Şansım Döndü! (3) (Bekir 37 Y., Eskişehir)
Tuvalete girip aynaya baktığımda kendimi tanımıyor gibiydim. Tek hissettiğim üzerimdeki inanılmaz yorgunluktu. Bacaklarım dahil tüm vücudum tir tir titriyordu. Yüzümü yıkayıp kabine girip işemeye çalıştım, ama nafile. Pantolonumu çıkardım, bolca peçete alıp sikimi buz gibi suyla tertemiz yıkadım. Sonra giyinip kabinden çıktığımda aynada kendimi biraz daha iyi gördüm. Ama yüzüm gülmüyor, gözümün önüne beni terk eden ilk ve son sevgilim Melike'nin taş gibi minicik götü gelip duruyordu.
Bu siktiğim karıların götleri böyleyse, 16 yaşındaki sevgilimin götü ne tatlıdır diyordum. Amcığın, götün, hatta 3'lü seksin bile tadına varmıştım. Artık aklımda sadece ve sadece am ve göt sikmek vardı :) Ex sevgilim Melike'ye dair planlar yapmak geçiyordu aklımdan. Şansım dönmüş, olağanüstü bir dönüşüm yaşamış ve açıkçası herkesi sikebilecek gücü ve cüreti kendimde görüyordum. Bunun peşinden gitmeyi kafama koymuştum artık. Bu düşüncelerle tuvaletlerden çıktım, salona döndüm.
Midemin kazınması yüzünden sigara dahi içmek istemiyordum. Gamze ablalardan da ses çıkmamıştı. Neyse ki çerkez kınasıydı ve her yer yiyecek içecek doluydu. Açık büfe gibi düşünebilirsiniz. Kendime bir tabak yiyecek yapayım derken küçük kardeşimi gördüm, yanına bir kızı almış beraber meyve tabağı yapıyorlardı. Kendi kendime (Helal olsun sana çocuk!) deyip gururla yanlarına yanaşıp, "Afiyet olsun gençler!" dedim gülümseyerek. Biraz utandılar ama gülümseyerek teşekkür ettiler.
Kendime üç büyük dilim çok leziz görünen kek, yanına çay ve su aldım. Ama ortam hakikaten çok hareketli ve gürültülü olduğu için orada duramadım ve kendimi bahçedeki kamelyaya attım. Az sonra karnım doymuş, üstüne sigaramı yakmış, çayla birlikte keyifle içerken, içimden, (Yarrağı yedin Melike!) diyor, kendi kendime sırıtıyordum.
Derken telefonum çaldı, ama kayıtlı olmayan bir numaraydı. "Efendim?" diyerek açınca karşımda kısık sesle konuşan bir hatun vardı. Ona, "Sesiniz gelmiyor hanımefendi, kimi aradınız?" deyince ses biraz daha yükselerek, "Şey ben Meryem, nasılsın Bekir, neredesin, seni göremedik te aramak istedim, ne yemek istersin?" dedi. Ben de, "Canım ben o işi hallettim. Kamelyada oturuyorum, siz biraz takılın, kendimi toparlayayım haberleşiriz!" dedim. Meryem biraz bozulsa da, "Tamam canım, ama numaramı kaydet lütfen!" dedi. "Tabii ki kaydederim bebeğim, merak etme, öpüyorum çok!" deyip kapattım ve hemen kaydettim.
Göt sikmek fena felaket zevkli bir şeydi, ama siktiğim ilk amcığın sahibini unutmam veya göz ardı etmem asla mümkün değildi. Kaldı ki Meryem harbiden çok güzel kızdı. Hele ki koca götü, offffff, çok iyiydi çoook! Onu her zaman elimin altında tutmayı becermem gerekiyor diye düşünüyordum. Ama şu an aklımda iki şey vardı, biriincisi daha fazla içmek, diğeri de mümkün olan en kısa zamanda Ex sevgilim Melike'nin götünü çatır çutur sikmekti. Tabii bu süreçte denk gelen olursa veya elime düşmeye müsait kim varsa affetmeden sikecektim :)
İkinci sigaramı yakıp içeri doğru yürürken abim aradı, "Napıyorsunuz len? Eve dönmek isterseniz sizi götürmeye geleyim, sakın kimse içkili araba kullanmasın!" dedi. Ben de, "Yok abi daha ne dönmesi, ortam daha yeni ısınıyor. Ha belki yengem eve gitmek isterse bir sorayım, sen aradın mı yengemi?" dediğimde, "Yok aslanım seni aradım ilk. Bir yokla bakalım, eve gitmek isteyen var mı, duruma göre haber ver!" dedi. Ben, "Abi istersen sen de gel, ortam çok güzel!" deyince, "Aman eksik kalsın, ben okey oynuyorum, ne kadar geç dönmek isterseniz o kadar iyi olur benim için!" dedi. İçimden (Ohh be!) deyip, "Peki abiciğim!" dedim ve kapattık. Bu sefer içeriye yengemi ve Ayfer annemi bulmaya girdim.
Oturduğumuz masasa yoklardı. Derken Sema ablamı görüp, hiç samimi olmadan, "Annenle yengemi gördün mü?" diye sordum. Gözlerine dahi bakmıyordum. Sema ablam, "Ya onlar tuvalete gittiler, gelirler şimdi. Gel istersen, ben de masaya gidiyordum, oturalım!" dedi, ama ben cevap vermeden yürüdüm geçtim.
Protokol masasında Gamze ve Meryem isimli büzükdaşları iştahla karınlarını doyururken gördüm, ama onlar beni görmedi bile. Gözüme sert kırmızı biralar ilişti bir an. O biralar kafamı harbi iyi yapıyordu. Ulan olan oldu, çakayım iki tane bira ve geceyi kapatayım amk diye düşünüp bir tane büyük soğuk bira alıp içtim. Anasını satayım harbi iyi gelmişti. Kafam yeniden güzel olmuştu. İkinciyi içmeye götüm yemedi. Midem çok hafifti, her an kusabilirdim, en iyisi oturmak derken Ayfer annemle yengem göründü.
Ayfer annem hemen atılıp, "Oğulcuğum ne oldu sana böyle, iyi misin?" dedi. Ben, "İyiyim iyiyim, çok içtim, ama asıl şu amk birası çarptı. Beni boş ver anneciğim, siz ne durumdasınız? Abim aradı, içkiliyken araba kullanmasınlar dedi, isterseniz sizi götürmeye gelecek, ama okey oynuyormuş, ne kadar geç olursa o kadar iyi dedi. Yani top sizde. Ben gecenin sonuna kadar buradayım!" deyince yengem sinsi sinsi sırıttı.
"Eee ne diyorsunuz?" dediğimde, yengem, "Benlik sorun yok, ama sen bilirsin anneciğim!" dedi. Ayfer annem de, "Yani bilemedim, baban evde arkadaşlarıyla içiyormuş, keyfi yerinde, eve gitsek ortamı bozulacak. Madem Adem okey oynuyor, bırak oynasın, çok sıkılırsak arabayı burada bırakır taksiyle döneriz!" dedi.
Güzel ve sexy olduğu kadar çok ta asil ve çok mantıklı kadındı Ayfer annem. Kolay kolay arıza çıkarmıyor, durumu hemen yönetiyordu. Bana, "Hadi sen bir gel benimle, elini yüzünü yıkayalım, iyi görünmüyorsun, kireç gibisin. Hatta kontrollü bir kus, rahatla istersen!" der demez midem kalktı ve koşar adım duvar dibine gidip kusmaya başladım amk. Ayfer annem de yanı başıma gelmiş, ensemi tutuyor, mendille alnımdaki teri siliyordu. Ulan harbi çok anaç, çok iyi bir kadındı Ayfer annem. Ama kafamı çevirince gördüğüm manzara beni yeniden çarpmıştı. Öne eğildiğinden straplez elbisesinin sözde yakası öne aktığı için sağ memesinin ucu dışarı çıkmıştı. (Offf, ne manzara amk!) dedim.
O kafayla içimden söylemem gereken o cümleyi sesli bir şekilde dile getirmişim. Ayfer annemin de bunu duyması ve kendi meme ucunu görmesiyle o da kendi çapında bir şok yaşadı ve hemen toparlandı. Kusmam bitince ben de doğruldum. Verdiği mendille ağzımı sildim ve "Yaa sen benim kusuruma bakma annem, iyi ki varsın!" deyip sarıldım. Onu alnından öpüp tuvalete gideceğimde, "Aslan oğlum benim!" deyip sırtıma iki kere vurup beni uğurladı.
Ama gel gelelim ki sikim yeniden uyanmış sayılırdı. Tek avuntum, bu rezil halimi yengem olacak kadının görmemiş ve duymamış olmasıydı. Tuvalette elimi yüzümü yıkadıktan sonra çözmem gereken asıl olay, yengem neye istinaden öyle sırıtmıştı. Nihayetinde ona karşı dikkatli olmam gerekiyordu, çünkü o benim bir tanecik abimin karısıydı, ona öyle kafama göre saygısızlık yapamazdım.
Gamze ablayı siktiğimi yengeme üvey ablam olacak kaşar Sema mı, yoksa ekürisi kaşar Ela mı, yoksa ikisi birden mi söyledi acaba diye sordum kendime? Çünkü diğer ihtimaller çok zayıf kalıyordu. Veya Aslı dangalağı kendi kendine başka birşeyler mi geveledi derken kendime iyice gelmiştim. Bu sefer sağlam kafa biramı içecektim, ama Ayfer annemin o pes pembe meme ucu gözümün önünden gitmiyordu.
Halim haraptı, içimde boxer yok, kaç posta boşalmış, taşaklarım büzüşmüş haldeyken halen aklımda neler neler vardı. Neyse ki bu tarz kına geceleri çok uzun sürer, bazen ertesi güne sarktığı bile olurdu. Abimin de gelmeyecek olması beni olası yeni bir sikiş konusunda heyecanlandırmaya yetmişti. Gamze ve Meryem zaten cepteydi, ama daha kimi götürürüm diye düşünürken bizim oğlanlar beni bulup, "Lan neredesin yarrak kafası, seni arıyoruz, telefonun meşgul!" dediler. "Eee buldunuz amk, hayırdır?" dedim. Onlar da sanki büyük bir olaymış gibi, "Oğlum vodka yürüttük, hep birlikte içeceğiz!" dediler.
O an artık kuzenlerimle ve yaşıtlarımla aramızda dağlar kadar fark olduğunu anlamış oldum. Kuzenim Murat'a, "Oğlum ben bira içeceğim, vodka beni sarmıyor!" desem de, "Gel lan sağlam bir duble enerjiyle içersin, sonra birayla cila yaparsın!" diye ısrar etti. "OK!" deyip kamelyaya çıkınca bizim oğlanları o kadar da küçük görmemem gerektiğini anladım. Benimle birlikte 7 erkek, ama 6 kız, ortada iki büyük şişe vodka vardı. Ancak kızların ikisi bizim salak kuzenlerin bacısıydı. Bacılarını şimdiden içki masasında millete meze yapacaklardı anlaşılan. Bunların babamdan pek farkı yoktu, bunlar da göreceli gavattı artık :)
Murat bana, "Seni anca bu keser kuzen!" diyerek büyük uzun pet bardağın yarısına vodka doldurdu, üstünde bir o kadar enerjiyi çakınca, ben (Aha oğlum Bekir, şimdi kafa oldun amk!) diye düşündüm. "Şerefeeee!" diye gülüşerek bardakları çaktık. Gözüm (kuzenlerimin bacıları dahil) kızların memelerinde ve götlerinde gezinirken espriler yapıyor, fena eğleniyorduk. Sonra aklıma Gamze abla ve Meryem geldi. Aradım ve "Gelin, gelirken de bana kırmızı bira getirin. Burada ortam güzel, kızlı erkekli grup halinde vodka içiyoruz!" dedim. "Emredersin erkeğim :)" dedi. Ben tabii içten içe sırıtıyor ama mevzuyu Murat'a belli etmiyordum.
Ortam harbi hoşuma gitmişti, eğilip Murat'a sordum, "Oğlum bu kızlar ne iş, bu oğlanların bacıları mı?" diye. Kuzen de, "Heee kanka!" dedi. Kuzenin gözlerine bakıp, "Senin kuracağın ortamı sikeyim kuzen. Bacılarla içki mi içilir amına koyayım, şunların haline bak, hepsi ateş gibi. Kafalar güzel olunca ne olacak, şişe mi çevireceksiniz?" dememle suratı asıldı ve bana çok bozuldu. Bense elimdeki ernerjili vodkayı içemeye devam ederken benim sikimin minik kuşları uzaktan ellerinde poşetlerle göründüler. Kuzene Gamze ablayla Meryem'i işaret edip, "Bari ablalarımız başımızda dursun da kimse kimseye ilişmesin!" dedim sırıtarak :)
Gamze abla gülümseyerek, "Ooo gençler, helal size, en iyi siz eğleniyorsunuz valla!" diye çok samimi giriş yaptı. Sonra birer bardak vodka da onlar aldılar. Gamze abla, "Merak etmeyin, bir şişe daha var, benden size kıyak!" deyip getirdiği büyük vodka şişesini ortaya bıraktı. Ben tabii gözümü Meryem'den ve Gamze abladan alamıyor, biraz içelim de şunları evire çevire sikeyim hesabı yapıyordum. Çünkü dğer kızları o ortamdan kaldırıp sikmem mümkün değildi veya yatırım yapmaya da değmezlerdi. Hazır sikime tapan hatunlar varken macera aramayacaktım, en azından şimdilik ve o ortamda.
Gamze abla kızları kaynatırken Meryem de beni kesiyor, gülüyor, içiyordu, herkesin keyfi yerindeydi. Ben zar zor bardağımdaki vodkayı bitirince kırmızı biraya uzandım, ama kolumu tutan Gamze abladan, "Yooook!" diye beklenmedik bir tepki geldi. Ben de gözlerine bakıp kaşlarımı hafif kaldırınca mesajı alıp, "İyi bakalım paşam!" dedi. Ben birayı havaya kaldırıp, "Hadi millet, çakmayan top olsun!" dememle bir kahkaha koptu ve bardakları kaldırıp büyük birer yudum aldılar.
Ortam hızlanıyor, sikim harbi harbi kalkıyor, sikişme moduna giriyordum. Derken telefonuma seri mesajlar düşmeye başladı. Mesajlar kuzen Aslı'dan geliyordu. "Kalbimi çok kırdın!" , "Ne yaptığını bilmesem de anlayabiliyorum!" , "Beni çok pis ektin!" , "Keyfine bak, bana cevap ta verme!" falan diyordu. İçimden (Hay anasını satayım!) derken yüzümdeki sıkıntıyı okuyan Gamze abla kertenkele gibi yanıma yanaşınca inceden telefonu gösterdim. Gamze abla gülerek koluma çimdik atıp, kulağıma, "Ben sana dedim oğlum, Aslı'nın senden yiyeceği var!" dedi. Ben de onun kulağına, "Aslı'yı boş ver şimdi, yok mu sikebileceğim başka bir karı, eğer yoksa ikinizi gezdirip geleyim bir tur daha!" dedim.
Gamze abla saçlarını geriye atıp gözleriyle beni sikercesine bakıp, "O da olur, ikinci dediğin de olur. Ondan çok ne var!" dedi. Onun öyle demesiyle ben coşmuş halde birayı kaldırıp, kuzenlere, "Hadi len topikler çakın bir daha!" dedim. Bizim salaklar da, "Şerefeeee!" deyip yine gaza geldiler, ama hızlı gittiklerinin farkında değillerdi. Ben birayı emercesine içiyordum, çünkü enerjili vodka hakikaten vurmuştu beni. Gerçi yıkılmamın imkanı yoktu, ama yine de olası sikişi düşünmem gerekiyordu.
Derken yine sıkışmıştım. Kuzene, "Murat kanka, ben işemeye gidiyorum, gelirim yine!" deyip ortamdan ayrıldım. Telefonu alıp hemen Aslı'ya, "Güzelim haklı olduğun yer var, ben senin gönlünü alırım, canını sıkma, yerim götünü!" diye mesaj attım. Tuvalete girince mesaj geldi, ben Aslı'dan beklerken çizgi amcıklım Meryem'den geliyordu. "Murat senin biranın yarısını döküp içine vodka koydu, haberin olsun aşkım!" yazıyordu. İçimden tam Gamze ablaya (Niye müsaade etti amk!) diye küfür edecekken, "Gamze söyledi, ben görmedim aşkım!" diye bir mesaj daha geldi. İçimden (Ulan yarrak sen nelere kadirsin!) diyerek işedim.
Tuvaletten çıkınca full motivasyon kamelyaya döndüm. Direkt birayı alıp 3-4 sert yudum aldım ve "Kuzen harbi kral adamsın!" deyince Murat pis pis güldü. Ama hemen ardından, "Bu kahpeliği senden başka kimse yapamazdı, ortam müsait olsa şu vodka şişesini götüne sokardım. Ya özür dile, ya da seni bacının önünde sikerim!" dedim gözlerine bakarak.
Murat, 1.70 boyunda çelimsiz bir piçti. Benden it gibi korkardı. Benden bir yaş büyük olmasına rağmen, "Abi özür dilerim, şaka yapmak istedim!" dedi. Ben de, "Benim de sana şaka yapmamı ister misin lan piç?" diye sesimi yükseltince herkes sustu. Murat, "Yapma abi nolur, istemem, ben gidiyorum!" dedi. Arkasına bakmadan, bacısını (ki bacısı 16 yaşında, yani yarrak yemeye müsaitti artık benim gözümde) orada bırakıp siktir olup gitti. Aynı okulda olduğumuz için, benim elime aldığım kişiyi nasıl ağız burun kırıp bir kenara attığımı çok iyi biliyordu Murat, çünkü film koptu mu vicdan da kopuyordu bende. Aksi halde son derece saygılı ve seviyeli bir adam olduğumu da en iyi bilenlerden birisidir. Ama artık olan olmuş, sigortamı attırmıştı piç.
Ortama, "Eee gençler, devam etmiyor muyuz yaa?" deyip tekrar biramı kaldırdım. Ama gözümdeki hırs ve sinir herkese geçmiş olacak ki, kuvvetli bir, "Şerefeeee!" gelse de bir tık keyifler kaçmıştı. Ortama ufak bir açıklama gereği hissedip, "Keyfiniz kaçmasın diye yaşandı biraz önceki şeyler arkadaşlar, eğlenmenize bakın, kafanızı yaşayın!" deyince kendi bacısı dahil herkes kafasıyla onaylayıp içeriden gelen müziğe ritim tutmaya devam ettiler...
Gamze ablaya piç Murat'ın bacısını kafamla işaret etmemle, sebebini benden başka kimsenin anlamayacağı, bana göre meşhur olan şuh kahkahasını bastı. Ama bu kahkahayı kimse de garipsemedi, hatta herkesin hoşuna bile gitti denebilir. Benim kafa artık güzel olmuş, tam anlamıyla sikişme moduna girmiştim. Diğer kuzen ve arkadaşlarla konuşuyor, milletin bacısını kesiyordum. Aksi gibi, kızlardan hem bana, hem diğer oğlanlara rahat rahat bakanlar ve iş atanlar bile varken, Gamze abla yanıma yanaşıp, "Gezmeye gidelim mi?" dedi.
Ben heyecanlanıp (arkamızda kimse var mı diye kontrol ettikten sonra) kimseye çaktırmadan elimi götüne attım ve "Olur ablammm, hadi gezelim!" dedim. Gamze abla beni şaşırtarak, "Ama Meryem'i sallamamız gerekir, ayarlayacağım karıyı görmesin!" dedi. Ben de, "Ama sallarsak bozulmaz mı?" dediğimde, "Bozulursa bozulsun. Kime ne anlatabilir ki? Merak etme, Meryem akıllı kız, senden de çok etkilendi, çenesini tutarsa seni kaçırmaz!" deyince sırıttım :)
Gamze ablaya, "Eee, nereye gidiyoruz?" dediğimde, "Babamın arabasını yakmak gerekecek bu geceden sonra!" deyip yine kahkahayı bastı, ama bu sefer ben de kendimden geçercesine gülerek ona katıldım.
Konuşmalarına bakınca Gamze ablanın da kafasının güzel olduğunu anlamak zor değildi, ama çok yakışmıştı bu güzellik ona. Yeniden kulağına eğilip, "Bu kafayla başkasını değil de seni siksem çatır çutur, istemez misin? Hem amcığının kilidini de ben kıracakmışım gibi hissediyorum!" deyince gözlerime baka kaldı.
Bu arada ortamdaki gençlerin de kafa güzel olmuş, herkes birbiriyle konuşuyor, şakalaşıyor, yer değiştirenler, tuvalete gidip gelenler derken ortamda harika bir trafik vardı. Belli ki Murat kahpesi dengeyi bozuyormuş diye düşündüm, çünkü bacısı bu hızla giderse bir kenarda köşede kendini siktirmeye fazlasıyla meyilliydi.
Sonra Meryem de yanımıza gelip, "Ya kıskandım, ne kaynatıyorsunuz fısır fısır?" deyince ben dayanamayıp güldüm ve "Arabaya yeni kısmet çıktı güzelim. Ama söz, gücüm kalırsa sizinle de son bir 3'lü tur daha yaparız!" dedim. Gamze abla yandan belimi çimdiklerken, Meryem gayet içten bir şekilde gülerek, "Yaaa bu nasıl güzel kafa böyle, keşke ben de burada yaşasaydım. Neyse ki bir hafta daha burdayım :)" dedi.
Meryem'in olaya öyle pozitif yaklaşması bizi rahatlatmıştı. Gamze abla, "Hadi artık kaçalım, işimiz var!" deyince, ben, "Ablam siz önden gidin, ortam hazır olunca bana mesaj at, benim 3-5 dakikalık işim var!" dedim. Gamze abla, "Oğlum şimdi karışma kimseye, sonra ne yapacaksan yaparsın!" dedi. Ben, "Merak etme ileri gitmeyeceğim!" deyip Murat'ın bacısı Güler'e seslendim, "Bir baksana kuziiii!" diye. (Bu arada bunlar benim halamın çocukları). Güler de, "Geliyorum kuzi!" dedi. Meryem, Gamze ablanın kolundan çekiştirip, boş bulunarak, "Şey derdine düşüp kınayı unuttun bak, bu oğlana bizim gücümüz yetmez, hadi gidelim!" deyince nasıl kahkaha attık anlatamam :)
Onlar gidince Güler yanıma geldi. Güler'e, "Aşkolsun kuzi, bir sarılmak yok mu?" deyince, "Yaaa var var, hem de çok var, ama abime biraz ayıp mı ettin sanki?" dedi. Ben de, "Birana işesem sonra şaka yaptım desem naparsın Güler?" dedim ciddiyetle. "Yok ya işememiştir, işedi mi?" deyince, "Yok işemedi, ama vodka katmış. Şu ortamda bir farkı var mı onun bu yaptığının?" dedim. Güler, "Aslında evet haklısın, ama benim de abimden yana olmam lazım, anla beni!" demesiyle, "Canım kuzim benim, nasıl da işini bilirmiş!" dedim tebessüm ederek. Aramız ısınmıştı. Güler, "Eee çağırdın geldim, ne diyeceksin?" dedi. Onu şöyle bir baştan aşağı süzüp, "Ateş gibi olmuşsun kız, güzelliğin yakıyor ortalığı. Yarım saattir seni izliyorum, kafan iyi oldu, sakın kırdırma cevizini!" dedim gülümseyerek.
Güler, "Yaa teşekkür ederim, gerçekten güzel olmuş muyum?" diye sordu. "Valla başkalarını bilmem ama benim dibim düştü. Neyse, şimdi işim var, sonra konuşuruz. Sen yine de dikkatli ol!" dediğimde hafiften sarıldı. Ama kalkık sikim vücuduna değince sarıldığına anında pişman oldu ve "Oha oğlum lan, bu ne?" dedi. Yazık garibim sikim kendisine kalktı sanıyordu. "Kızım ben ne anlatıyorum, sen ne soruyorsun amına koyayım!" dedim. "Sus küfür etme!" dedi gülümseyerek, ama aklının sikimde kaldığı her halinden belli olmuştu. Çenesi hem çok tatlı hem de çok düşük bir kızdı, ama o da kendi çapında bir makine sayılırdı, eti butu yerinde, hafif dekolteli, diz üstü ama boyundan bağlı enteresan elbisesiyle memeleri dalda sallanan armut gibiydi resmen.
Sarılmayı bırakıp, "Eee, nereye gidiyorsun, ne işin var bakayım?" diye imalı imalı sordu. "Bir tane kırılacak ceviz var!" dememle, "Ohaaaa! Kimmiş?" dedi. Ona, "Uslu durursan sonra anlatırım!" deyince gözleri parladı hemen, kolumu tutup, "Söylesene kimmiş, ben heyecandan duramam, nolur yaa!" dedi. "Kızım bak uslu dur, uslu durmazsan senin cevizini kırarım!" deyip götüne doğru baktım ve birşey demesini beklemeden, "Hadi eğlencene dön!" deyip elimi beline atarak (bana göre ortamdan onu koruma amaçlı) yanağından öptüm ve hızlı adımlarla tuvalete elimi yüzümü yıkamaya gittim yine.
Kafam güzel olmuş, abimin tabiriyle kendimi tam 'Yankee' gibi hissediyordum. Kimi denk getirirsem bu sikten nasibini verecektim. Kadınları inletmek, zevkten delirtmek beni başka boyuta getirdi diye düşünürken mesaj geldi. Mesaj Güler'den idi, "Senin yüzünden kafam allak bullak oldu, keşke gitmeseydin diyeceğim ama gittin bile kuzen!" yazmış üzgün emoji ile.
Aklım olanları almıyordu. Ulan madem ben böyle bir cevherdim de niye daha önce kimseyi bulamadım, niye bu Melike orospusu beni terk etti diye hayıflanırken Gamze abla aradı. Telefonu açıp, direkt, "Napıyoruz aşkım?" dediğimde önce bir an sessiz kaldı, sonra, "Ya beni aramışsın, yeni gördüm. Ben de Huriye ablayla sigara içmeye kaçtım!" dedi. Ona, "Abla ben de sigara içelim mi diye aramıştım!" dedim. "Olur olur, da bize biraz zaman ver, haber veririm!" dedi. Ne olduğunu pek anlamasam da, "Tamam yavrum haber ver!" deyip kapattım.
Acaba bir bira daha içsem mi, ne yapsam derken Ayfer annemlerin masaya uğradım. Baktım dans etmekten ve içmekten yorgun düşmüşler. "Ne oldu size böyle yaa?" diye enerjik bir giriş yapmamla büyük yuvarlak masadaki herkes bana baktı. Ekip tamdı, bir kardeşim yoktu, ama iş üstünde olduğunu bildiğimden sormadım bile. Ayfer annem bana imalı imalı bakıp, "Gel bakalım şöyle oğulcuğum!" deyince, "Buyur anneciğim!" deyip yanına iliştim. Beni yanındaki sandalyeye oturttu ve o da tıpkı Aslı gibi, ama daha açık ve hoş bir dille, "Anlaşılan senin Kartal yuvaya sığmıyor!" dedi gülümseyerek. Resmen kalkık sikimi kast ediyordu :)
Ben de samimi ve hafif mahcup bir şekilde, "Yaaa anne, sen bari yapma, elimde olsa böyle mi gezerim?" dedim. Kafamın güzel olduğunu bildiği için, "Tamam tamam, delikanlı adamsın, hır gür çıkarmadan ne yapıyorsan yap, benim oğlan gibi olma!" deyip kafasını sallayıp sigarasına uzandı. Ben, "Hayırdır yaa, ne alaka? Aman haaa, sakın, yoksa... şey mi?" dediğimde bir kahkaha attı. Ben hemen çakmağı alıp ağzındaki sigarasına uzatıp yaktım.
Sigarasından derin bir fırt çekip dumanı üfledikten sonra, "Yok, daha o kadar olmadı, ama bu hızla giderse üniversiteyi bitirmeden o yola girer herhalde!" dedi üzgün suratla. Ben gayların psikolojisinden hiç anlamadığım için, "Sorun ne ki, neden yani?" diye sorunca, "Anlatmıyor ki sıpa, çok içine kapanık. Sema'nın tam tersi oldu çıktı. Babaannesi bir kere eve kız getirdi dedi, ama devamını görmedik, duymadık!" deydi. Ben de, "Valla ne diyeyim anneciğim, tadını alsa bırakamaz. Gerekirse bir kardeşlik yaparım ona!" dedim sırıtarak :)
Ayfer annem, "Vaaay, benim paşama bak sen. Len yaşın kaç başın kaç? Ne ara halt yedin de haberim bile olmadı. Ben de kendimi zeki kadın sanırdım, görüyor musun, seni şeytan seniii, demek saman altından su yürütüyorsun haaa?" deyince, "Bir ara anlatırım!" dedim yine sırıtarak :)
Bu arada telefonuma mesaj geldi, büyük ihtimalle Gamze abladan gelmişti. Ayfer annem kesin kafasını uzatır okur diye açmadım yanında. Ama o da merakla bekliyordu, ki, "Eeee açsana, mesaj kimdenmiş, ne diyor bir görelim!" dedi. Ben de, "Anneciğim, yüzüme bak bakalım, ben de o göz var mı?" dedim gülerek ve birlikte kahkaha attık. Çok eğlenmiştik kısa sürede. Tam o harika meme ucu faciasına hiç değinmeden kalkacğım derken, Ayfer annemi şeytan dürtmüş olacak ki, "Ama biz sırdaş sayılırız, değil mi?" dedi. Gözüyle memesini işaret edince gözümü göğüslerine dikip kalmışım.
Dizime vurup, "Hadi kalk kalk, bekletme mesaj atanı. Sonra konuşuruz!" demesiyle kendime geldim, ama kalbim duracak gibi oldu. Gözüne baka kalıp, hayatımı 5 saniyede sorguladım. Ama zoruma gidecek hiçbir şey bulamadım ve "Evet haklısın anneciğim, daha konuşacak çok şeyimiz var!" deyip, oturduğu için yukarı sıyrılan elbisesinden açıkta kalan bacağına elimi koyup hafifçe bacağının iç kısmını sıkıp bırakıp kalktım.
Biraz uzaklaşıp arkamı döndüğümde bana sinsi sinsi bakarken gördüm ve telefonu açıp Gamze ablanın mesajını okudum. Tıpkı Meryem'in ön hazırlığındaki gibiydi :) "Bak bebeğim, bu kadının adı Huriye, 34 yaşında, ama son 10 yılda 10 kere yarrak yememiştir. Kocası olacak piç bunu evde çocuklarla bırakıp başka kadına ev açtı, kadını boşanmaya ikna edemediği için kağıt üstünde halen evliler, ama neredeyse son 3 yıldır ayrılar. Kadını görünce sakın şaşırma, kadın başörtülü. Ama genç kız gibi, amı götü memeleri yerli yerinde, taze ve bakımlı. Evire çevire sikersin. Ama gelirken elinde iki bira olsun, sanki benim yanıma geliyormuşsun gibi. Bu kadar bilgi sana yeter, gerisi dilinde ve belinde. Hem bakarsın belki ben de katılırım, 3'lü yaparız!" demiş. Hemen ardından bir mesaj daha geldi, "Ahahahhahaha, son yazdığım şaka şaka :)" diye.
Ben de, "Anlaşılan yangın var, itfaiye hortumuyla geliyorum :)" diye mesaj attım. Bir mesaj daha geldi, "Huriye'nin götünü sikecek olursan Meryem'in Bebe yağını arabada unutmuşuz :)" diye. İki şişe bira kaptım hemen. Ayfer annemden aldığım gazla hızlı hızlı sigara içtiğimiz o duvar dibine giderken kendi kendime gülüyor, helal olsun Gamze ablaya diyordum.
Köşeye yaklaştığımda ordalardı. Huriye denen kadın, topuklu ayakkabıyla yaklaşık 1.75 cm civarında, leopar desenli pileli diz hizasında eteği, üstünde hafif kısa ve bel hizasında biten krem renkli bir gömlek ve başında etekle uyumlu açık kahve rengi eşarp, bacağındaysa açık renk muhtemelen diz altı çorap ve krem renk yüksek ince topuklu ayakkabılar ile uzaktan harbi çıtıra benziyordu. Yaklaşıktıkca da daha sexyleşiyordu gözümde. Veya ben sikişme sevdasıyla öyle görüyordum artık :)
Bir elimde iki şişe bira, diğer elimde sigara içerek yavaş yavaş yürüyordum. Yanlarına vardığımda, bilmiyormuşum gibi Gamze ablaya, "Aaaa, ablam madem arkadaşın var niye 3 bira istemedin, bak sana ayıp olacak şimdi!" deyip birayı daha adını bile sormadan, tokalaşmadan, Huriye'nin sol eline uzatmamla gayri ihtiyari tutup aldı. Gamze abla, "Ne arkadaşı Bekir? Ablam o benim, ablam!" dedi.
Ben de, "Yav beni kandırma, senden genç duruyor ablan!" diyerek Huriye'ye elimi uzatıp, "Merhaba, ben Bekir!" dedim tebessümle. Gururu okşanan Huriye de, "Merhaba, ben Huriye. Ama üzülerek söylüyorum ki Gamzeciğim haklı, aramızda kan bağı olmasa da ablası sayılırım!" deyip gülümsedi. Ama elini bırakmamıştım henüz ve "O zaman senin şerefine Huriye hanım!" deyip şişesine kendi şişemi tokuşturdum. Elini bırakıp biramdan bir yudum almamla Huriye de kendi birasından içti. Başörtülü kadın 10 saniye önce eline bira tutuşturan adamla şişe tokuşturup içmişti bile amına koyayım.
Ben Gamze ablaya gülümseyerek, "Tamam tamam kıskanma!" deyip kendi biramı uzattım ve "Hadi sen de iç bir iki fırt, nolur noolmaz bir yerin şişmesin!" dedim ve hep birlikte güldük. Sonra Gamze ablaya, "Yav napıyorsunuz bu kuytu köşede, pek tekin değil sanki buralar, sizi kaçırmasınlar sakın!" diye gülerek sormamla, "İkişer bira içtik, canımız birer bira daha çekti, senden başka kimseden de isteyemem diye seni aradım. Sen de eksik olma, emzikle veriyorsun!" dedi.
Ben de, "Aşk olsun ablam!" deyip şımarık surat yapınca yine gülüştük. Birayı Gamze ablanın elinden kapıp Huriye'ye, "Çak!" deyip yine şişeleri tokuşturduk, yine diktik ikişer üçer yudum daha. Huriye iki eliyle sıkı sıkı tutuyordu şişeyi, belli ki heyecanlanmıştı. Yakından harbi çok sexy hatundu, göğüsleri dolgun, götü çıkık, yüzü güzel, ince dudaklarını kırmızı rujuyla sexy ve belirgin hale getirmiş, sikilesi bir hatundu. Gözlerimle kendisini siktiğimin farkındaydı.
Gamze ablaya şaka yollu, "Eee, beni sadece kuryelik yapmam için çağırmadın herhalde?" dedim. Gamze abla da, "Oğlum kafan zaten barut gibi, ver de şunu ben içeyim!" deyince, ben Huriye'ye dönüp gülümseyerek, "Ne diyorsun, sence vermeli miyim?" dedim. Huriye'nin, "Aman ver emziğini de ağlamasın!" deyip gülerek şakayı devam ettirmesi hepimizin hoşuna gitmişti.
Ben de gülerek uzattım şişeyi. Gamze abla birayı içerken, ben, "Biz de Huriye hanımın birasını ortaklaşa içeriz!" dememle Huriye, "Sen iste, tabii ki içeriz!" deyip şişesini kibarca uzattı. Sırf aynı şişeden içiyor olmak için alıp iki yudum içtim ve Gamze ablaya, "Senin biran bu kadar tatlı değildi valla, çatla!" dedim ve yine hep birlikte gülüştük...
Huriye'nin kafası karışmış, hem gülüyor, hem anlamaya çalışıyor, hem de içiyordu. Şakalaşmalar, takılmalar, gülüşmeler falan, bir anda sıcacık bir ortam oluşmuştu.
Artık gol atma zamanı gelmişti. Gamze ablanın gözlerine bakarak, "Niye buradasınız harbiden? Yazık, ayaklarda topuklularla dikiliyorsunuz bu sidik kokan çamurlu çakıllı yerde. Yok mu daha tenha rahat bir yer, birkaç şişe bira daha getireyim, rahat rahat içelim!" dedim . O da, "Ben çok kalamam, içeriye bakıp gelmem lazım, ama Huriye ablamın canı isterse size iki şişe daha yollarım!" dedi.
Ben Huriye'ye bakarak, "Gamze abla bana bilerek sormadı, bana kalsa üçer şişe daha içmek isterim seninle, ondan sana sordu!" deyince Huriye sadece sırıtarak kaldı. Gamze abla, "Gerçi bira da sıkıştırır!" deyince, Huriye, "Yaaa ben rahatım, gelmeden önce WC'ye uğradım. Aslında oturacak yer olsa, sen gelene kadar Bekir'le sohbet ederiz gibime geliyor..." dedi nazlı nazlı.
Kendi ağzıyla işeyip geldiğini ve devam edebileceğini söylemişti, yani ok yaydan çıkmıştı artık. Bu sefer ben Gamze ablaya, "Eee kimi kurye yapacaksın?" deyince, "Bulurum ben merak etme!" dedi. Ben de, "Abla gönder de, nerede içeceğiz, hadi sen ben neyse de, Huriye hanımı başörtüsünden dolayı ayıplamasınlar?" dediğimde, Gamze abla, "Müteahhiti ben değilim ya amına koyduğumun tesisinin! Girin babamın arabasına için, ne olacak, açın camı bira sigara sohbet edin işte. Hem senin kafan da az yerine gelsin, gözler kıpkırmızı olmuş, dolaşma ortalıkta!" dedi. Ben Huriye'nin gözlerine bakarak, "Bana uyar, ama hanımefendiyi bilemem!" diye sırıtınca, Huriye gülümseyerek, "Olur olur!" dedi.
Ben, "O halde arabanın anahtarını da yolla kuryeyle!" deyince, Gamze abla, "Anahtar bende aslanım, sen tak Huriyeciğini koluna, otoparka gidin, bulursunuz arabayı!" dedi gülerek, verdi anahtarı. Huriye de Gamze ablaya, "Sen anneme uygun birşey söyle de merak etmesin, telefon da yanımda değil, telaş eder!" dedi. Ben Huriye'ye, "Hadi fondip yapalım bunları, yenileri gelene kadar kafamıza girsin!" deyince Huriye pot kırıp, "Bana girdi bile!" dedi. Gamze abla da gülerek, "Ben gidiyorum canım, siz keyfinize bakın, gireni çıkanı hesaplamayın!" deyip Huriye'yi bir yanaktan öpüp gitti. Ben Huriye'ye, "Lafı çaktı sana!" deyip gülünce Huriye de güldü.
Sigara uzatınca aldı ağzına ve yakmam için başını uzattı. Ben biraz ağırdan alıp, "Borcun çoğaldı Huriye hanım, haberin olsun!" dedim ve sigarasını yaktım. Huriye, "Eee, sana sigara yok mu?" deyince, "Birlikte içeriz artık, 2-3 tane kaldı!" dedim. Huriye de, "İdare ederiz canım, ne olacak!" deyip bira şişesini benim şişeye tokuşturdu ve bir yudum daha aldı. Harbi harbi Huriye'nin kafa güzel oluyordu. Çok anlayışlı ve içten davranıyordu. Anlaşılan çok dolmuştu ve rahatlamaya bakıyordu. Ben onu sike sike rahatlatacağım nasılsa diye aklımdan geçirip sigarayı elinden alıp bir fırt çektim ve sigarayı bu sefer direkt ağzına verdim. Garipsemedi bile.
Sonra ben, "Hadi çak!" deyip şişeyi şişesine vurunca son bir dikip fondip yaptı ve hiç beklenmedik bir şekilde, "En kötü günüm böyle olsun amına koyayım beee!" deyip şişeyi fırlatıp attı ve şişe kırıldı. Ben kahkahayla gülüp, "Yaa sen ne harika bir kadınsın!" diyerek ben de fondip yapıp şişeyi fırlattım ve kırıldı.
Otoparka doğru gideceğimizde Huriye'ye, "Buraya niye geldiniz bilmiyorum, ama yol bozuk, sıkıca gir koluma!" deyince, "Olur canım, aman düşürme beni!" dedi gülerek. Koluma girip sıkıca yapıştı bana. Sol memesi kolumun üstüne sıcacık yatmıştı. O an sikim kazık gibi dikildi tabii. Ama yol gerçekten bozuktu, çakıl taşı, parke taşı, karo taşları, kum, moloz karışık bir yoldu.
Ağır ağır ve dengesiz yürüyorduk. Ona, "Yanlış anlamazsan şöyle yapalım mı, kimsecikler de yok nasılsa!" deyip cevap vermesini beklemeden sağ elimi beliyle götü arasında bir yere atıp tıpkı Meryem'deki gibi kendime yapıştırdım. Huriye birden kafasını kaldırıp bana bakınca, eğilip kokladım ve "Parfümün de ayrı bir güzel kokuyor!" dedim. O da, "Kafa güzel oldu ya, her şey güzel kokar amına koyayım. Ter kokmadığıma emin misin?" dedi beyaz dişleriyle sırıtarak.
Ben de, "Aşkolsun, ne alaka, dur birdaha koklayım!" deyip boynuna öyle bir daldım ve kokladım ki, nerdeyse boynunu yalayıp öpecektim. Sonra da, "Ne ter kokması, şeker gibi kokuyorsun, şeker!" dedim ve gülüşerek yürümeye devam ettik. Memesi koluma tamamen yapışmış, başı omzumda, elim hafiften götünde yürürken, bana, "Yaa biz ne ara böyle samimi olduk?" deyip güldü. Ben de, "Gamze abla sağ olsun, ikimizi birbirimize yamayıp kaçtı. Ama rahatsız oluyorsan geri dönebiliriz Huriye hanım?" dediğimde, "Aman of yaaa, şaka yaptım, sen de hemen bozulma amına koyayım bee!" deyip karnıma hafif yumruk atıp daha da sokuldu.
Bozuk yolun bitmesine son 10-15 adım kalmıştı. Orayı sakince geçtikten sonra yol düzelmesine rağmen halen bana yapışık yürüyordu. Anlaşılan yerini sevmişti, ama şimdiden terlemiştik bile. Otoparka girince yalandan arabayı arıyormuş gibi yapıp, "Hah gördüm!" diyerek uzaktan kumandaya bastım. Arabanın yanına geldiğimizde birbirimize sarılmayı bıraktık. Huriye sanki aklına geleni doğrulamak istercesine pantolonumun önüne baktı. Ama sikimin çadırı kurduğunu görünce gık bile demedi.
Ona, "Nasıl oturalım, öne ayrı ayrı mı, yoksa arkaya birlikte mi?" diye sorunca yine kafasını yüzüme yakın kaldırarak sırıttı. Bana gün doğmuştu, "Cevap alındı!" deyip dudaklarına yapıştım ve iki elimle götünü avuçlayıp kendime çektim. O da anında boynuma sarılmış, deli gibi karşılık veriyordu. Avuçlarımdaki götü ve vücuduma yapışan memeleri harikaydı. Biraz öpüştükten sonra arka kapıyı açtım ve "Geç hadi Huriyemmm!" deyip klasik şekilde götüne şaplak attım.
Huriye kahkahayla girdi içeri. Ona, "Az bekle, ben bir işeyip geleyim canım!" deyince, "Olur canım beklerim!" dedi gülümseyerek. Ben, "İşeyeceksen sen de gel, ben kolaçan ederim sağı solu!" deyince biraz duraksadı ve "Şimdilik iyi gibiyim yaa!" dedi. Ben kapıyı kapatıp arabanın arkasına geçtim ve işerken Gamze ablaya mesaj yazdım, "Biz işi pişirdik bile, izlemek istersen yavaştan gel, ön camdan izlersin. Ama cevap yazma!" diye ve telefonu sessize aldım.
İşemeyi bitirip fermuar ve kemer açık halde arabaya girince Huriye heyecanlanıp, "Ayyyy, o ne?" dedi. Ben de, "Korkma kız kemer o, sen nasılsa açacaksın diye bağlamadım!" deyip direkt dudaklarına yumuldum. Öpüşürken bir elimle de memelerini yoğurmaya başladım. Huriye'nin sesi soluğu kesilmişti, inleyerek öpüşüyordu. Sağ elim memelerinde, sol elimi eteğinin altına atmış, am göt ne varsa kurcalıyordum...
Bacaklarını okşamaya, eteğini sıyırmaya başladım. Diz altı çorapları harikaydı, teni pürüzsüzdü, ama bacaklarını kapatıyordu. "Ne o kız, niye kapatıyorsun bacaklarını?" deyince sırıtıp bacaklarını araladı. Külotun üstünden amcığını avuçlamamla kafasını geriye atıp, "Ohhhhhh, ımmmm, istediğin gibi sik beni Bekiiiirrr!" diye inledi.
Bacağını kendime doğru çekip amını avuçlamaya başladım. Eteğin beli lastikliydi, çıkaracağımda, "Götünü kaldır!" deyince hafifce kaldırdı ve eteği aşağı sıyırıp attım. Bacakları müthişti, külotu da gayet sexy idi. Yavaşça gömleğinin düğmelerini açmaya başladım, altında sadece sutyen vardı. Düğmeleri açtıkça göbeği, beli ince, memeleri dolgun bir afet çıkıyordu karşıma. Gömleği kendi rızasıyla çıkarınca ben hemen başımı sutyene sığmayan göğüslerin arasına gömüp yalamaya, öpmeye başladım. Ellerimi sutyenin arkasına atacakken kendisi tek hamlede sutyenin kopçasını çözüp sutyeni aldı. Tüm ihtişamıyla memeleri ortaya çıkınca ikisini bir avuçlayıp yalamaya emmeye başlamam Huriye'yi deliye döndermiş, kafası geride inliyordu...
Kadının fiziği harikaydı. Eti sımsıkıydı. Ben de pantolonu bir çırpıda çıkarıp sikimi serbest bıraktım. Bu sefer külotuna sarılıp, "Kaldır kız götünü!" deyince kaldırdı. Külotunu da çıkardım. Ama gözümü memelerinden alamıyordum. Yeniden memelere saldırıp ısırarak emmeye inletmeye başladım ve yavaştan öperek aşağı indim. Bacaklarını kendime çekip belini aşağı kaydırdım. Tertemiz amcıkla burun buruna gelmemle ağzımı dayamam bir oldu.
Bir iki dakika yalamamla Huriye çarpılmış gibi titreyerek orgazm oldu ve amının sularını ağzıma saldı. Yalamaya devam ettikçe Huriye sadece, "Ooohhhhh, ımmmm!" diye inliyor, saçımdan tutup başımı amına bastırıyordu...
Bir süre sonra mis gibi kokan amcığını yalamayı bırakıp muhteşem bacaklarını omzuma aldım. Sikimi amcığına birkaç kez sürdükten sonra yavaşça içine soktum. Sokmamla köklemem bir olmuştu. Ama çıkardığı sesler yüzünden odaklanamıyordum. Bacaklar omzumda, ellerim memelerinde, dibine kadar kökleyip biraz bekledim ve "Aç gözlerini, yüzüme bak!" dedim sert bir sesle. Nefesi kesilmiş halde gözlerini aralayıp, "Çok özlemişim Bekir, durma, sik aşkım, parçala hadi, sik aşkım nolur, ımmmmm!" diye inledi.
Ben çoraplı bacaklarını yalayıp, ayağında kalan ayakkabısıyla, kafasındaki başörtüsüyle, kız gibi amcığıyla altımda kıvranan Huriye'nin amına pompalamaya başladım. Meme uçlarını sıka sıka gidip geliyordum. Amcığı sırılsıklam halde sikilirken Huriye kasıla kasıla orgazm oluyor, sular seller akıyordu. Manzara olağanüstüydü ve ben çelik gibiydim. Pozisyonu hiç bozmadan 6-7 dakikadır sikiyordum, belki de Huriye bu sürede 3 kere orgazm olmuştu bile. Elimi tutuyor, ağzına götürüyor, parmaklarımı köküne kadar ağzına sokuyor, yalıyor, inleyerek, "Sik erkeğim!" diye yalvarıyordu.
Derken gözüme arabanın ön camında bir karartı ilişti. Dikkatlice baktığımda Gamze ablaydı. Sikimi Huriye'nin amından çıkardım, elinden tutup doğrulmasına yardım ettim, konuşmadan ağzına sokmamla başörtülü kafasını tutup am siker gibi sikmeye başladım ağzını. Gamze ablaya canlı şov yapıyordum. Huriye 'gark, gurk' sesler çıkarıyor, gözlerinden yaşlar geliyor, ama asla geri kaçmıyor, sikimi deli gibi boğazına kadar alıyordu. Resmen gırtlak sikiyordum. Ne Gamze abla, ne Meryem böyle alamamıştı ağzına. Her kadında apayrı bir deneyim yaşıyordum...
Sikimi çıkardığımda ağzı açık kalmıştı. Ben de pornolardaki gibi ağzına tükürdüm ve suratına tokat attım. Sonra bir tokat daha, bir tokat daha. Huriye aptala dönmüştü. Kafası zaten içtiği biralardan dolayı çok güzeldi, "Vur, bir daha vur, hadi sik orospunu!" diye inliyordu. Biraz daha sert bir tokatla adeta kendinden geçmişti. Kadının kafası hem bira içmekten, hem sikilmekten, hem de tokat yemekten uçmuştu.
"Domal çabuk!" dememle hayvani bir ses çıkarıp hırladı. Ağzını koluna silip bana sırıtınca tekrar yapıştım dudaklarına. Karı muhteşemdi. Sert sikilmek istiyordu belli ki ve tam adamına çatmıştı. Biraz öpüşüp, "Domal orospu!" dedim. Muhteşem götüyle domalınca başörtüsünün topuzundan tutup kafasını kaldırdım ve ön cama doğru çevirdim. Huriye Gamze ablayı görünce, "Biliyordum bunun Gamze orospusunun tezgahı olduğunu. Sik hadi Bekir, durma!" deyince yüzü ön cama dönük haldeyken amına tek hamlede daldım ve basmaya başladım...
Huriye inim inim inliyordu. Hatun Ateş parçası gibiydi, yanıyordu her yeri. Amcığı sikildikçe kendinden geçiyor, orgazm üstüne orgazm oluyordu. Biraz daha siktikten sonra sikimi çekip, Gamze ablaya gel işareti yaptım. Gamze abla içeri girip yine önümüzdeki koltukta yerini aldı. "Ne çabuk bu hale geldiniz lan, azgınlar siziii!" diye gülerek bize takılıyor, sigarasını içiyordu.
Ben Huriye'nin kafasını öne yatırdım, belini kırıp göt deliğini yalamaya başladım. Bir elimle de memelerini sıkıyordum. Götünü dilledikçe Huriye inliyor, "Sik hadi Bekirrr, ölüyorum yarraksızlıktan, hadiiii!" diye yalvarıyordu...
Gamze abla eli amcığında bizi izlerken, ona, "Gel, sen de sikimi yala!" dedim. Arkaya yanımıza gelince sikimi bu sefer Gamze ablanın ağzına verdim. O da Huriye gibi boğazına almaya çalışıyordu. Biraz sonra Gamze ablanın salyaladığı sikimi Huriye'nin kalp gibi atan göt deliğine dayadım. Sikimin kafasını yerleştirince Huriye'den öyle bir ses çıktı ki, tahrik olamamak elde değildi. Götünün yanaklarını iki elimle ayırıp sikimi tek hamlede taşaklarıma kadar gömdüm ve hiç beklemeden adeta üstünde zıplarcasına sikmeye başladım götünü.
Huriye'den inleme, hırlama ve ağlama benzeri sesler geliyor, öküz gibi böğürüyordu. Gamze abla kıyamadı heralde ki, "Bekir ablam yavaş, kadının canı çıkacak!" dedi. Sinirle Gamze ablanın çenesini tutup gözlerine bakınca, Gamze abla korkudan, "Tamam, tamam susutum!" dedi, ben de Huriye'nin götüne pompalamaya devam ettim. Huriye'nin kafasını yeniden kaldırıp önce Gamze ablayla göz göze getirdim. Sonra yüzünü kendime çevirip ağzına tükürdüm. Huriye götünde çalışan sikime rağmen orospu gibi sırıtarak Gamze ablaya baktı ve "Gamze, bu kıyağını asla unutmayacağım!" dedi. Gamze abla şimdi durumu anlamış ve şoka girmişti...
Benim bacaklarda artık derman kalmamıştı. Sikimi Huriye'nin götünden çıkarıp bir amına, bir götüne sokuyor, manyak zevk alıyordum. Huriye ise zevkten deliye dönmüş akıl hastası gibi, değişik sesler çıkararak gülüyor, felaket zevk aldığını her halinden belli ediyor, ama asla pes etmiyordu. Sikimi çekip, "Kalk orospu, üstüme gel!" dememle, Huriye, "Gelirim erkeğim, gelirim, sen iste yeter ki!" dedi.
Huriye doğrulup, makyajı akmış, ağzı burnu salya sümük fahişemsi suratıyla Gamze ablaya bakınca Gamze abla da, "Valla ben böyle sikişen karı görmedim, helal olsun sana!" deyip dudaklarına yapıştı. Ben de Gamze ablaya, "Sikiş dediğin böyle olur yavrum, bırak orospuyu da yesin yarrağı!" deyince Huriye üstüme çıkıp sikimi amına yerleştirdi. Kendi memelerini koparırcasına sıkarak inleye inleye var gücüyle zıplayarak orgazm oldu....
Titremesi geçene kadar ben bekleyip alttan sikmeye devam edince, "Nolur Bekir, Gamze boşaltsın seni, öldüm bittim, başka bir gün canımı çıkarana kadar sik!" deyip üstüme yığılıp kaldı. Ben ise boşalmaya yakındım ve sikim şimdi Gamze ablaya yetmez diye düşünüyordum. Huriye'nin kafasını kaldırıp sağlam bir tokat daha atıp, "Bana bak orospu!" dedim, memelerini avuçlayıp alttan var gücümle 'şak, şak, şak!' pompalamaya devam ettim. Bir dakika sürmeden de son döllerimi amına boşalttım. Amcığın içine boşalmak da apayrı bir zevkmiş, bunu da anlamış oldum :)
Boşalmam bitince Huriye'yi üstümden attım ve sikimi tutup Gamze ablaya göstererek, "Yalayacak mısın, yoksa siktir olup gidecek misin?" dedim. Gamze hemen yere çöktü, bana temizlik saksosu çekip doğruldu. Gamze ablanın dudaklarına öpücük kondurup, "Sen benim kraliçemsin, merak etme, uygun zamanda hakkını teslim edeceğim senin!" dediğimde, taşaklarıma kafasını gömüp emmeye yalamaya başladı. Taşaklarımı yalarken götüme arada çaktırmadan dil atıyor, bir yandan kendini parmaklayarak orgazm olmaya çalışıyordu. 15-20 saniye devam ettikten sonra Gamze abla de epilepsi hastası gibi, gözler kayık halde titreyerek orgazm oldu.
Huriye ise perti çıkmış gibi yatıyor, sadece nefes alıyordu. Ayağında tek kalan ayakkabısıyla, diz altı çoraplarıyla, başında yana kaymış şaftı dağılmış başörtüsüyle, amından süzülen döllerimle kevgire dönmüş orospu gibi görünüyordu. Elimi memelerine atıp, "Kocan olacak boynuzlu orospu çocuğu sağ olsun, sayesinde böyle güzel karıyı siktim!" dedim. Huriye kafasını kaldırıp gayet içten gülümseyerek, "Ben sana ne karılar siktireceğim Bekirimmmm, sen merak etme, bu siki yemek isteyecek ne amcıklar var!" deyip geri düşürdü kafasını.
Mutlulukla sırıtarak giyinmeye koyulacaktım ki, benim pantolon ve gömlek yerde paspas olmuş, en az Huriye kadar pert olmuştu. Gömlekte ayakkabı izleri, çamur, kum, ne ararsan vardı. Zar zor giyinip, "Ben çıkıyorum!" dediğimde, Gamze abla oturduğu yerden bana sarıldı ve "Şimdiden söz ver, pazar günü düğünden sonra benimle misin?" dedi. Gözlerime yalvarır gibi bakıyordu. Ben de, "Sen iste yeter ki yavrum!" deyip yapıştım bal dudaklarına.
Biraz öpüştükten sonra, "Ben gidiyorum artık, başınızın çaresine bakın!" dediğimde, Huriye zorla yarım doğrulup, "Çok teşekkür ederim Bekir, yemin ederim harikaydın, ben ömrümde böyle sikilmedim, erkeğiiimmmmm!" dedi. Ben de, "Numaramı al Gamze abladan, mesaj at!" deyip dudaklarından öptüm ve çıktım arabadan :)
(Bekir)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: