Samanlıkta Yengemi Siktim! (Ümit 27 Y., Konya)
Merhaba arkadaşlar, adım Ümit. Benden üç yaş
büyük evli bir abim var. Karısı Nagihan, bir de çocukları var beş
yaşında. Abimler annemlerle birlikte köyde kalıyor, çiftçilik
ile uğraşırlar. Bense şehir merkezinde bir şirkette
yönetici pozisyonundayım. Halim vaktim yerinde, merkezde bekar evim var,
arabam var. Senede birkaç kez hafta sonu köye gider ailemle
kalırım.
Yine öyle bir cuma günü iş çıkışı
biraz mangallık et aldım, meşrubatlarla birlikte bir
şişe de Rakı ve birkaç tane Bira aldım, babamdan gizli abimle içeriz diye.
Köyün yolunu tuttum. Giderken de abimi aradım ki yemek
yapmasınlar. Köye vardığımda mangal yanmış, sofra
kurulmuş, salatalar, yoğurtlar, mezeler herşey
hazırdı. Hemen etleri mangala atıp sofraya oturduk. Sadece
meşrubatları çıkardım koydum masaya, yemeğin yanında
içmek için. Babamlar yaşlı, yemeği yer içeri giderler diye
ağırdan aldık.
Beklediğim gibi de oldu, babamlar içeri gider gitmez,
abim, "Nagihan, şu rakı bardaklarını getir de kardeşimle başbaşa bir rakı
içelim!" dedi. Yengem hemen kalktı ve bardakları aldı
geldi, masadaki fazlalıkları toparladı. Yengem 25
yaşında, zayıf, kocaman memeleri, kocaman götü olan, bembeyaz
tenli, kapalı ama tüm güzelliği belli olan, çok alımlı bir
kadındır. Aşağı köyden görücü usulü ile evlendiler.
Abim çok şanslı böyle ilik gibi bir karısı var diye.
Biz rakımızı içip muhabbet ederken yengem de
bizimle hem sohbet etti, hem de mangalla ilgilendi, etleri pişirip bize
servis etti. Mangalın başında uğraşmaktan
terlemiş olacak ki gömleğinin üst
düğmesini açmıştı. Bana her servis yapışında
eğildiğinde süt gibi beyaz ve dolgun göğüslerine bakmaktan
kendimi alamıyordum.
İçerden babam seslendi,
"Gelin, biz yatıyoruz, çocuğu al uyut sen de!" diye. Yengem
de bunun üzerine kalktı ve çocuğu uyutmaya gitti. Abimle biz sohbete
ve içmeye devam ettik. Abim köyde olduğundan pek içmezdi. Ayda yılda
bir ben gelince böyle oturur içerdik ve hep sarhoş olurdu. Yine
sarhoş olmak üzereydi. Az sonra yengem geldi. Çocuğu uyutup üstünü
değişmiş, gecelik tipi ince bir elbise giymişti, diz
hizasından biraz uzun, beyaz ve desenli idi, içine giydiği siyah
çamaşırlar belli oluyordu. Elbisenin göğüs kısmı düğmeli ve sadece üstten bir düğme
açıktı. Bunca yıllık yengemi yengemi ilk defa böyle görüyordum. Alkolün de etkisiyle olacak
ki yengemi baştan aşağı
süzmüştüm. O sexy vücut hatlarını ve elbiseden belli olan siyah
külodunu görünce onu bir an çıplak hayal etmiş ve
aşırı derecede tahrik olmuştum.
Bir ara yengem yere dökülen kömür parçalarını toplamak
için tam karşımda domalınca, o kocaman götü ve siyah dantelli
külodu sanki elbise yokçasına belli olmuştu. O an kalkan sikimi
nasıl saklayacağımı
şaşırmıştım. Neyse ki
abim sarhoş olmuş, önünü zor görüyordu. Son dublesini de içen abim,
"Hadi Nagihan, yatalım!" deyip kalktı, ama dengesini
kaybetti. Yengem hemen koluna girerek üst kattaki yatak odalarına doğru hareket ettiler. Yengem, "Ümit, sen içmen bitince
yat, ben sabah toparlarım masayı!" dedi ve gittiler.
Bardağımı doldurdum, son bir duble daha içer
yatarım diye düşündüm. Baktım sigaram kalmamış,
kalktım ve yukarı odama sigara almaya gittim. Evimiz taştan ve
ahşaptan yapılmış çok eski bir evdi. Girişte koca bir
koridor, koridorun sonuda banyo tuvalet ve merdivenler
vardı. Merdivenin biri yukarı yatak odalarına çıkmak için,
diğeri de aşağıdaki ahıra ve samanlığa inmek
içindi. Annemler girişteki küçük odada yatıyor. Abimlerin odası
ve benim yattığım oda yukarıdaydı. Evin
dışı taştan olsa da iç duvarlar boydan boya iç içe geçen
tahtalardan idi. Tahtaların kimi yerleri yıllara
dayanamamış ve esnemiş, açılmıştı.
Kimse uyanmasın diye sessizce yukarı
çıktım, ışık bile yakmadım. Abimlerin odayla benim
oda yan yanaydı. Tahtaların aralıklarından anlaşılıyordu
ki abimlerin odada kırmızı bir gece
lambası yanıyordu. Odama girdim, sigaramı aldım. Tam
çıkacaktım ki yan odadan yengemin sesini
duydum, "Hadi Turgay kaldır şunu, kaç haftadır yorgunsun
diye yapmıyoruz, hadi, canım çok istiyor!" diyordu. Abim ise, "Biraz
daha oyna, kalkacak!" dedi. Merakıma yenildim
ve duvardaki aşınmış tahtalardan en geniş olanın
yanına sessizce yanaştım ve delikten abimlerin odayı
izlemeye başladım.
Çocuk köşede yatağında uyuyordu. Abimlerin
yatağı tam karşımda idi. Abim yatağa sırt üstü uzanmış,
yengem de yanına yan uzanmış halde elini de abimin külotunun
içine sokmuş, sikini okşuyordu. Sanki sarhoşluğun da
etkisiyle abimin hiç yapası yok gibiydi. Ama yengem belli ki sikişmek için yanıyordu, kudurmuş gibi abimin
külotu içinden sikiyle oynayarak kaldırmaya çalışıyordu.
Az sonra yengem kalktı, elbisesinin altından siyah
külodunu çekip çıkardı. Sütyenini de çıkardıktan sonra abimin
külodunu da çıkardı. Abimin üstüne çıktı, tam
kalkmamış sikinin üstüne geçip biraz sürtündü, sonra da elini
elbisenin altına götürüp abimin sikini amının
içine sokmaya çalıştı. Çok tuhafıma gitmişti, yengem elbiseyi
çıkarmamıştı, belki de köy yerinde herkes böyle
sikişiyordu.
Sanırım yengem abimin sikini amına
sokmayı başarmıştı ki abimin üstünde ufak hareketlerle
git gel yapmaya çalışıyordu. Abim ise sarhoş haliyle
yengemin elbisesinin üst düğmelerini açtı ve yengemi iyice kendine
çekip memelerini elbiseden çıkarttı, yalamaya
çalışıyordu. Yengem sikin üstünde yavas yavaş oturup
kalkıyor, ara sıra duruyor, elini arkaya götürüp (herhalde) abimin
alttan çıkan sikini tekrar amına
sokuyordu...
Yengem, "Aşkım biraz çaba göster, halen ölü
gibi duruyor içimde!" deyince, abim de, "Az ağzına alsana,
yala biraz!" dedi. Yengem kalktı ve abimin sikine eğildi. Abimin
siki harbiden daha tam kalkmamış ve benimkine göre küçüktü, gece
lambasının loş ışığında tam seçemesem
de belli oluyordu. Yengem abimin taşaklarına kadar yalıyor, bir
eliyle de taşaklarına masaj yapıyordu. Yengem o kadar istekliydi
ki, onun bu halini izlerken benim sikim dimdik
olmuş ve sikimi eşofmanımdan çıkarıp yavaştan okşamaya
başlamıştım.
Epey bir uğraşla yengem sonunda abimin sikini sertleştirmeyi becermişti.
Abim vakit kaybetmeden ayağa kalktı, ayakta biraz daha sikini
yalattıktan sonra yengemi yatağa yüz üstü yatırdı. Yengem
de götünü yukarı dikti ve elbisesini beline kadar topladı. Abim
sikini yarı domalık duran yengemin götünün yanakları
arasına biraz sürttükten sonra yavaşça soktu. Sanırım amına sokmuştu. İlk
başta kısık sesle kısa bir, "Ohhh!" çeken yengem
sikildikçe kısık kısık inlemeye baslamıştı.
Abim iki eliyle yengemi belinden tutup yengemin amını
hızlı hızlı sikmeye çalışıyor, ama siki
zırt pırt amdan çıkıyordu...
Böyle olmayacağını anlayan yengem, "Dur
bir saniye!" deyip sırt üstü döndü ve misyoner pozisyonunda abimi
bacak arasına aldı, eliyle siki amına
soktu. Bacaklarıyla abimi sarmış, içine içine çekiyordu. Fakat
fazla sürmedi, abim birkaç git gelden sonra yengemin
üzerine soluk soluğa yığılıp kaldı. Onları
izlerken ben de 31 çekmiş, boşalacağımda da çantamda yedek
getirdiğim tişörtüme boşalmıştım. Tişörtü
bohça gibi katlayıp geri çantama koydum. Ama heycandan sikim
inmemiş, halen kazık gibiydi.
Yengem, "Yine yarıda bıraktın beni, bir
gün olsun şu işi tam yap!" diyerek abimi üstünden itekleyip
suratı düşük bir şekilde yan taraftaki küloduna uzandı.
Külodunu amına bastırarak (herhalde döller
yerlere damlamasın diye) sinirli bir şekilde odadan çıkıp
alt katta bulunan banyoya doğru indi. Abim ise öylece sızıp
kaldı. Ben de eşofmanımı çekip sessizce odamdan
çıktım ve aşağıya indim. Tam banyonun önünden geçerken
banyodan çıkan yengemle karşılaştık. Yengem beni
gördüğüne şaşırmıştı, "Ümit ne
yapıyorsun burada?" dedi. Herhalde banyonun kapısında
kendisini beklediğimi veya banyodayken röntgenlediğimi sandı
diye düşünüp utancımdan kıpkırmızı oldum ve
"Sigaram bitmişti, odamdan sigara aldım..." deyip elimdeki sigara paketini
gösterdim.
"Haa, iyi madem!" dedi. Az önce yukarıdayken
yengem abimin dölleri yere akmasın diye amına
bastırdığı siyah külodunu banyoda yıkamış,
avucunda tutuyordu. Elbisesinin üst düğmeleri halen açıktı ve sütyensiz
göğüsleri apaçık ortadaydı. Benimse sikim
eşofmanımın içinde çadırı kurmuş halde halen dimdik
duruyordu. Bir an sikime gözü takıldı ve "Abin uyudu, ben de
gelirim şimdi, masayı bir toparlayım, sabaha kalmasın!"
deyip yukarı çıktı. Galiba yıkadığı külodu kurusun diye odaya
bırakıp gelecekti.
Masaya geçtim ve bir sigara yaktım. Bardaktaki kalan
rakımı heyecandan tek seferde fondip yaptım. Sonra kendime bir
bira açtım. Birkaç dakika sonra yengem aşağıya geldi. Bira
içtiğimi görünce, "Senin bu akşam
yatasın yok galiba?" dedi. Ben de, "Yok yenge ya, hafta sonu, yatıp
da sabah işe mi gideceğim sanki, kafa dağıtıyorum
işte. Gel otur, muhabet ederiz, sen niye uyumadın hem?" dedim.
Yengem, "Bilmem, uyuyamadım işte, ben şuraları
toparlayayım!" dedi. Ben, "Bırak yenge ya, sabaha
hallederiz, acelesi mi var?" dediysem de beni
dinlemedi, ortalığı toparlamaya başladı. Önümde
sürekli eğiliyor, memeleri ve koca götü aklımı
başımdan alıyordu. Şeytana uyup
kalkıp arkadan sarılmak geliyordu içimden, ama cesaret edemiyordum.
Sonunda masayı ve ortalığı toparlama
işini bitirdi ve geldi yanıma oturdu. O kadar boş yer varken
gelip dibime oturması beni şaşırtmıştı.
Masadaki paketimden bir sigara yaktı ve "Anlat bakalım,
evlenmiyor musun daha? İş yerinde o kadar kız
arkadaşın vardır, ne işin var köyde, bekar adamsın,
takılsana şehirli kızlara!" dedi. Beni şaşırtmaya
devam ediyordu. Ben de evliliğe hazır olmadığımı,
üstü kapalı bir şekilde kızlarla olan ilişkilerimi, şimdiki
kızların hepsinin yollu olduğunu anlattım ve "Senin
gibi güzel bir ev hanımı bulamadım ki,
hemen nikahı basıp alayım yenge!" dedim.
Sigarasından bir fırt çekip yüzüme doğru üfleyerek, "Öyle nikahı basıp
karıyı alıp eve atmakla olmuyor işte. Bak abine, içti içti
sızdı, Camış gibi yatıyor. Sen öyle olma bari, evlendiğinde karının değerini bil,
yatakta hakkını ver!" deyip gözlerimin içine bakarak iç çekti.
Yengem bu şekilde konuştukça daha da tahrik oluyordum. Sikimin
kazık gibi durması da yengemin gözünden kaçmıyor, ara sıra
önüme bakıyordu. Yengem abimin sorumsuzluğundan bahsetmeye devam ederken
ben fazla dayanamadım ve bir anda ensesinden tutarak dudaklarına
yapışıverdim.
Yengem ne yapacağını
şaşırdı ve bana direnmeye çalıştı. Ama öyle
bir tutmuştum ki, onu kendime doğru çektim
ve elimi eteğinin altına sokup amına attım. Külodunu
giymemişti. Amı pamuk gibi yumuşak ve sıcacıktı. Halen
bana karşı koyuyordu, bense amını okşayıp
parmaklayarak onu kudurtmaya çalışıyordum. Birden
dudağımı ısırdı ve ayağa kalktı. O an içimden
(Şimdi sıçtık, yengem ortalığı ayağa
kaldıracak!) dedim. Yengem, "Ümit, ne yapıyorsun sen, manyak mısın,
ben senin yengenim, abinin karısıyım, kafayı mı yedin
sen? Ya biri gelse şu anda, bizi görse, nasıl
açıklayacaksın?" diye fırça attı.
"Özür dilerim yenge, bir anda kontrol edemedim kendimi, çok hoşuma gidiyorsun!" dedim.
Yengem, "Sen ne yaptığının farkında mısın,
az önce abinin sikinin girdiği yere elinin yarısını soktun,
özür dileyince oluyor mu?" dedi. Benim cevap vermemi dahi beklemeden banyoya
gitti. Arkasından baka kaldım. Nasıl bir işin içine girdim diye kara kara düşünürken bir
sigara yaktım. Korkudan titreyerek kendime kızıyordum. Ne
yapacağımı bilmiyordum.
Az sonra banyonun kapısı açıldı, yengem
çıkıp tekrar yanıma geldi. "Sigaranı bitir
aşağı ahıra gel, konuşacağız!" dedi ve
döndü gitti. Endişeyle iki fırt çekip sigaramı söndürdüm ve aşağıya
indim. Işık yanıyordu, ama bakındım, yengemi göremedim.
Yengem, "Bu tarafa gel, buradayım!" dedi. Ahırın yanındaki
samanlıkta imiş, saman
balyalarının arkasında beni bekliyormuş. Yanına
gittiğimde, yengem, "Demek çok hoşuna gidiyorum, öyle mi?"
dedi. Ben, "Özür dilerim yenge..." deyince, yengem, "Beni sikmek mi istiyorsun?" dedi. Ben, "Yenge beni
yanlış anlama lütfen..." deyince, yengem,
"Ulan bunun daha yanlış anlayacak nesi kaldı?" deyip dudaklarıma
yapıştı.
Ben olayın şokunu atlatır atlatmaz hemen karşılık
verdim. Yengemin sırtını samanlığın duvarına
yasladım, dudaklarını kemirirken elbisesinin eteğini kaldırıp
götünü avuçlamaya başladım. Eşofmanımın içinde sikim yeniden kazık gibi olmuş, yengeme sürtünüyordu.
Yengemin dudaklarından sonra boynunu öpüp yaladım, kulak memesini emdim.
Elimi amına attığımda
vıcık vıcık sulanmıştı. Kulağıma,
"Acele et, yakalanmayalım!" dedi. Ben de, "Ağzına
alsana biraz!" deyip omuzlarından bastırdım, önüme çömelttim.
Yengem eşofmanımı külodumla birlikte indirince sikim ok gibi fırladı. Yengem
şaşkın bir şekilde, "Ohaaa! Neyle besledin bunu?" dedi. Ben cevap bile
vermedim.
Ağzına aldı, daha doğrusu hepsini alamıyordu,
sadece sikimin kafasını yalıyor, taşaklarımı
emiyor, eliyle de sikimle oynuyor, seviyor, okşuyordu. İki dakika kadar yaladıktan sonra kalktı, az
ilerdeki saman balyasına yaklaştı. Elbisesini beline kadar toplayıp
saman balyasından tutunarak ayakta domaldı, "Hadi gel, sessiz ol!"
dedi. Yengemin arkasına yaklaştım. Sikimi, arkaya
çıkmış amının dudakları
arasında gezdirmeye başladım. Ben oyalandıkça yengem
kafasını arkaya çevirip, "Ne olur sok artık, hadi acele et, yakalanacağız!"
diyordu.
Doğru söylüyordu, yakalanmak
ikimizin de işine gelmezdi. Sikimi birden amının
dibine kadar köklediğimde, yengem kısık bir sesle, "Ohhhhhhh!"
diye inledi. İki elimle götünün
yanaklarını tutup ayırdım ve amına hızlı
hızlı pompalamaya başladım. Yengem kafasını saman
balyasına gömmüş, götünü iyice yukarı doğru
dikmişti. Ben hızlandıkça yengem kısık sesle inim inim
inliyor, ses çıkarmamak için kendini zor tutuyordu. O kadar
hızlı sikiyordum ki, yengem çabucak orgazm
olmuş, ben kökledikçe amından akan zevk sularıyla birlikte
'Şlap, şlap, şlap!' diye ses çıkıyordu...
Az önce yukarda onları izlerken 31 çekip boşaldığım
için şimdi bende daha boşalma hissi yoktu. Nerdeyse
onbeş dakikadır sikiyordum ve bu sürede yengem iki kez orgazm
olmuş, üçüncü orgazmına yaklaşmış, zevkten nefes
nefese kalmıştı. Ama ben hiç durmadan pompalamaya devam
ediyordum. Pozisyon değiştirmek istiyordum, ama buna
ne vaktimiz vardı, ne de yerimiz müsait idi. Yengem üçüncü kez orgazm
olduğunda artık ben de boşalmak
üzereydim. Sikimi amından çıkardığım
gibi beline boşaldım. O kadar çok boşalmıştım ki, döllerim belinde küçük bir gölcük oluşturmuştu...
Sikimin kafasını iyice sıktım ve çıkan
son damla dölleri ve yengemin belindeki dölleri elbisesinin eteğine sildim. Yengem hemen kalkamamış, saman
balyasına domalık vaziyetye kalmıştı. Biraz nefeslendikten sonra kalktı ve
dudağıma kocaman bir öpücük kondurdu. Sonra da, "Burada bekle,
benden iki dakika sonra çıkarsın! Yarın sabah da erken kalk,
beni şehire pazara götüreceksin!" deyip gitti. Dediği gibi ondan
birkaç dakika sonra ben de yukarı çıktım. Hemen bir sigara
yaktım. Hayatımda onca karı sikmiştim, ama
samanlıkta yengemden aldığım o tadı kimse
verememişti. Sigaramı içtikten sonra gidip yattım...
Sabah erkenden yengem beni dürterek uyandırdı, "Kalk
hadi, kalk pazara gideceğiz!" dedi ve dün gece hiçbir şey
olmamış gibi davranarak aşağı indi. Ben de giyindim ve
aşağı indim. Abim, yengem ve annemler kahvaltıya
oturmuşlardı. Ben de birşeyler atıştırdım ve
yengemle kalktık. Arabaya binince yengem, "Önce annemlere
uğrayalım, annemler çarşıda, onlardan almam gereken şeyler
var, hem dönüşte çarşıdan onları da alacağız!"
dedi. Sanki dün gece hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Ben de birşey diyemiyordum.
Annesinin evine geldik. Müstakil bir ev idi. Ben arabada beklemeyi
düşünüyordum, yengem, "Alacaklarım ağır, gel
yardım et!" dedi. Girdik eve. Yengem ayakkabılarını
çıkarmaya uğraşırken, "Sağdan
ikinci odaya git, geliyorum!" dedi. Girdiğim oda yatak
odasıydı. Hemen peşimden yengem de odaya geldi ve gülümseyerek
dudaklarıma yapıştı. O anda anladım ki
pazara gitme olayı dümendi. Yengem, "Annemler pazarda, bize alınacakları
da söyledim, alacaklar, öğlen saat bir gibi gidip onları alacağız.
Dün gece aceleye getirdik, şimdi doyasıya vaktimiz var!" dedi.
Hiç vakit kaybetmeden soyunup yatağa uzandık ve birbirimizi
öpüp yalamaya başladık. Yengem öyle bir azgındı ki, ben memelerini ve amını yalarken evde kimse
olmadığı için yüksek sesle inliyor, zevk
çığlıkları atıyordu. Biraz yalaştıktan sonra
yengemi domalttım ve arkasına geçtim. Sikimin başını
tükürükleyip amının dudaklarına
sürtmeye başladım. Fakat bu sefer bir sürpriz yapıp amına degil götüne sokacaktım. Anlamasın diye,
"Ayır ellerinle götünün yanaklarını!" dedim. Dün gece samanlıkta
amını öyle siktiğim için dediğimi yaptı.
Sikimin başını biraz daha tükürükleyip bir
anda götüne soktum, hemde köküne kadar. Yengem, "Ahhhhhhh,
yanlış yere soktun, çıkarrrr!" diye bağırdı.
Önümden kaçmasın diye iki elimle omuzlarından tutup kendime çektim ve
biraz daha abandım. Artık kaçışı, kurtuluşu yoktu.
Ağlar gibi acıyla inlemesi ve "Çok
acıyor, çıkarrrr!" diye bağırması umurumda
değildi. Eğilip ensesine bir öpücük kondurdum ve "Şşşş,
kasma kendini, bak gör birazdan o acı geçecek ve
çok zevk alacaksın!" dedim.
Yengem götünü sikmeden bırakmayacağımı
anlamıştı, ben sikimi götünün içinde hafif hafif oynatmaya
başladığımda, "Bari biraz kımıldama, götüm
alışsın!" dedi. Götü daracıktı. İçinde biraz
hareketsiz durdum, sonra ufaktan çekip sokmaya başladım. Fazla
sürmedi ve alıştı. Götünü sikerken aynı zanmanda da elimi amına attım ve okşamaya başladım. Saatlerce
sikerim diye düşünüyordum ki birden götünün içine
boşaldım. Ama boşaldığım halde sikimi götünden çıkarmadım,
bir süre daha sikmeye devam ettim. Ben pompaladıkça döllerim götünden çıkıp
amına doğru akıyordu...
İlk postamda çabuk boşalacağımı
bildiğim için götüne girmek istemiştim. Sikim
sertliğini kaybedince götünden çıktım. Yengem hemen elini götüne
tutarak banyoya gitti. Yıkayıp geldi, bana sinirli
sinirli bakarak, "Sikini yıka gel!" dedi. Ben de gittim,
yıkadım geldim. Yengem kültablası getirmiş, iki tane de sigara
yakmıştı. Sigaralarımızı içerken, yengem, "Abin
oradan hiç yapmamıştı!" dedi. Ben de sırıtarak, "Ee,
bir farkımız olsun, değil mi?" dedim. Yengem de, "Başta
çok acıdı, fakat sonrasında zevk
aldım!" deyip dudağıma öpücük kondurdu. Biraz sohbet edip
dinlendikten sonra tekrar sevişmeye başladık. O gün annesini
almaya gidene kadar yengemi iki kere daha siktim, zevkten nerdeyse bayılacaktı.
Yengem köylü falan ama gerçekten çok azgın ve doyumsuz bir kadın...
Artık her fırsatta köye gidiyorum ve fırsat
bulduğumuzda yengemle sikişiyoruz. Genellikle abim uyuyunca samanlıkta
veya bahçede sikişiyoruz. Bir seferinde yengem hastaneye gitmek için pazartesi
benimle şehire geldi ve röntgen, tahlil sonuçları, ikinci muayene,
eczane, ilaç falan derken bir hafta bende kaldı. Tam bir hafta deli gibi
sikiştik ve cuma akşamı beraber köye
döndük :)
(Ümit)
Seks Hikayeni Yolla
Fantastik Seks Hikayeleri
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: