Karım Beni Aldatıyor Mu? (Mete 45 Y., Bursa)
Sıcak bir yaz günü, birkaç ıvır zıvır dışında boş olan ofisimde pinekliyordum. İşler kesattı. Neyse ki tek bir iş bile birkaç haftalık masrafımı karşılamaya yetiyordu. Yurt dışında olsam 'Dedektifim' derdim size, ama Türkiye'de ne dedektifliği aq! İki sene önce 43 yaşında polislikten ayrıldıktan sonra 'Araştırma-Danışmanlık Ofisi' adı altında burayı açtım. Herkes biliyordu ne iş yaptığımı. Eşiniz sizi aldatıyor mu, çocuğunuz uyuşturucu mu kullanıyor, kayıp akrabanızı mı bulmak istiyorsunuz... Bu gibi işler için bağlantılarımı da kullanıp müşterilerime yardım ediyordum. Bir buçuk sene sonunda hayatımı geçindirecek duruma gelmiştim.
Telefonum çalınca yavaştan kendimi toparladım. Arayan adam, karısıyla ilgili bir problem için görüşmek istediğini söyledi, telefonumu bir arkadaşından almış. Hatırladım, karısı kendisini aldatıyor diye şüphelenen ama sonra şüphesi yanlış çıkan eski bir müşterimin ismini verdi. Evine yakın diye iki saat sonra bir kafede buluşmak üzere randevulaştık.
Müşterimi bekleyip kahvemi içerken telefonum yine çaldı. Tam açacakken kafeye yeni giren, en fazla 1.60 boylarında, göbekli, hımbıl bedenli, ama kıvırcık saçları ve Lakost tişörtüyle zengin bir havası olan, yaklaşık 35 yaşlarında bir adam bana doğru yaklaşmaya başladı. "Mete bey mi?" dedi elini uzatırken. "Evet, benim!"dedim. "Ben de Alper!" dedi, oturdu karşımdaki sandalyeye.
Tahmin ettiğim gibi karısının kendisini aldattığından şüpheleniyordu. İlk başta sergilediği özgüvenli, ağır başlı hali konuşmayı sürdürdükçe kaybolmaya başladı. Büyük bir şirkette müdür pozisyonunda olan Alper beyle karısı Hale hanım 5 sene önce evlenmişler. 27 yaşındaki karısı çalıştığı sektörde önde gelen bir iş adamının kızıymış. Malatya'dan akrabaları devreye girmiş ve ikisini tanıştırmışlar, yarı görücü usulü yarı flörtleşme kısa sürede evlenmişler.
Evlendikten bir sene sonra doğan oğulları ile zaten çok renkli olmayan cinsel hayatları iyice bitmiş. Karısı biraz rahat bir kadınmış. İçki içmeyi seven, lüks bir hayat yaşayan... Babadan gelen para sayesinde sorun olmuyormuş, ama son zamanlarda karısının söylediği yalanları yakalamaya başlamış. "Çocukla evdeyim!" deyip çocuğu bakıcıya bırakıp birkaç saat ortadan kaybolmalar, telefonlara cevap vermeyip ardından klasik, "Telefon arka odadaydı!" , "Çantamdaydı duymamışım!" yalanları...
"Aldatıyor gibi görünüyor!" dedim. Alper bey, "Bunu söyle diye çağırmadım seni, o kadarını ben de tahmin ediyorum. Boş boş konuşma, bana delillerle gel!" diye azarladı beni. Ulan hem yardım istiyorsun, hem dominantlık yapmaya kalkıyorsun! Sikin madem o kadar kalkıyordu karına sahip çıksaydın dümbük! Neyse, parayı o ödeyecek tabii, birkaç daha patronluk tasladı, sineye çektim. Nasıl olsa ona bu lafları yedirme imkanı geçerdi elime.
Karısının fotoğrafını ve telefon numarasını, adresini, arabasının plakasını... İhtiyaç duyduğum bilgileri aldım. Her zamanki yöntemle karısının telefonuna takip uygulamasını nasıl indireceğimizi de anlattım (o kadar detayı size vermeyeceğim, meslek sırrı bazı kısımlar, malum). "Gelelim ücretime, 4.000 dolar. 2.000 dolar peşin, 2.000 dolar da iş sonunda alırım. Eğer sonra ekstra birşeyler daha isterseniz onların ücretini sonra konuşuruz!" dedim. "3.000'e olmaz mı?" dedi, "Maalesef, ücretimiz sabit, işin masrafları ve tehlikesi çok fazla!" deyince ısrar etmedi. Aslında pazarlık sünnettir, normalde biraz indirim yaparım, ama sevmemiştim bu adamı.
Hale 1.55 boylarında, fotoğraflarından anladığım uzun siyah saçlarının altında isterik bakışlarla kameraya poz vermeyi seven bir kadındı. Dümbük Alper, ufak tefek, boyuna uygun bir karı seçmişti kendine, ama bu her yerinden azgınlık fışkıran karıyı böyle bir hımbılın elde tutamayacağı da çok belliydi. Zengin ve kısa diye karı mı seçilir aq! Göğüsler orta büyüklükte, ama yapılmış gibi. Dudaklar biraz kalın, bodur tavuk misali bir esmer afet. Topuklu giydiği bir fotoda bizim lavuktan biraz uzun.
Alper dümbüğü akşam çaktırmadan Hale'nin telefonuna uygulamayı yükledikten sonra Hale'nin telefon yazışmaları ve konuşmaları telefonuma akmaya başladı. "Dün gece çok hızlıydın, tadın 'damağımda' kaldı!" yazdı Hale. "Daha neler kalacak damağında. Kocan evdeyken otoparkta ağzına vermem yetmedi ama. Ne zaman sikbileceğim seni?" diye yazdı 'Merc**** Bayi Ataşehir' diye kaydettiği numara. Ya galericinin kucağına düşmüş, ya da yakalanmamak için telefona öyle kaydetmiş.
"Kocam yarın sabah yurt dışına gidecek, iki gün yok. Sapanca mı yapsak yine?" diye yazdı Hale. "Olur yavrum, bungolovda altıma alıp inlete inlete sikeceğim seni yarın. Telefonumu bekle!" yazdı eleman.
Ertesi gün sabahtan evlerine yakın bir kafede kahvaltıya oturdum. Alper lavuğundan aldığım paranın bir kısmı böyle masraflara gidiyordu işte. Menüden süt reçeli, bresaola ve Brioche ekmeği üzerinde, taze yapılmış Holandez Soslu Eggs Benedict söyledim. Brie peynirimi Scrambled Eggs'imle yerken (bildiğiniz çırpılmış yumurta işte, özenecek bir şey yok, lavuğun parasını nasıl ezdiğimi göstermek için anlatıyorum!) telefonuma ilk mesaj geldi.
"Aşkım yarım saate çıkıyorum. Sen de arabanla gel, orda buluşalım!" diyordu adam. Herifin alet sağlam demek, karıyı evden bile almıyordu. "Tamam aşkım çıkıyorum ben de yarım saate, oda numarasını atarsın :)" diye cevapladı Hale.
Yemeğimi güzelce gömüp Hale'nin telefonunun konum bilgisini açtım. Hareket başlayınca hesabı ödeyip emektar Reno'ma atladım. İşimiz çok zor değil aslında, teknoloji çok yardımcı oluyor. Şu uygulamayı telefona yükledikten sonrası takip sadece.
Sapanca'ya varmaya yakın, "105 numaralı bungolovdayım!" yazdı eleman. Hale'nin arabası durunca ben de arabamı hemen çok uzak olmayan bir yere park ettim. Tesis yeşillikler içindeydi, güvenlik kameralarına baktım, arka tarafta yoktu kamera. On dakika sonra resepsiyonu arayıp ben de bir oda tuttum. Hafta içi bu saatte boştu tesis.
Odamda beş dakika bekleyip bahçeden gizlice 105 numaranın arkasına süzüldüm. Hafif eğimli arazideki bungalovun pencereleri yeşil vadiye bakıyordu. Pencerenin teki bahar havasını içeri alacak şekilde açıktı. Perdeleri bile kapatmaya uğraşmamışlardı. Camdan içeriyi gözetleyip dinlemeye başladım.
1.80 boylarındaki esmer, 25 yaşlarında, tam bir kıro olan eleman ayakta Hale'ye sarılmış, dudaklarına yumulup karının çıkıntılı götünü okşuyordu. "Dün ağzına boşaldıktan sonra ağzını çalkaladın değil mi orospu?" dedi biraz geriye itip, ikisi de güldüler. Eleman gömleğini ve pantolonunu çıkardı, kıllı bir gençti. Baba parası yiyen birine benziyordu. Hale'nin Burberry desenli gömleğini ve bordo dantelli sütyenini çıkarıp göğüslerine yumuldu.
Hale'nin dayanacak hali kalmamıştı, dün otoparkta ağzına alıp sömürdüğü yarrağı yemek için sabırsızlandığı belli şekilde elemanın donuna attı elini. Elemanın yarı sert yarrağını çıkarıp okşamaya başladı. Orta boy yarrak Hale'ye fazlasıyla yetiyordu belli ki. Alper lavuğunun çükünün küçük olduğu anlaşılıyordu buradan.
Hemen yatağa geçtiler, ben de fotoğraf ve video çekmeye başladım, izlemek keyifliydi, ama işi de unutmamak gerekiyordu. Hale yatakta elemanın yarrağına atladı ve yalamaya başladı. Çok güzel yalıyordu orospu, benim de karıyı sikesim geldi. Eleman bir yandan Hale'nin ağzını sikerken eliyle de Hale'nin bızırıyla oynuyordu.
Birazdan Hale ağzındaki yarrağı çıkardı, "Aaaah! Yasinnn! Yasinnnn!" diye inleyerek orgazm oldu. Hale orgazm olurken Yasin de hemen Hale'yi altına alıp sırılsıklam amcığını sikmeye başladı. "Özledin mi yarrağımı orospu! Kocanın çüküne benzemiyor değil mi benimki!" deyip hızlı hızlı pompalıyordu. O yaşlarda, evli kadın sikmek daha çok zevk veriyordu tabii.
Hale orgazmın hemen üstüne hızla nefes alıp çığlık atmaya başladı. Normalde yüzünden belli olan isterik hali sikilirken daha iyi anlaşılıyordu, sanki sikilmek için dünyaya gelmişti orospu. Yasin pompalarken o da kendini ileri geri itip amının en derin noktalarına kadar yarrağı yemeye çalışıyordu.
"Orospu seni! Yarrağımı yemeyi çok mu seviyorsun sen? Kocanın sikemediği amcığını bana mı siktiriyorsun? O boynuzlu sikemiyor tabii küçük sikiyle, sen de Sapanca'da kendini siktiriyorsun değil mi?" dediği bu kısımları da kaydettim, ama Alper lavuğunun durumuna göre karar verecektim bu aşağılanarak yediği boynuzları izletip izletmemeye.
Hale her darbede daha da kendinden geçiyordu. "Sik beni! Sik beni!" diye inlemek dışında sesi çıkmıyordu. Yasin altındaki bu ufak tefek hatunu hemen bacak omza pozisyonuna geçirip daha yavaş ama sert hamlelerle sikmeye başladı. Hale eliyle Yasin'i kıllı göğsünden itmeye çalışıyor, ama Yasin'in darbelerine engel olamıyordu. Acıyla zevk arası inlemeleri dışarıdan çok rahat duyuluyordu. Neyse ki boştu tesis, rahatça siktiriyor, kocasına boynuzu takıyordu.
Yasin dünün intikamını almaya çalışır şekilde ters çevirip domalttı Hale'yi. Bodur tavuğu kolayca istediği pozisyona getiriyor, evire çevire sikiyordu. Biraz hızlandığı anda Hale yine titremeye başladı. Her darbede kendinden geçiyor, kafası havaya kalkıp gözlerini deviriyordu. Genç boğanın da artık dayanacak hali kalmamıştı, Hale yarı baygın kendini siktirirken son bir vuruşu daha yapıp sikini çıkardı ve Hale'nin sırtına doğru boşalmaya başladı.
Hale yüz üstü yatağa yapışmıştı üstündeki aygır dölleriyle onu sularken. Yasin de boşalması bitince yatağa yığıldı. Alper gavatı uçakta, dünyanın kim bilir hangi köşesine uçarken karısının sırtındaki döller boynuzlarına cila atıyordu...
Yasin kendine gelip, banyodan getirdiği belli tuvalet kağıdıyla Hale'nin sırtındaki dölleri sildi. Hatun kendinden geçmiş halde yatıyordu. Kendine gelir gelmez biraz doğrulup daha tam inmemiş yarrağa elini attı. Tek posta yetmemişti belli ki orospuya. Yasin birkaç dakika dinlendi dinlenmedi ki Hale yine yumuldu elemanın yarrağına.
Paşam yatakta uzanmış, elini aralık bacaklarının arasında kendine sakso çeken orospunun başına koymuş zevkin tadını çıkarıyordu. Hale az sonra ağzıyla eski sertliğine ulaştırdığı yarrağı daha kurumadığı belli amcığına yerleştirirken derin, "Ohhhh!" çekti. Seksten bu kadar zevk alan bir kadın ya bir ya iki kez çıkmıştır karşıma. Bir hafta tut kendini, sonra karıyı eve at, iliklerin kuruyana kadar sik her yerini!
Hale kucakta hoplarken Yasin ellerini Hale'nin götüne atmış, karının ritmini kendi sik darbelerine uyduruyordu. Belli ki sikindeki kıllar bızırını tahrik etmiş, Hale bir dakika içinde sarsılarak orgazm olmaya başladı. Yasin iyice gaza geldi üzerindeki hatun titreye titreye orgazm olunca. Karı yığılacak nerdeyse üzerine, pelte gibi kaldı. Yasin elleriyle belinden tutup alttan sert hamlelerle zıplatmaya başladı. Yasin tutmasa yediği yarrağın darbeleriyle yana yığılacak kıvamdaydı Hale.
Biraz daha sikip indirdi kucağından, altına alıp eze eze sikmeye devam etti. Elemanı görünce Hale'nin neden evlenecek erkek, eğlenecek erkek ayrımı yaptığı anlaşılıyordu: Bu dalyaraktan koca falan olmaz, ama yatakta da böyle bir hayvan tarafından sikilmek istiyordu orospu!
Hale sırt üstü sikilirken kendine geldi, ellerini Yasin'in sırtına atıp sanki daha derinlerinde bir yere kadar yarrağı almak istiyorcasına kendine çekmeye başladı. Yasin inip kalkarken boynunda sallanan altın zinciri Hale'nin alnına, göğsündeki kıllar dudaklarına sürtünüyordu. Ufak tefek kadın hayvanın altında nerdeyse görünmez olacak şekilde yatağa gömülmüştü.
Yasin biraz daha siktikten sonra doğruldu ve "Domal! Götünü sikeceğim!" dedi. Hale hafiften endişelendi, "Bebe yağı getirdin mi?" dedi. "Yok, getirmedim, ama alıştı götün artık, tükürükle alıştırıp sokarım merak etme!" dedi. "Tükürükle olmaz! Sonra iki gün götümün üstüne oturamıyorum!" dedi Hale sert bir tonla. Yasin, "Sus lan! Ne demek olmaz? Domal aq, acıtmadan sikeceğim dedim sana!" diye sert çıkınca, Hale mecburen korka korka domaldı.
Yasin biraz tükürük biraz am suyuyla ıslattığı önce tek parmağını sonra ikinciyi Hale'nin götüne sokmaya başladı. Hale domalmış halde götünü parmaklatırken yavaş yavaş zevk almaya başladı. Yüzünü yastığa gömüp götünü biraz daha geriye çıkardı. Yasin burgu yaparak parmağını sokup çıkarıp kim bilir daha önce kaç kez siktiği götün kıvama geldiğini anlayınca sikini dayadı göt deliğine.
"Aç iki elinle!" dedi Hale'ye, Hale de göt yanaklarını iki eliyle gerdirip deliğini müptelası olduğu yarrağın karşısında sikilmeye hazır hale getirdi. Yasin sikinin başını dayayıp biraz itince önce kafası girdi, ama Hale ileriye doğru hamle yapmaya kalkınca hemen üzerine abandı kadının ve sıkıca tutup kaçmasını engelledi. Biraz daha ittirip sikinin kalanını da sokunca Hale çığlığı bastı, "Dur! Kımıldama, durrrr!" diye bağırdı.
Yasin yüzünde pis bir gülümsemeyle, "Tamam yavrum. Köküne kadar aldın, biraz alışana kadar dururum böyle!" derken Hale'nin saçlarını okşayıp omzuna küçük buseler konduruyordu. Bir dakika kadar bekledikten sonra belini yavaşça hareket ettirmeye başladı. Hale daha tam alışmamıştı, ama eskisi kadar bağırmıyordu şimdi.
Yasin sikini önce küçük küçük daracık götte hareket ettirmeye başladı, ardından artık yarısına kadar çıkarıp sokuyordu. Hale gevşemeye başladıkça acı çığlıkları zevk inlemelerine döndü. İnlerken elini yastığa geçirmiş, her darbede götünü geri ittirip köküne kadar alıyordu yarrağı. Yasin artık Hale'nin alışmış götünü am siker gibi sikiyordu. Az önce Hale'nin amını sikerkenki gibi yavaş ama sert darbelerle vuruyordu.
Hale de bir elini amına atmış, bızırını okşuyordu, ki beş dakika sonra kendini tutamayıp sarsıla sarsıla çığlık çığlığa orgazm olurken Yasin de kendini tutamayıp, "Ohhhh!" nidaları eşliğinde döllerini kadının götüne boşalttı. Seksin doruklarında tek vücut halini alıp ardından birbirine yabancı iki kişi gibi serildiler yatağa.
İki esmer ıslak vücut yatağa serilmiş, camdan odaya dolan ışıkta parıldıyordu. Yeterince kayıt almıştım, ama Hale'nin o tutkulu vücudunun tadına bir de ben bakmak istiyordum. Bir yolunu bulmalı ve ben de bu isterik karıyı sikmeliydim.
Bir dakika içinde Yasin yavaş yavaş kımıldanmaya başlayınca ölgün şekilde yatağa gömülmüş olan Hale, "Bir daha sikişeceğiz değil mi?" dedi baygın bir sesle. Yasin daha kendine gelememişti, ama bütün suyunu içip posasını bıraktığı portakal kabuğuna bakar gibi gözlerini Hale'ye dikip, "Sen ne doyumsuz orospusun lan! Her yerini siktim yetmedi mi amına koyayım? Boşuna mı götüme kadar terledim, ne sikişmesi daha!" diye sert yaptı karıya.
Hale nemfomanlığın doruklarından inmemeye kararlı bir halde, "Bu ne yaaa, bu kadarcık mıydı erkekliğin?" deyip elemanı sinirlendirmeye ve sert bir sikiş daha koparmaya çalışıyordu. Ama karşısındaki adam artık doygunluğun verdiği siklememe moduna geçmişti. "Ne sikeceğim aq! Bir dahakine arkadaşları da getireyim ortalık malı yapayım seni! Senin orospuluğunu anca doyurur!" deyince Hale de sinirlenmeye başladı ve "Arkadaşların senden daha erkektir herhalde, kadını altına aldı mı doyurmadan bırakmazlar! Sen de bizi izleyip otuzbir çekersin!" dedi.
Yasin'in sinirleri bozuldu, Hale'ye bir tokat atıp yatağa yapıştırdı. "Siktir amına kodumunu karısı! Benim erkekliğime laf uzatmak sana mı kaldı orospu! Sen bu lafları o gavat kocana söyle!" diye bir yandan küfredip öbür yandan hızlı hızlı giyiniyordu. Hale enerjisi olsa kalkıp cevap verirdi bu tokata, ama yataktan doğrulacak halde değildi. Yasin kapıda son bir bakış attı, tiksindiği bir pisliğe bakıyor gibiydi. Sonra kapıyı çarpıp çıktı gitti.
Hale doğrulup kendini zor bela banyoya atınca ben de hemen harekete geçtim. Biraz doğaçlama, biraz anlık planlama yapacaktım. Hale duştan havluya sarılı şekilde çıkınca bungalovun önüne geçip kapıyı çaldım. Birkaç saniye bekledi kapıyı açmak için, sonra belli ki Yasin'in geri geldiğini düşünüp kapıyı tam olarak açtı.
Beni görünce kapıyı yarı kapatıp havlunun altından sular damlayan vücuduna siper ederek, "Ne istiyorsunuz?" dedi. Kapıyı kapatmasın diye ayağımı kapının arasına koyup, "Yasin yolladı beni, birşeyler konuşmamız lazım!" dedim. Hale'nin, kapıyı kapatmalı mı, yoksa açıp beni içeri mi almalı tereddütünden faydalanıp içeri daldım ve kapıyı kapattım.
"Bir ihtiyacınız varmış, Yasin benden rica etti, ama tabii zorla yapacak değiliz, merak etmeyin!" dediğimde, "Defol git burdan sapık herif! Kimsin sen! çığlık atıp herkesi buraya toplamadan defol git!" deyip yatağa doğru geri geriye yürümeye, sağa sola dağılmış eşyalarını aramaya başladı.
"Sakin olun Hale hanım. Sizin gibi güzel bir kadına istemediği bir şey yapacak mizaçta birisi değilim. Yasin sizi tatmin edemediği için üzülmüş. Ben buranın sahibiyim, gide gele kendisiyle dost olduk. Girişte sizi görüp çok beğenmiştim, sizinle de dost olmak isterim!" dedim.
Bu saygılı tavrım, az önceki ateşi sönmeye yüz tutmuş kadını yine tereddüte düşürdü. Eşyalarını toparlarken bir yandan beni süzüyordu. Az önceki aygırdan yirmi yaş büyüktüm, ama uzun boyum, şık giyimim, bakımlı saçım sakalım ve sakin ses tonumla onu etkilediğimi seziyordum.
Hale, "önüme gelen erkekle yatan bir kadın mı sandın sen beni?" derken artık ses tonu yumuşamaya başlamıştı. "Hayır tabii ki! Ama sizin gibi mutsuz evliliği olan bir kadının mutlu olmak için bazen dışarıdan yardım alması da çok normal!" dedim, biraz yaklaşıp yatağın karşısındaki tekli koltuğa oturdum.
Ona, "Dediğim gibi, sana istemediğin bir şeyi yapacak değilim. Ama madem tatmin olmuyorsun, hazır yabancı bir erkekle bu odada yalnız kalmışken, kimse de burda olduğumuzu bilmiyorken mutlu olmayı denesen ne kaybedeceksin? Beğenmezsen şu kapıdan çıkar gidersin, sonra ne sen beni tanırsın, ne ben seni!" dedim.
Gözlerini gözlerime dikmiş, hem beni, hem anlattıklarımı düşünüyordu. Az önce bungalovun kapısını açıp (Yok mu beni siken!) diye bağıracak kadar azmış bu kadın şimdi elinin altındaki sikiciyi kaçırmamanın en mantıklı hamle olduğunu anlıyordu.
Özgüvenli, pis bir gülümsemeyle ayağa kalkıp yanına yaklaştım ve yüzünü ellerimin arasına alıp dudaklarına yumuldum. Hiç direnmiyordu. Buraya sikilmeye gelmiş, sikicisi ona yetmeyince odaya kadar girip onu sikmek isteyen adama hayır demenin mantıksız olduğunu çabuk kavramıştı.
Havlusu çözüp yere düşürdüm. Az önce izlediğim hayvanlar gibi sikişen kadın şimdi çırıl çıplak yanımdaydı. Telefonumu yatağın yanındaki komidinin üstüne, tuvalet kağıdının önüne koydum. Ayakkabılarımı, beyaz keten pantolonumu ve mavi gömleğimi çıkarıp koltuğa attım ve dudaklarına yumuldum.
Halen daha tanımadığı bir adamın kollarında olmanın ürkek yabancılığıyla hareketsiz duran Hale'nin elini alıp donumun üstünden yarrağıma götürdüm. Sikim az önceki canlı porno tiyatrosunun etkisiyle çoktan dikilmişti. Hale elini sikimin üstünden çekmedi, ama parmaklarıyla hissettiği sertliğe rağmen sikimi okşamıyordu da.
Az önce ağzımın suyunu akıtan göğüslere yumuldum hemen. Nasıl özendiysem, bir birini bir öbürünü yalayıp uçlarını hafif hafif dudaklarımla sıkıştırıyordum. Bu noktada buzlarının erimeye başladığı, hafif inlemeleri ve elinin altındaki yarrağı avuçlayıp boyutunu, sertliğini hissetmeye çalışmasından anlaşılıyordu.
Dudaklarına yumulup elimi götüne attım, o dolgun, hafiften dışa çıkık, yastık gibi götü şimdi elimin altındaydı. Ben dudaklarına yapışmış halde götünü okşarken Hale beni yatağa doğru çekti. Hemen donumu sıyırıp attım ve yatağa uzandık. Ona, "Genç aygırdan sonra bir de yaşlı kurdun yarrağının tadına bak bakalım!" dedim yatakta üstüne çıkınca.
Duştan amını yıkayıp çıkmıştı, sikimin başını tükürükle ıslatıp amcığına ve klitorisine sürtmeye başladım. Gerçekten de daha doymamıştı orospu, inlemeye, elini götüme atıp bir an önce sikmem için beni kendine doğru çekmeye başlamıştı. Ufacık kadın altımda yatağa gömülmüş ve isterik isterik inlerken sikimi amına dayadım. Az önce izlediğim sikişin etkisiyle daha tam kapanmamıştı amı, sikimi dayayıp ittirip kafasını soktum.
Elemanın sikiyle hemen hemen aynı boydaydı benimki de, ama her ilişkide övgü alan sikimin koca kafası sayesinde amını gerdire gerdire sokmaya başladım. Yarısına kadar sokunca, Hale, "çok güzel! çok güzel! Durma devam et!" diye inlemeye başladı. Yarrağımı köküne kadar sokunca derin bir inleme döküldü Hale'nin dudaklarından, ama yetmemişti tabii bu yarrağı köküne kadar yemek. Hemen altımda hareket etmeye, kendini bana hızla siktirmeye başladı.
Ben de sert darbelerle onun ritmine uyup dibine dibine vuruyordum koç başını. Amı ıslanmış, yağlı piston gibi sikiyordum karıyı. Her vuruşumda memeleri altımda sıkışıyor, ufak bedeni yatağa iyice gömülüyordu. "çok iyi! Ahhh, çok iyi!" diye inleye inleye orgazm oldu. Ama benim durmaya niyetim yoktu, bodur tavuğu altımda güzelce sıkıştırmış, orgazm sonrası önce biraz yavaş sonra yine hızlı sikmeye başlamıştım.
Az önceki patlamanın şiddeti daha geçmeden kafası arkaya düşüp yeniden sarsılmaya başladı. Ben sertçe soktukça elleriyle beni itmeye, artık dermanı kalmamış am kaslarını iyice gerip soktuğum yarrağımın daha da derine, sert sert vurmasını engellemeye çalışıyordu. Her vuruşum göğüslerini dalgalandırıp kafasını arkaya düşürüyordu.
Beş dakika kadar siktikten sonra artık ne onun hali kalmıştı ne de benim. Hale bir kez daha inleyip amındaki yarrağımı sımsıkı sarıp orgazm olmaya başlayınca daha fazla tutamayacağımı anlayıp yarrağımı çıkarıp göğüslerine boşalmaya başladım. Fena patlamıştım karının üstüne.
Yatağa yanına uzandım kendime gelmek için. Hale'nin de hali kalmamıştı, ama son bir enerjiyle kolumun üstüne yatıp kafasını terli, kıllı göğsüme koydu. Saçlarını okşayıp uyuttum biraz. Onsekiz yaşımdayken siktiğim Meltem Abla'yı hamile bırakmış olsaydım, Hale yaşında kızım olurdu şimdi. Hale'nin babası da benim yaşlarımdadır herhalde...
On dakika sonra gözlerini huzurlu bir gülümsemeyle açıp göğsüme bir öpücük kondurdu. Sanki saatlerdir hem Yasin hem benim sikmelerim değil de, asıl bu on dakikalık uyku en mutlu olduğu anmış gibiydi tavrı. Sanki sonunda sekse doymuş gibiydi, ama az önce Yasin'in siktiği götü ben de sikmek istiyordum.
Dudaklarına yumuldum hemen. Elimle de hassas bir şekilde klitorisini okşamaya başladım. Onun tepkilerine bakıp okşamamın sertliğini ayarlıyordum. Dudaklarından biraz uzaklaşıp, "çok güzel bir kadınsın sen!" dedim ve ufak bir öpücük kondurdum yanağına. Sonra usul usul yanağını, boynunu öpmeye, kulak memesini dişlemeye başladım.
Yine tahrik olmaya başlamıştı. Elini sikimin üstüne götürünce hemen okşamaya başladı. Yarrağım hemen hareketlendi. Boynundan göğsüne indim ve memelerini öpüp yalamaya, ısırmaya başladım. Sağ meme ucu daha sert sol biraz yayvandı, ama ikisinin tadı da birbirinden lezzetliydi.
Ona, "Gel üstüme!" dedim göğüslerini bırakmak istemediğim için. Hemen kalkıp amının girişine hizaladığı yarrağımın üstüne oturdu. Ben bir yandan memelerini ısırıp yalarken alttan da amını pompalamaya başladım. çok zevkliydi bu bodur tavuğu kucağımda hoplatmak, onun da zevkten kendinden geçtiği belli oluyordu.
Bir elimle göğüslerini, öbürüyle götünü okşuyordum. Kucağımda hoplarken yine tutamadı kendini, bu nemfoman karıların sanki bir orgazm tuşu var gibi sikimle o tuşa basınca sarsıla sarsıla orgazm olmaları çok hoşuma gider hep. Hale de kucağımda yığılacak halde orgazm olmaya başlayınca hemen belini iki yanından tuttum.
Artık sıra götüne gelmişti. Üzerimden indirip yüzü üstü yatağa yatırdım. Bacaklarını büküp domalık hale getirdim. "Sıra götünü sikmekte yavrum!" deyince karşı çıkacak hali kalmamıştı. Amından aldığım sularıyla parmağımı götüne soktum, az önceki sikişten sonra halen kapanmamıştı götü.
İkinci parmağı da kolay soktum, ama üçüncüyü sokarken kendini kasmaya başladı. "Kasma kendini yavrum, ıkın biraz rahat ol!" deyince biraz saldı kendini ve üçüncü parmağımı da sokup git gel yapmaya başladım. Kendine gelmişti, şimdi üç parmakla götünü sikmeye başlayınca, "Yavaş! Yavaş!" diye inliyordu yatakta.
Artık tamam deyip parmaklarımı çıkardım ve am sikerken ıslanmış yarrağımı açılmış göt deliğine dayadım. Koca kafayı biraz zor soktum. Yine kaçmaya kalktı. Aq alışın artık götünüzü siktirmeye, yatağa girdiyseniz bütün deliklerinizi sikeriz sizin! Kasmanın size bir faydası yok, o yarrağı mutlaka yiyeceksiniz!
Biraz ittirince çığlıkları arttı. Ona, "Böyle olmayacak!" deyip omuzlarından asılıp köküne kadar soktum yarrağımı. Çığlık çığlığa, "Çıkar! Çıkar!" diye bağırmaya başladı. Alışıktım kadınların koca kafayı yiyince ilk tepkilerine. "Hişşşt! Uslu dur bakalım, köküne kadar aldın! Bağırma alıştırıncaya kadar bekleyeceğim!" deyip saçlarını okşamam onu biraz sakinleştirdi.
Gözlerinden yaş gelmişti, ağlamaklı sesle, "Çok acıdı ama!" dedi. "Tamam kızım, tamam yavrum! Geçecek şimdi! Götün alışık değil yarrağıma, alışınca sen de çok zevk alacaksın!" diye diye sakinleştirdim Hale'yi. İçini çeke çeke hafif hafif inleyerek biraz bekledi. Zaten kendini kasmış, sikimi götüne hapsetmişti.
Biraz kendine gelmesini bekledim ve "Şimdi seni yavaş yavaş sikeceğim! Kasma kendini, olur mu yavrum?" deyip önce az bir kısmını geri çekip yeniden ittirmeye başladım. İlk başta yine ufak çığlıklar attı, ama biraz geri çekip sonra yine köklemelerime alışınca büzük kasları da gevşedi ve artık daha rahat götünü siktirmeye başladı.
Komidinden telefonu aldım ve video çekmeye başladım. Şimdi ikimiz için de keyif alma vakti gelmişti. Yarrağımı o sikimin derisini sımsıkı saracak kadar dar ama geri çekip kökleyecek kadar da geniş götte hareket ettirmeye başlayınca acı çığlıkları zevk inlemelerine dönmeye başladı. Siktiğim en dar götlerden biriydi Hale'nin götü.
"Aferin kızıma! Bak nasıl alıştın, senin de hoşuna gidiyor değil mi götünü siktirmek?" diye diye sikiyordum. "Ohhh! Evet! çok güzel! Durma sakın!" diye diye altımda inliyordu Hale bir eli amındayken. Kökleye kökleye götünü sikerken yine dayanamadı ve titremeye, yarrağımı zor bela kımıldatacak şekilde sıkmaya başladı.
Beş dakikalık göt sikişi sonrası benim de dayanacak halim kalmamıştı, bütün döllerimi o daracık göt deliğine boşalttım. Dümbüğün karısını amdan götten sikmiştim. Normalde müşterilerime böyle davranmam, ama haketmişti gavat! Böyle sexy, görür görmez sikimi kaldıran bir kadını da sikmeden duramazdım! Kafamda hafifletici sebeplerle yığıldım yatağa.
Hale yine kafasını göğsüme gömdü, iyice terlemiş hafiften ter kokmaya başlamıştım, ama bu koku hoşuna gidiyor gibi sokuldu göğsüme, ben de kanatlarımın altına alıp uyuttum koynumda. Onunla beraber ben de uyumuşum...
Hale'nin telefonunun odayı inleten melodisine uyandığımızda herhalde yarım saate yakındır uyuyorduk. Kalkası yoktu yataktan. Çaktırmadan kendi telefonumu aldım elime, bana da Alper denen gavattan mesaj gelmişti. Biraz dürttüm, "Telefonun çalıyor, kalk hadi!" deyip uyandırdım huzurlu uykusundan.
Öfleye pöfleye kalktı göğsümden. Baba sevgisinin özlemini çektiği anlaşılıyordu ve bunu altımda inleye inleye sikilirken tatmin ettiğinden daha fazla koynumda yatarken dindirebileceği belliydi. Ama bu ilişkiyi daha karmaşık hale getirmenin de lüzumu yoktu.
Hale telefonunu alıp, "Aşkım! Vardın mı Frankfurt'a?" diye açtı. Alper gavatının ne dediğini duyamıyordum, ama Hale'nin, "İçim geçmiş biraz, uyuyordum yatak odasında. Rüzgar mı? Salonda Gül'le oynuyorlar..." demesinden Alper'in gavatlık alarmının çaldığı, az önce yediği boynuzların içine doğduğu belli oluyordu. Karısının üstünden geçen geçeneydi.
Ben de alacağımı almış, yavaş yavaş uzama aşamasına geçmiştim. Kalkıp üzerimi giyindim seri bir şekilde. Telefonu cebime atıp ayakkabılarımı bağlarken Hale telefonu kapattı. Hale'ye, "Demek sevgilin dışında bir de boynuzladığın kocan var ha? Rüzgar da oğlun mu?" dedim.
Buz gibi bir rüzgar esti bungalovda, az önce koynunda huzur içinde uyuduğu baba gitmiş, sikişme sonrası orospuya ahlak dersi veren bir orospu çocuğu gelmişti karşısına. Hale, "Sana ne lan!" dedi sert bir hayali kabuğa sarınıp, "Hem kimsin sen? Buranın sahibi Yasin'in arkadaşı evet, Hayri abi. Ama seni hiç görmedim burda!" diye ekledi.
Ben de, "Görürsün yakında, Hayri'nin ortağıyım ben!" diye bir yalan uydurup çıktım odadan. Artık uzama vakti gelmişti. Bungalovun anahtarını resepsiyona teslim edip hemen arabama atlayıp uzadım.
Evde videoları ve fotoları düzenledim, Hale'nin yüzü net görülecek fotoların parlak kağıda çıktılarına telefon yazışmalarının da dökümünü de ekleyip sağlam bir dosya oluşturdum. Bir de USB belleğe pencereden çektiğim videoyu koydum...
Alper gavatı iki gün sonra yurtdışından döndü ve beni aradı. Biraz işi ağırdan satmak lazım bizim meslekte, onun için, "Birkaç güne daha ihtiyacım var!" deyip oyaladım lavuğu.
İki gün sonra, "Buluşalım!" deyip randevu verdim. Dosyayı önüne koyup yediği boynuzları gösterince fevri döndü. Önce, "Bunların fotomontaj olmadığı ne malum?" gibi laflar edip beni suçlamaya kalktı. Ben de, "Sen bilirsin! Ben sana her türlü fotoğrafı, mesajlaşmayı ve videoyu sunuyorum. İster inan ister inanma!" dedim.
Hemen sonra dayanamadım, "Bak!" dedim, telefonumu çıkarıp, "Bunu da karının sevgilisi çekmiş!" dedim. Karısını götten sikerken çektiğim, sonra kendi sesimi silip sadece Hale'nin inlemelerini bıraktığım videoyu açıp izletmeye başladım. Karısının altımda inlediği, götünün koca yarrağımla darmadağın olduğu videoyu görünce suratı asıldı.
"İstersen inanma, karın da önüne gelen herkesle seni boynuzlamaya devam etsin! Bu videoyu sevgilisi yolladı karına. Kim bilir daha kaç kişiyle de paylaşmıştır! Aç gözlerini, bu kadından sana karı olmaz! Kadını boşa ve kendi yoluna devam et!" dedim.
Haklı olduğumu biliyordu. Bir şey söylemedi. Kalkmaya yeltenince dosyayı elinden alıp, "Kalan 2.000 doları da alayım!" dedim. Elimde karısının kendisini boynuzlarken fotoları olmasa o parayı da vermezdi kesin, ama riski göze alamadı, paşa paşa ödedi paramı. Ben de, "Eyvallah! Başka birşey lazım olursa telefonum var!" deyip kalktım.
(Mete)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: