga bitti, barıştık!" dememle, Tuğba saf salak bir şekilde, "Zaten şaka yaptığınızı biliyordum!" deyip salya sümük ağladığı halde sikimi yalayıp temizledi...
Artık emin olduğum bir şey vardı, Tuğba tam anlamıyla kanar akıllı bir kızdı, benimle inanılmaz bir bağ kurmuştu ve kötü niyetli değildi. Ama öyle tahrik olmuştum ki, 20-25 dakika dinlensem yine sikerdim ikisini, ama işim gücüm vardı.
Masadan bir bira daha açıp yarıladım. İki bacı beni bitirmişti. Tuğba psikolojik ve fizyolojik olarak öyle yorgundu ki, yere oturmuş, ama kolları koltukta, bacakları ayırık, kafasında baş örtüsüyle, minicik amcığını bana göstere göstere çırılçıplak halde burnunu çekerek oturuyordu. O an içimden ilk kez foto çekmek geldi, ama yapmadım. Bu işi daha sonra daha profesyonel şekilde yapacaktım.
İlayda biraz önceki sikildigi pozisyona geçmiş, "Bekir abi beni nasıl gaza getirdin öyle, gözüm döndü, valla götüm ayrıldı, ama zevkten ölüyorum, amcığım bile ilk kez sikilmiş gibi, ikisine de hava doluyor!" diyor, ama kafası önde götüyle konuşuyordu :)
Ben de, "Aferin size kızlar, güzel iş çıkardınız!" dedim ve "Gel bakalım küçük orospu!" deyip Tuğba'yı çağırdım, "Taşaklarımı yala hadi!" dedim. Tuğba, "Sana küsersem namussuzum abi (kendi çapında yemin ediyor), şaka yaptığını biliyorum!" deyip kikirdeyerek geldi. Tuğba taşaklarımı yalamaya başlayınca kendi kendime, şimdi sigarayı hak ettin Bekir efendi deyip pakete uzandım.
Sonra telefonu elime alıp baktım ki, yine ortam 56 idi. İşin kötüsü Setena'yı aramayı unutmuştum amına koyayım. Sonra saate bakınca yine beynimden vurulmuşa dönüp, "Deryayı da kaçırmak üzereyim!" dedim sesli şekilde. O anda Tuğba taşaklarımı yalamayı bırakarak kafasını kaldırıp, "Abi bana mı dedin?" diye sordu. Ben de, "Sen işini yap orospu, ağzın çalışsın!" deyip ufak bir tokat attım ve güldüm. Ben gülünce Tuğba da gülerek taşaklarımı yalamaya devam ederken İlayda'nın götünden yine harika bir osuruk koptu.
Telefon elimdeyken dayanamayıp ikisinin de birkaç resmini ve kısa süreli videolarını çektim. Ben, "Aferin Tuğba, yeter bu kadar!" deyince Tuğba kendisine ve ablasına sigara yakıp yatağa karşılıklı serildiler ve sohbet ederek sigara içmeye başladılar.
Ben de, "Rahat olun ama çok ses çıkarmayın!" deyip Derya'yı aradım. Derya telefonu açar açmaz, "Valla sabrettim sabrettim tam sonuna geldim, yazacaktım ki aradın!" deyince, "Yavrum kusura bakma, enteresan bir gün yaşıyorum. Bir saate anca gelirim sana, doya doya bir posta atar rahatlarız, sen kendini saat 5'e doğru ayarla!" dedim.
Derya, "Herşey yolundaysa sorun yok canım, 6 dedim ama en az yarım saat daha takarız, acele edip sıkıntıya girme, ben evdeyim nasılsa!" deyince, "Ağzını yerim senin!" deyip kapattım. Acaip bir rahatlık gelmişti yine üstüme :)
(Bekir)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: