Karımın Çocukluk Arkadaşı! (Tahir 34 Y., Antalya)
Karım ve baldızımın ara ara görüştüğü,
çocukluktan beri arkadaşı olan Buket, 27 yasında, 1.60
boylarında, ince yapılı, kumral uzun saçlı, ince belli,
oldukça bakımlı bir kızdı; her zaman makyajı ve
saçları yapılıydı. Manikür ve pedikürünü hiç
aksatmadığı göze çarpıyordu. Düzenli olarak spora
gidiyordu, fit bir vücudu vardı. Plajda bikini ile gördüğümden,
göğüslerinin biraz küçük olduğunu biliyordum, fakat götü gayet dolgun
ve çekiciydi.
Giyimine dikkat ettiği için hep şık görünüyordu. Zaten
kendisinin bir giyim mağazası vardı ve kadınlar
tarafından beğenilen gösterişli elbiseler satıyordu. Ailesi
zengindi ve kendi ailesine benzer bir ailenin oğlu ile evlenebilmek
istiyordu. Mağazayı da işsiz görünmemek için
açtığı belliydi, çünkü hobi gibi işletiyordu. Tüm
bunların yanında Buket, hoşsohbet bir kişiliğe
sahipti. Fakat pek akıllı bir kız değildi; zengin herifler
ilk başta evlenme niyeti ile kendisine yaklaşıyorlardı, ama
hiçbirini elinde tutmayı başaramamıştı.
Daha önce görüştüğü birkaç herifi geniş sosyal çevremden
dolayı biliyordum, uzaktan arkadaşım diyebileceğim
tiplerdi. Bu adamların ortak noktası ailelerindeki maddi varlık
sayesinde keyifli yaşayan, gerçekte ne iş yaptığı
belli olmayan boş zamparalar olmalarıydı. Buket de gidip gidip
böylelerini buluyordu. Bu gibilerin gerçekten evlenilebilecek kişiler
olduğunu zannediyordu. Dedim ya zeki bir kız sayılmazdı.
Çeşitli arkadaş ortamlarında oturduğumuz rakı
masalarında, birkaç farklı adamdan, Buket ile arasında geçen
cinsel hayatın detaylarını dinlemişliğimiz vardı.
Hepsi de Buket'in çok ateşli seviştiğini, azgın bir
kız olduğunu söylemişti, anladığım kadarıyla
cinsel dürtülerini dizginleyemiyor ve adamlar da bu durumdan
faydalanıyordu. Kovalayacağım bir kız değildi Buket,
(zaten kadınların peşinden koşmayı sevmem) fakat
fırsat olsa kesinlikle yatağa atacağım bir hatundu.
Bilirsiniz, Antalya'da yaz erken başlar. Cumartesi sabah erkenden
denize girmiş sonra da plajda uzanmak için denizden
çıkmıştım. Bu benim sevdiğim bir aktivitedir; kendimle
baş başa kalmayı severim. O sırada Buket'i bir
şezlongta uzanırken gördüm. Yanındaki şezlonga geçtim,
selamlaştık, sohbete başladık. Onun da böyle yalnız
başına takılmayı sevdiğini bilmiyordum. Ailesiyle
yaşıyordu ve evden bunaldığında kendisini deniz
kenarına attığını söyledi.
Havadan sudan muhabbet ettikten sonra ona, bir yerlerde kahvaltı
yapacağımı, isterse bana katılmasından mutluluk
duyacağımı söyledim. Beraberce sevilen bir pastaneye geçtik.
Aşk meşk konusundan sohbet açılınca, sanki hiçbir
şeyden haberim yokmuş gibi, "Senin erkek arkadaşın yok
mu?" diye sordum. Başladı anlatmaya, arada kalmış bir
ilişkisi olduğunu, kendisinin evlenmek istediğini ama
sevgilisinin ağırdan aldığını filan söyledi. Hep
aynı şeyi yaşadığını, ilişkilerde
başarısız olduğunu söylüyordu. Hazır sevgilisi iki
haftalığına yurt dışındayken kendisi de durum
değerlendirmesi yaptığını, ilişkisinin
gidişatını değerlendirdiğini söylemişti.
Ona, "Ben iki hafta yalnız duramazdım!" dedim.
Kendisinin de gidişatı belli olmayan bir ilişki için iki hafta
yalnız olmak isteyip istemediğini sordum ve gülümsedim. Buket, "Bilmem
ki, öyle mi diyorsun?" dedi. "Senin gibi kızı iki
haftalığına bırakan adam akıllı değildir!"
diyerek göz kırptım. O sırada kahvaltımız bittiği
için kahveleri sipariş ediyordum ki, kahveyi kendi evinde içmemiz için
davet etti. Ben aile evini rahatsız etmek istemediğimi söyleyince, "Bizimkiler
bu hafta çiftlikte olacaklar!" dedi, yani evde tekti.
Çapkınlık için kadınların mekanına gitmeyi
sevmem, ama burada durum değişikti. Buket evlenmek isteyen bir
kız olduğu için kendisini rezil edecek bir hareket yapamazdı.
Dolayısıyla başıma herhangi bir iş açması gibi
bir tehlike yoktu. Ayrıca, onun rahat bir tarzı olduğunu
biliyordum, ama çocukluk arkadaşının kocasını bu kadar
rahatça eve davet edeceğini de düşünmemiştim. Belli ki hakikaten
cinsel isteklerini durduramıyordu.
Evlerine girer girmez tişörtünü çıkardı.
Kırmızı bikini üstü ve mini kot sortu ile kaldı. Beni
oturma odasına bıraktı ve kahve yapmaya mutfağa gitti. 5 dk
sonra kahvemizi yudumlarken sohbete devam etmeye başladık. Ona, "Sevgilin
başbaşa kaldığımızı bilse ne tepki verirdi?"
diye ortaya bir laf attım. "Boşver, zaten bu da evlenmeyecek
benimle, halbuki o kadar da memnun etmeye uğraşıyorum..."
dedi. Böylelikle konu keyifli bir yere gelmişti. Sessiz kalarak Buket'i
lafa devam etmeye teşvik ettim.
Buket, "Yani bilirsin, erkekleri memnun etmek gerek sonuçta..."
dedi. "Sevgilin memnun olmuyor mu ki?" diye üsteledim. "Oluyor
bence, ama bilmiyorum ki yani..." deyip durdu, neyi eksik yapmış
olabileceğini düşünüyordu. Sonra, "Silikon mu yaptırsam?"
dedi. Ses tonunda gerçek bir merak vardı, fikrimi almak istiyor gibiydi,
fakat masum olmadığı da çok açıktı.
Zaten yakın oturduğumuz için hiçbir şey söylemeden elimi
bikinisinin arkasına götürüp kopçasını açıverdim. Her ne
kadar masum olmasa da sohbet sırasında bikinisinin üstünü bir anda
açacağımı beklemediği çok açıktı,
aşırı şaşırmıştı. Hiçbir şey
olmamış gibi bakıp, "Göğüslerin bence hoş, büyük
değiller ama doğal halleri gayet iyi, silikon taktırma bence!"
dedim. Ayağa kaldırdım ve kot şortunun düğmesini açıp
onu da çıkardım. Arkasını çevirdim ve sanki arkadaşça
fikir veriyormuş gibi, "Fakat popon çok çok iyi!" dedim.
İçinde olduğumuz durumu doğal bir seymiş gibi farz
ederek sohbete devam ettim. "İzninle bunu da çıkarıyorum!"
diyerek bikini altını da çıkarıverdim. Beni eve davet
ederken aramızda bir şeyler geçmesini istediği belliydi, ama ne
olduğunu anlamadan çıplak kalmasına da
şaşırdığı gözlerinden okunuyordu. Kendisinden
beklenecek şekilde vücudunda tek bir kıl dahi yoktu. Oturduğum
yerde, önümde çırılçıplak bıraktığım Buket'i
bir sağa bir sola çeviriyor, sanki vücudunu inceler gibi bakıyordum.
Sonra kolundan tutup onu sol dizime oturttum. Sağ elimle bacak
arasını okşuyor, amının dudaklarında
parmaklarımı gezdiriyordum. Boynuna da öpücükler kondurmayı ihmal
etmiyordum. Bir yandan göğüslerini okşuyor, bir yandan götünün
yanaklarını sıkıştırıyordum. Onun da elleri
vücudumda geziyordu. Tişörtümü çıkarttı ve kaslı
sırtımı okşamaya, boynumu ve dudaklarımı öpmeye başladı.
Sonra kalktı ve deniz şortumu çıkarttı. Kalkık sikimi
eline aldı ve ileri geri hareketler ile okşamaya başladı.
Sonra kalktı ve beni elimden tutup odasına götürdü.
Geniş ve aydınlık odası denize bakıyordu. Ben
yatağa doğru yöneliyordum ki elimden tutup banyoya doğru
ilerledi. Hemen jakuziyi doldurdu, içerisine banyo köpüğü ekledi ve
çalıştırdı. Jakuzide tekrar öpüşmeye
başladık. Denizden çıktığımız için banyoya
girmiş olmamız iyi olmuştu. Biçimli vücudunu kucağımda
hissetmek bana keyif vermişti. Hareketleri ve tavırları da çok
çekiciydi. Uzun uzun opuşuyor, yavaş ve tutkulu dokunuşlar ile
birbirimizin vücudunu keşfediyorduk. İkimiz de aşırı
tahrik olduğumuz halde acele etmiyorduk.
Sohbet sırasında konuştuklarımıza gönderme
yaparak, "Bakalım memnun edebiliyor musun?" dedim ve güldüm.
"Gel madem!" dedi ve elimden tutup beni odasına tekrar götürdü.
Yatağa geçer geçmez bacaklarımın arasına geldi ve
taşaklarımı diliyle uyarmaya başladı. Elleri ile sikime
dokunmadan sadece dili ve dudakları ile taşaklarımdan yarağıma
doğru yavaş öpücükler ve dil dokunuşları yapıyordu.
Hiç acele etmeden yalıyor, öpüyor, emiyordu. Bunu yaparken bir ara durup,
"Kalınlığına bayıldım!" dedi. Yarağımın
kalın olduğunu ilk defa duymuyordum, ama kadınların bundan
etkileniyor olmasını hep sevmişimdir.
Yalarken ara ara ağzının daha derinliklerine doğru
alıp sonra vakumlaması beni inanılmaz azdırıyordu. Bir
süre sonra üzerime çıkacak oldu, fakat onu 69 pozisyonuna getirip yalamaya
başladım. Tertemiz amı iyice ıslanmış olduğu
için parlıyordu. Dilimi iç dudaklarının arasına
yerleştiğim anda hafif bir titredi ve yarağımı tekrar
ağzına aldı. Ben amından akan suları yalıyor,
klitorisini emiyor, dilimi deliğine sokuyor, daha da tahrik
olmasını sağlıyordum.
Amından akan sıvıların hem tadı hem de kokusu
çok güzeldi. Ben yaladıkça daha da ıslanıyordu. Ama tahrik
oldukça daha güçlü hareketler ile sikimi yalıyordu. Amını
yalamayı bıraktığımda sikmek istediğimi
anladı ve üzerime oturdu. Götünü ve amını iki elim ile
ayırdım ve o da eliyle sikmi amına yerleştirdi. Amı o
kadar ıslaktı ki, hiç zorlanmadan dibine kadar aldı, vakit
kaybetmeden oturup kalkmaya başladı. Göğüslerini yalayarak sikmeye
başladım.
Üstümde kıvrılıyor, oturup kalkıyor, istekli
inlemeler ve sexy sesler çıkarıyordu. Tempoyu kendisine göre
ayarlamıştı, boynumu yalarken nefesini de hissediyor ve bundan
haz duyuyordum. Çok tahrik olduğum halde onun orgazm olmasını
bekledim. Üstte olduğu ve ritmi kendisi ayarladığı için çok
sürmeden orgazm olmaya başladı. Titriyor ve yüksek sesle inliyordu.
Vücudunun kontrolsüz kasılmalarını izlemek de çok güzeldi. Sonra
üzerime yığıldı ve o şekilde kaldı.
Acelem yoktu, birkaç dakika boyunca o pozisyonda birbirimizi
okşadık, öptük. Kulağıma, "Harika bir adamsın sen!"
dedi. Ben henüz boşalmadığım için kendisinin bir
şeyler yapmak istediği belliydi; gözümün içine bakıyor, ne istediğimi
anlamaya çalışıyordu. Buket'i üzerimden kaldırıp yarağımı
tekrar ağzına verdim. Ben yatarken o tekrar saksoya
başlamıştı. Bütün hünerlerini gösteriyor, beni deli gibi
yalıyordu. Her bir taşağımla ayrı ayrı
ilgileniyor, yarağımı yalarken bir yandan da eliyle sıvazlıyordu.
"Domal!" dedim ve arkasına geçtim. Dolgun götünü
dışarı doğru çıkartıp ideal şekilde domaldı.
Göğüsleri yatağa gelecek şekilde amını tam yarağımın
hizasına getirdi. İki elimle amını ve götünü
ayırdım. Göt deliği de amı gibi çok çekici görünüyordu.
Yarağımı amına sürtüp hafifçe başını soktum.
O sırada da baş parmağımı göt deliğine
yerleştirdim. Sonra sert hareketler ile amını sikmeye
başladım. Sağ elimin baş parmağı göt
deliğindeyken sol elimle bazen memelerini okşayarak, bazen götünün
yanaklarını tokatlayarak sikiyordum. Saçını elime dolayarak
siktiğim dakikalarda daha yüksek sesle inliyordu...
İncecik belini izlemek bile beni kudurtmaya yetiyordu. 15 dk kadar
sikmeye devam ettim ve "Korunuyor musun?" diye sordum. "Evet,
içime boşalabilirsin!" dedi. Aynı anda alttan
taşaklarımı okşamaya başladı. Sol elimle
boğazını sıkıca tutarak boşalmaya
başladım. Taşaklarımı okşayarak bana,
boşalmamı daha da güçlü yaşatıyordu. Resmen
aklımı almıştı. Son vuruşlarımı daha
sert hareketlerle yaparak tamamen boşaldım. Aynı pozisyonda
üzerine uzandım. Yarağım amından
çıktığında bile parmağım götündeydi.
Saat fazla ilerlediği için kalkıp giyindim, ama, "Başka
bir zaman o götünü de istiyorum!" demeyi ihmal etmedim. "Erkekler zaten
anal seviyor hep!" dedi ve isteğimi başıyla onayladı.
Anlaşılan, her görüştüğü adama arkadan önden ne isterlerse
veriyor ve 'memnun etmeye' uğraşıyordu. Bir kez daha öptüm ve
evinden ayrıldım :)
(Tahir)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: