Şansım Döndü! (8) (Bekir 37 Y., Eskişehir)
Huriye gerçekten özel bir kadındı, içinde bulunduğu durum psikolojik bir sorun muydu, yoksa bir fantazi miydi bilemiyorum, ama bence farklı ve anormal bir durumdu. Tokatlanmak, tükürülmek ve küfür edilmek onu inanılmaz motive ediyordu. Henüz onunla insani bir sohbet etme şansım olmamıştı, özel hayata dair hiçbir paylaşımımız olmamıştı. Sanki çok normalmiş gibi kendisinden kaç yaş küçük bir ergenle anca hayvan gibi sikişiyordu.
Huriye'nin benden iki günde yediği tokatların onda birini bu yaşıma kadar ben yemedim diye düşünüp sigaramı içiyordum. Tamam, Gamze abla hariç, Ayfer anneme ve diğerlerine de buna benzer muamele yapmıştım, ama bu yine Huriye'den aldığım gazla olmuştu. Bu kadının kafa tam kırıktı.
Tişörtüm terden üzerimde yapışıp kalmıştı, çıkarıp arabanın aynasına astım. O sırada Huriye (tam bir fahişe gibi, elbisesi göbeğinde, bir tık ortanın üstündeki büyüklükteki süper dolgun memeleri sallana sallana, altında götü yırtılmış fileli külotlu çorabıyla) elinde iki kutu kırmızı birayla (ayakkabısı yüzünden yapalaya yalpalya) yanıma gelince beni bir gülme tuttu :)
Aslında muazzam ötesi sexy bir görüntüydü bu. Sikim anında yeniden şoklandı. Zaten alkol hararet yaptırmış, sabaha kadar sikişsem duracak gibi değildim. Ama dayanamayıp gülerek, "Kızım tamam güvende sayılırız, ama bari memelerini kapatsaydın, böyle gezilir mi?" diye ufak bir dalga geçtim.
Huriye ise hiç bozuntuya vermeden, hatta üste çıkarak, "Bekir yanıyorum, yanıyorummmm, anlıyor musun bebeğim? Hazır senin gibi güçlü kuvvetli bir adam bulmuşum, iki dakika şu hayatın, özgürlüğün tadını çıkarayım. Ne olur işime karışma, hatta sen de tadını çıkar!" dedi. Garipsesem de, "Tamam hayatım, madem öyle, takıl kafana göre amına koyayım!" dedim. Biraları tokuşturduk ve içmeye başladık. (Aslında Huriye'yi biraz anlamaya başlamıştım).
Ben üç dikişte birayı fondipleyip yere bıraktım. Huriye de kutuyu yarılamış halde kaputun üstüne bırakıp, "Ayy zaten sıkışık gibiydim, hadi elimden tut ta beni işemeye götür kocacığım!" dedi. Baktım bunun kafa başka kafa, "Gel ulan!" deyip elinden tuttum, irili ufaklı taşların üstünden geçirerek neredeyse yamacın en ucuna götürdüm ve "Hadi yavrum çöğdür bakalım!" dedim.
Dedim ama 150-200 metre ilerimizde kızlı erkekli takılan 5-6 kişiyi gören Huriye gülerek, "Ya sen deli misin, millet görürse rezil oluruz!" dedi. Suratına tokatı yapıştırıp, "Daha ne rezil olacağız lan kahpe, çök şuraya!" dememle biraz bozularak çöktü. Çöker çökmez ben de sikimi çıkarıp, "Hem yala hem işe!" dememle keyfi yerine gelen Huriye alttan öyle bir salmaya başladı ki sidiğini, ben de manyak gaza geldim.
Ağzıyla inanılmaz işler yaparken işemesi o kadar uzun sürdü ki, saçlarına asılıp, "Yerim lan senin o sidikli amcığını!" dedim. Huriye son gayretle bir iki çıtır osurukla karışık işemeyi bitirince gözlerime bakarak sertleşmeye başlayan sikimi deli gibi vakumlamaya devam etti.
Ne yalan söyleyeyim bu kadından aşırı etkilenmeye başlamıştım. Sikim sertleştikçe kafasına asılıp gırtlağına çökmeye, yine gark gurk seslerle ve seri hareketlerle yırtarcasına ağzını sikiyorken ilerideki gruptan ıslık ve alkış sesleri yükseldi. Kafamı çevirdiğimde ıslık çalarak bize el sallıyorlardı :)
Huriye bir an korktu ve sikimi bırakıp ayaklandı. Ben de gülerek, "Aha şimdi sıçtık Huriye hanım!" dedim. Bizim namuslu Huriye sinirlenip, "Ben sana demedim mi rezil oluruz diye, ne bok yiyeceğiz şimdi?" deyince bunu kucağıma aldığım gibi arabalarımızın yanına gidip kendi arabasının kaputuna indirdim.
Huriye, "Dur Bekir çocuk olma, ne yapıyorsun?" diye itiraz etmeye başlayınca boğazına sarılıp suratına tükürdüm. "İnceldiği yerden kopsun amına koyayım, al sana adrenalin, özgürlük diye deliriyordun!" deyip aşağı kayarak sidikli amcığına ağzımı dayadım. Emmeye başlamamla Huriye, "Ohhhh Bekiiiirrr!" diye inledi.
Kafam barut gibi olmuştu, resmen sidikli amını emiyor, şakur şukur yalıyor, hayatmın en garip anını yaşıyor, ama çok ta zevk alıyordum. Bir yandan da taze sikilmiş (Buralardaki favori tabirle, Rakı bardağı gibi açılmış) osuruklu göt deliğine soktuğum parmaklarımla deliğini daha da genişletiyordum.
Huriye deli gibi inleyerek, "Sik hadi amcığımı erkeğim, ne olursa olsun umurumda değil, doldur hadi içimi koca sikinle!" diye kıvranıyordu. Bacaklarını omzuma alıp zevkten patlayacak gibi şişen memelerini avuçlayıp uçlarını ısıra ısıra emdikten sonra, "Hadi kendin sok sikimi amcığına!" dediğimde kendi elleriyle sikimi amının girişine yerleştirdi hemen.
Yüklenip sikimi soktuğumda derin bir, "Oohhh!" çektim, resmen şarj oluyor gibiydim. Taşaklarıma kadar sokup öylece kaldım ve milim hareket etmeden dibini bulmaya çalışır gibi sadece belimi oynatıyordum. Derinlerdeki sıcaklığın tadını çıkarırken Huriye'nin güzelliği ve memelerinin dolgunluğu beni mest ediyordu.
Huriye, "Siksene!" deyince birden hayvan gibi sikmeye başladım. Harika bir uyum yakalamış, tempolu bir şekilde ter içinde deli dehşet sikerken Huriye tırnaklarıyla her yerimi çiziyor, beni delirtiyordu.
Memelerini bırakıp ayakkabılarını çıkardım ve ayaklarını yalamaya başladım. Amına pompaladığım halde ayaklarını yalamamla Huriye öyle bir inilti kopardı ki, kadını punduna getirmiştim sanki. Ben parmak aralarını yaladıkça delleniyor ve amcığı öyle bir sulanıyordu ki, sikim yağ gibi kayıyor, zevkten ölüyordum.
Huriye'nin de benden geri kalır yanı yoktu, "Sik erkeğim, sik, sana neler neler yaşatacağım, sen beni uçurdun ben de seni uçuracağım, ne olur daha sert sik!" diye çıldırıyordu. Ben de artık var gücümle basıyor, arabasının kaputunu Huriye'yle birlikte indirip indirip kaldırıyordum, ama kadını yenemiyordum.
Derken Huriye'yi götünden avuçlayarak kucakladım ve tıpkı Derya ve üvey anneciğimi siktiğim gibi kucağımda şuursuzca sektirmeye başladım. Her seferinde köküne kadar sapladığımda, Huriye'den, "Uuuuuvv, uuuuvvv!" diye iniltiler çıkıyordu...
Ben sikmeye devam ederken, Huriye, "Kurban olayım götüme sok aşkım, sik götümü hadi erkeğim!" demesiyle karıyı yere indirip önce çenesinden tutarak dudaklarına yumuldum. Sonra, "Domal orospu!" diyerek suratına tükürdüm.
Huriye bozuk zemine dört ayak pozisyonunda öyle bir domaldı ki, götü yırtık fileli çorabının arasından parlıyordu. Götünün üstünde saniyesinde yerimi alıp sikimi götüne yerleştirdim. Tüm ağırlığımı kullanarak götünde piston gibi çalışmaya başlamamla Huriye elini amcığına attı.
Ben götünü sikerken o da klitorisini oynayarak bir dakika geçmeden çığlık çığlığa orgazm oldu. Orgazm olurken de kırk yıllık pornocu kadınlar gibi sularını fışkırtmıştı. Deliler gibi kasılıp, titreyip, inleyerek orgazm olmasından sonra ben de arkasına kenetlenip böğüre böğüre götünün içine boşaldım.
Son iki boşalmam Huriye'nin orgazm olmasından saniyeler sonrasına yetişmiş, ama beni de bitirmişti. Bu kadın düzenli seks için hiç uygun bir kadın değildi, resmen manyaktı bu. Bu kadına harcadığım enerjiyle en az üç karıyı perte çıkarırdım. Artık değil bacaklarımda, kollarımda dahi hal kalmamıştı. İkimiz de ter içinde kalmış, ciğerlerimiz patlayacak gibi nefes alıp veriyorduk.
Zorla götünden çıkmamla osurunca götünün içindeki döllerimin bir kısmı geri dışarı çıktı. Fışkırarak boşalmasından sonra bu manzara da beni büyülemişti. Ben ayağa kalksam da Huriye toprağın üstünde tam bir sokak fahişesi gibi sikilip atılmış halde kalmıştı.
Arabaya yaslandım. Huriye'nin yarım bıraktığı birayı kana kana içerken aklıma bize ıslık çalan, el sallayan gençler geldi. Gecenin bu saati ve durumumuz belaya davetiye çıkarmak için uygundu. Kontrol amacıyla hızlı adımlarla yamaca doğru yürüyüp baktım. Kimseyi görememiş olmam içime su serpse de hemen Huriye'nin yanına giderek, "Kalk yavrum, toparlanmamız lazım!" diyerek elinden tutup kaldırmamla gülmeye başladım.
Huriye'nin saçlarında, kollarında, hele hele ki diz kapaklarında ve dirseklerinde kum, toz, yaprak, ot, çöp ne ararsan yapışmış, hatta diz kapakları ve dirsekleri ufaktan yaralanmıştı bile. Elbisesi de folloş olmuş, fileli külotlu çorabı daha da yırtılmış, karının üstünden kamyon geçmiş gibiydi.
Haline gülmem Huriye'nin de hoşuna gitti ve o da katıldı, birlikte gülüştük. Manyak kadın üstünün başının derdine düşeceğine, "Bekir, bu yaşıma kadar ilk kez bir adamla böyle üst üste dört kere orgazm olabildim!" diyordu. Ben tekrar güldüm ve "Kızım sen manyaksın, manyak!" deyip dudaklarına yapıştım. Hunharca öpüşmeye, birbirimize sarılarak deliler gibi sevişmeye başladık. Elimize neremiz denk gelirse birbirimizi okşuyor, sıkıyorduk.
Sonra dudaklarımı kurtarıp, "Hadi iki bira daha getir, içip yavaştan kaçalım!" dediğimde, "Ya ben içemesem olur mu aşkım, yoksa arabayı süremem gibime geliyor, ama sana getireyim!" diyerek çıplak ayaklarının parmak ucunda sekerek arabasına gidip evden getirdiği biraların olduğu poşeti alıp benim arabanın kaputuna bıraktı.
Benim kafam çok olmasa da iyiden açılmaya yakındı, ama keyfime diyecek yoktu. İki sigara yakıp birini ağzına verdim ve çekmeye başladım. Birkaç nefesten sonra iki birayı da açıp birini yine üç yudumda bitirirken, Huriye, "Uuuvvv, bayılıyorum lan sana!" diyerek beni izliyordu.
Ben ikinci birayı elime alıp, "Hadi hemen toparlan, sikiş bitti artık. Hatta varsa yedeklerin getir yanımda giyin!" dediğimde, "Olmaz mıııı? Bak ne hale geleceğim şimdi!" diye gülerek yine arabasına yöneldi.
Yine elinde başka bir poşetle gelip, "Ya aslında buraya günlük halimle gelip yanında bu kırmızıları giyinecektim, ama kızarsın diye evden böyle çıkıp üzerime trençkot ve yazma taktım, ama bizim oralardan çıkınca yazmayla trençkotu çıkarttım!" dedi.
Ben gülümseyip, "Senin aklını seveyim, aferin sana kızım, hadi giyin bakalım neye dönüşeceksin göreyim!" deyip ikinci birayı da içmeye ve Huriye şovu izlemeye başladım.
Tam ikinci biradan iki yudum almıştım ve Huriye de üzerindeki elbiseyi bacağından çıkarıyordu ki birden cişim bastırdı. Huriye'ye, "Bir dakika dur yavrum, işeyeyim de öyle devam et!" deyince Huriye'nin gözleri büyüdü ve sırıtmaya başladı.
O anda aklıma Gamze ablanın beni işetmesi geldi ve "Ne sırıtyorsun kız, yoksa beni sen mi işetmek istiyorsun?" dedim. Huriye, "İstersen onu da yaparım erkeğim, ama aklımdaki şey biraz farklı!" dedi. "Nedir, söyle!" dediğimde, "Aşkım nolur kızma bana, bir filmde görmüştüm, adam kadının ağzına işiyordu..." deyince ben saniyesinde porno alemine dalıp kahkahayla güldüm.
Sonra, "Gel orospu, ben senin sidikli amcığını emerken sen zaten zevkten dört köşe olmuştun. Yıllardır pornolarda izlerim ağıza işemeyi, bunu da senden başka yapacak kadın da zor bulunur!" dememle gururlanarak yanıma geldi.
Üstünde daha tam çıkartmadığı elbisesine rağmen önümde dizlerinin üstüne çöktü. Ben sikimi çıkarıp, "Tut elinle!" der demez dayanamayıp işemeye başladım. Güzeller güzeli yüzüne ve taş gibi vücuduna tazyikle işerken ben artık zevkten sendeler olmuştum.
Huriye de son anda sikimi tutup kocaman açtığı ağzına nişanlamış, pornocular gibi sidiğimi ağzını doldurup taşırmıştı. Ben hemen sol elime sikimi alıp sağ elimi kafasına atıp saçlarına kadar son sidiğimi attırıp, "Yut lan ağzındakileri!" dedim. Huriye ağzına biriktirdiği sidiği yuttuktan sonra dudaklarını yalaya yalaya bana bakarak sırıtıyordu. Hoşuna gitmişti orospunun.
Sol elimle zar zor arabadan destek alıp götümü arabaya dayayıp nefeslendim. Sidiklerimle sırılsıklam ıslanmış vücudunda ellerini geziren Huriye'yi görmek beynimi uçurmuştu. Elbisesi, fileli külotlu çorabı, saçları, ağzı yüzü ve vücudu sidik içinde kalmıştı. Huriye bu hamlesiyle ciciş anneciğim Ayfer'i uzak ara sollamıştı çoktan.
Benim transa geçmiş halimi görünce, şuh sesiyle, "İşte şimdi ödeştik sevgilim, bak ben de seni uçurdum!" diyerek tabiri caizse sürünerek gelip inmiş sikimi ağzına alarak taşaklarıma kadar baştan sona defalarca kez yaladı. Sonra sırıtarak kaldırmam için ellerini bana doğru uzatınca hemen tutup son gücümle ayağa kaldırdım.
Ayağa kalkar kalkmaz dudaklarıma yapışıp öptükten sonra, "Bana ne desen hakkındır Bekir, bu saatten sonra ne yapsan hakkındır. Zevkten ve heyecandan geberiyorum Bekir. Daha önce bir kere bile bu noktaya yaklaşmadım!" diyerek her yanı sidiklerimle yapış yapış olmasına rağmen boynumu, boğazımı öpmeye, göğüslerimi ısırmaya başlamış, teşekkür üstüne teşekkür ediyordu.
Nefesimi az da olsa toparlamıştım. Hemen sigaraya uzanıp bir tane kendime yaktım ve dumanını Huriye'nin yüzüne üfleyerek yine hayvani bir şekilde, "Senin hayatını sikeceğim orospu! Kimi getirirsin, altıma kimleri atarsın bilemem, ama getirdiğin karılarla seni üst üste koyup amlarınızı götlerinizi öyle sikeceğim!" deyip dudaklarına yapıştım.
Biraz öptükten sonra suratına tükürdüm ve "Çabuk türbana gir kaltak!" deyip tokat atamamla Huriye hırsla yanağını uzatıp, "Bir daha vur sikicim, hadi vur!" dedi. Karı tam manyaktı. Sol elimle boğazından sıkarak sağlı sollu iki tokat daha atıp sürükleyerek kendi arabasının kaputuna tekrar yatırdım ve orada öylece bırakıp, "Hadi orospu, seni izliyorum!" diyerek sigaramla birlikte yarım kalan biramı içmeye başladım.
Umarım bir gün başıma bela almam diyordum, bu tokat olayı falan çok haz verici bir şeydi, ama elimin de ayarı yoktu. Huriye orospusu memnun kalacak diye bir sakatlık çıkacaktı. Tamam, Gamze abla hariç diğerlerine de biraz sert davranmıştım, aslında olumsuz tepki de almamıştım, ama bu da yine Huriye'den aldığım gazla olmuştu.
Huriye ayağa kalkıp arabasından aldığı şişe suyla elini yüzünü boynunu boğazını az da olsa temizledi. Sonrasında hemen poşeti açtı ve sırasıyla iç çamaşır, etek, gömlek, eşarp, külotlu çorabını ve ayakkabılarını çıkardı. Yedek getirmişti bunları yanında.
Huriye'yi izlerken gülerek, "Yavrum bunlar iyi hoş ta yıkanmadan giyince temiz kıyafetlerin de berbat olacak!" dediğimde, "Amaaan olursa olsun, erkeğimin sidiğini içtim, elbiselerime sidik bulaşmış çok mu? Hepsini bir makineye atarım!" dedi ciddiye alarak.
İlk olarak siyah tüllü tangasını giyindi, ardından takımı olan siyah tüllü sutyeni taktı ve üstüne siyah parlak külotlu çorabını da giydi. Bu haliyle yine zımba gibi görünüyordu. Desteklercesine ıslık çalıp, "Hey yavrum heeey, şunun zerafetine bak, götünü kaşı da nazar değmesin bebeğiiiim!" dememle tebessüm etti ve "Daha duur sabırsız şey!" diyerek yine parlak ve dar pileli diz kapağının 10 cm altında biten ama yüksek belli çok şık bir etek giydi.
Hakikaten iyi gidiyordu. İzledikçe sikim hareketlenmeye başlıyordu, ama asla sikmeye yeltenmeyecektim, en çok öpüp koklayıp giderim diyordum.
Sonra beyaz mı krem mi olduğunu anlayamadığım dün gece giyindiğine benzeyen altı dardan genişe doğru giden, önü fırfırlı, uzun kollu, yine şık bir gömlek giydi. Sonra poşetten bir de bone çıkarıp onu da başına sarınca afet bir hal almıştı.
Pür dikkat izlediğimi görünce içten bir gülüş atarak, "Az kaldı sevgilim, şimdi arabaya girip az biraz cicileneyim sonra eşarp, parfüm tamaaaaam!" dedi inci dişlerini göstererek. "Hadi bakalım, heyecanla bekliyorum!" deyip öpücük attım. Huriye makyaj yapmak için arabasına girdi.
O arada telefonumu açıp kontrol ettim. Ortam yine aynıydı, ama güzel bir gelişme vardı. Ama abimden arama görünce önceliği abime verip hemen aradım ve "Buyur abim?" dedim. Abim de, "Dünden beri sesin soluğun çıkmadı, hayırdır, ne yapıyorsun len?" dedi. Hal hatır faslından sonra, "Abi şimdi aşıklar tepesindeyim bir arkadaşımla!" dediğimde güldü, "Temiz üst baş lazımsa getireyim paşama!" diye taşak geçerek kapattı.
Kaşar üvey ablacığım Sema'dan arama vardı. Sonra sırasıyla Ayfer annemden, Gamze abladan ve Meryem'den de aramalar vardı. Derya, Aslı, Güler ve Sema dahil olmak üzere yine Ayfer annem, Gamze abla ve Meryem'den mesajlar vardı bir dünya. İki erkek kuzenimden ve sınıftan bir erkek arkadaşımdan da mesaj vardı.
Uzun işti, ama önem sırasına göre önce Gamze abladan gelen mesajlara bakmaya başladım. Gamze abla akıllı kızdı, hiç ters bir mesajı yoktu, (Özledim, uykucu, senin yerinde ben olsam ben de uyurdum...) yazan flört mesajları vardı, (Ben de iyi uyudum...) falan yazıyor, kendi halini falan da anlatıyordu. Lan bu bana aşık maşık olmasın sakın deyip it it bir sırıtma geldi yüzüme :)
Meryem yine (Aşkım, balım, çiçeğim...) yazmış, (Bak günlerim sayılı, beni aramamazlık yapma!) diyordu sadece. Şerefsizim kendimle gurur duymaya başlamıştım. Heyecanla ve sırıtarak Güler'den gelen mesaj serisine bakmaya başlamamla keyfim yerine geldi. Güler'e son mesajım, "Siktir git orospu!" olmuştu.
Böyle triplere katlanacak halim yoktu, zaten gerek te yoktu. Modern görüşlü bir aile sayılsak bile bazı gerçekler vardı. Eğer bu kaşarlar o kadar iffetli namuslu olsalardı masaya dahi eğilirken götlerini gösterecek seks makinesini andıran kıyafetler giyinmezlerdi. Buna ailede herkesi dahil edebilirdim. Ben bulduğum boşluğu doldurmuş olmanın haklı mutluluğunu yaşıyordum.
Güler özet olarak, peşinde koşan onca oğlana vermediği önemi ilgiyi vesaire, vesaire, vesaire bana vermiş, güya bana bakışı farklıymış falan. Aklıma dayımın (Gaaaaakk orospu!) lafı geldi, mesajın devamını okumadım bile. Hatta daha da hırslanıp, denk getirirsem yine siker atarım, kime ne anlatırsa anlatsın diye düşündüm. Olayın başlangıcında ufak bir taciz olsa da, ki o işin cilvesi, gerisi gönül rızasıyla olmuştu. Siktirende kabahat yok muydu yani???
Aslı da klasik hal hatır, özür, görüşme isteği vesaire. Ama Derya'nın tek mesajında heyecanlanmıştım. (Kocam yarın sabah Ankara'ya gidecek, oradan da İstanbul'a geçecek, 6 gün olmayacak. Ben de çocuklarla annemlerde kalmaya gideceğim. Eğer görüşmek istersen ben de isterim, istersen Gamze'ye de haber verebilirim!) diyordu. Bu mesaj taa 4 saat öncesine aitti.
Suratımda bir sırıtma belirdi, ama cevap yazıp yazmamakta kararsız kaldım. Geri zekalı Derya cevap yaz veya yazma yazmamıştı, öyle olunca tedbiren cevap vermedim. Ama yarın düğünden sonrasında Gamze ablanın yan çizmesi durumunda Derya'yı doyasıya sikebilecek olma ihtimali beni coşturmuştu. Derya evli barklı kadın olduğu için ondan böyle bir geri dönüş beklemiyordum ve en fazla Gamze abla organizatörlüğünde ortam kurarız diyordum kendi kendime.
Ama Gamze ablayla dün geceki telefon konuşmamız ve bugün gelen mesajlar, Gamze ablanın bu işlerde daha fazla rol almayacağını hissettiriyordu. Aslına bakılırsa ruh haline göre Gamze ablayı amcığından sikmek başımı bile ağrıtabilirdi.
Sonra hızlıca Ayfer annemin ve Sema'nın mesajlarına baktım. Ayfer annem (Oğluşum ne zaman gelirsin, baban uyudu, gelmeden ara!) yazıyordu. Sema ise (Bekir, annem seni sordu, onun için aradım, haberin olsun!) diyordu. Sema'nın mesajı bir tık imalı gelse de eve gidince anlarız diyerek telefonu cebime koydum.
Huriye'yi ön camdan görmeme rağmen yine de, "Aşkım hazır mısın, bak heyecandan sabırsızlanıyorum!" diye seslendim. Huriye aynasını kullandığı arabasının güneşliğini kapatıp, "Geliyorum erkeğim, bir dakika daha bekle!" diyerek öpücük attı.
Elim sikimde sigara içerek bekliyordum. Acaba Ayfer annemi nereye çekebilirim diye düşüyordum. Ama Sema'yı kesseler bile uyumayacağına da adım gibi emindim. Yani bir tık sıkışma olacaktı evde. Buna biraz canım sıkılsa da elbet bir çözüm bulacaktık.
Ben aklım tamamen sikimde hangi amcığa göte nerede nasıl girebilirim düşünceleriyle takılırken Huriye'nin arabadan bir anda bir müzik sesi yükseldi ve Huriye arabadan inip dans eder gibi figürlerle bana doğru gelmeye başladı. Boşalmış olmamın verdiği rahatlık ve içtiğim bira ve viskilerin de tesiriyle rüyadaymışım gibi Huriye'yi izliyordum. Huriye sanki fantazi yapıyormuş gibi elleriyle öyle hareketler yapıyordu ki, ben de gözlerimi dikmiş pür dikkat izliyor, izledikçe hem keyif alıyor, hem de inanılmaz etkileniyordum.
On dakika önce sidiğimi içen, fahişe gibi kendini toprağın üstünde inim inim inleyerek götünden siktiren kadın şimdi masalsı bir prenses gibi görünüyordu. Akıl almaz bir değişimdi bu. Kafasına taktığı siyah beyaz çizgili eşarbıyla, inci dişlerini göstererek gülüşüyle üzerime geldi.
Yaslandığım arabadan doğrulup sağ elimi uzatmamla elimi tutunca kendi etrafında çevirdim ve belimden çekip kendime yapıştırdım. Topukluları çıkınca aramızdaki boy farkı komik olmuştu, en az 20 cm fark vardı aramızda. Ama inanılmaz sexy bir kadın olduğunu ispatlarcasına buram buram seks kokan bakışlarıyla dudaklarıma uzanmak istemesine kayıtsız kalmayıp eğildim ve dudaklarına yapıştım.
Öpüşmeye yeni başlamışken kollarımdan kaçıp kendini geriye attı ve elini beline koyarak, "Eee beyefendi, nasıl olmuşum?" dedi. "Bal gibisin, bal! Neydin ne oldun böyle yavrum, hayran kaldım!" demek zorunda kaldım. Benim yakın akrabalarımda da türbanlı olan kadınlar olsa da hiçbiri Huriye'nin tırnağı olamazdı bu tarz ve çekiciliği ile.
Aslına ona bir posta daha kaymak istemiyordum. Bu gece için yeterli demiştim, çünkü işin rengi seksten çıkıp farklı bir hal alıyordu. Huriye'yle sikişmek zevkli olduğu kadar da psikolojik olarak da zordu. Ama onu böyle çıtır kız gibi görünce sikim yeniden kalkmaya başlamıştı.
Ellerinden tutup kendime çektim ve dudaklarına yapışarak ayakta kemirmeye başladım. Yani ok yaydan çıkmıştı ve yine altıma alacaktım. Ellerimi götüne atıp yoğurmaya başladım. Huriye de ayakları ucuna yükselip deli gibi karşılık veriyorken kafasını aniden kaçırıp, "Bebeğim kızma ama gitmek zorundayım!" dedi.
Her ne kadar işime gelse de yine de sinirlenmiş gibi yapıp, kollarını sıkarak, "Nereye kaçıyorsun lan?" diyebildim. (Küfür edecektim, ama o kadar asil bir kadın gibi görünmüştü gözüme ve küfür edememiştim.)
Huriye ise, "Yaa annem dün hastalandı, zar zor uyumuştu, çocuklar da ona emanet, bir terslik çıkmasın bebeğim!" deyip eline sikime atıp okşamaya başladı. "Kendimi affettireceğim, hiç merak etme. Sen beni arayıp görüştün ya, beni zevkten uçurdun ya, herşey yaparım senin için. Ama şimdi gitsek olmaz mı?" derken bile sikimi okşuyordu.
Bu tabii insani bir durum olduğu için ısrarcı olamadım ve "Olur yavrum, git tabii, nolur nolmaz, arıza çıkmasın. Bizim mahalleye kadar peş peşe gidersek ordan rahat gider misin?" dedim. "Giderim, giderim. Zaten alkollüsün, hem ehliyetin de yoktur senin, mahallenizden uzaklaşma!" deyip sırıtarak boynuma atıldı.
Ben de kucakladığım gibi götünü eze eze yeniden dudaklarına yumuldum. Huriye bacaklarını belime dolayıp öpüşmemize rağmen kucağımda dans eder gibi kıvırmaya, sikimin üstünde kerkinmeye başlamıştı. İki dakika yiyiştikten sonra yere indirdim ve "Hadi gidelim, başlarsak bitmez şimdi bu iş!" dedim.
Ama acemilik yapmasın ve kolaylık olsun diye arabasını gidiş yönüne ben çevirdim. Arabasını benim araba öne geçecek kadar kenara da çekip arabadan indiğimde, Huriye resmen gözleri dolarak, "Sen yaşından daha olgun bir erkeksin Bekir. Orospu çocuğu kocam olsa kendi arabasına binip siktir olup gitmişti bile çoktan!" diye iltifat ederek gururumu okşadı :) Ben gülerek, "Bebeğim sen o boynuzlu gavatın parasını ye, ben de karısını yiyeyim!" dedim.
Huriye sinirle yükselerek, "İki bacısı var gavatın. Hele küçük bacısı Nuray, Bekir'im tam senin sikine layık, su gibi orospu. Ama bana ettiklerini kendi başlarında buldular. Nuray 19'unda evlendi, 22 yaşında bir çocukla dul kaldı. Orospu şimdi 24 yaşında, yarrak yarrak diye yanıyor. Bekir'im, Nuray'ı sana mutlaka siktireceğim. Becerebilirsen gavatın öbür bacısı Gülşah'ı bile sikersin. Gülşah 28 yaşında, evli, biraz göbekli falan. Ama ikisinin de götü genetik güzel amına koyayım, benim bile gözüm düşer götlerine. İkisi de yarrak hastası!" dedi.
Ben bunları duyunca kocaman sırıttım ve "Sen sanki rahibesin, kaşar!" dedim. Huriye, "Yaaaa, piçlik yapma, bak küserim!" deyince dudaklarına öpücük kondurdum. Huriye hiçbir şey olmamış gibi arabasına bindi. Son kez dudaklarını öptüm ve "Madem götleri genetik güzel, o gavat kocanın sadece bacılarını değil, anasını bile zevkle sikerim aşkım!" dedim. Huriye, "İnan verir hacı ana kılıklı orospu!" deyince ben kahkahayla gülerek, "Hadi sen dikkatlice sür arabanı aşkım. Varınca da haber edersin. Hatta korkarsan yolda da ara!" diyerek (Karıları duyunca bonus üstüne bonus kazanmak için her türlü tuşa basıyordum) güzel yüzünü tebessüm ettirdim.
Hemen bira kutularını poşete koyup arabama bindim. Bir sigara yakıp arabamı onun arabasının önüne aldım. Yavaş yavaş yamaçtan inerken, aklıma abimin bizim şirketteki çaycımız Ayşegül ablaya ithafen söylediği (Kasnak yuvarlandı elek oldu, eski orospular melek oldu.) lafı geldi ve gözümden yaşlar gelerek kahkaha attım kendi kendime.
Şirketimizdeki çaycı Ayşegül abla dul bir kadındı ve çocukları vardı. Ama bizim şoförlerden biriyle iş çıkışı sikişirken bir dostumuzun bizim şirketin arabasını hiç olmayacak bir yolda giderken görüp peşine düşmesi ve abime haber etmesi sayesinde yakalanmışlar. Kadının büyük yalvarışları sonucu ve çocuklarından dolayı ortada kalmasın diye kovmamıştık, ama şoförü hem dövmüş hem de kovmuştuk. Ama o günden sonra abim de sık sık bu lafı söyler olmuştu, çünkü çaycı Ayşegül ablamız neşesini saklayıp kimseyle muhattap olmaz hale gelmişti. Bana göre Huriye'nin de bizim şirketin çaycısı Ayşegül abladan pek farkı yoktu :)
Kendi kendime güle güle mahallemize gelmiştim. Ana caddeye yakın bir yerde durdum ve camı açıp Huriye'ye elimle (Sen devam et!) hareketi yaptım. Huriye korna çalarak benim arabayı sollayıp uzaklaklaştı. Ben de direksiyonun yönünü eve çevirdim ve birkaç dakika içinde usulca müzik dinleyerek eve vardım.
Arabayı garaja sokup kapıları kapattım. Kendi kendime (Hadi bakalım Bekir efendi, asıl macera şimdi başlıyor. Bakalım kısmetinde ne var? Bakire oldugunu umduğum üvey ablam Sema'nın götü mü, yoksa baldan tatlı güzeller güzeli Ayfer anneciğimin her üç deliği mi acaba?) diye sırıtarak, aynaya bir baktım ki, tam anlamıyla fuhuştan çıkmış gibiydim.
Sessizce odama girip duş alıp piyasaya öyle çıksam daha iyi olur dedim kendi kendime. Sikim halen kalkık formda kalmış, ama zevk suları pantolonumda hissedilir bir ıslaklık bırakmıştı. (Ha gayret koçum, iki posta daha atsan senden kralı yok!) deyip sikimi sıvazlayarak arabadan inip kiler kapısına yöneldim. Sessizce içeri girip kim var kim yok diye baktığımda ortam sessiz görünüyordu. Ama salonda ve mutfakta aplik denilen küçük duvar lambaları yanıyordu. Bir hayat belirtisi vardı, ama ben kimseye görünmeden kendimi yukarı atıp odama girdim.
Hemen üstümü değiştirip, şort tişörtle yine ortak banyoya girdim. Artık kısmetime kim denk gelirse diye kapıyı kilitlemeden duşa girdim. Ilıktan soğuğa harika bir duş alırken Huriye'nin halleri gözümün önünden gitmiyor, özellikle dans ederek üzerime gelişi beni halen mest ediyordu. Tam olarak detaya inemesek te görümcesi hakkında verdiği tepkilerle çektiği sıkıntıları bir parça da olsa anlıyordum. Ama bu seksteki sapıksı tutkusuyla bağlantısını kuramıyordum.
Belki çok ta düşünmeye gerek yoktu. Belli ki karı dümdüz seks ve haz makinesiydi, limit mimit yoktu, çok yorucu olsa da manyak zevkli sikiş yaşıyorduk. Kaldı ki ilk sikişimizde Gamze abla da yanımızdaydı ve onunla da öpüşmüş olmasıyla tabusuz olduğunu anlamıştım. Kafamda bazı şeyler yeni yeni oturuyordu, çünkü 31'den grup sekse çok hızlı geçiş yapmıştım, öyle ki sikim tahriş bile olmak üzereydi.
Aklımda deli sorularla duşumu aldım, kurulanıp saçımı tarayıp bir sigara yaktım. Sonra telefonu alıp Ayfer anneme, "Anneciğim ben eve geldim, merak etme canım!" yazıp gönderdim. Biraz bekledim, baktım kapıyı tıklayan yok, bari odama geçip uzanayım dedim.
Banyodan çıkınca Sema'nın kapısını yarım açık görünce şeytan dürtmüş gibi otomatik olarak sola kırıp hızlı adımlarla odasına yöneldim. Yarım açık kapıyı tıklayarak içeri sündüm, ama Sema odasında değildi.
Sonra sessizce aşağı inip baktım ki mutfaktan sesler geliyordu. Usulca içeri uzanıp, bordo renk kısacık ama bol yatak şortunu ve kalın askılı lila atletini giyinmiş Sema'yı kendisine kahve hazırlarken gördüm. Korkutmak ve muhabbet kurmak amacıyla, biraz çocukça olsa da, "Böh!" diyerek Sema'yı olduğu yerde zıplatıp bir çığlık attırdım :)
Korkudan Sema'nın elindeki kahve karıştırdığı kaşık fırlayıp yere düşmüştü. Ben kısık bir kahkahayla giderek kaşığı yerden aldım ve yanına gelip, "Teşekkür ederim tatlım!" diyerek kahvesine çöktüm ve bir yudum alıp tezgaha bıraktım. Sema bir çıtır sinirle ama yine de gülerek, "Yaa sen deli misin, ödüm bokuma karıştı, manyak herif, bu saatte beni bağırtıyorsun!" dedi.
"Hangi saatte bağırtsam daha iyi olur, söyle de bileyim Semacığım. Hem ne yapıp bağırtıyorum, şaka yapıp bağırtıyorum. Korkma kimse birşey demez, severim senin ödünü!" deyip yanağından makas aldım. Sonra da sol dirseğimi tezgaha dayayıp yavşakça bir pozisyon alarak, "Hem bu neyin kahvesi bu saate yavrum? Seni en son bıraktığımda götü başı dağıtmak üzereydin, ne diye mis gibi yatıp alkol kafasıyla uyumadın?" diye sordum.
Sema kendi çapında çakaldı, ama çakallıkta bana yetişme ihmali yoktu, öyle mal mal yüzüme bakıp durdu. Baktım ki verecek cevabı yok, "Aman yaa sen de çok sıkıcısın!" deyip doğruldum ve dolaba baktım ne var ne yok diye. Kafama göre birşey bulamayınca soğuk su şişesini alıp kendime bir bardak doldurdum.
Sema biraz bozulmuştu laflarıma, iki eliyle kahve kupasını tutarak hafif yüzü asık bir ifadeyle, "Madem ben çok sıkıcıyım, o zaman sen anlat, neler yaptın?" dedi. Ben de suyumu içip, Sema'nın gözlerine bakarak, "Detaya giremem tabii ki de yavrum, ama kısaca şöyle diyebilirim: Gittim, bağırttım, geldim!" dedim sırıtarak :)
Sema'nın ağzı açık kalmıştı, "Yuh sana terbiyesiz herif, böyle mi söylenir!" dedi. Ben yine gülerek elindeki kahveyi almak istedim. Ama kupayı kaçırarak vermek istemedi ve "Kimi bağırttıysan git onun kahvesini iç!" dedi saf saf :)
Ben de, "Kızım, daha iki dakika önce seni de bağırtmadım mı?" deyip kahveyi elinden çekip aldım ve üç yudum içtim. Sema sadece mal mal izliyordu. Böyle olunca muhabbetin ilerleme ihtimali yok gibiydi, kendimi de yormak istemiyordum.
Kahveyi gerisin geri verip, "Canım, senin sohbetine doyum olmaz, ama müsaadenle ben kaçayım, olur da uyumazsan odama gelirsin, iki kutu biram var, kısmetinde varsa yetişirsin!" dedim ve havadan öpücük atarak arkama bile bakmadan hemen garaja yöneldim. Huriye'nin bira getirdiği poşet arabada duruyordu, alıp hızlı adımlarla odama zıpladım.
Telefonu elime aldığımda Ayfer annemden gelen mesajı heyecanla açıp okumaya başladım. "Oğulcum hoş geldin, seni ellerimle yıkamayı, o güzel sikini ağzıma almayı, içimde hissetmeyi o kadar çok istedim ki, tahmin bile edemezsin. Amım yanmaya başladı bile, ama gelemiyorum. Sema uyumamış daha, dolanıyor evin içinde, hem de senin yüzünden ayakta halen!" yazarak bitiyordu 7 dakika önce attığı mesaj.
Ben de, "Hayatım şimdilik kızına yaptığım birşey yok, iki muhabbet ettik, biraz kafası karıştı. Dışarıdayken de şimdi de aklım fikrim tamamen sende. Bir fırsatını bulup seni inletmek, deliklerini doldurmak istiyorum. Ben en az 2-3 saat daha ayaktayım, fırsat olursa zıpla oğulcuğunun kucağına!" yazıp gönderdim.
Sonra aklıma geldi, amına koyayım o benim üvey de olsa annemdi. Uyuyamamış olması ve benim odama gelip hal hatır sorması gayet normaldi, aşağıda bile oturabilirdik. Ulu orta sikişecek halimiz zaten yoktu.
Cevap beklemeden, "Anneciğim madem uyumuyorsun, ne diye tribe giriyorsun, çık sen de gez evin içinde, amına koyayım ne diye yataktan sesleniyorsun?" diye yazdığımda, saniyesinde gülücük mesajı geldi.
Bu şekilde en azından ayak üstü de olsa sevişip oynaşabilirdik. Sessizce odamdan çıkıp odaları kontrol ettim. Sema'nın kapısı kapalı, ama alttan ışık geliyordu. Bu güzel deyip Can'ın odasına gidip kapısını açtığımda kafası sarkmış yatıyordu. Düzeltip üstüne pikeyi çektim ve odasından çıkıp aşağı indim.
Derken heyecandan biraları odamda unuttuğumu fark edip tekrar odama çıktım. Alıp bir tık daha sote olduğu için mutfağa geçip Ayfer anneciğime, "Mutfaktayım!" diye mesaj attım.
Heyecanla biralardan birini açıp hızlı hızlı tepeme dikmeye başladım. İçtiğim yerde ufak ufak zıplıyor, kan dolaşımımı hızlandırmaya çalışıyordum. 4-5 dikişte birayı bitirdim. İkincisini buzdolabına koyup Ayfer anneciğim için sakladım. Ayfer annem de aksi gibi viski vodka zırıl zırıl içer, ama iş bira ve şaraba geldi mi sallanırdı. Aslında şarap ta beni bozardı, onun için hiç elimi sürmezdim.
Aradan 5 dakika geçmiş Ayfer annem halen inmemişti. İçimden babamın Bar'ını patlatmak geçiyordu, ama az daha bekleyeyim diyordum. Camı açıp bir sigara yaktım, ama çişim gelmişti. Bu biranın da sidik zorlamasına ayar oluyordum. Amına koyayım diye söve söve WC'ye gittim. İşerken (Ah şimdi Huriye olsaydı da ağzına işeseydim!) derken kendi kendime tahrik olmuştum ve sikim kalkmaya baş tutmuştu.
İşimi görüp mutfağa geçtim, ama Ayfer annem halen yoktu. Dayanamayıp yine Ali Bar'dan yarım şişe viski arakladım amk, bir kadeh doldurup başladım içmeye. Kafam yine güzelleşiyordu ve bir posta daha boşalmadan geceyi kapatmak istemiyordum. Bu şekilde bir yarım saat daha geçmiş ve ben ikinci dubleyi de devirmiş, bildiğin çakır üstü olmuştum. En son, yapacak birşey yok, Sema'nın odasına mı dalsam acaba diye düşündüm.
Son kalan birayı da dolaptan alıp yukarı çıktım. Biraz ses yapayım, belki bir tepki gelir diye ortak banyonun kapısını açıp sertçe kapattım. Ama hemen sonra (Sikerim böyle işi!) deyip sinirlenip banyodan çıktım. Kendi odama girip kapımı çarptım.
Üstümdekileri çıkarıp sadece boxerla kalarak balkon kapısını açtım ve bir sigara daha yaktım. Bira sigara takılıp müzik dinlerken bir mucize oldu ve kapım tıklandı. Hiç istifimi bozmadan, "Geel!" diye seslendim. İki ihtimal vardı, ya Ayfer anneciğim, ya Sema derken sonunda Ayfer annem içeri parmak ucunda süzülüp girdi.
Kapıyı sessizce kapatıp yine anahtarı sessizce çevirip kilitledi ve gülerek, "Oh olsun sana, ikidir beni bekletiyorsun, canıma değsin!" dedi gülerek. Sikime can gelmişti resmen, ama kafam da güzeldi. Kızsam mı gülsem mi bilemeden ayağa kalktım. Ayfer annem altımda sadece boxer olduğu için hafif kalkık sikimle beraber gözlerini vücudumdan alamayıp, "Oğlum nazar değmesin, heykel gibisin, sana varacak kız yaşadı!" dedi.
Ben gururla sırıtıp, "Bunları söylemeye mi geldin Ayfer sultan?" diyerek üzerine 3-4 adım attığım gibi kucaklayıp dudaklarına yapıştım ve deliler gibi öpüşmeye başladık. Ayfer annem kucağımda inlerken geceliğini çıkarıp atmış, üzerinde sadece beyaz sutyen ve tangasıyla kala kalmış kıvranırken sikim kazık gibi olmuştu bile. Kucağımdayken gidip balkon kapısını kapattık ve yeniden soluk soluğa yiyişmeye devam ettik.
Hafif sarhoş olduğumu anlayınca, "Dertten mi içmiş benim oğulcuğum?" deyip ağzımı burnumu öpmeye, kucağımda inlemeye başlayınca, "Yeter oynadığın orospu, biraz da ben oynayayım!" dedim ve yatağa indirip saniyesinde domalttım. "Beni niye beklettin kahpe?" deyip götüne yavaşça bir tokat atıp beyaz tangasını indirmemle amcığına yumulup emmeye başladım. Amcığını yalarken götünü kontrol ettiğimde manzara yine muazzam görünüyordu. Götünü de biraz dilleyip kokususu içime çektikten sonra doğruldum. Boxeri indirip sikimi sulanmış amcığının girişine dayadım ve "Ses çıkarma!" deyip abandım...
Bu kadının amcığı Huriye'nin amcığından çok daha dardı, resmen vakum yapıyordu sikime. Ben biraz hareketsiz kalıp dibini bulmuş halde keyfini çıkarırken Ayfer anneciğim hareketlenip, "Hadi oğlum saatlerdir seni bekliyorum. Baban yine beceremedi, yanıyorum aslanım, hadi!" diye yalvardı. Ben de daha fazla dayanamayıp saçlarına asıldım ve "Demek vermek istedin ama veremedin, öyle mi kaşar?" deyip sutyenini yırtarcasına çıkarıp göğüslerini avuçlayıp kendime doğru çektim.
Göğüslerini avuçlayıp amcığında çalışmaya, seri seri fakat şaklatmadan dibine kadar girip çıkmaya başladım. Kafam uçmuş halde, ter içinde, 6-7 dakikadır durmadan pompalıyorken Ayfer annem bir anda altımdan kaçtı. Eli bacak arasında yatağa yan yatıp, "Bittim oğlum, bittiimmm!" diyerek sarsılmaya ve orgazm olmaya başladı.
Onun orgazm oluşunu izlerken sikim de kalbim gibi güm güm atıyordu. Daha sikişe doymamıştım ve boşalmadığım için sikim de kazık gibi kalmıştı. Yatağa çıkıp Ayfer annemi sırt üstü yatırdım ve memelerinin arasından sikimi ağzına verip kafasından asılarak hem memelerini hem de ağzını sikmeye başladım.
Ayfer annem de bir eliyle götümü okşuyor, sanki az önce orgazm olan o değilmiş gibi bir eliyle de alttan makine gibi çalışarak şakur şukur amcığını sıvazlıyordu. Yine öyle bir sakso çekiyordu ki, küçücük ağzına koca sikimi kendi zoruyla alıyor, gözleri yuvasından çıkacak gibi oluyor, ama durmuyordu...
Ağzına boşalmak istemediğim için daha fazla saksoya devam ettirmeyip hemen geri çekildim. Dudaklarına bir öpücük kondurup, "Ateşli fahişem benim, nasıl da yarrağa hasret kalmış!" dedim. Biraz daha öpüp koklayıp, "Sıra götünde kraliçem!" dememle yüzü güldü ve "Ben de istiyorum Bekirim, ama yavaş yavaş sik ne olur, bir anda sokma!" dedi. "Kıyamam orospuma. Merak etme, sen dön bakalım!" deyip yüz üstü çevirdim.
Ayfer anneciğim elleriyle götünün yanaklarını ayırarak ufak iniltilerle beni tahrik ediyordu. Ben götünü biraz dilledikten sonra amcığına da dil atmalarıma dayanamayıp, "Hadi oğlum, dayanamıyorum!" dedi. Sikimi tükürükleyip minnacık götüne dayandım. Bacaklarımla bacaklarını kilitleyip bir elimle de beline bastırınca kaçmasına fırsat vermeden çökmeye başladım.
Parfümü, saçları, vücudu akıl almaz bir noktaya getirmişti beni. Resmen odağım dağılmıştı ve dayanamayıp var gücümle götüne dalıp sikimin yarısından çoğunu sokmuştum yine. Ayfer annemden sadece boğuk bir feryat geldi. Yorganı ısırdığını görünce sikimin geri kalanını da daracık götüne kökleyip üstüne yatıp tüm ağırlığımı bıraktım.
Bu pozisyon çok ama çok iyiydi. İt gibi kilitlenmiştik birbirimize. Ayfer annem sadece boğuk boğuk feryat ediyor, altımda zerre hareket edemiyordu. Alttan memelerini kavrayıp sadece belimi oynatarak götünü sikmeye başladım. Bundan da öyle bir zevk alıyordum ki gözlerimden yaş geliyordu.
Yaklaşık 5-6 dakikadır minicik Ayfer annemi altımda ezerken onun da sesi kesilmiş ve yorganı ısırmayı bırakmıştı. Kafasını bana yarım çevirip baygın baygın bakıyor ve hırsla, "Sik oğlum, hadi hızlı sik beni!" diyordu. Ben de, "Parçalayacağım seni de, ama orospu kızın daha uyumadı, kulağı benim kapımda. Söz, başka zaman seni sektire sektire sikeceğim yavrum!" deyip üstünde kayıyor gibi sürtünüyor, sikimi yarısına kadar çıkarıp tekrar köklüyordum götüne.
Bir ara farkına vardım ki, bir elini amına atmış sıvazlıyordu. Kendinden geçmiş bir halde, "Sik aslanım sik. Sikemeyenler utansın, bak siken nasıl sikiyor, aslan gibi!" diye diye yine orgazm olurken bu sefer çok kasılmıştı. Büzüğünü adeta sikimi esir alırcasına öyle bir sıkıyordu ki, sikim götünün içinde milim kımıldayamıyordu.
Orgazm kasılması bitip büzüğünü gevşetince ben de artık son kez Ayfer annemin de istediğini yerine getirmek için kafasından bastırıp tamamen yatağa gömüp (Ha gayret Bekir!) dedikten sonra turboya taktım. Götünde piston gibi çalışıp Ayfer annemi uğundura uğundura götünü yırtarcasına pompalamaya başladım...
Babamla alakalı sözleri beni fena gaza getirmişti. Bu sefer ben de, "Sikemeyenin malını böyle sikerler işte!" diyerek kökleyip kenetlendim ve varımı yoğumu Ayfer anneciğimin daracık götüne boşaltıp üstüne yığıldım.
Evet, Ayfer annem bitmişti, ama ben de garanti bitmiştim artık. Daha fazla o pozisyonda kalamayıp götünden çıktım ve hemen kendimi yana attım. Nefes nefese kalmıştım. Ayfer annemden de ses yoktu, ama bir anda götünden osurukla birlikte döllerim dışarı aktı. Bu benim zerre umurumda olmamıştı, çünkü kalbim deli çarpıyordu ve gözüm kararır gibi olmuştu.
Az sonra Ayfer annem hafiften doğrulup, "Oğlum bu neydi böyle?" deyip kalkmaya çalışırken göz göze geldik, mahvolmuş bir halde bana bakıyordu. Ben de, "Anneciğim muazzam bir sikiş oldu, beklediğime değdi!" diyerek dudaklarına uzanıp öptüm.
Kısa bir süre öpüştükten sonra, "Oğlum kağıt havlu, tuvalet kağıdı falan ver de kalkayım!" dedi. Hemen banyodan tuvalet kağıdını alıp geldim. Götüne tampon yaptıktan sonra ellerimle tangasını giydirdim. Sutyenini de kendisi takıp üstüne geceliğini giydi ve "Sen bir koridoru kontrol et de gideyim!" dedi. Boxeri giyip kilidi açtım. Kapıdan kafamı uzatıp koridora baktım. Ortak banyonun ışığı kapının altından süzülüyordu. Sema kaşarı ortak banyoya girmişti galiba, çünkü odasının kapısını açık bırakmıştı.
Yine de emin olmak için yavaştan Sema'nın odasına yürüdüğümde şok oldum. Sema odasında, yatağın köşesinde oturuyordu. Beni görünce hiç tepki vermeden bakınca sinirlendim ve kızar sesle, "Ne yapıyorsun sen burada?" diye çıkıştım. Ama cümle ağzımdan çıkar çıkmaz saçmaladığımı fark ettim. Sema da haklı olarak, "Ne diyorsun Bekir, burası benim odam!" dedi.
Ben, "Ee, banyoda kim var? Sen banyoyu mu bekliyorsun?" diye kıvırdım. Kahpe resmen tuzak kurmuştu. Ya şüphelenmişti, ya da annesini siktiğimin farkındaydı. Ama farkında olsa bu şekilde davranmazdı diye düşündüm. "Cevap versene kızım. Saat 5'e geliyor amına koyayım, oturmuş neyi bekliyorsun burada? Sen ayaksın Sema?" diye sesimi yükselttim. Sema gözleri dolar gibi olup, "Yaa tamam, ne kızıyorsun, banyonun ışığını açık unutmuşum işte!" diye salağa yatınca, "Gir yatağına uyu, delirtme beni!" diye son bir kızıp kapısını hızla çarpıp çıktım.
Kuş beyinli kahpe beni zarflamıştı. Aklınca beni ortada gezdirecek, odamda ne bok yediğimi anlamaya çalışacak, belki de annesinden şüphelendiği için işi çözecekti. Fena değildi fikir, ama yeterli de değildi.
Hemen odama yöneldim. Hazır Sema'yı devre dışı bırakmışken Ayfer annemi göndereyim düşüncesindeydim. Odama girince Ayfer annemin odamda olmadığını görünce gülümsedim. Ayfer annem yine bir krizi fırsata çevirmiş, ben orada Sema'ya kızarken o aradan kaçıp çoktan kendi odasına gitmişti.
Zaten yorgundum. Odamdaki duşa girdim. Hızlıca yıkandım, kurulanıp çıktım. Keyif dolu bir sigara içtikten sonra kendimi yatağa atıp uykuya daldım.
(Bekir)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: