Düz Duvara Tırmanacak Haldeydim! (Hande 30 Y., İstanbul)
Merhaba ben Hande.
Anadolu'nun küçük bir köyünde yetişmiş, aşırı
muhafazakar ve baskıcı bir ailenin kızıyım. Ailemin bu
tutumundan dolayı üniversiteyi İstanbul'da okumak ve tek yaşamak
hayalim vardı. Ki bu hayali de gerçekleştirdim. Ailemin bütün burun
kıvırmalarına rağmen İstanbul'da iyi bir üniversiteyi
kazanıp okumaya gittim. Ailem beni takip edebilmek için yurda
yerleştirse de, onlardan gizli eve çıktım ve istediğim
rahat özgür hayata kavuştum. Tabi bunu yapabilmemde ailemin maddi olarak
çok iyi durumda olması da bir etkendi. Para sıkıntısı
da olmayınca günümü gün ederek okudum. Okulu bitirdikten sonra da burada
bir şirkette işe başladım ve 6 yıldır da
çalışıyorum. İstanbul'a ilk geldiğimden beri kısa
olsun uzun olsun pek çok ilişkim oldu. Son 1-2 yıldır ise
ilişkiden ziyade tek gecelik seks yaşayacağım erkeklerle takılmayı
tercih ediyorum.
Bu arada boyum
1,70 ve kilom 45. Düzenli spor yapmadan dolayı zayıf ama atletik bir
fiziğim var. Biçimli ve güzel bir popom, çok büyük olmayan memelerim var.
Esmerim. Anlatmak istediğim hikayem aslında pandemiden dolayı
evden çalışmaya geçmemle başladı. Ailem beni uzun
zamandır görmediği için ve pandemiden dolayı İstanbul'un
kalabalığında virüse yakalanmamdan endişe duydukları
için yanlarına dönmemi istediler. Ben de ısrarlarına dayanamayıp,
elbise dolabımdaki en uzun kıyafetleri de alarak ailemin yanına
gittim...
Köyde günler
sıkıcı geçiyordu. Aylarca kırsal hayatın içinde
kalmaktan, bahçede yaşlı teyzelerle altın gününden çok
sıkılmıştım. Bir de bunların üstüne, orada
kaldığım süre boyunca erkek sinek bile görmedim desem yeridir. Köyde
kaldığım bu süre, bekaretimi verdiğimden beridir seks
yapmadan geçirdiğim en uzun zaman aralığıdır. Hani
derler ya, resmen düz duvara tırmanacak durumdaydım. Aklımda
seksten başka bir şey yoktu, amımdan ve götümden sikilmenin
hayalini kuruyordum. Hatta İstanbul'a tekrar döndüğümde kendimi
siktireceğim erkeklerin listesini bile yapmıştım...
İş yerim
normal çalışmaya başlama kararı alınca ben de bunu
bahane edip hemen İstanbul'a dönme hazırlığına
başladım. Bize yakın havaalanı olmadığı için
komşu şehirdeki havaalanından kalkacak uçaktan biletimi
aldım. Ama babamın işlerinin yoğunluğundan dolayı
beni havaalanına bırakacak kimse yoktu. Babam da köydeki tek taksi
şoförü olan Hasan'la anlaşıp parasını önceden ödedi. Yolculuk
günü, yolda bunalmamak için mini yazlık elbisemi giydim. Ben yola
çıkarken babam işte olduğu için rahattım, ama annem elbisenin
boyuna laf etmesin diye de belime bir hırka
bağlamıştım. Anlaştığımız saatte
Hasan taksiyle gelip beni aldı. Köyden çıktıktan sonra da
hırkamı belimden çıkardım. Hasan'la tek tük sohbet ederek
gidiyorduk. Hasan'ı köyde yaşadığım zamanlardan
tanıyorum. Benden 4-5 yaş büyüktür. O zamanlar serserilikten
başka birşey yapmazdı. Ama evlenip çoluk çocuğa
karıştıktan sonra durulduğunu duymuştum. Hatta bir
kere de karısını görmüştüm bu sene.
Yolda giderken
Hasan'ın ara ara dikiz aynasından bacaklarımı süzdüğü
dikkatimi çekmişti. Ara ara da eli önüne gidiyordu, güya bana
çaktırmadan sikiyle oynuyordu. Bunları gördükten sonra, aylardır
elime erkek eli değmediğinden olsa gerek, ben de Hasan'ı alıcı
gözüyle süzdüm. Esmer, kıllı, ama yapılı bir tipi
vardı. Boyu 1,85'den fazladır. O anda aklımdan geçen tek şey
Hasan'a kendimi siktirmekti. Acaba olur mu, nasıl olur diye
düşünürken, yolun ilerisinde ağaçların arasında bir
çeşme gördüm. Hasan'a, bunaldığımı, çeşmede mola
vermesini söyledim.
Hasan
çeşmenin önünde durdu. Taksiden inip çeşmede elimi yüzümü
yıkadım, bu sırada da Hasan da arabadan inmiş, arabaya
yaslanmış, sigara içiyordu. Ben su içmek için çeşmeye özellikle domalır
gibi eğildikçe mini eteğimin arkasından baldırlarım,
hatta neredeyse külodum bile açığa çıkıyordu. Su içtikten
sonra biraz da boynuma ve göğsüme doğru da su serptim. Sonra dönüp
arabadan sigaramı aldım, bir sigara yaktım ve Hasan'ın
yanına gittim. O da sırıtarak beni izliyordu. "İyi
misin, araba mı tuttu yoksa?" dedi. Ben de, "Yok, sadece
ateş bastı!" dedim. Hasan, "Yaa deseydin klima
açardım, yola çıkalım da açayım!" dedi. Ben de bir
anda gözümü karartıp, "Yok yaa, benim bu ateş basması
klimayla geçecek gibi değil!" dedim. Hasan
şaşırıp bir şey diyemedi.
Ben devam edip,
"Benim ateşimi ancak bir erkek söndürebilir!" dedim. Kısa
bir sessizlikten sonra Hasan, "Sen benim başımı belaya
sokacaksın!" dedi. Ben de arabanın kaputuna doğru
yaslanıp, "Ne var canım, karının da böyle dönemleri
olmuyor mu, yoksa sen hiç fırsat vermiyor musun ateş basmasına?"
dedim. Benim için İstanbul'daki erkekleri ayartmak çok kolaydı, ama hayatımda
ilk defa bu şekilde birini ayartmaya çalışıyordum. Hasan,
"Yav ben evliyim, karım var benim!" dedi. Ben de, "Hasan
bana alıcı gözle bir bak, karını bana mı tercih
ediyorsun yani?" deyince Hasan elindeki sigarayı atıp, "Valla
benden günah gitti, sen kaşındın!" diyerek dudaklarıma
yapıştı. Sanki öpmüyor, dudaklarımı yiyor gibiydi. Ama
ağzı leş gibi tütün kokuyordu. Dayanamayıp elimle kafasını
boynuma doğru yönlendirdim.
Belimden
kavrayıp boynumu öperken bir anda durdu ve "Çok ortalık
yerdeyiz, burda olmaz. Dur arabayı çeşmenin arkasına çekeyim!"
deyip arabaya koştu. O arabayı çekince ben de gidip yine arabaya
yaslandım. Hasan aceleyle arabadan inip yanıma geldi. İlk
başta naz yapmıştı, ama şimdi heyecandan eli
ayağı durmuyordu. Yine dudaklarıma yapışıp beni
kaputun üstüne yatırdı. Yüzümü öpüyor, ordan boynuma geçiyordu. Bir
yandan da eliyle elbisemin eteğini yukarı sıyırmış,
baldırımı ve götümü okşuyordu. Daha sonra elbisemin
askılarını iki yana kaydırıp omuzlarımı ve
gerdanımı öpmeye başladı. Bir yandan da elbisemin
göğüs kısmını çekiştirip memelerime ulaşmaya
çalışıyordu.
Hasan'ın
altında küçücük kalmıştım, biri uzaktan görse Hasan'ın
arabayı siktiğini düşünebilirdi. Bu sırada Hasan'ın
elbisemi yırtmasından korktuğumdan hafifçe doğrulup
elbisenin fermuarını açtım. Hasan elbisemin üstünü belime kadar
sıyırırken ben de sütyenimi çıkardım. Memelerimi
görünce bir an duraksadı, ama sonra hemen yumulup, meme uçlarımı
ısırıp öpmeye, yalamaya başladı. Arada mememin
tamamını ağzına sokup emiyordu. Bir yandan da güneşten
iyice ısınan arabanın kaputu çıplak kalan
sırtımı yakıyordu. Daha sonra göbeğimi öpüp
baldırlarıma geçti. Sanki vücudumda dilinin değmediği yer
kalmasın istiyor gibiydi. Baldırlarımı öpüyor, okşuyor
hatta yüksek sesle kokluyordu. Bu sırada ben de zevke geliyor,
ıslanıyordum.
En nihayetinde
külotumu özenle çıkarıp başucuma koydu. Kendisi de pantolonunu
ve donunu bacağına kadar sıyırıp
bacağımın arasında yerini aldı. Ben belimde toplanan
elbisem haricinde çırılçıplaktım, ama o halen
gömleğiyle duruyordu ve pantolonunu bile tam
çıkarmamıştı. Bakmaya çalışsam da sikini
göremeden amıma girmeye başladı. Sikinin kalın olduğu
belliydi. Yavaş yavaş girip küçük hareketlerle sikmeye
başladı. Sikini sonuna kadar soktuğunda amım hafif hafif
sızlıyordu, belli ki kalın olduğu kadar uzundu da. Tam
tempoyu yakalamış ve ben orgazm olacaktım ki, Hasan bir anda
boşalmaya başladı. Ama ne boşalma. En az 2 dakika titredi.
Boşalması
bitince içimden çıkıp, 1-2 adım geri çekilip bana baktı. Sevişmeye
başladığımızdan beri hiç
konuşmamıştı. "Kusura bakma biraz erken oldu. Her
zaman böyle güzel karı sikmiyoruz!" dedi. Ben de gülerek
doğrulup, "Dur yavrum yaa, daha yeni başladık! Şu
elbiseyi çıkarayım, sen de nolur çıkar üstünü, böyle giyinik
sevişmeyi hiç sevmiyorum!" dedim. Elbisemi çıkarıp arabanın
üstüne, sütyenim ve külotumun yanına koydum. Hasan da tamamen soyundu. Sonunda
az önce içime giren siki de gördüm. Yarı inik haldeydi, ama etrafı
full kıl kaplıydı ve kılları çok
uzamıştı.
Hasan'a, "Hadi
yaslan arabaya, keyfine bak!" deyip, saçımı toplayarak önüne
eğildim. Sikini önce elime sonra da ağzıma aldım. Saniyeler
içinde ağzımda büyüyüp demir gibi oldu. Kılları iki de bir
ağzıma geliyordu, ama bozuntuya vermeden yalamaya ve emmeye devam
ediyordum. Arada sikini ağzımdan çıkarıp sıvazlıyordum
ve o sırada da kıllı taşaklarını emiyordum. Az
önceki azgın boğa sakinleşmiş, inlemek
dışında bir şey yapmıyordu. Boşalmaya
yaklaştığını düşününce durdum ve "Hadi az
önce kaldığımız yerden devam!" deyip yine kaputun
üstüne uzandım. Hasan da bacak arama yanaşıp sikini amıma yavaşça
soktu.
Ama bu sefer
farklı tempoda gidiyordu. Sikinin neredeyse sadece başı içerde
kalana kadar çıkarıp bir anda bütün gücüyle sonuna kadar bastırıyordu.
Her bastırdığında en az 10 cm uzağa
fırlıyordum. Sonra omzumdan veya belimden geri kendine doğru
çekiyor ve bir daha yapıyordu. İlk başlarda her
bastırışında nefesim kesiliyordu, sonra yavaş
yavaş amım sızlamaya başladı. En sonunda da inleye inleye
orgazm olmaya başladım. Hasan da benim inlemelerimden gaza gelip
temposunu da arttırdı. Öyle sert sikiyordu ki, inlemeye bile nefesim
yetmiyordu. En sonunda o da böğürerek boşaldı. Bense bu sefer sanki
dayak yemiş gibi bitkin düşmüştüm.
Hasan'a, "Hadi
içerde sigara icelim!" deyip arabaya geçtim. O da yanımdaki
şoför koltuğuna oturdu. Bir yandan sigaralarımızı
içerken Hasan da yavaş yavaş mememi öpüyor, ucunu yalıyordu. Ben
de yağlı saçlarını okşuyordum. Herhalde şimdiye
kadar sikiştiğim en bakımsız erkek de Hasan'dı. Ama bu
hali de yol kenarında bir çeşme başındaki sikişmemize
ayrı bir hava katıyordu. Hasan'a, "Sen sevişirken niye hiç
konuşmuyorsun?" dedim. O da, "Bilmem, konuşmam, işime
bakarım!" dedi. "Ben konuşmayı severim, ama sen öyle
susunca bir şey de diyesim gelmedi!" dedim. Biraz sessizlik oldu,
sadece Hasan'ın öperken çıkardığı sesler vardı. Hasan'a,
"Peki nasıldı?" dedim. Hasan da, "Hayatımda böyle
süper sikiş yaşamadım ben!" dedi. "Karından
iyiydim yani?" deyince, "Kızım sen deli misin, benim
karı senin onda birin olsa razıyım ben be!" deyip
memelerimi öpmeye devam etti.
Sonra
kafasını kaldırıp, "Hee, ama bir ara sikerken belini
kıracam diye korktum. Benim karıya bir bastım mı memeleri
götü ayrı zıplar, ama kendisi yerinden oynamaz. Sana basıyorum,
sonra ta arabanın öbür ucundan topluyorum!" deyip güldü. Ben de
sırıtıp sigarama devam ettim. Bu sefer de Hasan, "Peki ben
nasıldım, İstanbul'da böyle sikebiliyorlar mı?" dedi
böbürlenerek. Ben de, "Ee, gördün, ilk sefer çabuk geldin, ama ikinci
postada telafi ettin. Sikin de büyük yani!" dedim. Sonra da, "Ya sen
de doyamadın memelerime, hadi kalkalım!" dedim. Hasan kalkarken,
"Cidden elbisenin üstünden büyük gözüküyordu, biraz küçükmüş
seninkiler!" dedi. Ben de sutyenimi alıp içindeki silikonlu dolguyu gösterdim ve "Tabi
senin karının buna ihtiyacı yok, bir tanesi kafam kadar!"
dedim gülerek.
Baktım ki Hasan
üstünü giymeye başladı. "Aaa, işimiz bitti mi ki
giyiniyorsuuunnn?" dedim. Hasan da, "Bir posta daha mı
istiyorsun sen?" diye yanıma gelirken ben de arabaya domalıp,
"Evet, ama bu sefer arkadan!" dedim. Hasan, "Götten mi?"
dedi. "Evet, götten istiyorum!" deyince, "Ohaa bee!" diye
bağırıp anında götüme yanaştı. Biraz sikini götümün
yanakları arasında gezdirip yavaşça götüme sokmaya
başladı. Kesik kesik çığlıklar atıyordum. Sonuna kadar
soktuktan sonra bir süre bekledi. Sonra da ileri geri yapmaya
başladı. Ben çığlık attıkça Hasan
hızlanıyordu. Artık üçüncü posta olduğundan boşalmak
da bilmiyordu. Bu sırada ben klitorisimi okşayarak ikinci kez orgazm
olmuştum bile. En sonunda ben dayanamayıp, "Yeter, ya boşal,
ya çık içimden!" deyince Hasan sikini çıkardı. Ben de hemen
önüne eğilip sakso çekmeye başladım. Bir süre sonra boşalacağında
sikini ağzımdan çıkarıp memelerime doğru tuttum. Çok
ve yoğun kıvamlı boşalmıştı yine.
Kağıt
mendille memelerimi temizledikten sonra üstümüzü giyip yola devam ettik. Ama
şimdiden uçak kalkalı 1 saat olmuştu. Artık ön koltukta
oturuyordum. Hasan'ın bir eli bacağımda, yol boyunca birbirimize
seks anılarımızı anlatarak havaalanına gittik. Hasan
ısrarla telefon numaramı istedi. Ben, "Bu olay ortaya çıkarsa
babam seni yaşatmaz, boşuna riske girmeyelim!" dedimse de, Hasan,
"Zaten köye senede bir kere geliyorsun, onda da takılırız 2
saat nolacak, karım telefonumu kurcalamaz!" diye ısrar etti. Telefonumu
erkek adıyla kaydetmesi ve ben mesaj atmadan yazmaması
karşılığında verdim. Bir sonraki uçağa bilet
aldım. Uçak saatine kadar birlikte oturduk.
Hasan, "Baban taksi
parası vermişti, adamın kızını siktim bir de
üstüne parasını aldım!" deyince ikimiz de kahkaha
attık. Uçağın kalkış saati gelince de
vedalaşıp gittim :)
(Hande)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: