Cuckold Arkadaşımın Azgın Karısı! (Sezgin 28 Y., İstanbul)
Selamlar, adım Sezgin, 28 yaşında ve bekarım.
Herşey çalıştığım iş yerine Erdal
adında yeni evli birisinin işe başlamasıyla başladı. Erdal
benden iki yaş büyük, karısı Gül ise benimle aynı
yaştaydı. Erdal ile kısa sürede samimiyetimiz arttı,
kafalarımız uyuyordu, ama Erdal'da garip bir huy vardı. Bana
sürekli karısıyla olan yatak odası ilişkilerini
anlatıyordu. "Kanka, benim karı çok azgın!" , "Eve
girer girmez üzerime atladı!" , "Şu pozisyonda
siktim!" , "Şöyle soktum!" , "Böyle inledi!" ,
"Kasıla kasıla orgazm oldu!" , "Doymak bilmiyor!"
gibi sürekli karısıyla nasıl seks yaptığını
anlatması ilk başlarda bana tuhaf gelse de, sonradan bunları
anlatmasını bekler oldum.
Zamanla Erdal bu olayı iyice ilerletti, artık
karısıyla seks yaparken fotoğraflar ve videolar çekip bana
gösteriyordu. Karısına sakso çektirirken, onu altına iki büklüm
almış sikerken, sexy iç çamaşırları giymişken
veya çırıl çıplakken, bir erkeği delirtebilecek bir sürü
fotoğraf ve videolar. Erdal'ın karısı Gül 28
yaşında, 1.70 boylarında, çok sexy, biraz zayıf, bembeyaz
teni olan biri, ama özellikle tahrik edici sesi resmen insanın sikini
kaldırmaya yetiyor...
Fotoğraflarda ve videolarda Erdal'ın sikinin küçük bir
şey olduğunu gördükten sonra benim artık bütün odağım
Gül olmuştu. Fırsat buldukça (güya) Erdal'la sohbet etmek ve birşeyler
içmek için onlara gidiyordum. Resimlerinden ve videolarından o kaymak gibi
amcığının her ayrıntısını
bildiğim, sakso çekerken kocasının küçük sikini boylu boyunca
kavrayışını, o narin dudakların hırsla
emişini, orgazm olurkenki zevk çığlıklarını
bildiğim, ama karşımda hanım hanımcık duran bu
azgın kadının hep yakınında olmak istiyordum...
İki ay önce ev sahibim kiramı aşırı
yükseltmişti ve ben kirası daha uygun başka bir kiralık ev
arıyordum. Bir gün Erdal karşılarındaki dairenin
boşaldığını, kirasının da uygun
olduğunu, kaçırmamamı söyleyince hemen tuttum ve
oraya taşındım. Artık hep birlikte yaşıyor gibi
olmuştuk. Fırsat buldukça akşam yemeklerini beraber yiyor, içiyor,
TV'den dizi, film izliyor, beraber bolca zaman geçiriyorduk. Tabii ben sürekli Gül'ü
dikizliyor, adeta gözlerimle sikiyordum.
İlerleyen haftalarda birbirimize iyice kaynaşmış ve
bunun neticesinde Gül ile iyice samimi olmuştum. Artık yanımda
başörtüsü takmıyor, kısa ve açık şeyler giymekten
çekinmiyordu. O bembeyaz güneş görmemiş teni canlı canlı
gözlerimin önündeydi, bazen el şakası bahanesiyle dokunuyordum ve o
tazeliği, pürüzsüzlüğü beni kendimden geçiriyordu.
Bir hafta sonu onlarda akşam yemeği yeyip, yemeğin
üstüne de Erdal'ın açtığı Viskiden içtiğimiz birkaç
duble ile gece yarısını etmiştik. TV'de film izlerken içim
geçmiş ve kanepede uyuklamışım. Erdal'ın beni
dürtmesiyle uyandım. Gül yoktu yanımızda. Erdal, "Kanka,
birazdan Gül'ü sikeceğim. Yatak odasının kapısını
aralık bırakayım, izlersin!" deyip pis pis sırıtıyordu.
Gerçekten tuhaf bir insandı bu Erdal, benim birşey dememe fırsat
vermeden karanlıkta süzüldü gitti yatak odasına.
Biraz sonra içerden belli belirsiz fısıltı ve
şapurtu sesleri gelmeye başladı. Yavaşça yatak
odasının önüne gittim. İçerisi gece lambasının
loş kırmızı ışığıyla aydınlanıyordu,
ama Gül'ün çıplak beyaz teni ay gibi parlıyordu. Yatağın
önündelerdi, Gül ayakta duran Erdal'ın önüne diz çökmüş, benimkinin
yarısı kadar büyüklükte olan sikini iştahla yalıyordu.
Sikim bir anda kalkmıştı onu böyle görünce. Gül bir süre
Erdal'ın sikini yalayıp emdikten sonra, Erdal Gül'ü ayağa
kaldırıp dudaklarına yumuldu. Deli gibi şehvetli
öpüşüyorlardı. Erdal Gül'ün dolgun dudaklarını öpüp
emerken, elleriyle de götünü avuçluyordu. Onları böyle izlemek kafamı
allak bullak etmiş, sikim kazık gibi olmuştu.
Erdal, ayağa kaldırdığı Gül'ün arkasına
geçip çömeldi. Yüzünü Gül'ün götünün yanakları arasına
soktuğunda, Gül çıldıracak gibi oldu ve "Ohhhhh!" diye
inledi, sonra da yalvarırcasına, "Yala hadi beni! Hadi yala, ne
olursun..." demeye başladı. Erdal Gül'ün götünün
yanaklarını iki eliyle iyice ayırıp ağzını
Gülü'n amına yapıştırmış,
şapırtılı sesler çıkararak amını götünü yalıyordu.
Gül ise gözleri kaymış, Erdal'ın götünün yanaklarına
yaptığı destekle ayakta durabiliyordu...
Biraz daha yaladıktan sonra Erdal ayağa kalktı, yüzü
Gül'ün zevk sıvılarıyla iyice ıslanmış,
parlıyordu. Gül yatağa sırt üstü uzanırken, Erdal sinsi bir
bakış attı kapıya, beni görünce sırıtarak göz
kırptı. Deliydi bu Erdal ve beni de kendine uydurmuştu. Ben de
pantolonumu indirip zonklayan sikimi serbest bıraktım ve tekrar
içeriyi izlemeye başladım. Erdal, zevkten iyice ıslanmış
olan Gül'ün amının girişine dayamıştı sikini.
İyice kendinden geçmiş olan Gül iki eliyle Erdal'ı belinden
asılarak içine istiyordu, ama Erdal sikini sürekli yukarı
aşağı sürtüp Gül'ü delirttikçe delirtiyordu.
Gül, "Hadi aşkım sok içime, hadi yar beni!" deyince
sonunda Erdal var gücüyle bastırdı. "Ohhhhh!" diye bir
inleme koptu Gül'den. Erdal'ın sikini amında hissetmekten müthiş
bir zevk aldığını görebiliyordum saklandığım
yerden. Gül Erdal'ın boynuna sarılıp dudaklarına
hırsla yumuldu. Erdal belini oynatmaya, yavaşça pompalamaya
başladı. Gül'ün zevkten gözleri kaymış,
bacaklarını Erdal'ın beline dolamış vaziyetteydi.
Dudaklarını ısırarak amına girip çıkan sikin
verdiği zevkle inliyordu. Erdal da, "Aşkım... Güzel
amcıklım benim... Dar amcıklı orospum benim!" diyerek
var gücüyle Gül'ün kaymak gibi amını sikiyordu.
Dakikalarca sürdü bu sahne. Hırsla, vahşice
sikişiyorlardı. Gül bacaklarını Erdal'ın
bacaklarına sarmıştı şimdi. Kocasının
acımasız köklemelerine zevk çığlıkları ile
karşılık veriyor, dudakları titriyor, iki eliyle
Erdal'ın belini tutmuş, amına daha çok köklemesini istiyordu.
"Ohhhh!" diye bir çığlık kopardı Gül, sonra da,
"Dayanamıyorummm... Geliyorumm..." diye kıvrandı.
Erdal da ona homurtularıyla eşlik ediyordu. Ve birden o videolarında
defalarca izlediğim Gül'ün kasılması başladı.
Amının o anda Erdal'ın sikini sağdığına
emindim. Zaten Erdal da daha fazla dayanamadı ve var gücüyle son bir kez
altında çırpınmakta olan Gül'ün amına kökleyip kasılmaya
başladı. Erdal boşalmıştı.
Manzara mükemmeldi. Hayvanlar gibi sikişen bu çifti izlerken 31 çekerek deli gibi asılıyordum. Gül'ün o pürüzsüz
amının kenarından dışarıya taşan zevk
sıvıları ve kocasının dölleri kendimden geçmeme
yetmişti. Hiç boşalmadığım kadar
boşalıyordum avucuma. Döllerimi yerlere damlatmamaya özen göstererek
banyoya gidip temizlendim. Geri geldiğimde içeriye bir bakış
attım, çırıl çıplak ve sarmaş dolaş uykuya
dalmışlardı. Ben de geri salona döndüm. Artık kafama
koymuştum, bir yolunu bulup Gül'ü sikmem lazımdı...
Ertesi gün birlikte kahvaltı yaptıktan sonra, Erdal Gül'e
çaktırmadan benimle konuşmak istediğini söyledi. Benim eve geçip
birer bira açtık ve anlatmaya başladı. Uzun zamandan beri
Cuckold olayına ilgi duyduğunu ve bu olayın kendisini
aşırı tahrik ettiğini söyledi. Şimdi
anlaşılmıştı bu değişik
davranışlarının sebebi. "Eee, benden ne
istiyorsun?" dedim. Erdal, çok düşündüğünü, artık işi
bir adım daha öteye taşıyıp karısını sikmemi
istediğini söyledi. Zaten fırsat kollayan ben, ağzım
kulaklarımda kabul ettim bu teklifi.
Ama ufak bir sıkıntı vardı, Erdal
karısının bu konulardan haberi olmasını istemiyordu.
Gül, benimle kocasını aldattığını
sanmalıydı, en azından şimdilik. Erdal, elinden
geldiğince beni Gül'e anlattığını, Gül'ün zaten beni
çok sevdiğini söyledi. Erdal ile oturup iyi bir plan yaptık.
Öncelikle Erdal yorgun ve keyifsiz olduğunu söyleyip Gül'e bir hafta hiç
dokunmayacak, sonra da memlekete gidecekti...
Öyle de oldu. Bir hafta sonra Erdal memlekete diye benim eve geldi
saklandı. Plamımıza göre ben de o gün akşam yemeklik
malzemeleri alıp, Gül ile birlikte yemek için kapısını
çaldım. Kapıyı açtı ve içeri davet etti. Üzerinde
göğüslerini belli eden beyaz ince bir tişört vardı. Altında
ise siyah renkte tayt vardı. Eli yüzü
kıpkırmızıydı, sanki ateşi varmış gibi
bir hali vardı. Onu biraz tanıyorsam ben kapıyı
çaldığımda kesin masturbasyon yapıyordu. Erdal iki haftadır
elini sürmemişti ve Gül kesin azgınlıktan duvara
tırmanıyordu.
Birlikte mutfağa geçtik. Ona bu gün güzel bir yemek hazırlayacağımı
söyledim. Yine o sik kaldıran şuh kahkahasını attı ve
sonra dilini çıkarıp, "Mmmm, desene bu gün tıka basa
doyacağım!" dedi. İçimden (Doyuracağım seni
yavrum, hem karnını yemeğe, hem amını yarağa!)
dedim. Yemekleri hazırlarken mutfakta bana yardım etti. Arada ona
sürtünmeyi ve dokunmayı ihmal etmiyordum. Mutfak dardı ve mecburen sürekli
birbirimize sürtünmemiz gerekiyordu. Bilerek her seferinde onu önümden geçmeye
mecbur bırakıyor ve o güzel götüne önümü bastırıyordum. Gül
hiç tepki vermiyor, aksine o geçişlerini elinden geldiğince
yavaşlatıyordu. Gerçekten iyice
kızışmıştı, benim birşey yapmama gerek
kalmadan o üzerime atlayacaktı anlaşılan.
Yemeği masaya servis ederken gecenin biraz daha
ısınması için getirdiğim Viskiyi de masaya koydum. Bunu
yapmamı Erdal istemiş, içkinin onu daha da isterik bir orospuya
çevirdiğini söylemişti. Erdal ile içerken bazen Gül bize eşlik
ederdi zaten. Küçük yemek masasında çok yakın oturmuştuk,
bacaklarımız birbirlerine değiyordu. Sikim kazık gibi
olmuştu. Gül Viskinin verdiği gevşemeyle bacaklarımı
okşamaya başlamıştı. Hiç konuşmuyor, sadece
birbirimizi süzüyorduk. Kafamdan onun Erdal ile sikişirkenki sesleri ve orgazm
kasılmaları geçiyordu. Ve bu gece o güzelliğin tadına bakma
fırsatını bana bizzat kocası olacak pezevenk sunmuştu.
Ama işi dayanabildiğim kadar uzatmak ve Gül'ü adeta kudurtmak
istiyordum. Ne kadar kudurtursam o kadar ateşli sevişeceğini
biliyordum.
Yemekten sonra yine elimden geldiğince götüne sürtünerek gelip
geçtim. Artık Viski onu iyice gevşetmiş, bilerek gelip önümde
oyalanır olmuştu. Götünün o sıcaklığını ince
taytının üzerinden hissedebiliyordum, o da götünü iyice bana
yaslayıp adeta sikimi içine davet ediyordu. Artık iş o kadar
uzamaya başladı ki, nerdeyse boşalacaktım. Neyse ki
mutfaktaki işimiz bitmişti, ama ikimizde de artık film koptu
kopacaktı. Ben lavaboya giderken, Gül de terlediğini ve üzerini
değiştirmesi gerektiğini söyleyip kendini yatak odasına zor
atmıştı.
Ben ondan önce lavabodan çıkıp mutfağa geçtim, ikimize
birer kadeh daha Viski hazırlayıp salona geçtim. Artık son
noktayı koymanın vakti gelmişti. Biraz sonra Gül de salona gelince
dilimi yutacaktım, göğüslerinin büyüklüğünü meydana çıkaran
minik bir gecelik giymişti. Gecelik tam olarak erotik iç
çamaşırı sayılmazdı. Ama anca kendi
kocasının yanında yatak odasında giyilebilirdi. Başka
bir yerde giyilecek bir giysi değildi. Gül'ün yüzünde de heyecan ve karışık
duygular belirmişti. Şeffaf gecelik kumaşından minicik
tanga külodunu görebiliyordum. Geceliğin boyu o tanga külodun hemen
altında bitiyordu zaten, kısacıktı. Sütyen yoktu içinde.
Meme uçlarının pembemsi koyuluğu ve
kabarıklığı belli oluyordu.
Gülümseyerek, "Geceliğin çok sexy imiş!" dedim. O
da, "Sen yabancı sayılmazsın, iyice sıcak
bastı!" dedi. Gerçekten beni istiyordu, onu sikmemi istiyordu.
İncecik şeffaf kısa geceliği bütün güzelliğini meydana
çıkarmıştı, uzun ve çıplak bacaklarını,
güzel götünü zor kapatıyordu. Eline içkisini tutuşturdum. Hemen
çaprazıma oturdu. Otururken özenle geceliğinin eteğinin sıyrılmasına
dikkat etti. Bacak bacak üstüne atmıştı. Götünün bir yanağına
kadar görünse de o beni delirten tazecik şeftalisini bacakları
kapatmaktaydı.
Sohbet havadan sudandı, ama oda seks yüklüydü. Tıpkı
hayvanların çiftleşmeden önce yaptığı gibi birbirimizi
tava getirmeye çalışıyorduk. Bacağını diğer
bacağından indirip sürekli hareket ettirmeye
başlamıştı. Tangasından taşmış amı
bir görünüp bir kayboluyordu. Onun gözleri de önümdeki kabarıklıktaydı.
Birden kumandaya uzanıp, "Hadi film izleyelim!" diyerek TV'yi
açtı, sonra da kalkıp salonun ışığını
dimerden kısıp geldi, yanıma oturdu. O baştan
çıkarıcı kokusu kendimi kaybetmeme sebep olmuştu. Bana
dönüp, "Ne izleyelim?" dediğinde burunlarımız
birbirine değecek kadar yakındı ve birden dudağına
yapıştım...
Öyle iştahla öpüşüyordu ki nerdeyse dilimi kopartacaktı.
Dudağına bir ısırık atıp kendimi kurtardım.
Erdal'a söz vermiştim, karısını sikerken onun da izlemesini
sağlayacaktım. Ama Gül, "Seni istiyorum!" deyip
açtığı gömleğimden vücuduma öpücükler kondurup
aşağılara iniyordu. Öyle azmış bir hali vardı ki,
kendini kaybetmiş, zaman kaybetmeden pantolonum ve boxerimden de
kurtulmuştu. "Offf, ne kadar büyük sikin!" diyerek 20 santime
yakın sikimi eline almış, gözleri parlayarak inceliyor, sikimin
başına küçük öpücükler konduruyordu.
Ayağa kalktım ve üzerimdekileri tamamen çıkardım. Çıplak
vücudumu hayranlıkla izleyen Gül'ü de ellerinden tutup ayağa
kaldırdım ve tekrar dudaklarına yumuldum. Onun üzerindeki
gecelikten de kurtuldum. Sonra da ondan yatak odasına geçip jartiyer çorap
giymesini istedim. İstemeye istemeye yatak odasının yolunu tuttu
Gül. Ben de o arada benim evde beklemekte olan Erdal'a mesaj atıp
gelebileceğini söyledim. Garip bir duyguydu, ben karısını
sikecektim ve o bizi izleyecekti. Bu durum beni daha da tahrik ediyordu.
Artık sikim zonklamaya başlamıştı ve yatak
odasına gidip bir an evvel sikimin o sızısını geçirmek
istiyordum.
Yatak odasının kapısına geldiğimde, Gül arkası
kapıya dönük, siyah dantelli bir jartiyer giyiyordu, zevkli
kadındı. Üzerindeki son bez parçası olan tangadan da
kurtulmuştu. Gece lambasının loş
ışığında kabarmış ve ıslaklıkla parlayan
amı ve siyah jartiyerin vücuduyla oluşturduğu kontrast çok
tahrik ediciydi. Onu jartiyerini giyene kadar izledim ve arkadan
yaklaşıp o dolgun memelerini bir elimle mıncıklayıp
boynuna öpücükler kondurmaya başladım. Elini arkaya atıp sikimi
avuçladı ve "Mmhhhh!" diye inledi. Gül'ü yavaşça
yatağa sırt üstü uzattım. O da beraberinde beni
bacaklarının arasına çekmiş, hırsla boynuma
sarılmıştı. Dudaklarıma, boynuma her yerime öpücükler
konduruyor, elleri sabırsızca omuzlarımda, kollarımda, sırtımda,
belimde dolaşıyordu.
Sikim taş gibi olmuş, hareket ettikçe Gül'ün ıslak
amına sürtünüp duruyordu. Dudaklarımı öpmüyor, adeta yiyor,
somururcasına emiyordu. Dillerimiz birbirini okşuyordu.
Dudaklarımı kurtarıp, "Ağzına al yavrum!"
diyerek üzerinden kalktım. Doğruldu ve hiç vakit kaybetmeden etli
dudaklarını araladı. Kalın sikimi ağzına almaya
çalışıyordu. E tabii, Erdal'ın minik boy sikine
alışkın olduğundan, benim sikimi almakta zorlanıyordu.
Kırmızı loş ışıkta Gül'ün açılıp
kapanan o narin dudakları harika görünüyordu...
Birden kapı aralığından bizi izleyen Erdal'ı
fark ettim. Benim yönüm kapıya dönüktü, Gül'ün ise sırtı. Erdal
sırıtarak bizi izliyordu, küçük sikini çıkarmış bizi
izleyerek sıvazlıyordu. Deliydi bu adam, bana karısını
ikram etmişti. Birazdan onun taze karısının tadına
bakacaktım, var gücümle sikmi onun o narin amına kökleyecek,
altımda zevkten bayıltana kadar sikecektim ve bu imkanı bana kocası
olacak pezevenk sağlamıştı. Bunu düşünmek bile beni
delirtiyordu. Sikimi karısının ağzına kökledikçe
duyulan boğuk sesler, nefessiz kalan karısının
çırpınmaları, beni daha da kendimden geçiriyordu.
Gül'ün başını tutup sikimi ağzından
çıkardım. Dakikalarca sikimi yalayan ıslak dudaklarına
yumuldum. Vahşice öpüşmeye başladık. Tekrardan yatağa
uzattım ve memelerini yalayıp aşağıya indim, o
ıslanıp kabarmış şeftalisine yumuldum. Tadı,
kokusu harikaydı, amını şapırtadarak yalıyor, o
akan zevk sularını büyük bir iştahla yutuyordum. Gül kendinden
geçmiş, saçlarımı çekiştirip duruyor, bir taraftan da
kıvranıyor, "Ohhh, çok güzelll, harikaaa!" diye inliyordu.
Beni gazladıkça daha bir iştahla yalıyordum, dilimi
amının en dibine kadar sokup orda dolandırıyor ve geri
çıkarıyordum. Arkadaşımın karısını
resmen dilimle sikiyordum.
Biraz sonra o adım gibi bildiğim kasılmaları
başladı, orgazm oluyordu. Zevk feryatları eşliğinde
beni bacaklarıyla sıkıştırarak dakikalarca
kasıldı. Neden sonra durulunca ayağa kalktım ve
bacaklarının arasındaki yerimi aldım. Gül
başını kaldırmış sikime bakıyordu. Biraz
önce yalaya yalaya zevk sularını akıttığım
amcığına bu kez kol gibi kalın, kavisli sikimi dokundurdum.
"Ohhhh!" diye bir inleme kopardı, müthiş bir zevk
aldığını görebiliyordum. Arkadaşımın
karısı altımda onu sikmem için kıvranıyordu.
"Hadiii!" diyerek bana ellerini uzatıp üzerine çekmeye çalışıyordu.
"Beni mi istiyorsun?" diye sordum. "Evet seni
istiyorum!" dedi hırsla, ardından şehvet dolu bir sesle,
"Sikini istiyorum... Beni sikmeni istiyorum!" diye ekledi.
Bunları kocasının da dinlediğini bilmek beni çileden
çıkartıyordu. "Hadi içime sok artık şunu... Sik
artık beni... Dayanamıyorum!" diye feryat edip
kıvranıyordu. Sikimi gövdesinden tutup o ıslak
amcığına sürttüm biraz, klitorisine bastıra bastıra
ileri geri yaptım. Jartiyerli dizlerinden tutup bacaklarını
ikiye ayırdım. Şimdi amı tam anlamıyla önümde serili
vaziyetteydi.
Yavaş yavaş yüklenmeye başladım çizgi gibi duran
tazecik amına. O kadar dardı ki, girmekte zorlanıyordum. Olanca
gücümle bastırınca nihayet sikimin başını sokabildim.
Kalanını da sokacağımda, Gül, "Ahhh, acıyor, acıyor!"
diye altımda ciyaklıyor, elleriyle de yüklenmemi engellemeye
çalışıyordu. Biraz bekledikten sonra sikimin başıyla
yavaş yavaş git gel yapmaya başladım. Rahatlaması için
kilitorisini okşuyor, eğilip memesine ve dudağına
şehvetli öpücükler konduruyordum. Sikim Gül'ün amında milim milim
ilerliyordu. Zevkten gözleri kaymış, belimi tutan elleri
kasılmış vaziyetteydi. Dudaklarını ısırarak
içine giren sikime dayanmaya çalışıyordu. Amcığı
ateş gibiydi, daracıktı ve tazecikti.
Dayanacak gücüm kalmamıştı artık, bir hamlede
kalanını kökleyiverdim amına. Kasıklarımız
birleşince Gül bir çığlık kopardı, "Aaahhhh!
Yandııımmm!" diye. "Ahhh! Yavaş... Yavaş sik
ne olur... Yardın beni... İkiye ayrıldım sanki... İçim
yanıyor... Amım yanıyor!" diye feryat ediyordu. Üzerine
uzanıp iyice altıma aldım, yavaş yavaş gidip gelmeye
devam ediyordum. Biraz sonra acının yerini zevk
çığlıkları almaya başladı. "Ohhhh, devam et
aşkım, sik beni, daha hızlı sik!" diye inliyordu.
Kocaman sikimi arkadaşımın karısına
hırsla sokup çıkarıyordum. Gül bacaklarını
açabildiği kadar ikiye ayırmış, ellerini belimin kaba
etlerinde dolaşıtırıyor, kasılmış, sürekli
inliyor, çığlıklar atıyordu. Kendinden iyice geçmiş,
gözleri kaymıştı. Teni sıcaktan ve şehvetten
kıpkırmızı olmuştu. Yine o defalarca videolardan
izlediğim orgazmına ulaşmaya yaklaşmıştı ve
bu sefer benim altımdaydı, içindeki benim sikimdi. Hırsla
sikiyordum, kapıda bizi izlemekte olan kacasına kadın nasıl
sikilirmiş göstermek istercesine, sikimi dibine kadar kökleyip
çıkarıyordum...
Gül elektrik çarpmış gibi sarsılmaya başladı.
Aslında kendimi kasmasam ben de onunla birlikte boşalabilirdim, ama
elimden geldiğince ilk sikişimizi uzatmak istiyordum. Sikimi dibine
kökleyip dudaklarına hırsla yumuldum. Gül orgazm olurken ker
tarafı titriyordu. Dakikalarca sürdü titremesi.
Titremesi bitip kendine gelince ben de kendimi biraz toparlanmıştım.
İçinden çıkıp yana devrildim ve "Hadi bakalım Gül
hanım, sıra sizde!" dedim. Zevkten kaymış gözlerle
tebessüm ederek kalkıp üstüme çıktı. O koca sikimin
kafasını amının girişine hizalayıp yavaş
yavaş alçalmaya başladı. İkimiz de yeni bir zevk
dalgasının içine giriyorduk. Gözlerim kapıya ilişti
yeniden. Erdal da çoktan boşalmıştı, inik sikiyle oynayarak
karısını nasıl siktiğimi izliyordu. Göz göze gelince,
eliyle 'Süper' işareti yapıp memnuniyetini belli etmeyi de ihmal
etmedi...
Artık kasıklarım sızlamaya
başlamıştı, ama dayanabildiğim kadar dayanıp Gül
yeniden orgazm olurken birlikte gelmeye çabalıyordum. Gül kalın
sikimin üstünde yaylanmaya başladı. Ellerini göğsüme
dayamış vaziyette, yavaş hareketlerle götünü indirip
kaldırıyordu. Amcığı sikimi öyle sıkı
sarıyordu ki, delirtiyordu beni. Koca sikim bir görünüp bir kayboluyordu,
her kaybolduğunda Gül'den bir inleme sesidir yükseliyordu. "Ohhh...
Çok güzelll..." diye mırıldanıyordu arada,
"Başını hissediyorum, yumurtalıklarıma
dayandı, en derinlerimi okşuyor sikin..." diyordu...
Ben de, "Harikasın Gül! Aşkım! Çok güzel
sikişiyorsun bebeğim!" deyip bu kez sımsıkı
beline sarıldım, boynunu, memelerini hırsla öperken, üstten
sabitlediğim Gül'e alttan hızlı hızlı köklüyordum
şimdi. Yine orgazm olmaya yaklaşıyordu. Gözleri kaydı
zevkten, inlemeleri sıklaştı, zevk
çığlıkları yükselmeye başladı. Orgazmın
eşiğindeydi, iyice yükselmiş, gelmek üzereydi tekrar. Bir
hamlede içinden çıkmadan altıma aldım onu, artık benim de
dayanacak gücüm kalmamıştı, transa girmiştim, var gücümle
pompalıyordum...
Kızarmış, ter ve zevk sıvılarımızla
ıslanmış kasıklarımızdan çıkan ses ikimizin
homurtusuna eşlik ediyordu. "Geliyorum!" dediğimde,
"İçime gel, korunuyorum!" diye inledi. Son gücümle sikimi dibine
kadar kökleyip hayvan gibi böğürerek boşalmaya başladım.
İlk defa böyle iştahla boşalıyordum! Sanki
taşaklarım birbiri ardınca kasılıp içindeki yükleri
boşaltıyordu. Gül de titreyip kasılmaya, orgazm olmaya
başladı. Amı kasılıyor, içindeki sikimi adeta
sağıyordu. "Ohhh, içimi yakıyor döllerin, hissediyorum,
rahmime ulaşıyor döllerin, ohhhh!" diye
mırıldanıyordu halen.
Sonra ikimiz de durulduk. Doğrulup, içinden halen
çıkarmadığım ve yavaş yavaş sertliğini
kaybeden sikimin olduğu amına baktım. Manzara müthişti.
Sevgili arkadaşımın karısının sikilmekten
kızarmış, açılmış, kaymak gibi amının
etrafından süzülen zevk sıvıları ve benim döllerim.
Çıkardığımda ölü bir yılanı andıran ve
amıyla mükemmel bir tezatlık oluşturan koyu renk sikim!
Kendine gelen Gül doğrulup dudaklarıma şehvetli bir
öpücük kondurdu ve "Çok iyiydin aşkım, kocam beni hiç böyle
sikemez!" dedi. Sonra hınzırca gülümseyip omuzlarımı
okşayarak, "Kocam ikinci postayı da atamaz, eminim sen sabaha
kadar rahat durmazsın!" dedi ve yeniden yatağa
uzandı...
O gece uyku çökene kadar sikiştik. Bu böyle bir hafta devam etti. Erdal
(güya) memleketten dönünce Gül ile yatakta başbaşa sabahlama olayımız
bitse de, sevgili arkadaşımın karısını artık
ortak kullanır olmuştuk. Daha doğrusu ben ondan çok
kullanır olmuştum. Gül, kocasının bilmediğini sansa da
herkes durumundan gayet memnundu. Erdal evin her yerine gizli kameralar
kurmuş, benim Gül'ü sikişilerimi gizli gizli izlediği
yetmiyormuş gibi bir de kaydedip izliyordu. Niye bize
katılmadığını sorduğumdaysa, büyünün
bozulmasını istemediğini, karısının o aldatma
şehvetini sürekli yaşamasından haz aldığını
söyledi. Garip bir adamdı Erdal, ama bu garipliği hiç tahmin edemeyeceğim
kadar zevk almama yarıyordu...
Günler böyle geçerken yaz mevsimi geldi. Erdal ile ortak bir tatil
planladık. Gül'e anlattığımızda o da çok sevindi.
Tatil günü gelip çattığında herşey hazırdı, benim
arabayla gidecektik. Erkenden eşyaları yükleyip tam yola
koyulacakken, Erdal başka bir firmadan ek iş kabul ettiğini,
kıramayacağı biri olduğunu söyledi. Bize, önden gidebileceğimizi,
bir hafta sonra kendisinin de geleceğini söyledi. Yine Erdal'ın
kafasında tilkiler dolaşıyordu, ama pek birşey demeden Gül
ile yola çıktık.
Gül altına mini bir etek giymişti, üzerinde askılı
tişört vardı. Yolda sütyenini ve tangasını çıkarttırdım,
o güzel memlerini ve amını rahat okşayabilmek için. Güzel bir
yolculuk oluyordu. Bir dinlenme tesisine girdiğimde sessizde olan
telefonuma Erdal'dan uzun bir mesaj geldiğini fark ettim. Gül lavaboya
gidince mesajı açıp okumaya başladım. Erdal, beni çok
sevdiğini, onu hiç kırmadığım için kendince bir
teşekkür etmek istediğini söylüyordu. Ben, bir hafta bize alan
açmasını kastediyor sanmıştım, ama satırları
okumaya devam ettikçe işin öyle olmadığını
anladım.
Erdal, tatilin hemen öncesinde ezcacı arkadaşıyla
anlaşmış ve Gül'ün kullanacağı doğum kontrol
haplarının içeriğini gizlice vitaminle
değiştirtmiş. Yani Erdal benden karısını hamile
bırakmamı istiyordu. Deliydi bu adam. Aslında şimdiye kadar
yaptıkları da pek akıl işi değildi, ama bu tamamen
delilikti. Ne yapacaktım şimdi? Prezervatif kullansam veya
dışarıya boşalsam Gül şüphelenebilirdi. Baba olma
fikri garip geliyordu, hem de bir başkasının
karısından. Ah Erdal ah, neler açıyordu başıma. Tabii
işin şehvet dolu tarafı da beynimi gıcıklıyordu.
İçimdeki, dişisini döllemek için yanıp tutuşan hayvanı
dizginlemek imkansızdı. Ben bunları düşünürken Gül gelip
dudağıma bir öpücük kondurdu. Resmen karı koca gibi
takılıyorduk. Gül'e birşey belli etmedim,
kaldığımız yerden yolumuza devam ettik...
Tatil yerindeki otele vardığımızda ikimiz de
odalarımıza geçip duş alıp biraz yolun yorgunluğunu
atmak için birkaç saat uyuduk. Kapımın çalmasıyla uyandım.
Gelen Gül idi, "Hadi uykucu, yemek vakti, ben çok acıktım!"
diyerek içeri daldı. Akşam olmuştu, ben de acıkmıştım.
Gül yine o sexy elbiselerinden birini giymişti. Giysisinin beyaz ipekli
kumaşı incecik ve son derece kaygandı. Eteği
kısacıktı. Ensesinden dolanan incecik bir bandın
tuttuğu çapraz kumaş parçaları memelerini örtüyor mu, yoksa
büsbütün göze batar hale mi getiriyor, tartışılabilirdi.
Sırtı tüm güzelliğiyle beline kadar açıktı. Yüksek
topuklu dekolte ayakkabılarının ince bantları narin ayaklarını
sarıyor, renksiz bir ojeyle boyanmış tırnakları
nedeniyle büsbütün sexy hale gelen ayakları azdırıcı duruyordu.
Kısacası, bir gören gözünü bir daha kolay kolay ayıramazdı.
Karşımda dikilen bu güzelliği izledikçe onu bir an evvel
dölleme fikri beni delirtiyordu. Kararımı vermiştim,
Erdal'ın bana sunduğu bu fırsatı sonuna kadar
değerlendirecektim. Sikimden geldiğince o minik
amcığını dölle dolduracaktım. Ama önce yemek için
otelin restoranına indik. Gül güzelliği ve elbisesinin sexyliği
ile bütün dikkatleri üzerinde topluyordu. Bu beni daha da gururlandırıyordu
doğrusu. Yemeklerimizi yedik. Gül birkaç kadeh içki de içmek istedi, ama
ben çaktırmadan alkolsüz içeceklere yönlendirdim, ne de olsa onu hamile
bırakacaktım.
Yemeğimizi bitirip tam kalkacağımızda, bütün yemek
boyunca Gül'ü dikizleyen, orta yaşlı, zengin görünümlü,
yakışıklı bir adam masamıza geldi. Kendini
tanıttı. Adı Kenan imiş. Otelin sahiplerinden olduğunu
söyleyip, meşhur tatlılarını da denememizi istedi,
ikramı olduğunu özellikle belirtti. Ben mırın kırın
ederken Gül çoktan kabul etmişti. Tatlılar geldi ve yerken sohbet
etmeye başladık. Daha doğrusu adam Gül ile kahkahalar
eşliğinde sohbet ediyor, ben ise dumur olmuş vaziyette
tatlımı yiyordum. Gül de adamın içine düşmüştü resmen,
o sik kaldırıcı ses tonuyla kahkahalar atıyor, adamın
eline ve dizine dokunuyordu sürekli. Nihayet tatlılarımızı
bitirdik. Kalkmamıza yakın Gül lavaboya gidince Kenan beyle
başbaşa kaldık. Kenan bey, "Direkt konuya gireceğim,
belli ki sizinkisi bir kaçamak, kadının parmağında yüzük
var, senin yok. Odalarınız da ayrı tutulmuş. Sana bir
teklifim var..." dedi.
İçimden (Çattık!) diye düşünürken, adam lafı
dolandırmadı. Gül ile sevişmek istediğini söyleyip bana 25
bin dolar teklif edince gözlerimde dolar işareti belirdi. Gül'ün bu adam tarafından
sikilmesi benim için önemli değildi, ama korunmuyor olması ve hamile
kalacak olması biraz canımı sıkıyordu. Ama adam zaten
yaşlı görünüyordu, belki bir posta anca atar diye kendimi avuttum.
Biraz kem küm edip, bir şartla kabul edeceğimi söyledim, ben de
onları gizlice izlemek istiyordum. Erdal bana da
bulaştırmıştı bu pezevenklik işini. Adam gülerek
kabul etti. Telefonunu çıkarıp hesap numaramı istedi.
Anında hesabıma geçmişti 25 bin dolar.
Adamla her konuda anlaşmıştık. Biraz sonra Gül lavabodan
çıkıp yanımıza geldiğinde, ben, "Biraz midem
ağrıyor!" deyip odama çıkıp yatacağımı
söyledim. Kenan ise Gül'ü asla bırakmayacağını, otelin gece
kulübüne götürmeyi teklif etti. Israr etmesine gerek kalmadan kabul edilmişti
bu teklifi. İyi eğlenceler dileyip odama çıktım,
onları beklemeye başladım. Olacakları düşündükçe
kalbim deli gibi çarpıyordu.
Yaklaşık iki saat sonra Gül'ün kapısının
açılma sesini duydum. Hemen balkona gizlenip beklemeye başladım.
Odalarımız ve balkonlarımız yan yana olduğundan benim balkondan
bakınca Gül'ün odası görünüyordu ve adamla anlaşmamıza göre
perdeyi kapatmayacaktı. Gül girdi önce içeri, ardından da Kenan.
İkisi de çakır keyifti. Sadece gülüşüyor ve sürekli birbirlerine
dokunuyorlardı. Kenan eğilip Gül'ün dudaklarına
yapıştı, hırsla emiyordu. Gül de ona şehvetle
karşılık veriyordu. Sikim zonklamaya başlamış,
pantolonuma sığmıyordu. Odamda pontolonumu çıkarıp,
boxerimle çıktım balkona. Zaten balkon karanlıktı ve
odalarımız otelin arka tarafında olduğu için ormana
bakıyordu, kimse göremezdi beni.
Tekrar içeriye baktığımda Gül eğilmiş adamın
haşmetli yarağını iştahla yalıyordu. Canlı
canlı porno izliyordum, hem de bu seferki Erdal'ınki gibi pipi de
değildi. Adam gözlerini kapatmış anın zevkini
çıkarıyor, elleriyle Gül'ün kafasını hırsla
bastırıp çekiyor, resmen Gül'ün ağzını sikiyordu. Ben
de onları izleyerek sikimi boxerden çıkarmış sıvazlıyordum.
Biraz sonra adam Gül'ü ellerinden tutup kaldırdı ve soymaya
başladı. Soyarken de sürekli vücudunun çeşitli yerlerine
öpücükler konduruyordu. Gül de aynı şekilde adamı soymaya
çalışıyordu.
Dikkatimi çeken ilk şey adamın bir hayli kıllı
olmasıydı, ama Gül o kadar iştahla adamın her yerine
öpücükler konduruyordu ki, hayret ediyordum. Adam Gül'ü tamamen soyduktan sonra
biraz geriye çekilip kendi de tamamen soyundu. Adamın,
tıpkı göğsü ve kolları gibi, kapkara kıllarla
kaplı yarağı kocaman ve dimdikti. İki adımda Gül'ün
yanına sokuluverdi. Yiyeşerek birlikte yatağa uzandılar.
Sonra adam iki eliyle Gül'ün dizlerinin altından tutup
bacaklarını kaldırdı ve karnına doğru
bastırdı. O kocaman yarağın morarmış
başı hiçbir yardıma gerek kalmadan Gül'ün amını
buluverdi ve sert bir hareketle, bir seferde dibine kadar giriverdi.
Çığlığa benzer bir inleme kaçırdı
ağzından Gül. Bütün vücudu kasıldı. Adamın
kasıklarındaki kıllar Gül'ün amının dudaklarına,
kıllı taşakları da götüne yapışmıştı.
Eskiden olsa kolay kolay girmezdi diye düşündüm, Gül'ün amını
sike sike ben bu hale getirmiştim, izlediğim yerden göğsüm
kabarıyordu. Ahhh sevgili Gül'üm, klitorisinden başlayıp
yukarı doğru çizgi gibi bir tüy bırakıyordu
amının üzerinde, bunu beni çok tahrik ettiği için
bırakmasını ben istemiştim. Erdal Gül'ün amını kaymak gibi seviyordu,
ama yapacağı birşey yoktu. Gözüme amındaki o tüyler
çarptı ve bu beni nedense daha da tahrik etti.
Amın içini alabildiğine dolduran yarak birden hareketlenip,
girip çıkmaya başladığında, Gül'den daha da yüksek
inleme sesleri ve zevk çığlıkları yükselmeye
başladı. Daha birkaç saat önce tanıştığı bir
adam, onu altına almış hırsla sikiyordu. Daha
karşılaştıkları andan itibaren, adam Gül'ü sikecek
gibi bakmıştı. Sonunda sikiyordu işte. Hem de ne biçim
sikiyordu. Çılgın bir şeydi bu. Adam Gül'ü öylesine ikiye
katlamıştı ki, kımıldamasına bile imkan
kalmamıştı. Gül, zevkten yarı kapanmış
gözleriyle, içine bir sopa gibi girip çıkan kocaman yarağı
seyrediyordu. Amının o narin dudakları yarağın
çevresine sımsıkı yapışmıştı. Adam dibine
kadar geçirip, ucuna kadar çıkardıkça, Gül'den de zevk
çığlıkları yükselmeye devam ediyordu.
Ağzından kaçan boğuk iniltileri kontrol etmesine olanak
yoktu. Artık neredeyse zevkten feryat eder hale gelmişti.
"Ohhhh, çok güzel sikiyorsun!" diye söyleniyordu, "Ohhh, sikin
çok güzelll..." derken birden vücudu sarsılmaya başladı.
Götünün yanakları sağa sola çalkalanıyordu. Orgazm oluyordu Gül'üm.
Hırsla sikildiği adamın altında sudan çıkmış
balık gibi çırpınıyordu, ama adamın durmaya hiç niyeti
yoktu. Olanca hırsıyla sikmeye devam ediyor, o koca yarrağı
köküne kadar sokuyor, ucuna kadar çıkarıyor, yeniden sokuyordu...
Gül artık, "Hadi fışkırt içime! Hadi döllerini
fışkırt içime! En dibime fışkırt, hadi boşal ne
olursun!" diye yalvarmaya başladı. Bu sözler adamı daha da
delirtti, şimdi daha da hırsla sikiyordu. Adamın
ağzından derin bir homurtu çıktı önce. Sonra da dibine
kadar geçirdi Gül'ün minik amına. Sevgili arkadaşımın
karısı daha birkaç saat önce
tanıştığımız bir adam tarafından
dölleniyordu. O kapkara taşaklarını da sokacakmış gibi
var gücüyle dibine kadar geçirmiş, döllerini rahmine
bırakıyordu. Adamın boşalması Gül'ün bir kez daha
orgazm olmasına neden olmuştu.
Artık ikisi de inliyor, titriyor, sarsılıyordu. Gül'ün o
sikildikçe kızaran teni üstündeki hayvan gibi adamın böğürtüleri
beni de daha fazla dayanamaz hale getirmişti. Müthiş bir
şehvetle boşalmaya başladım. Döllerim sevgili
arkadaşımın karısının gül gibi amı yerine
balkona fışkırıyordu. Erdal'ı şimdi daha iyi
anlıyordum, izlemenin zevki bir başkaymış...
O hafta Kenan ile paslaşarak Gül'ü siktik, amını
dölledik. Tabii Gül'ün bu anlaşmadan hiç haberi olmadı. İkinci
hafta Erdal'ın gelmesiyle Kenan yerine Erdal'la paslaşarak Gül'ü
sikmeye ve amını döllemeye devam ettik. Tatilimiz bitip döndükten
sonraki haftalarda Gül şaşkın vaziyette bana adetinin
geciktiğini söyledi. Gül çok şaşırmıştı, ama
sevgili arkadaşım sağolsun, ben öyle bir şaşkınlık
yaşamadım.
Nihayetinde Erdal'ın arzusu gerçekleşmiş, Gül hamile kalmıştı. Ama kimden? Asıl şaşkınlığı ise ikiz olduğunu
öğrenince hepimiz yaşadık :)
(Sezgin)
18+ YASAL UYARI:
Fantastik Seks Hikayeleri sitesi 18 yaşından büyükler için Seks Hikayeleri içermektedir.
18 yaşından küçük iseniz veya bulunduğunuz ülkede Fantastik Seks Hikayesi okumak
kanunen yasak ise, bu siteyi derhal terkediniz!
ÇEREZ (COOKIE) POLİTİKASI:
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.
Powered by w3.css
Copyright ©
All rights Reserved. The Netherlands. Contact E-Mail: