Şansım Döndü! (9) (Bekir 37 Y., Eskişehir)
Gece üç posta sert sikişe ve geç saatte uyumama rağmen ertesi sabah saat 10'da alarm kurulmuş gibi zımba gibi uyandım. Tabii ki sikim benden önce uyanmış, özgürlüğünü ilan edercesine keser sapı gibi dikiliyordu. Yatakta, hatta tüm odamda bile Ayfer annemin o baştan çıkarıcı kokusunu alabiliyordum. İnanılmaz enerjik hissediyordum, keyfime diyecek yoktu.
Yüzümü bile yıkamadan hemen balkon kapısını açıp üstümde sadece boxerla çıktım. Sigarayı ağzıma alıp gerile gerile sağa sola bakarak, adeta sikimle mahalleyi selamlayarak ilk sigaramı yaktım. Sağı solu izlerken Ayfer annemle yaşanan muhteşem sikişi ve bugün kiminle nasıl ve nerede olacağını kestiremediğim sikişleri düşünmeye başladım. Haliyle sikim daha da bir zonklamaya başlamıştı.
Ufak bir detay vermek zorundayım. Biz şaşaalı hayat yaşayan bir aileyiz. Villamız büyük bir arsa üzerine kurulu lüks bir ev. Etrafımız 8'erli 10'arlı villadan oluşan sitelerle çevrili. Evin yapılış zamanlarında buralar tabiri caizse dutluk iken şimdilerde lüks villa kent denilecek seviyede yüzlerce villadan oluşan bir mahalle haline gelmişti. Bizim avantajımız ise, hem tek büyük arsa üzerine kurulu olan en büyük yani en popüler eve sahip olmamız, hemde babamın vakti zamanında bu bölgenin geleceğini öngörüp neredeyse yatırımının çoğunu bu bölgeye yaparak yaklaşık 50 bin metre kare daha arsa toplamış olması, muhitte bizi tanınan, bilinen ve saygı duyulan bir konumda tutuyordu. Kaldı ki sürekli babama buradaki kooperatif ve özel yatırım işlerinde başkanlık teklif edilir, ama babam iş yoğunluğundan ilgilenmezdi.
Bu detayları vermemin sebebi yaz ve kış mevsiminde birer kere kutlama, ziyafet tarzı mahalle sakinleriyle ve belki mahalle sakinlerinin özel davetlilerini kapsayan yemekli (masa altından alkollü) organizasyon yapılırdı. Yani bizim aile mensuplarının çok popüler olduğu bir ortam olurdu. Kısacası AMCIK kaynardı AMCIK.
(Benim asıl seks motivasyonum bu organizasyondan sonra yaşanacaktı). Tabii ki yaşım ve tecrübem yüzünden ben bu durumu önceden bu şekilde yorumlamazdım. Ama şimdi muazzam bir fırsat vardı önümde, çünkü temmuz başında, yani bir aya kalmaz yemekli harika bir organizasyon olacaktı. Genç, yaşlı, evli, bekar, full bakımlı mahalle hatunlarını şenlik ortamında bir arada görecek olmanın heyecanını ve Ayfer anneciğimi düşünerek sigaramı bitirdim.
İçeri girip tuvaletteki işimi de gördükten sonra hızlıca duşa girdim ve şort tişört giyinip aşağı inerken (Sikim tuvalet ve duşa rağmen halen yarı kalkık formda, yani alacağı en ufak bir kokuyla kazık kesilmeye hazır beklerken) mükellef bir kahvaltı yaparak enerji depolamam gerekiyor diyordum kendi kendime.
Koridora çıktığımda etrafıma bakınca tüm odaların kapısını açık gördüm, anlaşılan herkes uyanmış ve kahvaltıya bile inmişti çoktan. Elim sikimde hızlıca aşağıya inerken klasik bir şekilde, "Anneeee!" diye seslenmeye başladım. Saniyesinde mutfaktan sikimin bülbülünün, "Günaydın oğulcuğummm!" diye seslenmesiyle keyfim daha da katlanarak koşar adım mutfağa daldım.
Ayfer anneciğimi altında mavi tayt şortu, üstünde askılı sarı atletiyle, at kuyruğu saçlarıyla seks tanrıçası gibi yalnız başına kahvaltılık hazırlarken gördüm. Kimse var mı yok mu diye çevreyi kontrol ederek koşar adım giderken odama sinen o sexy parfüm kokusu burnuma çarpmıştı bile. Hemen arkasından yanaşarak, yarı kalkık sikimi karpuz gibi yarılmış götüne dayayıp, "Günaydınlar olsun Ayfer Sultannn!" diyerek boynundan ve ensesinden öpmeye başlayıp iki elimle göğüslerini sıkıp bıraktım ve sol elimi önüne atıp amcığını şortunun üstünden avuçladım.
Ayfer annem olduğu yerde kikirdeyerek, "Aslanımmm, merdivenden inişinden bildim senin geldiğini!" derken bile nefes alışverişi hızlanmıştı. Kafasını çevirip göz göze geldiğimiz anda dudaklarına yapışınca, karşılık olarak kocaman öpüp dilini ağzıma soktuktan sonra kafasını kaçırarak, "Dur haylaz, ıslatma sabah sabah!" dedi. Ben de, "Sus sikerim götünü orospu, şahlandır hadi sikimi!" deyip amcığını yoğurmaya ve götüne kerkinerek abanmaya devam ettim.
Kerkinirken de, "Söyle bakayım millet nerede?" diye kısık sesle sormamla, "Yan bahçede masa kuruyorlar bebeğim!" diye sessizce cevap verip, "Nolur biraz geride dur, mahvettin beni gelir gelmez, fena oluyorum. Hadi sen de dışarı git, herşey hazır sayılır!" dedi. Ama ben amcığını daha sert avuçlayıp artık kazık gibi olan sikimi yeniden götüne dayayıp, sağ elimi karnına atıp arkadan sikimle önden elimle sıkıştırıp ayaklarını yerden kestim ve "Seni acilen sikmem lazım anneciğim, 4-5 dakikalık işimiz var, kahvaltıdan sonra bir iş uydur!" dedim.
Ayfer annem, "Ooououw, senin kazık gibi sikine kurban olsun annen, biricik oğluşum benim, nolur git, inan uyandığımdan beri götüm kaşınıyor, gece zor uyudum zevkten ve heyecandan. Az kalsın Sema'ya yakalanacağız sandım altıma işeyecektim. Git hadi, duramıyorum, dayanamıyorum zaten!" dedi. Boynundan öpücük alarak götüne tokat attım ve "Sen yine iyisin hayatım, kızının götü daha sikilmeden kaşınmaya başladı!" dememle o kadar içten güldü ki, sanki kızından değil de bir yabancıdan bahsedermiş gibi, "Kızın damarını buldun piç, ben bu halimle dayanamıyorum, o nasıl dayansın meraktan?" diyerek suratıma tatlı bir tokat attı.
Ben de gülerek, "Bir yol bulacağız merak etme, herkes evdeyken inleterek sikeceğim seni kahpem. Sema sonraki iş!" diyerek omzuna son bir öpücük koyarak bahçeye doğru yürümeye başladım. Ben giderken Ayfer annemin arkamdan şuh bir sesle, "Islandımmmm!" demesiyle Libidom inanılmaz yükselmişti.
Yüzümdeki sırıtmayla dışarı çıkmamla babamı, Sema'yı ve Can'ı masayla ve etrafla uğraşırken görünce yüksek sesle, "Günaydın benim canım ailem!" diyerek babamın yanına gidip elini öptüm. Vicdanım zerre sızlamıyor, aksine kendime hak görmeye başlamıştım. Nihayetinde babama lafım yoktu, gücü yettiği sürece sikmek istediği zaman karısını sikecekti.
Babam her zamanki gibi neşeli bir şekilde, "Vaaay aslanım uyanmış bile, ben kalkmaz diyordum bak beni yalancı çıkardın, kerata!" diyerek sevgisini gösteren hareketlerle güldü. Bu arada Sema da gözleri şiş ve uykusuz olduğu her halinden belli bir şekilde güneşe karşı bacakları hafif açık açık, yeşil tayt şortuna rağmen inanılmaz sexy bir şekilde oturuyor, amcığı resmen yarrağa meydan okurcasına, davetiye çıkarırcasına duruyordu. Birkaç saniye daha amcığını kesip içimden (Bu yavruyu acilen sikmeliyim!) derken sikim zonkuyordu.
Can ise köpeklerle ilgilenip gelmiş ve "Abi işin yoksa kahvaltıdan sonra Kangalın kulübesini yerine koyalım, kaydırmış kulübesini, benim gücüm yetmedi!" dedi. "Hallederiz abim merak etme!" dememle yüzü güldü.
Sonra sırf itlik olsun diye Sema'nın sandalyesine tekme attım. Semay'ı yerinden zıplatmamla çok büyük bir tepki vererek, "Ya sen ne yaptığını sanıyorsun sabah sabah?" diye bir tepki verdi. "Ne bağırıyorsun kız, kalk hadi çayları koy, bak annem getiriyor geri kalanı, çok acıktım!" dedim. Babam devreye girerek, "Ben bu sabah oğlumun elinden çay içmek istiyorum! Karışma kızıma!" demesiyle çay işi bana kitlenmiş oldu :)
Amacım sadece Sema'ya çatmak ve geceki soğukluğu halledip onunla yakınlaşmaktı. Babamın bu lafına, "Emredersin Ali Baba!" diyerek ayağa kalktım ve "O zaman Ladies first!" diye sırıtarak ilk Sema'nın çayını doldurdum. Sırasıyla diğerlerini doldururken Ayfer annem de elinde menemen tavasıyla ve bir iki daha malzemeyle gelince kahvaltıya başlamış olduk.
Ben iştahla kahvaltı yaparken bir yandan Ayfer annemin bir yandan da Sema'nın dolgun göğüslerini (Ayfer annemin götü ne kadar daha güzelse, Sema'nın da göğüsleri bir o kadar daha güzel) kesiyor, kestikçe iştahım daha da kabarıyordu. İştahla yemem annemin hoşuna gitmiş olacak ki bana bakarak gülüyordu. "Oğulcuğum yavaş ol, atlı mı kovalıyor!" deyince ben yine ibneliğine, "Ya annecim ben dün gece siz yatınca çok spor yaptım, kalori eksiğim var, kahvaltı da mükellef olunca dayanamadım!" deyip yan gözle Sema'ya baktım.
Sema annesini siktiğimi bilmese bile sikişten geldiğimi bildiği için kafasını sağa sola salladı, ama yüzü de kıpkırmızı olmuştu. Ayfer annemse oyuna devam edip, "Ay ben kıyamam sana!" diyerek büyükçe bir ekmeğe yağ ve bal sürüp, "Ye de büyü hadi bakalım!" dedi. Konudan tamamen uzak olan babam kahkaha atmaya başladı. Ayfer annem resmen sikicisini elleriyle besliyordu :) Babam lafa girerek, "Ne yani Ayfer, bu daha büyür mü diyorsun?" diyerek gülmeye devam edince biz de istemsizce ama keyifle gülerek ona katıldık.
Kahvaltı sonrası üçüncü bardak çaydan sonra artık iş yavaştan sikişe yaklaşıyordu. Kimseye fırsat vermeden, "Hadi Can düş peşime kulübeyi halledelim!" deyip kalktım. Kahvaltı için Ayfer annemin yanağına teşekkür mahiyetinde bir öpücük kondurdum. Babama da bakarak biraz puan toplayayım diye, "Eeeee, vazife beklemez, değil mi?" deyip tam kulübeye gidecekken, babam arkamdan, "Kaçmak yooook koçum, hemen halledin gelin daha kahve yapacaksın!" diye seslendi. Bu sefer Sema tüm kaşarlığı ile kahkaha attı. Ben de gülerek, "Alemin kralısın baba, on numara kahve yapacağım size!" dedim.
Kulübeye gittik ve hızlıca yerine koyup geri döndük. Ayfer annem ve Sema masayı toplamaya başlamıştı, yani manzara yine iç yakıcıydı. Sema kahpesi de annesi gibi ama açık yeşil tayt şort giyinmiş olmasına rağmen üzerindeki boyu kısa ama normal kollu tişörtle eğilip kalkarken kabarık amcığı alttan 'gel gel' yapıyor, geniş ama sıkı götü ve sutyene sığmayan memeleri löpürdüyordu.
Babamı anlamak asla mümkün değildi, Ayfer gibi karıyı sikmemeyi bırak, ben onun yerinde olsam bunları analı kızlı çatır çatır sikerdim.
Yanlarına gidip, "Kahveler birazdan hazır!" diyerek masadaki tabakları üst üste koyan Sema'nın elinden tabakları jest olsun diye alıp mutfağın yolunu tuttum. Mutfakta elimde tabaklarla beni gören Ayfer annem şöyle bir bakıp, "Her iş mi yakışır bir adama!" dedi. Sonra kafasıyla sikimi gösterip hınzırca güldü ve kısık sesle, "Dürüst ol, bana mı kalktı, Sema'ya mı?" diyerek beni şok etti.
Ama ben de gülerek, "Ne o lan, kızını kocandan değil de tokmakçından mı kıskanıyorsun, kaşar! Ben babamın yerinde olsam ikinizi üst üste sikerdim, amına koyayım!" dedim. Ayfer annem anında kıvırıp, "Ben Ali'me güvenmeseydim kızıma üvey baba getirmezdim onu, ama senin böyle bir sikiciye dönüşeceğini hesap edemedim!" deyince gülüştük :)
Ben en son bir hatırlatma yapıp, "Sana söyledim, ikinizin de amı götü bana emanet anneciğim. Hiç merak etme sadece doğru zamanı bekliyorum, yoksa Sema'ya kalsa dünden hazır!" deyince Ayfer annem sırıtarak, "İyi tamam be hiç karışmayacağım zaten, ne haliniz varsa görün!" deyip yalandan bana omuz atıp kıvırarak yeniden dışarıya çıktı.
Ben de Can dahil beş orta şekerli kahve yapıp dışarı çıktım ve babamdan başlayıp herkese servis ettim.
Babam keyifle hem kendine bir sigara yaktı, hem de annemin sigarasını yaktı. Kahvesini içerken benimle biraz eğlendikten sonra ben yine fincanları toplayıp mutfağa gidecekken sırf Ayfer annemi kıllandırmak için Sema'ya kafamla 'Gel!' işareti yaptım. Sema hiç ikiletmeden kalkıp peşime takıldı. Amacım Sema'nın da ayarlarıyla oynamak, onu sinir ve tahrik etmekti.
Tepsiyi tezgaha bırakıp döndüğümde, meraklı gözlerle bakan Sema'ya, "Yavrum bu akşamki düğüne arkadaşın Müjgan da gelecek mi?" dememle suratı bir anda asıldı. Kekeleyerek, "Ne Müjganı yaa, ne diyorsun Bekir, ne alaka yani şimdi Müjgan?" diye sinirlendi. Tam dönüp gidecekken kolundan yakaladım ve bastırarak, "Ablacığım sakin ol, neye kızdın böyle, Müjgan var mı yok mu söyle bileyim!" diye ısrar ettim.
Kolunu elimden kurtarıp gözleri dolarak hırsla, "Siktiğin karılar yetmedi de sıra Müjgan'a mı geldi, hayvan herif!" deyince, iki kolunu birden sıkıca tutup gözlerine bakarak, "Seni mi sikeyim Sema, tabi Müjgan'ı sikeceğim. Hem sen neye bozuluyorsun, açık konuş. Ben haberin olsun da sonradan duyma diye bilerek sordum yavrum. Ha arıza çıkarırsan da çıkar, umurumda olmaz!" deyip kollarını bıraktım.
Sema kala kalmış halde bakarken çocuksu yüz ve sesle ağlar gibi, "Ya nolur, şaka mı yapıyorsun, ciddi misin, bak kalbim kırılacak!" deyince bu sefer ben kıvrak bir manevrayla elimi çenesine atıp, göğüslerine bakarak, "Sen varken ben o kaşara bakar mıyım hiç, biricik ablacığım!" dedim ve sırıtarak yanağından öptüm. Sema iyice afallayıp, "Oha lan, ne diyorsun sen öyle!" deyince ben de kahkaha atarak, "Sen de ne emmeye geliyorsun, ne gömmeye, amına koyayım!" dedim ve kocaman sarıldım. Sikimi karnına bastırınca sırtımdaki küçücük elleriyle istemsizce sıkarak sarıldı.
Sonra gözlerine bakarak, "Hadi ben sigara içmeye çıkıyorum. Bozma moralini, hem sen daha bulaşıkları toplayacaksın kül kedisi!" dedim ve gülerek mutfaktan çıkıp odama gittim. Sema'yı kıllandırayım demiştim, ama kokusu, eti ve sexyliğiyle içine düştüğüm hal dayanılacak gibi değildi. Sikim artık patlayacak noktaya gelmiş, çoktan boxerımı ıslatmıştı bile.
Sigaramı yakıp şarja bıraktığım telefonu elime aldığımda ortam yine kaynıyordu. Okuldan arkadaşlar dün cevap vermediğim için epey bir sövmüşlerdi, çünkü yarın okulun son haftasına girecektik ve yaz tatili başlayacaktı. Hal böyle olunca da kafelerde ufak tefek kutlamalar, evde buluşmalarla geçecekti son hafta onlara göre :)
Aslında cuma günü bu yaşamaya başladığım hayal ötesi hayat olmasaydı ben de aynı onlar gibi heyecanla acaba hangi kız mini etek giyecek, hangisinin memesinin çatalı görünecek gibi ergen muhabbetlerini yapıyor olacaktım. Ama artık işlerin rengi değişmişti. Tabii ki de onlara çaktırmadan seks dolu hayatımı ve sosyal ortamımı devam ettirecektim.
Kafamı toparladıktan sonra onlara yazarım, hatta ararım diye düşündüm ve hatunlardan gelen mesajlara döndüm. Huriye'den yine yağlar ballar akıyor, "Sidiğini içtiğim erkek, günaydın!" diyordu. Gamze abla daha tavırlı şekilde, "Cevap yok yani, öyle mi, elime geçersin nasılsa!" yazıyordu. Aslı, "Düğünden önce veya sonra konuşmak istiyorum kuzen!" yazıyordu. Güler orospusu, "Bekir lütfen konuşulanları unutalım, ben yeniden yapmak istiyorum!" diyordu, götü kaşınmaya başlamıştı anlaşılan.
Meryem, enteresan bir şekilde, "Günaydın aşkım, dün cevap vermedin ama bugün elimden kurtulamazsın. Hem sana sürprizim olabilirrrr!" yazıyordu. Meryem hakikaten tatlı bir kızdı, kafası açık ve akıllıydı.
Ve Deryaaa! Derya'nın mesajı bir saat önce gelmişti. "Kocam çoktan gitti. Ben de iki saate çocuklarla birlikte anneme gideceğim. Seni özledim!" diyen bir mesaj atmıştı.
Bir anda sandalyeden fırlayıp tekrar telefonun saatine baktım. Yani bu karı bir buçuk saat sonra her türlü boşa çıkacaktı. Yerimde duramaz hale gelmiştim, odanın içinde dolanırken bir sigara daha yaktım. Acilen sikişmem gerekiyor diye kendi kendime konuşurken sigarayı basarak, aşağıya ineyim bir Ayfer anneme bakayım, gerekirse en kötü tuvalete çeker ağzına veririm diyordum. Aksi halde 31 çekip ziyan edecektim dölleri diye kızgın bir şekilde kendimi aşağıya attım.
Evin içinde yine kimse yoktu. Bu sefer ön bahçede boş havuzun başında oturmuş sohbet ediyorlardı. Ortama mantıklı bir giriş yapmak zorunda olduğumu hissetmiştim, çünkü sakince girsem babam mutlaka bana bir iş kitleyecek, ya, "Havuzu temizle bir bakalım!" , ya, "Doldur öyle bakalım!" , ya da, "Can'la birlikte çimleri biçin!" vesaire, ama yüzde yüz bana iş çıkaracaktı.
Yanlarına heyecanlı bir giriş yaparak, "Anneciğim yaaa buz mavisi gömleğimi bulamıyorum!" dedim. Ayfer annemin anteni kalkmıştı, gözleri çakmak çakmak olup yalanıma anında ortak olarak, "Ya oğlum ben onları daha indirmedim, yüklük dolabından başka bir şey giyinsen olmaz mı?" dedi. "Yaa anne nolur etme, bak aklıma düştü, ben indireyim sen de iki dakika ütüsünü yap, olmaz mı?" dedim.
Babam bir anda bana dönüp, "Sen hurçları indir hemen yanıma gel, iki dakika sana bir şey tarif edeceğim!" dedi. Ben kahkaha atarak, "Yaaa baba valla billa biliyordum böyle diyeceğini. Bu manzaraya karşı oturmalarının faturasını hep bana kesiyorsun. Bak elinin altında Sema var, Can var aslan gibi. Ben daha duşa gireceğim!" dedim. Babam elinin tersiyle, "Yıkıl, gözüm görmesin seni, eşek herif!" diye gülerek beni kovdu.
Ayfer annemse ağırdan alarak yerinden kalktı, ama ne kalkış, kadının götü ayrı bir dünyaydı resmen, içim gıcıklanıyordu gördükçe. Ayfer annem, "Yaz geldi hazır hurçlar inmişken kimin ne eksiği varsa onlara da bakayım bari. Hem düğüne daha vakit var. Hadi oğulcuğum marş marş odaya!" diyerek önüme düştü. Ulan ne çapraz kadın bu Ayfer diye gülerek arkasından yürümeye başladım.
Evden içeri girer girmez ona, "Kıvırmaya başla çabuk!" diye emir vermemle, ellerini beline koyarak öyle bir kıvırmaya başladı kiii, üç dakika öyle yürümeye devam etse adamı ayakta boşaltırdı. Arkasından, "Yarrağı yedin yavrum, amını götünü dümdüz edeceğim birazdan!" derken merdivenlere gelmiştik. Arkadan gelen var mı diye kontrol ettikten sonra tam basamakları çıkacakken saçından asılıp duvara yaslamamla dudaklarına yapışmam bir oldu.
Salisesinde inleyerek karşılık verince kucağıma aldığım gibi amını götünü sertçe avuçlayıp öpüşerek odama daldık. İkimiz de dayanacak halde değildik. Kapıyı kapatır kapatmaz, "Oğlum hadi durma yap ne istiyorsan, ölüyorum!" diye inleyince kapıyı kilitleyip yere indirdim ve "Sen mi ben mi amına koyayım!" deyip yarrağımı yıldırım hızıyla çıkarıp ağzına verdim.
O an dünyalar benim olmuştu sanki. Ben öylece duruyor, sadece sikime değen dudakların, taşaklarımı sıkan ellerin hazzını yaşıyordum. Ayfer annem delirmiş gibi küçücük ağzıyla yarrağımı gark gurk seslerle somurmaya başlamış, bir yandan da kesik kesik inliyordu.
Bir dakikada yarrağım yağlı kazığa dönmüş, sırılsıklam ve çelik gibi olmuştu. At kuyruğu saçından tuttuğum gibi sürüklercesine yatağın kenarına götürüp dizleri yerde gövdesi yatağın üstünde olacak şekilde domalttım. Derhal diz çöktüm ve taytını tangasıyla birlikte sıyırıp göt deliğini yalamaya başladım. Yaladıkça delleniyordum, terlemiş götünün o keskin kokusu beni elektrik çarpmışa çeviriyordu.
Derken sırılsıklam amcığına yumuşup sert sert vakumlayarak emmeye, sıcacık sularını içmeye başladım. Alttan da sağ elimi atletine sokup göğüslerini okşarken uçlarını sıkmaya, sol elimle de götünü parmaklamaya başladım. Amcığını emdiğim, meme uçlarını sıktığım halde iki parmağımla da götünde çalışırken artık Ayfer annem dişlerini sıkarak resmen köpek yavrusu gibi çeniliyordu...
"Yalvarırım oğlum sok artık, sik hadi anneni, dayanamıyorum Bekirim, yanıyorum!" demesiyle emir almış asker gibi ayaklarımın üzerinde çömelik vaziyete geçtim. Götünden çıkardığım parmaklarımı ağzına sokup, "Sürtüksün, sürtüğün önde gidenisin, duman edeceğim seni!" dedim ve sikimi amcığına tek hamlede daldırdım. Ama ne daldırma, resmen köklemiştim. Ayfer anneciğimden öyle bir öğürme sesi çıktı ki, ölecek sandım bir an.
Götünden çıkan parmaklarım ağzında, sikim taşaklarıma kadar amcığına saplanmış halde tüm ağırlığımı üstüne verip dibini bulmanın zevkini yaşıyordum. Tüm gücümü belime vererek Ayfer annemi yatakla vücudum arasında pestile çevire çevire sikiyorken zevk sarhoşluğu yaşamaya başlamıştım. Ayfer annem kendinden geçmiş halde, "Sik oğlum, ohhh, sik!" diye inliyordu.
"Az daha gelemesen 31 çekecektim amına koyayım!" deyip sağ elimi de ağzına atıp küçücük ağzına ikişer parmak soktum. Dilini köpek dili gibi dışarı çıkarmış halde amcığına çok seri halde ama şaklatmadan pompalarken Ayfer annem önümde konuşamaz olmuş, sadece öğürmelerle duruyordu.
Bu halinden daha da hırslandım ve kulağına eğilip, "Demek yanıyorsun öyle mi orospu, demek benim yarrağım sana yetmez oldu, yarraksızlıktan geberiyorsun ha, öyle mi orospu Ayfer?" deyip amına pompalıyordum. Pompaladıkça Ayfer annem delleniyor, orgazm olup şarıl şarıl amının sularını akıtıyordu.
Ellerimi ağzından çıkarıp çenesini sıkarak yüzünü kendime çevirdim. Ağlayan gözlerini ve boynuna kadar akan salyalarını görünce dudaklarına yapışıp doya doya yedim. Sonra, "Konuşsana orospu, kime söylüyorum!" deyip saçına asılarak suratına tükürünce öyle bir, "Ooohhhh!" çekti ki, içindeki tüm nefesini bıraktı ve "Bana senden başkası haram oğlum, sik hadi, nasıl istersen öyle sik, ama nolur götümü de sik, dayanamıyorum kaşıntısına artık!" demesiyle öyle bir abandım ki üstüne, yatakla aramda kaldığı için yine nefesi kesilip öğürmeye başladı.
Beş dakikadır Ayfer anneciğimin amcığını köpek gibi sikiyordum ama boşalma ihtimalim yok gibiydi. Ayfer annem ise altımda pert olmuştu ve böyle giderse yakalanacaktık. Ben bu azgınlıkla çabuk boşalırım diye tahmin ediyordum, ama nafile. Kendimi geri çekince derin derin soluklanan Ayfer annemin amına pompaya devam ediyordum...
Kafasını çevirip gözlerime yalvaran gözlerle bakarak, dudakları büzük halde inleyerek amını siktiriyor, sıranın götüne gelmesini bekliyordu. Ben hırsla yine saçına asılıp, "Götünü siktirmek istiyorsan söyle!" dedim. Saniyesinde, "Sik oğlum hadi, sik orospu ananın götünü, sen alıştırdın bu götü sikilmeye!" diyerek inlemeye ve yeniden orgazm olmaya başladı.
Bu lafları beni fena gaza getirmiş kendimi kaybetme noktasına gelmiştim. Bir anda amcığından çıkıp Ayfer annemin sırtını yatağa çevirdim. Boğazını sıkarak kafasını geriye doğru yatağa bastırdım ve bir tokat atıp, "Kimin orospususun lan sen?" dedim. Ağlayan gözlerle şoka girmiş halde bakarken, "Senin orospunum oğlum, sadece senin!" dedi.
Bir tokat daha atıp, "O halde domal çabuk orospu!" dememle olduğu yerde eski pozisyonuna döndü. Bana, "Bunların hesabını soracağım sana Bekirrrr!" deyip elleriyle götünün yanaklarını ayırdı. Sımsıkı, pembemsi ve morarmış götüne sikimin başını soktuğumda, "Aslanım benimmm, erkeğim benimmm!" diye inledi. Yavaş yavaş kayıp sikimin yarısını sokmuştum. Geri kalanını da daldırdığımda Ayfer annemin deriiin inlemesiyle birlikte amcığından osuruk benzeri bir ses geldi.
Götüne kenetlenip kaldım. Kulağına eğilip, "Sen bambaşkasın Ayferimmm, ölüyorum senin için!" dedim ve kulağını yalamaya başladım. Amcığının suyuyla ıslanmış sikimle götünü sikiyor ve zevkten uçuyordum. "Kızının götü de yiyecek bu yarrağı anneciğim!" deyince kafasını çevirip bana bakarak zevkle hırlayıp götünü hılı hızşı sikime vurdurmaya başlayınca bana bir anda boşalma hissi geldi. Saçlarına tekrar asılıp, "Orospum yavaş ol ki hemen akmasın döllerim!" dememle fahişe gülüşü atarak dediğimin tersini yapıp hırsla götünü zıplatmaya, kendini siktirmeye devam etti.
Zevkten gözlerimde bir kamaşma oldu resmen. Birkaç zıplamasıyla ben son raddeye gelmek üzereyken sol elimi beline koyduğum gibi sağ elimle de başını yatağa bastırıp üstünde piston gibi çalışmaya başladım. Ter içinde son gayretle iki dakikaya yakın siktim ve kenetlenmemle götünün içine boşalmam bir oldu. Titreyerek hırlayarak öyle derin ve güçlü boşaldım ki, Ayfer annem ezildiği için öğürmeyle karışık, "Offf, götüm bayram ediyor erkeğimmm, yakıyor döllerin içimi!" diye inledi. Onun da bir eli amında çalışırken resmen dişleri birbirine vurarak kısacık göt sikişiden bile titreyerek orgazm olmuştu.
Koca cüssemle sikim götünün içinde kenetlenmiş halde Ayfer annemin üstündeydim. Altımda küçücük kalmış ve ben üstünde oyuncak ata binmiş gibi dururken göğüslerine sarılıp kala kalmıştım.
Nefes alışverişim biraz toparlanınca belimi oynatmaya başlamamla Afer annemin iniltiyle karışık yine sesi çıkmış, "Sen hayatımın aşkısın Bekirimmm, Sema'yı istediğin gibi sik, rızası varsa gece gündüz sik oğlum, böyle yarrak zor bulunur!" diyordu. Onun bu şehvetli hali kalbimi çarptırmıştı. Heyecanla ve aşkla boynuna ve ensesine öpücükler atıyordum.
Derken aslında dün gece sikiştikten sonra da aklıma gelen ama sikiş heyecanıyla yine unuttuğum ayna karşısı fantazisini hatırladım. Ayfer annemi götünde yarrağım olmasına rağmen kucakladığım gibi gardrobun aynasının önüne götürüp kafasını kendime çevirince soluksuzca öpüşmeye başladık. Ama ben resmen sömürüyordum, ağzı, burnu baldan tatlı geliyor, kadının yüzünü yalıyordum. Arada bir aynaya bakıyor halimize şehvetle gülüyorduk, çünkü aramızdaki boy pos farkı aynada çok komik ve haz dolu görünüyordu. Her yerimizden terden çok şehvet akıyordu.
Ayfer annem bir anda öpüşmeyi bırakıp, "Nolur şu lanet tişörtü sutyeni çıkar oğlum, yandım, bittim, sıcak bastı!" dedi. Ellerini kaldırıp çırılçıplak hale getirip göğüslerini sımsıkı avuçlayınca aynada göz göze geldik. Sikim götündeyken yere dört ayak domalttım ve yarı kalkık haldeki sikimi götünde kaydırmaya, bu sefer aynada bakışarak sikişmeye başladık. Ben meme uçlarını sıktıkça da Ayfer annemin film iyice kopuyor, göt deliğini öyle bir sıkıyordu kiii, kerpeten gibi.
"Kara oğluşum benimmm, ne güzel de sikermiş annesini!" diye inliyordu. Bense Ayfer annemin götünde yarı kalkık sikimle oturup kalkıyordum. Aslında zaman olsa çooook isteyeceğim ama şimdi başıma bela olacak olan şey olmaya başlamıştı, götüne kaydıkça sikim sertleşiyordu...
Bir elim amcığında çalışırken ikimiz de zevkin zirvesini yaşıyor, resmen titreyerek sikişiyorduk. Ayfer annemin fırın gibi sıcacık ve kaygan göt deliğine aynadan gözlerinin içine bakarak girip çıkmak ikimizi de uçurmuşken, gözleri ters döner gibi titreyerek orgazm olmuştu yine.
Dizlerinde derman kalmayan Ayfer annem, "Offff, ben seninle iki günde olduğum orgazmı ömrümde olmadım!" diye nefes nefese kendini yere bırakmak isteyince ben de götünün içinde kazık gibi şişen sikimle üstüne ağırlığımı verip yığıldım. Kulağını yalayıp, "Bitirdin beni götveren orospum!" diye inliyordum resmen.
Terden yapış yapış olmuştuk. Ayfer annem kafasını çevirip nefes nefese sırıtarak, "Aşkım doğru söyle, o buz mavisi gömlek dolabında, değil mi?" diye sorunca, ben de sırıtıp, "Evet orospummm, evettt dolabımda. Sen de çok iyi biliyorsun ki dolabımda, ama kırışık kırışık duruyor!" dedim. Kahkaha attı ve "Hadi çık ta önce sikine sonra gömleğine ütü yapayım bebeğim. Kazık gibi kaldı içimde, nasıl boşalacaksa o yarrak çok merak ediyorum!" dedi.
Ben yine eğilip dudağına kocaman bir öpücük daha kondurdum. O bülbül yuvası ağzını öpmeye ve sikmeye doyamıyordum, büyülenmiş gibi oluyordum Ayfer annemle öpüşürken. Ayfer annem üstünden kalkacağımı düşünürken ben tüm ağırlığımı verip kollarından tutup onu ileri uzattım. Bacaklarımı da kilitleyip bir elimle ellerini sıkıca tutup ve diğer elimle de ağzını kapatıp üstünde hırsla betona çivi çakar gibi hayvani bir şekilde götünü sikmeye başladım.
Ayfer annem deliye dönüp kendini kas katı sıkmaya başlasa da büzzüğünü yırtarcasına basıyordum. Götünü öyle hırsla sikiyordum ki, gözüm kararmıştı. Altımda küçücük kalan Ayfer annem elimke ağzını kapatmama rağmen, "Nolur oğlum dur, nolur yavrum!" diye boğuk boğuk inliyor, ama ben duymazdan geliyordum. Can havliyle elimi ısırmaya çalışmasıyla boşaldım. Kendime gelip bir anda götünden hızla çıkınca götündeki döllerim volkan gibi ossurukla öyle bir patladı kiiii, bu manzaraya bir paket sigara içilirdi.
Yanına sırt üstü yatarak nefes almaya çalışıyordum. Sikimse halen kazık gibiydi. Ayfer annem ellerini ağzına atmış hıçkıra hıçkıra ağlıyor, ağladıkça götünden osuruklar patlıyordu. şok olmuştum bu haline, korkuyla elimi beline atıp sesimde titremeyle, "Bebeğim özür dilerim, dayanamadım!" dememe rağmen cevap veremiyor, sadece ağlıyordu.
Kendi başına kalkacak hali de yok gibi görünüyordu. Ona doğru dönerek götüne baktığımda gözlerime inanamdım. Kadının büzzüğünü kan revan içinde görünce bir an korkuyla karışık bir heyecan yaşadım. Telaşla hemen dizlerimin üstünde doğrulup Ayfer annemi oturur hale getirmek istedim. Ama inliyor, yalvarıyor, "Dokunma!" diye öfkeyle ama bağırmadan çığlık atıyordu resmen.
Kendi kendime, şimdi sıçtın Bekir, kadın iptal oldu derken bir yandan da ona, "Hadi canım annem biraz gayret et ki basılmayalım!" diyordum. Ayfer annemse, "Hayvansın sen, hayvan, şimdi yapılacak iş miydi bu, şerefsiz herif!" diyor bir yandan da hıçkırıyordu.
Kadın yüzde yüz haklıydı, ama olan olmuştu artık, bu sorunu çözmemiz gerekiyordu. Kapının arkasına attığım tişörtü aldım ve direk ciğer gibi kızarmış kanamış götüne tampon yaparak kolundan tutmaya çalıştım. Ama Ayfer annem, "Dur bırak!" diyor başka bir şey demiyordu, belli ki canı tahmin ettiğimden daha fazla yanıyordu.
Odadan çıkacak halde değildim, değilse gider buz alır gelirdim belki. Birden banyoya koşarak küçük havluyu soğuk suyun altına tuttum. İyice ıslanınca odaya geri döndüğümde annem aynı pozisyonda yatıyordu halen. Birkaç dakikalık sikiş olacak derken 20 dakikayı devirmiştik ve hiç zamanımız kalmamıştı.
Islak havluyu götüne basmamla Ayfer anneme bir anlık can geldi ve deriiiin bir, "Oohhhhh!" çekti. Sonra, "Bu iyi geldi oğlum, iyi geldi, ama belim koptu, götüm ayrıldı herhalde oğlum, hadi yardım et yoksa senin götünü de bu hale getirirler!" dedi zorla gülerek. Haklıydı, bir an evvel bu odadan çıkıp gitmesi ve bu halini çaktırmaması lazımdı, ama imkansıza yakın bir şeydi bu, çünkü kadın dağılmıştı.
Bir anda sesli düşündüm ve "Hurç alırken düştüm diyeceksin. Başka yolu yok!" dedim kararlı bir sesle. Sonra kendi sandalyemi yüklük dolabının önüne getirdim ve çıkarak rast gele hurçları indirdim ve bir tanesini dengesizce çekerek düşmesini sağladım. Ayfer annem çırılçıplak halde götünde ıslak havluyla canı yanarak ve titreyerek beni izliyordu.
Sandalyeden inince hemen yanına giderek, "Ha gayret, bir dene bakalım!" dedim ve koltuk altlarından tutarak doğrultmaya çalıştım. Ama bacakları harbi tam basamıyordu. Zar zor iki büklüm ayağa dikmiştim. Bu arada ben de halen çırılçıplak dolaşıyordum. Sikim dimdik olmasa da kendi halinde kalkık kalkık takılırken, Ayfer annem dayanamayıp, "Keseceğim bunu kökünden, göreceksin eşek herif!" dedi yüzünde acı ama tebessüm etmeye çalışan bir ifadeyle.
Ben yeniden özür dileyerek dudaklarına yapıştım zorla, ondan da karşılık bekleyerek delice öptüm. Kalbim güm güm atıyordu, halen yavaş ilerliyorduk. Sutyen ve atletini aldım ve iki koldan hızlıca giyindirdim. Sonra tangasını ve taytını da aldım. Ama önce Ayfer annemi ayakta masaya domaltıp, elindeki havluyu ve kirli tişörtümü derhal yatağın altına salladım. Koşar adım yeni havlu ıslatıp biraz tuvalet kağıdı ve bir kuru havlu daha getirdim. Götüne hızlı bir pansuman daha yapmamla az daha kendine geldi.
Kurulamamın ardından, "Daha iyiyim oğlum, umarım çıkarız bu işin içinden!" diye söylenerek, "Hadi donumu ve şortumu giydir!" demesiyle hiç konuşmadan tuvalet kağıdı ile hafif tampon yaparak seri bir şekilde giydirdim ve havluları yine yatağın altına salladım.
Ayfer annemin, "Hadi çabuk gömleği dolaptan çıkar, şu hurçları aç hemen, içindekileri çıkar!" diye talimatlarına hızlıca uyarak odayı iş görülen bir yer haline getirdim. Ama oda resmen osuruk, ter ve sikiş kokuyordu. Balkon kapısı ve camı açarak sprey deodorant sıktım biraz. Resmen göt korkusuyla nefes almadan organize olmaya çalışıyorduk.
Sonra, "Sigara yak ver bana!" demesiyle yakıp verdim. Birkaç fırt çekince sigarasını elinden alıp birden kucakladığım gibi banyoya götürdüm, elini yüzünü yıkadık, ama heyecandan ölecek gibiydik.
Bana, "Hadi çabuk görünmeden abinin odasına gir, ön bahçeyi kontrol et!" dedi. Benim de, "Ulan beş dakika önce niye akıl edemedik?" dememle gülerek, "Betin benzin attı bebe, benim de aklım anca başıma geldi!" dedi ve gülüştük. Hemen altıma şort giyip sol çaprazımdaki yani genel banyonun yanındaki odaya girmek için kapıyı açtığımda gördüğüm manzara beni biraz rahatlatmıştı, çünkü tüm kapılar halen açıktı.
Abimin odaya girip perdeyi yavaşça aralamamla dünyalar benim olmuştu. Babam, Sema ve Can havuzun diğer tarafına geçmişler, Can çim biçme makinesini itekliyor, Sema da kabloyu makineye dolanmasın diye Can'ın arkasından taşıyordu. Babam da elinde sigara, şurayı burayı diye eliyle işaret ediyordu.
Koşarak tekrar odama girdim. Gülerek, "Çim biçiyorlar amına koyayım!" dememle Ayfer annem kendini yatağın üstüne atıp önce bir, "Ooofff!" çekti. Sonra gülmekle ağlamak arası, "Ucuz atlattık Bekirrr, senin ağzına sıçayım!" deyince ben de derin bir nefes almış oldum.
Odamdan çıkarak holdeki camı da cereyan yapsın diye açtım ve geri odama dönünce bir sigara da kendime yakarak Ayfer annemin yanına oturup gözlerinin içine bakarak yeniden özür diledim. Ayfer annem de tebessümle özrümü kabul ederek, "Lan oğlum sen nasıl bir adamsın. Kaçıncı ömrünü yaşıyorsun lan sen, eşek sıpası!" diyerek kendini kollarıma atarak dudaklarıma yapıştı. Bu öyle keyifli bir öpüşme oldu ki zor ayrıldık.
Sonra bana, "Hadi üstünü başını al, karşı banyoya gir ki yalancı çıkma!" dedi. "Ee, sen ne yapacaksın?" dediğimde, "Sen bana karışma, senin bir şeyden haberin yok, istediğim hurçları indirdin sonra duşa girip oradan aşağıya indin!" dedi ve sikimi avuçlayarak beni yerimde zıplattı, aklınca cezalandırmış oldu. Ben de gülerek, "Sana 10 gün sikiş yasak Ayferrr!" deyince, "Sen öyle san!" deyip eliyle amcığına vurdu. Ben yine gülerek, "Evet sırada amcığın var, onu da yaracağım bebeğim!" deyip öptüm ve telefonumu da alıp hızlıca duşa kaçtım.
Duşa girer girmez soğuk suyu açtım ve gözlerimi kapatıp hazzın ve korkunun stresini atmaya çalıştım. İyice köpüklenip temizlendikten sonra duştan çıktım, dişlerimi de fırçalayıp, saçlarımı tarayıp giyindim. Banyodan çıktığımda halen herkesin kapısı açıktı. Tedbiren odalara baktığımda kimsenin gelmediğini görünce rahat bir nefes daha alarak aşağı doğru yöneldim.
Kadını resmen sikerek öldürecektim, altımdaki o pozisyon beni inanılmaz tahrik etmişti ve kontrolümü kaybetmeme sebep olmuştu. Ben üstten köklemeye başladıktan 8-10 vuruş sonra geğirmeye başlamıştı. Şimdi sakin kafa düşününce trajediye dönüşebilecek bir olayın eşiğinden dönmüştük.
Bir anda gözümün önüne ilk ve son sevgilim şımarık Melike'nin küçücük yuvarlak götü geldi. Ayfer anneme yaptığımın onda birini Melike'ye yapsam parçalanırdı muhakkak diyordum. Ama yapacaktım, o küçük orospunun götünü zevkle parçalayacaktım :)
(Bekir)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: