Gelin Adayı! (İpek 26 Y., Ankara)
Selamlar, ben İpek, 26 yaşındayım.
Boyum 1.60, dolgun göğüslerim ve popom, kumral bir tenim var. Biraz
kaşar ruhlu bir kızım, yakın çevrem hep bende şeytan
tüyü olduğunu söyler. Mimiklerimle sanırım
biraz fazla libidolu ve azgın bir izlenim uyandırıyorum. Çünkü
iş yerinde evli bekar herkes memelerimi kesmek için etrafımda
dolaşıyor. Bu da benim hoşuma gidiyor ve onları daha da
azdırmak için biraz açık giyiniyorum. Yine de iş yerinden
biriyle birlikte olmuyorum. Çünkü eminim ki birine
versem, erkekler kendi aralarında konuşacak ve herkes beni kolay
sikilecek biri olarak görecekti.
Tüm bunlara rağmen arada sırada bir gecelik sevgililerim
oluyor ve cinsel hayatımı aktif tutuyordum. Gel gelelim hikayemin
başlangıç noktasına. Evden işe, işten eve giderken
durak evime çok yakın olduğu için halk otobüsüne binmeyi tercih
ediyordum. Küçük bir mahalle olduğundan güzergahta tek bir otobüs hattı
vardı. Tek hat ve küçük bir mahalle olunca şöförler ve yolcular hep
tanıdık yüzler oluyordu genelde.
Bir gün yine işten çıkmış otobüse
binmiştim, o hatta çalışan sevimli bir
şöför amca otobüsü kullanıyordu. Dikkatimi çekti, aynadan ilginç bir
şekilde beni kesip duruyordu. Ben son duraklardan
birinde indiğim için inerken otobüs çoğu zaman
boşalmış oluyordu. Yine ineceğim durağa
yaklaşmıştık ki, şöför amca
beni yanına çağırdı. Herhalde bir şey soracak dedim ve
yanına gidip, "Efendim amca?" dedim. Amca hemen konuya girip,
"Kızım yanlış anlama da, evli misin?" dedi.
Böyle bir soru beklemiyordum. "Yok amca, neden
sordun?" dedim. "Benim bir oğlum var, sen yaşlarda. Bir
türlü evlendirecek birini bulamadık. Seni ne zamandır görüyorum,
işinde gücünde, güzel bir kızsın, iyi birine
benziyorsun..." dedi. Bir an şok olmuştum, "Yani ne demek
istiyorsun amca?" dedim. "Hani benim oğlanla bir görüşüp
konuşsanız diyorum, belki birbirinizi
beğenirsiniz ve hayırlı bir şeye vesile olur bu
görüşme!" dedi. Amcanın bu dediğini çağ
dışı bulsam da, o an geçiştirecek bir şey
bulamadım ve amcaya numaramı verip indim.
Gece, tam uyuyacakken telefonuma bir mesaj geldi. Yabancı
bir numaraydı ve sanırım şöför
amcanın oğlu yazmıştı. Çocuğun tipini merak
ettim, mesaja girip hemen profil fotosuna baktım. Çocuk gerçekten benim
yaşlardaydı ve çekici, serseri bir tipi vardı. Mesaja cevap verdim
ve sohbet etmeye başladık. Çocuk biraz mahçup olmuştu, babasının
ısrarı nedeniyle yazdığını söyledi.
Ben de ne kadar böyle emrivaki şeylerden
hoşlanmasam da çocuktan etkilenmiştim.
İsmi Emre imiş, benden bir yaş küçük, 25 yaşında, 1.80
boyunda, esmer, fit biriydi. Tabii tanıştıktan sonra sosyal medyadan
da takipleştik. Sanırım Emre de benden etkilenmiş olacak ki, özellikle sexy fotolarımı
beğenmişti. Ben de sürekli onun profiline
giriyordum. Oldukça piç bir çocuğa benziyordu, ama farklı bir
aurası vardı ve ben de genelde böyle tiplerden hoşlanıyordum...
Ertesi gün iş çıkışına yakın
Emre buluşmak istediğini yazdı, ben de kabul ettim. İş
çıkışı beni almasını bekledim.
Az sonra spor bir araba gelip durdu önümde. Asfalta yapışık, camları
zindan gibi full siyah, tam bir piç arabasıydı. Camı açıp,
"Merhaba İpek, gel!" dedi. Araba o kadar alçaktaydı ki, eğilip içindeki Emre mi diye bakarken resmen
göğüslerimi sergilemiştim. Emre olduğunu görünce bindim. Emre
hemen bana iltifatlar etmeye, "Sosyal medyadaki resimlerinden daha
güzelsin!" demeye başlamıştı.
Bir kafeye gidip oturduk. Kahvelerimizi içerken bir yandan
sohbet ediyor, bir yandan da iyice samimileşiyorduk. Emre tam da tahmin
ettiğim gibi, oldukça eğlenceli ve piç bir çocuktu.
Kısacası beni etkilemeyi başarmıştı. Birkaç saat
oturduktan sonra beni evime bıraktı. Isınmıştım
Emre'ye. Aradan birkaç gün geçince biz artık canım cicim kısmına geçmiştik ve nerdeyse sevgili olmuştuk.
El ele tutuşuyorduk, beni öpüyordu...
Ben yine bir iş dönüşünde otobüse bindiğimde
Emre'nin babası kullanıyordu otobüsü. Yanına gidip selam verdim. Bana, "Nasıl gidiyor aranız gelin kızım,
bizim hayta seni üzmüyor değil mi? Aman deyim, yanlışı
olursa haberim olsun!" dedi ve sohbete başladık. Bu sırada
ufaktan tanıştık, amcanın adı Ramazan idi. Biraz
sohbetin ardından ineceğim durakta inip eve vardım...
Emre ile ilişkimiz ilerlerken, henüz sikişmesek
de, dokunuşlarımız artık cinselleşmeye
başlamış ve ikimiz de iyiden iyiye kıvama gelmiştik.
Ben pek öyle amımı saklayan biri
değildim ve sikişmeye istekliydim. Artık Emre
bacaklarımı elliyor, vedalaşırken dudaktan
öpüşüyorduk.
Bir hafta sonu Emre beni arayıp, "Bizim bağ
evi var, orda birşeyler içip takılalım
mı?" dedi. Bu direkt sikişme sinyaliydi ve ben de buna göre sexy
hazırlanıp indim aşağıya. Sikişeceğimizi
bildiğim için korunmaya da başlamıştım. Emre
arabasıyla beni alıp bağ evine doğru
sürmeye başlamış, bir yandan da, "Ne güzel olmuşsun
sen yavrum böyle!" gibi şeyler söylüyordu. Bağ evine
vardık, biraz şehrin dışında, büyük bahçeli, ferah bir
yerdi. Çardağın altındaki masaya birlikte bir sofra
hazırlayıp içmeye başladık. İçtikçe Emre artık
kendini tutamayıp beni ellemeye başlamıştı. Elleri
bacaklarımda geziyordu. Ben de karşılık verip
dudaklarına yumuldum. Öpüşüyorduk ve Emre'nin eli
de artık külotumun içindeydi, amımı okşuyordu...
Bağ evinin etrafı ağaçlarla çevriliydi ve
pek gören olmazdı ama yine de içeri geçtik. Emre'yi yatağa oturttum,
önüne diz çöktüm ve kemerini çözdüm, pantolonunu indirdim. Siki çoktan
kalkmıştı, boxerını da indirince birden
fırladı siki. Hemen yalamaya başladım. Emre kendinden
geçmiş, saçlarımı okşayıp sikine bastırıyor,
"Ohh, ohhhhh! Çok iyisin bebeğim, yala!" diyordu. Bir süre
yaladıktan sonra ayağa kalktım ve soyunmaya başladım. En son
sutyenimi çıkardığımda, Emre, "Off, bu memeler için
ölürüm lan ben!" deyip memelerime saldırdı, sıkıp
sıkıp emmeye başladı. Piç Emre gerçekten işini
biliyordu. Pek kendime yediremesem de çok kızı sikmişliği
vardı diye tahmin ediyordum. Çünkü çok tecrübeliydi ve bu tipiyle
istediği kızı da yatağa atıyordu muhtemelen.
Bir süre memelerimi yaladıktan sonra beni yatağa
yatırdı ve üzerime geldi. Amım zaten
sırılsıklamdı, sikini yerleştirdiği gibi içime
girdi. Sert sert siktikçe memelerim sallanıyordu. Emre sanki orospu
sikiyor gibi davranmaya başlamıştı. "Şöyle geç! Böyle
yap!" diye emirler veriyor, sikerken göğüslerimi tokatlıyor,
boğazımı sıkıyordu. İlk
defa böyle sikiliyordum, beni sikerken bir erkek ilk defa böyle rahat
davranıyordu. Ardından beni domalttı ve amıma
geçirdi, dolgun popoma şap şap kasıkları vura vura sikmeye
devam etti amımı. Piç gerçekten işini biliyor, beni orgazmdan
orgazma ulaştırıyordu.
Yaklaşık 20 dakika siktikten sonra,
"Geliyorum!" dedi. Zaten korunduğumdan, "İçime
gelebilirsin aşkım!" dedim. Ama bir hışımla
içimden çıktığı gibi sikini ağzıma sokup
boşalmaya başlamıştı. Bu sırada saçımdan
tutup bastırıyor, "Ohhhh, ohh!" diye sesler
çıkarıyordu. Tabii bu arada döllerini yutmak zorunda kalıyordum.
Boşalması bitince, ona, "Neden içime boşalmadın?"
dedim. O da, "Keyfim öyle istedi!" diye tersledi. O an önemsemeyip
ağzımı yıkayıp geldim.
Emre'nin yanına oturdum. Emre sigarasını
içiyor ve halen çıplak oturuyordu. Siki inmişti. Tam içmek için
birşeyler almaya kalkacağımda, "Dur şimdi, yala
uyandır şunu!" diye emir vererek saçımdan tuttu. İnik sikini ağzına alıp bir süre
yalayınca yine eski kalkık haline gelmişti. Emre saçımdan
tutup hayvan gibi boğazıma kadar bastırıyordu ve artık
öğürerek sakso çekiyordum. Bu kadar sert olmasına anlam veremiyordum,
ama hoşuma gitmiyor da değildi o anlık.
Tam kıvama geldikten sonra yine beni misyoner
pozisyonda delicesine sikmeye başlamıştı. Üzerimde adeta
vahşi bir hayvan var gibiydi, hem hızlıydı, hem de her yerimi öpüp yalıyordu. Bir süre sonra içimden
çıkıp yatağa uzandı ve "Gel kucağıma!" dedi.
Hemen kucağına çıkıp sikini amıma
yerleştirip zıplamaya başladım. Dolgun popom şap şap kasıklarına çarpıyordu. Emre de
iki eliyle götümü kavramış, "Hadi yavrum daha hızlı,
daha hızlı!" diyordu. Bir süre sonra, "Bak bebeğim,
şimdi nasıl sikişiliyor gör!" dedi ve halen
kucağındayken saçlarımı çekip alttan darbeli matkap gibi
sikmeye başladı. Sonra birden durup iki eliyle göt
yanaklarımı kavrayıp dudaklarıma yumuldu. Siki de amımın içinde damar gibi atıyor, içime
boşalıyordu...
Boşalması bittiği halde sikini amımdan çıkarmamış, sikmeye devam
ediyordu, yavaş bir şekilde. Siktikçe amımın
içinden döller sızmaya başlamıştı. Emre'nin siki
tıpa gibi amımı
kapattığı için çok sızmıyordu tabii. Biraz bu halde
git gel yaptıktan sonra içimden çıktı. Sikini çıkarır
çıkarmaz sanki şampanya tıpası çıkmış gibi amımın içinden döller serbestçe aktı.
Gerçekten uzun süre sonra iyi bir seks yaşamıştım.
Vakit geç olmuştu, temizlendikten sonra Emre beni evime bıraktı.
Ertesi gün ben mutlu bir şekilde işe gittim, ancak
dünkü o güzel sikişin ardından Emre hiç mesaj
yazmamıştı. İş çıkışı onu
aradım ve "Buluşalım mı?" diye sordum. Emre
işinin olduğunu söyledi. Aslında öyle yoğun biri
değildir, beni sikip kenara attı gibi hisse
kapılmıştım biraz.
Daha sonraki gün akşam
iş çıkışı beni bekliyordu arabasıyla, hiç
beklemiyordum. Arabaya biner binmez dudaklarıma yapıştı.
"Napıyorsun, bir gören olacak!" deyip
ittim. "Kızım korkma, bu camlardan kim
görecek?" deyip devam etti. Arabayla dolaşmaya
başladık. Emre yine sanki orospusuymuşum gibi davranıyor,
araç sürerken amımı ve memelerimi elliyordu.
Tenha bir yerlere çekti arabayı. Kontağı
kapatır kapatmaz, "Hadi yala şunu!" dedi. Sikini
çıkarmış ve elimi sikine koymuştu. Hemen yalamaya
başladım. Emre yine rahat durmuyor, kafamı sikine
bastırıyordu. Bir süre sonra, "Arkaya geç, sikeceğim seni!"
dedi. Ağzımdaki salyaları silip arkaya geçtim, ilk defa arabada
sikişecektim ve kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Pantolonumu ve
külodumu tamamen çıkardı ve amımı tükürükledi.
Arabanın arkası dar olduğu için iki büklüm olmuştuk.
Bacaklarımı omzuna alıp amıma
girdi.
Altında ikiye katlanmıştım nerdeyse.
Sert sert amıma girip çıktıkça
artık belimin acısından, "Ahhhh!" diye delicesine
inliyordum. Terden sırılsıklam olmuştum ki,
Emre sikini amımdan çıkardığı gibi suratımı
nişan alıp boşalmaya başladı. Adeta yaylım
ateşi gibi fışkırdı dölleri, her yerim döl
olmuştu. "Hayvan herif üstümü batırdın!" diye
kızsam da peçete yardımıyla temizlendim. Bir sigara içtikten
sonra beni evime bıraktı.
Günler geçtikçe artık Emre iyiden iyiye
umursamazlık boyutuna evrimleşmişti. Beni adeta bir seks
oyuncağı gibi kullanıyor, istediği gibi sikiyor, ama haber
vermeden bir iki gün ortadan kayboluyor, arayıp sormuyordu. Beni aldattığından
bile şüphelenmeye başlamıştım.
Bir gün Emre'yle yine bağ evine gidip takılmaya
karar vermiştik. Takılmaktan kasıt tabii ki
sikişecektik. İlişkimize biraz heyecan
katmak amaıyla içime sexy iç çamaşırları giymiştim.
Çardakta birer bira içtikten sonra sikişmeye içeri geçtik. Sexy iç
çamaşırlarım Emre'yi fena azdırmıştı ve hiç
olmadığı kadar sertçe sikiyordu. İlk
postayı attı ve biraz dinlenip ikinci postaya geçtik. Emre beni
domaltmış sikerken yatağın karşısındaki
aynadan kapıya bakmamla bir saniyeliğine
sanki bir karaltı gördüm gibi geldi. Ama bağ evinde bizden başka
biri yoktu tabii ki. Belki göz
yanılmasıdır diye ses çıkarmadım ve sikilmenin zevkine
devam ettim...
Emre bir hışımla beni çevirip misyoner
pozisyona geçirip amıma girmesiyle kapıya
tekrar baktım ve şok oldum. Emre'nin babası Ramazan amca kapının
kenarına pusmuş, pantolonun üzerinden sikini sıvazlayarak bizi izliyordu. Öyle bir utandım ki anlatamam. Durumu Emre'ye söylemek geldi içimden, anca
niye bilmiyorum o an dilim tutuldu. Sadece çarşafla biraz oramı
buramı kapatmaya çalışıyordum, ama nafile tabii, Emre öyle
sert sikiyordu ki, her yerim yine
açılıyordu...
Misyoner pozisyonunda biraz siktikten sonra Emre beni
tekrar domaltınca kapı görüş açımdan
çıkmıştı. Herhalde Ramazan amca daha izlemiyordur,
yanlışlıkla gelmiştir ve çoktan
gitmiştir diye düşündüm. Emre beni domaltır domaltmaz sikini göt
deliğime dayayıp başını soktu. Hiç beklemiyordum ve delicesine
bir çığlık attım. "Emre napıyorsun,
ordan olmaz!" desem de, "Sus bebeğim, bu göt sikilmez mi?"
diyerek götümün yanağına sertçe bir şaplak attı. Bir yandan
tükürüklüyor, bir yandan milim milim götüme giriyordu. Çok acı
çekiyordum ve delicesine bağırıyordum.
Sonunda hepsini sokup içimde biraz bekledi. Götüm biraz
alışınca da sertçe sikmeye başladı. Acıdan
artık çarşafı yırtacak derecedeydim ve o anda Ramazan
amcanın bizi halen izleyip izlemediği hiç umrumda değildi. Emre
bir süre siktikten sonra götümün içine boşalıp kenara
yığıldı. Tabii ben de yığıldım
kaldım. Kapıya baktım, kimse yoktu, biraz da olsa rahatlamıştım.
Emre bir sigara içtikten sonra lavaboya temizlenmeye
gidince Emre'nin telefonuna gözüm ilişti. Beni aldattığı
konusundaki şüphelerim gerçek mi acaba diye telefonunu kurcaladım.
Mesajlarına girer girmez bir kızla yazışmalarını
gördüm. Canımlı, cicimli, aşkımlı konuşmalar,
kızdan bir sürü çıplak fotolar vardı. Emre gelir gelmez
telefonunu gösterip hesap sordum. Şiddetli bir tartışmadan sonra
üzerimi giydim ve hızlıca bağ evini terk edip taksiyle eve döndüm.
Emre birkaç defa aradı, açmadım. Sonra mesaj attı.
"Gördüğün gibi değil!" dese de, beni sikip sikip başka
kızlarla da ilişkisi olduğu apaçık ortadaydı.
Birkaç gün sonra Emre iletişimi tamamen kesti. İş
çıkışında bakıyordum acaba gelir mi diye, ama gelmiyordu
da. Kendimi kullanılmış hissettim ve içimi bir intikam hırsı
sardı.
Bir gün yine işten otobüsle dönerken Emre'nin
babası Ramazan amca kullanıyordu otobüsü. Ramazan amcayla denk
gelince tabii çok utandım, sonuçta beni Emre'yle sikişirken
görmüştü...
İneceğim durağa yakınken, Ramazan amca
seslendi ve "Gelin kızım işin yoksa biraz
konuşabilir miyiz, bu son seferim zaten!" dedi. "Tamam!"
dedim ve son durağa kadar gittik. Son yolcular da inince, Ramazan amca, "Aç
mısın kızım, lokantada birşeyler yeyip içelim mi
konuşurken?" diye sordu. Ben de, "Sabahtan akşama kadar
zaten kapalı mekanda çalışıyorum ve ruhum daralıyor. Senin
bağ evine gitsek ya?" dedim. "Olur tabii!" deyip lokantadan
yiyecek birşeyler paket yaptırıp bağ evine sürdü otobüsü.
Bağ evinin çardağına oturduk, yemeğimizi
yedik. Dolaptan soğuk bira getirdi. Biraları içerken havadan sudan konuşmaya başladık. Ramazan amca ilginç bir şekilde
memelerimi ve bacaklarımı süzüyordu. Sanırım beni Emre'yle sikişirken
gördüğünden artık bana farklı bir gözle bakıyordu. Benim
fıldır fıldır elbisem mecburen frikik veriyor, Ramazan amca
da bakmaktan çekinmiyordu.
Havadan sudan biraz sohbetin ardından Ramazan amca asıl
konuya girip, "Kızım herhalde bizim oğlanla aranız
bozuk, sana bir yanlış mı yaptı, kulağını
çekeyim ben!" dedi. Ben de Emre'nin beni aldattığını
ve genel olarak ilgisiz ve umursamaz olduğundan bahsettim. Ramazan amca,
"Vay eşşoğuleşşek! Bizim
sıpa hep böyleydi, bir düzene girmedi piç kurusu! Ben onun
kulağını çekerim kızım!" dedi sinirle.
Ancak ben Emre'yle barışmayı
düşünmüyordum, kafamda sadece intikam almak vardı. Ramazan amca tekrar konuya girip, "Senin gibi güzel,
alımlı, çekici bir kızın nasıl kıymetini bilmez?
Ah ben genç olacaktım ki, senin gibi bir
kızı asla üzmez, kaçırmazdım!" dedi. O an kendimi Ramazan
amcaya siktirip içimdeki intikam ateşini söndürmeyi düşündüm. "Keşke
Ramazan amca, keşke Emre de senin gibi biri olsa, bunu ben de çok isterdim!"
diye cilve yaptım.
Ramazan amca,
"Şimdi genç olmak vardı, ahh, ahh!" diye içlendi. Ben de,
"Genç olmana gerek var mı, geçen gün bizi izlerken şeyin kalkmadı
mı?" dedim. Ramazan amca şoku atlatınca, kekeleyerek,
"Kızım... valla ben... öyle denk geldi, görmüş bulundum...
kusura bakma!" dedi. Ben de, "Demek ki illa
genç olmana gerek yokmuş şeyinin kalkması için, değil
mi?" deyip gülümsedim. Ramazan amca, "Kızım neler söylüyorsun?
Bak böyle konuşmaya devam edersen niyetimi
bozacağım!" dedi. "Ne olacakmış niyetini bozunca?"
diyerek elimi önüne attım, pantolonun üstünden sikini avuçladım. Siki
çoktan kalkmıştı bile. Ramazan amca, "Kızım bak
dönüşü olmaz bunun!" diyerek pis bir bakış attı.
"Olmasın zaten, canın çekmiyor mu beni?
Yarım saattir gözlerinle siktin bitirdin beni zaten!" dedim.
Ramazan amca birden galeyana geldi ve "Ne yarım saati,
seni ilk gördüğümden beri sikmek istiyorum!" dedi ve sandalyesinden
kalkıp memelerimi avuçlayıp okşamaya başladı. Halen çardaktaydık,
ama etraftaki ağaçlardan dolayı kimse göremezdi. Kemerini çözdüm,
pantolonunu indirip boxerinden sikini çıkardım. Emre'nin sikine göre
uzun bir siki vardı. Bir süre saksonun ardından çardaktaki ahşap masaya domaldım ve eteğimi belime
topladım, tanga külodumu da sıyırıp 'Gel!' diye işaret
yaptım.
Ramazan amca, "Kaç gündür bunun hayaliyle yatıp
kalkıyorum!" diyerek arkama çömelip götümü öpüp koklamaya
başlamıştı. Götümün yanaklarını iki eliyle
ayırıp, hem amımı hem göt
deliğimi yalıyordu. Beni yalayarak bir kez orgazm ettikten sonra
doğruldu ve sikini amıma yerleştirdi. İki eliyle göt yanaklarımı kavrıyor, bir
yandan da, "Ohh, ohhh!" diyerek amımda git gel yapıyordu. Ben
yaşından dolayı çabuk boşalır diye
düşünmüştüm, ama nerdeyse yarım saate yakın sikip iki kez
daha orgazm etti beni. Sonra birden içimden çıkıp belime doğru boşaldı. Arkamdan çekildiğinde eteğimi
salıp tangamı düzelttim. Ramazan amca çok mutlu olmuştu, "Kızım
beni gençliğime döndürdün, sen neymişsin böyle!" diyerek nefes
nefese konuşuyordu. Ben de mutluydum, Emre'ye karşı içimdeki
intikam ateşini söndürmüştüm. Fazla oyalanmadan ordan
ayrıldık, beni evimin olduğu durağa bırakıp gitti.
Ertesi günlerde her zamanki gibi otobüsle gitsem de Ramazan
amcaya denk gelmedim, ta ki bir hafta sonu cuma
paydosuna kadar. Dikiz aynasından beni kesiyordu. İkimiz de konuşmasak
da o gün ineceğim yerde inmeyince mesajımı
almıştı ve son duraktan sonra yine bağ evine gittik. Bu
sefer çardakta hiç oyalanmadan direkt bağ evine girdik. "Burnumda
tütüyorsun!" diyerek üzerime yürüdü ve beni kanepeye yatırdı. Sadece
fermuardan sikini çıkarıp, benim tangamı da kenara çekerek misyoner
pozisyonda sikmeye başladı. Tüm ağırlığını
üzerime verdiği için nefessiz kalıyordum. Uzunca bir süre deli gibi
sikip göbeğime boşaldı.
Üzerimizde elbiselerle sikiştiğimiz için ikimiz
de terlemiştik. Ona, "Yangından mal mı kaçırıyorsun?
Bu kadar aceleci olma! Beni çok özlediysen bütün gece burda kalalım!"
diye sitem ettim. Hemen karısını arayıp başka bir hatta
çalışan gececi şöför arkadaşının
hastalandığını, bu gece onun yerine
çalışacağını söyledi.
Birlikte duş aldıktan sonra mutfakta yiyecek
birşeyler hazırlayıp yedik. Biralarımızı içerken
Ramazan amca yine beni öpüp okşamaya başlamıştı. Bu
sefer yatak odasına geçtik. Sikini bir güzel yalayıp kaldırdım
ve önüne domaldım. Hemen arkama yanaşıp, "Bu göt daha önce
yarak yedi ne de olsa, bir de ben tadına
bakayım!" diyerek sikini götüme dayadı. Yavaş yavaş götüme
sokan Ramazan amca zevkten deliriyordu. Benim de götüm
alıştığı için müthiş zevk alıyordum. "Sen
ne müthiş bir şeymisin böyle!" diyerek zevkle sikiyordu götümü.
Yarım saate yakın siktikten sonra götümün içine boca etti döllerini.
Tekrar duş alıp yatağa döndük. İkimiz
de çırıl çıplak yatakta yatarken benle oynaşmaya devam etti. Ben bir süre sonra tekrar sikişmek
istedim ve sikini yalamaya başladım. Bu sefer çok geç
kaldırabilmiştim. Kaldırır
kaldırmaz kucağına çıkıp amıma
yerleştirdim ve kucağında zıplamaya başladım. Amım
ve götüm bedenine çarptıkça altımda nefes nefese
kalmıştı Ramazan amca. Ama ben tempomdan ödün vermeyip böyle
devam ettim. Bir süre sonra Ramazan amca, "Geliyorum!" dedi. "İçime
gel, korunuyorum!" dedim ve üstünden kalkmayıp içime boşalttırdım.
Ramazan amca yorgunluktan bitap düşmüştü. Bende de ayrıca
iş yorgunluğu da vardı, yanına kıvrılıp
uyudum...
Sabah uyandığımda amım çoktan ıslanmıştı ki, uyandığımı görür görmez arkadan
sarılı halde amıma soktu sikini. Yavaş yavaş sikiyordu,
ben de bir bacağımı kaldırarak yardım ediyordum. Sabah
sikişimizi de yapıp amımın içine
boşaldıktan sonra kahvaltı yapıp ayrıldık ordan,
beni evimin olduğu durağa bıraktı...
Artık canım sikişmek istediğinde otobüste
Ramazan amcayla bakışıyoruz ve ineceğim durakta inmeyip
bağ evinde bir güzel amımı götümü
vermeye devam ediyorum :)
(İpek)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: