Göt Yaraksız Durmuyor! (Gamze 24 Y., Ankara)
Merhabalar ben Gamze, 24 yaşındayım, 1.72 boyunda, 65
kiloda esmer bir kızım. Hikayemi Ankara'nın küçük bir
kasabasından yazıyorum, ama beni bu siteyle tanıştıran
hayat İzmir'de başladı.
Liseye başladığımda biraz aile baskısı
biraz da yaşadığımız kasaba çevresinden kaynaklı
olarak kendimi kapanmaya mecbur hissetmiş durumdaydım.
Yaşadığımız kasabada lise bulunduğundan liseyi
burada okudum. Çok iyi olmasa da dersleri ortalama düzeyde bir
öğrenciydim. Küçük bir kasaba olduğu için erkeklerle
arkadaşlık kurma şansım lise çağlarımda hiç
yoktu. Cinsellik hakkında ise sadece kızlarla tenefüs aralarında
yaptığımız kısa cinsel sohbetler kadar bilgim
vardı. Asıl hayatımı değiştiren nokta ise
üniversiteyi kazanmamla başladı diyebilirim.
İzmir'de çok iyi bir bölüm olmasa da bir bölüm
kazanmıştım. Ailemin en büyük kızı olmam sebebiyle de
babam ve annem çok gurur duymuşlardı. Kızları ne de olsa
okuyup kendi ayakları üzerinde durabilecekti. Ben de hep buna
inandım, büyük şehir, çok fazla imkan vardır,
başarılı bir eğitim hayatından sonra sosyal statü
olarak çok iyi noktalara erişebilirim gibi gelmişti. Ama çok da öyle
olmadı. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre tüm şartları
zorlayarak İzmir'de kalıp iş aradım ve olumlu sonuç
alamadım. Şimdi diyeceksiniz ki, 4 yıl neler yaptın
İzmir'de :)
Babamın çok büyük bir maddi
durumu olmaması sebebiyle ilk günden itibaren direkt yurtta kalmaya
başlamıştım. Yurttaki odamızda üç kız
kalıyorduk: biri İstanbul'dan, biri de Antalya'dan olmak üzere benim
gibi okumaya gelmiş Tuğçe ve Şeyma. Oda arkadaşlarımla
daha ilk günden tanışıp kaynaşmıştık. Biraz
sohbetten sonra Tuğçe'nin İstanbul'da, Şeyma'nın da
Antalya'da hızlı birer hayat yaşadıklarının
farkına vardım. Aynı hızlı hayatı burada da devam
ettiriyorlardı. Ben de yeni gözü açılmış biri olarak belki
de onların ortamdaki popülerliğine hayran kalarak onlara ayak
uydurdum. Bu ayak uydurma öncelikle giyim tarzımla başladı.
Onlar açık ve derin dekolteli şeyleri zaten
giyiyorlardı, bana da bunları bir nebze aşıladılar :)
Tabii ben kapalı bir kız olduğumdan onlar gibi göğüs
çizgimi belli eden bluz ve croplar ya da minicik etekler giyemiyordum. Ama
biraz da Tuğçe'nin desteği ile tayt ve dar elbiselere
tanışmam zor olmadı. Çok kendini belli eden bir fiziğim
yok, ama götüm biraz büyüktür, bir de buna belimin inceliğini de katarsak
göt genetiğimi annem güzel aktarmış diyebilirim :)
Kapalı bir kız da olsanız erkeklerin size bakması,
arzulaması gerçekten de çok zevk veren bir duygu. Tabii bu
değişim sadece kıyafet tarzımla da kalmadı. Oda arkadaşlarımla
birlikte yeni ortamlara girdikçe ve yeni insanlarla tanıştıkça
daha flörtöz, daha feminen duyguları keşfettim ve onlara ayak uydurmaya
başladım. İlk sömestirde 7-8 tane flörtüm olduğu günleri
hatırlarım. Daha ilk sömestirde 3 tane sevgili
değiştirmiştim. Tabii bunlarla kıyıda köşede el
ele tutuşmaktan ve öpüşmekten ileri gitmiyordum...
Fakat ikinci sömestirden itibaren işler değişti.
İlk başlarda sadece elleşme ve öpüşmelerden ibaret olan
cinsellik sonrasında sakso çekmeye ve anal sekse dönüştü. Bunda da en
büyük etken yurttaki oda arkadaşlarımın her yaşadıkları
sikişi anlatması oldu. Onların sikişlerini dinlerken içim bir
tuhaf oluyor, amım ıslanıyordu. Şeyma tam bir saksocuydu,
sikiştiği sevgililerine nasıl sakso çektiğini ve döllerini
yuttuğunu anlatırdı hep. Odada muz yerken bile muzu bir
yarağa sakso çekermiş gibi yapıp öyle yiyordu. Ben sakso
konusunda hiç tecrübemin olmadığını söylediğimde benim
ağzıma da bir muz sokup sakso çekmeyi öğretmişti. Aslında
çok komikti, ilk saksomu bir muza çekmiştim :)
Tuğçe ise tam bir anal seks tutkunuydu ve
çıktığı her erkeğe götünü siktiriyordu. Bana da
sürekli, "Götünü ilk defa siktireceksen deneyimli birine siktirmen
lazım, değilse hiç zevk almazsın ve canın da çok
yanar!" tavsiyesinde bulunuyordu. Ben tabii Tuğçe beni
düşündüğü için bunu söylüyor olarak düşünmüştüm, ama tek
sebep bu değilmiş. Sonradan ağzındaki baklayı
çıkardı. Tuğçe'nin o zamanlar çıktığı Burak
isimli zengin piçi benim götüme hasta olmuş ve götümü sikmek istiyormuş.
Tuğçe de benim daha bakire olduğumu ve daha önce hiç götten de
vermediğimi söyleyince Burak daha da iştahlanmış. Sürekli
Tuğçe'ye ısrar ediyormuş, "Ayarla da Gamze'nin götünü de
sikeyim!" diye.
Tuğçe sonunda ne yapıp edip beni razı etti,
"Kızım gel işte benimle, hem zevkimizi alırız,
hem Burağın parasını yeriz!" diye. Aslında yalan
yok, götümü siktirme konusunda çok meraklı ve istekliydim, ama bu
kişinin Tuğçe'nin çıktığı biri olacağı
hiç aklıma gelmezdi :) Nihayetinde bir hafta sonu anlaştık, Burak
arabasıyla geldi bizi yurttan aldı ve evine götürdü. İlk önce
benim götümün kızlığını bozdu. Aynen Tuğçe'nin
dediği gibi de oldu, Burak göt sikmede epey deneyimliymiş, fazla
acıtmadan alıştırdı götümü ve sikti. O gün evden hiç
çıkmadık, Burak lüks bir restorandan yemek siparişi verdi. Evde
yedik içtik, dinlene dinlene akşama kadar ikimizi de defalarca götten
sikti ve yurdun kapanma saatine yakın bizi geri yurda bıraktı...
O günden sonra artık hep Tuğçe'yle birlikte gidiyorduk Burağa
götümüzü siktirmeye. Tabii önce (normalde maddi olarak gitmeye
imkanımızın olmadığı) lüks restoranlara gidip
kaliteli yemekler yiyip birbirinden değişik içkiler içiyorduk. En
güzeli ise Burak cömertçe cebimize harçlığımızı da
koyuyordu. Pahalı parfümler, sexy iç çamaşırları gibi
hediyeler de cabası. Üstelik zamanla ben de artık Tuğçe gibi
anal seks tutkunu olmuştum, müthiş zevk alıyordum ve Burağa
götümü siktirmediğim zaman duramıyordum :)
Fakat bu durum fazla sürmedi. Üç ay sonra Burak Tuğçe'den
ayrıldı. Sonra da benimle görüşmeye devam etmek istedi. Ama bunu kankam
Tuğçe'ye yapamazdım, Burağın teklifini kabul etmedim tabii.
Sağ olsun Tuğçe sayesinde fazla da yaraksız kalmadı
götümüz, iki hafta içerisinde yeni birilerini bulduk. Artık biz
sıkıldıkça erkekleri sepetliyorduk ve yenilerini buluyorduk. Bu
böyle okul bitene kadar devam etti. Belki böyle deyince bir garip oluyor ama
üniversite hayatım boyunca elimden 20'den fazla yarak geçmiştir :)
Tabii yarak tadı almış bir kızın bundan
vazgeçmesi de çok zor oluyordu. Hele ki yaz aylarında ailemin yanına
döndüğüm için İzmir'deki hayatımdan çok uzak bir rol
üstleniyordum. Ama üniversite bitip bir süre iş aradıktan sonra
kasabamıza geri dönmemle İzmir'deki hayatıma tamamen elveda
demek zorunda kalmıştım. Bu da beni çok üzen bir durumdu...
Kasabaya döneli bir ay olmuştu. Sürekli evde oturup anneme
yardım ediyor, kardeşlerimle ilgileniyordum ve bu durumdan çok
sıkılmıştım. Babama ve anneme durumu anlattım,
ama onların da elinden birşey gelmiyordu. Mezun olduğum bölümle
alakalı hiçbir iş yoktu çevremizde. Günler böyle geçip giderken bizim
kasabanın yolu üzerinde bulunan benzinliğin yanına kurumsal bir
yemek mağazası açıldığını
öğrendim. Üstelik eleman
alıyorlarmış. Babama anlattım, evde çok
sıkıldığımı ve aile bütçesine destek olmak
istediğimi söyledim. Babamın da desteği ile orda işe
başladım.
İlk iş günlerim gayet güzel geçiyordu. Hayatımı
daha da güzelleştirecek olan şey ise o iş yerinde
çalışmaya başlamamla gerçekleşti. Yan taraftaki
benzinliğin sahibinin oğlu Emre, 1.90 boyunda, kaslı, fit
duruşuyla, sarışın ve renkli gözüyle herkesin dikkatini
çekiyordu. İlk andan itibaren benim de onun dikkatini çekmem
gerektiğini düşündüm. İlk
denk gelişimiz, benim gece 12'de işten çıktıktan sonra
benzinliğe sigara almaya uğradığımda oldu. Ufak
ayak üstü sohbet sonrası ben evimin yolunu tutmuştum.
Ertesi sabah güzel bir bildirimle uyandım. Sosyal medyadan takip
etmek istiyordu Emre beni. Hemen olumlu geri dönüş yaptım.
Sonrasında başladı muhabbetimiz. Ve günler günleri
kovaladı. İkimiz de buluşmak, oturup konuşmak için can
atıyorduk. Ama İzmir'den alışık olduğum ortam
bizim kasabada mevcut değildi. Bir plan yaptık, izin günümde onunla
birlikte Ankara'ya gidip güzel bir gün geçirecektik. Benim için harika bir şeydi
bu, özellikle İzmir'de özlediğim hayatı tekrar burda
oluşturma fırsatım olacaktı...
İzin günümde arabasına bindiğim andaki heyecanımı
tarif edemem. Çok fazla bel altı muhabbete girmediğimiz halde onun
varlığı bile sulanmama yetiyordu. Ankara'da Kızılay,
Çankaya ve Tunalı'da gezdik, güzel mekanlarda yedik içtik, eğlendik,
harika bir gün geçirdik. Kasabaya dönüş yolunda ikimiz de aramızdaki çekimin
farkındaydık. Gözüm sürekli Emre'nin önündeydi, pantolonunun içinde
yarağı kalkmıştı. Kedinin ciğere
baktığı gibi bakıyordum. Emre bir anda sapa bir köy yoluna
sürdü arabayı. "Ne oluyor Emre?" dememe kalmadan, Emre, "Ne
istediğini biliyorum!" diyerek pantolon üstünden yarağını
avuçladı.
Hınzır bir gülümsemeyle hemen önüne
eğilme ihtiyacı duydum. Önce kemerini çözüp düğmelerini
açtım. Pantolonu ve bokserini sıyırdığımda
karşımda duran kalkmış yarağı beni benden
aldı. Kendimi tutamayıp yumuldum yarağına ve saksoya
başladım. En son kasabaya dönmeden 3 ay önce İzmir'de biriyle
sevişip götümü siktirmiştim, azgınlığım had safhadaydı
ve bu azgınlıkla kıtlıktan çıkmışçasına
saksoya devam ediyordum. Emre'nin de bir eli direksiyonda arabayı sürüyor,
diğer eliyle baş örtümü bozmadan kafama bastırıyordu...
Ben önüne eğilmiş saksoya devam ederken Emre birden
arabayı durdurdu. Kafamı kaldırdığımda kocaman
çam ağaçlarının arasındaydık. Doğruldum ve elimle
ağzımı biraz sildim. Emre, "Çabuk arka koltuğa
geçelim!" dedi. İkiletmedim, hemen arkaya geçtim. O gün hatlarımı
belli etmeyen bir bluz ve bol bir etek giymiştim. Ama içimde her ihtimale
karşı dantelli tangam vardı. Emre direkt beni arka koltuğa
sırt üstü yatırıp eteğimi yukarıya doğru topladı.
Kırmızı tangamı görünce, "Hazırlıklı
gelmişsin orospu!" dedi. İçimdeki orospuyu Emre de keşfetmişti
:)
Sonra eğildi ve amcığımı yalamaya
başladı. Aşırı zevk alıyordum, ormanın
içinde olmamıza da güvenerek gönlümce inliyordum. Önce tangamın
üstünden yalamaya başlamıştı, ama sonrasında
tangamı çıkarıp yalamaya devam etti. İlk orgazmıma
beni yalayarak ulaştırmıştı, çok mutluydum...
Yarağıyla amıma fırça yaparken kendime geldim ve
"Dur lütfen, ben bakireyim!" dedim. Emre
şaşırmış bir şekilde bakıp, "Kusura
bakma bu kadar usta bir saksocunun bakire olabileceğini
düşünmemiştim!" dedi. Ben de zevkimiz yarım kalmamalı
diye düşünerek, "İstersen götümü sikebilirsin!" dedim. Emre'nin
sevinçten gözleri parladı ve hiç zaman kaybetmeden bacaklarımı
omzuna alarak direkt götüme dayadı yarağını. Biraz da olsa
zorlanarak tamamını içime soktu ve götümü sikmeye başladı...
Aşırı zevk alıyordum, Emre götümü sikerken ben de
klitorisimi sıvazlayarak ikinci orgazmımı da bu kısa sürede
yaşamıştım. Emre sert bir tempoyla bacaklarım omzunda
10 dakikaya yakın sikti götümü. Arabanın içinde pek bir pozisyon
zenginliğimiz olmuyordu. Hem ben domalarak sikilmeyi özlemiştim,
"Dışarıda devam edelim mi?" dedim. Emre bir anda yarağını
götümden çekip arabadan çıktı, ben de arkasından tabii. Hemen
kaputa doğru domaldım ve eteğimi belime topladım. İşte
tüm sevgililerim bu manzaraya bayılıyordu. Sağolsun Tuğçe
kankam bana doğru domalmayı öğretmişti :)
Emre önce götümün yanaklarına iki tokat attı, sonra da götüme
iltifatlarıyla milim milim tekrar girdi. Yaklaşık bir 10
dakika da sert bir tempoda o pozisyonda götümü sikerken benim bir elim yine
amımdaydı. Çok geçmeden üçüncü orgazmımı
yaşamıştım. Emre de boşalmaya
yaklaştığında, "Nereye boşalayım?" diye
sordu. "Nereye istersin?" dediğimde, "Yüzüne!" dedi. Ben
de yüzümü ve baş örtümü temizlemekle uğraşmamak için, "Ağzıma
boşal!" dedim. Emre hemen beni önüne diz çöktürüp
ağzımın içine doğru 31 çekmeye başladı. İlk fışkırması
gırtlağıma kadar gelmişti. Ağzımın içine
içine boşalması devam ederken ben de döllerini yutuyordum...
Boşalması bitince elimden tutup beni ayağa kaldırdı. Yanağıma ufak bir öpücük koyup, "Aferin!"
demesi beni çok mutlu etmişti. Arabadan aldığı ıslak
mendille hemen temizlenip toparlanmaya başladık. Ben arabanın
içine eğilip tangamı almaya yeltenince Emre engel oldu ve "Hayır
o bende kalacak, hatıra niyetine!" dedi. Ben de güldüm. Arabaya
bindik ve beni evimizin yakınında bıraktı. Çok güzel
bir sikiş yaşamıştım, aşırı keyifliydim.
İzmir'den sonra artık kasabamızda da götümü siktirebileceğim birini
bulduğum için çok mutluydum :)
(Gamze)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: