Şansım Döndü! (6) (Bekir 37 Y., Eskişehir)
Ayfer annemden gelen mesajları (heycanı hemen kaybolmasın, büyü hemen bozulmasın diye) okumadan telefonumu cebime koydum. Ortamın neşesi ve içtiğim enerji içeceği beni ve keyfimi yerine getirmişti. Ortamı şöyle hafiften keseyim derken gözlerim Derya orospusunu arıyordu. Ve arayışlarım sonucu Derya'yı gördüm de, boynuzlu kocası, çocukları ve ailesiyle oturuyordu. Bakalım Derya'yı sikebilecek miyim diye düşünürken ortamda birbirinden sexy orta yaşlı kadınların ve genç kızların hareketliliği beni mest ediyordu. İçimden (Böyle kına gecelerinden ayda bir olsa ne güzel olurdu!) diyordum. Bundan sonra kına, nişan, düğün, sünnet, cenaze fark etmeksizin amcık avına çıkacaktım.
Ben sağı solu izlerken gözüme üvey annem yaşlarında, yine onun gibi afet bir hatun takıldı. Hatun yaklaşık 1.65 boyunda, hafifçe balık etli, beyaz tenli, götü ve göğüsleri dolgun, dekoltesinden memeleri taşan, kalın dudaklı, full makyajlı, iki kolu da altın bilezik dolu, sexy, sikilesi bir kadındı.
Ben gözlerimle kadını sikerken, daha doğrusu gözlerim memelerine kilitli kalmışken o da bunu fark etmiş ve kafamı kaldırdığımda göz göze gelmiştik. Kadın da beni tepeden tırnağa süzüp gülümseyince ben de gülümseyip başımı sallayarak selam verdim ve "İyi eğlenceler!" dedim. Kadın da, "Sana da iyi eğlenceler yakışıklı!" deyince, ben tebessüm ederek, "Harika görünüyorsunuz!" dedim. Ama gözlerimi dekoltesinden alamıyordum.
Kadın bu iltifatımdan hoşlanmıştı, ama yanındaki kızdan biraz çekinir gibi hareketler edince göğüslerinden son bir göz hakkı alıp adımlamaya devam ettim. Yanındaki genç kız olmasa belki biraz daha muhabbet edebilirdim ve bu kadından da iş çıkarabilirdim diye iç çektim.
O sırada Gamze abla aradı. Telefonu açtığımda, Gamze abla coşkulu şekilde, "Ne azgın şeysin öyle lan, karının içine düşecektin, önüne baksana oğlum!" diye muhabbete girdi. Ben de gülerek, "Neredesin yavrum, göremiyorum seni?" deyince kendisince gizem yapıp, "Sen beni göremezsin aslanım, sen onu bunu boş ver, yavaştan köşeye git, geliyorum!" dedi. Ben de gülerek, "Ablam bak daha benim işim gücüm var!" dedim. "Tamam tamam, uzun etme, git benden haber bekle!" dedi.
Ben de belki fırsat olmaz diye kendi dedikodumu yapasım geldi ve "Haa, bu arada Güler'i de götten siktim, haberin olsun!" dediğimde öyle bir kahkaha attı ki, sanki sesini yakınımda duyar gibi oldum. Telefonu kapatmadan önce ona, "Eğer beni gerçekten görüyorsan biraz önce bakıştığım o karı kim ise bir yoklasan fena olmaz, kadın sinyali aldı!" dediğimde yine güldü ve "Tamam tamam, annemin kuzeni o kadın, konuşuruz merak etme!" deyip kapattı.
Ben ne olur ne olmaz diye bir enerji içeceği daha içip tuvalete gittim. Kafam yeniden güzel olmuş, dilim çözülmüştü, ama son bir gayret amk diyerek bir kutu daha buz gibi kırmızı bira aldım elime. Dışarı yönelmiş giderken kendi kendime gülerek (Ulan bu köşe duvar da iyiden iyiye pezevenginden müşterisini bekleyen jigolo gibi hissetmemi sağlayan bir mekan oldu resmen!) diye düşünerek yürümeye devam ettim.
Bir yandan da eve geç kalmak istemiyordum. Onun için bizim mahalledeki taksiyi aradım. Bulunduğum mekan kırsal bir yerdeydi, bizim mahalleye uzaktı, taksinin gelmesi en az yarım ssati bulurdu. Taksici, "Hemen geliyorum!" deyince, ben tedbiren, "Sen yine de ağırdan alarak gel!" dedim ve kapattım.
Taksi işini de hallettikten sonra birayı açıp bir de sigara yakıp beklemeye başladım. Anladığım kadarıyla Gamze abla bana Derya'yı siktirecekti, kafasına koymuştu. Tabii ki itirazım yoktu, anasını getirse anasını bile sikerdim. Ama benim aklım tamamen cici annem Ayfer'deydi. Kafam artık güzelliğin ötesine geçmiş, ağrıyla karışık bir sarhoşluk vardı. Son enerjimi Ayfer anneme saklamam gerekiyordu.
Acaba ne yapsam diye düşünürken Huriye'den mesaj geldi. Hemen mesajı açtım ve heyecanla okurken gülümsemeye başladım. Huriye, "Gamze'yi çok seviyorum, ama inan ben sana ondan daha sağlam karılar bulurum. Lütfen beni ihmal etme Bekirciğim. Benim de evim, arabam, param, herşeyim var, tek istediğim şey kadınlığımı hissetmek, bugün senle bunu hissettim!" yazmış...
Huriye'nin bu mesajı bana çok samimi gelmişti, "Tamam konuşuruz!" diye mesaj atarak ondan gelen mesajı tedbiren sildim, bunu Gamze ablaya göstermem doğru olmaz diye düşündüm. Ama Huriye'nin de sağlam bir maden oluşu sikime yeniden gün doğurmuştu.
Ve sıra artık aklımı alacak olan ve sarışın cici annem Ayfer'den gelen mesajlara gelmişti. Heyecanla sigara yakıp ilk mesajı açtığımda şoke oldum, resmen kazık gibi olduğum yere çakıldım kaldım. Ayfer annem pornocu çıtır kızlar gibi kıpkırmızı dantelli iç çamaşırlarıyla poz verdiği bir foto atmıştı. Daha 1.5 saat evvel memesini emdiğim, amını parmakladığım kadın şimdi sexy iç çamaşırlı fotosuyla aklımı alıyordu. Ayna karşısında hafif yukarıdan çektiği pozda göğüsleri, kolları, bacakları parıl parıl parlıyordu. Tüm vücudunu losyonla yağlamış, kendisini sikiş için hazırlamıştı.
Derken ikinci mesajı da açtım ve bu sefer daha yakından dudaklarını ısırarak tek gözünü kırpmış halde memesini işaret ediyor ve altında da, "Bunları asla ihmal etmek istemezsin!" yazıyordu. Sikim kazık gibi olmuştu yine, heyecandan enerji içeceği etkileşime girmişti herhalde, adrenalinden ölmek üzereydim. Hemen Gamze ablayı aradım, (Ben eve gidiyorum!) diyecektim, ama açmadı. Ama 30 saniye sonra, "Az sabret!" yazan mesajı gedi.
Allak bullak olmuştum artık. Yer beni tartmıyor gibi hissediyordum. Aklım Ayfer annemde, gözüm Gamze ablanın geleceği yolda, ama bir yandan da Güler'in ilk denemesinde gırtlağına kadar alarak hevesle iştahla sakso çekmeye çalışması ve götten vermesi, Huriye'nin deli deli mesajları, Meryem'in sıcacık amcığı ve baygın baygın bakan gözleri. Oooooffff offf, deli işi gibi geliyordu bütün bunlar. Artık aklımda, bu geceyi acilen atlatıp pazar günü düğün sonrasında (yan çizmezse eğer) Gamze ablanın bakire amcığını patlatma törenine kadar uyuma isteği vardı.
Ben bunları düşünürken Ayfer annemi aramak geldi içimden ve aradım. Daha ilk çalmasında açtığında inanılmaz sexy bir tonla, "Alooo!" dedi. Nutkum tutulmuştu, ama üste çıkmasına izin vermeyecektim, "Naber yavrum, ne durumdasın?" diye sordum. Hoşuna gittiğini belli edercesine kıs kıs gülerek, "İyiyim erkeğim, salonda TV izlerken senin gelmeni bekliyorum, ama sen beni ihmal ediyorsun!" dedi.
Ben de gülerek, "Beklediğine değecek güzel annem. Burada kapanması gereken son bir hesap var, onu da halledeyim hemen geleceğim. Zaten taksiyi çağırdım bile, yarım saate anca gelir, bir o kadar da eve dönüş sürer. Sen biraz uzan kestir, gelince ben seni uyandırırım!" dedim.
Ayfer annemin sesi bozularak, "Bu ne böyle yaa, aklım almıyor Bekir, kaçıncı karı olacak bu?" diye sordu. Ben de, "Bir elin parmaklarını geçti yavrum. Daha neler neler var da, ama yetti artık. Hem kaymağı sona sakladım. Sen uslu uslu bekle, dar yerlerini genişletmeye geleceğim. Ama sen yine de 3-5 foto daha at, öpüyorum en güzel yerlerinden!" dedim, karşılıklı öpücükler atarak kapattık.
Heyecanım doruk noktasına çıkmıştı, kalp atışımı dahi duyuyordum. Aksi gibi zaman da geçmiyordu. Tam Gamze ablayı arayacakken uzaktan iki hatunun kol kola girimiş halde gelişini gördüm. İçimden gülerek (Aha, keklik kafese giriyor!) dedim ve hemen kendimi daha da soteye çektim, işin tesadüf gibi olması gerekiyordu. Gelenlerden biri kesin Gamze ablaydı, ama yanındaki hatunu seçememiştim. Ama 10-15 adım sonra herşey netleşti, Gamze ablanın kolundaki hatun Derya orospusuydu.
Ben sırtımı duvara verip sigara yaktım, kendi halinde bira sigara takılan adam imajı veriyordum. Gamze ablanın Oscarlık oyunu ile şakayla karışık korkmuş numarası yapmasıyla planlı tesadüf gerçekleşmiş oldu. Ben numaradan irkilerek, "Tövbe tövbe, nereden çıktın abla sen yaaa, aklımı aldınız!" deyince, "Sus lan sıpa, sen mi korktun, ben mi? Altıma işeyecek oldum korkudan. Dua et ki elimdeki bira şişeleri düşmedi yere, yoksa seni koştururdum!" dedi. İkimiz de kahkaha atarak kucaklaştık ve kalkık sikimi göbeğine bastırarak mesajımı da vermiş oldum.
Hemen ardından saniye dahi kaybetmeden Derya'ya dönüp, "Selam, ben Bekir!" diyerek elimi uzatıp elini tutmuş bulundum ve "Siz lütfen Gamze ablanın kusuruna bakmayın, çatlak falan ama iyi kızdır!" dedim samimi bir şekilde gülerek. Derya da, "Benim Gamze'm candır yaa, ondan zarar gelmez!" deyip elimi sıkarak, "Merhaba, ben de Derya, Gamze'nin kuzeniyim!" dedi gülümseyerek. Ben tekrar Gamze ablaya dönüp, "Aşk olsun sana abla, ne güzel kuzenlerin varmış, hiç tanıştırmıyorsun, ben de kuytu köşelerde tek başıma bira sigara içiyorum. Neyse, alacağım olsun :)" dedim.
Gamze abla, "Tanıştınız işte Bekirciğim, konuşuruz daha!" dedi. Ben klasik şekilde alttan alıp, "İyi hoş çok memnun oldum, ama siz ateş gibi iki güzel hatun elinizde bira şişeleri bu ıssız mekanda, hayrola? Buralar tekin değil bak, denk geldiğiniz ben değil de başkası olsaydı değil işemek, altınıza sıçardınız, altınızaaa!" dedim sırıtarak.
Derya'nın hoşuna gitmişti, "Aay aman, gerçekten Bekir haklı, ama bizimkilerden uzakta rahat rahat içelim deyince buraya gelmiş bulunduk. Neyse ki dediğin gibi senile karşılaştık!" dedi saf saf gülerek.
Bu arada Derya hakikaten bebek yüzlü, küçücük burnu ve ağzı olan, röfleli saçları olan, topuklu ile 1.75'e yakın boyu olan bir hatundu. Hemen diz üstünden başlayan yırtmaçlı gece mavisi bel hizasından sağ omzuna kadar fırfırları olan, tek omuzlu, daracık ve sexy elbise giymişti. Dolgun götlü ve göğüslü, ruju, makyajı, parfümü yerli yerinde, tam sikilesi bir hatundu. Yanımdaki iki hatun da yaklaşık iki saat içinde doyasıya yasak yarrak yemiş olmalarına rağmen, dışarıya karşı kendilerini namus abideleriymiş gibi göstermeye çalışıyorlardı.
Gamze abla lafa girip, "Canım kusura bakma fazla biramız yok, istersen birilerini arayayım getirsin senin için, bak ayıp olmasın sana!" deyince ben yine Huriye'ye yaptığım gibi, "Kim bilir kaçıncı şişe bu içtiğin, bırak ta ilk ben yeni arkadaşımla tokuşturayım, sonra sen naparsan yap, benim kafam zaten güzel!" dedim gülerek ve Gamze ablanın elindeki şişeleri aldığım gibi birini Derya'ya uzattım.
Derya da Gamze ablaya, "Ya kızım senin de hiç kısmetin yokmuş haa!" diye gülerek şişeyi elimden aldı. O esnada Derya'yı kalkık sikime bakarken gördüm, ama hiç hissettirmeden anında şişemi şişesine tokuşturup tepeme diktim ve Gamze ablaya göz kırparak yalandan iki yudum aldım. Ama Derya ciğeri yanmış gibi şişeyi yarılamıştı bile. Ben şişeyi Gamze ablaya uzatıp yerdeki kırmızı birayı gösterdim gülümseyerek.
Sonra Gamze ablaya, "Ee, anlatın bakalım, özel bir durumunuz yoksa, ama varsa gidebilirim!" dediğimde, "Bizde anlatacak birşey yok, misafirlerle uğraşıyoruz. Asıl sen anlat bakayım, kimi bekliyordun burada?" deyip biradan içti. Derya meraklı gözlerle bakarken ben gülerek, "Körün istediği bir gözdü, Allah iki göz verdi, daha kimi bekleyeyim?" deyip kendime bir sigara çektim ve yaktım.
Sonra, "Aaa ayıp ettim, buyursana Derya hanım!" deyip ağzına uzattım sigarayı. Derya bir an tereddüt edip havada yakalamak zorunda kaldı, ama Gamze abla olmasaydı kesin ağzına alırdı direkt. Ben bir tane daha yakıp, "Aç ağzını ablam!" deyip direkt Gamze ablanın ağzına verdim. Sonra kendime de yaktım.
Derya şaşkınlığını daha fazla gizleyemedi ve Gamze ablaya, "Yaa siz ne ara bu kadar samimi oldunuz?" diye sordu. Gamze ablada yalan mı yok amına koyayım, "Yaa bunun kanı şirin, iki sene evvel çarşıda denk geldik, çaydı, sigaraydı, yemekti, biraydı derken muhabbet yürüdü gitti işte!" deyince ben Derya'nın gözlerine bakarak, "Yaaani artık kurtuluşun yok Derya hanım, bir sonraki sigarayı direkt ağzına vereceğim!" dedim. Kahkaha atarak hepimiz çok güzel gülüştük.
Ben, "Ee Derya hanım, neler yapıyorsun, kimsin, nesin, nereden kuzensin, seni hiç duymadım?" dedim. Derya, "Gamze benim annemin dayısının kızı olur, çocukluğumuz birlikte geçti. Ama ben senin adını birkaç kere duydum sanki Tülin abladan!" deyince şaşırdım, ki Gamze abla da şaşırdı. Tülin benim halam olur, daha yeni taptaze götünü siktiğim Güler'in annesi yani.
Ben, "Ee neler duydun hakkımda bakalım?" deyince, "Basketboldaki başarılarını falan anlattı, Murat'ı, Güler'i falan anlatırken adın geçmişti!" dedi. Yani benim yaşım ortaya çıkmıştı amına koyayım. Konuyu değiştirmek için, "Sen siktir et Murat'ı, şunu bunu, dünkü bebe onlar. Biranı içmiyorsan ver ben çekeyim iki yudum daha!" deyince Derya tebessüm ederek şişesini uzattı. Aldığım gibi iki yudum içtim ve "Valla bal gibiymiş Derya hanımın şişesindeki bira, Gamze abla harbi kısmetin yokmuş!" dedim ve gülüştük.
Derya'ya mesaj verdikçe veriyor, gözlerimle sikiyordum vücudunun her zerresini. Gamze abla, "Yaa birşey diyeceğim, ama aramızda kalacak, olur mu?" deyince merakla tüm dikkatimiz ona kesildi ve "Tabii ki, rahat ol, ne diyeceksin?" dedim. Gamze abla beni bile şaşırtacak şekilde, "Valla altıma işeyeceğim, çok sıkıştım, içeri yetişemem!" deyince ben kahkahayı bastım. Ama şaka mı yapıyordu gerçek mi söylüyordu anlayamamıştım. Derya da katıla katıla gülüp, "Ne yalan söyleyeyim, ben de çok sıkıştım!" dedi.
Ben bir an suratlarına bön bön bakarak, "Yaa şaka mı yapıyorsunuz amına koyayım, ne diyorsunuz kızlar?" deyince, Gamze abla, "Ne şakası oğlum, donuma işeyip rezil olacağım!" dedi. Ben de, "Sus kız tamam, geç şöyle arka köşeye işe, ben kolaçan ediyorum. Amma da gevşekmiş musluğun!" deyip yanağından makas aldım.
Derya'ya da, "Hadi sen de geç Derya hanım. Bulaşıcı mı lan bu, benim de çişim geldi amına koyayım. Hadi geçin!" dedim. Ellerimizdeki bira sişelerini yere koyduk. Ben çıkış tarafına geçtim, kazık gibi kalkmış sikimi çıkarıp işemeye başladım. Ben zar zor işerken arkadan da şarıl şarıl işeme sesleri geliyordu. Sikim inmeyi bırak, yırtılacak gibi olmuştu, artık canım yanıyordu sertliğinden.
İşememi bitirip kafamı çevirdim ve "Bitmedi mi kızlar? Bakın 10 adam geliyor, hepsine gücüm yetmez, beni de götürmesinler arada!" deyince Derya bir kahkaha atıp, "Ben çekiyorum donumu!" dedi. O manzarayı yakalamam lazımdı, kafamı uzatıp bakınca gerçekten Derya domalık vaziyette tangasını çekiyordu. Karı harbi sağlamdı, ay ışığının vurduğu götü kaya parçası gibi parlıyordu. İçimden (Senin hayatını kaydıracağım, dağıtacağım kızım!) dedim ve arkamı döndüm.
Gamze abla da kıkırdayarak, "Ayak yapma Bekirrrr, sen 10 adamı halleder hızını alamaz bizi de götürürsün!" derken Derya yanımda bitti. Elbisesinin eteğini son kez düzeltip gülümsedi. Gözleri fıldır fıldır oynuyor, bir önümde çadırı kurmuş sikime bir vücuduma bakıyor ve gayri ihtiyari tebessüm ediyordu.
"Derya hanım, şimdi sigarayı hak ettin işte!" deyip sigarayı direkt ağzına verdim ve gözlerine bakarak yaktım. Göz gözeyken sigarasını körükledi. Olayı fark eden Gamze abla da yanaşıp, "Aşk olsun sana yaaa, buldun benden güzelini, hemen satışa getirdin beni. Senden hayır yok yavşak Bekir!" deyip şımarık şımarık surat yaptı. Ben de, "Seni satacak tezgahtar daha anasından doğmadı ablammm, dur senin de ağzına vereyim!" deyip bir sigara da onun ağzına verdim ve yaktım.
Sonra, "Asıl sizden bana hayır yok!" dediğimde Derya yerdeki biraya uzanıp bir yudum aldı ve bana şişeyi uzattı. Gamze de, "Oooo bak, sana ballı bira ikram edildi, daha ne istiyorsun oğlum?" dedi piç piç sırıtarak. Derya kaşarı kocasını, çoluğunu çocuğunu, ailesini unutmuş, elalemin adamıyla ağızdan ağıza bira içiyor, ağzına verilen sigarayı içiyordu. Az önce de benden çekinmeden iki adım ötede şarıl şarıl işemişti zaten. Ama biz halen top çevirerek boşuna vakit kaybediyorduk.
Açıkçası bu durum benim canımı sıkmıştı, ama kendi kendimi (Bir saat sonra üvey anneni babanın olduğu evde çatır çutur sikeceksin amcık herif!) diye teselli ediyordum. Kafam harbi güzeldi ve duygu karmaşası yaşıyordum. Sonra itliğine arkaya iki adım atıp olay yeri inceliyor gibi yaparak, "Hey yavrum hey, ne musluğu beee, Keban barajı patlamış sanki!" deyince bunlar anıra anıra gülmeye başladılar.
Bu gülüşün üzerine bir an bir sessizlik olunca ben lafa girip, "Kızlar, ne güzel içtik, güldük, işedik. En iyisi ben sizi baş başa bırakayım, siz de rahatça keyfinize bakın!" bakın deyince Derya kendisine tavır aldığımı düşündü ve biraz bozulur gibi oldu. Gamze abla, "Oğlum senle ne alakası var, sen olmasan ne rahatça içebilirdik, ne işeyebilirdik, ne de bu kadar gülebilirdik!" deyip, "Değil mi Deryacığım?" deyince, Derya da, "Tabii ki. Yaa ben çok memnun oldum tanıştığımıza!" deyip gülümsedi, ama gözleri sürekli önümdeki çadıra kayıyordu.
Gamze abla (yine aynı taktikle), "Benim bir içeri uzamam lazım!" deyip, Derya'ya bakarak, "Canım gelmek ister misin, yoksa burda bekler misin beni?" diye sorunca Derya bana öyle bir baktı ki, ben de omuzlarımı kaldırıp sen bilirsine getirdim işi. Derya, "Uzun sürer mi işin Gamze?" deyince, Gamze abla, "Taş çatlasın beş dakikaya gelmiş olurum hayatım. Hem gelirken üç şişe bira daha getiririm!" dedi.
Ama Derya'nın kararsızlığı devam edince ben lafa girip, "Hadi hadi ikiniz gidin, ikiniz gelin. Benim kısmetimi de kapatmayın!" dedim sırıtarak. Adım gibi emindim ki Derya'nın aklı sikimde kalmış, ama ortamı çözememişti. Açıkçası benim de daha fazla dayanacak halim kalmamıştı, kasıklarım fena halde ağrıyor, bacaklarım titriyordu, bir an evvel sikimi bir yere sokmam ve boşalmam lazımdı.
Ortamda net bir şekilde sikiş gerginliği vardı. Derya kucağıma düşmüş, ama yerini yapmaya çalışıyordu. Ben de niyetimi belli etmiş sayılırdım. İş Gamze ablanın çakallığına kalmıştı ki, devreye girerek yerdeki şişeyi aldı, "Neye geldik, ne oldu Deryacığım yaa!" deyip, "Hadi fondip!" diyerek karşılıklı çak yapıp şişeleri fondip yaptılar.
Ardından ben lafa girip, "Abla hadi sen git, buralar bizde merak etme!" dedim sıcak bir şekilde gülümseyerek. Gamze abla, "Tamam o zaman, siz sigara içe durun, ben gelirim hemen!" diyerek arkasına bile bakmadan gitti.
Derya gülümseyerek, "Ee, baş başa kaldık... Ver bir sigara bakalım!" deyip ağzına vermem için dudaklarını uzattı. Ben ise elimi kaya gibi sağlam götüne atıp avuçladım ve "Birazdan keyif sigarası içeriz yavrum!" deyip onu duvara yapıştırdığım gibi dudaklarına yumuldum ve öpüşmeye başladık.
Bir elim ensesinde bir elim götünde yiyişirken kafamı çekip, "Ne sağlam hatunsun sen, şarıl şarıl işeyen amcığını sikmek istiyorum yavrum!" deyip cevap beklemeden yine yumuldum. Derya'da da hal kalmamış, inleye inleye öpüşürken sağ elimle sikimi pantolondan çıkardım ve eline verdim.
Sikimin sertliğine şaşıran Derya, "Offf, bu neymiş yaaa, yerim ben bunu!" deyince, "Yiyeceksin tabii, kaşar seniii!" deyip yüzünü duvara doğru çevirip eteğini beline topladım. Götüne tokatı yapıştırıp tangasını dizlerine kadar indirdim. Arkasına çömelip kafamı götünün yanakları arasına gömdüm, amını yalamaya başladım.
Derya sadece inliyor ve bir eliyle kafamı amına bastırıyordu. Biraz daha amını götünü koklayıp sidikli amını yaladım, emdim. Derya, "Beni bitirdin, mhhhh!" diye inlemeye başlayınca doğruldum ve götünü kendime doğru çektim. Derya ayakta domalık hale gelince elimle kafasını duvara iyice yapıştırdığım gibi sikimi amının girişine dayayıp, "Demek bir yarrak seni kesmiyor, öyle mi orospu?" deyip saniyesinde amına yerleştirip ağzını kapattım ve hayvan gibi sikmeye başladım...
Amcığı öyle sıcak ve suluydu ki, kökledikçe daha da sulanıyordu. Kafası duvara yapışık halde olmasına rağmen sikmeye devam ederken ağzından elimi çekip, hırsla, "Demek kocanı arabalarda sikişerek aldatıyorsun haa? Bir de bu yarrağı ye bakalım!" dedim. Derya'nın hiç istifini bozmadan, azgın bir şekilde, "Sik hadi Bekir, sikkk, doldur amcığımı, ohhhh!" diye inlemeye başlaması beni bir anda deliye döndermişti. Sikimi amından çıkardım ve bir hışımla Derya'yı kendime çevirip, "Demek öyle haa!" deyip kucağıma alıp sırtını duvara yapıştırdım. Sikimi amına geçirip pozisyonu alınca hayvan gibi sikmeye başladığımda neye uğradığını şaşırdı.
Bir elimle bacağından tutuyor, alttan delirmişcesine makine gibi pompalıyordum. Sol elimle de boğazını sıkarken, "Sen sikilme görmemişsin yavrum!" deyip nefesini kesiyordum. Derya kopmuş, sadece inliyor, derin derin nefesler alıp veriyordu. Benim kafa da artık kopmuş, gözlerinin içine bakarak sikiyor, "Amına koduğumun orospusu seni!" deyip suratına tükürüyor, boğazını sıkıp nefessiz bırakıyordum...
Bu pozisyon çok zevkli olasa da yorulmuştum. Kendi sırtımı duvara verip iki elimle karpuz gibi götünü avuçlayıp yine dudaklarına yapıştım ve alttan amına pompalamaya başladım. Ama sanki Derya'ya hizmet ediyormuşum gibi hissediyordum, karı resmen şarıl şarıl amının sularını akıtarak orgazm oluyor, hayvan gibi inliyordu. Bu duruma sinirlenip ellerimi götünden düşürecek gibi yaptım. Derya heyecanlanıp gülünce, "Sus, senin suratını sikerim kahpe!" deyip yönünü yeniden duvara çevirip belini büktüm ve "Senin bu taş gibi götünü sikmez miyim ben şimdi!" deyip arkasına çömelip götünü yalamaya başladım.
Ben götünü yalarken bacakları titreyen Derya, "Ben bunca yıllık kocamın yanında asla işemedim, ama senin yanında işedim. Ne yaparsan yap!" demesiyle doğruldum. Sikimi götüne dayadım ve "Demek kocana boynuz takmaktan zevk alıyorsun, öyle mi kahpe?" deyip elimi ağzına kapattım ve acımadan götüne var gücümle abandım, yarısından çoğunu sokup nefesini kestim.
Birkaç saniye bekleyip geri kalanını da sokmamla tecavüz ediyormuşcasına, saçını çeke çeke, hayvan gibi sikmeye başladım. Derya'nın guardı düşmüş, perişan olmuş halde götten sikilirken, "Seni aleme yol edeceğim orospu!" diyerek ahlak bekçiliği yapmaya başlamıştım.
On dakika sonra ben de artık ter içinde kalmış, boşalmaya yaklaşmıştım. Elimi ağzından çektim. Tempoyu düşürmüş halde götünü sikmeye devam ederken Derya pert olmuş halde, "Bekir yeter nolur, nolur bitir, yeterrr!" diye ağlamaya başladı. "Demek yeter, öyle mi orospu?" deyip sikimi götünden çıkarıp Derya'yı kendime çevirip dizlerinin üstüne oturttum. Suratına tükürüp, "Aç ağzını kahpe!" dememle ağzını açması bir oldu.
Gözümün önündeki manzara hem içler acısı, hem de muazzam ötesi sexy idi. Sikimi ağzına uzatıp, "Em ulan sikimi!" dememle sikime yumulması bir olmuş, kırk yıllık orospu gibi sakso çekmeye başlamıştı. Baktım müthiş zevk alıyor sakso çekmekten, "Yok öyle keyfini sürmek kancık!" diyip saçlarını toplayıp sikimi gırtlağına bastırdım.
O esnada bize doğru yaklaşmakta olan ayak sesleri duydum. Bir an duraksayıp gelenin Gamze abla olduğundan emin olunca yeniden Derya'nın ağzına sokup öğürte öğürte ağzını sikmeye devam ettim. Gamze abla köşeyi dönünce gördüğü manzara karşısında şoka uğramıştı. Derya'nın ağzını hayvan gibi sikmeye ve öğürtmeye devam edince Gamze abla dayanamayıp, "Bekir yeter ablam, sen yapıyorsun, bu ne hal?" dedi. "Karışma lan sen!" deyip son bir gayretle birkaç kez daha gidip gelip Derya'nın boğazına kökleyip hayvan gibi boşaldım.
Sinirle ve öfkeyle de olsa aşırı zevk almıştım ve resmen bitmiştim. Normal bir günde denk gelse (Ki o güne kadar imkansız olan bir şeydi bu!) Derya denilen orospu ballarla kaymaklarla yalana yutula sikilecek türden bir kadındı. Bugünden sonra da öyle olacaktı, ama şimdi işler farklıydı.
Döllerimi yuttuğundan emin olduktan sonra bir adım geri çekilerek Derya'yı izlemeye başladım. Elbisesi göbeğine sıyrılmış halde yerde çıplak bacaklarının üstünde perişan halde düşecek gibi oturuyorken Gamze abla yanına çöküp ilgilenmeye çalıştı. "Bekir bu kadının hali ne?" diye çıkışınca, "Gamze abla sakın ses etme, seni de bu hale getirim!" deyip kenara geçtim ve işemeye başladım.
Gamze abla Derya'yı zar zor ayağa kaldırmış, tangasını yerden almıştı. Bana bakarak, "Ablam sakin ol, kızma, olan oldu, ama kadının götü kanıyor, bu halde nasıl olacak?" deyince, "Ne yapmamı istiyorsun Gamze abla, çağır boynuzlu kocasını durdursun kanamayı, yoksa sok tangasını götüne, evine gidince başının çaresine baksın kahpe, ben mi düşüneyim bunu da?" dedim. Derya duvara dayanmış halde bana kızgın kızgın bakarken gözlerinden akan yaşları siliyordu. Kadının hali içler acısıydı gerçekten, ama sikimde bile değildi.
O sırada telefonum çaldı, baktım taksici arıyordu. Telefonu açtığımda, "Ben geldim Bekir!" dedi. Saate bakıp, "Abim niye erken geldin, işin yoksa az bekle, ben 10 dakikaya anca gelirim!" deyip kapattım.
Gamze abla soran gözlerle bakınca, "Taksi çağırmıştım yavrum, gitmem gerekiyor, ama az beklesin yavşak!" dedim. Sonra bir sigara yakıp iki nefes aldıktan sonra Derya'nın ağzına verdim. "En fazla iki nefes çekeceksin, yoksa sikerim belanı!" deyince, Derya gayri ihtiyari acıyla gülerek iki nefes çekti. Bunun üzerine Gamze abla, "Ulan Bekir, ne insanlığına ne de hayvanlığına güç yetmez senin amına koyayım!" deyip sigarayı elimden alıp bir nefes çekip Derya'ya verdi.
Artık normale dönme zamanı gelmişti, Derya'ya, "Dua et ki bugün bu yarrağı yiyen ilk karı sen değildin, yoksa seni bayıltana kadar siker atardım şu sidikli köşeye!" dedim. Sonra da Gamze ablaya, "Bana bak abla, yemesi gereken yarrağı yedi orospu. Aklı başına gelir mi gelmez mi bilmem, ama Selim Melim tanımam, mesaj atın bitirin bu işi!" deyince, Derya, "Kızmazsan birşey soracağım?" dedi. "Sor bakalım!" dediğimde, "Nasıl anladınız Selim'le...?" dedi. Ben de, "Sikiştiğinizi mi? Sen anlat Gamze abla!" dedim.
Aslında Derya güzel ve her zaman sikebileceğim bir kadın olduğu için götünü kanattığıma biraz üzülmüştüm. Aklıma arabadaki Bebe yağı geldi, "Ben iki dakikaya gelirim!" dedim. Gamze abla, "Nereye gidiyorsun, bırakma bizi burada!" dedi. "Arabadan Bebe yağını alıp getireyim de götüne sürsün!" deyince Gamze abla tebessüm etti. Tam arkamı dönüp gidecekken, "Ee, anahtar?" dedi. Babasının arabasının anahtarı benim cebimden çıkınca deliler gibi güldük. Derya olayı tam olarak anlamasa da Bebe yağı geleceğine sevinmiş halde o da gülümsedi.
Koşar adım arabaya gidip Bebe yağını aldım. Arabada gözüme çarpan büyük su şişesini de aldım. Ama dönerken bir an kendimi kötü hissettim. Kendimi tanıyamaz halde adımlarımı yavaşlatıp yürümeye başladım. Aniden soğuk terler atarak deli gibi kusmaya başladım. Kusmam bitince elim ayağım kesilmiş gibi oldum, ama ağzımı yüzümü yıkayıp yeniden yürümeye koyuldum.
Köşeye vardığımda, sırtlarını duvara vermiş halde, keyifleri yerindeymiş gibi sigara içiyorlardı. Gerçi Derya beni görünce biraz ürkse de yine de tebessüm etti. Ama Gamze abla suratımdan birşeylerin yolunda gitmediğini anlayıp, "Ne oldu sana Bekir?" diye üstüme atıldı. Ben de, "Ne olacak amına koyayım, Derya'nın ahı tuttu, bir anda midem bulandı, kustum işte!" deyip Derya'nın gözlerine sinirle bakıyormuş gibi yaptım. Baktım ki Derya tırstı, hemen gülümseyerek, "Yavrum şaka şaka, geçti o devir!" deyip yanağından makas aldım ve getirdiğim Bebe yağını ve suyu verdim.
Verdiğim suyla ağzını yüzünü temizleyen Derya'ya, "Hadi domal da götünü görelim!" deyince, Derya salakça bir ifadeyle gülerek, "Sen süreceksin ama!" deyip arkasını dönerek elbisesini kıvrak bir hamleyle beline topladı. Baktım ki Gamze abla bozulur gibi oluyor (ve o an için Derya'yı daha fazla şımartmamak için), "Bebeğim tangasını sıyır Derya'nın!" deyip Gamze ablayı dudaklarından öptüm. Derya salağı o halde kala kalmıştı.
Gamze abla Derya'nın tangasını sıyırınca ben Bebe yağını ezbere hiç dikkat etmeden göt deliğine sürüp, "Hadi geçmiş olsun yavrum!" deyip götüne tokat attım. Derya bozulmuş bir yüz ifadesiyle dönüp tangasını ve elbisesini düzeltip, "Teşekkür ederim!" dedi. Bu arada ben Gamze ablayı kolumun altına almış halde Derya'ya bakarken, "Selim işini unutma Derya bak, devamı gelirse seni duman ederim, millete yolluk olursun, aklını başına topla!" dedim.
Derya, "Tövbe valla Selim işi bitti, zaten korkak adamın teki, musallat olamaz!" deyince ben Gamze ablaya, "O da mı top lan yoksa?" dedim sırıtarak. Gamze abla mevzuyu siklemeyip, "Sen iyi misin gerçekten, gel bir iki lokma ye öyle gidersin!" deyince, "Yok yavrum, işim var, taksi bekliyor, geç bile kaldım!" dedim ve yine aynı usulde Derya'ya, "Gamze abladan numaramı al kaydet, mesaj at!" dedim.
Sonra da, "Hadi tutmayın beni daha!" dediğimde, Gamze abla huylanıp, "Lan bu saatte daha ne işi? Bir gecede kaç karı siktin amına koyayım, daha mı sikişe gidiyorsun?" dedi. O anda sanki gerçekten çok tecrübeli bir amcık avcısıymışım gibi elimi sikime atıp, "Müptelası çok bunun yavrum. Gecesi gündüzü yok bu işin. Hem o kadar enerji içeceği içtim, illa ki bir deliğe girecek bu yarrak!" deyip piç piç sırıttım :) Aslında bu duruma kendim bile çok şaşırıyordum, ama herşey harika ötesi ilerliyordu.
Gamze ablaya, "Neyse, verirsin Derya'ya numaramı!" deyip ikisini de dudaklarından öptüm ve sigara yakıp önden yola düştüm. Onlar da arkamdan yavaş yavaş kol kola yürümeye başladılar. Beni bekleyen taksinin arka koltuğuna biner binmez selam verip, "Dikkatli ama hızlı gidelim, perişan haldeyim!" deyip konuşmasına fırsat vermeden bir sigara yakıp ona da ikram ettim ve yola çıktığımı Ayfer anneciğime mesajla bildirdim.
Telefonu sessizde tuttuğum için mesajlara ve aramalara hiç dikkat etmemiştim. Siktiğim, sikmediğim herkesten mesaj gelmişti. Sonra abimden cevapsız çağrıyı da görünce hemen aradım, ama açmadı, uyumuştu belli ki. Sonra mesajlara yeniden girdiğimde önceliği Ayfer anneciğime verdim. Hey yavrum heeeyyyyyy ki ne heyyy! Amcığını, götünü, göğüslerini ayrı ayrı çekip atmış, altına da, "Uyumak istemiyorum!" yazmış.
Bendeki yorgunluk ve bitkinlik hissi bir anda kaybolmuştu. Ayfer annem dehşet verici bir kadındı. Ulan babamın derdi ne de bu karıyı sikmiyor, sikemiyor diye düşünürken mesaj yazmaya başladım. "Kaldırdım sikimi, geliyorum yavrum, uyumak yok, bayıltana kadar sikeceğim seni, merak etme!" yazıp gönderdim. Bu arada şaka maka sikim harbiden kazık gibi olmuştu yine. Ama mesajıma cevap yoktu.
Hemen arayıp kontrol edeyim dedim. Telefonu 5. çalmasında açtı ve kısık sesle, "Geldin mi oğulcum?" dedi. Ben de, "Yok yoldayım, uyuma sakın demek için aradım, 20 dakikaya oradayım, hazırlan!" deyip kapattım.
Aslı'dan da mesaj gelmişti, "Kuzen nolur beni affet, seninle kötü olmak istemiyorum, özür dilerim, lütfen beni ara!" yazıyordu. Ama Aslı'nın daha kıvranması gerekiyordu, hem ona ayıracak vaktim de yoktu, haliyle onu akışına bırakacaktım.
Meryem sadece uzunca, "Aşkıııımmmmm!" yazan bir mesaj göndermişti.
Sırada tazecik götünü siktiren Gülerciğim vardı. Kahpe resmen bana trip atıyordu. "Seninle yaşadığımız şeyi ömrüm boyunca unutamam mümkün değil. Herşey rüya gibi geliyor halen. Ama bir daha abime veya babama küfür edersen bu ilişki yürümez!" yazmış. Kendi kendime gülüp, ulan Bekir bir gün önce olsa Güler için dünyaları yakardın amına koyayım dedim ve "O zaman siktir git orospu!" diye bir mesaj göndermeyi tercih ettim :)
Zaten Tülin halamın kızını sikmek çok ta mantıklı gelmemişti, ama olan olmuştu amına koyayım. Bu işin neresinden dönersen kardır diyip konuyu kapatmayı tercih ettim. Tülin halamı siksem başım daha az ağrır diye düşünürken kendi halime gülüyordum yine :)
En son mesaj kadrolu sapığım Huriye'dendi. "Bekirciğim bakıyorum da keyfin yerinde! Gamze hanım demek benden sonra Derya orospusunu da attı kucağına! Ama benden sana uyarı, o kahpeden kimseye hayır gelmez!" yazmış. Mesaj saati 5 dakika öncesine aitti. Ondan 10 dakika önce de bir önceki mesajıma cevaben, "Konuşalım erkeğim, konuşalım yakışıklı sikicim benimmm!" yazmış. Belli ki o mesajdan sonra Gamze ablayı ve Derya'yı kol kola görmüş ve sinirlenmişti.
Huriye'yi biraz alttan almam gerekiyordu, onun için, "40 Derya bir Huriye etmez, sen takılma ona buna, yaşayacağımız sikiş dolu günleri düşün bebeğim!" yazıp gönderdim.
Mesajlarla uğraşırken nerdeyse yolu bitirmiştik bile. Eve yaklaşmak üzereyken abim geri aradı, ama sesinde bir tuhaflık vardı. Bildiğin nefes nefese, "Hee koçum, beni aramışsın, ama duymadım, ne yaptın, gittin mi eve diye sormak için aradım!" dediğinde, ben gülerek, "Abim yaa teşekkür ederim. Taksideyim, eve gelmek üzereyim. Hadi sen işine devam et, bölmeyeyim!" dedim. Abim de sikiş halinde olduklarını anladığımı anladı ve gülerek, "Ha ha ha ha, abisinin aslanı, gecen kıyak olsun!" deyip kapattı. Belli ki yengem bugün duydukları veya gördükleri veya hissettiklerinin tesirinde kalmış ve azmış olacak ki kendini abimin altına atmıştı.
Ben yaşım itibariyle ve tecrübesizliğimden dolayı kadınları hep çok yüce görür, dokunulmaz olduklarını falan düşünürdüm, ama bu gece tüm düşüncelerim tersine dönmüştü. Emin olduğum birşey vardı artık, doğru dil ve taktikle sikilmeyecek kadın yoktu. Anladığım net olarak, kadınların erkeklerden kat be kat daha azgın oldukları ve güvenilir bir erkeğe kayıtsız şartsız her an her yerde kendilerini siktirecek potansiyele sahip olmalarıydı. Ki bu benim çoooook işime gelmiş ve gelecekti :)
Artık evin önüne gelmiştik. Bana kol gibi giren taksi ücretini içimden küfür ederek ödedikten sonra arabadan indim. Ama kalbim deli gibi çarpmaya başlamıştı bile. Kafam halen güzeldi. Evin önünde, basketboldan alışık olduğum açma germe hareketi ve sayılı nefes kontrolü yapıp kan dolaşımımı dengeledim, şimdi çok daha iyi hissediyordum kendimi.
Dış kapının üstünden tırmanıp bahçeye atladım ve evin kapısına dayandım. Kendi evime, yasak aşkımla kaçak sikişe giriyordum resmen. Heyecandan gebermek üzereydim. Kapıyı açması için Ayfer anneciğimi aradım. Birkaç çalmadan sonra açarak, alo bile demeden, yine kısık sesle ama yavşakça gülerek, "Bekir duvardan atladığını gördüm, ben çok heyecanlıyım yaa, altıma işeyeceğim heyecandan, açmasam mı ki kapıyı?" dedi.
Ben iyice gaza gelmiş halde, "Aç bebeğim aç, sike sike işeteceğim seni merak etme!" dedim ve lafım biter bitmez telefon kapanmadan kapı açıldı. Yarım açtığı kapıdan kafasını fare gibi uzatan Ayfer annemin yüzündeki gülüş her şeyi özetliyordu. Ayağımla kapıyı itip girebileceğim kadar açtıktan sonra içeri daldım ve karanlığın sessizliğine bürünen evimizde Ayfer annemin dudaklarına yapıştım, ama ne yapışma!
Nefesi viski kokuyordu, belli ki beni beklerken içmişti. Kafasının güzel olduğunu anlamış halde öpüşüyordum, çoook ama çok sexy bir andı. Ayfer annem de kıtlıktan çıkmış gibi dudaklarımı kemirmeye, saçlarımı okşamaya başladı. Ben de inanılmaz şekilde karşılık veriyor, kapattığım kapıya yaslanarak iki elimle Ayfer annemi götünden tutup kendime bastırıp hayatımın en ateşli öpüşmesini yaşıyordum. Göbeğine yapışan kalkık sikimin üzerinde adeta dans edercesine sürtüne sürtüne öpüşüyorduk.
Yaklaşık iki dakika soluksuz öpüştükten sonra kafasından tutup gözlerine baktım. Burnunu, yüzünü, boynunu, boğazını öpe koklaya sağ elimi götünün yarığına atarak götünü avuçlayıp, "Yarrağı yedin yavrummm!" dedim. Gülerek son kez öpüştük. Elimi amcığına attığımda şelaleden farkı yoktu, ayakta işeyecek gibi kıvranıyordu. O ana kadar üstünde ne var ne yok hiç umurumda olmamıştı, ama gerek te yoktu, çünkü dudakları aklımı almaya yetmişti bile.
Ona sessizce, "Hadi yürü benim odaya!" deyince elimi sıkıca tutup gözlerime bakarak, "Emin misin Bekir, evin içinde olacak iş değil bu, işin ucunda yakalanmak var!" dedi. Bir an düşündüm ve "O zaman hadi kapalı garaja yürü, ilk günden riske girmeyelim. Arabaların üstünde gezdire gezdire sikeceğim seni!" deyip götüne sağlam bir tokat atıp, "Yürü çabuk!" dedim.
Vestiyerin yanından küçük kilere, oradan da garaja açılan kapıdan hızlıca ve sessizce içeri peşi sıra daldık. Evdekilerin durumu sorduğumda ise, "Kızım gelir gelmez yattı bebeğim, baban zaten çoktan sızmıştı. Açıkçası biraz vicdan yaptım, eğer uyanabilirse senden önce onunla da bir sikişeyim istedim, ama ne yaptıysam da uyanamadı!" deyince, "Bu konuya sonra geleceğiz!" diyerek dudaklarına yapıştım ve uzunca öptüm.
Ellerini boynuma doladı ve "Can zaten çok yorulmuştu, o da dayanamadı ve hemen yattı!" deyince, elimi sıcacık sırılsıklam amcığına atıp, "Seni uyutmayan bu mu peki?" dedim. Ama cevap daha da muhteşemdi, "Hayır erkeğim, beni uyutmayan bu!" diyerek sikimi avuçladı.
Derhal üzerindeki siyah tüllü ipek geceliğini çıkarıp yere attım ve boynundan öpmeye başladım. Yay gibi gergin vücudunda ellerimi gezdirdikçe kendimden geçiyordum. Genç kız gibiydi, taş gibi fiziği vardı. Göğüs uçlarını gösteren sexy kırmızı sutyenini çözüp şişkin koca göğüslerini serbest bıraktım. Ellerim yine götünde, öne eğilerek sırayla meme uçlarını emmeye başlamamla önce bir inilti kopardı. Ardından, "Bekir, ye oğlummm, ye hadi annenin memelerini, hadi oğulcum, daha sert em, dayanamıyorum Bekirrrr!" diye saçlarımı yolmaya başladı.
Ben emdikçe kendinden geçiyor, "Ohhh beee, ne erkeksin sen öyle!" diyerek kıvranıyordu. Bende de dayanacak hal kalmamıştı. Dizlerinin üstüne çökerttiğimde, sarı röfleli saçlarını geriye atarak ellerini kemerime attı ve bir çırpıda pantolon boxer ne varsa indirip sikimi dışarı saldı. Sikimi ok gibi fırlamış halde görünce gözlerine inanamayıp küçücük elleriyle tutup, "Bu ne yaaa, kurban olurum ben bu sike!" dedi. Taşaklarımı yalamaya başlamasıyla bende şalter attı ve kendimi Ayfer anneciğimin insafına bırakıp sikimle keyif almasına izin vererek anın tadını çıkarmaya başladım.
Taşaklarımı öyle bir emiyor, öyle bir yalıyordu ki, anlatacak kelime bulamıyorum. Saçlarına asılıp çenesinden tutum ve ağzına tükürüp, "Sıra bende!" diyerek sırıttım ve "Aç bakalım ağzını!" deyip zar zor küçücük ağzına sikimin yarısını sokup nefesini keserek git gel yapmaya, ağzını sikmeye başladım. Ayfer annem de bu işten çok keyif almış, gark gurk sesler eşliğinde sikimi emiyor, elinden (daha doğrusu ağzından) gelenin en iyisini yapmak için çabalıyordu.
Ben vitesi yükselterek kafasını sıkıca tutup boğazına çökmeye başladım, öğürte öğürte sakso çektiriyor, sikimi tamamen çıkarıp suratına vuruyor, sonra tekrar ağzına veriyordum. Bir daha, bir daha derken artık sikiş zamanı gelmişti. Ayfer annemse yerde put gibi kalmış halde gözlerime bakarak, "Aşkım bu neydi böyle, neydi yaaa, bayıldım, böyle sakso mu olurmuş!" diyordu.
Elinden tutup, "Bu daha bir şey değil, çok konuşma kalk hadi!" dedim. "Kurban olurum sana!" diyerek yerden kalkmasıyla arabanın kaputuna domalttım. Saçlarını omzundan öne atarak ensesinden başlayıp öperek yalayarak götüne indim. Sexy tüllü tangasının üstünden göt deliğini koklamaya ve yalamaya başlamamla Ayfer annem götünü suratıma bastırarak, "Erkeğim benimmmm, oooff offff!" diye inlemeye başlamıştı.
Tangasını kenara sıyırdım ve pespembe amcığıyla göt deliğini yalamaya başladım. Götünün kokusu, amcığının suyu başımı döndermiş haldeyken sikime tükürüp amcığına dayadım. Sert ama kontrollü bir şekilde alev atan daracık amcığına dalmamla tiz bir çığlık atarak kendini kurbanlık koyun gibi tamamen kaputun üstüne bırakıp kaldı. Sağ elimle saçlarına asılıp, sol elimle götüne tokat atıp, "Başlıyoruz anneciğim!" dedim.
Amına pompalamaya başlamamla Ayfer annem cana gelmiş halde kasılmaya inlemeye başladı. Amcığı bir harikaydı, ne Meryem'den ne Huriye'den ne de Derya'dan geri kalırı yoktu. Ayfer annem siktikçe canlanıyor, zevkle şuh sesler çıkararak, "Sik oğulcuğum sikkkk, annen kurban sana, sik aslanım, yanıyorum!" diyordu. Ben de pompalıyor, götüne tokatlar atıyor, zevk dalgasına kapılmış halde üvey anneciğimi inlete inlete sikiyordum...
Ayfer annem amına yarrağı yedikçe delleniyor, anırır gibi sesler çıkarıyor, götünü geri atarak daha fazlasını istiyordu. Bu deli hali çok hoşuma gitmişti. İkimiz de ter içinde kalmış, nefes nefese sikişiyorduk ki, ansızın sikimi amından çıkarıp ellerimi üzerinden çekince kaputtan kayıp düşecek gibi oldu. Gülerek kendime çevirip bacaklarını belime doladım. Dudaklarına yumuldum. Göğüslerine inip uçlarını deli gibi emmeye başlamamla Ayfer annemde ipler yeniden kopmuştu. Kafasını geriye atıp, "Ohhhhh, hayat bu işte!" deyip bacaklarını sıkarak beni daha da kendine bastırıyordu.
Kafamı kaldırıp gözlerine bakınca, "Hiç pişman değilim Bekir, nolur durma oğlum, orospun olurum senin!" dedi. Ben sırıtarak, "Demek öyle haa? Benim süslü havalı afeti devran cici annem artık benim orospum mu olmak istiyormuş?" dedim. "Evet oğlum, evet, hem orospun olurum, hem pezevengin!" demesiyle bir hışımla bacaklarını karnına bastırıp tangasını yırtarcasına çıkarıp attım. Amcığına tek hamlede girip hayvan gibi sikmeye başladım. Ama ne sikme, arabanın kaputu çöküp çöküp kalkıyor, Ayfer anneciğim yediği yarrağın etkisiyle dişlerini sıkarak, "Iııhh, ıhhhh!" diye inliyordu.
Boğazına yapışıp pompanın şiddetini daha da artırmış halde gözlerine delirmiş gibi bakarak sikiyordum. "Seni sahipsiz bırakmayacağım orospum, merak etme, senin de kızının da amı götü bana emanet bundan sonra yavrum!" diye hırsla basarken boşalmaya yaklaşmıştım. Ayfer annem zaten kaç kez orgazm olmuş ve halen, "Sik kurban olduğum Bekirim, sik anneni!" deyip otomatiğe almış gibi inliyordu.
Yeniden amcığından çıkıp bir anda yere dizlerinin üstüne çökerttim ve saçlarına asılarak ağzına tükürdüm. Sikimi ağzına verip tamamen gırtlağına çöküp taşaklarıma kadar sokmamla beraber boğarcasına hayvan gibi böğüre böğüre, kerkine kerkine, saçlarına asıla asıla öyle bir boşaldım ki, benim bile gözlerimden yaşlar süzüldü resmen.
O halde 10 saniye falan bekledikten sonra bacaklarımda derman kalmamıştı. Ben zar zor doğrulup kalktım. Ayfer anneciğim de düşmemek için kendini can havliyle arabanın tamponuna atıp yığıldı kaldı. İkimiz de perişan olmuş, ama sikişin hakkını vermiştik. Kadın hakikaten ateş parçasıydı, göğüsleri iniyor kalkıyor, kafasını koluna koymuş, gözleri kapalı halde soluk soluğa nefes alıyor, toparlanmaya çalışıyordu. Manzara muhteşemdi.
Pantolonumdan sigara aldım. Yakıp Ayfer anneme de uzatmamla kafasını kaldırdı. Ben sikim taşağım meydanda sigara içerken yanına çöktüm, yeniden öpüşmeye başladık. Sikim tam anlamıyla inmemişti. Ayfer anneciğim gözlerime bakarak, "Merakını giderdin mi oğlum? Yarrağın yakıştı mı anneciğinin dudaklarına?" diye sordu. Ben de gülümseyerek, "Daha iyisi olmamıştı yavrum!" diyerek dudaklarına yumuldum ve dillerimiz dans edercesine öpüşmeye devam ettik.
Kafası halen güzeldi, gözleri baygın baygın bakıyor, her yanından şehvet fışkırıyordu. Ona, "Kaç kadeh içtin bakayım yavrum sen?" diye sormamla, "İki duble içtim, ama yetti, belki birlikte de içeriz diye daha fazla içmedim!" dedi. "Aferin sana akıllı orospum!" deyip dudaklarından son bir öpücük alıp doğruldum.
Sikimi yeniden ağzına uzatmamla o da dizleri üstüne doğrulup elleriyle götümden tutunarak sikime tüküre tüküre yalamaya, gırtlağına kadar kendi rızasıyla sakso çekmeye başladı. Sikimi ustaca hareketlerle yeniden demir gibi yapınca onu hemen sırt üstü yere yatırdım ve üstüne abandım.
Altımda ufacık kalıyordu, inanılmaz zevk alıyordum. Bu pozisyonu Meryem ve Huriye'yle arabada tam olarak yapamamıştım. Ben sikimle amcığının üstünde fırça çekerken Ayfer annem de alttan beliyle bana eşlik ediyor, sanki amcığıyla sikim dans ediyordu. Bir yandan da sigaralarımızı içerken Ayfer annem kısık sesle şuh bir kahkaha atıp, "Halimize bak, kapı açılsa yarrağı yeriz!" dedi. Ben de, "Sen önce bu yarrağı hakkıyla bir ye de kapıdan geleni bir şekilde hallederiz!" dedim.
Sigarayı atıp boğazına çöktüm ve sikimi tek hamlede kızgın yağ gibi kaygan ve sıcacık amcığına köklediğim gibi, "Kemiklerini kıra kıra sikeceğim seni, yarrak nasıl yenirmiş öğreneceksin, fahişem benim!" deyip pompalamaya başladım. Ben siktikçe bacaklarını ayırarak, "Sik Bekirim, dağıt aşkım, hakkını veriyorsun erkeğim!" diye zar zor konuşuyor, memeleri her köklememde zıplayarak başımı dönderiyordu.
Daha da hırsla sikmeye başlamıştım ki, Ayfer annem kasılmaya ve tıpkı Huriye gibi gözleri kayarak titremeye ve orgazm olmaya başladı. Orgazm olurken o kadar yüksek sesle inlemişti ki, elimle ağzını kapattım. Kendini salıp kollarını geriye atınca, elimi ağzından çekip dudaklarına yumuldum.
Ayfer anneciğim yarı baygın halde yatarken bülbül yuvası gibi ağzını ve dudaklarını kemirerek amcığının içinde kaymaya ve zevkten zevke girmeye devam ediyordum. Koltuk altlarına kadar nereyi denk getirirsem doya doya yalıyordum. Dudaklarından sonra başladım memelerini emmeye. Memelerini emerken de daha sert sikiyordum, transa girmiş gibi durmaksızın pompalıyordum. Ama bende halen boşalmaktan eser yoktu...
Artık sıra o yuvarlak şekilli kalkık götünü sikmeye gelmişti. Sikimi amından çektiğimde gözlerini kısık ta olsa açarak baktı. Ona, "Dünyaya hoş geldin yavrum!" deyince güldü. Burnundan öpüp dizlerimin üstüne kalktım. "Hadi yavrum sıra götünde, bak amcığınla bitiremedin işi!" dedim. Sikimi kökünden tutup salladığımı görünce, gözleri yuvasından çıkacak gibi oldu ve "Hiiiii! Bekirim amıma zor aldığımı götüme nasıl alacağım bebeğim?" dedi. Ben de, "Hadi hadi, sen alamasan da ben sokarım merak etme. Bakire kız bile köküne kadar aldı, sen mi alamayacaksın?" dediğimde biraz tadı kaçar gibi oldu ama çocuksu sesiyle, "Kim bilir kimlerin karısını kızını siktin eşek herif :)" dedi.
Ben de gülerek, "Bak uzun etme, eğer bu sik boşalmadan inerse anca rüyanda görürsün bu siki birdaha!" deyince bir çırpıda arkasını döndü ve götünü yukarı dikti. Elleriyle götünün yanaklarını ayırarak, "Emrine amade erkeğim!" dedi. Manzara manyak ötesiydi, duyduklarım gördüklerim aklımı alıyordu.
Derhal eğilip nefes bile almadan göt deliğini dilleyip emmeye başladım. Arada bir amcığına iniyor, emiyor, kokluyor, kokladıkça içim gıcıklanıyordu. "Yavrum sen bu götten en son ne zaman yedin?" diye sordum. "Yıllar önce sikildi. Baban hiç dokunmadı bile. Benim de hiç içimden gelmiyordu babana götten vermek. Ama sana hayır diyecek halim yok, nasıl istersen öyle. Açıkçası ben de seninle yaşamak istiyorum bu zevki, götüm sikilecekse sen sik yeniden!" dediğinde ben gülümseyerek emmeye ve parmaklamaya devam ettim.
Göt deliği dillenmekten, emilmekten ve parmaklanmaktan gevşemiş gibi görünse de halen sımsıkı duruyordu. Tapılası bir göt vardı karşımda. Bir yandan emiyor, bir yandan parmaklıyor, bir yandan tokatlar atarak, "Ulan bu nasıl bir göt böyle amına koyayım!" diye söylenerek hem keyifleniyor, hem de Ayfer anneciğimi kıvrandırıyordum. Karının götü tokatlanmaktan ciğer gibi kızarmıştı, ama tık ses çıkarmıyor, sadece inim inim inliyordu. Resmen kuru betonun üstünde kendi pornomuzu yaşıyorduk.
Ayfer annem, "Bekirim nolur al götümü, zaten ilk siken ilk kocamdı, o da beceremedi, ama sen hakkını verirsin, sik hadi aşkım!" dedikçe benim nevrim dönüyordu. Götünü yalamayı bırakıp başının önüne geldim ve sikimi ağzına son bir cila çeksin diye dayamamla aç köpek gibi saldırması ve gırtlaklayarak sakso çekmesi bardağı taşıran son damla oldu. Kafasını kaldırıp dudaklarına öpücük kondurup, "Hazır ol bebeğim!" deyip arkasında yerimi aldım.
Elleriyle ayırdığı götünün üstüne uzanır gibi sağ elimle yerden destek alarak sikimi dayadım ve "Sakın bağırma!" dedim. Ama daha birazcık çöktürmemle iniltisi çıkmaya başladı. Ama durmak olmazdı. Kendini çok kasıyordu. Sert bir sesle, "Rahat bırak lan kendini kaşar!" dememle kendini saldığı anda öyle bir yüklendim ki, iğne deliğine giriyormuşum gibi bir hisle resmen götünü yararak köküne kadar girdim. Tüm ağırlığımı üstüne bırakmamla elimi ağzına atarak sesini kesmeye çalışsam da Ayfer anneciğim altta çığlık çığlığa inliyor, beni üstünden kaldırmaya çalışıyordu.
Tabii ki bu çabaları nafileydi. Ayaklarını ayaklarımla kilitleyip, bir elim ağzında, diğer elim saçlarındayken belimi çalıştırmaya, yavaş yavaş girip çıkmaya ve göt deliğini alıştırmaya devam ediyordum. Beton ne kadar soğuksa Ayfer annemin götü tam tersine adeta kaynıyordu. Ben ilk anda keyif almaktan çok yerimi sağlama almaya çalışıyordum.
Elimi ağzından çektiğimde, "Oğlum annen kurban olsun, nolur yavaş ol, kölen olayım Bekirim, o nasıl yarraktır öyle, nolur hareket etme!" diye yalvarıyor ama ben dinlemiyordum. Elimi tekrar ağzına götürüp, "Tükür avucuma fahişem!" dememle tükürdüğü elimi hafif geri çektiğim yarrağıma sürdüm. İşi kolaylaştırmaya ve onun da zevk almasına yardımcı olmaya gayret ederken hareketlerimi hızlandırmamla ben de zevk dalgasını hissetmeye başlamıştım.
Artık işimiz daha kolaydı. Götünden çıkmadan Ayfer annemi dört ayak domalma pozisyonuna soktum. Sikim içindeyken götünün deliğine tükürdüm. Ayger annem kafasını çevirip bana bakmaya çalıştı. Ağlamaktan dağılmış akmış makyajı, elektrik çarpmışcasına kabarmış saçlarıyla tam bir fahişe gibi görünüyordu. "Başlıyoruz anneciğim!" dediğim anda saçlarından asılarak götüne pompalamaya başladım.
Ben arkadan götüne kökledikçe, Ayfer annem, "Ayy, oyyy, yırtılıyor, nolur yavrum, nolur oğlum, nolur aşkım, yavaş sik bebeğim, ayyy!" diye inliyor ama bu sözleriyle beni daha da çılgına çevirdiğini fark etmiyordu. Saçlarını bırakıp iki elimle belinden tutup götüne bir makine gibi şak şak şak pompalarken Ayfer annem de bir elini amına atmış ovalıyordu.
Az sonra, "Ohhh Bekirim geliyorum, geliyorum oğlummm!" diye çırpınarak orgazm oldu. Doğrusu bende de hal kalmamıştı, son gayret resmen üstünde şınav çeker gibi götüne girip çıkarken dayanamayıp, "Ben de geliyorum annemmm!" deyip taşaklarıma kadar götüne abanıp kenetlendim ve boşalmaya başladım.
Bugün kaç kez olduğunu saymadığım boşalmalarımdan sonra sanki sikimden kan geliyor gibiydi. Ama tam anlamıyla bitmiştim. Kenetlenmiş halde kendimi üstüne atıp yattım. Bir iki dakika üstünde kaldıktan sonra onu da benimle birlikte yan çevirip, sol elimi altından geçirip göğüslerine, sağ elimi de karnına atarak sarıldım. 66 pozisyonunda sikim halen götündeyken boynunu kulaklarını yavaştan öpüp yalıyor, sımsıkı sarılıyordum.
Ayfer annem biraz kendine gelince, "Yarrak neymiş 42 yaşında sayende öğrendim aşkım, harika bir erkeksin, bundan sonra ne istersen, nasıl istersen öyle olacak!" dedi. Bense sessiz kalıp nefesimi kontrol etmeye çalışıyor, anın tadını çıkarıyordum.
Göğüsleri harika görünüyordu. Götünden çıkıp Ayfer annemi sırt üstü yatırıp sol kolumu başının altına koydum. Sağ elimi amcığına atarak memelerini yavaş yavaş tadını çıkara çıkara emmeye başladım. Ayfer annemse saçlarımı okşayarak yine o harika lafları dilinden döküyor, "Em aslan oğulcuğum, eeemmm, em sevgilim em, beni bitirdin, uçurdun, em aşkım!" diyerek saçlarımı ve yüzümü okşuyordu.
İki parmağımı tükürükleyip amcığına sokup porno filmlerdeki gibi deli gibi sarsmaya titretmeye başlamamla Ayfer annem de son kez zevke gelmişti. Bacakları arasında elimi sıkıştıra sıkıştıra gözleri kayık halde epilepsi hastası gibi titreyerek ve değişik sesler çıkararak orgazm oldu.
Parmaklarımı amından çıkarıp am suyunu iştahla yalayıp parmaklarımı ağzına yüzüne sürerek, "Hadi orospum kalk gidelim, viski içelim!" dediğimde, sırıtarak, "Olur sikicim, hadi gidelim!" dedi. Kalkıp onu da kaldırdım ve toparlanmasına yardımcı oldum. Onu önden gönderirken götüne son bir şaplak atıp uğurladım ve ben de üstümü giyinmeye başladım :)
(Bekir)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: