Fantastik Seks Hikayeleri

Hayatımızı Siken Kredi!


Hayatımızı Siken Kredi! (Caner 28 Y., İstanbul)

Selam, ben Caner, 28 yaşında, 1.71 boyda biriyim. Karım Burcu 25 yaşında, 1.60 boyunda, sarışın, bembeyaz tenli, balıketli, ayva göbeği olan, memeleri 95 beden, götü ve basenleri geniş, boyuna göre minyon biridir.

Bir senelik evli çiftiz ve bir senedir kiradayız. Aldığım maaşın yarısından fazlası kiraya gidiyor, evde tek ben çalışıyordum. Ev sahibi oturduğumuz daireyi satacağını söyleyince, banka kredisi çekip biz alalım diye düşündük. Doğrusu böyle düşünmemize sebep üst komşumuz Zeliha abla oldu. Zeliha abla da bizim gibi kiracıyken kredi çekerek oturduğu daireyi satın alıp kira derdinden kurtulmuştu.

Ama ertesi günü bankaya ev kredisi için müracaat ettiğimde, maaşıma göre anca evin tutarının yüzde yetmişini verebileceklerini öğrendim. Akşam evde bu durumu karıma anlattım.

Karım, "Vaz geçmeyelim. Olmazsa geri kalan parayı başka bir yerden bulalım!" deyince, "Nerden bulacağız?" dedim ve kavga ettik. Zaten geçim sıkıntısından çok sevişen bir çift te değiliz. (Sevişsek bile karımı tatmin edemediğimi biliyorum. Benim sikim kalktığında anca 13 cm oluyor, ayrıca parmağım gibi incedir. Gerdek gecemizde karımın kızlığını bozabildim mi bilmiyorum bile, çünkü kan gelmemişti).

İleriki günlerde tanıdığım herkesten borç istedim, ama kimsede o kadar para yoktu. Bir akşam eve yorgun argın geldiğimde karım yine konuyu açtı. Durumumuzu komşumuz Zeliha ablaya anlatmış. Zeliha abla tavsiye olarak Salih adında bir adamın numarasını vermiş. Adam sözde kar payı alıyormuş. Mesela ne kadar borç para almak istiyorsan önce adama o paranın yüzde 20'sini kar payı veriyormuşsun, sonra aldığın parayı 12 taksitte ödüyormuşsun. Adam kefil falan istemiyormuş, sadece sözleşme yapıp senet imzalatıyormuş. Karım, "Düğünden kalan bilezikleri bozdurup böyle birşey yapalım!" dedi. Ben de, "Olur, bu sistem daha iyi imiş!" dedim.

Ertesi gün bana verilen numarayı aradım. Telefonu sesi çok kalın gelen bir adam açtı, "Buyrun, ben Salih!" dedi. Durumu anlattım. Bana, "Gelin yardımcı olurum!" dedi. O akşam karımla birlikte adamın ofisine gittik. Bu Salih denen adam 50'li yaşlarda, 1.90 boyunda, en az 100 kilo, ama kilolu değil yapılı bir adam. Oturduk konuştuk, anlaştık, sözleşmeyi yaptık, senetleri imzaladık.

Salih bey kasadan deste deste paraları çıkardı. Paraları poşete koyarken gözlerime bakıp, "Biz paramızı her türlü alırız, ona göre borcunu geçiştirme!" dedi, hafif gülümsedi, karıma baktı ve para poşetini bana uzattı. O an mutluluktan ne diyeceğimizi bilemediğimiz için Salih abiye teşekkür edip elini öpüp yanından ayrıldık. Sonuçta birkaç hafta sonra oturduğumuz daireyi satın aldık.

Aradan üç ay geçti. Salih abiye her ay neredeyse maaşım kadar ödemem vardı, kartlarıma da takla attırıyordum. Ama bu böyle gitmezdi ve gitmedi de, beşinci ay kart ödememden dolayı Salih abinin taksidini ödeyemedim. İki gün sonra Salih abi arayıp beni yanına çağırdı. Akşam işten çıkıp yanına gittiğimde uzun masasının arkasındaki koltuğunda oturuyor, bana burnundan soluyarak bakıyordu.

Bana eliyle işaret edip, "Geç otur şuraya!" dedi, oturdum. O kalın sesi ve Anadolu aksanıyla, "Ulan piç kurusu, ödeyemeyeceksen niye para aldın? Hayır kurumu mu lan burası? Sana iki gün müddet, eğer bu ayın taksidini iki gün içerisinde ödeyemezsen karını da alıp gel, konuşacağız!" dedi, ayağa kalktı. Zaten yanında yarım insan gibi kalıyordum. Beni yakamdan tutup kapıya fırlattı. Tam o sırada içeriye giren bir kadının ayaklarının dibine düştüm. 40'lı yaşlarda, en az 1.80 boyunda, en az 90 kilo, kolları dövmeli, sarışın, İzbandut gibi bir kadın idi.

Kadın beni kaldırdı ve "Ne oluyor Salih, kim bu yavru?" deyip güldü. Salih abi de, "Kim olacak Nesrin? Borcunu ödeyemeyen evli piçin teki işte!" dedi. Ben utancımdan birşey diyemeden ezile sıkıla oradan uzaklaştım...

Aradan iki gün geçmiş ve taksidi ödeyecek parayı bulamamıştım. Karımla kara kara düşünüyorduk. En son Salih abinin yanına gitmeye karar verdik. Ofisine gittiğimizde Nesrin abla da oradaydı ve baştan aşağı ikimizi de süzüp, "Salih, bu geçenki yavru değil mi, borcunu ödemeye geldi herhalde?" dedi. Salih abi sakalını okşayıp, "Bakacağız!" dedi.

Salih abi bana, "Parayı getirdin mi?" diye sordu. Ben, "Yok abi, ama mutlaka ödeyeceğiz..." derken ayağa kalktı. O kalın koca elleriyle bana sağlı sollu iki tokat attı ve küfürler etmeye başladı, "Amına kodumun gavatı, ben hayır sever miyim lan, aldınız paramı vermiyorsunuz?" dedi. Karım Salih abiyle aramıza girip, "Yapma abi!" diyerek elini tutup ittirince Salih abi sinirle yerine oturdu.

Ama ben şoka girmiştim, karım da öyle. Nesrin abla hemen bir bardak su getirip bana verdi ve "Oğlum ödeyemeyeceğin borcu böyle adamdan niye alırsın?" deyip gülmeye başladı. O koca cüsseli kadın önümde durunca kendimi daha da küçük hissediyordum.

Salih abi Nesrin ablaya, "Bunlar borcunu tek bu gavatın maaşıyla ödeyemecek Nesrin. Ne yapalım? Karısına iş bulalım mı senin orada?" dedi. Nesrin abla da karıma şöyle bir bakarak, "Bilmem ki, bu kız yapabilir mi?" dedi. Salih abi de, "Yapar, yapar!" dedi. Karım da hemen, "Ne iş olsa yaparım!" deyince bir kahkaha attılar.

Sonra Nesrin abla, "Benim Taksim tarafında dört tane pavyonum var. Oralarda senin gibi kadınlar erkeklerin masalarına gider, içki içirir, yanına oturur, iki ellettirir vesaire. Hem bahşiş alırsın, hem de para görür eliniz!" dedi. Karım hemen, "Olmaz, ben namuslu bir kadınım, nasıl yaparım?" dedi. Salih abi senetleri gösterip, "Siz bilirsiniz. Geçin yan odaya karı koca konuşun. Eğer olumsuz bir kararla dönerseniz senetler bende, direkt icraya verir donunuza kadar alırım. Evinizi, barkınızı, herşeyinizi alırım!" deyip bizi yan taraftaki odaya gönderdi.

Yan odaya geçtiğimizde karım telaşlı bir halde, "Ne yapacağız Caner?" dedi. Ben de, "Bilmiyorum, nasıl bir şeye düştük biz!" dedim. Birkaç dakika sonra Nesrin abla geldi yanımıza ve "Kararınız?" dedi. Cevap veremedik tabii. Bana birkaç saniye baktı ve "Sen dışarı çık!" dedi. Ben çıkınca odada karımla tek kaldı.

Salih abi beni görünce, "Gavaatt! Otur şöyle!" diye bağırdı. Yanına oturdum. Karım hakkında, "Ne kadar büyük memeleri var öyle!" deyip güldü. Karım hakkında öyle şeyler söyleyip gülerken ben dut yemiş bülbül gibi sesimi dahi çıkaramıyordum. Birkaç dakika geçti aradan, ama karım halen gelmedi, Nesrin ablayla yan odadaydı halen...

Sonunda yan odanın kapısı açıldı. Karım kolları ile beyaz gömleğinin üstünden göğüslerini kapatarak yanımıza geldi. Dikkatli bakınca gömleğinin düğmelerinin koparılmış olduğu belli oluyordu. Karımın arkasından da koca cüssesiyle Nesrin abla geldi ve Salih abiye, "Kabul etti küçük orospu. Ama şartları varmış, asla biriyle sikişmeyecek, amına, götüne ve memelerine elletmeyecekmiş!" dedi pişmiş kelle gibi sırıtarak.

Ben afallamış şekilde karıma bakarken Nesrin abla karımın südyenini Salih abiye attı ve "Al Salih, istemiştin!" dedi. Salih abi karımın sudyenini havada yakalayıp meme kısmını kokladı ve "Mis gibi!" dedi. Nesrin abla da, "Tabii öyle olur, 25 yaşında daha çiçeği burnunda kız bu!" deyip gülümsedi.

Sonra Salih abi karımı yanına çağırdı ve "Demek kabul ettin, o zaman bu ayın senedini vereyim!" dedi. Karım yanına gidince Salih abi çekmeceyi açtı ve senedi çıkardı. Senedi elinde salladı ve "Al!" diye uzattı. Karım elini senede doğru uzatmış hafif eğilmişken gömleğin içinden bir memesi resmen Salih abinin suratına düştü. Salih abi de karımı kucağına çekince karım ister istemez arkası Salih abiye dönük şekilde dizine oturdu.

Ben, "Abi napıyorsun sen?" diye ayağa kalktım. Salih abi de karımı dizinden indirip yerinden kalktı, üstüme doğru beni dövmeye gelirken Nesrin abla araya girip beni alıp yan odaya götürdü.

Nesrin ablayla yan odaya girince, "Otur!" dedi. Kendi de oturdu. "Bak Caner, bunlara alış. Salih bana çok kadın gönderdi, böyle senin gibi evlilerin karılarını. Hepsi bir seneye kalmadan senetleri alıp gittiler. Sen de biraz dişini sıkarsan bu işten temiz kurtulursun, yoksa işin zor. Salih çok bela biridir, ananı bile bana pavyona göndertir!" deyip kahkaha attı. Ama ben meraktan deliriyordum, "İçerde ne oluyor?" diye sordum. Nesrin abla da, "Eğer sessiz olursan gider bakar geliriz!" dedi. Ben sessiz olacağımı kafamı sallayarak onayladım.

Nesrin abla sessizce kapıyı açtı ve bana (Gel!) işareti yaptı. Ben de gittim kapıya. İçeriye bakınca gözlerime inanamadım. Karım baş örtüsünü ve gömleğini çıkartmış halde Salih abinin dizine oturmuş ve Salih abiye 31 çekiyordu. Salih abi az sonra, "Mhhhh, mükemmel!" deyip suratını karımın koca memelerine gömdü. Karımın memelerini şapır şupur emiyordu. Karımın elindeki yarrak da en az 20 cm, bilek gibi kalın gövdesi kıllarla kaplı, kara taşakları sarkmış yumurta gibi duruyordu.

Ben hemen yanlarına gidip müdahale etmek istedim ama Nesrin abla ensemden tutup beni tekrar yan odaya soktu, "Gel koçum, otur şöyle!" dedi. Ben oturdum ve sinirli bir şekilde, "Bu adamı öldüreceğim!" dedim. Nesrin abla da, "İstersen dene, en son deneyen herifi karı koca yan yana domaltıp saatlerce sikip kerhaneye sattı!" deyince ben korkudan susmak zorunda kaldım.

Nesrin abla, "Anlıyorum, senin için zor olmalı, ama başka çaren yok, dayanacaksın. İlk kez mi oluyor?" dedi. Ben de (Evet) anlamında kafa salladım. Güldü ve "Merak etme alışırsın!" dedi.

Bir süre sonra Salih abi bana seslendi, "Gavat peçete getir, battırdı karın heryeri!" diye. Nesrin abla, "Hadi!" dedi, kaldırdı beni. Elime bir rulo kağıt havlu verip beni önden gönderdi, kendisi de arkamdan geldi.

Ben odaya girince kalbim korku ve heyecandan yerinden çıkacaktı. Salih abi koltuğa oturmuş, bacakları açık, yarağı kara taşaklarının üzerinden aşağı doğru sarkmış, ki inmiş hali bile devasa görünüyordu. Karım ise Salih abinin bir dizinde oturuyordu. Gerçi üzerinde halen eteği vardı. Ama etek üstü çıplaktı ve ağzının etrafı, göğüsleri döl doluydu, hızlı nefes alıp veriyor, suratıma bakmıyordu.

Nesrin abla, "Ulan Salih ağzının tadını biliyorsun!" diyerek güldü ve telefonuyla birkaç resim çekti. Resimlerde ben de vardım, anlamadım ne oldu.

Sonra Salih abi bana, "Hepimize su getir buzdolabından!" dedi. Kağıt havlu rulosunu masaya bırakıp tam su getirmeye gideceğimde, "Peçeteyi bırakma, eşofmanına sok!" dedi. Ben de dediğini yapıp öyle mutağa gidip dolaptan üç tane küçük pet şişe su alıp geldim. Sırayla önce Salih abiye, sonra karıma ve Nesrin ablaya verdim. Suyu içtiler.

Salih abi, "Temizlesene oğlum karını, ne bekliyorsun?" dedi. Ben de, "Abi karım kendini temizler!" deyince bana sert bir bakış attı. Korkumdan birşey diyemedim yine vuracak diye, rulodan birkaç havlu kopartıp karımın önce memelerindeki döllleri, sonra ağzının kenarındaki dölleri temizlemeye başladım...

Arkam Nesrin ablaya dönüktü, o sırada karım bana anlamsızca bakıyor, Salih abi de pis pis sırıtıyordu. Karımın temizliği bitince kağıt havlu rulosunu Salih abiye uzattım. O da, "Sikimi ve daşşaklarımı da sen temizleyeceksin! Borcunu ödemezsen bunlara katlanırsın!" dedi. Ben tam (Yok, temizlemem!) demeyi düşünürken Nesrin abla aniden arkamdan eşofmanımla donumu aynı anda aşağıya sıyırdı.

Ben ayakta öylece kala kaldım, kıpırdamadan. Tüysüz ve parlak vücudumla. (Karım istedi diye eve lazerli epilasyon cihazı almıştık ve karım kullanmayı öğrenmek için cihazı önce bende denemiş, öğrenene kadar da vücudumun hiçbir yerinde kıl tüy bırakmamıştı.)

Nesrin abla arkamdan koca cüssesiyle sarılıp bir elini boynuma dolayıp diğer ellini bacak aramdan sokup taşaklarımı tutup kulağıma eğildi ve "Temizle, yoksa koparırım bunları!" dedi. O zaman anladım bu kadın tam bir sapıktı. Bir anda tüm gücüyle küçük taşaklarımı sıkmaya başladı. Kurtulamıyordum da, sadece can acısıyla bağırıyordum.

On saniye kadar sıktı, acıdan artık bayılacaktım, gözlerim kaymaya başladı. Karım, "Nesrin abla ne olur yapma, tamam temizleyecek, bırak!" dedi. Nesrin abla Salih abiye bakıp bırakınca ben rahatladım. Eşofmanımı ve donumu geri yukarı çekeceğimde Nesrin abla engel olup, "Tamamen çıkar onları!" dedi. Dediğini yaptım, üzerimde sadece tişört kaldı, altım çıplak halde. Birkaç saniye sonra kendime gelince elime birkaç yaprak kağıt havlu alıp eğilerek Salih abinin sikini temizlemeye başladım. Ama Salih abi oturduğu için zor oluyordu.

Salih abi sikime bakıp, "Bu ne böyle lan, yok gibi, Caner kaç cm bu, 5 cm falan mı?" diye dalga geçti. Nesrin abla da, "Dön, ben de bir göreyim!" dedi. Dönünce, Nesrin abla, "Ulan harbiden ne bu böyle, çocuk pipisi gibi!" deyip kahkaha attı.

Ben geri dönüp Salih abinin kıllarla kaplı sikini temizlerken Salih abi, "Daşşaklarımı da!" diye bağırdı. Ben yine eğilip koca sikini bir elimle tuttup taşaklarını temizlemeye başladım. Ama sikini inik haliyle abartmıyorum elimle kavrayamıyordum. Taşakları zaten yumruğum gibi büyüktü ve ekşi kokuyordu keskin bir şekilde.

Ben ayakta yarı domalmış halde temizlik yaparken götümde hissettiğim bir ıslaklıkla aniden irkildim. Kafamı çevirip baktığımda Nesrin abla koca cüssesiyle arkama geçip çömelmiş, götümü diliyor, dilini deliğime sokmaya çalışıyordu. Doğrusu bir hoş oldum, sikim de kalkmaya başladı. Nesrin abla elini sikime atıp, "Bak sennnn, hareketleniyor mu bu?" deyip güldü. O sıra da karıma baktığımda yüzünde anlamsız bir sırıtma vardı.

Nesrin abla götümü yaladıkça sikim iyice sertleşti. En son ben boşalmaya yaklaşınca tekrar elini taşaklarıma atıp sıkmaya başladı. Ben fazla dayanamayıp oluk oluk boşalmaya başladım. Ama bir yandan acıdığı için bağırıyordum, bir yandan da zevk alıyordum. Rahat bir 45 saniye sürdü boşalmam. Benim artık aldığım zevk bitmiş, acıdan bayılacak duruma gelmiştim ki, istemsizce dizlerimin üstüne yığıldım ve kafam Salih abinin bacağına düştü, koca sikiyle burun buruna geldim.

Salih abi, "Yeter Nesrin!" deyince Nesrin abla taşaklarımı bıraktı ve rahat bir nefes aldım. Sonra Salih abi beni itekleyip ayağa kalktı. Ben de ayağa kalktım ama acıdan bacaklarımı birleştiremiyordum. Nesrin abla pis pis bana bakıp sırıtarak, "Bir dahaki sefer koparacağım onları, kaçışın yok!" deyip kahkaha attı.

Salih abi karıma, "Alın bu ayın senedini. Eğer paramı her ay getirmezseniz olacakları gördünüz!" deyip senedi verdi. Sonra bana, "Koçum, şimdilik karını sikmedim, memeleri bana yetti, ama birdahakine karışmam. Haa, ödeyemem diyorsanız veya ödemeyecekseniz karın Nesrin'in pavyonuda konsomatris olarak işe başlasın!" dedi. Biz cevap vermedik, üstümüzü başımızı düzeltip arkamıza bile bakmadan ofisten çıktık.

Eve vardığımızda karım direkt duşa girdi. Duştan sonra oturduk, ama hiç birbirimize bakmıyorduk. Derken karım, "Adam bana onları yaparken neden müdahale etmedin, erkek değil misin sen?" dedi. Ben de, "Valla ben de anlamadım, seninle sadece konuşacak zannettim. Peki sen niye adamın sikini eline aldın, boşalttın?" deyince bana sinirlenip, "Ulan erkek olsan o borcu öderdin. Hem sadece elime almadım!" dedi ve sinirli şekilde yatak odasına gitti. Anladım ki Salih abi karıma sakso da çektirmişti...

Aradan dört hafta geçti. Salih abi aradı ve "Bu ayki senedin günü geldi, ama para gelmedi halen!" deyip bizi yanına çağırdı. Karıma söyledim, ama beni duymazdan gelip yatak odasına gidip hazırlandı. Başörtüsü, gömlek ve etek giymiş yine. Kapıdan çıkıyorduk ama pardesüsü yoktu. "Pardesünü giymeyecek misin?" dediğimde yüzüme 3-4 saniye sırıtarak baktı. O halde çıktık, taksiye bindik. Ofise gidene kadar taksici aynadan karımın dar gömleğinden belli olan kocaman memelerine bakıp durdu.

Salih abinin ofisine girdik. Bize, "Hoş geldiniz, oturun!" dedi. Telefonla konuşuyordu, nazik sakin şekilde, yine birilerinin hayatını karartacaktı belli ki. Salih abi telefonla konuşurken Nesrin abla geldi, elinde küçük bir valizle, oturdu yanımıza. Salih abi telefon konuşmasını bitirince bana dönüp, "Ne yaptın, parayı buldun mu, yoksa karın işe başlayacak mı?" dedi. Nesrin abla da pür dikkat dinliyordu. Ben de, "Abi parayı bulamadım, birkaç gün müsade et..." dedim.

Salih abi, "Me müsadesi ulan!" diye bağırdı ki, sesi ofiste çınladı. 50 yaşında adamın gözünden resmen ateş çıkıyordu. Sonra Nesrin ablaya dönüp, "Hazırla şu orospuyu!" dedi. Nesrin abla valizini de alıp karımın elinden çekip yan odaya götürdü. Salih abi de beni yanına çağırdı ve "İndir pantolonumu, çöz kemerimi!" deyip ayağa kalktı. Ben, "Ne oluyor abi?" deyince kulağıma çok sert bir tokat indirip, "Ulan gavat piç, hem borcunu ödemiyorsun hem de soru soruyorsun!" dedi. Tam ikinciyi vuracakken ben hemen elimi kemerine atıp çözemeye başlayınca, "Aferin!" dedi.

Kemeri çözüp pantolondan kurtardım. Düğmeyi açtım ve pantolonu aşağıya doğru ayakkabısına kadar indirirdim. Salih abi halen ayakta duruyor, yukarıdan bana bakıyordu. Anladığım kadarıyla bugün hiç iyi geçmeyecekti. "Ayakkabılarımı da çıkar, pantolonumu çıkar!" dedi. Dediğini yaptıktan sonra donunu da indirmek için elimi donuna attığımda elimi tutup, "Onu karın indirecek!" deyip beni ittirdi. Kendisi koltuğuna oturunca ben de yerime geçip oturdum.

Birkaç dakika sonra yan odanın kapısı açıldı. Nesrin abla önden geldi ve karıma, "Gelsene güzelim, utanma, artık böyle gezeceksin!" diye seslendi. Salih abi de koltuğundan kalkıp geldi, yanımdaki koltuğa oturdu. Nesrin abla Salih abiyi altında don, üstüne gömlek görünce, "Ulan Salih ilk günden sermayemi mundar etme!" deyip güldü. Salih abi de, "Eee, hani nerede hazırladığın orospu?" dedi

Nesrin abla karıma bir kez daha seslenince kapıda karımı gördüm. Görmemle buz kestim. Karımın üstünde göbeği açık bir askılı badi, badinin altında kırmızı südyen, ama destekli, memeleri kocaman olduğu için ağzına girecek, altında kırmızı bir mini etek, ama götünü zor kapatıyor, ayaklarında ise yüksek topuklu beyaz ayakkabılar. Suratında bolca makyaj, kırmızı ruj. Bu karım olamazdı, ben dondum kaldım.

Salih abi ayağa kalktı, aniden karımı kendine çekti ve "Ooo Burcu, sen neymişsin yaa!" deyip götüne bir şaplak attı. Karım ayağında yüksek topluklu olmasına rağmen ancak Salih abinin göğüsüne geliyordu. Salih abi bana pis pis bakıp, "Ulan senin gibi gavatlar şöyle karılarla evlenip mundar ediyor ya, anasını sikeyim böyle hayatın!" dedi.

Nesrin abla beni kaldırdı ve "Gel biz senle bir hava alalım dışarda!" dedi. Ama ben dışarı çıkmak istemiyordum. Nesrin abla sertçe suratıma bakıp, "Gel dedim!" diye beni ofisten çıkardı. Dışarda Nesrin abla bir sigara yakıp, "Ulan gavat, taş gibi karın var, zor geliyor anlıyorum, ama senetlerin hepsi bitene kadar dişini sıkacaksın. Korkma, karını Salih'ten başka kimse sikemez!" dedi. Ben şaşkınlıkla, "Ne sikmesi?" deyince, "Oğlum, karın bu gün pavyona gidecek, gitmeden önce Salih sikmek istedi. Merak etme parasıyla!" dedi. O an anladım ki Salih abi karımı Nesrin ablaya satmış.

Aradan 15-20 dakika geçmişti. Biz kapının önünde beklerken içerde ne yapıyorlar diye içim içimi yiyordu ki, Nesrin ablanın telefonu çaldı. Açtı, "Tamam Salih!" deyip kapattı. Sonra bana para vererek, "Git sokağın sonundaki tekelden 9-10 tane bira al gel!" dedi.

Ben tam giderken ofisin çelik kapısı açıldı ve karımı gördüm, kapıyı karım açmıştı, ayağında halen topuklu, ten rengi külotlu çorap, üstünde hiçbir şey yok, memeler yine açıktı, külotlu çorabın içinde kırmızı bir tanga külot, ama saç baş dağılmış şekilde. Nesrin abla içeriye girdikten sonra karım bana sinirli sinirli bakarak kapıyı kapattı.

Tekele gittim, biraları aldım, geri geldim kapıya. Kapı kapalı olduğu için Salih abiyi aradım, "Geldim!" diye. O da, "Açtırıyorum kapıyı şimdi!" dedi. Birkaç saniye sonra kapıyı Nesrin abla açtığında şok oldum. Nesrin abla tamamen çıplak idi, göğüsleri dev gibi sarkmış, göbeği önde gidiyor, götü geniş, kocaman. Ama beni daha da şaşırtan şey önünde bağlı duran yaklaşık 20 cm uzunluğundaki Strapon idi. İçimden eyvah dedim, Nesrin abla da karımı sikecek diye düşündüm.

Ben kapıdan içeri girince, "Geç götür biraları içeriye. Ben de Bebe yağı alıp geliyorum!" dedi. Ben ofise geçtiğimde Salih abi koltukta oturmuş elinde telefonla kayıt yaparken karım da ona sakso çekiyordu. Ben ağzım açık izlerken Salih abi boşalmaya başladı. Boşalırken de karımın kafasını sikine bastırıp bekledi. Karım da göz ucuyla bana bakıyordu. Döllerin hepsini yutturdu karıma. Karım biraz öksürdü, tıksırdı sonra normal nefes alamaya başladı.

Salih abi bana dönüp, "Bu gece karın pavyonda işe başlayacak, artık bana değil Nesrin'e borçlusunuz, yani senetleri ona sattım. Ama bundan sonra karının tek sikicisi benim, bu gün karınla biraz eğleneceğim!" deyince hiçbir şey diyemedim, kafamı önüme eğdim.

Nesrin abla yanıma gelip, "Sen de geç şöyle diğer koltuğa!" deyip üstümdeki kıyafetlerimi çıkartmaya başladı. Ama inanın Nesrin abla minyon karımın üç katı büyüklüğünde, en az 90 kilo üstü dev gibi bir kadın. Ben de çıplak kalınca Nesrin abla bana bir tanga verdi, "Giy bunu!" dedi. Salih abi koltukta, karım önünde yerde diz çökmüş, bize bakıyorlardı.

Ben tereddüt edince, Salih abi, "Giysene lan!" diye bağırdı. Hemen tangayı aldım, bir ayağımı yukarıya kaldırım tangayı bacağımdan geçirdim. İkinci ayağımı geçirirken Nesrin abla yağlamış olduğu tek parmağını götüme soktu. Tam itiraz edecektim ki Nesrin abla sert bir şekilde suratıma baktı, ben de birşey diyemedim. Salih abi de, "İyi iyi Nesrin, yine ibne buldun kendine!" deyince gülüştüler. Nesrin abla götümü biraz parmakladıktan sonra tangayı giydim.

Salih abiye baktığımda sigarasını içerken karıma sikini sallayıp, "Yala!" dedi. Karım, "İki kez boşaldın yetmedi mi abi?" deyince, Salih abi, "Ağzını siktim yavrum, amını götünü değil ki!" dedi. Karım bana bakıp (Aman bir sorun çıkmasın, sus!) dercesine bir hareket yaptı. Sonra eğildi siki yalamaya başladı, sik bir anda bilek gibi oldu yine. Salih abi karıma, "Soyun bakalım!" dedi. Zaten tek külotlu çorapla tanga vardı, çıkarttı onları. Sonra Salih abi karıma, "Yüzünü kocana çevir, ayaklarını koltuğun yanlarına koy, kucağıma gel!" dedi.

Karım Salih abiye arkasını ters döndü, önce aşağıya baktı, koca sik resmen kazma sapı gibi duruyordu, başı da abartmıyorum yumruk gibi, benim sikimin boyunun toplamı onun sikinin ancak başıdır. Salih abi bana, "Yağla lan yarrağımı Godoş!" diye bağırdı ve "Nesrin ver şuna yağı!" dedi. Ben tam kalkacakken Nesrin abla, "Sen dur!" deyip ayağa kalktı. Bebe yağından iki eliyle Salih abinin sikine boydan boya sürdü. Sonra bir parmakla da karımın amına biraz yağ sürdü.

Karım Salih abiye doğru ters dönmüş, ayaklarıyla koltuğun kenarlarına basmış, resmen Alaturka tuvaletini yapar pozisyonda, ama dik ve dizleri dışa doğru açık bekliyordu. Nesrin abla, "Tamam Salih, hadi başla!" dedi ve kendi önünde sallanan Strapona da yağ sürdü. Biz nesrin ablayla izlerken Salih abi sikinin koca mantar kafasıyla karımın amına biraz fırça attı. Sonra sikinin kafasını amının girişine koydu ve karımı hafif indirdi. Karımdan, "Ağğğhhhh!" diye bir ses geldi.

Sadece kafasının daha yarısı girmişti ve karımın suratı geriliyordu. Salih abi biraz daha bastırınca sikinin kafası girdi. Biz Nesrin ablayla tam karşılarında oturmuş izliyorduk, ama benim ağzım açık şekilde. Salih abi, "Başı girdi, hadi bakalım!" dedi, ellerini karımın beline koydu, karımı indirip kaldırmaya çalışıyordu, ama ancak başı girip çıkıyordu. Karım inliyordu, resmen ağlayacak gibi oluyordu.

Nesrin abla, "Hadi Salih!" deyince Salih abi bir anda karımın omuzlarına bastırıp kendi de alttan yüklenip yarısına kadar soktu. Ama karım feryat kopardı resmen. Nesrin abla, "Aferin lan Salih, yırttın kızı!" deyince ben karımın amına baktım ki Salih abinin damarlı sikinden taşaklarına doğru pembe bir kan süzülüyordu. Nesrin abla, "Bir dakika, bir dakika, Salih bu kızlık kanı. Bu orospu halen bakireymiş lan, kocası bozamamış küçük sikiyle!" deyince Salih abi elini sikine attı, kana baktı ve "Vay kahpe vay, kızlığını aldım!" deyip güldü.

Sonra hafif hafif sokup çıkartmaya başladı. Karım birkaç dakika sonra alışmış, zevkle inip kalkıyor, memeleri sağa sola sallanıyor, ama halen daha yarısı girip çıkıyordu. Nesrin abla ayağa kalkıp karımla yüz yüze geldi ve karımın koltukta duran iki bacağını bileklerinden tutup bir anda aşağıya doğru çekti. Karımın amındaki yarrak yarısına kadar girmişken önce bir kıvrıldı sanki bir yere takılıyor gibi, sonra Salih abi de bir anda karıma sarılınca yarrak amına dibine kadar girdi. Karımın o anda gözleri kapandı ve kafası yana devrildi. Anladım ki bayıldı. Amına baktığımda resmen dudakları içine girmiş, etrafından kanlar süzülüyordu ve bilek gibi yarak içindeydi.

Salih abi bana, "Sigaramı ver ve domal!" dedi. Korktum, beni de sikecek diye. Ama, "Korkma, burada karının fındık gibi amı varken sana ellemem bile!" deyince anladım ki beni Nesrin abla sikecekti. Sigara paketini götürüp verdim. Salih abi karımı kucaklayıp amından sikini hiç çıkartmadan yan odaya doğru götürdü. Ama resmen karım ayakta bayrak direğine oturmuş gibiydi. Elleri kolları ayakları sallana sallana Salih abinin sikinde havada yan odaya gittiler...

Sonra Nesrin abla beni koltuğa domalttı, arkama gelip önündeki Straponu biraz daha yağlayıp götüme sokmaya çalıştı. Ben kaçmaya yeltenince elini taşaklarıma atıp, "Kaçarsan patlatırım!" dedi. "Tamam tamam, kaçmayacağım!" dedim. Straponun başını soktu önce götüme, sonra yavaş yavaş hepsini. Ama acıdan nasıl bağırıyorum...

Nesrin abla ne zevk alıyorsa anlamadım, iki saat kadar sikti beni. Sikmeyi bırakıp çekildiğinde götüme hava giriyordu. Aklıma karım geldi. Bacaklarım ayrık şekilde yürüyerek yan odanın kapısına gidip karıma baktım. Karım yatağa yüz üstü uzanmış, Salih abi zevk naraları atarak karımın üstünde gidip geliyordu. Karım gözlerini kapatmıştı, zevk aldığı belliydi. En az iki saattir o da karımı sikiyordu, artık kaç kez siktiyse.

Nesrin abla omzuma dokunup, "Gel şöyle!" dedi, tekrar ofis kısmına geçtik. Nesrin abla giyinmişti. Bir kağıt verdi ve "Burası pavyonumun adresi, gece 12'de karını getir. Ne giyeceğini ben poşete bıraktım!" dedi, yanağımdan makas alıp gitti. Poşetin içine baktığımda yine açık saçık kıyafetler vardı.

Derken Salih abi, "Gavat, gel buraya!" diye bağırdı. Gittim baktım. Salih abi ayakta, elinde sigara, karım yatakta yan yatıyor, bacaklarını karnına çekmiş, amının deliği resmen çay bardağı gibi açılmış, döl kan karışık birşeyler akıyor. Salih abi benim hayretle baktığımı görünce, "Bunda birşey yok, herkes borcunu farklı öder, siz böyle ödediniz. Ben senetleri Nesrin ablana verdim, artık aranızdaki mevzu. Ama her hafta karın gelecek ve sikeceğim. Sen ise asla sikmeyeceksin, yoksa keserim çükünü!" deyip sikime sert bir yumruk attı ki, resmen yere kapaklanıp acıdan köpek gibi uludum.

Başıma dikilip, "Giyinin ve siktir olup gidin şimdi!" diyerek odadan çıktı, ofisten elbiselerimi getirip üzerime fırlattı. Kendim giyindikten sonra karımı da giydirip eve götürdüm. İkimiz de iki saat sikildikten sonra pert olmuştuk resmen. Duş alıp gece 11'e kadar dinlendik. Sonra Nesrin ablanın verdiklerini karıma giydirip pavyona götürdüm.

Karım artık her gece pavyonda konsomatrislik yapıyor ve haftada bir gidip kendini Salih abiye siktiriyor. Tabii Nesrin abla da her canı istediğinde beni sikiyor. Senetler bitene kadar bu duruma mecburen katlanacağız...

Sonradan bizi çok şaşırtan birşey öğrendik: Komşumuz Zeliha abla da meğersem aynı bizim gibi Salih abinin tezgahından geçmiş. Ama Zeliha abla borcu çoktan bittiği halde, sırf zevkine haftada bir gidip kendini halen Salih abiye siktirmeye devam ediyor. Devam ediyor diyorum, çünkü siktirdiğine şahit olduk. Salih abi bazen de karımla Zeliha ablayı aynı güne denk getiriyor ve üçlü sikişiyorlar :)

(Caner)


Scroll To Top

Seks Hikayeni Yolla

Fantastik Seks Hikayeleri

18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir. 18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!

ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.

Powered by w3.css Copyright © All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: