Rus Yengem! (Taner 27 Y., İzmir)
İstanbul'da
iyi bir üniversite kazanmıştım. Üniversitede ilk yılım
kaynaşma partileri yerine yoğun atölye çalışmalarında
geçti. Günün 14 saati okulda geçiyordu. Yurtta çalışabilecek ortamım
da yoktu. Yoğun olan derslerime çalışabilmek için eve
çıkmak zorunda kaldım. Aslında İstanbul'da yaşayan Remzi abim
kendilerinde kalmam için çok ısrar etmişti,
ama onlara yük olmak istemedim. Yine de tuttuğum ev onlarla aynı
mahalledeydi. Bir binanın çatı katında kaçak yapılmış,
bir kulübe havasında, huzurlu ve güzel, küçük bir daire idi. Bina
sakinleri efendi bir öğrenci olduğum için beni sevmişler ve
kollamaya başlamışlardı. Her akşam diğer
dairelerden yemekler geliyordu. Çok geçmeden mahalleli ile de
kaynaştım. Esnaflar dükkanını, tezgahını emanet
edip giderlerdi...
Remzi abim 40
yaşında yeni evlenmişti. Karısı çok güzel Rus bir
kadındı, her zaman beğenmişimdir. Her gece
rüyalarımı süslese de ablam gibi davrandım hep. Üniversitede hep
sevgililerim oldu. Cinsel açıdan fazla aktiftim. Ama sorun eve kız
arkadaşlarımı getirememekti. Bir iki getirdikten sonra
komşulardan biri sert bir dille uyarmıştı beni. Bu sebepten
yengem bana arka çıkıp kızları atacak ev olarak kendi
evlerini kullanmama izin veriyordu. Kendisini arayıp, "Yenge
arkadaşla proje yapacağız!" dediğimde hemen kendine
bir iş uydurur ve evden ayrılırdı. Çarşafa akan
döllerimi yengem görmesin diye hemen çarşafı toplar makinaya
atardım. Arada unuttuğum veya acele ile toparlamaya
fırsatım olmadığı da olmuştur. Birkaç sefer
yengem erken geldiğinde gürültümüze şahit olmuştu. Hatta bir
seferinde kızı gönderip duşa girdiğimde yengem banyoda beni
duş alırken görmüştü. Yengeme karşı hiç
yanlışım olmasa da, bir kirli külotunu çalmıştım.
Bir de dükkanlarında olduğumuz zaman dar olan tezgah arkasında
hafif sürtünmeler oldu...
Üniversite bitti,
işe başladım. Aynı evde oturmaya devam ettim. Yengeme içten
içe vurgundum. Denize, havuza, pikniğe birlikte giderdik. Benim tek
yaptığım şey çaktırmadan yengemi kesmek
olurdu. İzmir'de kendi işimi kurmak için terkettim İstanbul'u.
Haftada 2-3 sefer Remzi abimle, 1-2 sefer yengemle kesin telefon
konuşması oluyordu. Artık uzaktaydım ve yengemi görememek
beni yoruyordu. Hiçbir kadın o yorgunluğu dindiremedi.
Bir gün
öğleden sonra yengem bir fotoğraf gönderdi. Kestirdiği
saçlarını görmem için yandan çekilmiş bir fotoğraftı.
Fotoğrafta dikkatimi çeken saçlarından çok füze gibi duran memeleri
oldu. Beyaz süveter içinde görünüm harikaydı, büyüklerdi ama cidden
büyüklerdi. Hemen aradım ve "Yenge, abim kıskanır, bu
fotoğrafı kimseye gösterme!" dedim. Saçlarını
beğendiğimi düşündü ve o müthiş Rus aksanıyla,
"Teşekkür ederim, ama abin kıskanmaz. Zaten kendisi çekti o
fotoğrafı. Sadece arkadaşım Gülay'a ve sana
gönderdim!" dedi. Ben de, "Saçlarından dolayı
kıskanmaz yenge, ama göğüslerin çok belli olmuş, ondan
kıskanır!" dedim. "Olur mu canım, belli değil,
hem süveter var..." falan dedi. Ben de, "Tamam o zaman bir daha bak
öyle konuşalım!" dedim.
Baktı ve bana
hak verdi. Yengemle çok kez benim çıktığım kızlar
hakkında konuşmuştuk, ama ilk defa kendisi hakkında
konuşuyorduk. Şimdi konu kapanmadan ilerletmek istiyordum muhabbeti,
yoksa bir daha fırsat olmayacaktı. Göğüslerinin çok güzel
göründüklerinden bahsettim ve "Süveterle böyleyse süvetersiz
nasıllardır diye düşünüyorum!" dedim. Yengem,
"İyidirler sanırım, Remzi'ye sorman lazım!" dedi.
Ben de, "Sorayım da beni vursun değil mi?" deyince güldük. Dalga
geçti benimle, "İstersen Topless göndereyim?" dedi.
"Olurrrr! Bekliyorum!" dedim ve kapattım telefonu.
Aradan 10 dakika
geçti, benim ellerim ayaklarım buz gibi olmuştu. Artık ok yaydan
çıkmıştı ve en fazla bir daha benle konuşmaz diye
düşünüyordum. 10 dakika çok uzun gelmişti. Tekrar aradım ve
"Göndermedin?" dedim direkt. Yengem, "Saçmalama!" diye
karşılık verdi. Ama ben geri adım atmamakta
kararıydım. "Yenge, sen soktun aklıma, göndermezsen
aklım hep orada kalacak, çıldırabilirim!" diye
şirinlikler yaparak konuyu dağıtmadan baskı yaptım.
Yengem sonunda, "Tamam, sadece bir tane göndereceim, ama hemen sil!"
dedi. "Tamam!" dedim ve kapattım. Yine beklemeye
başladım.
5 dakika sonra
halen gelen mesaj yoktu. Aradım meşgul yaptı. Hemen
ardından mesaj bildirimi geldi. Gelen harika bir fotoğraftı,
fakat sütyenli! Yeniden aradım. Bu sefer şirinlikten uzak, erkeksi ve
kendinden emin şekilde, "Yenge, plajda ve havızda seni en az 50
kere bikiniyle gördüm, istediğimin ne olduğunu biliyorsun!"
dedim ve kapattım.
15 dakika sonra
yeniden bir mesaj bildirimi ve o beni benden alan fotoğraf
ekranımdaydı. Büyük, beyaz, yusyuvarlak, dik memeler. Hem de
hayranı olduğum kadından. Bu fotoğraf ile konunun
açılmasını sağlayan fotoğraf arasından 5 saat
geçmişti. Saat 21:00'i bulmuştu. Abim dükkanı gece 1'de
kapatıyordu. Halen 4 saat kadar vaktim vardı. Değerlendirmem
gerekiyordu ve değerlendirdim de. Aradım ve 2 saate yakın
güzelliğinden, yıllardır içimde tuttuğum
düşüncelerimden bahsettim. İyice gevşedi ve ilk başlarda sadece
dinleyen yengem konuya müdahil olup sohbeti uzatmaya başladı.
Yengeme, "Bana
5 dakika müsaade et, banyoya gitmem gerek!" dedim. Hınzırlaşmıştı
yengem, neden olduğunu çok iyi anlamıştı. "Çişin
mi geldi sohbetimizden?" dedi. Ben de güldüm ve "Sen neyimin
geldiğini çok iyi biliyorsun!" dedim. "Kapatma telefonu,
işine bak, ben dinlerim!" dediği zaman bu işin sonunda skor
olduğu gün gibi meydana çıkmıştı. Sadece bir kerelik
bir telefon muhabbetinden çok ötesi olacaktı.
Kapatmadan banyoya
gittim ve kulaklıkla konuşmaya devam ettim. "Yanımda
olsaydın o memeleri çürütene kadar ısırır, emerim. Az sonra
akacak olan döllerimi üzerine attırırım, memelerini arasına
sokar arasında git-gel yaparım!" diyerek 31 çekiyordum. Az sonra
yengemin de nefes alış verişi değişti. Anladım ki
o da kendisiyle ilgileniyordu. Hemen, "Görüntülü konuşalım!"
dedim. Ama o, "Olmaz!" dedi. İlk seferden ürkütmek istemedim,
"Tamam!" dedim, ama konuşmaya devam ettik. Boşalırken
banyoda kirletmediğim fayans kalmadı. Sonrasında mutlu mesut
kapattık ve fotoğrafa bakarak uyudum.
Sabah erkenden
uyanıp işe gitmem gerekiyordu. Yeni kişilerle
tanışıp, çok işler başarmak istiyordum. Memur
çocuğu olmam sebebiyle ailem sürekli, "KPSS için çalış,
memur ol!" diyen insanlardı, fakat ben hırslıydım.
Memur olup zengin olamazdım. Yoğun çalışma temposuna ilaveten
her gece 2 saat kadar yengemle telefon seksi yapıyorduk. Görüntülü
aramalara başlamıştık. Memelerinin güzelliği
amının ve götünün güzelliğinin yanında sönük
kalıyordu. Artık sanal sevgilim olmuştu yengem. İlk
fırsatta yanına gidip sevişmek istiyordum, ama işlerden
dolayı fırsat bulamıyordum.
Aradan 6 ay
geçmişti. İstanbul'da bir ihale görüşmesine
çağırdıklarında en sonunda beklenen fırsat elime
geçti. Gitmeden önce yengeme haber verdim. Havalara uçuyorduk ikimiz de. İş
randevumdan 2 gün öncesine aldım biletimi. Yılların hasretini
dindirmem gerekiyordu ve yanan iki bedenin birbirini söndürmesi gerekiyordu.
Havaalanına iner inmez taksiye binip daha önceden
ayarladığım otele gittim. Aradan çok geçmeden yengem geldi. Ne
olduysa o an oldu. Yüzü asık, gergin ve geldiğimden hiç memnun
olmamış gibiydi. Çok sinirlendim. Oturduk, sohbet kahvaltı,
kahve derken, yengem, "İki gün önce adetim başladı!"
dedi. Aklımı kaçıracaktım. Elimizden gelen sadece
öpüşmek ve memeleriyle oynamak olacak diye hayıflandım.
Öpüşmeler,
elleşmeler, mıncıklamalarla zaman geçerken pantolonumu indirdim.
İlk defa dokundu yengemin eli yarağıma. Ateş gibiydi eli.
Okşadı, öptü, yaladı ve sonrasında hayatımın en
güzel oral seksini yaşattı bana. En sonunda
taşaklarımı yalayıp 31 çektirerek boşalttı
memelerinin üzerine. Doymamıştım, ama elden birşey
gelmezdi. İkinci kahveleri içip bir daha oralle boşalttı. Bu
sefer ağzına boşaldım. 5 gün burada olacaktım daha,
gerekirse bir iki gün daha uzatabilirdim. Duşa girdim çıktım.
Yengem eve gitti. Ben de yarım saat sonra eski mahalleme gittim. Mahalle
eskisi gibiydi. Güzel karşıladılar. Yedik, içtik, hasret
giderdik. Sonra abimin yanına uğradım. Sarıldık hemen
ve hoş beş faslına geçtik. Abim konuşurken aklımda
sadece yengemin yaklaşık 1 buçuk senedir sanal sevgilim olması
ve daha bu sabah memelerine ve ağzına boşaldığım
geliyordu. İçten içe bir pişmanlık ve inceden bir gurur...
Az sonra abim
yengemi aradı, "Dükkana gelsene, toptancıya gitmem gerek!"
dedi. Ben de sevindim, abimle gezeriz diye. Meğer abim yengeme sürpriz
yapmak için öyle demiş. Biraz sonra yengem geldi. Beni görünce
şaşırması, gelip sarılması, son 1 buçuk seneyi
hiç bir şekilde çaktırmaması oskarlık bir
performanstı. O geceyi abimlerde geçirdim. Abimin lavaboda olduğu
sırada yengemi mıncıkladım. Heyecanı anlatamam. Hatta
gece bir ara abimle yengemin yatak odasına kadar gidip yengemi
kaldırdım ve bir parti daha ağzına boşaldım. Kalp
krizi geçirmek üzereydim heyecandan.
Ertesi sabah
kahvaltı yaptık, ardından ben çıktım, otele döndüm. İhale ile ilgili
son çalışmaları yaptım ve akşamki
toplantıya hazırlandım. Toplantı geç saatlere kadar
uzadığı için yorgun argın otele döndüm.
Sabah erken
kalkıp çıktım, kahvaltı için abimlere geçtim. Abim halen
uyuyordu, kapıyı yengem açmış beni içeri
almıştı. İçeri girerken yüzünde hınzır bir
gülümseme farkettim. Ama asıl olay benim içimdeki tuhaf histi, yengemi
görünce azgınlık başıma vuruyordu. Yatak odası
ile mutfak ters konumdaydı. Abim uyansa bile bizi farkedemezdi. Hemen
öpüşmeye başladık. Öpüşürken yengemin memelerini ve götünü
yoğuruyordum. Götüyle oynarken elimi tutup eşofmanın içine
soktu. Altında külot olmadığını farkettim ve o an
içeri girerken oluşan hınzır gülümsemeyi çözdüm. Adeti
bitmişti. Defalarca kez görüntülü görüşmelerde gördüğüm göt ve
tatlı am ilk defa elimin altındaydı.
Sonra yengem
kulağıma, "Yorgunsun ve uyuman gerek!" dedi.
Anlamıştım, "Tamam!" dedim. Daha fazla
oynaşmadık ve yengem kahvaltı hazırladı. Abim
uyandı, kahvaltı yaptık. Ben yorgunluğu bahane edip uyumak
istediğimi söyledim. Abim dükkanı açmaya giderken yengem de beraberinde gitti. Henüz
sabah saat 9 bile olmamıştı. Evden çıktıklarında
cidden uzandım ve uyumuş
kalmışım...
Birden
yarağımla oynandığını farkettim ve uyandım.
Saat 11 olmuştu ve yengem eve gelmişti. Abimin evinde, salonda
karısı yarağımı yalıyordu. Yengemi üzerime çektim
ve öpüşmeye başladık. O sırada ellerimiz saldırgan bir
biçimde karşılıklı vücutlarımızı
araştırıyordu. Her yerde eller vardı sanki. Öpüşüp
sevişirken çırılçıplak kaldık ikimiz de. Aniden 69
pozisyonuna geçtik. O benim yarağımı yalarken ben de ilk defa
amını yalamaya başladım. Rus bir kadından çirkin bir
am bekleyemezsin zaten. Am dudaklarını ayırmadan içini
göremezsiniz, sadece bir yarık olan bu am 1 buçuk yıldır sanal
sevgilim ve daha öncesinden beni benden alan yengemin amıydı.
Yalamaya doymuyordum, yengemin yarak yalama konusundaki maharetlerini ise
anlatamam. Taşaklarımı ve yarağımı sanki iki
farklı kişi aynı anda yalıyor gibiydi. Yengemin de amı
güzel kokuyordu. Ara sıra amının üzerindeki şekilli
bırakılmış kılları dişlerimle çekiyordum.
Yengem inliyordu.
Sonunda dayanamadım
ve yengemi altıma aldım. Misyoner olduk, bir taraftan öpüşürken
diğer taraftan yavaş yavaş yengemin daracık amına
giriyordum. Dibine kadar girdiğimde aniden ikimiz de kendimizden geçtik ve
ben hızlanmaya başladım. Uykudan yeni uyanmış,
dinlenmiş olmam, uzun zamandır bu anı bekliyor olmam gibi
sebepler birleşince çok dayanamayacağımı farkettim.
Yavaşladım ve yengemi üzerime aldım. Her zıplamasında
memelerinin de zıplaması beni benden aldı. Yengem üstte
olduğu için hızı kendine göre ayarlayıp çok sürmeden orgazm
oldu. Yanıma yığıldı kaldı. 2-3 dakikalık
dinlenmeden sonra yarağımı tekrar ağzına aldı ve
ardından domaldı. Domalır domalmaz arkasına
yanaştım ve sert bir şekilde amına girdim. Götünün
yanaklarını her sıktığımda, vurduğumda
elimin izi çıkıyordu bembeyaz tenine. Çok sürmeden titreye titreye
boşalmaya
başladım. Ben içine boşalırken yengem de bir daha orgazm
oldu. İkimiz de yatağa yığılıp kaldık.
Yarım saat sonra bir daha sevişmeye
başladık. Yengem bu sefer ilk seferin heyecanını tamamen attı ve çok daha aktif bir role büründü. Yan yattı ve
beni arkasına aldı. Ben amına girmeye çalışırken
yarağımı tuttu ve götüne dayadı. "Lütfen yavaş
ol, çok uzun zamandır ilk defa arkadan olacak, Remzi günah diye
istemiyor!" dedi. Götüne girdiğimde yengem hayatımın sikişini
yaşattı bana. Büzüğünü sıkıp bırakarak sanki
sikimi sağıyordu. İlk sevişmemizin üzerinden henüz
yarım saat geçmesine rağmen dayanamadım ve 15 dakika içinde
boşaldım bu maharet karşısında. Kalktık,
duşa girip temizlendik. Saat 1'e gelmişti. Daha 3 günüm vardı ve
yengeme ayırabileceğim yeterli zamanım :)
(Taner)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: