Komşumun Nişanlı Oğlu! (Kadriye 36 Y., İstanbul)
Merhaba, ismim Kadriye, 36 yaşındayım. Kocamdan dört
yıl önce boşandım, yani dul bir kadınım. Kocamın
beni aldatmasıyla biten evliliğim beni çok üzmüştü.
Boşanmış bir kadın olarak artık yeni bir hayat
yaşayacaktım. Kocamla sekiz senelik evliliğimiz
noktalanmıştı. Ben kendimi bildim bileli azgın bir
kadındım. Kocamla iyi sayılabilecek bir cinsel hayata sahiptik.
İstemediğimiz için çocuk yapmadık, ama bunun haricinde kocamdan
bu konuda memnundum. Son dönemlerde bana olan ilgisinin azalmasıyla
yakalamıştım beni aldattığını ve en sonunda
da bunu kanıtlayıp boşanmıştım.
Boşandıktan sonra hiç kimseyle seks yapmadım. Halen
çok azgındım, ama kendimi okşayarak, vibratör veya dildo
kullanarak amımdaki isteği söndürmeye çalışıyordum. Bundan
üç ay önce binaya taşınan Şükran isminde bir komşum
vardı ve onun da Yiğit adında üniversiteye giden 22
yaşında bir oğlu. Üç ayda Şükran'la epey samimi
olmuştuk. Yiğit bir kızla nişanlıydı ve
yakında evleneceklerdi. Başlangıçta Yiğit'e karşı
herhangi bir hissim yoktu, ama bu durum yakın zamanda
değişecekti :)
Yiğit bir gün okul dönüşü kapıda kalınca
apartmandaki tek samimi oldukları kişi ben olduğum için bana
geldi. Annesinin evde olmadığını ve burada onu bekleyip
bekleyemeyeceğini sordu. "Elbette!" dedim ve içeri davet ederek
hemen iki kahve yaptım. Hazır gelmişken de sohbet etmeye
başladık. Yaz aylarında olduğumuz için evde gayet rahat bir
kıyafetle, şort ve askılı tişörtle
dolaşıyordum. Bu durum onun da dikkatini çekmiş
olmalıydı ki, gözleri sürekli bacaklarıma ve memelerime
kayıyordu. Bana öyle bakması hoşuma gidiyordu.
Hemen karşısına oturdum ve okulunun nasıl
gittiğini sorarak sohbeti başlattım. İyi gittiğini,
birkaç aya mezun olacağını ve okuldan
kurtulacağını söyledi. Sonra da konu nişanlısına
gelince laf lafı açtı ve nişanlısıyla cinsel birşeyler
yaşayıp yaşamadıklarına kadar geldi. Söylediğine
göre birkaç kez öpüşmekten ileri gitmemişler. Bana, "Kız
bakire, evlenmeden önce hayatta dokundurtmuyor!" deyince ben de, "Aslında
yüzeysel de olsa bir şeyler yaşayabilirsiniz!" dedim. O da nişanlısının
buna dahi izin vermediğini ve her şeyi gerdeğe
sakladığını söyledi. Daha fazla zorlamak
istemediğimden, "Belki de böylesi daha iyi!" diyerek konuyu
kapattım. Çok geçmeden annesi arayıp eve geldiğini söyleyince gitti.
Her ne kadar bundan rahatsız olsam da Yiğit'i düşünerek
kendimi okşayarak, amıma vibratör sokup bağıra
bağıra orgazm oldum. Yiğit yakışıklı
çocuktu. Acaba yarağı da büyük mü diyerek merak ediyordum. Gerçi bacaklarıma
ve memelerime bakışlarından sanki bana karşı meyilli
olduğu az çok belliydi, ama bunu bana açık açık söyleyip
fazlasını isteyip istemeyeceğini bilmiyordum. Bir ay kadar hiçbir
şey olmadı. Yiğit'ten bir işaret göremeyince ben de bu
işten umudumu kesmiştim. Gerçi istesem çarşıda pazarda kendimi
siktirecek başka birilerini bulurdum, ama tanımadığım
birisiyle seks yapmak da büyük riskti benim için. Hem birileri görür ve
apartmanda iyi karşılanmaz diye düşünüyordum. Oysa ki Yiğit
böyle değildi. Hem bana zararı olmaz, hem de kimse şüphelenmezdi.
Bir akşam televizyona dalmışken kapının
çalmasıyla irkildim. Gelen Yiğit'ti. Bir anda heyecanlandım ve
isterik bir ses tonuyla, "Hoş geldin canım!" dedim. Bilgisayarının
arızalandığını ve USB bellekten bir iki sayfa yazı
düzenlemek için benim bilgisayarı kullanıp
kullanamayacağını sordu. Hemen, "Tabii!" dedim. İçeri
geçtik, iki kahve yapıp götürdüm ve bilgisayarın yanına bir
sandalye çekerek oturdum. Sayfaları düzenlemesi çok uzun
sürmedi ve dosyaları USB belleğe kaydetti. Tam gitmek üzere
kalktığında, evde yalnızlıktan canımın
sıkıldığını, isterse konuşabileceğimizi,
dertleşebileceğimizi söyledim. O da benim bu durumuma
kayıtsız kalmayıp, "Olur!" dedi ve gitmekten vaz
geçti.
Kahveleri tazeleyip geldim. Sohbet ederken yine bacaklarıma ve
memelerime bakıyordu. Konu yine nişanlısına geldi.
İsteyerek yapıyordum bunu ve konuyu sürekli olarak cinselliğe
getiriyordum. Yiğit yine nişanlısıyla sevişmek istediğini
ve nişanlısının izin vermediğinden yakınıyordu.
Ben de, "Kızla yatıp da evlenemezsen günahına girmiş
olursun!" dedim. "Haklısın Kadriye abla!" deyip konuyu
kapattı. Ama ben ısrarla yeniden cinselliğe getirdim konuyu, "Hiç
deneyimin oldu mu? Yani biriyle gerçek anlamda seks yaptın mı
mı?" diye sorduğumda, "Yaptım tabii, hem de sayısını hatırlamadığım
kadar!"
deyince şaşırdım.
"Peki nişanlın bunları biliyor mu?" diye
sorunca da, bildiğini ama nişanlısının, erkeğin
evlenmeden önce başka kadınlarla birlikte olmasının pek
önemli olmadığı fikrinde olduğunu söyledi. Israrla devam
ettirdim konuyu, "Yani sen şimdi başka bir kadınla seks
yapsan bu nişanlın için problem olmaz mı?" diye sordum.
Problem olacağını, çünkü şu anda nişanlı
olduğunu söyleyince, "Hadi hadi, nişanlandıktan sonra hiç başka
kadınlarla yatmadın mı?" deyip ağzını
aradım. Gülümsedi ve birkaç kez yattığını söyledi. Her
ne kadar konuyu iyice derinleştirsem de, o gün yine bir şey
olmadı. Yine kendimi okşayarak ve amıma vibtatör sokarak orgazm
oldum.
Ne yapıp edip Yiğit'e kendimi siktirmeliydim.
Anlaşılan o ki nişanlısı pek uyanık birisi
değildi ve Yiğit'in nişanlısına yakalanma konusunda pek
korkusu yoktu. Bu da benim için iyiydi. Birkaç gün sonra Şükran'a çay içip
oturmaya gitmiştim. Yiğit de odasında takılıyordu.
Beni görünce yanımıza geldi ve selam verip hal hatır sorup geri odasına
gitti. Şükran birkaç günlüğüne evde olmayacağını, kocasıyla
köye gitmeleri gerektiğini söyleyince belli etmesem de çok sevindim, çünkü
Yiğit evde tek kalacaktı.
Kendimi Yiğit'e siktirmeyi kafaya koymuştum. Ne yapıp
edip kendimi siktirecektim, hatta sikişirken zevkimiz bölünmesin diye
korunmaya bile başladım. İki gün sonra da Yiğit'in annesi
ve babası köye gittiler, Yiğit evde tekti. Akşama doğru
aşağı indim, "Yemek yemediysen bana gel, güzel yemekler
yaptım!" deyip Yiğit'i evime davet ettim. Kabul etti ve benim
eve geçtik. Yemekler yenildikten sonra Yiğit yemek için teşekkür edip
eve gideceğini söyleyince, "Aşk olsun, yani beni yalnız
mı bırakacaksın? Yalnızlık hiç çekilmiyor! Otur, birlikte
dizi veya film seyredelim!" dedim. O da kırmadı, "Tamam!"
dedi. Salona geçtik, yan yana oturduk. Ona, "Ne seyredelim, al sen
seç!" deyip kumandayı verdim. O da yeni çıkan bir polisiye film
açtı ve izlemeye başladık...
Hayal kırıklığına
uğramıştım, neden içinde bol erotik sahnelerin olduğu
bir film seçmedi diye. Erotik sahneler olsaydı belki etkilenip bana
yanaşırdı diye umutlanmıştım, ama olmadı. Bana
yanaşmadan filme odaklanarak izledi. Film bittikten sonra eve gitmek
isteyince, ona, "Evde tek başına ne yapacaksın? Bu gece neden
bende kalmıyorsun? Uykun gelince sana şu çekyatı açar yatak
hazırlarım!" dedim. "Yok gideyim!" dese de itiraz
istemediğimi söyleyip onu susturdum. Kumandayı verip, "Al bir
film daha aç!" dedim. Yine polisiye bir film açınca, ona, "Ben
bu filmi izledim, çok güzel bir film, ama sen mutlaka izle. Ben de bu arada bir
duş alsam olur mu?" dedim. Yiğit, "Olur tabii!" dedi, sanki
utanmış gibiydi.
Banyoya geçtim, bilerek yanıma temiz iç
çamaşırlarımı almamıştım. Duşumu
alıp kurulandım, havluya sarılıp banyo
kapısını açtım, Yiğit'e seslendim. Banyonun önüne
gelince, iç çamaşırlarımı almayı unuttuğumu,
yatak odamdaki şifonyerin en üst çekmecesinde olduğunu söyledim. Çekmeceye
en sexy tanga külotlarımı, dantelli sütyenlerimi ve dildolarımla
vibratörümü de koymuştum. Yiğit iç çamaşır getirmek için
yatak odama gitti. Ama hemen gelmedi, galiba çekmecede gördüğü şeyler
ilgisini çekmişti. Az sonra geldiğinde gözüm direkt eşofmanının
önüne kaydı, yarağı kalkmıştı. Çekmecemden birkaç
tane sutyen ve külot getirmişti.
Havlumu bilerek emanet sarmıştım vücuduma, en
ufacık hareketimde düşsün diye. Tam getirdiği iç çamaşırları
elinden alacağımda havlu planladığım gibi yere
düştü. Çırılçıplak karşısındaydım.
Yiğit kocaman gözlerle memelerime ve amıma bakınca ben artık
daha fazla dayanamadım, onu kapıdan içeriye çektim ve dudaklarına
yapıştım. İtiraz etmedi ve karşılık verdi.
Öylesine heyecanlıydım ki, yıllardır yarak yemeyen
amım Yiğit'i istiyordu. Çılgınca öpüşüyorduk. Biraz
öpüştükten sonra Yiğit'in eşofmanını indirdim. Yarağını
elime alıp önce biraz okşadım ve sonra da önünde diz çöküp yalayıp
emmeye başladım. Taş gibi olmuş yarağı
ağzımdan taşıyordu ve büyüklüğü idealdi...
Biraz yaladıktan sonra artık sabrım
kalmamıştı. Ayağa kalkıp lavabodan tutunarak önünde
domaldım ve yıllardır yarak görmeyen amımı ona sundum.
Hemen arkama geçti ve yarağını birkaç kez amımın
dudaklarına sürttükten sonra omzumdan tutarak beni kendine çekti ve köküne
kadar amıma girdi. Kökleyip öylece kalmıştı. Ne de
özlemiştim içimde bir yarağın
sıcaklığını. "Ohhh, harikasın erkeğim!"
diye inledim, "Sik beni, dağıt amımı!" diye nerdeyse
yalvarıyordum. Yiğit içimde biraz durduktan sonra beni çatır
çatır sikmeye başladı. Taşakları amıma yere çarpıyordu. Göt yanaklarımı
da ara ara tokatlıyordu, ki tam da sevdiğim şeylerdendi bu.
Ben daha iki dakika olmadan adeta böğüre böğüre orgazm oldum.
Yiğit bir süre daha sikti beni. İkinci kez orgazm olmamdan sonra artık
Yiğit de gelmek üzereydi. "İçime boşal erkeğim,
korunuyorum!" dediğim anda amımın derinliklerine döllerini
fışkırttı. Amımın duvarlarına tazyikli bir
şekilde çarpmıştı dölleri...
Birlikte duş alıp çıktık banyodan ve yatağa
kadar öpüşe öpüşe geçtik. Daha yeni boşalmış
olmasına rağmen siki hemen yeniden sertleşmişti. Elime
aldım ve okşamaya başladım. İyice kıvama getirmek
için ağzıma aldım. Biraz daha saksodan sonra sırtım
ona gelecek şekilde yarağın üstüne oturdum. Köküne kadar
içimdeydi. Zıplamaya başladım, o da alttan beni
pompalıyordu. Çok geçmeden yine orgazm oldum. Sikilmeye öylesine
açtım ki, yarağı içimde hisseder hissetmez orgazm olacak gibi
oluyordum. Bu sefer de ters döndüm ve yüzüm ona gelecek şekilde oturdum yarağına.
Memelerimi de ağzına dayadım. Hem amımı sikiyordu hem
de memelerimi emip yalıyordu. Ben de saçlarını okşuyor ve
kafasını memelerime bastırıyordum...
Böyle bir süre daha sikildikten sonra ben yorulduğum için alta
geçtim ve Yiğit üstüme çıkıp misyoner pozisyonunda sikmeye
başladı. Ben bir kez daha orgazm olmuştum ki Yiğit sikini
amımdan çıkartıp memelerime attırdı. İkimiz de
yorulmuştuk ve bir süre dinlenecektik. Hiçbir şey konuşmadan
yatakata çırılçıplak halde yatıyorduk. Acaba pişman oldu
mu diye merak ettim, ama sormadım. Yiğit bana dönerek, "Yanlış
birşey mi yaptık Kadriye abla?" deyince sorumun
cevabını almıştım. Ben de ona bunun yanlış
olmadığını, başlatan kişinin ben olduğumu ve
halen ikimizin de bekar olduğunu söyledim. İkna olmuş gibiydi.
Bir süre daha öylece konuşmadan yattık, ama ben
dayanamayıp tekrardan öpmeye başladım. Yiğit biraz da olsa
pişman olduğu için önce karşılık vermedi, ama sonra
mecburen vermek zorunda kaldı. Yarağı sertleşince beni
yatırdı ve üstüme çıktı, yarağını amıma
hizaladı ve içime girdi. Derin bir, "Ohhh!" çektim ve "Sik
beni erkeğim, amımı parçala!" diyerek onu iyice
azdırdım. Tüm gücüyle ve hızıyla sikmeye başladı.
Az sonra ben tekrar doruğa ulaştım ve baş dönmesi
yaşatacak bir şekilde orgazm oldum. Orgazm olmama rağmen doymamıştım.
Sabaha kadar sikilmek istiyordum.
Ben bunları düşünürken Yiğit beni domalttı ve amımı
sikmeye devam etti. Kocamla sikişirken en sevdiğim pozisyon
domalmaydı. Bu pozisyonda daha rahat orgazm oluyordum, ki yine orgazm
olmaya yaklaşmıştım. Yiğit götüme birkaç tokat
yapıştırdı. Yarağı amıma hızla girip
çıkarken taşakları da amıma çarptıkça zevkten çıldırmak üzere yine orgazm oldum. Orgazm
olduğumu görünce amımdan çıkmak istedi. Fakat izin vermedim, "Biraz
daha sik ne olursun! Ne istersen yaparım!" diye yalvardım.
Bu sefer Yiğit sırt üstü yattı, beni üstüne alarak
hoplatmaya başladı. Bu sırada onu öylesine iştahlı
öpüyordum ki, dudaklarını yiyordum adeta. "Memelerimi em!"
dedim ve emmeye başladı. Kendimi ona tüm gücümle
bastırırken yarak içimi delercesine girip çıkıyordu ve yine
yaklaşmıştım orgazm olmaya. Bunu anlamış olacak
ki hızını arttırdı ve ona sarılarak siki
amımın derinliklerindeyken yine orgazm oldum. Artık yorulduğumdan
yarağından inip biraz uzandım. Yiğit, "Ben daha boşalmadım!"
deyince de ağzıma vermesini söyledim. Nefes nefeseydim, ama yarağını
ağzıma aldım yine de. Biraz yaladıktan sonra
boşalacağını söyleyip ağzımdan çıkartmak
istese de izin vermedim ve gırtlağıma kadar bastırarak ağzıma
boşaltıp döllerini yuttum...
Yine bir süre hiç konuşmadık. Biraz dinlenip kalktık,
beraber banyoya geçtik, duş alıp temizlendik. Salonda sigara içerken Yiğit,
"Uykum geldi Kadriye abla, çekyatı açıp yatağımı
hazırlayalım mı?" dedi. Ben de, "Aşk olsun, az
önce siktiğin kadının koynunda uyumak istemiyor musun?" dedim.
Yiğit, "Tabii ki istiyorum, ama çekyatta yatacağımı sen
söylemiştin..." dedi. Ben de, "Saçmalama Yiğit, o
dediğim seni kalmaya ikna edebilmek içindi. Hadi geç yatak odama!"
dedim. O geceyi birlikte uyuyarak noktaladık :)
(Kadriye)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: