Hocamın Komisyonu! (Taner 27 Y., İzmir)
İzmir'de
yatırım yapmak isteyen, işinin bir kısmını buraya
taşımak isteyen bir iş adamı bana ulaştı ve
danışmanlık hizmeti almak istediğini, beni Yeşim hoca
vasıtasıyla aradığını söyledi. Konuştuk,
yüzyüze görüşme kararı aldık ve kapattık. Yeşim hoca
ben üniversitede öğrenciyken hocamdı, 46 yaşında,
bakımlı, çekici bir kadındı. Bitirme projem için
danışmanlığımı yapmıştı. O dönemde
çok samimileşmiştik, halen arada sırada görüştüğüm,
sevdiğim bir hocamdı. Yeşim hocayı aradım konu üzerine
konuştuk. Hemen gelmemin iyi olacağını, ciddi bir iş
olduğunu söyledi ve "Ama görüşmeye gitmeden oturup
konuşalım, gerekirse görüşmeye birlikte gidelim!" dedi.
"Anlaştık!" dedim ve hemen ayarlamaları yaptım.
15 gün sonrası için randevulaştık ve bana İstanbul yolu
göründü.
Yeşim hoca
beni görür görmez eski bir arkadaşını görmüş gibi
kalkıp sarıldı ve yanaklarımdan öptü. Aklıma sadece,
benden alacağı komisyon için sıcak davrandığı
geliyordu. Bu kadar sıcak davranmasına başka anlam veremiyordum.
Kısa bir hoş beş faslı sonrası iş konuştuk. Ona
benden alacağı komisyon oranını sorduğumda, önce
ciddileşti, sonra da, "Sadece güzel bir yerde bir akşam
yemeği!" dedi. Şaşırmıştım ama üzerine
çok düşmedim. Sonuçta işlerimi büyütmek istiyordum ve ne isterse
kabul edecektim. Hem sadece bir akşam yemeği komisyondan çok daha
ucuz olacaktı. Son çalışmaları yaptık ve
toplantıya hazır hale geldik.
Ertesi gün
toplantıda Yeşim hocayla beni çok iyi karşıladılar.
Anlaşma yapıldı. Anlaşma şartlarına göre
artık şirketin İzmir operasyonunun tüm sorumluluğu
neredeyse benim üzerimdeydi. Gelir olarak beklediğinin çok üzerinde bir
meblağ kazanacaktım. Bu güzel gelişmeyi ise tamamen Yeşim
hocaya borçluydum. Anlaştığımız gibi Yeşim
hocayı o akşam yemeğe çıkardım. Boğazda ünlü bir
balık restoranına gittik. Şarap, balık, ortam gayet iyiydi.
İzmir'de yaşadığım için balıktan anlıyordum
ve seçimim Yeşim hocayı memnun etmişti. İkinci
şişe şaraba geçene kadar hep iş güç ve eski anılar
konuşuldu.
İkinci
şişenin mantarı açılıp ilk kadehler biterken ortam
sihirli bir şekilde gevşedi ve sohbet ilişkilere döndü.
Yeşim hoca benden yaşça büyük olmasına rağmen sohbeti gayet
iyiydi. Gülüşmeler, ufak temaslar, göz göze şarap kaçınılmaz
bir şekilde yakınlaştırdı bizi. Restorandan
çıkarken, Yeşim hoca, "Bana geçelim! Devam ederiz, çok güzel
uyum yakaladık!" dedi. Ben de şarabın verdiği
rahatlıkla, "Belki daha çok uyum sağlarız!" dedim,
güldü.
Yeşim hoca
ben daha öğrenciyken kocasından boşanmıştı.
Sebebi aldatma, şiddet veya anlaşmazlık falan değildi. Kocası
yurtdışına çıkmak isterken Yeşim hoca kalmayı
tercih etmişti. Ayrı ülkeler ister istemez boşanma sebebi oldu.
Boşanırken buradaki ev, Bodrum'daki yazlık,
yatırımlık arsalar, arabalar, ve banka hesabındaki
paranın büyük kısmı Yeşim hocaya kalmıştı. Kocası
kendisine göre az bir miktar para almış ve işini onunla
kurmuştu. Şimdilerde yurtdışında gururumuz olan
işadamlarından birisi.
Evine
geçtiğimizde, Yeşim hoca banyoya gideceğini söyledi.
"İstersen sen de öbür banyoya girip bir duş al,
rahatlarsın, giyebileceğin şort falan da var, takımdan
kurtul artık!" dedi. Kabul ettim ve alt kattaki misafir banyosuna
girdim. Kurulanıp banyodan çıktım. Verdiği şort
biraz dar gelmişti, oturup kalkarken yarağımı
sıkıştırıp rahatsız ediyordu. İster istemez
elimle sürekli düzeltme ihtiyacı duyuyordum.
Yeşim hoca da
kısa bir şort ve askılı bir penye ile geldi yanıma.
Giydiğim şortu görünce güldü, özür diledi ve "Başka
bulamadım!" dedi. "Sorun değil!" diye
geçiştirdim. Hemen ardından, "Viski mi, Votka mı?"
diye sordu. Votka istedim, taze sıktığı portakal suyuyla
karıştırdı ve getirdi. Bu kadar özen gösterip hizmet
etmesini beklemiyordum açıkçası. İçkilerimizi içerken sohbet
yeniden başladı, ama kaldığı yerden devam etmedi.
Sanki banyo bizi ayıltmış ve sobetimiz eski öğrenci-hoca sohbetine dönmüştü.
Ortamı gevşeten şortun darlığı oldu. Otururken
belli olan yarağımı arada sırada düzeltilince Yeşim
hoca gözlerini dikiyordu sürekli. Gözlerini dikince ister istemez ben de
hareketlenmeler başladı. Daha çok baktı, daha çok hareketlendim.
Artık şortun içine yarağımın kalkık olduğu
tamamen belliydi. En sonunda, "Böyle bakarsan rahat edemem!" dedim.
"Neden, açıkta değil sonuçta, hem benim de göğüslerinin
yarısı meydanda ve ben rahatsız değilim!" dedi.
Kısa süren
bir sessizlikten ve bakışmadan sonra Yeşim hocayı
karşı koltuktan yanıma çağırdım. İkiletmeden
kalktı yanıma geldi. Öptüm hafifçe dudaklarından. Kendisi devam
etti ve az sonra birbirimizin dilini, dudaklarını emmeye başladık.
Ben bardaktaki son yudumu içtim ve bu yaşı ilerlemiş, ama
bakım manyaklığı sayesinde taş gibi kalmayı
başarmış hatunu soymaya başladım. Memeleri küçük
olmasına rağmen taş gibiydiler. Yalayıp emdikçe Yeşim
hoca çıldırıyordu. Arada sırada
ısırdığımdaysa farkettim ki Yeşim hoca kendinden
geçiyordu. Bu gece aşk sert olacaktı anlaşılan.
Yeşim
hocayı soydukça daha çok şaşırıyordum. Vücudunda tek
bir tane bile tüy yoktu. Lazer epilasyon nimetinden faydalanmış
olduğu besbelliydi. Kolları, koltuk altı, amı, götü tamamen
tüysüzdü. Ufacık sarı tüy bile yoktu. İştahım
artmıştı bu manzaradan dolayı. Memelerini
ısırırken kendinden geçmesinden cesaret alarak ara ara
Yeşim hocaya ufak tokatlar atmaya başladım. Her seferinde daha
çok keyiflendiğini farkettim. O sırada ayağa kalktım ve dar
şorttan kurtuldum. Yeşim hocanın gözleri parladı
kalkık yarak karşısında. Hemen eline aldı ve oynamaya
başladı. Yalnız Yeşim hocada anlamadığım bir
hükmedilme isteği vardı. İttirince hemen kendini saldı ve
yarağımı yalamaya başladı. Tutup ağzına
sokunca ise hemen emmeye başladı. Elime tükürdüm ve
ağzından çıkarıp tükürüğümü yarağıma sürdüm,
daha iştahlı yalamaya başladı. Az sonra elime tükürmeden
direkt yarağıma tükürdüm, bu sefer daha da iştahlı emdi. En sonunda
ağzına tükürdüm ve bu kez kendinden geçercesine yarağıma
gömüldü. Taşaklarımı emiyor, yarağımı
yalıyor, bir eliyle bacaklarımı,
göbeğimi okşuyordu.
Sonrasında
sert şekilde Yeşim hocayı koltuğa ittim,
bacaklarını dikip amını yalamaya başladım. Bir am
ne kadar güzel kokabilirse o kadar güzel kokuyordu. Yalamaya doymadım. Amını
yalarken bacaklarına, am dudaklarına hafif ısırıklar
atıyordum. Çok hoşuna gidiyordu canının yanması. Göt
deliğine doğru indim yalarken, götü de harika kokuyordu. Ama bu
kokular parfüm falan değil, doğal güzel kokulardı. Götünü
yalarken kendinden geçtiğini farkettim ve amını yalamaya geri
döndüm. O sırada başparmağımı aniden götüne soktum.
Öyle bir inleme daha önce duymamıştım. Japon animelerindeki
karakterler gibi inledi. Çok keyiflendim.
Sonra
yalamayı bırakıp yarağımı kökünden kavradım
ve amına sokmaya başladım yavaş yavaş. Bu yaşta
bir kadından bu darlığı kesinlikle beklemiyordum ve çok
sevinmiştim. Yavaş yavaş tempoyu artırdım. Hiç
aklımda yokken yıllarca hocam dediğim kadını
sikiyordum. Tempo arttıkça tokatlamalar, memeleri sıkmalar
arttı. En son memelerini ısırırken korktum ve
ısırmayı bıraktım, ama Yeşim hoca daha da sert
olmam için kendini bana ittirip duruyordu. O sırada
boğazını sıktım hafiften, zevkten gözleri döndü.
Gözleri kapalıyken sert bir tokat attım, o sırada
çılgınlar gibi titremeye başladı. Nöbet geçiriyor gibiydi.
Sakinleştiğinde koltukta domalttım Yeşim hocayı.
Arkadan tekrar amına girdim. Götünün yanaklarına vura vura, hatta
döve döve sikiyordum. Artık ipin ucu kaçmıştı.
Saçlarına asılıp çekiyordum ve var gücümle sikiyordum. Ara ara
götüne parmağımı sokarak amını sikmeye devam ettim.
Yeşim hoca bir kez daha titremeye başladı. Alkol etkisi
olmasaydı kesinlikle boşalırdım, ama alkolün tek
faydasını şimdi görüyordum.
Yorulmuştum
ve bacaklarım ağrımaya başlamıştı. Yere
uzandım ve Yeşim hocayı üzerime aldım. Deliler gibi
zıplamaya başladı. O sırada memelerini var gücümle
sıkıp suratına tokatlar atıyordum. En sonunda gelmek
üzereydim. Boşalacağımı söylediğimde üzerimden indi ve
ağzına aldı. O sırada ayağa kalktım.
Kafasını tutup resmen ağzını sikmeye
başladım. Boşalmak üzereyken ağzından
çıkarıp yüzüne boşaldım. Hayatımın en
şiddetli boşalmalarından biriydi. Boşaldıktan sonra
yalamaya başladı tekrar. Birkaç dakika daha yalayıp
bıraktı. Ben bir tane daha içki içerken Yeşim hoca duşa
girdi. Sonra ben de duş aldım ve yattık uyuduk.
Ertesi gün
uyandığımda Yeşim hoca yoktu. Not bırakmış,
"Dersim var tüm gün, akşam dışarda yemek yiyelim!"
diye. Akşama doğru dersi bitince dışarda buluştuk.
Güzel bir restoranda yedik içtik, sohbet ettik. Yemekten sonra evinde sohbete
devam ettik. Sevişirken dövdüğüm kadın sevişmezken sürekli
normal bir arkadaş gibi davranıyordu. Sevgililik gibi bir
düşünce içinde olmaması çok iyi oluyordu. Saat 23:00'e kadar sohbet
ettik, sonra da sevişmeye başladık. Bu sefer ilk seferindeki
gibi değildik. Birbirimizi daha iyi tanıyorduk. İlk andan sert
başladım ve dizginlerin tamamı elimdeydi.
Yarağımı yalamaya başladığında
kafasını saçlarından tutup kavradım ve
ağzını sikmeye başladım. Ara ara köklüyor ve
boğacak kadar bekliyordum. Benim de içimde bir Sado-Mazo hevesi
varmış meğer.
Az sonra
Yeşim hocayı yatırdım ve iki parmağımı
amına sokmaya başladım. Yaklaşık yarım saat
parmaklarımdan başka bir şey sokmadım amına.
Yeşim hoca çıldırıyordu, kafasını sağa sola
atıp duruyordu. Sonrasında 3-5 dil attım mis gibi amına ve
hemen girdim. Yine inlemeye başladı. Memelerini ısırmaya,
yüzüne tokat atmaya başladım. Bu kadar sert sevişmek Yeşim
hocaya kadar yaşamadığım birşeydi. Sonrasında
domalttım ve tekrar amına girdim. Bu sefer götünün
yanaklarını tokatlıyordum. Bazen o kadar sert vuruyordum ki elim
acıyordu. O sırada götünü parmaklamaya başladım. Tam,
aniden götüne gireyim diye düşünürken, Yeşim hoca öne doğru
yığıldı kaldı. İçinden
çıktığım halde titremeye devam ediyordu.
Yüz üstü
uzanmış olan Yeşim hocanın üzerine çıktım ve
zorlaya zorlaya götüne girmeye çalıştım. Fakat
anlamadığım şekilde direniyordu. Zorla da olsa köküne kadar
girdim götüne. Az sonra git gel yapmaya başladım. Bir süre sonra o da
uyum sağladı ve deli gibi sikmeye başladım. Çok sürmeden
gelmek üzere olduğumu anladım. Götünden çıktım ve önünü
çevirip memelerine, yüzüne, göbeğine boşaldım. Biraz
uzandık ve Yeşim hoca duş için kalktı. Ben de diğer
banyoya geçtim. Kurulandım çıktım banyodan, şortumu giyip
mutfağa geçtim. Kendime kahve yaptım, içine biraz Konyak koydum ve
içmeye başladım. Yeşim hoca da geldi ve bir bardak suyla bana
eşlik etti. Sonrasında yattık uyuduk.
Sabah beni hava
alanına Yeşim hoca bıraktı ve İzmir'e döndüm.
İkimiz de bu komisyondan fazlasıyla memnun kalmıştık :)
(Taner)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: