Deli Dolu Yengem! (Osman 25 Y., Ankara)
Selam arkadaşlar, ben Osman. 25 yaşındayım ve
nişanlıyım. Nişanlım bir markette
çalışıyor, ben de şoförlük yapıyorum. Ailem yurt
dışında olduğu için, ben bazen halamda, bazen de yengemde
kalıyorum. Genellikle evimde kalmaya çalışıyordum, ama
yengemde kalmayı tercih ediyordum. Sebebi ise çok basit idi:
Yengem 43 yaşında, dayımdan ayrılmış,
kızını evlendirmiş, kendi hayatını kurmuştu.
Yengem deli dolu bir kadın idi, hiç utanma sıkılma olmadan her
yerde her şeyi konuşan, biraz da patavatsız birisiydi. Boşandıktan
sonra etraftan laf söz olmasın diye kapanmıştı. Ama evinde
rahat biriydi, tişört ve pijama altı giyerdi genellikle. Yengemin ev
hali çok hoşuma gidiyor, belli etmeden amına götüne ve memelerine bakıyordum.
Birkaç kez de tesadüfen giynirken sütyen külotla görmem ilgimi daha çok
artırmıştı. Memeleri, bacakları, götü harika idi. Eve
gidince yengemi düşünerek 31 çekiyordum, harika oluyordu.
Benim evi ayda bir kere temizlemeye gelen kadın köye
taşındığı için evi temizletecek birini arıyordum.
Yengem, "Ben temizleyim, boş boş oturmaktan
sıkıldım!" deyince evin yedek anahtarını verdim.
Ertesi gün sabahtan evi temizlemeye geleceğini söyledi. O gece sabahı
zor ettim.
Sabah olmuş, heyecanla bekliyordum ki, yengem aradı, "Yarın
geleyim, Remziye bana kahve içmeye gelecek!" dedi. "Sorun yok yenge,
ne zaman istersen gel, nasıl olsa anahtar var sende!" dedim. Ama
doğrusu gelemeyeceğine üzülmüştüm, çünkü yengem kendi evinde
temizlik yaparken sürekli eğiliyor, domalıyor, göğüslerinin bir
kısmı ve açılan belinden külodu kısmen görünüyor,
farkında olmadan bana bol bol 31 malzemesi veriyordu. Eve döndüğümde
de beynime kazınmış o görüntülerle 31 çekiyordum.
Kendi kendime, (Şansına küs Osman, bugün yengenden sana
31'lik malzeme yok!) deyip bir sigara yaktım. Efkarlı efkarlı
sigara içerken nişanlım aradı, "Bu gün izinliyim, gezmeye
çıkalım mı?" dedi. "Olur!" dedim. Öğlen
çıkmak için anlaştık. Daha vakit var diye ben üzerimde sadece
boxerla yatıyorum, telefondan porno izleyip sikimi
sıvazlıyordum. Az sonra kapının zili çaldı, pornoyu
kapatıp kapıya koştum. Kapının gözetleme dürbününden
baktım ki nişanlım kapıda.
Kapıyı açtım, "Hayırdır aşkım,
hani öğlen çıkacaktık ya?" dedim. "Evde canım
sıkıldı, öğleni beklemeyedim. Hadi çıkalım!"
dedi. "Tamam, gel içeri iki saniye!" dedim. Nişanlımla
fırsat buldukça öpüşüyorduk, fazlası yoktu, daha ileri
gitmiyorduk. Biraz öpüştük. Nişanlım, "Hadi hazırlan
çıkalım!" dedi. "Biraz daha öpüşelim!" dedim.
Nişanlım öpüşmeyi çok seviyordu, öpüşmeye devam ettik.
Benim sikim boxerin içinde çadırı kurdu tabii. Nişanlıma,
"İleri gitmeden biraz sevişelim!" dedim. Önce, "Olmaz!"
dedi. Israrlarıma dayanamayıp, "İyi hadi, ama fazla ileri
gitmek yok!" dedi.
Benim odama gidip yatağa uzandık. Nişanlımın
üerinde tişört ve kot pantolon vardı, öylece yanıma
yatmıştı. "En azından tişörtü ve kot pantolonu
çıkarsan aşkım?" dedim. "Ya olmaz, sabret, iki ay
sonra evleneceğiz!" dedi. Ben yalvardım, "Yemin ederim ileriye
gitmeyeceğiz, nolur çıkar!" diye. Zor bela ikna ettim,
çıkardı kıyafetlerini, sadece sutyen külot
kalmıştı. "Bunları çıkarmam ama, ısrar
etme!" dedi. "Tamam aşkım!" dedim. Ufacık tanga
külot giymişti. "Harika külotun var!" dedim, güldü, yanıma
yattı.
Öpüşüyoruz, bacaklarını, götünü okşuyorum. Memeleri
sutyenin üzerinden okşayıp öpüp yalıyorum, ama zevk vermiyor.
Herhalde sütyen üzerinden olunca kendisi de zevk alamadı ki, memesinin
tekini sütyenden çıkardı. Okşadım, öpüp yaladım,
emdim. Hoşuna gitmişti, diğer memesini de sutyenden
çıkardı. Sırayla yalıyordum memelerini. Bu arada benim
üzerimde halen boxer var, boxerli şekilde sikimi amcığına
külotunun üstünden sürtüyorum. Hoşuna gitmişti. Elini uzatıp
boxerin üzerinden sikimi elleyince, ben doğrulup boxeri indirim.
Sikime biraz bakıp, "Boxerine geri sok şunu!" dedi.
"Ya birşey olmaz, bırak özgür kalsın!" dedim.
Öpüşmeye devam ediyorduk. Nişanlım, "Dur bir saniye, sütyen
böyle rahat vermiyor!" deyip sütyeni tamamen çıkardı. Memelerini
şimdi daha rahat öpüp yalıyor, emiyor, meme uçlarını içime
çekiyordum. Nişanlım zevkten deli olmuştu ve inlemelerine hakim
olamıyordu. Fırsat bu fırsat deyip külotunu yandan tutup
aşağı sıyırdım. Nişanlım hemen külotunu
geri yukarı çekti, "İleri gitmek yok!" diyerek. "Rahat
ol, yemin ederim ileriye gitmeyeceğim, sadece sürteceğim biraz!"
deyip külotunu indirip çıkardım. Sonra da benim boxeri tamamen
çıkardım.
Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık ve tam
kıvama gelmiştik. Misyoner pozisyonunda bacak arasına
yanaştım, sikiyormuşum gibi nişanlımın amına
sürtüyorum sikimi. Amı çoktan ıslanmıştı. Ama
nişanlım sokacağım diye çok korkuyordu, ki elini
uzatıp sikimi tuttu, kendisi sürtmeye başladı sikimi amının
dudakları arasına. İkimiz de inanılmaz zevk alıyor,
deli gibi inliyorduk ki, birden odamın kapısının
açılması ile çok korktuk. Hemen yorganı üzerimize çektik.
Yengem güldü ve "Nişanlı kumrular, evlenmeyi
bekleyemediniz mi?" dedi. Nişanlımın suratı
kıpkırmızı olmuştu, "Bildiğin gibi
değil..." diyor, açıklama yapmaya çalışıyordu.
Ama ne desen boş, yengem bizim gerçekten sikiştiğimizi sanmıştı.
Yengem, "Ben de zamanında nişanlı iken böyle idim!"
dedi, halen gülüyordu. Ben, "Yenge hani bugün gelmeyecektin?" dedim.
Yengem, "Remziye çok durmadı, geleyim dedim, sen yoksun
sandım, ama görüyorum ki siz mercimeği fırına vermişsiniz!"
dedi.
Nişanlım memelerini ve amını elleriyle örterek
kalktı, giyinmeye başladı. Ama yengem nasıl bakıyor
nişanlımın vücuduna, "Cenabet durmayın, girin duş
alın!" dedi. Nişanlım, "Valla bir şey
yapmadık!" dedi. Yengem, "Yapmadık diyorsun da zevk
suların amından bacaklarına akmış!" deyip güldü.
Sonra da bana dönüp, "Cidden bir şey olmadı mı?" dedi.
Ben giyinirken, "Yok valla yenge!" dedim. Yengem, "Ulan
çırılçıplak soyunmuşunuz, seni kızın amının
üstünde yakaladım, nasıl olmaz? Sen nasıl bir erkeksin?"
dedi.
Nişanlım bu arada giyinmişti, yengeme, "Gaz verme
Osman'a!" dedi. Yengem de, "Kızım öyle ya da böyle bu
yarağı yiyeceksin. Ha şimdi yemişsin, ha evlenince!"
deyip güldü. Ben de giyinmiştim, "Biz gezmeye
çıkacağız yenge!" dedim. Yengem, "İyi çıkın,
cenabet cenabet dolaşın!" dedi. "Valla yok öyle
bir durum!" deyip çıktık. Nişanlım çok
utanmıştı, "Ya yengen söylerse birilerine, evlenmeden
yapıyorlar derse?" dedi. "Saçmalama kızım, kime
söyleyecek?" dedim. Ama gün boyu nişanlım kafasından
atamadı o korkuyu...
Akşama kadar gezdik nişanlımla. Nişanlımı
evine bırakıp kendi evime geldim. Yengem halen evdeydi. Evi
temizlemiş, çamaşırları yıkamıştı.
Yengeme para verdim, almak istemedi, "Rüşvet mi veriyorsun?"
deyip güldü. Ben de, "Rüşvet değil, başkası
temizliğe gelse alacak parayı!" dedim, zorla verdim.
Sonra yengem kahve yaptı. Kahvelerimizi içerken bugün yaşananlar
hakkında konuştuk. Yengem halen sikiştiğimizi
düşünüyordu. Sikişmediğimize yemin ettim. Yengem hiçbir konuda
lafını esirgemezdi, "Götten de mi vermedi?" diye sordu.
"Yok yenge, ordan da vermedi!" dedim. Yengem nişanlıma
iyice sinir olmuştu, "Ulan senin gibi bir erkeği bulmuş, ne
amdan veriyor, ne götten! Ağzıyla da mı boşaltmadı
seni?" dedi. Ben yine, "Yok!" deyip başımı öne
eğdim.
Yengem halen nişanlıma saydırıyor, "Namuslu orospuya
bak hele, kaldırdığı yarağı da indirmiyor zilli!
Ah ulan ah! Ulan benim 10 tane kızlığım olsa 10'unu da
verir indirirdim o yarağı!" diyordu. Bu arada yengemin bu konuşmalarıyla
sikim kalkmış, pantolonumun önünde çadırı kurmuştu.
Yengem de fark etmişti. Gülerek ayağa kalktı, temizlik yaparken
giydiği tişörtü ve eşofman altını çıkardı,
sütyen külot ile kaldı. Ben tabii şokla ne olduğunu anlamaya
çalışırken, yengem, "Nişanlın
kaldırmış ama indirmemiş, ama ben öyle değilim, ben
kaldırdığımı indiririm!" deyip sütyen külodu da
çıkarıp çırılçıplak yanıma oturdu.
Elini önüme attı, pantolonun üstünden sikimi avuçlayıp,
"Çıkar üstündekileri!" dedi. Durur muyum, hemen soyunup
çırılçıplak kaldım ve tekrar oturdum. Yengem sikimi biraz
sıvazlayıp eğildi ve ağzına aldı. Olamazdı
böyle bir zevk. Yıllardır hayaliyle 31 çektiğim yengem bana
sakso çekiyordu. Fakat bu muhteşem olay çok kısa sürdü, daha 30
saniye bile geçmeden boşalacağımı hissettiim. Utana
sıkıla, "Yenge geliyorum!" diyebildim. Ama yengem hiç
istifini bozmadan saksoya devam etti. Ve ben ağzına
boşaldım tabii. Ama ne boşalma, döllerimin sonu gelmeyecek
gibiydi...
Yengem döllerimin hepsini yutmuştu. Sikimden son çıkan
dölleri de yaladı. Ağzını koltuğun üstünde duran
tişörtüne sildi. Sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı,
sürüklercesine odama götürdü. Yatağa uzanıp öpüşmeye
başladık. Sonra ben yengemin o beni hep azdıran memelerine
saldırdım. Memelerini avuçlayıp yoğurdum, öpüp yalayıp
emdim. Yengem başımı aşağı doğru
bastırınca ne istediğini anladım. Aşağı kayıp
amını yalamaya başladım. Amı zaten ıslaktı,
yalayınca vıcık vıcık oldu. O kadar tatlı bir
amı vardı ki, yalamayı hiç bırakasım gelmiyordu...
Orgazm edene kadar yaladım yengemin amını. Sonra tekrar
yukarı çıkıp memelerine yumuldum. Yengem elini aramıza
atıp sikimi yokladı. Sikimin yeniden sertleşmiş
olduğunu anlayınca beni sırt üstü yatırdı. Sikimi
biraz yalayıp üstüme çıktı. Eliyle sikimi amına
yerleştirip oturup kalkmaya başladı. Öyle güzel sikişiyordu
ki, sanki yengem beni sikiyordu. Demin ağzına
boşaldığım için ikinciye kolay kolay
boşalmayacaktım, ki sikişmemiz epey uzun sürdü. Yengem bir kez
daha orgazm olunca pozisyon değiştirdik. Bu sefer misyoner
pozisyonunda sikmeye devam ettim. Ve boşalacağımda da
amından çıkıp memelerine boşaldım. Biraz dinlendikten
sonra bir posta da domaltıp siktim yengemi. Bir saatin sonunda yengem
yıkanıp gitmiş, bende de yengemi sikmiş olmanın
verdiği zevki kalmıştı...
Artık hemen hemen hergün yengemle sikişiyorduk. Bazen benim
evde, bazen onun evinde. İkimiz de çok mutlu oluyorduk. Yaklaşık
bir ay kadar bu sikişmelerimiz böyle devam etti. Yine güzel bir
sikişin ardından yengem, "Yarın senin evi temizlemeye Remziye'yi
göndereceğim!" dedi ve güldü. "Niye gülüyorsun?" diye
sorduğumda, "Bakalım Remziye'yi sikebilecek misin!" dedi.
Remziye dediği kadın yengemin yakın bir arkadaşıydı
ve evliydi. Birçok kez Remziye'yle yengemin evinde karşılaşmıştık,
neşeli ve şakacı bir kadındı. "Remziye'yi sikme
işi de nerden çıktı?" dedim. "Kocası çok ihmal
ediyor Remziye'yi. Kadının güzel bir sikişe ihtiyacı var,
ama o benim gibi atılgan değil, epey bir uğraşman gerek sikebilmen
için!" dedi. Ben de, "Bakarız yarın duruma!" dedim,
ama heycanlanmıştım...
Ertesi gün Remziye temizliğe gelmişti. Minyon, ufak tefek bir
kadın idi. Ufacık götü vardı. Odaya gidip üstünü
değişti geldi. Gri bir tayt, beyaz bir tişört giymişti.
Saçlarını da açmıştı. Temizliğe salondan
başladı. Ben de yardım ediyordum. Arada bir domalan Remziye'nin
beli açılıyor, pembe külotu az da olsa görünüyordu. Salonun
temizliği bitince mola verdik. Kahveyle sigara içiyoruz.
Karşımda oturuyor, tayttan amcığın şekli belli
oluyordu. Dolgun amcığı vardı. Kahvelerimizi ve
sigaralarımızı içerken çaktırmadan taytın önünü
şişirmiş yumruk gibi amcığına baktım.
Kahvelerimiz bitince temizliğe devam ettik. Diğer odalar ve
mutfak bittikten sonra en son banyoya girdik temizlik için. Ben hortumla fayanslara su tutuyorum, Remziye süngerle yıkıyor. Bilerek biraz üstüne tutup
ıslatıyorum. Remziye gülüyor, "Yapma, donuma kadar
ıslattın!" diyor, şakalaşıyoruz. Bir ara küvetin
içine girdi, "Şu kovaya su doldur!" dedi. Doldurdum. Hiç
beklemediğim bir anda tası kovaya daldırıp su aldığı
gibi suyun yarısını yüzüme, diğer yarısını
şortuma attı. Tam kaçacaktı ki, kolundan tutup yakaladım,
"İntikamım kötü olacak!" dedim. "Yapma!" dese de
kovada kalan suyu tepesinden aşağı döktüm.
Remziye sırılsıklam olmuştu, bana şaka yollu
vurmaya başladı. Ben de güya vurmasın diye ona
sarıldım, şaka yollu biraz götünü elledim, memelerini elledim. Remziye,
"Tamam, yeter bu kadar şaka!" deyip kollarımın
arasından sıyrıldı. Havlu alıp kurulanmaya
başladı. Kurulanırken, "Ee, yanımda başka don yok, ne
yapacağım?" dedi. "Donsuz gidersin!" dedim. "Hiç
alışkın değilim!" dedi. "Bir şey
olmaz!" dedim. Havluyu beline sarıp alttan taytı
çıkardı. "Yaptığına bak!" deyip çıkardığı
taytı gösterdi ve "Islak külot ile gideceğim artık!"
dedi. "Külot çok mu ıslak?" dedim. "Evet, su gibi oldu!"
dedi. "Benim donlardan birini giy!" dedim. Güldü ve "He, kocam
görsün bir de onla uğraşayım değil mi?" dedi.
Domalır gibi eğilmiş beline sardığı havlu
ile bacaklarını kuruluyordu. O manzara sikimi kazık gibi
yapmıştı. Arkadan yanaştım buna, önümü götüne
dayadım, memelerini elleyip boynunu öptüm. Remziye, "Rahat dur, şakanın
sırası değil!" deyip önümden biraz çekildi. Bunu omuzlarından
tutup kendime çevirdim ve "Şaka yapmıyorum, seni
istiyorum!" deyip dudaklarına yumuldum.
Remziye önce biraz debelenir gibi olsa da sonra karşılık
vermeye başladı. Banyoda deli gibi öpüşmeye başladık. Zaten
yarı çıplaktık, tamamen soyunduk. Bunu
kucakladığım gibi yatağıma götürdüm. Memelerinden yalamaya
başladım, amına indim. Dolgun, tertemiz bir amcık. Amını
yalarken kudurmuştu, "Hadi sik!" diye inlemeye başladı
hemen. Misyoner pozisyonunda amına geçirdiğimde
çıkardığı inleme müthişti. Yaklaşık bir saat boyunca Remziye ile pozisyon
değiştire değiştire sikiştik. En son domaldı, götüne
girdim. Rahat almıştı, yengem gibi daha önce götten çok sikildiği
belli idi. Finali götünün içine boşalıp yaptım...
Düğünüm olana kadar sıraya koymuştum. Bir gün yengemi,
öbür gün Remziye'yi sikiyordum. Ama artık evlendim, ikisine de gerek
kalmadı, karımla çok mutluyum :)
(Osman)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: